İçeriğe geç

A07-K03-D03·Kanal Bazlı Metin Yazarlığı

Reklam Metni

sıfırdan ileri2.539 kelime16 işletme vakası≈ 17 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir reklam önce mecra bağlamına göre yazılır: okurun o anda ne yaptığı, reklama ne kadar süre ve ne türden bir dikkat vereceği. Arama okuru sorusunun cevabını arar, akış okuru önce durdurulur, yoldaki okur birkaç kelime görür, dinleyici hiçbir şeyi geri saramaz.

Dar alanda kime seslenildiği ve teklifin kendisi her şeyden önce gelir. Herkese uyan sıfatlar ve hiçbir şey söylemeyen fırsat ifadeleri, yerlerini somut bir okura ve somut bir teklife bırakır.

Yaratıcı fikir teklifin taşıyıcısıdır. Okur fikri hatırladığında teklifi de hatırlamalıdır; fikir yorulduğunda fikir değil uygulaması değiştirilir.

Tıklanan reklamın sözü, açılan sayfanın ilk ekranında aynı kelimeler ve aynı görselle karşılanır. Reklamın her kelimesi işletmenin gösterebileceği bir şey söyler ve bir sunucunun okuyacağı reklam, onun sesine bırakılan bir çerçeve olarak yazılır.

Açılış sahnesi

Gece yarısını geçmiş, bir kadın apartmanın merdiveninde oturuyor; anahtarı kapının iç tarafında kalmış, telefonunun şarjı azalıyor. Arama kutusuna çilingir yazıyor ve karşısına çıkan ilk reklamı okuyor: kaliteli hizmet, uygun fiyat, deneyimli ve güvenilir ekip. Altındaki reklam da hemen hemen aynı üç sıfatı sıralıyor, bir alttaki de.

Kadının o anda bilmek istediği iki şey var: bu saatte gelen biri var mı ve ne kadar sürede gelir? Üç reklamın hiçbiri bu iki soruya cevap vermiyor. Sonunda sayfanın aşağısında, adı daha az tanıdık bir servisin reklamında gece de açığız cümlesini görüyor ve o numarayı arıyor.

İlk reklamın sahibi aslında gece de hizmet veriyordu. Ama reklamına bunu yazmamıştı; kaliteli hizmetin, her saatte her okura yeteceğini düşünmüştü.

Bu derste ne olacak

Çilingirden karavancıya kadar bu dersteki işletmelerin hepsi uydurma; reklamlarındaki cümleleri de ders için ben kurdum.

E-postanın okura tanıdığı birkaç paragraflık alan, reklamda birkaç kelimeye, bir görsele ya da birkaç saniyelik bir sese iniyor. Önce reklamın okurun hangi anında ve hangi mecrada karşısına çıktığını, yani bağlamını ele alacağım. Sonra bu dar alana hedefi ve teklifi nasıl sığdıracağımıza geçeceğim. Ardından bir reklamı ötekilerden ayıran yaratıcı fikrin, teklife hizmet ettiğinde ve etmediğinde neler olduğuna bakacağım. Son olarak reklamın, tıklandıktan sonra açılan sayfayla tuttuğu uyumu ve aynı reklamın zamanla eskimesini konuşacağız.

Sıfır noktası

Akademinin ilk kursunda reklamı, bir mesajı seçilen bir kitleye ücret karşılığında ulaştırma yöntemi olarak tanımlamıştık. İçerik akademisinde ise reklamın izleyicinin dikkatini parayla kiraladığını ve karşılığında bir mesaj verdiğini görmüştük. Açılış sayfası metnini yazarken de okurun kaydırmadan gördüğü kapı ekranını konuşmuştuk.

Bu ders bir reklam kampanyasının nasıl yönetileceğini, bütçenin nasıl dağıtılacağını ya da hangi kitlenin seçileceğini anlatmıyor; bunlar ücretli medya akademisinin konusu. Burada tek bir soruya bakıyoruz: seçilmiş bir okurun önüne, seçilmiş bir anda çıkan birkaç kelime ne söylemeli? Reklam metni, dikkatin en pahalı ve en kısa olduğu yerde yazılıyor ve bu yüzden her kelimesi bir seçim.

Mekanizma — reklamı okurun anı belirler

Aynı reklam cümlesi bir arama sonucunda, bir sosyal akışta, bir otoyol panosunda ve bir radyo arasında başka başka okunuyor. Okur arama yaparken bir soruya cevap arıyor; akışta başka bir şeye bakarken önüne bir şey düşüyor; yolda birkaç saniyelik bir bakışla geçiyor; radyoda ise hiçbir şey görmüyor, yalnızca duyuyor.

Aynı işletme farklı mecralarda farklı okurlarla karşılaşıyor ve tek bir reklam metnini bütün mecralara taşımak, en az bir yerde metni yanlış okunur hale getiriyor.

Yol kenarındaki bir pano, en dar mecralardan biri; okur ona araç kullanırken ve yalnızca bir bakış boyunca bakıyor.

Radyoda ise okur hiçbir şeyi göremiyor ve bir şeyi kaçırdığında geri dönemiyor. Bir ses reklamı, dinleyicinin aklında kalacak tek bir şeyi tekrar ederek kuruluyor.

Mekanizma — dar alanda hedef ve teklif

Bir reklamın alanı dar olduğunda, o alanda kime seslenildiğini ve okura tam olarak ne sunulduğunu söylemek her şeyden önce geliyor. Kime seslendiğini söylemeyen bir reklam herkese seslenmeye çalışıyor ve kimse kendini onda görmüyor.

Teklif de dar alanda somut olmak zorunda. Özel fırsatlar ya da cazip kampanyalar gibi ifadeler bir teklif söylemiyor; okurdan, teklifin ne olduğunu öğrenmek için reklama tıklamasını istiyor, okur ise çoğu zaman tıklamıyor.

Mekanizma — teklifi taşıyan fikir

Bir reklamın ötekilerin arasından sıyrılması çoğu zaman bir fikirle oluyor: teklifi okurun gözünde canlandıran beklenmedik bir görüntü, bir karşılaştırma ya da bir soru. Ama fikir teklife bağlı olmadığında, okur fikri hatırlayıp teklifi unutuyor.

Akılda kalan bir reklam, her zaman işe yarayan bir reklam değil. Okurun aklında kalan şey işletmenin ne sattığı değilse, reklam başarılı gibi görünüp satmıyor.

Sosyal akışta okuru durduran şey çoğu zaman ilk görüntü; metin o görüntünün açtığı merakı karşılıyor.

Mekanizma — tıklamadan sonra

Bir reklam okura bir söz veriyor ve okur tıkladığında, açılan sayfanın o sözü hemen karşılamasını bekliyor. Reklamda okuduğu cümleyi sayfada bulamayan okur, yanlış yere geldiğini düşünüp bir önceki ekrana dönüyor.

Uyum yalnızca kelimelerle değil görselle de kuruluyor. Reklamda gördüğü ürünü sayfada bulamayan okur, o ürünü aramaya uğraşmıyor.

Usta katmanı — reklamın ömrü ve sınırları

Aynı okur aynı reklamı defalarca gördüğünde, reklam bir süre sonra görünmez hale geliyor. Bu yorgunluk, reklamın fikrinin kötü olmasından değil, okurun onu artık tanımasından kaynaklanıyor.

İşletmeden işletmeye reklamlarda okur bir uzman ve teklifin teknik değil pratik sonucunu arıyor.

Dar alan, reklamı kanıtlanamayan iddialara itebiliyor. Bir kelimeyle çok şey söylemek isteyen yazar, en güçlü sıfatı seçiyor ve bu sıfat çoğu zaman işletmenin gösteremeyeceği bir şey söylüyor.

Bazı reklamlar bir sunucunun ağzından okunuyor: bir podcast yayıncısı, bir radyo programcısı. Bu reklamlarda metin bir senaryo değil, sunucunun kendi sesine bırakılan bir çerçeve.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışReklam mecra bağlamını hesaba katmadan yazılır.
Doğrusu

Arama yapan okurun sorusu cevapsız kalır, arama reklamının cümlesi sorunu henüz yaşamayan akış okuruna taşınır, pano bir yazı yığınına dönüşür ve radyo dinleyicisinden bir kez okunan uzun bir numarayı hatırlaması beklenir.

Yaygın yanlışDar alanda kime seslenildiği ve teklifin ne olduğu söylenmez.
Doğrusu

Reklam kaliteli ve güvenilir gibi herkese uyan sıfatlarla dolar ya da özel fırsatlar gibi hiçbir şey söylemeyen ifadelerle okurdan teklifi öğrenmek için tıklamasını ister.

Yaygın yanlışYaratıcı fikir tekliften kopar.
Doğrusu

Reklam beğenilir ve paylaşılır, ama okur işletmenin ne sattığını hatırlamaz ya da fikir, teklifin hitap ettiği okurla hiç konuşmayan bir görüntüye yaslanır.

Yaygın yanlışReklam tıklandıktan sonrası ve zaman unutulur.
Doğrusu

Okur reklamın sözünü bulamadığı bir sayfaya gelir, aynı reklam yorgunluğa rağmen değiştirilmez, dar alan kanıtlanamayan bir iddiayla doldurulur ve sunucunun okuyacağı reklam onun sesine hiç uymayan bir senaryo olarak gönderilir.

Aklında kalsın

Bir reklam önce mecra bağlamına göre yazılır: okurun o anda ne yaptığı, reklama ne kadar süre ve ne türden bir dikkat vereceği. Arama okuru sorusunun cevabını arar, akış okuru önce durdurulur, yoldaki okur birkaç kelime görür, dinleyici hiçbir şeyi geri saramaz.

Dar alanda kime seslenildiği ve teklifin kendisi her şeyden önce gelir. Herkese uyan sıfatlar ve hiçbir şey söylemeyen fırsat ifadeleri, yerlerini somut bir okura ve somut bir teklife bırakır.

Yaratıcı fikir teklifin taşıyıcısıdır. Okur fikri hatırladığında teklifi de hatırlamalıdır; fikir yorulduğunda fikir değil uygulaması değiştirilir.

Tıklanan reklamın sözü, açılan sayfanın ilk ekranında aynı kelimeler ve aynı görselle karşılanır. Reklamın her kelimesi işletmenin gösterebileceği bir şey söyler ve bir sunucunun okuyacağı reklam, onun sesine bırakılan bir çerçeve olarak yazılır.

Sonraki derse köprü

Reklam okura parayla kiralanmış bir anda ulaşıyordu ve o anı nasıl kullanacağına tamamen işletme karar veriyordu. Sosyal medyada ise işletme bir platformun içinde, o platformun kendi dili ve kendi alışkanlıklarıyla konuşan kullanıcıların arasında yazıyor.

Sıradaki ders sosyal medya metnini ele alıyor. Her platformun davranışına uyarken işletmenin kendi marka sesini ve ana mesajını nasıl koruyacağını, yani platforma uymakla platformda kaybolmak arasındaki farkı orada göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılışta loş bir apartman merdiveninde oturan bir kadın ve elindeki telefonun ekranı belirsin. Ekranda alt alta üç reklam kutusu dursun ve her kutuda aynı üç sıfat, kaliteli, uygun, güvenilir, gri harflerle yanıp sönsün. Kadının gözü kutuların üzerinde gezinsin ve sayfanın aşağısında gece de açığız yazan tek bir kutuda dursun.

Mecra bağlamı anlatılırken ekran dörde bölünsün: bir arama kutusu, akan bir sosyal akış, hızla geçen bir otoyol panosu ve bir radyonun hoparlörü. Aynı reklam cümlesi dört bölmeye birden düşsün ve her bölmede farklı bir hızla silinsin; panoda neredeyse hemen, radyoda ise ses dalgasıyla birlikte.

Yaratıcı fikir anlatılırken bir teklif kutusu ekranın ortasında dursun ve Yunus vakasında kutunun içinden havuz kenarında suya yalnızca ayaklarını sokmuş bir yetişkin belirsin. Kuğu vakasında esprili bir görsel teklif kutusundan kopup havada uçsun, ardından ince bir iple kutuya yeniden bağlansın.

Mesaj uyumu anlatılırken bir reklamdan bir ok çıksın ve bir sayfanın ilk ekranına saplansın. Akçaağaç vakasında ok önce kalabalık bir sayfanın ortasında kaybolsun, sonra reklamdaki cümleyi aynen taşıyan tek başlıklı bir sayfaya düşsün. Kapanışta reklam kutusu küçülüp bir telefonun sosyal akışındaki gönderilerin arasına karışsın ve etrafındaki gönderiler kendi renkleriyle kıpırdamaya başlasın.