İçeriğe geç

VOC-101 · Modül 10 · L1 Başlangıç

Üç şarkılık repertuvar

2.429 kelime · 18 örnek · yaklaşık 11 dakika okuma · seslendirme 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Şanda çalgı herkeste farklı olduğu için bir şarkı, teknik olarak yeterli olsan bile sana uymayabilir. İlke şudur: şarkı sana uymalı, sen şarkıya değil.

Repertuvar seçiminde belirleyici olan aralık değil yerleşimdir. Tek bir tiz nota sorun değildir; şarkının zamanının çoğunu rahat bölgenin üst sınırında geçirmesi sorundur.

Bir şarkı nakarattan sınanır ve ölçüt tek geçiş değil tekrarlanabilirliktir: nakaratı iki kez üst üste zorlamadan söyleyebiliyor musun?

Taşımak bir taviz değil işin normal parçasıdır; kaydın tonu o şarkıcının sesine göre seçilmiştir. Ve nakaratın yoğun kısmı geçiş bölgesine denk geliyorsa taşımak sorunu tamamen çözebilir.

Üç şarkı seçilirken şana özgü bir ölçüt daha vardır: ses yükü aynı bölgeye yığılmamalı. Sesin günlük bir bütçesi var ve her gün her şeyi söylemek teknik çalışmanın üstüne binen bir yüktür.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci bir şarkıya âşık oluyor.

Kayıttan öğrenmeye başlıyor. İlk bölüm rahat, sesi oturuyor, keyif alıyor. Bir hafta boyunca o bölümü çalışıyor.

Sonra nakarata geliyor.

Ve çıkaramıyor. Zorluyor, sıkıyor, ses kırılıyor.

Bir hafta daha deniyor. Olmuyor.

Sonuç: "Ben bu şarkıyı söyleyecek kadar iyi değilim."

Şimdi bakalım gerçekte ne olduğuna.

O şarkının nakaratı, öğrencinin rahat bölgesinin belirgin biçimde üstünde duruyor. Ve orada uzun süre kalıyor — tek bir tiz nota değil, bütün bölüm yukarıda.

Şarkı iki ses aşağı taşındığında öğrenci onu rahatça söylüyor.

Yani sorun beceri değildi. Şarkı, o hâliyle o sese uygun değildi.

Ve öğrenciye kimse şunu söylememişti: taşımak serbest.

Bu ders iki şey kuruyor. Bir şarkının senin sesine uyup uymadığını nasıl anlayacağın, ve uymadığında ne yapabileceğin.

Bu derste ne olacak

Önce şanda repertuvar seçiminin diğer çalgılardan neden farklı olduğunu koyacağız. Sonra en az bilinen ama en kullanışlı ayrımı yapacağız: aralık ile yerleşim. Ardından bir şarkıyı ezberlemeden önce nasıl sınayacağını göreceğiz. Sonra taşıma konusunu ele alacağız. Ardından üç şarkının nasıl seçileceğini ve ses yükünün nasıl dağıtılacağını konuşacağız. En sonda sözü sahiplenmeyi ve öğrenme sırasını kuracağız.

Sıfır noktası

Şanda repertuvar seçimi diğer çalgılardan yapısal olarak farklı.

Bir piyanist, piyano için yazılmış herhangi bir parçayı — teknik olarak yeterliyse — çalabiliyor. Çalgı herkeste aynı.

Şarkıcıda çalgı herkeste farklı.

Senin sesinin bir aralığı var, o aralık içinde rahat bir bölgesi var ve bir de geçiş bölgesi var. Bunlar senin bedenine ait ve başkasınınkiyle aynı değil.

Yani bir şarkı, teknik olarak yeterli olsan bile sana uymayabiliyor.

Ve bu bir eksiklik değil. Bir uyum meselesi.

Şimdi buradan çıkan ilke şu: şarkı sana uymalı, sen şarkıya değil.

Öğrencilerin çoğu tersini varsayıyor ve olmayan bir yeterliliği kovalıyor. Oysa yapılacak şey ya şarkıyı uyarlamak ya başka bir şarkı seçmek.

Bir uyarı: bu, zorlanmaktan kaçınmak demek değil. Aralığını genişletmek ayrı bir çalışma ve o da gerekli. Ama repertuvar seçimi o çalışmanın yeri değil. Repertuvarda bugün yapabildiğin şeyi seçiyorsun.

Mekanizma

Aralık ile yerleşim

Şimdi bu modülün en değerli ayrımı. Ve öğrencilerin neredeyse hiç duymadığı bir şey.

Aralık, çıkarabildiğin en pes ile en tiz sesin arası. Uçlar.

Yerleşim, bir şarkının çoğunlukla nerede durduğu. Ağırlık merkezi.

İkisi çok farklı şeyler ve repertuvar seçiminde belirleyici olan ikincisi.

Şöyle düşün. Bir şarkının en tiz notası senin aralığının içinde olabilir. Yani o notayı çıkarabiliyorsun.

Ama şarkı zamanının çoğunu senin rahat bölgenin üst sınırında geçiriyorsa, o şarkı seni tüketiyor.

Tek bir tiz nota bir sorun değil. Orada uzun süre kalmak bir sorun.

Bu yüzden "en tiz notayı çıkarabiliyor muyum" sorusu yanlış soru.

Doğru soru: bu şarkı çoğunlukla nerede duruyor ve orası benim için rahat mı?

Ve pratikte şunu görüyorsun: aynı aralığa sahip iki şarkıdan biri rahat, diğeri yorucu. Fark yerleşimde.

Bunu ölçmek de kolay. Bir şarkıyı dinlerken en tiz notayı aramak yerine, en çok hangi bölgede dolaştığına bak.

Şarkıyı sınamak: nakarattan başla

Açılış sahnesindeki hatanın çözümü tek bir kuralda.

Bir şarkıyı çalışmaya nakarattan başla.

Ya da genel olarak: şarkının en zorlayıcı bölümünden.

Sebebi açık. Şarkıların çoğunda ilk bölüm alçak ve rahat, nakarat yüksek ve yoğun. İlk bölümden başlayan öğrenci şarkıya bağlanıyor, sonra nakaratta duvara çarpıyor.

Ve o noktada iki şey oluyor: hem haftalarca emek harcamış oluyor hem şarkıyı bırakmak zorlaşıyor çünkü duygusal olarak yatırım yapmış.

Nakarattan başlayan öğrenci ise ilk gün öğreniyor. Ya şarkı uygun ya değil.

Bu kural bir dakikada uygulanıyor ve haftalar kurtarıyor.

Ve sınama şu: nakaratı iki kez üst üste, zorlamadan söyleyebiliyor musun?

Bir kez söyleyebilmek yeterli değil. Bir şarkı bir kez söylenmiyor; prova ediliyor, tekrarlanıyor, sahnede belki iki kez geçiliyor. Ölçüt tek geçiş değil, tekrarlanabilirlik.

Taşımak serbest ve standart

Şimdi öğrencilerin bilmediği ve bilmedikleri için kendilerini gereksiz yere zorladığı şey.

Bir şarkının kaydedildiği ton, evrensel bir gerçek değil.

O ton, o kaydı yapan şarkıcının sesine göre seçilmiş. Başka bir ses için başka bir ton doğru olur.

Yani bir şarkıyı sana uyan bir tona taşımak bir taviz değil, işin normal parçası.

Ve bu, şanın diğer çalgılara göre büyük bir avantajı. Bir gitarist bariyer akorları öğrenmeden ton değiştiremiyor; sen bir tuşa basıp değiştirebiliyorsun.

Şimdi yedinci modülde verdiğim sözü ödeyelim.

Register konusunda şunu söylemiştim: bir şarkının en yoğun bölümü senin geçiş bölgene denk geliyorsa, bir ton taşımak sorunu tamamen çözebiliyor.

Yöntem şu: nakaratın en yoğun kısmının nereye düştüğüne bak. Geçiş bölgende mi?

Öyleyse iki seçeneğin var. Aşağı taşırsan o bölüm alt bölgeye iner ve rahatlar. Yukarı taşırsan üst bölgeye çıkar ve yine geçişten kurtulur.

Hangisi daha iyi? Şarkının geri kalanına bağlı. Aşağı taşımak ilk bölümü fazla alçaltabiliyor, yukarı taşımak nakaratı fazla yükseltebiliyor.

Yani taşıma bir denge işi ve tek doğru cevabı yok. Bir iki ses deneyip hangisinin bütününü en rahat kıldığına bakıyorsun.

Bu, teknik zorlanmayı teknikle değil planlamayla çözmenin en açık örneği. Ve profesyonel uygulamada sürekli yapılıyor.

Üç şarkı nasıl seçilir

Şimdi program tasarımı. Ve şanda ek bir ölçüt var.

Birinci ölçüt: farklı şeyler göstersinler.

Biri en rahat söylediğin. Biri aralığını biraz zorlayan. Biri teknikten çok metne ve ifadeye dayanan.

İkinci ölçüt ve şana özgü olan: ses yükü aynı bölgeye yığılmasın.

Üç şarkı da senin sesinin aynı bölgesinde duruyorsa, o bölge yoruluyor ve üçüncü şarkıda ses düşüyor.

Bir piyanistte bu sorun yok; piyano yorulmuyor. Şarkıcıda çalgı sensin ve yorulma gerçek.

Doğru dağılım: biri alt bölgede rahat, biri orta bölgede, biri üst bölgeye uzanıyor. Böylece hiçbir bölge üst üste zorlanmıyor.

Üçüncü ölçüt: sıralama.

En zorlayıcı olanı ortaya koy. Başta ses henüz tam açılmamış olabiliyor, sonda yorgun oluyor. Ortası en güvenilir yer.

Ve açılış şarkısı en rahat olanı olsun — hem sesi ısıtıyor hem ilk dakikadaki gerginliği güvenli bir malzemede geçirtiyor.

Sözü sahiplenmek

Şimdi şarkıcıyı çalgıcıdan ayıran şeye geliyoruz.

Sen kelime söylüyorsun. Ve dinleyici o kelimeleri anlıyor.

Bir çalgıcı bir cümleyi güzel çalabilir. Bir şarkıcı bir cümleyi söylerken aynı zamanda bir şey söylüyor.

Bunun pratik sonucu şu: ne söylediğini gerçekten bilmen gerekiyor.

Öğrencilerin çoğu sözleri hece dizisi olarak öğreniyor. Doğru söylüyorlar ama anlamıyorlar — ya da yüzeysel anlıyorlar.

Bir çalışma var ve etkisi hemen duyuluyor.

Sözleri bir metin gibi, yüksek sesle oku. Şarkı gibi değil, bir konuşma gibi.

Sonra kendine sor: bu kim konuşuyor, kime, ne zaman ve neden?

Bu dört soruya cevap verebiliyorsan, söylediğin şey bir hece dizisi olmaktan çıkıyor.

Ve şu ilginç: bu çalışmayı yapan öğrencilerde teknik de düzeliyor. Çünkü anlam, vurguyu ve nefes noktalarını kendiliğinden yerine oturtuyor.

Sekizinci modülde söz yerleşimini teknik olarak kurmuştuk. Bu, onun anlam tarafı ve ikisi birlikte çalışıyor.

Öğrenme sırası

Bir şarkıyı öğrenirken sıranın şanda kendine özgü bir hâli var.

Bir: metni oku. Yüksek sesle, konuşma olarak. Dört soruyu cevapla.

İki: ritmi konuş. Sekizinci modülün ana çalışması. Perde yok.

Üç: melodiyi ekle. Şimdi perde geliyor.

Dört: teknik noktaları işaretle. Nerede nefes alacaksın, geçiş bölgen nereye denk geliyor, hangi ünlüde düşme riski var.

Beş: ifadeyi kur. Hangi kelime en önemli, cümle nereye gidiyor.

Bu sıranın en çok atlanan adımı birincisi ve en pahalıya mal olanı da o. Metni anlamadan ezberlenen bir şarkı, sonradan anlam katılmaya çalışıldığında direniyor.

Ses yükü bütçesi

Son bir konu ve diğer çalgılarda karşılığı yok.

Sesin günlük bir bütçesi var.

Bir piyanist altı saat çalışabiliyor. Bir şarkıcı çalışamıyor — ya da çalışırsa bedelini ertesi gün ödüyor.

Üç şarkılık bir repertuvar, her gün baştan sona geçildiğinde ciddi bir yük. Ve o yük teknik çalışmanın üstüne biniyor.

Pratik yaklaşım şu: her gün her şeyi söyleme.

Bir günde bir şarkıyı derinlemesine çalış, diğer ikisini yalnız bir kez geç. Ertesi gün sırayı değiştir.

Ve şu: teknik çalışma ile repertuvar çalışması aynı seansta olacaksa, teknik önce gelir. Yorgun bir sesle teknik çalışmak yanlış alışkanlık öğretiyor.

Bir de dinlenme günü var. Haftada bir gün hiç söylememek, sesin toparlanması için gerçek bir kazanç ve profesyonellerin çoğu bunu planlıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Dört nokta.

Birincisi: repertuvar bir kimlik kararı. Hangi şarkıları söylediğin, teknik seviyenden daha çok şey anlatıyor. Ve bu seviyede iyi bir seçim, zor bir şarkıyı kötü söylemekten çok daha etkili. Rahatça söylenen basit bir şarkı, zorlanarak söylenen karmaşık bir şarkıdan her zaman daha iyi duyuluyor.

İkincisi: taşıma kararı eşlikçiyle birlikte verilir. Bir şarkıyı taşıdığında eşlik eden çalgı da yeni tonda çalmak zorunda ve bazı tonlar bazı çalgılarda daha zor. Yani taşıma yalnız senin kararın değil; provada konuşulacak bir konu.

Üçüncüsü: şarkı seçiminde metin de bir ölçüt. Söylediğin şeye inanmıyorsan bu duyuluyor. Teknik olarak uygun ama sana hiçbir şey ifade etmeyen bir şarkı, dinleyiciye de bir şey ifade etmiyor. Bu bir duygusallık tavsiyesi değil; metinle ilişki kurabilmek, ifade kararlarının kaynağı.

Dördüncüsü: aralık zamanla genişliyor ve repertuvar onunla birlikte. Bugün taşımak zorunda kaldığın bir şarkı, altı ay sonra orijinal tonunda söylenebiliyor olabiliyor. Taşıma kalıcı bir karar değil; bugünkü sesin için verilmiş bir karar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Şarkıyı söyleyemiyorsam yeterince iyi değilim. Şarkı o hâliyle o sese uygun olmayabilir ve bu bir beceri sorunu değil bir uyum sorunudur. Yapılacak şey uyarlamak ya da başka bir şarkı seçmek.

Yaygın yanlış: En tiz notayı çıkarabiliyorsam şarkı bana uyar. Belirleyici olan uçlar değil yerleşimdir. Bir şarkı zamanının çoğunu rahat bölgenin üst sınırında geçiriyorsa, en tiz notası erişilebilir olsa bile tüketir.

Yaygın yanlış: Şarkıyı taşımak hile ya da tavizdir. Kaydın tonu, o kaydı yapan şarkıcının sesine göre seçilmiştir; evrensel bir gerçek değildir. Taşımak işin normal parçası ve profesyonel uygulamada sürekli yapılıyor.

Yaygın yanlış: Şarkıyı baştan öğrenirim. Nakarat genellikle en zorlayıcı bölümdür ve baştan başlayan öğrenci haftalar sonra duvara çarpar. Nakarattan başlamak bir dakika sürer ve haftalar kurtarır.

Yaygın yanlış: Her gün bütün repertuvarı çalışmalıyım. Sesin günlük bir bütçesi var ve üç şarkıyı her gün baştan sona geçmek teknik çalışmanın üstüne binen ciddi bir yük. Bir şarkı derinlemesine, diğerleri birer geçiş; sıra her gün değişir.

Uygulama

Dört parçalı çalışma. Bu modül bir hafta boyunca sürüyor.

Birinci parça: yerleşim ölçümü. Aday üç şarkıyı dinle ve her biri için en tiz notayı değil, çoğunlukla hangi bölgede durduğunu belirle.

Kendi rahat bölgenle karşılaştır. Üstünde mi, içinde mi, altında mı?

İkinci parça: nakarat sınaması. Her aday şarkının nakaratını iki kez üst üste, zorlamadan söylemeyi dene.

Zorlanıyorsan bir ses aşağı taşı ve tekrar dene. Kaç ses taşıman gerektiğini not et.

Üçüncü parça: metin okuma. Seçtiğin şarkının sözlerini bir konuşma gibi yüksek sesle oku ve dört soruyu cevapla: kim konuşuyor, kime, ne zaman, neden?

Cevapları bir yere yaz. Bu notlar ifade kararlarının kaynağı olacak.

Dördüncü parça: yük planı. Üç şarkının hangi bölgede durduğunu yaz. Üçü de aynı bölgedeyse birini değiştir.

Sonra haftalık bir plan çıkar: hangi gün hangisi derinlemesine, hangileri birer geçiş, hangi gün dinlenme.

Kilit özet

Şanda çalgı herkeste farklı olduğu için bir şarkı, teknik olarak yeterli olsan bile sana uymayabilir. İlke şudur: şarkı sana uymalı, sen şarkıya değil.

Repertuvar seçiminde belirleyici olan aralık değil yerleşimdir. Tek bir tiz nota sorun değildir; şarkının zamanının çoğunu rahat bölgenin üst sınırında geçirmesi sorundur.

Bir şarkı nakarattan sınanır ve ölçüt tek geçiş değil tekrarlanabilirliktir: nakaratı iki kez üst üste zorlamadan söyleyebiliyor musun?

Taşımak bir taviz değil işin normal parçasıdır; kaydın tonu o şarkıcının sesine göre seçilmiştir. Ve nakaratın yoğun kısmı geçiş bölgesine denk geliyorsa taşımak sorunu tamamen çözebilir.

Üç şarkı seçilirken şana özgü bir ölçüt daha vardır: ses yükü aynı bölgeye yığılmamalı. Sesin günlük bir bütçesi var ve her gün her şeyi söylemek teknik çalışmanın üstüne binen bir yüktür.

Sonraki derse köprü

Repertuvarı kurduk. Sırada onu bir performansa çevirmek var.

Bir sonraki modülde performans hazırlığını çalışacağız. Ve orada teknikten farklı bir konu var: sahnede olmak.

Isınma nasıl yapılır ve ne kadar sürer. Heyecan bedende ne yapıyor ve sesle ilgili kısmı hangisi. Kelimeyi unutursan ne olacak. Prova neyi çözer, neyi çözmez.

Bugünkü modülden bir şey doğrudan oraya taşınıyor: program sıralaması. En zorlayıcı şarkının ortada olması bir teknik karar olduğu kadar bir performans kararı.

Bir uyarı: dördüncü uygulama parçasındaki haftalık planı gerçekten yaz. Ses yükü planlanmadığında repertuvar çalışması tekniği yiyor ve öğrenci bunu "geriliyorum" diye okuyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde şarkının ilk bölümü ve nakaratı aynı öğrenci tarafından söylenmeli; nakarattaki zorlanma kesilmeden gösterilmeli. Ardından aynı nakarat iki ses aşağıda söylenip fark duyurulmalı.

Aralık ile yerleşim ayrımı tek bir grafikte verilmeli: şarkıcının aralığı bir çubuk olarak, rahat bölgesi içinde renkli bir alan olarak çizilmeli. Üstüne iki şarkının yerleşimi bindirilmeli — aynı uçlara sahip ama biri rahat bölgede, diğeri üst sınırda yoğunlaşan.

Nakarat sınaması gerçek zamanlı çekilmeli ve iki geçiş art arda yapılmalı; ikinci geçişteki düşüş varsa korunmalı.

Taşıma bölümünde aynı nakarat üç tonda söylenip her birinde geçiş bölgesinin nereye düştüğü grafikte gösterilmeli.

Metin okuma çalışması sade çekilmeli: şarkıcı sözleri konuşma olarak okumalı, sonra aynı satır söylenmeli. İki geçiş arasındaki vurgu farkı kurguyla değil, dinleyerek bırakılmalı. Örnek kutularında şarkı adı, söz metni, şarkıcı adı ya da telifli kayıt kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

VOC-101 — Temel Şan Tekniği kursunun 12 modülünden 10. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.