İçeriğe geç

Ders DT-05 · Renk Dili ve Teorisi

Bir renk nasıl "sıcak" olur?

TartışmalıAraştırma sonuçları karışık; karşı görüş derste

Temel · 1.517 kelime · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 11 dk

Bu dersin sonunda: sıcak ve soğuk renk ayrımını ve bu ayrımın algısal ve kültürel temellerini açıklar.

  • sıcak renk
  • soğuk renk
  • renk ısısı
  • renk–ısı varsayımı
  • renk stereopsisi
  • hava perspektifi
  • alt ton
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sıcak–soğuk ayrımı ateş, güneş, su ve buz çağrışımlarına dayanır; deneylerde ölçülebilir ve farklı ülkelerden gözlemcilerde tutarlı çıkar, ama rengin ısı hissini değiştirdiğine dair sağlam kanıt yoktur.
  2. Sıcak renklerin öne çıkması kısmen gözdeki renk sapmasından, kısmen uzaktakinin mavimsi görünmesini öğrenmemizden kaynaklanır; etki herkeste aynı yönde değildir. Işıkta "sıcak" ve "soğuk" sözcükleri kelvin ölçeğiyle ters düşer.
  3. Yeşil ve mor sınırda durur ve bağlama göre sıcak ya da soğuk görünür; tenlerdeki "sıcak" ve "soğuk alt ton" da turuncu dilimin iki kenarını anlatan göreli sözcüklerdir.

Kısa cevap

Kırmızı, turuncu ve sarının "sıcak", mavi ve camgöbeğinin "soğuk" sayılması büyük ölçüde çağrışımdan gelir: ateş, güneş ve kor bir yanda, su, buz ve gölge öbür yandadır; bu çağrışımlar farklı ülkelerden insanlarda şaşırtıcı ölçüde tutarlıdır, ama bir odanın rengi insanın ısı hissini ölçülebilir biçimde değiştirmez. Yeşil ise iki grubun sınırında durur: sarıya çalan yeşiller sıcak, maviye çalanlar soğuk algılanır ve aynı yeşil, yanındaki renklere göre bir tarafa ya da öbürüne geçer.

Ateş ve su çağrışımları

Çocuklara "sıcak bir renk göster" dendiğinde çoğu kırmızıya, turuncuya ya da sarıya uzanır; "soğuk" dendiğinde maviye. Bu eşleşme, günlük deneyimin yüzyıllar boyunca biriktirdiği bir ilişkidir. Ateşin alevi, közün kızıllığı, öğle güneşi ve kızgın metal sıcak tarafın örnekleridir; deniz, buz, kar gölgesi ve açık gökyüzü soğuk tarafın.

Bu ayrım yalnız sezgi değildir; deneylerde de ölçülür. 2004'te yayımlanan bir çalışmada, on dördü İngiliz, on yedisi Çinli otuz bir gözlemci, yirmi rengi sıcak–soğuk, ağır–hafif, etkin–edilgen gibi on duygu ölçeğinde değerlendirdi. Araştırmacılar bu yargıların üç ana etkende toplandığını buldu: rengin etkinliği, ağırlığı ve ısısı. Sıcak–soğuk yargısı da dâhil olmak üzere dört renk duygusu için kurdukları modeller, başka ülkelerde yapılmış çalışmaların modelleriyle uyumluydu; yazarlar bu duyguların ülkeler arasında kültürden bağımsız göründüğünü öne sürdü.

Bu tutarlılık bir çağrışımın ne kadar yaygın olduğunu gösterir, ama çağrışımın bedeni değiştirdiği anlamına gelmez. Renk–duygu ilişkilerinin genel olarak ne bulduğunu ve bulmadığını PS-02 tartışır.

Renk ısıyı gerçekten değiştirir mi?

"Kırmızı bir oda daha sıcak hissettirir" iddiası, renk–ısı varsayımı adıyla yüz yılı aşkın süredir tartışılır. İddia doğruysa, soğuk bir odayı sıcak renklere boyamak ısıtma ihtiyacını azaltabilirdi.

Bu iddiayı sınayan erken ve sık alıntılanan bir çalışma 1972'de yayımlandı. Yirmi bir öğrenci, kırmızı, mavi ve renksiz gözlükler takarak, duvar sıcaklığının kabaca 16 ile 38 santigrat derece arasında değiştirildiği yirmişer dakikalık oturumlarda ısıl konforlarını değerlendirdi. Duvar sıcaklığının ve kişiler arası farkların etkisi anlamlıydı; gözlüğün renginin ise hiçbir etkisi bulunmadı. Yazarlar, rengin "yalnız zihinsel" bir etki yarattığı, yani insanın daha sıcak ya da daha serin olduğuna inanmasına yol açabildiği ama ısıl konforunu değiştirmediği sonucuna vardı.

Sonraki çalışmaların sonuçları karışıktır; bazıları küçük etkiler bildirir, bazıları hiçbir etki bulmaz. Bugün söylenebilecek en güvenli şey şudur: rengin ısı hissine etkisi, eğer varsa, oda sıcaklığının etkisinin yanında çok küçüktür.

Mekânda derinlik: öne çıkan, geri çekilen

Ressamlar ve iç mimarlar sıcak renklerin öne çıktığını, soğuk renklerin geri çekildiğini söyler. Bu söylemin iki farklı kökü vardır.

Birinci kök optiktir. Gözün merceği, farklı dalga boylarını biraz farklı kırar; kısa dalga boylu mavi, uzun dalga boylu kırmızıdan daha güçlü kırılır. Siyah bir zeminde yan yana duran kırmızı ve mavi alanlar, pek çok kişiye farklı derinliklerdeymiş gibi görünür. Bu etki renk stereopsisi adıyla bilinir ve ilk bilimsel açıklaması 1885'te Willem Einthoven'a aittir.

Ama bu etki herkeste aynı yönde değildir. Einthoven, göz bebeğinin gözün optik eksenine göre konumuna bağlı olarak bazı kişilerin kırmızıyı mavinin önünde, bazılarının ise arkasında gördüğünü öne sürdü. Bugün de insanların çoğunluğunun kırmızıyı öne çıkmış gördüğü, ama bir kısmının tersini ya da hiçbir derinlik görmediği bilinir. Yani "sıcak renkler öne çıkar" kuralı, herkes için geçerli bir optik yasa değil, çoğunluk için geçerli bir eğilimdir.

İkinci kök gözlemseldir. Uzaktaki dağlar, tepeler ve binalar, aradaki havanın ışığı saçması yüzünden soluk ve mavimsi görünür; KE-02'nin anlattığı saçılmanın manzaradaki sonucudur bu. Ressamlar yüzyıllardır bu hava perspektifini kullanarak uzak planları mavileştirir ve soluklaştırır. Göz de bu deneyimden, mavimsi ve soluk olanın uzakta olduğu sonucunu çıkarmayı öğrenmiştir.

Kelvin paradoksu

Işık söz konusu olduğunda sözcükler ters döner. Akkor bir ampulün ışığı "sıcak beyaz" diye satılır ve renk sıcaklığı yaklaşık 2700 kelvindir; mavimsi bir gökyüzü ışığı "soğuk" sayılır ama renk sıcaklığı çok daha yüksektir. Fizikte daha sıcak bir cisim daha mavi ışık yayar; algıda ise mavi soğuktur. Bu çelişkinin fiziği ve kelvin ölçeğinin kendisi BI-07'nin konusudur. Burada önemli olan, "sıcak" sözcüğünün renk için bir sıcaklık ölçüsü değil, bir çağrışım adı olduğudur.

Yeşil sıcak mıdır, soğuk mu?

Kartın sorusu sıcak–soğuk ayrımının en zayıf noktasına dokunur. Renk çemberinin bir yarısında kırmızı, turuncu ve sarı, öbür yarısında mavi ve camgöbeği vardır; yeşil ise tam ikisinin arasındadır.

Bu yüzden yeşilin sıcaklığı, hangi yeşil olduğuna bağlıdır. Sarıya çalan bir fıstık yeşili ya da zeytin yeşili sıcak tarafa yakındır; güneşli bir çayırı hatırlatır. Maviye çalan bir zümrüt yeşili ya da deniz yeşili soğuk tarafa yakındır; gölgeli bir göl kıyısını hatırlatır. Tam ortadaki bir yeşil için ise karar çevresine göre verilir: kırmızı ve turuncunun yanında soğuk, mavinin ve camgöbeğinin yanında sıcak görünür. DT-04'te gördüğümüz çemberlerin her biri, yeşili biraz farklı bir yere koyduğu için, "sıcak–soğuk" sınırı da çemberden çembere kayar.

Bu durum mor için de geçerlidir: kırmızıya çalan bir mor sıcak, maviye çalan bir mor soğuk sayılır. Sıcak–soğuk bir ikilik değil, iki uç arasında bir yelpazedir.

Karşı görüş

Sıcak–soğuk ayrımını savunanlar, onun tasarımda son derece işlevsel olduğunu hatırlatır: bir iç mekânı daha davetkâr ya da daha ferah göstermek, bir resimde ön planı arka plandan ayırmak, bir markaya enerji ya da sakinlik havası vermek için yüzyıllardır başarıyla kullanılmaktadır. Çağrışımların ülkeler arasında tutarlı çıkması da, ayrımın keyfi bir moda olmadığını gösterir.

Ayrıma kuşkuyla bakanlar ise onun sınırlarını vurgular. Rengin ısı hissini değiştirdiğine dair sağlam bir kanıt yoktur; öne çıkma etkisi herkeste aynı yönde değildir; yeşil ve mor gibi renklerin sınıfı bağlama göre değişir. Ayrıca bir rengin "sıcaklığı" yalnız tonuna değil, açıklığına ve doygunluğuna da bağlıdır: soluk bir pembe, doygun bir kırmızı kadar sıcak algılanmaz. Bu görüşe göre sıcak–soğuk, yararlı ama kaba bir kısaltmadır; kesin bir sınıflama değildir.

Örnek — "sıcak alt ton" ve "soğuk alt ton"

Makyaj ve moda dünyasında ten tonları çoğu zaman "sıcak alt tonlu" ya da "soğuk alt tonlu" diye ayrılır. Sıcak alt tonlu bir ten sarıya ve altına, soğuk alt tonlu bir ten pembeye ve maviye doğru eğilim gösteren ten olarak tarif edilir; bu ayrım açık tenlerde de koyu tenlerde de kullanılır.

Bu dersin söyledikleri bu terimleri doğru okumaya yardım eder. İnsan tenlerinin hepsi, açığından koyusuna, renk çemberinin turuncu diliminde, kırmızıya ve sarıya biraz taşan küçük bir kesitte toplanır; yani mutlak anlamda hiçbir ten "soğuk" renk grubunda değildir. "Soğuk alt ton" dediğimiz şey, o dar bölgenin kırmızıya ve pembeye yakın ucudur; "sıcak alt ton" ise sarıya yakın ucudur. Sıcak ve soğuk burada da göreli sözcüklerdir, tıpkı yeşilde olduğu gibi. Üstelik aynı ten, akkor bir ışığın altında daha sıcak, gölgedeki gökyüzü ışığında daha soğuk görünür. Bir kişinin alt tonunu değerlendirmek, onu nötr bir ışıkta ve nötr bir fonun önünde görmeyi gerektirir; bu da BI-14'te gördüğümüz çevre etkisinin bir sonucudur.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Sıcak renkler odayı gerçekten ısıtır."
Doğrusu

Deneyler, rengin ısıl konforu ölçülebilir biçimde değiştirmediğini, olsa olsa insanın daha sıcak ya da daha serin olduğuna inanmasına yol açabildiğini gösterir; oda sıcaklığının etkisi çok daha büyüktür.

Yaygın yanlış"Yeşil soğuk bir renktir."
Doğrusu

Yeşil, sıcak ve soğuk grupların sınırında durur; sarıya çalan yeşiller sıcak, maviye çalanlar soğuk algılanır ve orta yeşiller çevrelerine göre bir tarafa geçer.

Özet

  1. Sıcak–soğuk ayrımı ateş, güneş, su ve buz çağrışımlarına dayanır; deneylerde ölçülebilir ve farklı ülkelerden gözlemcilerde tutarlı çıkar, ama rengin ısı hissini değiştirdiğine dair sağlam kanıt yoktur.
  2. Sıcak renklerin öne çıkması kısmen gözdeki renk sapmasından, kısmen uzaktakinin mavimsi görünmesini öğrenmemizden kaynaklanır; etki herkeste aynı yönde değildir. Işıkta "sıcak" ve "soğuk" sözcükleri kelvin ölçeğiyle ters düşer.
  3. Yeşil ve mor sınırda durur ve bağlama göre sıcak ya da soğuk görünür; tenlerdeki "sıcak" ve "soğuk alt ton" da turuncu dilimin iki kenarını anlatan göreli sözcüklerdir.

Kendini sına

  1. (Kolay) Sıcak renkler hangi çağrışımlarla ilişkilendirilir?
  2. (Kolay) Renk–ısı varsayımı neyi öne sürer?
  3. (Orta) Yeşil sıcak mıdır, soğuk mu?
  4. (Orta) 1972'deki gözlüklü deney ne buldu?
  5. (Zor) "Sıcak renkler öne çıkar" kuralı neden herkes için geçerli bir yasa değildir?
  6. (Zor) Bütün tenler renk çemberinde sıcak bölgedeyse "soğuk alt tonlu ten" ne anlama gelir?

Cevaplar

  1. Ateş, kor, güneş ve kızgın metal gibi sıcaklık kaynaklarıyla («Ateş ve su çağrışımları»).
  2. Baskın ışığı kırmızıya yakın bir ortamın daha sıcak, maviye yakın bir ortamın daha serin hissettirdiğini («Renk ısıyı gerçekten değiştirir mi?»).
  3. Hangi yeşil olduğuna ve çevresine bağlıdır. Sarıya çalan yeşiller sıcak, maviye çalanlar soğuk algılanır; tam ortadaki bir yeşil kırmızının yanında soğuk, mavinin yanında sıcak görünür («Yeşil sıcak mıdır, soğuk mu?»).
  4. Duvar sıcaklığının ısıl konfor üzerindeki etkisi anlamlı çıktı, gözlüğün renginin ise hiçbir etkisi bulunmadı; yazarlar rengin yalnız bir inanç etkisi yaratabildiği sonucuna vardı («Renk ısıyı gerçekten değiştirir mi?»).
  5. Etkinin bir kökü gözdeki renk sapmasıdır ve göz bebeğinin konumuna göre kişiden kişiye değişir; çoğunluk kırmızıyı öne çıkmış görse de bir kısmı tersini ya da hiç derinlik görmez («Mekânda derinlik: öne çıkan, geri çekilen»).
  6. Tenlerin hepsi çemberin turuncu diliminde toplanır; "soğuk alt ton" bu bölgenin kırmızıya ve pembeye yakın ucunu, "sıcak alt ton" sarıya yakın ucunu anlatır. Sözcükler mutlak değil görelidir («Örnek — "sıcak alt ton" ve "soğuk alt ton"»).

Kaynaklar

  • Ou, L.-C., Luo, M. R., Woodcock, A. ve Wright, A., «A study of colour emotion and colour preference. Part I: Colour emotions for single colours», Color Research and Application 29: 232–240, 2004.
  • Bennett, C. A. ve Rey, P., «What's so hot about red?», Human Factors 14(2), 1972.
  • Thompson, P., May, K. ve Stone, R., «Chromostereopsis: a multicomponent depth effect?», Displays 14(4): 227–234, 1993.

Sonraki adım

DT-06 bu dersin yelpazesinin dışında kalan renklere bakıyor: siyahın, beyazın ve grinin fiziksel ve algısal olarak renk sayılıp sayılmadığını, sıcak ve soğuk griler arasındaki farkı ve şaşırtıcı derecede renkli görünebilen siyahları ele alıyor. BI-07 ise bu dersin kelvin paradoksunu fiziğiyle açıyor: kara cisim ışımasını, akkor, floresan, LED ve gün ışığının renk sıcaklıklarını ve neden düşük kelvinin sıcak göründüğünü anlatıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:30 Kanca: Bir renk çemberi ortadan ikiye bölünür; bir yarısında alev, öbüründe buz belirir. Yeşil kesim çizgisinin tam üstünde kalır.
  • 0:30–2:00 Hikâye: Farklı ülkelerden gözlemcilerin renkleri sıcak–soğuk ölçeğinde işaretlediği bir deney düzeni; işaretler benzer yerlerde toplanır.
  • 2:00–6:00 Açıklama: Renkli gözlüklü deney; termometre değişir, konfor çizgisi yalnız sıcaklıkla hareket eder, renkle değil. Ardından siyah zeminde kırmızı ve mavi yazı, derinlik çizgileri; bazı izleyicilerde tersine döner.
  • 6:00–7:00 Aha anı: Aynı orta yeşil önce kırmızı ve turuncu, sonra mavi ve camgöbeği bir çerçeve içinde; bir sıcak bir soğuk görünür.
  • 7:00–8:30 Gerçek dünya: Farklı açıklıklarda ve alt tonlarda yüzler, önce akkor sonra gökyüzü ışığında; ardından nötr ışıkta ve nötr fonda.
  • 8:30–9:30 Yanlış bilinen: "Kırmızı oda = sıcak oda" cümlesinin üstü çizilir.
  • 9:30–10:00 Kapanış: DT-06 ve BI-07 kodları.

Görsel notları

  • Deney sahneleri özgün illüstrasyondur; gerçek bir laboratuvarın görüntüsü kullanılmaz.
  • Renk stereopsisi sahnesinde izleyiciye etkinin kişiden kişiye değişebileceği ekranda yazılır.
  • Yüzler özgün çizimdir; açıktan koyuya uzanan tenlerde hem sarımsı hem pembemsi alt tonlar gösterilir.