İçeriğe geç

A10-K02-D06·Kampanya ve Bülten Yönetimi

E-posta Performansını Okuma

sıfırdan ileri2.205 kelime15 işletme vakası≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

E-posta performansı bir zincirdir: teslim ve yerleşim, açılma, tıklama, sipariş ya da kayıt. Her halkada kaybolanlar, sorunun nerede olduğunu gösterir; zincirin gölgesinde ise listeden çıkanlar, şikâyetler ve geri sekmeler durur.

Gelen kutusu yerleşimi, teslim edilen e-postaların ne kadarının gerçekten gelen kutusuna düştüğüdür. Sağlayıcılara göre ayrılmış sonuçlar, deneme adresleri ve sağlayıcı raporlarıyla izlenir.

Otomatik açılma, e-postanın alıcı açmadan açılmış gibi kaydedilmesidir; tarama tıklamaları da aynı biçimde sahte etkileşim üretir. Açılma yalnız destekleyici bir işarettir; kararlar tıklama, sipariş ve cevapla verilir.

Gönderim başına gelir, farklı büyüklükteki kampanyaları karşılaştırır; ama pencere ve bağlama kuralı her raporda aynı tutulur. Bekletme grubu, e-postayı almayan rastgele küçük bir gruptur; e-postanın gerçekten yarattığı fark, iki grubun karşılaştırılmasıyla ölçülür.

Olumsuz sinyaller her raporda iyileştirilmeye çalışılan göstergenin yanında durur. Sayılar programın kendi geçmişindeki olağan aralıkla karşılaştırılır, raporun hangi varsayımlarla üretildiği yazılır ve rapor, bir sonraki kararla biter.

Açılış sahnesi

Bir el yapımı sabun markası, aylık raporunu hazırlıyor. Bir önceki aya göre açılma sayıları neredeyse iki katına çıkmış; rapor bunu büyük bir başarı olarak öne koyuyor ve yeni konu satırı yaklaşımını bu artışın sebebi olarak gösteriyor. Ekip kutluyor.

Aynı ay siparişler artmamış, hatta biraz düşmüş. Kimse bunu e-postayla ilişkilendirmiyor; rapor satışları ayrı bir sayfada, başka bir ekibin sorumluluğu olarak gösteriyor. Listeden çıkanların sayısı da artmış, ama rapor onu en alttaki küçük bir tabloya koymuş.

Birkaç ay sonra marka, bazı büyük e-posta sağlayıcılarında e-postalarının önemli bir kısmının gereksiz klasörüne düştüğünü fark ediyor. Açılma artışının büyük kısmının, bazı e-posta uygulamalarının e-postaları kendiliğinden açıyormuş gibi görünmesinden geldiği anlaşılıyor. Gerçekte daha az insan e-postayı görüyordu ve görenlerin bir kısmı rahatsızdı.

Bu derste ne olacak

Sabun markasının raporunda her sayı doğruydu; yanlış olan, sayıların tek tek ve birbirinden ayrı okunmasıydı. Marka ve dersin öbür işletmeleri kurgudur. Bir açılma, tıklama ya da şikâyet oranının iyi mi kötü mü olduğuna dair bir eşik vermiyorum; bu değerler sektöre, listeye, ölçüm yöntemine ve e-posta türüne göre değişiyor, bir programın kendi geçmişiyle karşılaştırıldığında anlam kazanıyor.

Bu ders, bu kursun kapanışı. Bir kampanyanın teslimden satışa kadar olan yolunu dört katmanda okumayı, her katmanın hangi sayının yanıltıcı olduğunu, e-postanın gerçekten ne kazandırdığını nasıl ayırabileceğimizi ve olumsuz sinyallerin hangi noktada bütün tabloyu değiştirdiğini konuşacağız.

Sıfır noktası

Teslim edilebilirlik dersinde gönderici itibarını ve şikâyet oranını, programın başlangıç planında da liste sağlığı göstergelerini tanımlamıştık; gelen kutusundaki satırları konuşurken de açılma-tıklama oranını ve açılma sayılarının şişebildiğini gördük. Arama motoru pazarlamasının kapanışında da bir çalışmanın artımsal değerini, yani o çalışma olmasaydı gerçekleşmeyecek ek sonucu tanımlamıştık.

Bir e-postanın performansı tek bir sayı değil, bir zincir. E-posta önce gelen kutusuna ulaşıyor, sonra görülüyor ve açılıyor, sonra bir bağlantıya tıklanıyor, sonra bir sipariş ya da kayıt geliyor. Zincirin her halkasında bir kısım alıcı kayboluyor. Hangi halkada kaybolduklarını görmeden, sorunun konu satırında mı, gövdede mi, açılış sayfasında mı yoksa teslimde mi olduğunu bilmek mümkün değil. Bu zincirin yanında bir de gölgesi var: listeden çıkanlar, şikâyet edenler ve geri seken adresler.

Mekanizma — teslim ve görünürlük

Bir e-posta sisteminin raporunda «teslim edildi» yazması, e-postanın alıcının gördüğü yere ulaştığı anlamına gelmiyor.

Rapordaki toplam sayı, bir sağlayıcıdaki çöküşü gizleyebiliyor.

Mekanizma — açılma ve tıklama

Açılma sayısı, bir e-postanın görüldüğünü göstermek için tasarlanmıştı; ama bugün bunu güvenilir biçimde göstermiyor.

Tıklamanın kendisi de her zaman bir insanı göstermiyor.

Açılma-tıklama oranı, zincirin hangi halkasının koptuğunu gösterebiliyor.

Mekanizma — e-posta gerçekten ne kazandırdı?

Bir e-postanın ardından gelen siparişler, e-postanın başarısı gibi görünüyor. Ama o siparişlerin bir kısmı, e-posta hiç gönderilmeseydi de gelecekti.

Gelirin e-postaya bağlanma kuralı değiştiğinde, rakamlar kendiliğinden değişiyor.

Gerçek katkıyı ayırmanın en temiz yolu, e-postayı almayan bir grupla karşılaştırmak.

Usta katmanı — olumsuz sinyaller ve birlikte okuma

Bir kampanya teslimden gelire kadar her halkada iyi görünüp, aynı anda listenin sağlığını aşındırabiliyor. Bu aşınma bugünkü raporda küçük bir sayı; ama bir sonraki gönderimlerin teslimini, açılmasını ve gelirini etkiliyor.

Bir göstergeyi iyileştirmek, bir başkasını bozabiliyor.

Mevsim ve takvim de sayıları, e-postadan bağımsız olarak oynatıyor.

Sayılar, ancak programın kendi geçmişiyle karşılaştırıldığında bir şey söylüyor.

Rapor, bir sonraki kararı gösterdiğinde işe yarıyor.

Raporu okuyan kişi, sayıların hangi varsayımlarla üretildiğini bilmeli.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışTeslim edildi, görüldü sanılır.
Doğrusu

Rapordaki teslim oranı yüksektir, ama e-postaların nereye düştüğüne ve sonuçların sağlayıcılara göre nasıl değiştiğine bakılmaz; bir sağlayıcıdaki çöküş toplam sayının içinde kaybolur.

Yaygın yanlışAçılma bir başarı ölçüsü olarak kullanılır.
Doğrusu

Otomatik açılmalar ve tarama tıklamaları ayıklanmaz; tepkisiz alıcılar, sınama kazananları ve raporun manşeti şişmiş bir sayıya dayanır.

Yaygın yanlışBir e-postanın ardından gelen her sipariş e-postanın başarısı sayılır.
Doğrusu

Gelirin e-postaya bağlanma penceresi ve kuralı rapordan rapora değişir; bekletme grubu kullanılmadığı için e-postanın gerçekten yarattığı fark ile zaten gelecek olan siparişler ayrılamaz.

Yaygın yanlışOlumsuz sinyaller raporun en altına itilir.
Doğrusu

Bir göstergeyi iyileştirmek için başkaları bozulur, sayılar kaynağı bilinmeyen sektör ortalamalarıyla karşılaştırılır; rapor uzun ama karar vermeyen bir tabloya dönüşür ve hangi varsayımlarla üretildiği hiçbir yere yazılmaz.

Aklında kalsın

E-posta performansı bir zincirdir: teslim ve yerleşim, açılma, tıklama, sipariş ya da kayıt. Her halkada kaybolanlar, sorunun nerede olduğunu gösterir; zincirin gölgesinde ise listeden çıkanlar, şikâyetler ve geri sekmeler durur.

Gelen kutusu yerleşimi, teslim edilen e-postaların ne kadarının gerçekten gelen kutusuna düştüğüdür. Sağlayıcılara göre ayrılmış sonuçlar, deneme adresleri ve sağlayıcı raporlarıyla izlenir.

Otomatik açılma, e-postanın alıcı açmadan açılmış gibi kaydedilmesidir; tarama tıklamaları da aynı biçimde sahte etkileşim üretir. Açılma yalnız destekleyici bir işarettir; kararlar tıklama, sipariş ve cevapla verilir.

Gönderim başına gelir, farklı büyüklükteki kampanyaları karşılaştırır; ama pencere ve bağlama kuralı her raporda aynı tutulur. Bekletme grubu, e-postayı almayan rastgele küçük bir gruptur; e-postanın gerçekten yarattığı fark, iki grubun karşılaştırılmasıyla ölçülür.

Olumsuz sinyaller her raporda iyileştirilmeye çalışılan göstergenin yanında durur. Sayılar programın kendi geçmişindeki olağan aralıkla karşılaştırılır, raporun hangi varsayımlarla üretildiği yazılır ve rapor, bir sonraki kararla biter.

Sonraki derse köprü

Bu kursta bir kampanyanın bütün yolunu kurduk: tek bir hedef ve segmentten konu satırına, gövdeden bültenin editoryasına, gönderim kontrolünden performansın okunmasına. Kavrum kampanyası hedefiyle başlayıp tek sayfalık raporunun altındaki kararla kapanıyor.

Ama bu kursun e-postaları, işletmenin karar verdiği bir anda gönderiliyordu. Bir müşterinin ilişkisi ise kendi zamanında ilerliyor: bir kişi önce yalnız merak ediyor, sonra ilk kez satın alıyor, düzenli bir müşteriye dönüşüyor, bir gün sessizleşiyor ve belki bir daha hiç dönmüyor. Her aşamada ihtiyaç duyduğu şey başka.

Sıradaki kurs yaşam döngüsü ve otomasyona geçiyor; ilk ders potansiyel, yeni, aktif, riskli ve kayıp müşteri durumlarını nasıl tanımlayacağımızı ve bu durumlar arasındaki geçişleri nasıl haritalayacağımızı ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılışta bir raporun manşetinde büyük, yeşil bir açılma sayısı parlasın ve küçük figürler kutlasın. Kamera aşağı insin; sayfanın altında küçük, kırmızı sayılar titresin ve bir köşede zarfların bir kısmı sessizce gri bir çöp klasörüne kaysın.

Zincir anlatılırken dört halkalı bir zincir gösterilsin: teslim, açılma, tıklama, sipariş. Her halkadan geçerken küçük figürlerin bir kısmı düşsün; zincirin altındaki gölgede listeden çıkan, şikâyet eden ve geri seken figürler toplansın.

Gelen kutusu yerleşimi anlatılırken zarflar bir postanenin kapısından içeri alınsın, sonra iki ayrı rafa dağıtılsın: biri parlak bir gelen kutusu, öbürü loş bir gereksiz klasör. Rapor yalnız kapıdan girenleri saysın.

Otomatik açılma anlatılırken küçük robotlar zarfları açıp kapatsın ve her açılışta bir sayaç artsın; bir süzgeç robotların açtıklarını ayıkladığında sayaç küçülsün ama gerçek okurların elleri görünür kalsın.

Bekletme grubu anlatılırken bir kalabalık rastgele ikiye ayrılsın; bir gruba zarf gitsin, öbürüne gitmesin. İki grubun alışveriş sepetleri yan yana dolsun ve aradaki fark parlasın. Kapanışta tek sayfalık bir raporun altına tek bir karar cümlesi yazılsın; ardından bir müşteri figürü, üzerinde farklı aşamaların işaretlendiği bir yolda yürümeye başlasın.