İçeriğe geç

Ders DT-08 · Renk Dili ve Teorisi

Zıt renkler neden birbirini parlatır?

UygulamaBeceri ve yöntem, adım adım

Temel · 1.302 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Bu dersin sonunda: tamamlayıcı renk çiftlerini bulur ve dengeli kullanır.

Önerilen ön ders: DT-04 Renk çemberi nasıl icat edildi?

  • tamamlayıcı renk
  • eşzamanlı kontrast
  • titreşen sınır
  • miktar dengesi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Tamamlayıcı renkler yan yana geldiğinde birbirini daha canlı gösterir; Chevreul bunu 1839'da yan yana renklerin birbirine kendi tamamlayıcısını yüklemesiyle açıkladı.
  2. Güçlü kontrast için ton farkının yanında değer farkı da gerekir; açıklıkları eşit iki doygun tamamlayıcı sınırda titreşir ve metni okunmaz kılar.
  3. Tamamlayıcıları dengelemenin yolu eşitlik değil orandır: biri geniş zemin, öbürü küçük vurgu; ya da birinin değerini ve doygunluğunu kaydırmak, aralarına nötr bir tampon koymak.

Kısa cevap

Renk çemberinde karşı karşıya duran renkler, yani tamamlayıcılar, yan yana geldiklerinde birbirini daha doygun ve daha canlı gösterir; çünkü göz her rengin çevresine onun karşıtını ekleme eğilimindedir ve karşıtın karşıtı rengin kendisidir. Bu güçlü etki doğru kullanıldığında dikkat çeker, yanlış kullanıldığında göz yorar. Tamamlayıcı renkleri eşit miktarda ve eşit açıklıkta kullanmak çoğu zaman titreşen, huzursuz bir görüntü verir; oranı değiştirmek ya da birinin değerini, doygunluğunu kaydırmak onu dengeler.

Tamamlayıcı çiftler ve algısal temel

Bir renk çemberinde birbirinin tam karşısında duran iki renge tamamlayıcı renkler denir. Ressamların kırmızı, sarı, mavi çemberinde bunlar kırmızı–yeşil, sarı–mor, mavi–turuncu çiftleridir. Işığın ve gözün diliyle kurulan çemberlerde çiftler biraz kayar: mavi ile sarı, kırmızı ile camgöbeği karşı karşıya düşer. Hangi çemberi kullandığınız, "tam karşı" noktasını değiştirir; renk çemberlerinin birbirinden nasıl ayrıldığı DT-04'ün konusudur.

Çiftlerin neden birbirini parlattığının ilk sistemli açıklaması bir laboratuvardan değil, bir halı atölyesinden geldi. Fransız kimyacı Michel Eugène Chevreul, Paris'teki Gobelins goblen imalathanesinde boyaların neden bazen soluk göründüğünü araştırırken sorunun boyada değil, yan yana dokunan ipliklerde olduğunu fark etti. Bir rengin ne kadar güçlü görüneceği, komşusunun rengine ve açıklığına bağlıydı. Chevreul bu gözlemleri 1839'da yayımladığı kitapta bir kural hâline getirdi: yan yana duran iki renk, her biri öbürünün üstüne kendi tamamlayıcısını yansıtır gibi birbirini etkiler.

Bu etkinin sinir sistemindeki karşılığı, beynin renkleri kırmızı–yeşil ve mavi–sarı gibi karşıt çiftler hâlinde işlemesiyle ilgilidir; bu kuram BI-11'de, ardıl görüntü ve eşzamanlı kontrastın bilimi BI-14'te anlatılır. Uygulama için bilmeniz gereken sonuç şudur: turuncunun yanına konan mavi, turuncuyu daha turuncu, maviyi daha mavi gösterir. İki renk birbirinin "karşıtını" güçlendirir ve karşıtın karşıtı rengin kendisidir.

Güçlü kontrast: nerede işe yarar

Tamamlayıcı çiftlerin en açık yararı dikkat çekmektir. Bir spor karşılaşmasında iki takımın formalarının biri turuncu, öbürü mavi olduğunda seyirci ve hakem oyuncuları bir bakışta ayırır. Bir raf dolusu ürün arasında mavi bir ambalajın üstündeki turuncu bir etiket, gözü o noktaya çeker. Bir sunumda tek bir önemli rakamı nötr bir sayfa üstünde tamamlayıcı bir vurguyla göstermek, onu okurun ilk göreceği şey yapar.

Güçlü kontrastın bir koşulu vardır: yalnız ton farkı yetmez, değer farkı da gerekir. DT-01'de gördüğümüz gibi göz biçimi ve metni büyük ölçüde açık-koyu farkından okur. Koyu lacivert zemin üstünde açık turuncu bir başlık hem ton hem değer farkı taşıdığı için güçlüdür; orta tonda bir mavi üstünde orta tonda bir turuncu ise tonları zıt olsa bile beklenenden zor okunur.

Aynı ilkenin ten tonlarıyla bir bağlantısı vardır. İnsan teni, açığından koyusuna, renk çemberinde turuncu bölgeye yakın durur; bu yüzden mavi-camgöbeği arka planlar ya da ışıklar tenleri daha sıcak ve canlı gösterir. Sinemada yaygınlaşan turuncu–camgöbeği renk düzeninin arkasında bu fikir vardır ve FS-05'te tartışılır. Ama değer farkı burada da belirleyicidir: koyu tenli bir yüz, yine koyu bir camgöbeği zemin önünde ton farkına rağmen arka plana karışabilir; ayrımı değer ve ışık kurar.

Titreşim sorunu

Tamamlayıcıları yan yana koymanın karanlık bir yüzü de vardır. İki doygun tamamlayıcı renk aynı açıklıkta ve keskin bir sınırla buluştuğunda, sınır titreşiyor, kıpırdıyor gibi görünür. Kırmızı bir zemin üstüne aynı açıklıkta yeşil bir yazı yazın ve birkaç saniye bakın: harflerin kenarları parıldar ve okumak yorucu hâle gelir.

Ressam ve eğitimci Josef Albers, 1963'te yayımlanan renk alıştırmaları kitabında bu olguyu "titreşen sınırlar" adıyla ele aldı. Gözün açıklık farkına tondan daha çok baktığını, açıklıklar eşit olduğunda iki rengin dikkat için yarıştığını ve sınırın huzursuzlaştığını gösterdi. Bu etki bir afişte bilinçli olarak, hareket hissi yaratmak için kullanılabilir; ama uzun okunacak bir metinde neredeyse her zaman bir kusurdur.

Oranla yumuşatma

Tamamlayıcı çifti kullanmanın en eski ve en etkili yolu, onları eşit miktarda kullanmamaktır. Eşit alanlarda duran iki güçlü tamamlayıcı dikkat için yarışır ve göz nereye bakacağını bilemez. Birini geniş bir zemin, öbürünü küçük bir vurgu yaptığınızda ise vurgu daha da güçlenir ve bütün sakinleşir.

Goethe, renklerin görsel "ağırlıklarının" farklı olduğunu düşünüyor ve dengeli bir görünüm için tamamlayıcı çiftlerin farklı oranlarda kullanılmasını öneriyordu: parlak sarı küçük bir alanda koyu morun büyük alanını dengeleyebilir, turuncu mavinin yarısı kadar alanla, kırmızı ile yeşil ise yaklaşık eşit alanla. Johannes Itten bu fikri daha sonra "miktar kontrastı" adıyla derslerine aldı. Bu oranlar bir yasa değil, bir başlangıç noktasıdır; ama altındaki mantık sağlamdır: daha açık ve daha parlak renk daha az alanla aynı etkiyi yaratır.

Oranın yanında iki araç daha vardır. Birincisi, çiftten birinin doygunluğunu ya da değerini kaydırmaktır: parlak bir turuncu ile koyu, kırık bir lacivert, iki saf renkten çok daha huzurlu bir çift oluşturur. İkincisi, aralarına nötr bir tampon koymaktır: beyaz, gri ya da siyah bir çizgi titreşen sınırı keser. Rengin oranı üzerine genel kural DT-12'de, çoklu renk şemaları DT-10'da işlenir.

Örnek — bir kafe tabelası üç adımda

Mahallede yeni açılan bir kafe, mavi bir tabela üstüne turuncu harflerle adını yazdırmak istiyor. İlk taslakta tabela orta tonda bir mavi, harfler aynı açıklıkta turuncu; uzaktan bakıldığında harfler titreşiyor ve okunmuyor.

İkinci adımda tasarımcı açıklıkları ayırır: zemini koyu laciverte çeker, harfleri daha açık bir turuncuya taşır. Titreşim kaybolur, yazı uzaktan okunur. Üçüncü adımda oranı düzenler: tabelanın büyük bölümü lacivert kalır, turuncu yalnız isimde ve küçük bir fincan simgesinde kullanılır. Sonuç, iki renkli ama dengeli bir tabeladır; turuncu, az olduğu için daha güçlü görünür.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Tamamlayıcı renkler her zaman uyumludur, eşit kullanılsa da iyi durur."
Doğrusu

Eşit alanda ve eşit açıklıkta kullanılan iki doygun tamamlayıcı çoğu zaman titreşir ve göz yorar; uyum, oran ve değer ayarıyla kurulur.

Yaygın yanlış"Kırmızının tamamlayıcısı her sistemde yeşildir."
Doğrusu

Ressamların RYB çemberinde öyledir, ama ışık ve göz esaslı çemberlerde kırmızının karşısına camgöbeği düşer. Hangi çemberle çalıştığınızı bilmek, "tam karşıyı" doğru seçmenizi sağlar.

Özet

  1. Tamamlayıcı renkler yan yana geldiğinde birbirini daha canlı gösterir; Chevreul bunu 1839'da yan yana renklerin birbirine kendi tamamlayıcısını yüklemesiyle açıkladı.
  2. Güçlü kontrast için ton farkının yanında değer farkı da gerekir; açıklıkları eşit iki doygun tamamlayıcı sınırda titreşir ve metni okunmaz kılar.
  3. Tamamlayıcıları dengelemenin yolu eşitlik değil orandır: biri geniş zemin, öbürü küçük vurgu; ya da birinin değerini ve doygunluğunu kaydırmak, aralarına nötr bir tampon koymak.

Kendini sına

  1. (Kolay) Renk çemberinde birbirinin tam karşısında duran renklere ne denir?
  2. (Kolay) Yan yana duran renklerin birbirini etkilediğini 1839'da kural hâline getiren kimdir?
  3. (Orta) Tamamlayıcı renkler eşit oranda kullanılırsa ne olur?
  4. (Orta) Kırmızı zemin üstüne aynı açıklıkta yeşil yazı neden okunmaz?
  5. (Zor) Mavi bir tabelada turuncu harflerin titreşmesini ortadan kaldırmak için hangi iki ayarı yaparsınız ve neden?
  6. (Zor) Turuncu–camgöbeği düzeni ten tonlarını öne çıkarırken, koyu tenli bir yüz neden yine de koyu bir camgöbeği zemine karışabilir?

Cevaplar

  1. Tamamlayıcı renkler; yan yana geldiklerinde birbirini en güçlü biçimde öne çıkarırlar («Tamamlayıcı çiftler ve algısal temel»).
  2. Fransız kimyacı Michel Eugène Chevreul, Gobelins imalathanesindeki çalışmalarının ardından («Tamamlayıcı çiftler ve algısal temel»).
  3. İki güçlü renk dikkat için yarışır ve göz nereye bakacağını bilemez; açıklıkları da eşitse sınır titreşir. Görüntü huzursuz ve yorucu olur. Dengeli bir sonuç için biri zemin, öbürü vurgu olacak biçimde oran değiştirilir («Oranla yumuşatma»).
  4. İki rengin açıklığı aynı olduğunda göz harf biçimini okumak için gereken değer farkını bulamaz ve sınır titreşir; ton farkı tek başına okunurluğu sağlamaz («Titreşim sorunu»).
  5. Önce açıklıkları ayırırım: zemini koyulaştırır, harfleri açarım; böylece titreşim kaybolur ve değer farkı okunurluğu sağlar. Sonra oranı düzenlerim: turuncuyu küçük bir vurguya indiririm; az kullanılan renk daha güçlü görünür («Örnek — bir kafe tabelası üç adımda»).
  6. Ton olarak turuncuya yakın ten ile camgöbeği tamamlayıcıdır, ama iki yüzey aynı koyulukta olduğunda göz ayrımı değer farkından kuramaz. Ayrım için yüzün aydınlatılması ya da zeminin açılması gerekir («Güçlü kontrast: nerede işe yarar»).

Kaynaklar

  • Roque, G., «Chevreul's colour theory and its consequences for artists», The Colour Group (Great Britain).
  • WebExhibits, «Goethe and Chevreul: Simultaneous Contrast».
  • Albers, J., Interaction of Color, Yale University Press, 1963; 50. yıl baskısı 2013.
  • Getty Research Institute, «Bauhaus: Color».
  • Worqx, «Johannes Itten's Color Contrasts».

Sonraki adım

BI-11 bu dersin algısal temelini derinleştiriyor: beynin renk bilgisini üç karşıt kanal üzerinden nasıl taşıdığını ve "sarımsı mavi" diye bir rengin neden mümkün olmadığını karşıt süreç kuramıyla anlatıyor. DT-10 ise tamamlayıcı çiftin ötesine geçiyor: triadik, tetradik ve bölünmüş tamamlayıcı şemaları, baskın rengi belirlemeyi ve kurallara uymanın neden güzel bir palet garantisi vermediğini ele alıyor.

Laboratuvarda dene

Bu derste anlatılanı Renk Laboratuvarı’nda ölçülebilir bir hedefle dene. Görev, hedefe ulaştığında kendiliğinden tamamlanır.

Tamamlanan görevler yalnız bu tarayıcıda kaydedilir.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:30 Kanca: Gri bir zemin üstünde soluk görünen turuncu bir kare, mavi zemine kaydırılınca aniden parlıyor. Soru ekranda.
  • 0:30–2:00 Hikâye: 19. yüzyıl Paris'i; Gobelins atölyesinde yan yana dokunan iplikler ve boyası değişmeden soluklaşan bir desen.
  • 2:00–6:00 Açıklama: Kartın görsel fikri — turuncu ve mavi çiftinin spor formaları ve ambalajlar üzerinde gösterimi (gerçek takım ve marka yok). Ardından renk çemberinde karşı karşıya duran çiftler ve iki farklı çemberde "tam karşı" noktasının kayması.
  • 6:00–7:00 Aha anı: Kırmızı zemin üstünde yeşil yazı titreşir; açıklık farkı eklenince titreşim söner.
  • 7:00–8:30 Gerçek dünya: Kafe tabelasının üç adımı; farklı ten tonlarından yüzler açık ve koyu camgöbeği zeminlerin önünde.
  • 8:30–9:15 Yanlış bilinen: "Tamamlayıcılar her zaman uyumludur" yazısının yanında eşit alanlı, yorucu bir kırmızı–yeşil kareli desen.
  • 9:15–10:00 Kapanış: Üç özet cümlesi; BI-11 ve DT-10.

Görsel notları

  • Turuncu #F28C28 ("turuncu"), mavi #1E4FA3 ("mavi"), lacivert #14213D ("lacivert"), kırmızı #D7263D ("kırmızı"), yeşil #2E9E4F ("yeşil"). Titreşim sahnesi ışığa duyarlı izleyiciler için kısa tutulur ve yanıp sönme içermez.
  • Formalar ve ambalajlar özgün tasarımdır; gerçek kulüp, marka ya da logo kullanılmaz. Film afişi kullanılmaz.
  • Chevreul ve Albers'ın yayımlanmış levhaları telifli olabilir; alıştırmalar özgün olarak yeniden yapılır.