Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Site yapısı, sayfaların bölümlere ayrılışı, bu bölümlerin adları, sayfaların ana sayfaya uzaklığı ve birbirine verdikleri bağlantılardır. İyi bir yapıda okur aradığını birkaç tıklamayla bulur, arama motoru da bütün önemli sayfalara ulaşır ve hangilerinin daha önemli olduğunu anlar.
Bilgi mimarisi okurun arama mantığını izler; işletmenin iç düzenini değil. Menü dili, okurun bir başlığın altında ne bulacağını tahmin etmesine yetecek açıklıkta ve onun kendi kelimeleriyle yazılır.
Önemli sayfalar ana sayfaya yakın tutulur; hiçbir yoldan ulaşılamayan sayfa yetimdir. Kırıntı yolu, derin bir sayfaya gelen okura sitenin neresinde olduğunu ve bir üst bölüme nasıl çıkacağını gösterir.
Metnin içindeki bağlantılar, sayfalar arasındaki ilişkiyi hem okura hem arama motoruna gösterir ve önemi en önemli sayfalara taşır. Site yenilenirken eski adresler yenilerine yönlendirilir, filtrelerin ürettiği adresler sınırlanır ve telefondaki yapı masaüstündekiyle aynı sayfalara ulaşır.
Açılış
Açılış sahnesi
Meyve fidanı ve süs bitkisi yetiştiren bir fidanlığın sitesinde yüzlerce bitki sayfası var: her fidanın dikim zamanı, toprak isteği, fotoğrafları. Ama sitenin menüsünde yalnızca üç başlık duruyor: koleksiyonlar, keşfet ve özel seçkiler. Bir bahçe sahibi elma fidanı aradığında, bu üç başlığın hangisinin altında olduğunu tahmin etmek zorunda kalıyor; çoğu kez sitenin arama kutusuna yazıp sonuç bulamayınca vazgeçiyor.
Arama motoru da aynı labirentte dolaşıyor. Fidanların çoğu, ana sayfadan başlayarak ancak altı yedi tıklamayla ulaşılabilen sayfaların derinliklerinde duruyor; bir kısmına hiçbir menüden, hiçbir sayfadan bağlantı yok, yalnızca sitenin arama kutusu onları buluyor. Bu sayfaların büyük kısmı arama sonuçlarında hiç görünmüyor.
Fidanlığın her bitki sayfası özenle yazılmıştı. Ama sayfalar, ne okurun ne de arama motorunun izleyebileceği bir yolun ucunda değildi.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Fidanlıktan müzik okuluna kadar dersteki işletmeleri ben tasarladım; sitelerinin menüleri ve sayfa adresleri de gerçek bir siteden alınmadı.
Fidanlığın sorunu sayfaların içinde değil, aralarındaydı. Bu ders sayfaların birbirleriyle nasıl bağlandığına, yani sitenin bütününe bakıyor. Önce bir sitenin sayfalarını hangi mantıkla bölümlere ayırdığımızı ve bu bölümleri nasıl adlandırdığımızı ele alacağım. Sonra bir sayfanın ana sayfadan ne kadar uzakta durduğuna ve okurun sitede nerede olduğunu nasıl anlayacağına geçeceğim. Ardından sayfaların metinlerinin içinden birbirine verdikleri bağlantılara ve sayfa adreslerinin düzenine bakacağım. Son olarak bir sitenin yenilendiği, filtrelerin çoğaldığı ve menülerin şiştiği durumlarda yapının nasıl bozulduğunu konuşacağız.
Sıfır noktası
İçerik akademisi iki kavram bırakmıştı: bir temayı dallarına ve sorularına göre bölen konu ağacı ve o ağaçta hiçbir dala tutunmayan kopuk parça. Bu akademinin açılışında keşfin bağlantılar üzerinden yürüdüğünü öğrendik; son derste de bağlantının üzerine yazılan kelimenin, gidilen sayfayı önceden haber verdiğini gördük.
Site yapısı bu fikirlerin birleştiği yer. Konu ağacı bir içerik stratejisinin iskeletiydi; site yapısı o iskeletin sitede nasıl kurulduğu: menüler, kategoriler, sayfa adresleri ve sayfaların birbirine verdiği bağlantılar. İyi kurulmuş bir yapıda okur aradığını birkaç tıklamayla bulur, arama motoru da sitenin bütün önemli sayfalarına ulaşır ve hangilerinin daha önemli olduğunu anlar. Kötü kurulmuş bir yapıda en iyi sayfalar bile derinlerde kaybolur.
Mekanizma — bölümler ve adları
Bir sitenin yapısı, sayfaların hangi mantıkla gruplandığıyla başlıyor. Bu mantık işletmenin kendi iç düzenini değil, okurun bir şeyi ararken zihninde kurduğu düzeni izlediğinde site kolayca geziliyor.
Aynı ürünler, farklı mantıklarla gruplanabiliyor; hangisinin seçileceği okurun nasıl aradığına bağlı.
Bölümlerin adları da yapının bir parçası. Menüdeki bir başlık, okurun o başlığın altında ne bulacağını tahmin etmesine yetmiyorsa, okur o başlığa tıklamıyor.
Menü dili, bir mekânın ya da bir hizmetin kendi iç jargonundan kurtulduğunda açıklaşıyor.
Mekanizma — derinlik ve konum
Bir sayfanın ana sayfadan kaç tıklamayla ulaşılabildiği, o sayfanın ne kadar kolay bulunacağını belirliyor; bu hem sayfayı arayan insan hem de siteyi dolaşan tarayıcı için geçerli.
Eski içeriklerin sayfalandırılmış listelerin sonunda kaybolması, pek çok sitede tıklama derinliğini sessizce artırıyor.
Okurun sitede nerede olduğunu gösteren küçük bir yol, özellikle arama sonuçlarından doğrudan derin bir sayfaya gelen okur için önemli.
Mekanizma — metnin içindeki bağlantılar
Menüler ve kategoriler bir sitenin iskeletini kuruyor. Ama sayfaların metinlerinin içinden birbirine verdiği bağlantılar, iskeletin arasındaki kasları oluşturuyor: okuru bir sayfadan konuyla ilgili bir başka sayfaya taşıyor ve arama motoruna sayfalar arasındaki ilişkiyi gösteriyor.
Bir sitenin en önemli sayfaları, sitenin başka sayfalarından en çok bağlantı alan sayfalar olmalı. İç bağlantılar, bir sitenin kendi sayfaları arasında önemi nasıl dağıttığını gösteriyor.
Sayfaların adresleri de yapının görünen bir parçası. Okunabilir bir adres, okura ve arama motoruna sayfanın sitenin neresinde durduğunu söylüyor.
İleri katman
Usta katmanı — yapının bozulduğu yerler
Bir sitenin yeniden tasarlanması, yapının en çok zarar gördüğü an. Sayfaların adresleri değiştiğinde ve eski adresler yeni adreslere yönlendirilmediğinde, yıllar içinde biriken arama görünürlüğü bir gecede kaybolabiliyor.
Filtreler okura büyük kolaylık sağlıyor, ama her filtre birleşimi ayrı bir adres ürettiğinde, arama motorunun önüne neredeyse sonsuz sayıda birbirine benzeyen sayfa çıkıyor.
Zamanla geçerliliğini yitiren sayfalar da yapının içinde yetim kalabiliyor.
Menüye her şeyi koymak, menüyü hiçbir şeyi bulamayacak kadar kalabalık hale getiriyor.
Telefonda görünen menü, masaüstündekinden farklı olduğunda bazı sayfalar telefon kullanıcıları için erişilmez hale geliyor. Birçok arama motoru da siteleri artık telefondaki halleriyle değerlendiriyor.
Yanılgılar
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışSite işletmenin iç mantığına göre kurulur ve bölümler anlamsız adlarla anılır.
Doğrusu
Sayfalar markaya, tedarikçiye ya da geliş sırasına göre gruplanır, menüde koleksiyonlar, çözümler ve keşfet gibi hiçbir şey söylemeyen başlıklar durur ve mekânın kendi iç adları okura dayatılır.
Yaygın yanlışÖnemli sayfalar derinlere gömülür.
Doğrusu
Sayfalara ancak onlarca tıklamayla ulaşılır, eski içerikler sayfalandırılmış listelerin sonunda kaybolur, bazı sayfalar hiçbir yerden bağlantı almayan yetimlere dönüşür ve arama sonuçlarından derin bir sayfaya gelen okura bir kırıntı yolu sunulmaz.
Yaygın yanlışSayfalar metnin içinden birbirine bağlanmaz ve adresler okunaksız bırakılır.
Doğrusu
Rehberler ürünlere, makaleler hizmet sayfalarına bağlantı vermez ve sayfa adresleri anlamsız dizilerden oluşur.
Yaygın yanlışYapı değişirken bozulur.
Doğrusu
Site yenilenirken eski adresler yönlendirilmez, filtreler sonsuz sayıda benzer sayfa üretir, geçmiş etkinlik sayfaları yetim kalır, menü her şeyi içeren bir listeye dönüşür ve telefondaki menü, masaüstündeki sayfaların bir kısmını dışarıda bırakır.
Özet
Aklında kalsın
Site yapısı, sayfaların bölümlere ayrılışı, bu bölümlerin adları, sayfaların ana sayfaya uzaklığı ve birbirine verdikleri bağlantılardır. İyi bir yapıda okur aradığını birkaç tıklamayla bulur, arama motoru da bütün önemli sayfalara ulaşır ve hangilerinin daha önemli olduğunu anlar.
Bilgi mimarisi okurun arama mantığını izler; işletmenin iç düzenini değil. Menü dili, okurun bir başlığın altında ne bulacağını tahmin etmesine yetecek açıklıkta ve onun kendi kelimeleriyle yazılır.
Önemli sayfalar ana sayfaya yakın tutulur; hiçbir yoldan ulaşılamayan sayfa yetimdir. Kırıntı yolu, derin bir sayfaya gelen okura sitenin neresinde olduğunu ve bir üst bölüme nasıl çıkacağını gösterir.
Metnin içindeki bağlantılar, sayfalar arasındaki ilişkiyi hem okura hem arama motoruna gösterir ve önemi en önemli sayfalara taşır. Site yenilenirken eski adresler yenilerine yönlendirilir, filtrelerin ürettiği adresler sınırlanır ve telefondaki yapı masaüstündekiyle aynı sayfalara ulaşır.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu kursun ilk beş dersinde bir sitenin arama motorlarında nasıl görünür olacağını konuştuk: arama motorunun işleyişini, aramanın niyetini, kelimeden konuya geçişi, sayfanın içini ve sitenin yapısını. Ama bütün bu çalışmanın işe yarayıp yaramadığını bilmenin tek yolu, sonuçları ölçmek; ve arama görünürlüğünü ölçmek, pek çok işletmenin sandığından daha karmaşık.
Sıradaki ders, kursu kapatan temel SEO ölçümünü ele alıyor. Görünürlüğü, gösterimi, tıklamayı ve sayfaya gelen okurun hedef davranışını nasıl birlikte izleyeceğimizi orada göreceğiz.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Animasyon ve seslendirme notları
Animasyon ve seslendirme notları
Açılışta yemyeşil bir fidanlık görünsün ve fidanlığın girişinde üç belirsiz tabela dursun: koleksiyonlar, keşfet, özel seçkiler. Elinde bir kürekle bir bahçe sahibi tabelaların önünde bir süre dursun, sonra geri dönsün. Kamera fidanlığın derinlerine ilerlesin; en arkada, hiçbir patikanın ulaşmadığı yerlerde saksılar tozlansın.
Bilgi mimarisi anlatılırken dağınık saksılar havalansın ve meyve fidanları, süs bitkileri, sebze fideleri diye ayrılan üç sıraya dizilsin. Menü dili anlatılırken belirsiz tabelaların yazıları silinip yerine açık adlar yazılsın.
Tıklama derinliği anlatılırken ana sayfadan aşağı doğru inen bir merdiven görünsün; önemli sayfalar ilk basamaklarda, yetim sayfalar ise merdivenin ulaşmadığı bir boşlukta dursun. Kırıntı yolu anlatılırken bir çocuğun arkasında bıraktığı ekmek kırıntıları, bir sayfanın üstündeki küçük bir yol çizgisine dönüşsün.
İç bağlantılar anlatılırken sayfalar arasında ince ışık iplikleri gerilsin ve en çok ipliğin toplandığı sayfa daha parlak yansın. Kapanışta bu parlak sitenin üzerine bir ölçüm panosu yerleşsin; panoda bir görünürlük eğrisi, bir tıklama sayacı ve bir hedef bayrağı belirsin.