İçeriğe geç

A02-K02-D06·Nitel Araştırma ve Müşterinin Sesi

İçgörü Yazımı ve Müşteri Sesi

sıfırdan ileri2.268 kelime17 işletme vakası≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bulgu ile içgörü aynı şey değil ve rapor çoğu zaman bulgularla dolduruluyor. Bulgu ne olduğunu doğru biçimde söylüyor; içgörü ise niye olduğunu açıklıyor ve bununla ne yapılabileceğini mümkün kılıyor. Doğru olmak, karar verilebilir olmaya yetmiyor.

Karar verilebilir bir içgörünün dört parçası var. Alıntı konuyu insanın diline bağlıyor, kanıt yaygınlığını ve sınırını gösteriyor, gerilim davranışın sebebini açıyor ve fırsat yönü işaret ediyor. Gerilim çoğu raporda hiç yok ve tam da bu sebeple çoğu rapor bir liste olarak kalıyor.

Müşterinin sesini taşımak duygu yaratmak için değil, iç dilin arkasına saklanmayı engellemek için yapılıyor. Bu yüzden alıntı düzeltilmez ve bu yüzden alıntı seçimi de bir gerekçeye bağlanır; en çarpıcı cümle değil, temayı en tipik anlatan cümle seçilir.

Yazının biçimi bulgunun kaderini belirliyor. İddia önce gelir, kanıt sonra gelir, karşı kanıt saklanmaz ve son satır kararın kime ve hangi toplantıya ait olduğunu söyler. Geriye tek cümle kalsın: araştırma, birinin ne yapacağını değiştirmediyse bitmemiştir.

Açılış sahnesi

Aynı on dört görüşmeden iki ayrı sunum çıkmış ve ikisi de aynı hafta anlatılıyor.

Birincisi otuz dört slayt. Her slaytta bir alıntı, altında katılımcı numarası, üstünde tırnak işareti büyütülmüş bir başlık. Sunum kırk dakika sürüyor ve bittiğinde odada gerçek bir memnuniyet var. Birileri "çok değerli" diyor, birileri "insanın içi acıyor" diyor ve toplantı biterken kimse bir şey yapmıyor.

İkincisi tek sayfa. En üstte tek bir cümle duruyor: yeni müşteriler kurulumun ikinci gününde yalnız kalıyor ve o gün destek istemek yerine kullanmayı bırakıyor.

Altında bir alıntı var: "aradım, açılmadı, sonra zaten unuttum."

Onun altında bir satır: on dört katılımcının dokuzunda görüldü, üçü tam tersini söyledi ve o üçü daha önce benzer bir ürün kullanmış olanlardı.

Sonra iki cümle daha. Biri gerilimi anlatıyor; insanlar destek istemenin beceriksizlik göstergesi olduğunu düşünüyor ve aynı anda tek başlarına ilerleyemiyor. Diğeri fırsatı anlatıyor; destek talebini insanın istemesine bırakmak yerine ikinci günün sabahında kurulumun kendisinin başlatması.

En altta tek bir satır: bu karar önümüzdeki ürün toplantısında, ürün ve destek yöneticisi tarafından verilebilir.

Otuz dört slaytlık sunum alkışlandı. Tek sayfa aynı gün bir karara bağlandı.

İkisinde de aynı veri vardı.

Bu derste ne olacak

Bu derste elimizdeki temaları, bir toplantıda karara dönüşebilecek biçime getiriyoruz.

Önce bulgu ile içgörünün nerede ayrıldığını göreceğiz. İkisi de doğru olabilir ve yalnızca biri bir şey yapılmasını mümkün kılıyor.

Sonra müşterinin kendi cümlesini nasıl taşıyacağımıza bakacağız. Alıntı seçmek zannedildiği kadar masum bir iş değil; hangi cümlenin seçildiği ve nerede kesildiği, bulgunun kendisini değiştirebiliyor.

Ardından içgörünün dört parçasını tek tek kuracağız. Alıntı, kanıt, gerilim ve fırsat; dördü bir arada olduğunda cümle karar verilebilir hâle geliyor, biri eksik olduğunda cümle ya slogan ya rapor dolgusu oluyor.

Son olarak bu cümlenin nasıl sunulacağını konuşacağız. Sıra, uzunluk, karşı kanıtın gösterilmesi ve kararın kime bırakıldığı; hepsi yazının kendisi kadar belirleyici.

Bu dersteki firmalar, cümleler ve oranlar kurgu; yazım biçimi doğrudan kullanılabilir.

Sıfır noktası

Önceki derste temaları kurduk. Tema henüz bir çıktı değil, çıktının hammaddesi.

Bulgu ile içgörü arasındaki fark bu dersin ekseni. Pazarlama sürecini kurduğumuz derste içgörüyü tanımlamıştık; bir müşteri grubunun ihtiyacını, önündeki gerilimi ve ortaya çıkan davranışı birlikte açıklayan ifade. Bulgu ne olduğunu söylüyor, içgörü niye olduğunu ve bu bilgiyle ne yapılabileceğini açıyor.

Alıntı seçmek tarafsız bir iş değil ve bunun farkında olmak gerekiyor. Aynı görüşmede birbirini dengeleyen iki cümle varsa, hangisinin rapora gireceği araştırmacının kararı; bu yüzden alıntı seçimi de kod gibi bir gerekçeye bağlanır.

Mekanizma — bir içgörünün dört parçası

Karar verilebilir bir içgörü cümlesinin dört parçası var ve hiçbiri süs değil. Her parça, karşısındaki itirazlardan birini kapatıyor.

Birinci parça alıntı. Görevi bulguyu insanın diline bağlamak ve okuyanın konuyu soyut bir kategori olarak değil, birinin yaşadığı bir şey olarak görmesini sağlamak.

İkinci parça kanıt. Bu örüntünün kaç katılımcıda göründüğünü, kaçında görünmediğini ve hangi tür katılımcıda yoğunlaştığını söyleyen kısa satır.

Kanıt satırı yüzdeyle yazılmıyor. On dört kişilik bir çalışmada yüzde altmış dört yazmak, olmayan bir kesinlik vaat ediyor; on dört kişinin dokuzu yazmak hem doğru hem de okuyana örneklemin büyüklüğünü hatırlatıyor.

Üçüncü parça gerilim ve bu parça çoğu raporda hiç bulunmuyor.

Gerilimi yazmanın basit bir kalıbı var. Kişi şunu istiyor, aynı zamanda şundan kaçınıyor ve ikisi aynı anda mümkün olmadığı için şunu yapıyor.

Dördüncü parça fırsat.

Fırsat ifadesinin sınavı şu: bu cümleyi okuyan üç ayrı ekip üç farklı çözüm önerebiliyor mu? Öneremiyorsa yazılan şey fırsat değil, kılık değiştirmiş bir taleptir.

Usta katmanı — karar verilebilir biçim

Dört parçası tamam bir içgörü hâlâ karara dönüşmeyebilir. Dönüşmesi, nasıl sunulduğuna bağlı.

Özetin ilk cümlesi bir başlık değil, bir iddiadır. "Kurulum deneyimi hakkında bulgular" bir başlıktır ve hiçbir şey söylemez; "yeni müşteriler ikinci günde yalnız kalıyor ve destek istemek yerine bırakıyor" bir iddiadır ve tartışılabilir.

Karşı kanıtın gösterilmesi ikinci mesele. Önceki derste temaya uymayan veriyi aramayı konuşmuştuk; burada o veri rapordan çıkarılmıyor, aksine görünür yere konuyor.

Üçüncü mesele kimliğin korunması. Araştırma etiğini konuştuğumuz derste kimliksizleştirmeyi görmüştük ve alıntı yazımında bu iş bir kez daha yapılıyor; katılımcının kendi cümlesi, onu tanınır kılan ayrıntılardan arındırılarak taşınıyor.

Dördüncü mesele kararın adresi. Araştırmanın hizmet ettiği karar sorusu, araştırmaya giriş kursunun ilk dersinde yazılmıştı; içgörü sayfasının son satırı o soruya geri bağlanıyor ve kararı kimin, hangi toplantıda verebileceğini söylüyor.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışAlıntılar rapora bir bölüm hâlinde toplanır.
Doğrusu

Arka arkaya dizilen yirmi cümle okuyucuya duygu verir ve hiçbir iddia taşımaz; toplantıda bu bölüm hızla geçilir. Her alıntı, desteklediği tek bir iddianın altında durmalı ve tek başına hiçbir yerde bulunmamalı.

Yaygın yanlışNitel bulgular yüzdeyle yazılır.
Doğrusu

On dört kişilik bir çalışmada yüzde yazmak, okuyucuya olmayan bir kesinlik vaat ediyor ve bulgu anket sonucu sanılıyor. Kişi sayısı yazmak hem doğrudur hem de örneklemin sınırını okuyucunun gözünün önünde tutar.

Yaygın yanlışAlıntı okunurluk için düzeltilir.
Doğrusu

Cümlenin devriği düzeltildiğinde, tekrar edilen kelime atıldığında ya da yarım kalan cümle tamamlandığında geriye araştırmacının cümlesi kalıyor. Düzeltilmiş bir alıntı artık müşterinin sesi değil, müşterinin sesi gibi görünen bir yazıdır.

Yaygın yanlışİçgörü yerine çözüm yazılır.
Doğrusu

"Uygulamaya bakiye ekranı eklenmeli" bir içgörü değil bir taleptir ve tartışmayı tek bir seçeneğe kilitler. Fırsat ifadesi yönü gösterir, seçeneği kapatmaz ve kararı verecek olanların işini elinden almaz.

Yaygın yanlışRaporda bulguyu zayıflatan veri gösterilmez.
Doğrusu

Sunum daha güçlü görünür ve ilk itirazda çöker, çünkü odadaki biri mutlaka aksi örnek biliyordur. Karşı kanıt aynı sayfada gösterildiğinde itiraz gücünü kaybeder ve bulgunun sınırı zaten yazılmış olur.

Aklında kalsın

Bulgu ile içgörü aynı şey değil ve rapor çoğu zaman bulgularla dolduruluyor. Bulgu ne olduğunu doğru biçimde söylüyor; içgörü ise niye olduğunu açıklıyor ve bununla ne yapılabileceğini mümkün kılıyor. Doğru olmak, karar verilebilir olmaya yetmiyor.

Karar verilebilir bir içgörünün dört parçası var. Alıntı konuyu insanın diline bağlıyor, kanıt yaygınlığını ve sınırını gösteriyor, gerilim davranışın sebebini açıyor ve fırsat yönü işaret ediyor. Gerilim çoğu raporda hiç yok ve tam da bu sebeple çoğu rapor bir liste olarak kalıyor.

Müşterinin sesini taşımak duygu yaratmak için değil, iç dilin arkasına saklanmayı engellemek için yapılıyor. Bu yüzden alıntı düzeltilmez ve bu yüzden alıntı seçimi de bir gerekçeye bağlanır; en çarpıcı cümle değil, temayı en tipik anlatan cümle seçilir.

Yazının biçimi bulgunun kaderini belirliyor. İddia önce gelir, kanıt sonra gelir, karşı kanıt saklanmaz ve son satır kararın kime ve hangi toplantıya ait olduğunu söyler. Geriye tek cümle kalsın: araştırma, birinin ne yapacağını değiştirmediyse bitmemiştir.

Sonraki derse köprü

Bu kursun sonundayız ve elimizde bir şey var: kim, ne yapıyor, neden yapıyor ve önündeki gerilim ne?

Ama bir şey eksik. Nitel çalışma bize örüntünün nasıl işlediğini gösterdi, ne kadar yaygın olduğunu göstermedi. On dört kişinin dokuzunda görülen bir şey, on dört bin kişide ne kadar geçerli, bunu bu yöntemle bilemeyiz ve bilmediğimizi söylemek zorundayız.

Bir sonraki kurs tam olarak buradan başlıyor ve ilk dersi zor bir soruyla açılıyor. "Kurulumda yalnız kalmak" ölçülebilir bir şey değil; soyut bir ifade ve onu sayabilmek için önce neyin sayılacağına karar vermek gerekiyor.

Kaç gün içinde kaç kez destek arandığı mı sayılacak, ilk hafta içinde kaç kez giriş yapıldığı mı, yoksa doğrudan sorulup ölçekle mi işaretlenecek? Bu seçimlerin her biri farklı bir sayı üretiyor ve seçim yapılmadan hiçbir anket yazılamıyor. Sonraki derste soyut bir kavramı ölçülebilir bir göstergeye çevirmeyi konuşacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde iki sunum yan yana aksın. Solda slaytlar hızla geçsin ve her birinde bir tırnak işareti büyüsün; sağda tek bir sayfa hiç değişmeden dursun. Sol taraf bittiğinde alkış simgesi belirsin, sağ tarafta ise sayfanın altına bir imza düşsün.

Dört parça bölümünde bir cümle dört bloktan kurulsun. Bloklar tek tek yerine otursun; alıntı, kanıt, gerilim ve fırsat. Her blok yerleştiğinde arkadan bir itiraz balonu gelip sönsün ve hangi itirazı kapattığı yazılsın.

Gerilim bölümünde tek bir figürün iki koluna iki ok bağlansın ve oklar ters yönlere çeksin. Figür ortada dursun, sonra üçüncü bir yöne kaçsın ve o kaçış yönünün üstünde gözlenen davranış yazsın.

Yüzde bölümünde ekranda büyük bir yüzde sayısı belirsin, sonra sayı dağılıp on dört küçük figüre dönüşsün ve dokuzu renklensin. Kalan beşten üçünün ayrı bir renk alması ve yanlarına tek kelimelik bir not düşmesi yeterli.

Kapanışta tek sayfa yeniden gösterilsin ve en alt satır büyütülsün. Satırda kararın sahibi ve tarihi dursun; satır silindiğinde bütün sayfanın rengi soluklaşsın ve masanın üstünde öylece kalsın.