İçeriğe geç

A07-K04-D01·İleri İkna, Deney ve Etik

İkna İlkeleri ve Sınırları

sıfırdan ileri2.533 kelime16 işletme vakası≈ 17 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İkna ilkeleri insanların karar verirken güvendiği işaretlerdir ve işe yaramalarının sebebi, çoğu zaman gerçek bir bilgi taşımalarıdır. İşaret gerçek bir bilgiyi taşıdığında okura yardım eder; taşımadığında onu yanıltır.

Otorite yalnızca uzmanın gerçekten bildiği konuda geçerlidir; gerçek bir uzman kendi sınırlarını da söyler. Sosyal kanıt okura benzeyen bir kalabalıkla kurulur, olumsuz normu yaygınlaştırmaz ve yalnızca olumlu yorumlara yaslanmaz.

Kıtlık gerekçesiyle birlikte söylenir ve okur bu gerekçeyi doğrulayabilir. Sahte bir sayaç, fark edildiği anda sayfanın bütün güvenilirliğini yok eder.

Karşılıklılık koşulsuz bir jestle kurulur; jestin karşılığı şart koşulmaz. Aynı ilke farklı bir okurda farklı çalışır ve ilkeler birbirinin üzerine yığıldığında her biri ötekinin gücünü azaltır.

Açılış sahnesi

Bir kadın yeni bir yatak almak için bir atölyenin ürün sayfasını açıyor. Sayfanın en üstünde beyaz önlüklü bir figürün yanında uzmanlar öneriyor yazıyor; hemen altında bu hafta yüzlerce kişi bu yatağı aldı diye bir şerit kayıyor. Fiyatın yanında kırmızı harflerle stokta son üç ürün yazıyor, onun altında da bir sayaç saniyeleri geri sayıyor. Sayfanın en altında ise ücretsiz yastık hediyesi var, ama küçük harflerle yalnızca iki yatak birden alana.

Kadın sayfayı birkaç kez yukarı aşağı kaydırıyor. Uzmanların kim olduğunu, yüzlerce kişinin nereden sayıldığını ve son üç ürünün neden son üç olduğunu merak ediyor, ama sayfa bu soruların hiçbirine cevap vermiyor. Sekmeyi kapatıp bir arkadaşına, bana acele ettirmeye çalışan bir sayfadan yatak almam diye yazıyor.

Atölyenin yatakları gerçekten iyiydi. Ama sayfa, okura yardım etmek için bulunmuş dört aracı aynı anda ve hiçbirinin gerekçesini göstermeden kullanmıştı.

Bu derste ne olacak

Yatakçıdan kuruyemişçiye kadar bu derste adı geçen işletmeleri ben kurguladım; müşteri yorumları ve kampanya cümleleri de gerçek bir kişiden alınmadı.

Bu kurs, metin yazarlığının ikna tarafını daha yakından ele alıyor ve ilk dersi, pazarlamada en sık başvurulan dört ikna ilkesine ayrılmış: otorite, sosyal kanıt, kıtlık ve karşılıklılık. Önce bu ilkelerin neden işe yaradığına bakacağım. Sonra her birini ayrı ayrı ele alıp, okura ne zaman gerçek bir bilgi taşıdıklarını ve ne zaman yalnızca bir baskı aracına dönüştüklerini göreceğiz. Son olarak ilkelerin bağlama göre nasıl değiştiğini ve birbirinin üzerine yığıldığında ne olduğunu konuşacağız.

Sıfır noktası

Akademinin ilk kursunda sosyal kanıtı, başkalarının ne yaptığına bakarak karar verme eğilimi olarak tanımlamış ve belirsizlik arttıkça güçlendiğini söylemiştik. Aynı kursta kullanıcıyı bilinçli tercihinin dışındaki bir sonuca yönelten tasarıma karanlık kalıp demiş, sahte kıtlığı onun tipik biçimlerinden biri olarak saymıştık.

Bu ders o iki uç arasındaki alana bakıyor. Sosyal psikolog Robert Cialdini'nin ikna üzerine yazdığı ve pazarlamacıların uzun süredir başvurduğu kitap, bu dört ilkeyi başka birkaçıyla birlikte adlandırmıştı. İlkelerin işe yaramasının sebebi basit: insanlar her kararı sıfırdan düşünecek zamana sahip değil ve güvendikleri birkaç işarete bakarak karar veriyor. Bir uzmanın sözü, başkalarının tercihi, bir şeyin azalıyor olması ve karşıdakinin önce bir şey vermesi, bu işaretlerin en eskileri. İşaret gerçek bir bilgiyi taşıdığında okura yardım ediyor; taşımadığında onu yanıltıyor.

Mekanizma — otorite

Bir uzmanın sözü, okurun kendisinin değerlendiremeyeceği bir konuda ona bir dayanak veriyor. Bir diş hekiminin diş fırçası hakkındaki görüşü, okurun kendi deneyiminden daha fazlasını biliyor olabilir. Ama bu dayanak, yalnızca uzmanın gerçekten bildiği konuda geçerli.

Gerçek bir otorite, kendi sınırlarını da söyleyebiliyor. Bir uzmanın neyi bilmediğini açıkça belirtmesi, bildiği şeye duyulan güveni artırıyor.

Doğrulanamayan üstünlük iddiaları da bir tür ödünç otorite: işletme, kimsenin vermediği bir unvanı kendine veriyor.

Mekanizma — sosyal kanıt

Başkalarının ne yaptığı, okura bir şeyin işe yarayıp yaramadığı hakkında bilgi veriyor. Ama bu bilgi, okurun kendini o başkalarında görebildiği ölçüde anlamlı. Rastgele bir kalabalığın tercihi, okurun kendi durumu hakkında pek az şey söylüyor.

Sosyal kanıt ters yönde de çalışabiliyor. Bir sorunun ne kadar yaygın olduğunu vurgulamak, okura o sorunun normal olduğu mesajını veriyor.

Yalnızca olumlu yorumları gösteren bir sayfa, sosyal kanıtın güvenilirliğini kendi eliyle azaltıyor. Okur kusursuz bir tabloyu gördüğünde, eksik bir şey olduğunu düşünüyor.

Mekanizma — kıtlık

Bir şeyin azalıyor olması, okura o şeyin değerli olduğu ya da kararı ertelemenin bir bedeli olduğu hakkında bilgi veriyor. Bu bilgi gerçek olduğunda okura yardım ediyor; bir kararı zamanında vermesini sağlıyor. Sahte olduğunda ise okuru düşünmeden karar vermeye zorluyor ve fark edildiğinde güveni bitiriyor.

Kıtlık bilgisi, okurun kararını gerçekten kolaylaştırdığında bir hizmet oluyor.

Sahte kıtlık ise en kolay fark edilen ikna numarası. Her ziyarette yeniden başlayan bir sayaç, fark edildiği anda bütün sayfanın güvenilirliğini yok ediyor.

Mekanizma — karşılıklılık

İnsanlar kendilerine bir şey verene karşılık vermek istiyor. Bir işletmenin okura önce bir şey vermesi, yani bir tadım, bir rehber ya da bir tavsiye, okurda işletmeye karşı bir yakınlık doğuruyor. Ama bu verilen şey bir koşula bağlandığında, jest bir tuzağa dönüşüyor.

İşletmeden işletmeye pazarlamada karşılıklılık çoğu kez ücretsiz bir kaynakla kuruluyor ve bu kaynağın arkasındaki koşullar, jestin değerini belirliyor.

Usta katmanı — bağlam ve yığılma

Aynı ilke farklı bir okurda farklı çalışıyor. Bir çiftçi, bir ziraat mühendisinin sözünden çok, komşu tarladaki çiftçinin hasadına güvenebiliyor; bu durumda otorite ile benzer kalabalık yer değiştiriyor.

İşletmeden işletmeye kararlarda sosyal kanıtın benzerliği daha da dar: karar veren kişi, kendi sektöründen ve kendi büyüklüğündeki bir işletmenin deneyimini arıyor.

Okurun kendini kalabalıktan ayırmak istediği durumlarda, en çok satanlar listesi bile ters çalışabiliyor.

İlkeler birbirinin üzerine yığıldığında, her biri ötekinin güvenilirliğini azaltıyor. Okur aynı sayfada bütün ikna araçlarını gördüğünde, kendisine bir karar verme fırsatı değil bir baskı sunulduğunu hissediyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışOtorite ödünç alınır ya da uydurulur.
Doğrusu

Tanınmış bir kişi uzmanı olmadığı bir ürünü önerir, kimliği belirsiz uzmanlar bir ürünü onaylar ve işletme kimsenin vermediği bir en iyi unvanını kendine verir.

Yaygın yanlışSosyal kanıt okura benzemeyen bir kalabalıkla kurulur.
Doğrusu

Okurun kendi durumu hakkında hiçbir şey söylemeyen bir sayı gösterilir, bir sorunun yaygınlığı vurgulanarak o sorun normalleştirilir ve yalnızca olumlu yorumlar seçilerek kanıtın güvenilirliği azaltılır.

Yaygın yanlışKıtlık gerekçesiz ya da sahte olarak kullanılır.
Doğrusu

Sınırlı stok ifadesi sebebi söylenmeden tekrarlanır, her ziyarette yeniden başlayan sayaçlar kullanılır ve okurun düşünmeden karar vermesi için baskı kurulur.

Yaygın yanlışKarşılıklılık bir tuzağa dönüştürülür ve ilkeler üst üste yığılır.
Doğrusu

Ücretsiz bir şablon bir satış görüşmesine, bir tadım bir satış baskısına bağlanır; aynı sayfada bütün ilkeler aynı anda kullanılır ve okur bir karar fırsatı yerine bir baskı hisseder.

Aklında kalsın

İkna ilkeleri insanların karar verirken güvendiği işaretlerdir ve işe yaramalarının sebebi, çoğu zaman gerçek bir bilgi taşımalarıdır. İşaret gerçek bir bilgiyi taşıdığında okura yardım eder; taşımadığında onu yanıltır.

Otorite yalnızca uzmanın gerçekten bildiği konuda geçerlidir; gerçek bir uzman kendi sınırlarını da söyler. Sosyal kanıt okura benzeyen bir kalabalıkla kurulur, olumsuz normu yaygınlaştırmaz ve yalnızca olumlu yorumlara yaslanmaz.

Kıtlık gerekçesiyle birlikte söylenir ve okur bu gerekçeyi doğrulayabilir. Sahte bir sayaç, fark edildiği anda sayfanın bütün güvenilirliğini yok eder.

Karşılıklılık koşulsuz bir jestle kurulur; jestin karşılığı şart koşulmaz. Aynı ilke farklı bir okurda farklı çalışır ve ilkeler birbirinin üzerine yığıldığında her biri ötekinin gücünü azaltır.

Sonraki derse köprü

Bu ders, okura ne söylendiğine ve söylenen işaretin gerçek olup olmadığına baktı. Ama okurun karar verememesinin sebebi bazen ikna eksikliği değil, önüne konan bilginin ve seçeneklerin çokluğu; okur ne kadar ikna olmuş olursa olsun, çok sayıda seçenek ve karmaşık bir metin karşısında kararı erteliyor.

Sıradaki ders bilişsel yükü ve karar kolaylığını ele alıyor. Metnin ve seçeneklerin düzeniyle okurun gereksiz zihinsel çabasını nasıl azaltacağımızı orada göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılışta telefonda yatak atölyesinin sayfası açılsın; sayfanın dört köşesinden aynı anda dört şey fırlasın: beyaz önlüklü bir figür, kayan bir kalabalık şeridi, kırmızı harflerle bir stok uyarısı ve geri sayan bir sayaç. Dördü ekranın ortasında bir düğüme dönüşsün ve okurun eli ekrandan geri çekilsin.

Otorite anlatılırken bir aşçı önlüğü bir parke zemininin üzerine düşsün, sonra yerini tozlu dizlikleriyle diz çökmüş bir ustaya bıraksın. Sosyal kanıt anlatılırken büyük, yüzsüz bir kalabalık silueti küçülsün ve içinden, karlı bir yamaçta çay demleyen tek bir kişi belirginleşsin.

Kıtlık anlatılırken bir kavanozun içindeki keçiboynuzları azalsın ve kavanozun yanında küçük bir takvim sayfası, hasadın üç haftasını göstersin. Çalpara vakasında bir sayaç sıfıra yaklaşsın, sonra bir sayfa yenilenmesiyle yeniden başa dönsün ve sayacın camı çatlasın.

Karşılıklılık anlatılırken bir tadım tabağı bir tezgâhın üzerinde dursun ve tabağa uzanan bir eli, arkadan gelen bir satış görevlisinin gölgesi kaplasın. Ardından tezgâh ikiye ayrılsın ve gölge çekilsin. Kapanışta ekrandaki sayfa sadeleşsin; kalan tek bilginin etrafındaki fazlalıklar birer birer silinsin ve okurun omuzları gevşesin.