Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Türk makam müziği notası, batı notasının portesini, anahtarını ve nota değerlerini kullanıyor. Farkı, her yerin bir de perde adı taşıması ve piyano tuşlarının arasına düşen sesleri gösteren koma işaretleri.
Porte üzerinde sol rast, la dügâh, si buselik, do çargâh, re neva, mi hüseyni ve portenin üstündeki sol gerdaniye olarak anılıyor. Bir oktav aşağısı "kaba", yukarısı "tiz" sözcüğüyle adlandırılıyor. Udun açık telleri de portede belirli yerlere karşılık geliyor ve okumanın sabit dayanakları oluyor.
Koma işaretleri, bir yarım sesin içindeki ara durakları gösteriyor. Türkiye'de yaygın olan Arel-Ezgi-Uzdilek sisteminde her işaret belirli bir koma farkını gösteriyor. Rast makamının segâh perdesi, si notasının koma bemolüyle yazılan biraz pes hâli. Koma işaretleri donanımda da yer alabiliyor.
Sayfadaki her nota, udda bir oktav aşağıda çınlıyor. Portedeki bir notayı sapta bulmak, notayı okumak, en yakın açık teli bulmak, parmağı yerleştirmek ve kulakla denetlemekten oluşan bir işlem.
Açılış sahnesi
Piyano derslerinden nota okumayı bilen bir öğrenci, udu için aldığı ilk nota defterini açıyor. Sayfada tanıdık bir porte, tanıdık bir sol anahtarı, tanıdık notalar var. Öğrenci rahatlıyor: bu dili biliyor.
Birinci satırda bir si notası görüyor, ama önünde tanımadığı bir işaret duruyor: bemole benzeyen, ama biraz farklı çizilmiş küçük bir işaret. Birkaç ölçü sonra bir fa notasının önünde de diyeze benzeyen, ama yine başka türlü bir işaret var. Donanımda da bu işaretlerden biri görünüyor.
Öğrenci ezginin ilk notasını buluyor ve uda geçiyor. Porte üzerinde yazan sesi udun sapında arıyor, ama duyduğu ses nottaki yerden bir oktav aşağıda gibi geliyor. Yanlış yeri mi buldu, yoksa bir şey mi atladı?
Öğretmeni sayfaya bakıp gülümsüyor. "Bu nota, piyano notasıyla aynı porteyi kullanıyor ama iki şeyi farklı söylüyor. O küçük işaretler, piyanonun tuşlarının arasındaki perdeleri gösteriyor. Ve ud, yazıldığından bir oktav pes duyulur."
Bu derste ne olacak
Önce Türk makam müziği notasının batı notasından neyi aldığını ve neyi farklı söylediğini göreceğiz. Sonra portedeki yerlerin hangi perde adlarını taşıdığına bakacağız ve açık tellerin perdelerini portede bulacağız. Ardından koma işaretlerine, yani perdeleri eşit yarım seslerden daha küçük ölçülerde değiştiren işaretlere geçeceğiz. Udun yazıldığından bir oktav pes duyulmasını ve ahengin okumaya etkisini konuşacağız. En sonda da portedeki bir notayı udun sapında bulmanın yollarına ve okumayı pratiğe bağlamaya bakacağız.
Sıfır noktası
Türk makam müziği, bugün çoğu zaman batı müziğinden gelen beş çizgili porte üzerine yazılıyor. Notaların süreleri, ölçüler, bağlar ve susların çoğu batı notasıyla aynı biçimde okunuyor. Bu yüzden batı notasını bilen biri, makam müziği notasının büyük kısmını tanıyor.
Ama iki nota yazısı arasında önemli farklar var. Bazı perdeler, piyanonun iki komşu tuşunun arasında bir yerde duruyor ve bu perdeleri göstermek için özel işaretler kullanılıyor. Ayrıca perdelerin kendi adları var ve bu adlar, porte üzerindeki nota adlarıyla eşleştiriliyor.
Müziğin Temelleri kursunda portenin, anahtarların ve nota değerlerinin temel bilgileri anlatılmıştı. Bu ders o bilgilerin makam müziğine ve uda nasıl uygulandığını ele alıyor.
Bu dersin sınavı şu: udun açık tellerinin perdelerini portede gösterebiliyor, bir notanın önündeki koma işaretinin o perdeyi batıdaki karşılığından farklı bir yere taşıdığını anlayabiliyor ve portedeki bir notayı udun sapında bir oktav pes bularak çalabiliyor musun?
Mekanizma
Porte aynı, adlar farklı
Makam müziği notasında porte, sol anahtarı ve nota değerleri batı notasıyla aynı. Bir dörtlük nota bir dörtlük, bir sekizlik bir sekizlik; ölçü çizgileri ve bağlar da aynı biçimde okunuyor.
Farklı olan, porte üzerindeki yerlerin adlandırılması. Makam müziğinde her ses, bir nota adının yanında bir de perde adıyla anılıyor. Porte üzerindeki bir yer, hem batıdaki gibi bir nota adına hem de makam müziğinin bir perde adına karşılık geliyor.
Yaygın kullanımda sol anahtarının ikinci çizgisindeki sol notası rast, ikinci aralıktaki la notası dügâh, üçüncü çizgideki si notası buselik, üçüncü aralıktaki do notası çargâh, dördüncü çizgideki re notası neva ve dördüncü aralıktaki mi notası hüseyni perdesi olarak anılıyor. Portenin üstündeki sol notası da gerdaniye.
Bu perdelerin bir oktav aşağısı "kaba", bir oktav yukarısı "tiz" sözcüğüyle adlandırılıyor. Dügâhın bir oktav aşağısı kaba dügâh, nevanın bir oktav yukarısı tiz neva. Bazı pes perdelerin ise kendi adları var: yegâh, aşiran gibi. Akort dersinde udun tellerinin bu adlarla anıldığını görmüştük.
Açık teller portede
Udun açık tellerinin perdeleri, portede de belirli yerlere karşılık geliyor. Bu yerleri bilmek, notadan uda geçişin ilk dayanağı.
Açık dügâh teli, portede la notasına; açık neva teli re notasına; açık gerdaniye teli portenin üstündeki sol notasına karşılık geliyor. Açık aşiran teli portenin en alt çizgisindeki mi notasına, açık yegâh teli ise onun hemen altındaki re notasına, yani nevanın bir oktav aşağısına denk geliyor. Bam teli ise esere göre daha da aşağı iniyor ve portenin altındaki ek çizgilerde yazılıyor.
Bu karşılıklar, portede bir notayı gördüğünde onun hangi açık tele yakın olduğunu hemen anlamayı sağlıyor. Portede la görmek, dügâh telini; re görmek, neva telini düşündürüyor. Oradan bir önceki derste öğrenilen parmak yerlerine geçmek kolaylaşıyor.
Açık tellerin portedeki yerlerini ezberlemek, nota okumanın hızını artırıyor. Bu yerler, sayfanın geri kalanının ölçüldüğü sabit noktalar gibi iş görüyor; Temel Müzik Teorisi ve Nota Okuma kursunda anlatılan çıpa nota fikrinin udda karşılığı.
Koma işaretleri
Açılıştaki öğrencinin tanımadığı işaretler, makam müziği notasının en belirgin farkı. Bu işaretler, bir notayı batı müziğindeki diyez ve bemolden daha küçük ölçülerde yükseltiyor ya da alçaltıyor.
Batı müziğinde bir diyez bir notayı yarım ses yükseltiyor, bir bemol yarım ses alçaltıyor. Makam müziğinde ise yarım sesten daha küçük farkları göstermek için birkaç farklı diyez ve bemol işareti kullanılıyor. Bu işaretlerin her biri, sesi farklı büyüklükte bir koma kadar değiştiriyor.
Türkiye'de yaygın kullanılan nota yazısı, Arel-Ezgi-Uzdilek sistemi olarak bilinen bir düzeni izliyor. Bu düzende her işaret belirli bir koma farkını gösteriyor. İşaretlerin ayrıntılı değerleri ve kuramsal temeli, makam müziği kuramının konusu; bu derste yalnızca işaretlerin varlığını ve okumadaki rolünü tanıyoruz.
Bir örnek, rast makamında sık görülen segâh perdesi. Segâh, portede si notası üzerinde ama küçük bir koma bemolüyle yazılıyor. Bu, sesin batıdaki si notasından biraz pes, ama si bemolden belirgin biçimde tiz olduğunu gösteriyor. Açılıştaki öğrencinin gördüğü bemole benzer işaret buydu.
Koma işaretleri donanımda da yer alabiliyor. Bir makamın donanımında görülen bir koma işareti, o notanın eser boyunca o biçimde çalınacağını söylüyor. Bu yüzden bir esere başlamadan önce donanımı dikkatle okumak, makam müziğinde özellikle önemli.
Perdesiz sapta bu işaretlerin anlamı, parmağın batıdaki karşılığından biraz farklı bir yere inmesi. Bir önceki derste gördüğümüz gibi, bu farkı parmağın ve kulağın öğrenmesi gerekiyor; işaret, parmağa nereye inileceğini söylüyor, kulak ise doğru yerin bulunup bulunmadığını denetliyor.
Bir oktav pes
Açılıştaki öğrencinin ikinci şaşkınlığı, udun yazıldığından bir oktav pes duyulmasıydı. Ud notası, çalgının gerçek sesinden bir oktav yukarıda yazılıyor.
Bu, gitar notasındaki alışkanlığa benzer bir düzen. Udun ses bölgesi görece pes olduğu için, gerçek sesleriyle yazılsa notaların büyük kısmı portenin çok altında, çok sayıda ek çizgiyle yazılmak zorunda kalırdı. Bir oktav yukarıda yazmak, okumayı kolaylaştırıyor.
Bu yüzden portede bir la notası gören ud çalıcısı, o notayı porteye göre değil, udun açık dügâh teline göre buluyor. Portedeki yer ile udun sapındaki yer arasında bu sabit oktav farkı her zaman geçerli; öğrenci bir kez alıştığında artık bunu düşünmüyor.
Bu oktav farkı, başka çalgılarla birlikte çalınırken önemli olabiliyor. Aynı notayı okuyan bir ud ile bir keman, gerçekte farklı oktavlarda çalıyor olabilir. Birlikte çalışılan müzisyenlerle bu durumu bilmek, karışıklığı önlüyor.
Ahenk ve okuma
Akort dersinde perde adlarının gerçek yüksekliğinin ahenge bağlı olduğunu gördük. Nota okumada da bu geçerli: portede yazılı notalar sabit, ama udun gerçekte hangi yükseklikte duyulacağı, udun hangi ahenkte akort edildiğine bağlı.
Okuma açısından bu fark çoğu zaman görünmez. Ud çalıcısı portede la gördüğünde açık dügâh telini düşünüyor ve dügâh teli hangi ahenkte akort edilmişse o yükseklikte çalıyor. Nota ile parmak arasındaki ilişki, ahenk değişse de aynı kalıyor.
Ahengin önemli olduğu yer, birlikte çalmak. Aynı notayı okuyan müzisyenlerin aynı ahenkte akort edilmiş olması gerekiyor. Aksi hâlde aynı nota, farklı çalgılarda farklı yüksekliklerde duyuluyor.
Portedeki notayı sapta bulmak
Nota okumanın asıl amacı, portedeki bir notayı sapta hızla bulmak. Başlangıçta bu, birkaç adımlı bir işlem; zamanla neredeyse kendiliğinden gerçekleşiyor.
Göz önce notanın adını ve varsa koma işaretini alıyor. Ardından en yakın açık teli arıyor, o telden ne kadar yukarıda olunduğunu kestirip parmağı oraya indiriyor. Son sözü kulak söylüyor.
Açık tellerin portedeki yerlerini bilmek, en yakın teli aramayı neredeyse anlık kılıyor. Parmağın yerini ve kulağın kararını ise açık tel referansı destekliyor: bir dörtlü yukarıdaki ses, bir üstteki açık telle karşılaştırılabiliyor.
Nota okumayı hızlandırmanın bir yolu, sık kullanılan notaları ve onların sapta nerede olduğunu tanıdık hâle getirmek. Makam derslerinde her ses alanının notaları, sapın belirli bir bölgesinde toplanıyor; bu notaları tekrar tekrar okuyup çalmak, okumayı hem hızlandırıyor hem de sapın bu bölgesini tanıdık kılıyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Yazılanla çalınan arasındaki fark. Makam müziğinde notaya yazılan perdeler, çoğu zaman yaklaşık bir yer gösteriyor. Aynı perde, bir makamdan ötekine ve çıkıcı ya da inici bir cümlede biraz farklı yerde çalınabiliyor. Deneyimli çalıcılar bu incelikleri notadan değil, ustaların icrasını dinleyerek ve onları taklit ederek öğreniyor.
Meşk geleneği. Makam müziğinde uzun süre boyunca eserler, notadan çok bir ustadan dinlenerek ve tekrar edilerek öğrenildi. Bu öğrenme biçimine meşk deniyor. Nota bugün yaygın biçimde kullanılsa da, makam müziğinin birçok inceliği hâlâ dinleyerek ve bir öğretmenin çalışını izleyerek öğreniliyor.
Farklı yazım sistemleri. Arel-Ezgi-Uzdilek sistemi yaygın olsa da, makam müziğinin perdelerini ve aralıklarını farklı biçimlerde tanımlayan başka kuramsal yaklaşımlar ve yazım önerileri de var. Bu tartışmalar, kuram derslerinin ileri basamaklarında açılıyor.
Donanımı okumak bir alışkanlık. Deneyimli okuyucular, bir esere başlamadan önce donanımı, ölçü işaretini ve eserin adındaki makamı birlikte okuyor. Makamın adı, hangi perdelerin kullanılacağına dair önemli bir ipucu; donanım ise bunu somut olarak gösteriyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Makam müziği notası batı notasıyla tamamen aynıdır. Porte, anahtar ve nota değerleri aynı, ama koma işaretleri ve perde adları farklı. Bu farklar, piyano tuşlarının arasına düşen perdeleri görünür kılıyor.
Yaygın yanlış: Koma işaretleri, diyez ve bemolün farklı çizilmiş hâlidir. Koma işaretleri, sesi diyez ve bemolden daha küçük ölçülerde değiştiriyor. Bir koma bemolü, bir bemolden çok daha az pesleştiriyor.
Yaygın yanlış: Ud yazıldığı yükseklikte duyulur. Ud, sayfadaki yerinden bir oktav aşağıda çalıyor. Portedeki bir nota, udda bir oktav pes duyuluyor.
Yaygın yanlış: Donanım yalnızca batı diyez ve bemollerini içerir. Makam müziğinde donanımda koma işaretleri de yer alabiliyor. Donanımı dikkatle okumak, bir esere başlamanın ilk adımı.
Yaygın yanlış: Notada yazılan perde her zaman aynı yerde çalınır. Bazı perdeler, bağlama göre kıl payı kayabiliyor. Nota yaklaşık bir yer gösteriyor; kesin yeri kulak ve dinleme belirliyor.
Uygulama
Bir porte kâğıdı hazırla ve udunun beş çiftinin perdelerini portede işaretle. Her notanın yanına perde adını yaz. Aşiranın en alt çizgide, yegâhın onun hemen altında yazıldığına dikkat et.
Ardından açık telleri portedeki yerleriyle eşleştirerek çal. Portede dügâhın yerini göster ve açık dügâh telini çal; ardından nevayı, gerdaniyeyi, aşiranı ve yegâhı aynı biçimde çal. Çaldığın sesin portedeki yerden bir oktav pes olduğunu fark et.
Sonra sayfada rast perdesini, çargâh perdesini ve hüseyni perdesini bul ve her birinin en yakın açık tele göre sapta nerede olduğunu çıkar. Bir önceki dersteki açık tel referansını kullanarak her birini sapta bul ve çal.
Ardından segâh perdesini dene. Si notasını önce koma bemolsüz, sonra koma bemolüyle, yani biraz daha pes çal. İki ses arasındaki küçük farkı dinle. Bu farkın bir yarım sesten çok daha küçük olduğunu fark et. Bir öğretmen ya da bir kayıtla segâhın doğru yerini karşılaştır.
Son olarak basit bir makam ezgisinin notasını bul, donanımını ve koma işaretlerini oku ve ezgiyi yavaşça, notadan uda geçerek çal. Her notada hangi açık tele göre yer bulduğunu not et.
Kilit özet
Türk makam müziği notası, batı notasının portesini, anahtarını ve nota değerlerini kullanıyor. Farkı, her yerin bir de perde adı taşıması ve piyano tuşlarının arasına düşen sesleri gösteren koma işaretleri.
Porte üzerinde sol rast, la dügâh, si buselik, do çargâh, re neva, mi hüseyni ve portenin üstündeki sol gerdaniye olarak anılıyor. Bir oktav aşağısı "kaba", yukarısı "tiz" sözcüğüyle adlandırılıyor. Udun açık telleri de portede belirli yerlere karşılık geliyor ve okumanın sabit dayanakları oluyor.
Koma işaretleri, bir yarım sesin içindeki ara durakları gösteriyor. Türkiye'de yaygın olan Arel-Ezgi-Uzdilek sisteminde her işaret belirli bir koma farkını gösteriyor. Rast makamının segâh perdesi, si notasının koma bemolüyle yazılan biraz pes hâli. Koma işaretleri donanımda da yer alabiliyor.
Sayfadaki her nota, udda bir oktav aşağıda çınlıyor. Portedeki bir notayı sapta bulmak, notayı okumak, en yakın açık teli bulmak, parmağı yerleştirmek ve kulakla denetlemekten oluşan bir işlem.
Sonraki derse köprü
Bu derste notaların perdelerini okuduk: hangi sesin hangi perde olduğunu ve sapta nerede bulunduğunu. Ama makam müziğinde ezgiler, yalnızca perdelerden değil, belirli ritim döngülerinden de oluşuyor.
Usul, makam müziğinin ritim düzeni. Bir usul, belirli uzunlukta bir döngüde güçlü ve zayıf vuruşların nasıl dizildiğini nasıl gösterir, usul vuruşları elle nasıl tutulur, ve udun mızrap vuruşları usulün iskeletine nasıl yerleşir?