İçeriğe geç

A03-K04-D04·Portföy, Senaryo ve Kurumsal Pazarlama Stratejisi

Stratejik Seçeneklerin Değerlemesi

sıfırdan ileri2.662 kelime15 işletme vakası≈ 18 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Dört ölçüt dört ayrı türden ifade. Getiri ileriye ait bir tahmin, risk bir yayılım, kabiliyet bugüne ait bir döküm, geri dönüş süresi bir takvim. Dördü yan yana konur ve karşılaştırılır; toplanmaz, çünkü toplamak dördünü tek bir birime çevirmek demek ve o çevirme hiçbir yere yazılmıyor. Riskin yeri getirinin yanı değil altı: bu getiri hangi koşulda çıkmaz.

Kabiliyet bir ölçüt değil bir kapı. Puanlanmaz, geçilir ya da geçilmez ve sorusu üç parçalı; kim yapacak, neyle yapacak, ne zaman başlayacak. Kapı bugüne değil, seçeneğin ilk geri alınamaz taahhüdünün düşeceği tarihe kurulur; yoksa işletme yalnız bugün yapabildiği şeyleri düşünebilir hâle gelir.

Geri dönüş süresi bir kısıt ve eşiği dışarıdan geliyor: kalan nakit, biten bir sözleşme, bir sezon. Sınırın içindeki süreler arasında kısalık bir üstünlük değil. Kapının kendi yanılgısı da yazılır; bir ad görüp geçirmek yetmez, o adın bugün ne ürettiği sorulmazsa seçenek eklenmiş değil, bugünkü iş çıkarılmış olur.

Açılış sahnesi

Okullara sıra ve dolap üreten bir firmada dört stratejik seçenek aynı tabloya yazıldı ve tablo kazananı açıkça gösterdi.

Seçenekler şunlardı: yurt dışına ihracata başlamak, kendi bayi ağını kurmak, hastane ve ofis mobilyasına geçmek ve mevcut müşterilere bakım hizmeti satmak. Tabloda dört sütun vardı; getiri, risk, kabiliyet ve geri dönüş süresi. Her hücre dolduruldu, sütunlara ağırlık kondu, toplamlar alındı.

İhracat birinci çıktı ve aradaki fark rahatlatıcı biçimde açıktı. Kabiliyet sütununda düşük bir değer almıştı, ama getiri sütunundaki yüksekliği o düşüklüğü fazlasıyla kapatıyordu ve toplam tartışmaya yer bırakmıyordu.

Üç yıl sonra ihracat hiç başlamamıştı. Her yıl plana yazılıyor, her yıl başka bir işin arasında kalıyordu; kimse vazgeçmiş de değildi, çünkü kâğıt üzerinde hâlâ en iyi seçenekti.

Bu arada dördüncü sırada kalan bakım hizmeti sessizce yürüyordu. Kimse onu seçmemişti; servis ekibi zaten sahadaydı ve müşteriler zaten arıyordu.

Genel müdür sonunda şunu fark etti: kabiliyet sütununda yazan şey bir eksiklik değil bir engeldi. Bir sayıya çevrilip ötekilerle toplandığı anda engel olmaktan çıkmış, birkaç puanlık bir dezavantaja dönüşmüştü.

Bu derste ne olacak

Bu dersteki her işletme uydurma ve metinde hiçbir puan, ağırlık, oran ya da süre sayısı yok. Bunun sebebi biçimsel değil: ders tam olarak, farklı türden şeylerin tek bir sayıya çevrilmesiyle neyin kaybolduğunu anlatıyor ve o kaybı rakamla göstermek kendi kendini bozardı.

Ders sırayla üç işe girişiyor. Birincisi dört ölçütün ne tür ifadeler olduğunu ayırmak. Getiri, risk, kabiliyet ve geri dönüş süresi aynı türden cümleler değil ve bu, aralarındaki en önemli fark.

İkincisi kabiliyetin öbür üçünden neden farklı davrandığını görmek. Burada tek bir ölçüt kuracağız ve ölçüt bir sütun değil bir kapı olacak; kapının neyi elediğini bir vakayla göstereceğiz.

Üçüncüsü geri dönüş süresini yerine oturtmak. Kısa sürenin iyi, uzun sürenin kötü olduğu yaygın bir kabul ve yanlış; süre bir değer değil bir kısıt ve eşiği işletmenin dışından geliyor. Kapanışta kapının kendi yanılgısını da açacağız.

Sıfır noktası

Masada artık birden fazla yol var ve hepsi savunulabilir. Kursun ilk dersindeki geri alma bedeli bu yolların hangi katta tartışılacağını söylemişti, ikinci dersteki devir cümlesi bir payın nereden çıkacağını sormuştu, geçen dersin ters çeviren senaryosu da hangi kararın hangi dünyada öbür yüzüne döneceğini göstermişti. Üçü de bir seçeneğin hangi masada ve hangi anda konuşulacağını düzenliyordu.

Bugünün sorusu bunların hiçbiri değil. İki yol yan yana durduğunda hangisi daha iyi ve bu soruya cevap verirken neye bakıyoruz.

Geçen dersin kapanışı bir soruyla bitmişti ve soru iki uç arasında salınıyordu: bir yolun değerini vaat ettiği sonuç mu belirler, yoksa o yolu yürüyebilecek durumda olmak mı. Cevap uçlardan biri değil. Yürüyebilecek durumda olmak bir değer ölçüsü değildir; değerin var olabilmesinin şartıdır ve bu yüzden öbür ölçütlerle aynı satırda duramaz.

Ayrım şurada duruyor: bir niteliğin tartılacak bir tercih mi yoksa geçilecek bir eşik mi olduğuna niteliğin kendisi karar vermiyor, işletmenin ne iş yaptığı karar veriyor.

Mekanizma — dört ölçüt, dört ayrı tür

Dört ölçüt dört ayrı türden. Getiri ileriye ait bir tahmin, yani tek bir nokta. Risk bir yayılım, yani kaç ayrı sonucun mümkün olduğu ve aralarındaki mesafe. Kabiliyet bugüne ait bir döküm, yani elde ne var. Geri dönüş süresi ise bir takvim, yani ne zaman.

Bir önceki derste sütunların iki satırda farklı şeyler ölçmesini konuşmuştuk; oradaki sorun aynı sütunun içindeydi. Buradaki sorun başka: sütunların kendisi birbirinden farklı türden ve fark toplama anında sessizce kayboluyor.

Dört ölçütü toplamamak bir karar vermemek demek değil. Karşılaştırma yine yapılıyor, yalnız her ölçüt kendi diliyle konuşuyor ve tercih o dillerin arasından seçilerek yazılıyor.

Mekanizma — kabiliyet bir ölçüt değil bir kapı

Kabiliyetin öbür üçünden ayrı davranmasının tek bir sebebi var. Kabiliyet eksikse öbür üçü anlamını kaybediyor; yapılamayacak bir seçeneğin getirisi de riski de geri dönüş süresi de hayalî oluyor ve hayalî bir sayı, gerçek bir sayıyla aynı tabloda toplandığında ikisi ayırt edilemez hâle geliyor.

Bu yüzden kabiliyet puanlanmaz, geçilir ya da geçilmez. Bu akademide puanlanmayan sınırların adı daha önce kondu ve kabiliyet de onlardan biridir; sorusu tek bir cümle.

Bu örnek kapının ne elediğini gösteriyor. Elenen seçenek kötü değildi; ölçülebilir hiçbir yanı zayıf değildi ve işte bu sebeple, kapı olmasaydı listenin başına oturup orada yıllarca kalabilirdi.

Kapı bugüne kilitlenirse elde olmayan her şeyi keser ve işletme yalnız bugün yapabildiği şeyleri düşünebilir hâle gelir. Doğru soru şu: bu kabiliyet, ilk geri alınamaz taahhüt düşmeden önce yerinde olabilir mi.

Mekanizma — geri dönüş süresi bir değer değil bir kısıt

Son ölçüt en çok yanlış okunanı. Geri dönüş süresi tablolarda genelde küçüldükçe iyi bir sayı gibi yazılır ve bu, ölçütün türünü yanlış anlamaktan geliyor; süre bir değer değil, bir kısıt.

Buradan iki şey çıkıyor. Birincisi, aynı geri dönüş süresi bir işletmede rahat, öbüründe ölümcül olabilir ve bu bir görüş farkı değil. İkincisi, sınırın içinde kalan iki seçenek arasında daha kısa olanı tercih etmek için bir sebep yok; kısa olmak bir üstünlük değil, sınırı aşmamak bir şart.

Usta katmanı — kapının yanıldığı yer

Kabiliyet kapısı iyi çalışıyor ama bir yerde yanlış cevap veriyor ve orası, kapının en kolay geçildiği yer.

Taşıyıcı kabiliyet her zaman bir engel değil. Bir işletme bugünkü işi bilerek küçültüp kaynağı yeni seçeneğe taşıyabilir ve bu meşru bir karardır; kusur, bunu yaptığını bilmeden yapmaktır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışDört ölçüt tek bir puanda toplanır.
Doğrusu

Toplama, ileriye ait bir tahmini, bir yayılımı, bugüne ait bir dökümü ve bir takvimi aynı birime çevirmeyi gerektirir; çevirmenin nasıl yapıldığı hiçbir yere yazılmaz ve çıkan sayıyı ölçütlerin hiçbiri savunmaz.

Yaygın yanlışRisk, getiriden düşülecek bir sayı sanılır.
Doğrusu

Bir yayılım bir noktadan çıkarılmaz; dar bir bant ile bir uçurumun iki kenarı aynı tek sayıya inebilir ve bu ikisini ayıran tek şey, riskin getirinin altına cümleyle yazılmasıdır.

Yaygın yanlışKabiliyet bir sütun olarak puanlanır ve düşük değeri yüksek getiriyle dengelenir.
Doğrusu

Yapılamayacak bir seçeneğin getirisi de riski de hayalîdir; hayalî bir sayı gerçek bir sayıyla toplandığında ikisi birbirinden ayırt edilemez ve seçenek listenin başında yıllarca kalabilir.

Yaygın yanlışGeri dönüş süresi kısaldıkça iyi sayılır.
Doğrusu

Süre bir değer değil bir kısıttır ve sınır işletmenin dışından gelir; sınırın içindeki iki süre eşit derecede kabul edilebilirken, kısalığı bir üstünlük sayan bir tablo daha fazla getiren seçeneği sebepsiz eler.

Yaygın yanlışKapıdan geçen bir seçeneğin yürütücüsüne bugün ne yaptığı sorulmaz.
Doğrusu

Ad yazılıdır ve kaynak elde sanılır; oysa o ad bugünkü işi taşıyorsa yeni seçenek eklenmiyor, bugünkü iş çıkarılıyordur ve bu çıkarma hiçbir yerde kayda geçmez.

Aklında kalsın

Dört ölçüt dört ayrı türden ifade. Getiri ileriye ait bir tahmin, risk bir yayılım, kabiliyet bugüne ait bir döküm, geri dönüş süresi bir takvim. Dördü yan yana konur ve karşılaştırılır; toplanmaz, çünkü toplamak dördünü tek bir birime çevirmek demek ve o çevirme hiçbir yere yazılmıyor. Riskin yeri getirinin yanı değil altı: bu getiri hangi koşulda çıkmaz.

Kabiliyet bir ölçüt değil bir kapı. Puanlanmaz, geçilir ya da geçilmez ve sorusu üç parçalı; kim yapacak, neyle yapacak, ne zaman başlayacak. Kapı bugüne değil, seçeneğin ilk geri alınamaz taahhüdünün düşeceği tarihe kurulur; yoksa işletme yalnız bugün yapabildiği şeyleri düşünebilir hâle gelir.

Geri dönüş süresi bir kısıt ve eşiği dışarıdan geliyor: kalan nakit, biten bir sözleşme, bir sezon. Sınırın içindeki süreler arasında kısalık bir üstünlük değil. Kapının kendi yanılgısı da yazılır; bir ad görüp geçirmek yetmez, o adın bugün ne ürettiği sorulmazsa seçenek eklenmiş değil, bugünkü iş çıkarılmış olur.

Sonraki derse köprü

Bugün elimizde kalan şey kısa bir liste: kapıdan geçmiş, bekleme sınırının içinde duran ve her biri dört satırla okunmuş birkaç seçenek. Her birinin yanında bir ad, bir araç ve bir başlangıç tarihi var.

Ama bir kişinin adının bir satırda yazması, o kişinin o işi yapacağı anlamına gelmiyor. Adın yanında bir de o kişinin neye göre değerlendirildiği duruyor ve o değerlendirme hâlâ eski işi gösteriyorsa, satırdaki ad kâğıt üstünde kalıyor.

Sıradaki ders seçilmiş önceliği ekibe, bütçeye ve yönetim ritmine bağlıyor; bunların arasında en çok atlananı teşvik. Orada sorulacak soru şu: bir kişi yeni işi yürütmekle görevlendirilip eski işin sonucuyla ödüllendirildiğinde hangisini yapar ve bu çelişkiyi kim fark eder.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel dil tek bir fırın üzerine kurulsun. Ekranın ortasında kapaklı bir fırın dursun; içinde tek bir raf olsun ve önünde dört ayrı tepsi beklesin. Fırının ağzı dar olsun ve darlığı ders boyunca hiç değişmesin.

Açılışta dört tepsinin üstünde birbirine hiç benzemeyen dörder işaret görünsün; birinde bir ısı, birinde bir süre, birinde bir nem, birinde de bir dinlenme işareti olsun. Bir el bu dört işareti toplamaya çalışsın ve tek bir düğmeye tek bir ayar yazsın; fırın çalışsın, dört tepsi de aynı ayarla pişsin ve dördü de bozuk çıksın.

Risk anlatılırken iki tepsi yan yana konsun. Birincisi her seferinde birbirine yakın sonuçlar versin; ikincisi ya çok iyi ya tamamen yanmış çıksın ve arada hiçbir şey olmasın. İkisinin ortalaması alındığında iki tepsi aynı yere düşsün ve kamera bunu gösterdikten sonra tepsilerin kendilerine geri dönsün.

Kabiliyet kapısı anlatılırken bir tepsi fırının ağzından geçmeye çalışsın ve geçemesin. Üstündeki hamur kusursuz görünsün, işaretleri en iyi değerleri taşısın, hiçbiri işe yaramasın; el tepsiyi birkaç kez çevirip denesin, sonra kenara koysun. Kenara konan tepsi çöpe gitmesin, ayrı bir masada dursun.

Kapının tarihe kurulması anlatılırken fırının ağzı bir an için genişlesin ve genişlemenin yanında küçük bir takvim yaprağı görünsün; ağız bugün değil, o yaprağın gösterdiği gün geniş olsun. Tepsi o gün geçsin ve rafa yerleşsin.

Bekleme sınırı anlatılırken dükkânın kepengi görünsün ve kepengin açılacağı saat dışarıdan, sokaktan gelen bir işaretle belirlensin; fırının kendi saati bu işareti değiştiremesin. Kepenge kadar olan süreye sığan tepsiler rafta kalsın, sığmayanlar geri alınsın ve sığanlar arasında hiçbiri ötekinden öne çıkmasın.

Taşıyıcı kabiliyet anlatılırken rafın boş olmadığı görülsün. Rafta hâlâ her gün satılan ekmek dursun ve yeni tepsiyi içeri koymak için el o ekmeği çıkarsın. Kamera içeri giren tepsiyi değil, dışarı çıkan ekmeği izlesin ve ekmek tezgâhın üstünde soğuyarak kalsın.

Kapanışta fırın çalışsın, rafta tek bir tepsi olsun ve kenardaki masada bekleyen tepsiler görünür biçimde dursun. Fırın büyümesin, ağız genişlemesin; yalnız hangi tepsinin içeride olduğu net biçimde okunsun.