Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Şanda kayıt bir sınav değil, kendini duymanın tek yoludur. Kendi sesinin bir kısmı kemik yoluyla geldiği ve dışarıya ulaşmadığı için, kayıt almayan bir şarkıcı var olmayan bir sesi düzeltmeye çalışır.
Üç deneme kuralının şanda ikinci ve daha sert bir gerekçesi vardır: ses yorulur. Sınırsız deneme yalnız yanlış şeyi ölçmez, sonucu aktif olarak bozar ve en iyi deneme büyük olasılıkla ilk üçün içindedir.
Kayıt günü bir planlama işidir: en zorlayıcı şarkı ikinci sıraya konur, çünkü birincide ses henüz açılmamış, üçüncüde yorgundur.
Öz değerlendirme dört boyutta yapılır — nefes ve destek, ses kurulumu, söz, performans ve beden — ve dördüncüsü yandan görüntü olmadan değerlendirilemez.
On iki modülün hepsinde bir ölçü aracı vardı ve hepsi tek bir sebepten: kendi sesini duyamıyorsun. Kursun asıl ürünü daha iyi bir ses değil, okunabilir bir ses.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci final kaydını alıyor ve dinliyor.
On bir modül önce aynı şeyi yapmıştı. O zaman tek bir cümle söylemişti: "Bu benim sesim değil."
Şimdi yine kendi sesini dışarıdan duyuyor. Ve yine beklediğinden farklı.
Ama bu sefer söylediği şey başka.
"Üçüncü cümlede pesleştim, çünkü nefes bitiyordu. İkinci dizedeki 'ı' düştü. Nakaratta geçiş bölgesine girerken sıktım ve orada tizleştim. Son cümlede söz yerleşimi tuttu ama nefesi yanlış yerden aldım."
Aynı kulak. Aynı ses. Farklı olan tek şey: artık duyduğunu adlandırabiliyor.
Ve bu, bu kursun asıl ürünü.
Sesin de gelişti — o ayrı. Ama on iki modülde kurulan asıl şey daha iyi bir ses değil, okunabilir bir ses.
Çünkü şanda öğretmen her zaman yanında olmayacak. Kendi kaydını doğru okuyabilen bir şarkıcı kendi kendine ilerleyebiliyor.
Bu ders o okumayı bir yönteme bağlıyor.
Bu derste ne olacak
Önce kaydın şanda neden yalnız bir sınav değil bir zorunluluk olduğunu koyacağız. Sonra deneme sınırını kuracağız ve gerekçesinin diğer çalgılardan farklı olduğunu göreceğiz. Ardından kayıt gününü planlayacağız. Sonra dört boyutlu öz değerlendirmeyi kuracağız. En sonda birinci modülde saklamanı istediğim kayda döneceğiz ve on iki modülün ortak yapısını adlandıracağız.
Sıfır noktası
Şanda kayıt bir sınav değil. Kendini duymanın tek yolu.
Birinci modülde şunu kurmuştuk: kendi sesini iki yoldan duyuyorsun ve bir kısmı kemik yoluyla geliyor. O kısım dışarıdaki kimseye ulaşmıyor.
Yani sen hiçbir zaman kendi sesini olduğu gibi duymadın ve duyamayacaksın.
Bunun sonucu, diğer çalgılarda olmayan bir zorunluluk üretiyor.
Bir piyanist kayıt almadan da odada çıkan sesi duyuyor. Kayıt ona dikkat payı kazandırıyor ama duyduğu ses zaten gerçek ses.
Şarkıcıda öyle değil. Kayıt almayan bir şarkıcı, var olmayan bir sesi düzeltmeye çalışıyor.
Bu yüzden bu kursta neredeyse her modülde bir kayıt ya da dokunsal bir sınama vardı. Şimdi hepsi tek bir kayıtta buluşuyor.
Mekanizma
Deneme sınırı ve şana özgü gerekçesi
Kural: şarkı başına üç deneme.
Diğer çalgılarda bu kuralın gerekçesi şu: sınırsız deneme bir kapasiteyi değil bir tesadüfü ölçüyor.
Şanda o gerekçe de geçerli ama ikinci ve daha sert bir gerekçe var.
Ses yoruluyor.
Bir piyanist otuzuncu denemede birinci denemedeki kadar iyi çalabiliyor; belki daha iyi, çünkü ısınmış. Bir şarkıcı otuzuncu denemede birinci denemeden belirgin biçimde kötü söylüyor.
Yani sınırsız deneme yalnız yanlış şeyi ölçmüyor; sonucu aktif olarak bozuyor.
Bunun pratik sonucu şu: en iyi denemen büyük olasılıkla ilk üçün içinde. Ondan sonrası aşağı iniyor.
Ve bir şey daha: kötü giden bir kaydı tekrar tekrar denemek, sesi yorup ertesi günü de harcıyor. Üç denemenin üçü de tutmadıysa doğru karar ertelemek — ve şanda bu, diğer çalgılardakinden daha net bir zorunluluk.
Her denemeden sonra hemen yeniden çekme. Kısa bir ara ver, kaydı dinle ve tek bir düzeltme belirle. İkinci denemeye "daha iyi olsun" diye değil, belirli bir düzeltmeyle gir.
Kayıt gününün planı
Şanda kayıt günü bir planlama işi ve sıralama ölçülebilir bir fark yaratıyor.
Isınma. On birinci modüldeki beş adımlı sıra. Kayıttan makul bir aralıkla önce, çok erken değil.
Sıralama: en zorlayıcı şarkı ikinci sırada.
Sebebi basit ve ses fizyolojisinden geliyor. Birinci şarkıda ses henüz tam açılmamış oluyor. Üçüncüde yorgun. İkinci sıra, sesin en güvenilir olduğu yer.
Bu, onuncu modülde program sıralaması için söylediğimiz şeyin kayıt gününe uygulanmış hâli.
Aralar. Şarkılar arasında birkaç dakika bekle ve su iç. Peş peşe üç şarkı kaydetmek, üçüncüde sesi düşürüyor.
Toplam süre. Kayıt günü uzun tutulmaz. Bir buçuk iki saati aşan bir kayıt seansı, sesin bütçesini aşıyor ve son kayıtlar ilk kayıtların altında kalıyor.
Kayıt yeri. Telefon yeterli. Bir kol boyu mesafe ve sessiz bir oda. Dokuzuncu modülde konuştuğumuz mesafe kuralları burada da geçerli — özellikle patlamalı sesler için hafif açı.
Ve görüntü de al. Yandan çekilmiş bir görüntü, öz değerlendirmenin dördüncü boyutu için gerekli.
Hata olduğunda
Kayıtta hata olacak.
On birinci modüldeki üç kural burada sınanıyor: durma, yüzünle özür dileme, yapıyı bildiğin için bir sonraki bölüme geç.
Ve şanda bir kolaylık var: sözü kaçırdığında ses devam edebiliyor. Bir ünlü tutmak, mırıldanmak ya da bir önceki dizeyi tekrarlamak akışı koruyor.
Bir çalgıda yanlış nota duyulur bir hata. Seste, sözü kaçırıp akmaya devam etmek çoğu dinleyicinin fark etmediği bir şey.
Yani şarkıcının kurtarma imkânı daha geniş — ama yalnız durmadığı sürece.
Öz değerlendirme: dört boyut
Şimdi bu modülün en değerli parçası ve kursun asıl ürünü.
"İyiydi" ya da "kötüydü" demek hiçbir işe yaramıyor. Dört boyut var ve dördü de bu kursun ölçülebilir ölçütlerinden geliyor.
Birinci boyut: nefes ve destek.
Uzun notaların sonuna doğru pesleştin mi? İnen cümlelerde düştün mü? Cümle sonlarında destek çekildi mi? Nefesi planladığın yerlerden mi aldın?
Birinci ve altıncı modüllerin ölçütü.
İkinci boyut: ses kurulumu.
Başlangıçlar dengeli miydi, yoksa sert ya da nefesli mi? Rezonans cümle boyunca tutarlı mıydı? Hangi ünlüde düştü?
İkinci, üçüncü ve dördüncü modüllerin ölçütü. Ve dördüncüsü için özel bir soru var: düşen bir ünlü varsa, aynı ünlü başka yerlerde de düşüyor mu?
Üçüncü boyut: söz.
Sözler anlaşılıyor mu? Kelime vurguları müziğin vurgusuyla çakışıyor mu ve çakıştığında yönetebildin mi? Ünsüzler akışı kesiyor mu?
Beşinci ve sekizinci modüllerin ölçütü.
Dördüncü boyut: performans ve beden.
Yandan görüntüye bak. Omzun kalktı mı? Nefes göğsün üstüne çıktı mı? Çenen gerildi mi?
Ve kaydı dinle: hızlandın mı, hata sonrası devam edebildin mi, heyecanın hangi belirtileri çıktı?
Birinci ve on birinci modüllerin ölçütü.
Her boyutta iki cümle yaz: ne iyiydi, ne değildi. Sekiz cümle.
Ve bu sekiz cümle, on iki modülün gerçek kazanımı.
Birinci modüldeki kayda dönmek
Birinci modülde bir tıslama çalışması kaydetmeni ve saklamanı istemiştim.
Şimdi onu çıkar.
Aynı çalışmayı bugün tekrar yap ve iki kaydı yan yana koy.
Bakacağın şey süre değil — birinci modülde de söylemiştik, ölçüt sabitlik.
Tıslama baştan sona daha mı sabit? Başta güçlü sonda zayıflayan bir tıslama, kontrolsüz bir bırakma demekti. Bugünkü kayıt daha düz bir çizgi veriyorsa, destek gelişmiş demektir.
Ve bu, en dürüst ölçü. Çünkü tıslamada perde yok, söz yok, ifade yok. Yalnız nefes kontrolü var ve o kontrolün ne kadar geliştiği doğrudan görünüyor.
İkinci bir karşılaştırma daha yapabilirsin: yedinci modülde rahatça söyleyebildiğin en pes ve en tiz notaları yazmanı önermiştim. O notu tuttuysan bugün aynı ölçümü yap.
Öğrencilerin çoğu bu iki karşılaştırmada beklediklerinden büyük bir fark görüyor. Sebebi de tanıdık: gelişme günlük olarak fark edilmiyor.
Ne ölçtük: on iki modülün ortak yapısı
Son bir şey ve bu kursun neyi yaptığını topluyor.
Geriye dönüp bak. Her modülde bir ölçü aracı vardı.
Birinci modülde omuz sınaması ve tıslamanın sabitliği. İkincide üç başlangıcın sesi. Üçüncüde başparmağı çene altına koymak. Dördüncüde ölü ünlü avı. Beşincide çeneye el koymak. Altıncıda dem sesi ve kayma yönü. Yedincide geçiş bölgesinin yerini bulmak. Sekizincide ritmi perdesiz konuşmak. Dokuzuncuda üç mesafeyi kaydetmek. Onuncuda yerleşimi ölçmek. On birincide heyecanın dört belirtisi.
Hiçbiri tesadüf değil.
Hepsi tek bir sebepten var: kendi sesini duyamıyorsun.
Bir piyanist "kulağım der ki burada düzeltmeliyim" diyebiliyor. Sen diyemiyorsun, çünkü senin kulağın taraflı ve bunu değiştiremezsin.
O yüzden bu kurs boyunca yaptığımız şey, duyamadığın bir şeyi ölçülebilir hâle getirmekti. Dokunarak, kaydederek, karşılaştırarak, dışarıdan bakarak.
Ve bundan sonra da böyle olacak. Ne çalışırsan çalış, önce şunu soracaksın: bunu nasıl ölçerim?
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: kayıt karşılaştırması bir alışkanlığa dönüşmeli. Her üç ayda bir aynı kısa çalışmayı kaydedip öncekiyle karşılaştırmak, gelişmeyi izlenim olmaktan çıkarıp veriye çeviriyor. Ve motivasyon açısından da belirleyici: görünmeyen ilerleme bırakma sebebi oluyor.
İkincisi: bu kursun ölçütleri repertuvardan bağımsız. Hangi türde, hangi dilde ya da hangi seviyede söylersen söyle, dört boyut geçerli kalıyor. Değişen şey şarkı; değişmeyen şey neye baktığın.
Üçüncüsü: ses ömür boyu değişiyor. Yaş, sağlık, kullanım ve hayat koşulları sesi etkiliyor. Bu, kaybedilecek bir şey olarak değil, tanınacak bir şey olarak düşünülmeli. Bugünkü sesini ölçebiliyorsan, beş yıl sonrakini de ölçebilirsin ve o zaman ne değiştiğini bilirsin.
Dördüncüsü: ses sağlığı bu kursun sessiz konusuydu ve burada bir kez daha söylenmeli. Ağrı, geçmeyen kısıklık ve söylerken artan zorlanma birer bilgidir. "Alışırım" diye devam etmek, düzelmesi uzun süren sorunlar üretebiliyor. Kısıklık günlerce sürüyorsa bir uzmana görünmek gerekiyor ve bu, tekniğin bir parçası — dışında bir şey değil.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Kayıt kötü çıktıysa tekrar tekrar denerim. Ses yorulduğu için sonraki denemeler öncekilerin altında kalıyor. En iyi deneme büyük olasılıkla ilk üçün içinde ve inat, o günü de sonrakini de harcıyor.
Yaygın yanlış: Kaydı dinlerken genel bir izlenim yeterli. "İyiydi" ya da "kötüydü" bir ölçüm değil. Dört boyutta ikişer cümle yazmak, izlenimi teşhise çeviriyor ve teşhis olmadan düzeltme yapılamıyor.
Yaygın yanlış: Ses kaydı yeterli, görüntüye gerek yok. Omuzun kalkması, nefesin yükselmesi ve çenenin gerilmesi ses kaydında görünmüyor. Dördüncü boyut yandan görüntü olmadan değerlendirilemiyor.
Yaygın yanlış: Şarkıları peş peşe kaydederim, daha verimli. Aralıksız kayıt üçüncü şarkıda sesi düşürüyor ve en zorlayıcı şarkı yanlış sıraya konduğunda sonuç teknikten bağımsız olarak kötüleşiyor.
Yaygın yanlış: Kurs bitti, ölçütler de bitti. Dört boyut repertuvardan ve seviyeden bağımsız. Bundan sonra ne çalışılırsa çalışılsın aynı sorular geçerli ve asıl kazanım bu.
Uygulama
Final projesi. Üç aşaması var.
Birinci aşama: program ve plan. Onuncu modülde seçtiğin üç şarkıyı gözden geçir. Ses yükü aynı bölgeye yığılmıyor mu, taşıma kararların yerinde mi?
Kayıt gününü planla: ısınma saati, şarkı sırası — en zorlayıcı ikinci — ve aralar.
Kayıttan bir gün önce yeni bir şey deneme.
İkinci aşama: kayıt. On birinci modüldeki ısınmayı yap. Telefonu bir kol boyu mesafeye, hafif açıyla koy ve görüntüyü yandan al.
Şarkı başına üç deneme. Her denemeden sonra dinle ve tek bir düzeltme belirle. Aralarda su iç.
Hata olursa durma.
Üçüncü aşama: öz değerlendirme. Dört boyutta ikişer cümle yaz: nefes ve destek, ses kurulumu, söz, performans ve beden. Toplam sekiz cümle.
Sonra birinci modüldeki tıslama kaydını çıkar. Aynı çalışmayı bugün yap ve iki kaydı karşılaştır. Tek soru: hangisi daha sabit?
Son olarak üç cümle daha yaz: on iki modülde ne değişti.
Bu on bir cümle projenin en ağırlıklı parçası. Sebebi kursun her modülünde tekrarlanan şey: kendi çalışmasını okuyabilen öğrenci kendi kendine ilerler.
Kilit özet
Şanda kayıt bir sınav değil, kendini duymanın tek yoludur. Kendi sesinin bir kısmı kemik yoluyla geldiği ve dışarıya ulaşmadığı için, kayıt almayan bir şarkıcı var olmayan bir sesi düzeltmeye çalışır.
Üç deneme kuralının şanda ikinci ve daha sert bir gerekçesi vardır: ses yorulur. Sınırsız deneme yalnız yanlış şeyi ölçmez, sonucu aktif olarak bozar ve en iyi deneme büyük olasılıkla ilk üçün içindedir.
Kayıt günü bir planlama işidir: en zorlayıcı şarkı ikinci sıraya konur, çünkü birincide ses henüz açılmamış, üçüncüde yorgundur.
Öz değerlendirme dört boyutta yapılır — nefes ve destek, ses kurulumu, söz, performans ve beden — ve dördüncüsü yandan görüntü olmadan değerlendirilemez.
On iki modülün hepsinde bir ölçü aracı vardı ve hepsi tek bir sebepten: kendi sesini duyamıyorsun. Kursun asıl ürünü daha iyi bir ses değil, okunabilir bir ses.
Sonraki derse köprü
Bu, Temel Şan Tekniği kursunun son modülü.
On iki modülde kurduğumuz şeyi tek cümlede toplayalım: nefesin nasıl bırakıldığından başladık ve kendi kaydını dört boyutta okuyabilen bir şarkıcıya geldik.
Yolda tekrar eden bir ilke vardı. Şanda hiçbir şeye doğrudan komut veremiyorsun — ne ses tellerine, ne rezonansa, ne register geçişine. Hepsi dolaylı olarak kuruldu: ağız yolunu daraltarak, ünlüyü kaydırarak, yukarıdan aşağı çalışarak, nefes miktarını ayarlayarak. Ve her seferinde koşulları kurup sonucu dinledik.
Buradan sonra birkaç yön var ve hepsi bağımsız kurslar; istediğin sırayla alabilirsin.
Şanda devam etmek istiyorsan ikinci seviye kurs aralığı, ileri register çalışmasını ve genişleyen bir repertuvarı getiriyor. Kulağını büyütmek istiyorsan Temel Kulak Eğitimi kursu, altıncı modülde ayırdığımız algı tarafını doğrudan kuruyor. Kendi şarkını söylemek istiyorsan Şarkı Yazarlığı ve Söz Yazarlığı kursları var — ve sekizinci modüldeki çakışma sorununu kaynağında çözüyorlar. Bir çalgıyla kendine eşlik etmek istiyorsan Sıfırdan Piyano ya da Sıfırdan Gitar kursları bağımsız olarak duruyor.
Ve son bir şey: kayıt karşılaştırmasını sürdür. Üç ayda bir aynı kısa çalışmayı kaydet ve öncekinin yanına koy. Duyamadığın bir şeyi ölçmenin başka yolu yok — ve ölçebildiğin sürece kendi kendine ilerleyebilirsin.