İçeriğe geç

VOC-101 · Modül 3 · L1 Başlangıç

Rezonans

2.268 kelime · 18 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İnsan sesi bir kaynak ve bir süzgeçten oluşur: ses telleri küçük ve vızıltılı bir ses üretir, boğaz-ağız-burun boşlukları onu şekillendirir. Duyulan ses bu işlemin sonucudur.

Ses tellerini değiştiremezsin ama süzgeci değiştirebilirsin; bu yüzden şan çalışmasının büyük bölümü ses tellerinin üstünde geçer ve gürlük büyük ölçüde orada belirlenir.

Yeni başlayanlarda rezonansı en çok bozan şey dil kökünün geriye çekilmesidir ve öğrenci bunu duyamaz — kemik yoluyla gelen ses kalınlaştığı için kendini iyileştirdiğini sanır. Başparmak sınaması bunu dokunarak ölçer.

Esnemenin ilk anı doğru açıklığa yakındır; tam esneme gırtlağı indirir ve yapay bir koyuluk üretir. Sınır, sesin koyulaşırken taşıma gücünün düşmeye başladığı noktadır.

Titreşim hisleri sesi büyüten mekanizma değil, doğru kurulumu işaret eden geri bildirimdir. Ve parlak ile koyu arasında doğru bir taraf yoktur; öğretilen şey bir renk değil, renkler arasında seçim yapabilme yetisidir.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci telefonuna bir cümle söylüyor ve dinliyor.

Ve duyduğu şey ince, küçük ve zayıf.

Kendi kafasının içinde duyduğu ses böyle değildi. Orada dolgun, kalın ve güçlüydü.

Öğrenci sonucu şöyle okuyor: "Benim sesim zayıfmış."

Bu okuma yanlış ama tamamen anlaşılır. Ve düzeltmesi bu dersin başlangıcı.

Birinci modülde şunu kurmuştuk: kendi sesini iki yoldan duyuyorsun ve bir kısmı sana doğrudan kemiklerinden geliyor. O kısım kalın seslerde daha belirgin.

Yani kafanın içinde duyduğun kalınlık bir yanılsama değil — gerçekten var. Ama odadaki kimseye ulaşmıyor.

Şimdi asıl mesele şu: kayıtta duyduğun incelik de bir gerçek. Ve gösterdiği şey senin sesinin zayıf olması değil.

Gösterdiği şey, sesin yeterince şekillendirilmemiş olması.

Çünkü ses tellerinin ürettiği ses zaten küçüktür. Onu büyüten, kalınlaştıran ve taşınabilir hâle getiren şey, üstündeki boşluklar.

Bu ders o boşluklarla ilgili.

Bu derste ne olacak

Önce sesin nasıl kurulduğunu göreceğiz: bir kaynak ve bir süzgeç. Sonra gürlüğün neden boğazda değil boşlukta belirlendiğini konuşacağız. Ardından ayarlanabilir üç yeri tanıyacağız ve en yaygın engeli — dil kökünü — ele alacağız. Sonra esneme çalışmasını ve sınırını göreceğiz. En sonda titreşim hislerinin ne olduğunu ve ne olmadığını konuşacağız. Ders bittiğinde aynı çabayla daha çok ses üretebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

İnsan sesi iki parçadan kuruluyor: bir kaynak ve bir süzgeç.

Kaynak ses telleri. Orada üretilen şey, aslında pek de müzikal olmayan, vızıltılı ve küçük bir ses.

Süzgeç ise onun üstündeki boşluklar: boğaz, ağız ve burun.

Kaynaktan çıkan ses bu boşluklardan geçerken bazı frekansları güçleniyor, bazıları zayıflıyor. Ve senin "ses" dediğin şey, o işlemden sonra çıkan sonuç.

Şimdi buradan iki sonuç çıkıyor ve ikisi de bu kursun gidişatını değiştiriyor.

Birinci sonuç: ses tellerini değiştiremezsin ama süzgeci değiştirebilirsin.

Ses tellerinin uzunluğu ve kalınlığı senin bedeninin bir özelliği. Onunla doğdun ve değiştiremezsin.

Ama boğazının açıklığını, dilinin yerini, çenenin ne kadar açık olduğunu değiştirebilirsin. Ve bunların hepsi çıkan sesi doğrudan etkiliyor.

Yani şan çalışmasının büyük bölümü ses tellerinde değil, onların üstünde geçiyor.

İkinci sonuç: gürlük büyük ölçüde süzgeçte belirleniyor.

Ve bu, ikinci modüldeki verimlilik fikrinin devamı. Daha yüksek söylemek için kaynağı zorlamak yerine süzgeci düzenlemek, hem daha çok ses veriyor hem daha az yoruyor.

Bir cümlede: ses tellerin senin sesinin ham maddesi; rezonans onun biçimi.

Mekanizma

Ayarlanabilir üç yer

Süzgeci değiştirebileceğin üç ana yer var ve üçü de bilinçli olarak kontrol edilebiliyor.

Birincisi: boğaz açıklığı. Yutkunduğunda boğazın daralıyor, esnediğinde genişliyor. Bu aralığın içinde bir yerde duruyorsun ve nerede durduğun sesi belirgin biçimde değiştiriyor.

İkincisi: dilin yeri. Dil ağzın içindeki en büyük hareketli parça ve konumu, boşluğun biçimini doğrudan belirliyor.

Üçüncüsü: çene ve ağız açıklığı. Sesin çıkış kapısı. Kapalı bir kapı, arkasındaki boşluk ne kadar iyi kurulmuş olursa olsun sesi kısıtlıyor.

Bir de dördüncü bir yer var: yumuşak damak. Ağzının üst arka kısmındaki yumuşak bölge. Yükseldiğinde burun yolunu kapatıyor, indiğinde açıyor.

Öğrencilerin çoğu bu dördünden yalnız çeneyi biliyor ve yalnız onu ayarlamaya çalışıyor. Oysa en belirleyici olanı çene değil.

Dil kökü: en yaygın ve en görünmez engel

Şimdi bu modülün en pratik bölümü.

Yeni başlayanlarda rezonansı en çok bozan şey, dilin arka kısmının geriye ve aşağı çekilmesi.

Bu neden oluyor? Çünkü öğrenci "derin" ya da "dolgun" bir ses istiyor ve dilini geri çekmenin bunu yapacağını sanıyor.

Ne oluyor? Dil kökü geriye gittiğinde boğazın en dar yerini daha da daraltıyor. Ses sıkışıyor, boğuklaşıyor ve taşıma gücü düşüyor.

Ve öğrenci bunu duymuyor. Çünkü kafasının içinde ses daha kalın geliyor — kemik yoluyla gelen kısım artıyor.

Yani öğrenci sesi bozarken kendini iyileştirdiğini sanıyor. Açılış sahnesindeki yanılgının ikinci hâli bu.

Bunu nasıl fark edeceksin?

Bir sınama var ve çok basit.

Başparmağını çenenin altına, çene kemiğinin arkasındaki yumuşak bölgeye koy.

Şimdi söyle.

Orası yumuşak kalıyorsa dil kökü serbest. Sertleşiyor ya da yukarı doğru itiyorsa dil kökü çalışıyor demektir.

Bu sınama, göremediğin bir şeyi dokunarak ölçmeni sağlıyor. Ve şanda böyle sınamalar çok değerli, çünkü ne gördüğün ne duyduğun güvenilir.

Nasıl düzeltilir?

Dil ucunu alt dişlerin arkasına yaslamak, dilin arkasının geri çekilmesini zorlaştırıyor. Bu, doğrudan "dil kökünü serbest bırak" demekten çok daha işe yarıyor — çünkü yine dolaylı bir yol.

Esneme başlangıcı — ve sınırı

Boğaz açıklığını genişletmenin en bilinen yolu esnemek.

Esnemenin başında boğaz belirgin biçimde genişliyor ve o his, aradığımız açıklığa yakın.

Çalışma şu: bir esnemenin başlangıcını hisset, sonra o hâli koruyarak bir ses üret.

Ama burada önemli bir sınır var ve genellikle söylenmiyor.

Tam esneme fazla.

Esnemeyi sonuna kadar götürdüğünde gırtlak aşağı doğru iniyor ve ses aşırı koyulaşıyor. Çıkan şey dolgun değil, boğuk ve yapay oluyor.

Öğrenciler bunu "opera sesi" sanıyor ve taklit ediyor. Sonuç, kendi sesine benzemeyen ve sürdürülemeyen bir ses.

Doğru miktar: esnemenin ilk anı. Boğazın genişlediğini hissettiğin ama daha ağzın tam açılmadığı nokta.

Ölçüt yine ikinci modülden: aynı ses daha az çabayla ve daha çok taşıyarak çıkıyorsa doğru yerdesin. Koyulaştığı hâlde taşıma gücü düşüyorsa fazla gitmişsin.

Titreşim hisleri: geri bildirim, açıklama değil

Şanda çok konuşulan bir konu ve burada dürüst olmak gerekiyor.

Söylerken yüzünde, göğsünde ya da kafanda titreşim hissedebiliyorsun. Bu hisler gerçek ve işe yarıyor.

Ama şunu net söyleyelim: o titreşimler sesi büyüten şey değil.

Sesin dinleyiciye ulaşan kısmı ağzından çıkan hava titreşimi. Göğsündeki titreşim, ses üretimiyle birlikte oluşan bir yan etki — sen onu hissediyorsun ama dinleyici duymuyor.

O zaman ne işe yarıyorlar?

Geri bildirim olarak. Belirli bir titreşim hissi, belirli bir kuruluma eşlik ediyor. O hissi tanıdığında, doğru kurulumu bulup bulmadığını anlıyorsun.

Yani hisler bir açıklama değil, bir işaret.

Bu ayrım neden önemli? Çünkü "göğsünden söyle" gibi talimatlar hissi bir mekanizma sanıyor ve öğrenciyi göğsünü zorlamaya yönlendiriyor. Oysa yapılacak şey göğsü zorlamak değil, o hissi üreten kurulumu bulmak.

Pratik kullanım: bir egzersizde iyi bir ses ürettiğinde, nerede titreşim hissettiğini not et. Sonra o hissi bir hedef olarak kullan.

Bu, kendi bedenin için kendi haritanı çıkarmak demek. Ve haritalar kişiden kişiye değişiyor; bir başkasının tarifi sende birebir çalışmayabiliyor.

Parlak ve koyu: doğru yok, seçim var

Son bir konu ve bu, kursun genel duruşunu da veriyor.

Rezonans ayarları sesi parlaklaştırabiliyor ya da koyulaştırabiliyor.

Ağız yolunu daha açık ve öne doğru kurmak sesi parlaklaştırıyor; daha geniş ve arkaya doğru kurmak koyulaştırıyor.

Şimdi soru: hangisi doğru?

Cevap: ikisi de. Tür ve bağlam belirliyor.

Bazı müzik türlerinde parlak ve öne çıkan bir ses isteniyor. Bazılarında yuvarlak ve yumuşak bir ses. Aynı şarkının farklı bölümlerinde bile ikisi arasında geçiş yapılabiliyor.

Bu kursta öğreteceğimiz şey bir ses rengi değil, o rengi seçebilme yetisi.

Çünkü tek bir renk üretebilen bir şarkıcı seçim yapmıyor; tek seçeneğini kullanıyor.

Ve bir uyarı: kendi sesinin doğal rengini bir kusur sanma. Bedenin belirli bir aralığı doğal olarak veriyor ve o aralık senin kimliğin. Rezonans çalışması o kimliği değiştirmek için değil, aralığı genişletmek için yapılıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Dört nokta.

Birincisi: rezonans, gürlük çalışmasının en güvenli yolu. Ses tellerini daha çok zorlayarak elde edilen gürlük hem sınırlı hem yıpratıcı. Boşluğun biçimini iyileştirerek elde edilen gürlüğün ise üst sınırı çok daha yüksek ve maliyeti yok. Bu yüzden ileri düzey ses çalışmalarının büyük bölümü rezonans üzerine kurulu.

İkincisi: mikrofon rezonans ihtiyacını azaltır ama ortadan kaldırmaz. Mikrofonlu söylerken taşıma gücüne daha az ihtiyaç duyuyorsun ve bu, bazı türlerde çok daha yakın ve nefesli bir sesi mümkün kılıyor. Ama rezonansı olmayan bir ses mikrofonda da renksiz duyuluyor. Dokuzuncu modülde mikrofonun neyi değiştirip neyi değiştirmediğini ayrıca göreceğiz.

Üçüncüsü: rezonans ünlülerle iç içe. Her ünlü, ağız boşluğunun farklı bir biçimi demek. Yani ünlü değiştirdiğinde rezonansı da değiştiriyorsun. Bir sonraki modülün konusu tam olarak bu ve bugünkü bilgi orada doğrudan kullanılacak.

Dördüncüsü: kendi doğal rengin bir başlangıç noktası, bir sınır değil. Bedenin belirli bir aralığı doğal olarak veriyor ama o aralık sabit değil; çalışmayla genişliyor. Amacın başka birine benzemek değil, kendi aralığının tamamına ulaşmak.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Kayıtta sesim ince çıkıyorsa sesim zayıftır. Kayıt, bedeninden gerçekten çıkan sesi gösterir; kafanın içindeki kalınlık kemik yoluyla gelen ve dışarı ulaşmayan kısımdır. İncelik zayıflığın değil, şekillendirmenin eksikliğinin işareti.

Yaygın yanlış: Daha dolgun ses için dili geri çekmek gerekir. Geri çekilen dil kökü boğazın en dar yerini daraltır; ses içeriden kalın, dışarıdan boğuk çıkar. Öğrenci kendini iyileştirdiğini sanarak sesi bozar.

Yaygın yanlış: Esnerken söylemek doğru açıklığı verir. Esnemenin ilk anı doğru açıklığa yakındır; tam esneme fazladır ve gırtlağı indirerek yapay bir koyuluk üretir. Sınır, taşıma gücünün düşmeye başladığı nokta.

Yaygın yanlış: Göğüs titreşimi sesi büyütür. Titreşim hissi bir geri bildirimdir, bir mekanizma değil. Dinleyiciye ulaşan kısım ağızdan çıkan hava titreşimidir ve göğsü zorlamak sesi büyütmez.

Yaygın yanlış: Doğru bir rezonans rengi vardır. Parlak ve koyu arasında doğru bir taraf yoktur; tür ve bağlam belirler. Öğretilmesi gereken bir renk değil, renkler arasında seçim yapabilme yetisi.

Uygulama

Dört parçalı çalışma, toplam on beş dakika.

Birinci parça: dil kökü sınaması. Başparmağını çenenin altındaki yumuşak bölgeye koy ve bir ses tut. Orası sertleşiyor mu?

Sertleşiyorsa dil ucunu alt dişlerinin arkasına yasla ve tekrar dene. Farkı hem parmağınla hem kulağınla kontrol et.

İkinci parça: esneme başlangıcı. Bir esnemenin ilk anını yakala ve o hâli koruyarak bir ses üret. Beş tekrar.

Sonra kasten tam esneyerek söyle ve iki sesi karşılaştır. İkincisi daha kalın ama daha mı taşıyor?

Üçüncü parça: aynı çaba, iki kurulum. Bir cümleyi iki kez kaydet. Birincisinde hiçbir şey düşünme. İkincisinde dil ucu alt dişlerde, çene serbest ve boğaz esnemenin ilk anındaki gibi açık olsun.

Çabanı iki kayıtta da aynı tut. Sonra dinle ve gürlüğü karşılaştır.

Bu, bu modülün asıl ölçümü: aynı çabayla ne kadar daha çok ses.

Dördüncü parça: titreşim haritası. Üçüncü parçanın iyi çıkan hâlini tekrarla ve nerede titreşim hissettiğini not et.

Bu notu sakla. Senin haritan, başkasınınkiyle aynı olmayabilir ve olması da gerekmiyor.

Kilit özet

İnsan sesi bir kaynak ve bir süzgeçten oluşur: ses telleri küçük ve vızıltılı bir ses üretir, boğaz-ağız-burun boşlukları onu şekillendirir. Duyulan ses bu işlemin sonucudur.

Ses tellerini değiştiremezsin ama süzgeci değiştirebilirsin; bu yüzden şan çalışmasının büyük bölümü ses tellerinin üstünde geçer ve gürlük büyük ölçüde orada belirlenir.

Yeni başlayanlarda rezonansı en çok bozan şey dil kökünün geriye çekilmesidir ve öğrenci bunu duyamaz — kemik yoluyla gelen ses kalınlaştığı için kendini iyileştirdiğini sanır. Başparmak sınaması bunu dokunarak ölçer.

Esnemenin ilk anı doğru açıklığa yakındır; tam esneme gırtlağı indirir ve yapay bir koyuluk üretir. Sınır, sesin koyulaşırken taşıma gücünün düşmeye başladığı noktadır.

Titreşim hisleri sesi büyüten mekanizma değil, doğru kurulumu işaret eden geri bildirimdir. Ve parlak ile koyu arasında doğru bir taraf yoktur; öğretilen şey bir renk değil, renkler arasında seçim yapabilme yetisidir.

Sonraki derse köprü

Boşluğu kurduk. Sırada o boşluğun sürekli değişen hâli var.

Bir sonraki modülde Türkçe ünlülerin tutarlılığını çalışacağız. Ve şu bağ önemli: her ünlü, ağız boşluğunun farklı bir biçimi. Yani ünlü değiştirdiğinde rezonansı da değiştiriyorsun.

Bunun sonucu şu: bir cümle söylerken rezonansın ünlü ünlü değişiyor ve eğer o değişimler kontrolsüzse ses düzensiz duyuluyor. Bir kelimede dolgun, bir sonrakinde ince.

Orada Türkçenin kendi ünlü sistemine bakacağız — sekiz ünlü ve aralarındaki ilişki. Bu, Türkçe söyleyen bir şarkıcı için doğrudan pratik bir konu ve başka dillerin şan kaynaklarında bulunmuyor.

Bir uyarı: birinci uygulama parçasını her gün yap. Dil kökü gerginliği sinsi ve fark edilmediği sürece bütün çalışmayı yavaşlatıyor. Başparmak sınaması on saniye sürüyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde aynı cümle iki kez duyurulmalı: kayıttan çıkan hâli ve kemik yoluyla duyulan hâlin benzetimi. İkincisi bir benzetim olduğu ekranda açıkça belirtilmeli.

Kaynak ve süzgeç ayrımı bir kesit animasyonuyla verilmeli: ses tellerinden çıkan ham ses ayrı duyurulmalı, sonra boşluklardan geçirilip sonuç dinletilmeli. İki sesin arasındaki fark bu modülün tezi.

Dil kökü bölümünde yandan kesit görüntü gerekli: dilin arka kısmının geri çekilmesiyle boğazın daralması gösterilmeli ve aynı anda dışarıdan alınan ses karşılaştırılmalı.

Başparmak sınaması gerçek zamanlı ve yakın çekimde yapılmalı; parmağın altındaki bölgenin sertleşmesi ve gevşemesi görünür olmalı.

Esneme bölümünde iki uç yan yana konmalı: esnemenin ilk anıyla üretilen ses ve tam esnemeyle üretilen ses. Gürlük ölçümü altta gösterilip koyulaşan sesin taşıma gücünün düştüğü sayıyla kanıtlanmalı. Örnek kutularında marka adı, şarkıcı adı ya da telifli kayıt kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

VOC-101 — Temel Şan Tekniği kursunun 12 modülünden 3. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.