M19-D03
Bowlby: psikanalizden bağlanmaya
Bowlby'nin psikanalizden bağlanma kuramına geçişini ve psikanalitik çevrenin tepkisini anlatır.
Psikanaliz Akademisi — M19, İlişkisel dönüş, bağlanma ve zihinselleştirme · 3.044 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S01-P03-D06
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Klein çizgisinde yetişen Bowlby, ailede gerçekten yaşananın belirleyici olduğuna inandı ve bunu kırk dört hırsız çocuğun kayıtlarıyla göstermeye çalıştı.
1951 raporu sürekli bir bakım ilişkisinin önemini dünyaya duyurdu; incelikleri unutulunca çalışan annelere ve kreşlere karşı bir slogan oldu.
Etoloji ve kontrol sistemleri, Bowlby'ye dürtü kavramının yerine koyacağı bir dil verdi. Bağ, besinden türemeyen birincil bir sistemdi; açıklamanın malzemesi fanteziden gerçek ayrılık ve kayba kaydı.
1958 ve 1960 bildirileri dernekte sert karşılandı; Bowlby üye kaldı, ama kuramını başka çevrelerde geliştirdi.
Rutter yoksunluk kavramını ayrıştırdı; feminist ve kültürlerarası eleştiri tek figür varsayımını gevşetti.
Açılış sahnesi
Şarkışla otogarı, ekim sonunda bir pazartesi, sabah yedi buçuk. Sivas'a kalkacak otobüsün motoru çalışıyor. Fatma otogarın temizlik görevlisi; peronun kenarındaki çöp kovalarını boşaltıyor. Oğuz o otobüsün muavini, yolcu listesine bakıyor.
Genç bir anne iki buçuk yaşlarındaki oğlunu babaanneye veriyor. Organize sanayide bir fabrikada iş bulmuş, cuma akşamı dönecek. Çocuk annesinin montuna yapışıyor, babaannenin kollarında kasılıp bağırıyor, kapı kapanınca camlara uzanıyor.
Otobüs çıkarken çocuk hâlâ ağlıyor.
Yarım saat sonra Fatma çay ocağının önünden geçerken çocuğu görüyor. Babaannenin dizinde oturuyor, bir simidin ucunu kemiriyor, gözleri boş. Ne ağlıyor ne gülüyor.
Oğuz bir sonraki seferi bekliyor. "Alıştı bak," diyor. "Çocuklar çabuk unutur."
Fatma kovayı yere bırakıyor. "Bilmiyorum. Ağlarken annesini çağırıyordu. Şimdi kimseyi çağırmıyor. Alışmak böyle mi olur, yoksa vazgeçmek mi?"
Oğuz cevap vermiyor. Babaanne çocuğun saçını okşuyor; çocuk başını çevirmiyor.
Şarkışla'daki bu sabah ve iki tanığı kurmacadır.
Bu derste ne olacak
Bağlanma kuramı psikanalizin içinden çıkıp onun dışına yürüyen bir adamın hayatından doğdu. John Bowlby Londra'da eğitim almış bir psikanalistti; otuz yıl içinde dürtü kavramını bıraktı ve kazları inceleyen biyologlardan, mühendislerin kontrol sistemlerinden aldığı kavramlarla yeni bir kuram kurdu. Bu ders o yolculuğu Klein'ın süpervizyonundan Dünya Sağlık Örgütü raporuna, 1958 bildirisinden derneğin onu kenara itmesine kadar izliyor; sonra kuramın aldığı eleştirilere ve bugünkü uzlaşmaya bakıyor.
Sıfır noktası
Bağlanmanın tanımı Terapi akademisinde verildi (S01-P03-D06): tehdit anında belirli bir kişiye yönelmeyi sağlayan, beslenmeden bağımsız bir davranış sistemi. Güvenli üs kavramı ve yabancı durum düzeneği de orada kuruldu. Bu dersin sorusu daha eskidir: 1950'lerin psikanalizi bebeğin anneye bağını nasıl açıklıyordu ve Bowlby bu açıklamada neyi kabul edemedi?
Freud'un 1905 tarihli cinsellik denemelerinde haz arayışı önce beslenmeye yaslanır; bu fikir M05-D03'te yaslanma adıyla anlatıldı. Bebeğin anneyi sevmesi, böylece onun açlığı gideren kişi olmasından türer. Öğrenme kuramcıları aynı fikri kendi diliyle kurdu: anne, birincil bir ihtiyacı karşıladığı için pekiştireç değeri kazanır.
Yaygın yanlış"Bowlby psikanalizi hiç bilmeyen bir davranışçıydı."
Bowlby Britanya Psikanaliz Enstitüsü'nde eğitim aldı, ömrünün sonuna kadar derneğin üyesi kaldı. Ona davranışçı diyenler meslektaşlarıydı; o ise iç dünyayı reddetmedi, onu gerçek deneyimin işlediği bir model olarak yeniden tarif etti.
Mekanizma
Klein'ın odasından rehberlik kliniğine
Bowlby 1928'de Cambridge'den mezun oldu ve kariyerini düşünürken uyumsuz çocuklar için açılmış bir okulda gönüllü çalıştı. Gelişim psikoloğu Inge Bretherton'ın 1992'deki tarihçesine göre orada iki çocuk onun yolunu belirledi: hırsızlık yüzünden önceki okulundan atılmış, kimseye yakınlaşmayan, sürekli bir anne figürü olmamış bir genç ve Bowlby'nin peşinden ayrılmayan, ona gölgesi dedirten kaygılı küçük bir oğlan.
Tıp ve psikiyatri öğrenirken Britanya Psikanaliz Enstitüsü'nde eğitime başladı. Eğitim analisti Klein'ın yakın çalışma arkadaşı Joan Riviere'di, sonra Melanie Klein'ın kendisinden süpervizyon aldı. Bretherton'ın Bowlby'nin 1987'deki bir konuşmasına dayanarak aktardığına göre Klein, süpervizyonunda analiz ettiği üç yaşındaki bir hastanın annesiyle konuşmasını yasakladı. Klein için çocuğun güçlüğü iç çatışmadan doğan fantezilerdeydi (M16-D02). Londra Çocuk Rehberlik Kliniği'nde iki sosyal hizmet uzmanıyla çalışmış olan Bowlby ise ailede gerçekten yaşananın belirleyici olduğuna inanmıştı.
Klinikteki kayıtlardan ilk araştırması çıktı. Hırsızlık yüzünden getirilen kırk dört çocuğun öyküsünü öbür klinik çocuklarıyla karşılaştırdı ve 1944'te yayımladı. Hırsızların bir alt grubunu "duygusuz" (affectionless) diye niteledi ve bu çocukların erken yaşta annelerinden uzun süre ayrı kaldığını gösterdi.
Bir rapor ve bir slogan
Savaş sonrasında Bowlby Tavistock Kliniği'nin çocuk bölümünün başına geçti ve bölümün adını Çocuklar ve Ebeveynler Bölümü olarak değiştirdi. Klein yanlısı meslektaşları aile içi etkileşime verdiği önemi pek ilgili bulmayınca anne ve çocuğun ayrılığına odaklanan kendi araştırma birimini kurdu; James Robertson'ın hastanedeki çocuk gözlemleri bu birimden çıktı (M15-D01).
Dünya Sağlık Örgütü ondan savaş sonrası Avrupa'da evsiz kalan çocukların ruh sağlığı üzerine bir rapor istedi. Bowlby kurum bebekleri üzerine bulguları (M15-D04) toplayarak raporu altı ayda yazdı. Maternal Care and Mental Health 1951'de yayımlandı. Bretherton'a göre on dört dile çevrildi; 1965'te Penguin baskısı Child Care and the Growth of Love adıyla çıktı. Raporun ana önerisi, küçük çocuğun annesiyle ya da onun yerini kalıcı olarak tutan biriyle sıcak, yakın ve süreklilik taşıyan bir ilişki yaşaması gerektiğiydi.
Rapor yayıldıkça cümleleri incelikten soyuldu. Kalıcı yerine geçen kişi ibaresi ve anne babalara toplumsal destek çağrısı unutuldu. Geriye kalan cümle, annenin çocuğunu bırakmasının zararlı olduğuydu. Bu cümle hastanelerde ziyaret saatlerinin genişlemesine yardım etti, ama kreşlere ve çalışan annelere karşı da kullanıldı.
Kazlar, kontrol sistemleri ve 1958 bildirisi
Raporun bir kuramı yoktu. Psikanalizin beslenme açıklamasını yetersiz bulan Bowlby, Bretherton'ın anlattığına göre bir arkadaşı aracılığıyla Konrad Lorenz'in 1935'te kazlarda damgalanma üzerine yazdığı makalenin İngilizce çevirisine rastladı. Kaz yavruları kendilerini beslemeyen bir canlıya da bağlanabiliyordu. Bowlby etolojiyi biyolog Robert Hinde'den öğrendi; 1953–1956 arasında Dünya Sağlık Örgütü'nün bir çalışma grubunda Lorenz, Piaget ve Margaret Mead'le aynı masaya oturdu.
Bu birikim 1958'de Britanya Psikanaliz Derneği'nde okunan bildiriye döküldü. Bowlby, ertesi yıl ayrılık kaygısı ve 1960'ta bebeklikte yas üzerine iki bildiri daha sundu. Bretherton bu üçünü kuramın ilk taslağı sayar.
Bowlby'nin kuramı psikanalizden iki noktada koptu. Birincisi güdünün kaynağıydı: dürtünün enerjisi ve boşalımı yerine hedefi olan, koşula göre ayarlanan davranış sistemleri koydu. 1969'da çıkan Attachment cildinde bunu açıkça yazdı: Freud'un ruhsal enerji modeli yerine güncel biyolojiye ve kontrol sistemlerine dayanan bir güdü kuramı gerekiyordu. İkincisi açıklamanın malzemesiydi: çocuğun fantezisi yerine gerçekten yaşadığı ayrılık ve kayıp.
Yas tartışması ve sessiz dışlanma
Bretherton'a göre 1958 bildirisi dernekte fırtına kopardı; Bowlby'nin kendi analisti Riviere de itiraz edenler arasındaydı. Toplantıya katılamayan Anna Freud, bildiriyi okuduktan sonra Bowlby'nin psikanalize kaybedilmeyecek kadar değerli biri olduğunu yazdı.
1960 bildirisi daha sert karşılandı. Anna Freud küçük bebeklerin ben gelişimi yeterli olmadığı için yas tutamayacağını, uygun bir bakıcı bulunursa yalnız kısa süreli ayrılık kaygısı yaşayacağını düşünüyordu. Bowlby buna itiraz etti: bağlanma davranışı uyarılıp bağlanma figürü ulaşılmaz kaldıkça, çocukta da yetişkindekine benzeyen bir yas süreci başlar. Robertson'la birlikte ayrılığa tepkiyi üç evrede betimlemişti: protesto, umutsuzluk ve kopma. Yetişkin yasının psikanalitik açıklaması M07-D03'te anlatıldı; Bowlby onu bebekliğe uzatıyordu.
Bretherton'ın Phyllis Grosskurth'un Klein biyografisine dayanarak aktardığına göre bir analist toplantıda Bowlby yerine Barabbas'ı tercih edeceğini haykırmıştı. Bowlby derneğin üyesi kaldı, ama fikirlerini bir daha orada tartışmaya açmadı. Psikanalitik çevre ona davranışçı dedi; o da etolojiye ve gelişim psikolojisine yöneldi. Üçlemenin ciltleri Attachment (1969), Separation (1973) ve Loss (1980) adlarıyla çıktı.
Usta katmanı
Bowlby'yi eleştirenler yalnız psikanalistler olmadı. Michael Rutter 1972'de yayımladığı Maternal Deprivation Reassessed kitabında anne yoksunluğu kavramının birbirinden farklı deneyimleri tek çatıya topladığını savundu. Hiç bağ kuramamak, kurulmuş bir bağı yitirmek ve çatışmalı bir evde büyümek ayrı sonuçlar doğuruyordu. Kitap, çocuğun en az bir ebeveynle iyi bir ilişkisi olmasının önemini ve babanın da gelişimi biçimlendirdiğini vurguladı.
Feminist eleştiri raporun dönemini sorguladı. Savaş sonrası Britanya'sında hükümetler rapora dayanarak kreşleri kapatmayı kolay buldu, annelere evde kalmaları için ödeme yapmayı ise önermedi. Bowlby'nin kendisi düzenli ve sürekli olması koşuluyla annenin yerine başka birinin bakmasını kabul etmişti. Ama tek bir birincil figür fikrinden vazgeçmedi.
Kültürlerarası eleştiri monotropiyi en çok zorlayan yerdir. Hiltrud Otto ve Heidi Keller'in 2014'te yayımlanan derlemesi Different Faces of Attachment, bakımın birçok yetişkin ve büyük kardeş arasında paylaşıldığı toplulukları tartışmaya taşıdı. Yabancı durum sınıflamalarının ülkeler arası dağılımı İlişki akademisinde kart olarak verildi (M04-D12); oradaki bulgu ülke içi farkların ülkeler arası farklardan büyük olduğunu gösteriyordu.
Bugün psikanalizle bağlanma kuramı arasındaki mesafe büyük ölçüde kapandı. Peter Fonagy'nin 2001'de yayımlanan Attachment Theory and Psychoanalysis kitabı iki geleneğin ortak zeminini ve ayrıldıkları yerleri karşılaştırdı. Bowlby'nin iç çalışan modeli (Terapi, S01-P03-D06) nesne ilişkilerinin iç nesnesine akraba bir kavram olarak okunur oldu (M16-D01). Bu uzlaşmanın klinik yüzü, zihinselleştirme kavramıyla birlikte M19-D05'te ele alınacak.
Yaygın yanlış"Bağlanma kuramı çocuğun yalnız anneye bağlanabileceğini söyler."
Bowlby'nin 1951 raporu bile annenin kalıcı bir yerine geçeni anıyordu ve bugünkü araştırma çocukların babaya, büyükanneye ve bakıcıya ayrı bağlar kurduğunu gösteriyor. Monotropi kavramı en çok eleştirilen ve en çok gevşetilen kısımdır.
Yaygın yanlış"Bowlby kreşlerin çocuklara zarar verdiğini kanıtladı."
1951 raporu ağır kurum yoksunluğu yaşayan çocukların verisine dayanıyordu. Bu veriden günün bir kısmını düzenli ve tanıdık bir bakıcıyla geçiren çocuk hakkında bir sonuç çıkmaz; kreş tartışmasında raporun sloganı kullanıldı, verisi kullanılmadı.
Kanıtın sınırı
Bowlby'nin kuramı psikanalizin çoğu çizgisinden daha çok sınandı. Yabancı durum düzeneği ve onun ölçtüğü örüntüler bu sınamanın aracıydı (Terapi S01-P03-D06, S01-P03-D07). Erken güvensiz bağlanmanın sonraki güçlüklerle ilişkisi en çok çalışılan sorulardan biridir.
Bu bulgu kuramın bir öngörüsünü destekliyor, ama Bowlby'nin psikanalizden koparken öne sürdüğü her iddiayı sınamıyor. Bağın beslenmeden türemediği gözlemlerle uyumlu; bu uyum evrimsel açıklamayı doğrudan kanıtlamaz; evrimsel uyum ortamına dayanan açıklamaların sınırı Temel Psikoloji M04-D09'da tartışıldı. Fearon ve arkadaşlarının bulduğu etki ortalama bir etkidir; bir çocuğun geleceğini öngörmeye yetmez. Örneklemlerin büyük bölümü Batılı, kentli ve çekirdek aile yapısındaki ailelerden geliyor. Bakımın birçok kişi arasında paylaşıldığı topluluklarda ölçümün aynı anlamı taşıyıp taşımadığı hâlâ tartışılıyor. Tarih tarafında da bir sınır var: Bowlby'nin dernekte nasıl karşılandığına dair anlatıların çoğu Bretherton ve Grosskurth gibi ikincil kaynaklardan geliyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Klein çizgisinde yetişen Bowlby, ailede gerçekten yaşananın belirleyici olduğuna inandı ve bunu kırk dört hırsız çocuğun kayıtlarıyla göstermeye çalıştı.
1951 raporu sürekli bir bakım ilişkisinin önemini dünyaya duyurdu; incelikleri unutulunca çalışan annelere ve kreşlere karşı bir slogan oldu.
Etoloji ve kontrol sistemleri, Bowlby'ye dürtü kavramının yerine koyacağı bir dil verdi. Bağ, besinden türemeyen birincil bir sistemdi; açıklamanın malzemesi fanteziden gerçek ayrılık ve kayba kaydı.
1958 ve 1960 bildirileri dernekte sert karşılandı; Bowlby üye kaldı, ama kuramını başka çevrelerde geliştirdi.
Rutter yoksunluk kavramını ayrıştırdı; feminist ve kültürlerarası eleştiri tek figür varsayımını gevşetti.
Sonraki derse köprü
Bowlby'nin iç çalışan modeli bir yetişkinin içinde nasıl görülebilir? Yetişkinin çocukluğuna doğrudan bakılamaz. Mary Main ve arkadaşlarının yanıtı beklenmedikti: kişinin ne anlattığından çok, çocukluğunu anlatırken sözünün nasıl tutarlı kaldığına ya da dağıldığına bakmak. Yetişkin Bağlanma Görüşmesi bu fikrin ölçüme dönüşmüş hâlidir ve psikodinamik araştırmaya getirdikleriyle M19-D04'ün konusudur.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.