İçeriğe geç

A03-K04-D03·Portföy, Senaryo ve Kurumsal Pazarlama Stratejisi

Senaryo Planlama

sıfırdan ileri2.576 kelime15 işletme vakası≈ 17 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İki gelecek, ancak başka bir şeyin başka türlü olmasıyla ayrılır. Aynı büyüklüğün az ya da çok olması bir ayrım değil bir ayardır ve üç ayarlı bir metin takımı, üç gelecek değil tek bir geleceğin üç okunuşudur. Ayrımın yeri bir sayı değil bir düzenek: kim alıyor, işin hangi parçasını kim yapıyor, ürün ne işe yarıyor.

Bilinmeyen her şey senaryo istemez. Ölçerek, sorarak ya da kısa bir süre bekleyerek kapanan bir bilinmez bir görevdir ve senaryo listesine girmemelidir; oraya girdiğinde hem liste şişer hem de yapılması gereken araştırma yapılmamış olur.

Bir kümenin işe yarayıp yaramadığı, hangi geleceğin çıktığına bakılarak ölçülmez. Ölçüt şu: küme masadaki kararlardan en az birini ters çeviriyor mu. Hiçbiri kımıldamıyorsa iki ihtimal vardır ve ayırmanın yolu, bir kararı ters çevirecek dünyayı anlatmayı denemektir. Ölçütün kendi kör noktası da yazılır: bütün senaryolarda aynı kalan kabuller bir sayfada adlarıyla durmalı, çünkü küme kendi içinde ayrışırken o kabullerin hepsi tek seferde kırılabilir.

Açılış sahnesi

Hastanelere tek kullanımlık örtü ve önlük üreten bir firma, gelecek yıl için üç ayrı gelecek yazdı ve üçünü de aynı gün masaya koydu.

Birincisinde talep beklenenden hızlı büyüyordu, ikincisinde bugünkü seyrini koruyordu, üçüncüsünde ise gerileme vardı. Üç metin de özenle yazılmıştı ve her birinin altında bir sayfa gerekçe duruyordu.

Üçünde de aynı karar çıktı: ikinci dikim hattı kurulacaktı. Toplantıdan çıkarken herkes rahatlamıştı, çünkü hangi gelecek gelirse gelsin yapılacak şey belliydi ve karar sağlam görünüyordu.

Ertesi yıl olan şey üç metnin hiçbirinde yoktu ve kötümser olanın daha da kötüsü değildi. Hastaneler tek tek satın almayı bıraktı; alımlar tek bir ortak ihaleye taşındı ve firmanın karşısında onlarca alıcı yerine tek bir alıcı belirdi.

Üç senaryo da kaç örtü satılacağını tartışmıştı. Hiçbiri kimin satın aldığını tartışmamıştı ve değişen şey tam olarak oydu.

Üretim müdürü daha sonra şunu söyledi: üç gelecek yazdık ama aslında tek bir geleceğin üç ayarını yazmışız.

Bu derste ne olacak

Aşağıdaki işletmeler de, başlarına gelenler de bu ders için yazıldı; hiçbirinin karşılığı yok. Metinde olasılık, oran ya da aralık göremeyeceksin, çünkü bu dersin konusu geleceğe sayı koymak değil, geleceklerin birbirinden nerede ayrıldığı.

Ders üç soruyu açıyor. Birincisi iki geleceğin ne zaman gerçekten iki olduğu. Açılış sahnesindeki firmanın elinde üç metin vardı ve tek bir gelecek; aradaki farkı görebilmek için belirsizliğin büyüklüğü ile kaynağını ayırmak gerekiyor.

İkincisi hangi belirsizliğin senaryo konusu olduğu. Bilinmeyen her şey senaryo istemiyor; bir kısmı ölçülerek, sorularak ya da kısa bir süre beklenerek kapanıyor ve bunlara senaryo kurmak, yapılması gereken işten kaçmanın pahalı bir yolu.

Üçüncüsü kümenin işe yarayıp yaramadığını nasıl anlayacağımız. Burada tek bir soru yetecek ve o soru, başka her sınamadan geçmiş bir kümeyi bile eleyebiliyor. Kapanışta sorunun kendi kör noktasını da açacağız.

Sıfır noktası

Geçen ders bir dağıtım belgesiyle bitti. Belgede işler, payları ve payların hangi işten alındığı yazılıydı; yazılmayan tek şey, o dağıtımın hangi dünyaya göre kurulduğuydu. Bugün o eksik satırı yazmaya çalışıyoruz ve kalkışır kalkışmaz işin sandığımız yerde olmadığını göreceğiz.

Bu akademide senaryo kelimesinin tanımı daha önce kondu; talep tahmini anlatılırken senaryonun bir kehanet değil bir sınama aracı olduğu söylenmiş, yanına olasılık sayısı yazmak da orada yasaklanmıştı. Bugün o yasağı tekrarlamıyoruz. Üstüne, kümenin kendisini sınayan bir soru koyuyoruz: bu senaryolar birbirinden gerçekten ayrılıyor mu ve ayrıldıklarında herhangi bir şey değişiyor mu.

İki örnek arasındaki fark bu dersin bütün konusu. Birinde aynı hikâyenin üç ayarı var, öbüründe birbirinden ayrı üç hikâye.

Mekanizma — iki gelecek nerede ayrılır

Sınama kısa: elindeki iki metnin arasında başka türlü olan şeyi ara. Cevap daha çok ya da daha az biçiminde geliyorsa tek bir gelecek yazmışsın demektir.

Bir kaynak bulunduğunda ikinci iş onu sonuna kadar götürmek. Bir dünyada tek bir şey değişmiyor; alıcı değiştiğinde fiyatlama, teslim, stok ve satış ekibinin haftası da değişiyor ve senaryo ancak bunlar yazıldığında bir dünya hâline geliyor.

Mekanizma — senaryoya girmeyen belirsizlik

Bilinmeyen her şey senaryo istemez. Bilinmeyenlerin bir bölümü, bugün yapılacak bir işle bugün kapanır.

Ayrımın pratik hâli tek soru: bunu önümüzdeki birkaç hafta içinde öğrenebilir miyim. Öğrenebiliyorsam senaryo değil, bir görev. Öğrenemiyorsam ve kararı da gerçekten oynatıyorsa senaryo kaynağı olmayı hak ediyor.

Bu ayrım listeyi kısaltır ve kısalması iyidir. Çok senaryolu bir küme genelde araştırılmamış bir listenin işareti; senaryo sayısı arttıkça hiçbirinin sonuna kadar götürülmediği de kesinleşir.

Mekanizma — kümeyi neyin sınadığı

Şimdi asıl soruya geliyoruz: bu küme işe yarıyor mu. Cevap hangi geleceğin çıktığına bakarak verilemez, çünkü o zaman iş çoktan bitmiş olur.

Buradan bir sıra kuralı çıkıyor ve çoğu ekip bu sırayı ters uyguluyor. Önce masadaki kararlar yazılır: hangi hattı büyüteceğiz, hangi kişiyi alacağız, hangi sözleşmeyi uzatacağız. Senaryolar bundan sonra kurulur ve her senaryo en az bir kararın yanına iliştirilir.

Bu örnek ölçütün ne elediğini gösteriyor. Dağınıklık, olasılık ya da tutarsızlık sınamalarının hepsinden geçmiş bir küme, tek bir soruda düşüyor: hangi kararı ters çeviriyor.

Bir de dikkatli olunması gereken yer var. Hiçbir kararın kımıldamaması iki ayrı şeyin işareti olabilir ve ikisi birbirinin tam zıddı.

Birincisi kararın gerçekten dayanıklı olması; ne olursa olsun aynı şey yapılır ve bu iyi haberdir. İkincisi kümenin ayırt etmemesi; kararlar kımıldamaz çünkü senaryolar onların bağlı olduğu hiçbir şeye dokunmamıştır.

İkisini ayırmanın yolu şu: elindeki kararlardan birini al ve onu ters çevirecek bir dünya anlatmaya çalış. Anlatabiliyorsan ve o dünya kümende yoksa küme eksiktir. Anlatamıyorsan karar gerçekten dayanıklıdır.

Usta katmanı — ölçütün yanıldığı yer

Ölçüt kullanışlı ama bir kör noktası var ve kör nokta, en özenli kurulmuş kümelerde açılıyor.

Yanılma buradan geliyor. Ölçüt kümenin bir şeyi ayırıp ayırmadığını sınıyor, kümenin neyi hiç ayırmadığını sınamıyor.

Ortak dayanak listesi her maddesi yanlış olduğu için değil, yazılmadığı için tehlikeli. Bazı kabuller bu ufukta gerçekten değişmez ve onları listede görmek yeterlidir; sınanan şey kabulün oynaması değil, adının konmuş olması.

Son bir adım kalıyor. Bir senaryo bir kararı ters çeviriyorsa, o kararın ne zaman ve kim tarafından alınacağı bugünden yazılmazsa senaryo bir hikâye olarak kalıyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışÖnce senaryolar kurulur, sonra bunların hangi kararla ilgili olduğu aranır.
Doğrusu

Sıra terstir; kümenin kararlara göre değil kendi güzelliğine göre kurulması, sonunda hiçbir kararın yanına oturmayan bir metin yığını bırakır.

Yaygın yanlışÖlçülerek kapanabilecek bir bilinmez için senaryo yazılır.
Doğrusu

Senaryo araştırmanın yerine geçmez; birkaç hafta içinde öğrenilebilecek bir şeye iki dünya kurmak, bilinebilecek olanı bilmemeyi kalıcı hâle getirir ve listeyi gereksiz yere kalabalıklaştırır.

Yaygın yanlışHiçbir kararı ters çevirmeyen bir küme dayanıklılık kanıtı sayılır.
Doğrusu

Kararların kımıldamaması iki zıt şeyin işareti olabilir ve hangisi olduğu ancak bir kararı ters çevirecek dünya anlatılmaya çalışılınca anlaşılır.

Yaygın yanlışBütün senaryolarda aynı kalan kabuller hiçbir yere yazılmaz.
Doğrusu

Küme kendi dünyasının içinde ayrışır ve o dünyanın kendisi hiç adlandırılmadığı için, kırıldığında kümenin tamamı tek seferde geçersiz olur.

Yaygın yanlışBir senaryo bir kararı ters çevirdiğinde karar o gün alınacakmış gibi bırakılır.
Doğrusu

Hangi işaret görülünce kararın masaya geleceği ve kimin getireceği yazılmazsa uyarı bir hikâye olarak kalır ve işaret göründüğünde tartışma sıfırdan başlar.

Aklında kalsın

İki gelecek, ancak başka bir şeyin başka türlü olmasıyla ayrılır. Aynı büyüklüğün az ya da çok olması bir ayrım değil bir ayardır ve üç ayarlı bir metin takımı, üç gelecek değil tek bir geleceğin üç okunuşudur. Ayrımın yeri bir sayı değil bir düzenek: kim alıyor, işin hangi parçasını kim yapıyor, ürün ne işe yarıyor.

Bilinmeyen her şey senaryo istemez. Ölçerek, sorarak ya da kısa bir süre bekleyerek kapanan bir bilinmez bir görevdir ve senaryo listesine girmemelidir; oraya girdiğinde hem liste şişer hem de yapılması gereken araştırma yapılmamış olur.

Bir kümenin işe yarayıp yaramadığı, hangi geleceğin çıktığına bakılarak ölçülmez. Ölçüt şu: küme masadaki kararlardan en az birini ters çeviriyor mu. Hiçbiri kımıldamıyorsa iki ihtimal vardır ve ayırmanın yolu, bir kararı ters çevirecek dünyayı anlatmayı denemektir. Ölçütün kendi kör noktası da yazılır: bütün senaryolarda aynı kalan kabuller bir sayfada adlarıyla durmalı, çünkü küme kendi içinde ayrışırken o kabullerin hepsi tek seferde kırılabilir.

Sonraki derse köprü

Bugün kümenin işini gördük: hangi kararların hangi dünyada ters döneceğini önceden söylemek. Elde artık bir uyarı düzeneği var ve her uyarının yanında bir işaret, bir tarih ve bir isim duruyor.

Ama bir kararı ters çevirmek gerektiğini bilmek, onu ters çevirebilmekle aynı şey değil. İşaret geldiğinde öbür yolu yürüyecek ekip, tezgâh ve ilişki elde var mı; yoksa uyarı bir uyarı olmaktan çıkıp bir pişmanlığa dönüşüyor.

Sıradaki ders seçenekleri yan yana koyuyor ve her birine dört ayrı yerden bakıyor. Bunlardan biri kabiliyet ve bugünkü çalışmanın sessizce varsaydığı şey tam olarak o; bir senaryonun açtığı yol, ancak yürünebildiği ölçüde bir yol. Sorduğu soru da buradan başlıyor: bir seçeneğin değeri, getireceği şeyle mi ölçülür, yoksa onu gerçekten yapabilme gücümüzle mi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel dil tek bir yelkenli üzerine kurulsun. Ekranın ortasında küçük bir tekne dursun, üstünde tek bir yelken ve direğin tepesinde küçük bir rüzgâr fırıldağı bulunsun. Kıyı görünmesin; yalnız tekne, yelken, fırıldak ve su yüzeyi olsun.

Açılışta rüzgâr tek bir yönden essin ve yelken o yöne göre ayarlansın. Rüzgâr önce hafiflesin, sonra kuvvetlensin, sonra yine hafiflesin; her seferinde yelkenin açısı hiç değişmesin ve tekne aynı yöne gitmeye devam etsin. Kamera bu üç değişikliği ayrı ayrı göstersin ve üçünde de yelkene hiç dokunulmadığı belli olsun.

Ardından fırıldak dönsün ve rüzgâr bambaşka bir taraftan gelsin. Bu kez yelken zorlanıp çırpınsın ve el uzanıp halatı kesin biçimde başka bir açıya çeksin; tekne görünür biçimde başka bir yöne dönsün. İki sahne arasındaki fark, yelkene dokunulup dokunulmaması olsun.

Kapatılabilir belirsizlik bölümünde güvertede küçük bir basınç saati belirsin. El saate uzanıp camını silsin ve ibre okunur hâle gelsin; okunduğu anda o konuyla ilgili bir soru işareti sahneden silinsin. Saatin gösteremediği bir soru işareti ise havada kalsın ve fırıldağa doğru sürüklensin.

Kümeyi sınama bölümünde teknenin yanında birkaç fırıldak birden belirsin, hepsi aynı anda dönsün ve hepsi aynı yönü göstersin; yelkene yine hiç dokunulmasın. Sonra fırıldaklardan biri ötekilerden ayrı bir yöne dönsün ve o anda el halata uzansın. Halatın gerilmesi, kümenin ilk kez bir işe yaradığı an olsun.

Ölçütün yanıldığı yer anlatılırken kamera su yüzeyinin altına insin. Bütün fırıldaklar yukarıda dönüp dururken teknenin omurgasında ince bir çatlak görünsün; hiçbir rüzgâr yönü o çatlağa dokunmasın ve yukarıdaki hareketlilik alttaki çatlağı hiç kımıldatmasın. Sonra güvertede küçük bir liste belirsin; başlığında hangi rüzgârda olursa olsun aynı kalanlar yazsın ve omurga o listeye eklensin.

Kapanışta fırıldak tek bir yönü göstersin, yelken o yöne göre ayarlanmış olsun ve halatın ucu bir kişinin elinde, bırakılmamış biçimde dursun. Tekne büyümesin, su sakinleşmesin; yalnız elin halatı tutuyor olması ekranda kalsın.