Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir yıllık pazarlama planı bir strateji briefi değildir. Brief bir kez imzalanınca kapanan bir anlaşmaydı, plan ise yıl boyunca tekrar tekrar açılması gereken bir işletim düzenidir ve açılmadığı her ay onu biraz daha kâğıda çevirir.
Plan altı soruyu taşır: dönem sonunda hangi sayının hareket edeceğini, bu sayıya hangi işlerle ulaşılacağını, kimin yürüteceğini, hangi takvimde çalışılacağını, ne kadar kaynak ayrıldığını ve dönem içinde hangi sayıya bakılacağını. Sahibi yazılmayan bir satır artık bir plan maddesi değil bir dilektir ve takvim, gerçek kapasitenin üstüne kurulduğunda yılın ilk çeyreğinde tıkanır.
Planı yaşatan şey yönetim ritmidir. Haftalık görüşme ilerlemeyi, aylık görüşme göstergeyi, çeyreklik görüşme yönü sorar ve üçü karıştırıldığında hiçbiri kendi sorusuna cevap veremez. Bir sapma görüldüğünde hedefin mi girişimin mi değişmesi gerektiğine karar vermek gerekir, çünkü ikisini karıştırmak yanlış tarafı değiştirir.
Açılış sahnesi
Bir yazılım destek şirketinin genel müdürü ocak ayında kalın bir belge imzaladı ve belgeyi ortak klasöre yükledi.
Belge özenle hazırlanmıştı. İçinde hedefler vardı, hangi işe girişileceği vardı, kimin ne kadar bütçe kullanacağı vardı. Herkes bir kopyasını aldı, birkaç kişi ilk sayfayı yazdırıp masasına astı.
Mart ayında satış ekibi kendi tempolarına göre çalışıyordu. Üretim ekibi kendi öncelik listesini kendi başına güncellemişti. Pazarlama ekibi ise iki ay önce belgede yazan bir rakamı hâlâ hedef sanıyordu, oysa o rakam şubatta sessizce terk edilmişti.
Belge yanlış yazılmamıştı. Sorun, kimsenin belgeyi bir daha açmamasıydı; klasördeki dosya bir kez okunup bir kez unutulan bir metin olarak kaldı.
Genel müdür yıl sonunda şunu fark etti: elinde bir planı vardı, ama planın yaşayan bir tarafı yoktu. Bir belge yazmakla bir belgeyi yürütmek aynı şey değildi ve aradaki fark tam da bu dersin konusuydu.
Bu derste ne olacak
Bu derste geçen işletmelerin hepsi, tıpkı örnek aldıkları planlar gibi, kâğıt üzerinde var olsun diye tasarlandı.
Önceki derste bir girişim listesini sıraya koymuştuk ve her maddeye bir etki, bir kanıt, bir emek yazmıştık. Bugün o sıralamayı taşıyan yüzeye bakıyoruz: bir yıllık pazarlama planının kaç ayrı parçadan oluştuğunu, bu parçaların birbirine nasıl bağlandığını ve bir parça boş kaldığında geri kalanın neden çöktüğünü göreceğiz.
Önce bir yıllık planın bir strateji briefinden nasıl ayrıldığına bakacağız; biri bir anlaşmaydı, öbürü bir işletim düzeni. Sonra planın taşıdığı altı ayrı kalemi tek tek açacağız ve her birinin hangi soruyu kapattığını göreceğiz; bir satırın sahibi yazılmadığında o satıra ne olduğunu özellikle konuşacağız.
Ardından bir takvimin gerçekçi sayılıp sayılmadığını nasıl anlayacağımızı ve çoğu planın neden tam da yılın ilk çeyreğinde tıkandığını göreceğiz. Son bölümde planın hangi sıklıkla hangi soruyla açılacağını, üç ayrı toplantının birbirine karışınca neyin bozulduğunu ve bir yılın sonunda neyin gerçekten kaydedilmesi gerektiğini konuşacağız.
Sıfır noktası
Elimizde artık sıralanmış, sahibi belirlenmemiş bir girişim listesi var. Her maddenin bir etkisi, bir kanıtı ve bir emek tahmini yazılı; ama bu liste kendi başına hiçbir yerde durmuyor, hâlâ havada asılı.
Bir strateji briefi ile bir yıllık plan burada ayrılır. Brief, alınmış tek bir kararı taşıyan ve bir kez imzalanınca görevini tamamlayan bir anlaşma belgesiydi; kitle, değer ve kanıt satırları bir kez doğru yazıldıktan sonra brief kapanırdı. Yıllık plan ise tam tersine, yıl boyunca sürekli açılıp kapanan bir işletim düzenidir; imzalandığı gün değil, on iki ay boyunca her ay yeniden okunduğu için işe yarar.
İki örnek aynı ayrımı gösteriyor. Bir anlaşma bir kez doğru yazılınca biter, bir işletim düzeni ise sürekli çalıştırılmadığı sürece hiçbir işe yaramaz.
Mekanizma — altı kalem ve boş kalan sütun
Bir yıllık pazarlama planı tek bir cümleyle özetlenemeyecek kadar çok parça taşır, ama bu parçalar aslında altı sorudan ibarettir.
Dönem sonunda hangi sayının hareket etmiş olacağını hedef söyler. Bu hedefe hangi işlerle ulaşılacağını girişim söyler; geçen derste sıraya koyduğumuz liste tam olarak buraya yerleşir. Kimin bu işi yürüteceğini sahip söyler. İşin hangi hafta başlayıp hangi hafta biteceğini takvim söyler. Ne kadar kaynağın ayrıldığını bütçe söyler. Ve dönem içinde hangi sayıya bakılacağını ölçüm söyler.
Altı soru birbirinden bağımsız değildir; biri boş kaldığında geri kalan beşi de anlamını kaybeder. Bunlardan en sık atlananı sahip sütunudur, çünkü diğer beşi bir toplantıda kolayca doldurulur ama kimin yürüteceği sorusu genelde havada bırakılır.
Sahip sütunu boş kalan bir satır, artık bir plan maddesi değil bir dilektir. En doğru hedefle, en doğru bütçeyle yazılmış olsa bile sahibi olmayan bir satır kimseyi bağlamaz.
Takvimin gerçekçiliği de aynı mantıkla sınanır. Bir işin ne zaman biteceğini yazmak kolaydır; o tarihi yazan kişinin aynı dönemde kaç başka işe bakacağını hesaba katmak zordur ve çoğu plan tam burada tökezler.
Planların büyük bölümü tam olarak burada, yılın ilk çeyreğinde tıkanır. Aralık ayında yazılan bir plan genelde bir önceki yılın hevesiyle kurulur ve ocak ile mart arasına gerçek kapasitenin çok üstünde iş sıkıştırılır; ilk çeyrek bitmeden herkes gecikmiş hisseder ve gecikme kalan üç çeyreğe taşınır.
Son kalem ölçümdür ve burada sık yapılan bir hata, ölçümün plana sonradan eklenmesidir. Bir girişim onaylandıktan haftalar sonra birisi hangi sayıya bakacağız diye sorduğunda, ölçüm artık plana bağlı değil, iş bittikten sonra uydurulmuş bir gerekçedir.
Usta katmanı — planın açıldığı ritim
Altı kalem doğru yazılsa bile plan tek başına yürümez; belirli aralıklarla açılması, sorgulanması ve gerektiğinde değiştirilmesi gerekir. Bu sıklığa yönetim ritmi denir.
Bir planın değişmeyeceğini varsaymak, onu bir brief gibi görmek demektir. Oysa yıl içinde kanıt büyür, bir girişim beklenenden yavaş ilerler, bir rakip beklenmedik bir hamle yapar; planın bu değişikliklere kapalı kalması onu değil, gerçekliği yanlış gösterir.
Bir sapma görüldüğünde asıl soru şudur: değişmesi gereken hedefin kendisi mi, yoksa hedefe giden girişim mi. İkisini karıştırmak, ya gerçekçi olmayan bir hedefte ısrar etmeye ya da doğru hedefi yanlış bir girişim yüzünden terk etmeye yol açar.
Yılın sonunda bir plan kapanırken sorulması gereken tek soru, hedefin tutturulup tutturulmadığı değildir. Asıl kayıt, dönem boyunca neyin öğrenildiğidir; hangi varsayımın doğru çıktığı, hangisinin yanlış çıktığı ve bir sonraki planın bunu nasıl kullanacağı.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışYıllık plan bir strateji briefi gibi bir kez yazılıp bir kenara konur.
Oysa brief bir anlaşmayı kapatır, plan ise sürekli açılması gereken bir işletim düzenidir; açılmadığı sürece hiçbir maddeyi kimseye hatırlatmaz.
Yaygın yanlışBir girişim maddesi sahibi belirlenmeden onaylanır ve herkes ilerideki bir toplantıda birinin üstleneceğini varsayar.
Sahip yazılmadığı sürece madde bir dilek olarak kalır ve dönem sonunda geri kalan onlarca madde gibi kimse tarafından yürütülmemiş bulunur.
Yaygın yanlışTakvim, kişilerin gerçek kapasitesi hesaplanmadan, iyimser tahminlerle kurulur.
Yılın ilk çeyreğinde bu iyimserlik ortaya çıkar, işler birbirinin üstüne biner ve gecikme kalan çeyreklere taşınarak büyür.
Yaygın yanlışHaftalık, aylık ve çeyreklik görüşmeler tek bir toplantıda birleştirilir ve her seferinde farklı sorular aynı anda tartışılmaya çalışılır.
Toplantı uzar, hiçbir soru tam cevaplanmaz ve haftalık bir aksaklık aylar sonra fark edilir.
Yaygın yanlışPlan yılın sonunda yalnızca hedefin tutturulup tutturulmadığına bakılarak kapatılır.
Hangi varsayımın yanlış çıktığı hiçbir yere yazılmaz ve bir sonraki yıl aynı yanlış varsayımla aynı hata tekrar edilir.
Aklında kalsın
Bir yıllık pazarlama planı bir strateji briefi değildir. Brief bir kez imzalanınca kapanan bir anlaşmaydı, plan ise yıl boyunca tekrar tekrar açılması gereken bir işletim düzenidir ve açılmadığı her ay onu biraz daha kâğıda çevirir.
Plan altı soruyu taşır: dönem sonunda hangi sayının hareket edeceğini, bu sayıya hangi işlerle ulaşılacağını, kimin yürüteceğini, hangi takvimde çalışılacağını, ne kadar kaynak ayrıldığını ve dönem içinde hangi sayıya bakılacağını. Sahibi yazılmayan bir satır artık bir plan maddesi değil bir dilektir ve takvim, gerçek kapasitenin üstüne kurulduğunda yılın ilk çeyreğinde tıkanır.
Planı yaşatan şey yönetim ritmidir. Haftalık görüşme ilerlemeyi, aylık görüşme göstergeyi, çeyreklik görüşme yönü sorar ve üçü karıştırıldığında hiçbiri kendi sorusuna cevap veremez. Bir sapma görüldüğünde hedefin mi girişimin mi değişmesi gerektiğine karar vermek gerekir, çünkü ikisini karıştırmak yanlış tarafı değiştirir.
Sonraki derse köprü
Bugüne kadar tek bir pazarı, tek bir teklifi ve o teklifi taşıyan tek bir planı konuştuk. Girişimleri sıraya koyduk, kaynağı dağıttık, planı bir işletim düzenine bağladık ve bu düzenin hangi ritimle çalışacağını gördük.
Ama gerçek bir işletmenin çoğu zaman tek bir pazarı, tek bir markası ya da tek bir ürünü yoktur. Kaynak bir pazara mı yoksa ikinci bir pazara mı ayrılacak, hangi ürün büyütülüp hangisi küçültülecek; bu sorular artık tek bir planın içinde değil, birden çok planın arasında yanıtlanır.
Sıradaki kurs tam buradan başlıyor ve pazarlama kararlarını artık şirketin kendi portföy kararlarıyla birlikte ele alıyor; birden çok pazarın, markanın ve ürünün aynı anda nasıl yönetildiğine bakıyoruz.