İçeriğe geç

A03-K01-D04·Pazarlama Hedefleri ve Sorun Tanımlama

İyi Hedef ve Başarı Ölçütü

sıfırdan ileri2.375 kelime18 işletme vakası≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İyi bir hedef beş parça taşır: kim değişecek, hangi davranış değişecek, ne kadar değişecek, ne zamana kadar değişecek ve hangi başlangıç noktasından başlanacak. Bu beş sorudan biri boş kaldığında cümle hâlâ bir amaçtır, henüz bir hedef değildir.

Başlangıç noktası olmadan konan bir hedef sınanamaz. Yükselen ya da düşen bir sayı, karşılaştıracağı bir önceki değer yoksa yalnızca bir izlenim üretir.

Hedef ile onu doğrulayan ölçüt aynı şey değildir. Sonuç göstergesi istenen değişimi doğru ama geç gösterir, öncü gösterge ise dönem bitmeden erken bir işaret taşır; bir hedef ikisine birden bağlanmalıdır.

Bir ölçüt tek başına hedef sayıldığında oyuna açılır ve ekip sayıyı yükseltmenin en kısa yolunu bulur. Bu yüzden her sayının yanına o sayının neden seçildiği yazılmalı; erişilemez bir hedef ekibi koparır, fazla kolay bir hedef ise hiçbir çabayı göstermeden geçer.

Bir hedefin yanına bir de vazgeçme cümlesi yazılır. Öncü gösterge belirlenen eşiğin altında kalırsa hedefin bırakılacağı ya da yeniden yazılacağı önceden karara bağlanır; bu karar sayılar kötü çıktığı gün değil, hedef ilk yazıldığı gün alınır.

Açılış sahnesi

Kalem Grafik Tasarım Stüdyosu'nun sahibi yeni yılın ilk toplantısında tek bir cümle söyledi: bu yıl daha profesyonel görünmek istiyoruz.

Ekip bu cümleyi ciddiye aldı ve üç ay boyunca yoğun çalıştı. Yeni bir logo çizildi, sunum şablonları yenilendi, ofisin girişine bir tabela asıldı.

Müşterilerden gelen teklif isteme sayısı ise üç ay önceki seviyesinde kaldı. Kimse bu sayının önceden ne olduğunu not almamıştı, bu yüzden değişip değişmediğini de kimse gösteremedi.

Sahibi bir gün sordu: daha profesyonel göründük mü. Odadaki hiç kimse evet ya da hayır diyemedi, çünkü cümlenin içinde ölçülecek hiçbir şey yoktu.

Profesyonel görünmek gerçek bir istekti ve kimse bunu yanlış saymadı. Ama istek hiçbir zaman bir sayıya, bir tarihe ya da bir başlangıç noktasına dönüşmemişti.

Üç ay sonra elde kalan tek şey yeni bir logo ve cevapsız bir soruydu: bu çaba gerçekten işe yaradı mı.

Bu derste ne olacak

Baştan bir not: bu derste geçen bütün işletmeler anlatım için uyduruldu ve gerçek bir yerle hiçbir bağı yok, sayılara gelince de büyüklükleri rakamla değil kelimeyle vereceğim, çünkü kâğıda düşen uydurma bir sayı çabucak gerçek bir ölçüm gibi hatırlanmaya başlıyor.

Zinciri bir önceki derste kurmuştuk; bu ders o zincirdeki her hedefin tek tek nasıl yazılacağını gösteriyor.

Önce amaç ile hedef arasındaki farkı göreceğiz ve bir hedefin taşıması gereken beş parçayı tek tek sayacağız. Sonra bir hedefin neden bir başlangıç ölçümüne ihtiyaç duyduğunu ve bu ölçüm olmadan hedefin neden boşlukta kaldığını konuşacağız.

Ardından hedef ile onu doğrulayan ölçütü ayıracağız ve iki tür göstergeye bakacağız: biri erken uyarıyor, biri sonucu doğrudan gösteriyor. Bir hedefin hangi göstergeye bağlanması gerektiğine birlikte karar vereceğiz.

Son olarak bir ölçütün ne zaman oyuna açıldığını, erişilemez bir hedefin ekibi nasıl koparabildiğini ve fazla kolay bir hedefin neyi gizlediğini göreceğiz. Ders, her hedefin yanına yazılması gereken bir vazgeçme cümlesiyle kapanıyor.

Sıfır noktası

Elimizde artık doğru basamağa yerleşmiş bir hedef zinciri var, ama zincirdeki her satır hâlâ tek bir cümleden ibaret. Bir cümlenin hedef sayılması için taşıması gereken parçalar var ve bu parçalardan biri neredeyse her zaman unutuluyor: başlama noktası.

Bir hedef, mevcut durum bilinmeden konursa neyin ne kadar değiştiği hiçbir zaman gösterilemez. Sayı yükselse de düşse de, karşılaştırılacak bir önceki değer yoksa bu hareket yalnızca bir izlenimden ibaret kalıyor.

Üç örnekte de ayrım aynı yerdeydi: hedefi koymadan önce mevcut durumu yazmak. Bu adım atlandığında hedef bir dilek gibi kalıyor, atıldığında ise aynı cümle bir ölçüme dönüşüyor.

Mekanizma — hedefin beş parçası

Amaç ile hedef aynı cümlede sık sık birbirine karışıyor. Amaç bir yön gösterir ve genelde bir sıfatla biter; daha profesyonel, daha bilinir, daha güvenilir gibi.

Hedef ise bir yön değil bir varış noktası tarifler ve beş parçası vardır: kim değişecek, hangi davranış değişecek, ne kadar değişecek, ne zamana kadar değişecek ve hangi başlangıç noktasından başlanacak. Beş parçadan biri eksik kaldığında cümle hâlâ bir amaç gibi duruyor, henüz bir hedef olmuyor.

Dört örnekte de eksik kalan parça farklıydı ve her seferinde tek bir eksik parça cümlenin tamamını sınanamaz hâle getirdi. Bir hedefi yazarken beş soruya tek tek cevap aranmalı, hiçbiri örtük bırakılmamalı.

Mekanizma — öncü gösterge, sonuç göstergesi

Bir hedef konduğunda arkasından hemen bir soru geliyor: bu hedefin gerçekleşip gerçekleşmediğini hangi ölçü söyleyecek. Bu ölçüye çoğu zaman tek bir gösterge yeter sanılıyor, oysa iki farklı türü var ve ikisi farklı zamanda konuşuyor.

Bir hedef yalnız sonuç göstergesine bağlanırsa ekip dönem boyunca kör kalır ve sapmayı ancak son günde görür. Bir hedef yalnız öncü göstergeye bağlanırsa da ekip yanlış bir rahatlığa kapılabilir, çünkü öncü hareket etse bile sonuç hiç gelmeyebilir.

Doğru kurulum ikisini birlikte tutuyor. Hedefin kendisi sonuç göstergesine bağlanır, dönem içindeki takip ise öncü göstergeyle yapılır; öncü hareketsiz kaldığında ekip dönem bitmeden düzeltme yapabilir.

Üç örnekte de sorun aynı köke iniyor: hedefin hangi göstergeye bağlı olduğu hiç netleştirilmemişti. Sonuç göstergesi hedefin kendisidir, öncü gösterge ise o hedefe giden yolun dönem içindeki habercisidir.

Mekanizma — ölçüt oyuna açılınca

Bir ölçüt seçildiğinde ve o ölçüt tek başına hedef hâline geldiğinde farklı bir risk başlıyor. Ekip artık asıl istenen sonucu değil, yalnızca o sayıyı yükseltmenin en kısa yolunu arıyor.

Bu yüzden her ölçütün yanına bir soru daha ekleniyor: bu sayı neden seçildi. Cevap yoksa sayı rastgele konmuş demektir ve rastgele konan bir sayı, tutturulsa bile hiçbir şeyi kanıtlamaz.

Erişilemez bir hedef de farklı bir zarar veriyor. Sayı gerçekçi bir çabayla ulaşılamayacak kadar yüksek konduğunda ekip önce hızlanıyor, sonra sayının hiç yakalanamayacağını görüp çabayı tamamen bırakıyor.

Fazla kolay bir hedef ise tam tersini gizliyor. Sayı geçen dönemin altında ya da tam ona eşit konduğunda hedef her zaman tutturulur, ama bu tutturma hiçbir gerçek ilerlemeyi göstermez.

Dört örnekte de sayı bir yerden geliyordu ama gerekçesi hiç yazılmamıştı. Bir hedefin yanına o sayının neden seçildiğini bir cümleyle yazmak, oyuna açılmayı, erişilemezliği ve fazla kolaylığı aynı anda görünür kılıyor.

Usta katmanı — vazgeçme koşulunu yazmak

Bir hedef yazıldığında son bir parça daha eksik kalıyor ve bu parça genelde hiç akla gelmiyor: hedefin ne zaman bırakılacağı.

Vazgeçme koşulu bir başarısızlık itirafı değil, önceden alınmış bir karardır. Dönem ortasında sayılar kötü çıktığında ekip o anda karar vermek zorunda kalmaz; karar zaten hedefle birlikte yazılmıştır.

Bu cümle genelde öncü göstergeye bağlanır, çünkü sonuç göstergesi dönem bitene kadar hiç gelmez. Öncü gösterge belirli bir eşiğin altında kalırsa hedef o eşikte yeniden yazılır ya da tamamen bırakılır.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışAmaç doğrudan hedef sayılır.
Doğrusu

Daha bilinir olmak ya da daha güvenilir görünmek gibi bir cümle bir yön gösterir ama hiçbir sayı, tarih ya da başlangıç noktası taşımaz; bu hâliyle hiçbir zaman sınanamaz.

Yaygın yanlışHedef başlangıç noktası yazılmadan konur.
Doğrusu

Bir sayı yükselsin diye çalışılır ama önceki durum hiç kaydedilmediği için yükselişin gerçekten olup olmadığı sonradan kanıtlanamaz.

Yaygın yanlışÖlçütün kendisi hedef hâline getirilir.
Doğrusu

Ekip asıl istenen sonucu değil, seçilen sayıyı yükseltmenin en kısa yolunu arar ve sayı yükselse bile altındaki gerçek sonuç hiç değişmez.

Yaygın yanlışHedef yalnız sonuç göstergesine bağlanır ve dönem içinde hiçbir öncü gösterge takip edilmez.
Doğrusu

Sapma ancak dönem bittiğinde görülür ve o noktada düzeltecek zaman kalmamıştır.

Yaygın yanlışVazgeçme koşulu hiç yazılmaz.
Doğrusu

Sayılar kötü çıktığında ekip o anda karar vermek zorunda kalır ve genelde hiç karar alınmadan hedef sessizce sürdürülür.

Aklında kalsın

İyi bir hedef beş parça taşır: kim değişecek, hangi davranış değişecek, ne kadar değişecek, ne zamana kadar değişecek ve hangi başlangıç noktasından başlanacak. Bu beş sorudan biri boş kaldığında cümle hâlâ bir amaçtır, henüz bir hedef değildir.

Başlangıç noktası olmadan konan bir hedef sınanamaz. Yükselen ya da düşen bir sayı, karşılaştıracağı bir önceki değer yoksa yalnızca bir izlenim üretir.

Hedef ile onu doğrulayan ölçüt aynı şey değildir. Sonuç göstergesi istenen değişimi doğru ama geç gösterir, öncü gösterge ise dönem bitmeden erken bir işaret taşır; bir hedef ikisine birden bağlanmalıdır.

Bir ölçüt tek başına hedef sayıldığında oyuna açılır ve ekip sayıyı yükseltmenin en kısa yolunu bulur. Bu yüzden her sayının yanına o sayının neden seçildiği yazılmalı; erişilemez bir hedef ekibi koparır, fazla kolay bir hedef ise hiçbir çabayı göstermeden geçer.

Bir hedefin yanına bir de vazgeçme cümlesi yazılır. Öncü gösterge belirlenen eşiğin altında kalırsa hedefin bırakılacağı ya da yeniden yazılacağı önceden karara bağlanır; bu karar sayılar kötü çıktığı gün değil, hedef ilk yazıldığı gün alınır.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir hedefi beş parçaya ayırdık ve onu doğrulayacak göstergeyi seçtik; artık elimizde hem yazılabilir hem sınanabilir bir cümle var.

Ama bu cümle hâlâ tek başına duruyor ve bir zemin üstünde yükseliyor. O zemin, hedefe inanmamızı sağlayan ve şu anda değiştiremediğimiz şeylerden oluşuyor; bir kısmı doğru olduğunu varsaydığımız bilgiler, bir kısmı da bu dönem elimizi kolumuzu bağlayan sınırlar.

Önümüzdeki ders bu zemine inip hedefin altında duran, hiç yazılmamış bilinmeyenleri ve sınırları görünür hâle getirmeyi öğretiyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel taşıyıcı bu derste tek bir gösterge paneli olsun; ekranın ortasında sabit bir kadran dursun ve panel ders boyunca yerini hiç değiştirmesin.

Açılışta kadran boş ve iğnesiz görünsün, üstünde hiçbir sayı yazmasın; bu, henüz sayıya dönüşmemiş bir amacı temsil etsin. Beş parça anlatılırken kadranın kenarına sırayla beş küçük halka eklensin ve her halka kendi etiketiyle yerine otursun; son halka yerine oturduğunda kadranın üstünde ilk kez bir iğne belirsin.

İğnenin başladığı nokta ayrıca işaretlensin ve bu nokta ders boyunca sabit kalsın; bu, başlangıç ölçümünü temsil etsin. İğne ilerledikçe bu sabit noktadan ne kadar uzaklaştığı ince bir çizgiyle gösterilsin.

Öncü ve sonuç göstergesi anlatılırken kadranın yanına ikinci küçük bir gösterge daha eklensin; küçük gösterge büyük göstergeden önce hareket etsin ve hareketini bir titreşimle kadrana iletsin. Küçük gösterge hareket ettiğinde büyük kadran henüz sabitse bu, sonucun daha gelmediğini ama yolda olduğunu göstersin.

Ölçüt oyuna açıldığında kadranın iğnesi hızla ileri gitsin ama iğnenin ardında ince bir çatlak belirsin; çatlak, sayının gerçek bir karşılığı olmadan yükseldiğini göstersin. Erişilemez hedefte kadranın en ucundaki bölge kırmızı bir bantla kaplansın ve iğne o banda hiç ulaşmasın; fazla kolay hedefte ise başlangıç noktasıyla hedef noktası neredeyse üst üste binsin.

Vazgeçme koşulu anlatılırken kadranın altında küçük bir kilit belirsin. Küçük gösterge belirlenen çizginin altına inerse kilit kendiliğinden açılsın ve iğne yavaşça başlangıç noktasına dönsün; bu, hedefin önceden alınmış bir kararla bırakıldığını göstersin.

Kapanışta kamera kadrana yaklaşsın. Beş halka, iki gösterge ve alttaki kilit aynı karede görünsün; sahnede hiçbir rakam yazmasın, son kare yalnızca paneli göstersin.