Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Fizikte siyah, beyaz ve gri, bütün dalga boylarını eşit oranda yansıtan yüzeylerdir; algıda ise tonu ve doygunluğu olmayan, yalnız açıklığı olan akromatik renklerdir.
- Akromatik renklerin açıklığı görelidir: Gelb etkisinde spot ışığındaki siyah kâğıt beyaz görünür, zifiri karanlıkta ise tam siyah değil koyu bir gri görülür.
- Tamamen nötr bir gri ancak ölçülebilir bir hata payı içinde vardır; gündelik griler sıcağa ya da soğuğa eğilir, siyahlar da baskıda ve ekranda farklı derinliklerde üretilir. İnsan tenleri, en açığından en koyusuna, akromatik değildir.
Kısa cevap
Fiziksel olarak siyah, beyaz ve gri, bütün dalga boylarını aşağı yukarı eşit oranda yansıtan yüzeylerdir; algısal olarak ise tonu olmayan, yalnız açıklığı olan renklerdir ve bu yüzden "akromatik", yani renksiz renkler diye anılırlar. Tamamen nötr bir gri, bütün görünür dalga boylarını birebir eşit yansıtan bir yüzey olarak, gerçek hayatta yoktur; laboratuvar standartları buna çok yaklaşır, ama boya, kumaş ve betondaki grilerin hepsi hafifçe sıcağa ya da soğuğa eğilir. Üstelik kusursuz bir gri bile, renkli bir ışıkta ya da renkli bir çevrede artık gri görünmez.
İki tanım: fizik ve algı
"Siyah bir renk midir?" sorusu, iki farklı tanım arasında gidip gelir.
Fizikte bir yüzeyin rengi, onun görünür dalga boylarını hangi oranlarda yansıttığıyla belirlenir; BI-04 bu yansıma eğrilerini anlattı. Kırmızı bir domates uzun dalga boylarını çok, kısa dalga boylarını az yansıtır; eğrisi bir yöne yatıktır. Beyaz, gri ve siyah yüzeylerin eğrileri ise yataydır: hepsi bütün dalga boylarını eşit oranda yansıtır. Aralarındaki fark yalnız eğrinin yüksekliğidir; beyaz çoğunu, gri bir kısmını, siyah çok azını yansıtır.
Algıda ise ölçüt farklıdır. Bir renk tonuna, doygunluğuna ve açıklığına göre tarif edilir; DT-01'in üç boyutu. Siyah, beyaz ve gri, tonu ve doygunluğu olmayan, yalnız açıklığı olan renklerdir. BI-19'daki CIELAB uzayında bunlar iki renk ekseninde de sıfırda duran, yalnız açıklık ekseni boyunca sıralanan renklerdir.
İki tanım çoğu zaman örtüşür, ama ayrıldıkları yerler öğreticidir. "Renk" sözcüğünü gündelik dilde tonu olan şeyler için kullanırız ve "siyah beyaz fotoğraf" deriz; renk bilimi ise akromatik renkleri de renk sayar. İkisi de kendi bağlamında doğrudur. Bir boyacıya "siyah renk" demek de, bir fizikçiye "siyah, ışığın yokluğudur" demek de anlamlıdır; ama siyah bir yüzey hiçbir zaman ışığı tamamen yutmaz, yalnız çok azını yansıtır.
Gri, çevresine göre gri
Akromatik renklerin açıklığı mutlak değildir. BI-14'te aynı gri karelerin farklı çevrelerde farklı açıklıkta göründüğünü gördük. Bu etki akromatik renklerde en uç biçimine ulaşır.
Gestalt psikoloğu Adhémar Gelb'e atfedilen klasik bir gösteride, loş bir odada siyah bir kâğıt, yalnız onu aydınlatan bir spot ışığı altında gösterilir. Gözlemciler kâğıdı beyaz görür. Spot ışığının içine, siyah kâğıdın önüne gerçek beyaz bir kâğıt tutulduğu anda siyah kâğıt birden siyaha döner; beyaz kâğıt çekilince yeniden beyaz görünür. Kâğıda düşen ışık hiç değişmemiştir; değişen, karşılaştırma yapılacak bir beyazın varlığıdır.
Siyahın kendisi de göreli bir algıdır. Zifiri karanlıkta gözlerimizi açtığımızda gördüğümüz şey tam siyah değil, koyu bir gridir. Alman fizyolog Ewald Hering'in "Eigengrau", yani "iç gri" diye adlandırdığı bu ton, retinadaki hücrelerin ışık olmadan da ürettiği kendiliğinden sinyallerden kaynaklanır. Yıldızlı bir gece göğü bu griden daha koyu görünür, çünkü yıldızların parlak noktaları ona bir karşıtlık kazandırır. En derin siyahlar, yanlarında parlak bir şey olduğunda görülür.
Tamamen nötr bir gri var mı?
Kartın sorusu, fiziksel tanımın ne kadar katı olduğuna bağlıdır. Tamamen nötr bir gri, bütün görünür dalga boylarını birebir aynı oranda yansıtan bir yüzey olurdu. Böyle bir yüzey, ideal bir kavram olarak vardır; gerçek malzemelerde yoktur, ama bazıları ona şaşırtıcı ölçüde yaklaşır.
Ölçüm laboratuvarlarında kullanılan referans yüzeyler bunun en iyi örneğidir. Sıkıştırılıp pişirilmiş bir tür teflon tozundan yapılan beyaz yansıma standartları, görünür tayfın büyük kısmında ışığın yüzde 99'undan fazlasını yansıtır ve bu bölgedeki sapmaları binde beşin altındadır. Aynı malzeme siyah pigmentle karıştırılarak, spektral olarak düz gri standartlar da üretilir. Bu yüzeyler, renk ölçüm cihazlarının kalibrasyonunda "sıfır noktası" olarak kullanılır.
Gündelik hayattaki griler ise böyle değildir. Bir duvar boyası, bir yün kumaş, bir beton yüzey ya da bir çelik levha, yansıma eğrisinde hafif bir eğim taşır. Eğri uzun dalga boylarına doğru biraz yükseliyorsa gri sıcağa, yani kahverengimsi ya da bej bir yöne; kısa dalga boylarına doğru yükseliyorsa soğuğa, yani mavimsi ya da çelik grisi bir yöne kayar. Bu yüzden boya kataloglarında yüzlerce farklı "gri" bulunur ve tasarımcılar "sıcak gri" ile "soğuk gri"yi ayrı renkler olarak seçer.
Bir de ışık meselesi vardır. Laboratuvardaki kusursuz gri bile, akkor bir lambanın altında turuncumsu, gölgedeki gökyüzü ışığında mavimsi ışık yansıtır. Göz bu kaymayı çoğunlukla fark etmez; kameranın onu düzeltmek için bir ayara ihtiyaç duyması FS-01'in konusuydu. Yani "nötr" hem yüzeyin hem ışığın hem de gözün uyum durumunun bir birleşimidir. Kartın sorusunun dürüst cevabı şudur: ölçülebilir bir hata payı içinde nötr gri vardır, mutlak anlamda yoktur.
Şaşırtıcı siyahlar
Siyahın da siyahı vardır. Matbaada yalnız siyah mürekkeple, yani yüzde yüz K ile basılan geniş bir siyah alan, çoğu zaman beklenenden soluk ve hafif grimsi görünür; mürekkep kâğıdı tam kapatmaz ve aralardan yansıyan ışık siyahı açar. Bu yüzden matbaacılar geniş siyah alanlar için siyahın altına camgöbeği, macenta ve sarı mürekkepten belirli oranlar ekler; buna zengin siyah denir. Eklenen renklerin oranı değiştirilerek siyah hafifçe soğuğa ya da sıcağa çekilebilir.
Ekranda da siyahlar farklıdır. Arkadan aydınlatılan bir sıvı kristal ekranın siyahı, ışığı tamamen kesemediği için karanlık bir odada koyu gri görünür; her pikseli kendi ışığını üreten ekranlar ise siyah piksel için ışığı tamamen kapatabilir. Laboratuvarda ise karbon nanotüplerden yapılan kaplamalar, ışığı neredeyse tamamen hapsederek insan eliyle yapılmış en koyu yüzeyler arasına girdi; bu siyahların hikâyesi ve sanat dünyasında yarattığı tartışma MA-06'nın konusudur.
Örnek — insanlar için kullanılan "siyah" ve "beyaz"
Gündelik dilde insanlar için "siyah" ve "beyaz" sözcükleri kullanılır. Bu sözcükler bir renk ölçümü değil, tarihsel ve toplumsal kategorilerdir; renk bilimi açısından hiçbir insan teni akromatik değildir.
BI-19'da dört örnek ten rengini CIELAB'de hesaplamıştık. Bu örneklerin en açığı yaklaşık L 83, en koyusu yaklaşık L 21 açıklığa sahipti; ama ikisinin de kroması belirgindi, en koyu örnekte yaklaşık 20, en açık örnekte yaklaşık 23. Karşılaştırma için nötr bir grinin kroması sıfırdır. Yani en açık ten beyaz değil, en koyu ten siyah değildir; ikisi de, aradaki bütün tenler gibi, tonu ve doygunluğu olan renklerdir.
Bu ayrımın pratik bir sonucu da var. Bir fotoğrafçı ya da tasarımcı, koyu tenli bir yüzü siyah bir fonun önünde ya da açık tenli bir yüzü beyaz bir fonun önünde gösterirken, tenin kendi rengini ve doygunluğunu korumayı hedeflemelidir. Siyah fon yüzü "kaybettirmez", ama pozlama ya da renk düzeltmesi teni griye doğru çekerse, tene ait sıcaklık ve kroma kaybolur. Ten, akromatik bir fonun önünde bile bir renk olarak kalmalıdır.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Siyah, ışığın tamamen yokluğudur."
Siyah bir yüzey her zaman ışığın bir kısmını yansıtır; en koyu laboratuvar kaplamaları bile çok az da olsa ışık geri gönderir. Algıdaki siyah ise çevredeki parlak yüzeylerle karşılaştırmadan doğar; zifiri karanlıkta bile tam siyah değil koyu bir gri görürüz.
Yaygın yanlış"Gri, her ışıkta ve her yerde aynı gridir."
Gündelik griler hafifçe sıcağa ya da soğuğa eğilir; kusursuz bir gri bile renkli bir ışıkta ve renkli bir çevrede başka tona bürünmüş görünür.
Özet
- Fizikte siyah, beyaz ve gri, bütün dalga boylarını eşit oranda yansıtan yüzeylerdir; algıda ise tonu ve doygunluğu olmayan, yalnız açıklığı olan akromatik renklerdir.
- Akromatik renklerin açıklığı görelidir: Gelb etkisinde spot ışığındaki siyah kâğıt beyaz görünür, zifiri karanlıkta ise tam siyah değil koyu bir gri görülür.
- Tamamen nötr bir gri ancak ölçülebilir bir hata payı içinde vardır; gündelik griler sıcağa ya da soğuğa eğilir, siyahlar da baskıda ve ekranda farklı derinliklerde üretilir. İnsan tenleri, en açığından en koyusuna, akromatik değildir.
Kendini sına
- (Kolay) Akromatik renk nedir?
- (Kolay) Baskıda zengin siyah nasıl elde edilir?
- (Orta) Tamamen nötr bir gri gerçek hayatta var mıdır?
- (Orta) Gelb etkisi açıklık algısı hakkında ne gösterir?
- (Zor) Zifiri karanlıkta neden tam siyah değil koyu bir gri görürüz ve yıldızlı gök neden bu griden koyu görünür?
- (Zor) İnsanlar için kullanılan "siyah" ve "beyaz" sözcükleri renk bilimi açısından neden akromatik renkleri anlatmaz?
Cevaplar
- Tonu ve doygunluğu olmayan, yalnız açıklığıyla tanımlanan renk; beyaz, griler ve siyah («İki tanım: fizik ve algı»).
- Siyah mürekkebin altına belirli oranlarda camgöbeği, macenta ve sarı mürekkep eklenerek; bu, geniş alanlarda daha derin bir siyah verir («Şaşırtıcı siyahlar»).
- Mutlak anlamda yoktur: bütün dalga boylarını birebir eşit yansıtan bir malzeme bilinmez. Laboratuvar standartları görünür bölgede binde beşten küçük sapmalarla buna çok yaklaşır; gündelik griler ise hafifçe sıcağa ya da soğuğa eğilir ve her gri ışığa ve çevresine göre farklı görünür («Tamamen nötr bir gri var mı?»).
- Açıklığın mutlak ışık miktarıyla değil, sahnedeki en parlak yüzeyle karşılaştırılarak belirlendiğini; spot ışığındaki siyah kâğıt, yanına gerçek beyaz konana kadar beyaz görünür («Gri, çevresine göre gri»).
- Retinadaki hücreler ışık olmadan da kendiliğinden sinyal üretir ve bu sinyaller koyu bir gri olarak algılanır; yıldızlı gökte parlak noktalar bir karşıtlık yarattığı için gök daha koyu görünür («Gri, çevresine göre gri»).
- Bu sözcükler tarihsel ve toplumsal kategorilerdir, renk ölçümü değildir. En açık ve en koyu ten örneklerinin de CIELAB'de belirgin bir kroması vardır; nötr bir grinin kroması ise sıfırdır («Örnek — insanlar için kullanılan "siyah" ve "beyaz"»).
Kaynaklar
- Labsphere, «Spectralon Diffuse Reflectance Standards», ürün ve teknik belgeleri.
- Gilchrist, A., Seeing Black and White, Oxford University Press, 2006.
- Hering, E., Grundzüge der Lehre vom Lichtsinn, 1920.
Sonraki adım
DT-07 bu dersin akromatik renklerini renkli olanlarla karıştırıyor: bir renge beyaz, siyah ya da gri eklenerek elde edilen açık ton, koyu ton ve kırık tonları, bunların Türkçe karşılıklarını ve siyah eklemenin bir rengin tonunu neden kaydırdığını anlatıyor. MA-06 ise bu dersin en uç siyahına gidiyor: ışığı karbon nanotüp ormanlarında hapseden kaplamaları, özel lisans tartışmasını, sanatçıların tepkisini ve bu siyahların uzay ve optikte nasıl kullanıldığını.