Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sol el sapı taşımıyor; başparmak sapın arkasında hafif bir dayanak, parmaklar kavisli ve uçlarıyla tellere iniyor. Bilek düz ve rahat.
Perdesiz sapta sesi, telin parmak ucuna değdiği nokta belirliyor. Parmak ucunun kıl payı kayması sesi tizleştirip pesleştiriyor. Tel temiz bir ses verecek kadar sağlam, ama gereğinden fazla güç kullanmadan bastırılıyor.
Çift teller, parmak ucunun iki telin arasına oturmasıyla birlikte ve eşit basınçla bastırılıyor. Tek telin bastırılması vızıltıya, eşit olmayan basınç dalgalanmaya yol açıyor.
Tellerin çoğunun aralarında dörtlü bulunduğu için her çiftte, komşu açık çiftin sesini veren bir nokta var; bu nokta, sapta en güvenilir işaret. Aralıklar sapın yukarısına çıktıkça daralıyor. Entonasyon, parmağın inip kulağın karar verdiği ve parmağın kaydırarak düzelttiği bir döngü; makam perdelerinin koma incelikleri ise makam derslerinde ele alınacak.
Açılış sahnesi
Gitar çalmış bir öğrenci, udun sapına ilk kez sol elini koyuyor. Aşiran çiftinin üzerinde bir yere parmağını bastırıyor ve mızrapla vuruyor. Ses çıkıyor, ama beklediği yerde değil: kulağına biraz pes geliyor.
Parmağını biraz yukarı kaydırıyor; bu kez ses tiz. Biraz geri çekiyor; ses yine kayıyor. Gitarda parmağın perdenin gerisinde herhangi bir yere basması yetiyordu. Udda ise parmağın yeri kıl payı değiştikçe ses de değişiyor.
Bir de sesin kendisi sorunlu. Parmağını gitardaki gibi telin biraz gerisine, yumuşak bir basınçla koyduğunda ses boğuk ve kısa çıkıyor. Bir tel de hafifçe vızıldıyor; parmağı çiftin iki telinden yalnızca birini tam bastırmış.
Öğretmeni ona bir yol gösteriyor. Aşiran çiftinde parmağını bir dörtlü yukarıda bir yere koymasını, ardından açık dügâh çiftini çalmasını istiyor. İki ses aynı olmalı. Öğrenci iki sesi art arda çalıyor; aralarında küçük bir fark duyuyor. Parmağını çok az kaydırıyor ve iki ses birden kaynaşıyor. "Doğru yer burası," diyor öğretmen. "Onu sana bir çizgi değil, açık tel söyledi."
Bu derste ne olacak
Önce sol elin udun sapına nasıl yerleştiğine bakacağız: başparmağın yerini, parmakların duruşunu ve elin sapı sıkmadan nasıl serbest kaldığını göreceğiz. Sonra perdesiz sapta sesin parmağın hangi noktasında belirlendiğini ve parmağın ne kadar güçle basması gerektiğini konuşacağız. Ardından bir parmağın iki teli aynı anda nasıl susturup titreştirdiğine geçeceğiz. Perdesiz sapta doğru yeri bulmanın en güvenilir araçlarından birine, açık tellerle karşılaştırmaya geçeceğiz. Sapın yukarısına çıktıkça aralıkların nasıl daraldığını göreceğiz. En sonda da kulak ile parmak arasındaki düzeltme döngüsüne ve makam perdelerinin inceliklerine değineceğiz.
Sıfır noktası
Entonasyon, bir sesin doğru perdede çalınması ya da söylenmesi. Perdeli çalgılarda entonasyonun büyük kısmı çalgının kendisi tarafından sağlanıyor; perdesiz udda ise tamamen çalan kişinin işi.
İlk derste perdesiz sapın makam müziğinin ince aralıklarını mümkün kıldığını ve doğru perdenin sorumluluğunu çalana bıraktığını gördük. Bu ders o sorumluluğun pratiği: sol elin parmağını doğru yere koymak ve kulağın bunu denetlemesi.
Bir önceki derste sağ el açık tellerle kendi işini öğrendi. Bu derste sol el ilk kez devreye giriyor. Sağ el yine çalışıyor, ama dikkatin büyük kısmı artık sol elde ve kulakta.
Bu derste sol elin parmakları işaret parmağından başlayarak birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü parmak olarak anılıyor; başparmak sapın arkasında duruyor ve tellere basmıyor.
Bu dersin sınavı şu: herhangi bir çiftin üzerinde parmağını bir dörtlü yukarıya koyup açık telle karşılaştırarak doğru yeri bulabiliyor, iki teli birlikte temiz bir sesle bastırabiliyor ve kulağınla küçük kaymaları düzeltebiliyor musun?
Mekanizma
Sol el sapta
Sol elin sapa yerleşmesi, oturuş dersindeki ilkeyle başlıyor: sol el sapı taşımıyor. Çalgının ağırlığı sağ tarafta taşındığı için, sol el yalnızca tellere basmak ve sap boyunca hareket etmek için serbest.
Başparmak sapın arkasında, hafifçe duruyor. Sapı kavramıyor, yalnızca parmakların karşısında hafif bir dayanak oluşturuyor. Sapı sıkıca kavrayan bir başparmak, elin hareketini kısıtlıyor ve kısa sürede yorgunluk yaratıyor.
Parmaklar tellerin üzerinde kavisli bir biçimde duruyor ve tellere uçlarıyla iniyor. Kavisli parmaklar, bir telden ötekine geçmeyi ve bir sesten ötekine kaymayı kolaylaştırıyor. Düz ve yatık parmaklar ise komşu tellere değebiliyor ve sesi boğabiliyor.
Bilek düz ve rahat. Müzisyen Sağlığı kursunun el ve bilek dersinde, bükük bir bileğin parmakları zayıflattığını ve fazladan güce ittiğini gördük. Udda bu, özellikle sapın aşağı bölgelerinde bileğin fazla bükülmesiyle ortaya çıkabiliyor; oturuşun ve sap açısının doğru olması bu bükülmeyi azaltıyor.
Ses parmak ucunda belirlenir
Açılıştaki öğrencinin ilk şaşkınlığı, gitardaki alışkanlığın udda işlememesiydi. Gitarda parmak perdenin gerisine basıyor ve sesi perde belirliyor; parmağın tam yeri çok önemli değil. Udda ise sesi, telin parmak ucuna değdiği nokta belirliyor.
Bu yüzden perdesiz sapta parmak ucunun tam yeri, sesin perdesi demek. Parmak biraz köprüye doğru kaydığında titreşen tel kısalıyor ve ses tizleşiyor; biraz kafaya doğru kaydığında tel uzuyor ve ses pesleşiyor. Açılıştaki öğrencinin kıl payı kaymalarla değişen sesi buydu.
Parmağın basma gücü de önemli. Tel, parmak ucuyla sapa sağlamca bastırılmalı; yetersiz bir basınç, telin sapa tam değmemesine ve sesin boğuk ya da vızıltılı çıkmasına yol açıyor. Açılıştaki öğrencinin yumuşak basınçla çıkan boğuk sesi buydu.
Gereğinden fazla güç ise gereksiz. Müzisyen Sağlığı kursunun el ve bilek dersindeki yeterli güç sınaması burada da işe yarıyor: teli temiz bir ses verecek kadar bastırmak ve bundan fazlasını kullanmamak. Fazla güç, elin çabuk yorulmasına ve bir sesten ötekine kaymanın zorlaşmasına yol açıyor.
Çift teli birlikte bastırmak
Udun çift telleri, sol elin parmağının iki teli birlikte bastırmasını gerektiriyor. Açılıştaki öğrencinin vızıldayan teli, parmağın çiftin yalnızca bir telini tam bastırmasından geliyordu.
Parmak ucu, çiftin iki telinin arasındaki küçük boşluğun üzerine, iki teli birlikte kaplayacak biçimde yerleşiyor. Parmak ucunun hafifçe düzleşen yüzeyi, iki tele eşit bir basınç veriyor. Parmak çok dik geldiğinde iki telden birini kaçırabiliyor; çok yatık geldiğinde ise komşu çifte değebiliyor.
Çiftin iki telinin eşit bastırılması, yalnızca sesin temizliği için değil, perdesi için de önemli. İki telden biri biraz farklı bir noktada bastırılıyorsa, iki tel birbirinden az farklı sesler verebiliyor ve akort dersinde gördüğümüz dalgalanma bu kez parmaktan kaynaklanıyor.
Parmağın iki teli birlikte bastırıp bastırmadığını anlamanın yolu, basılı çifti mızrapla çalıp dinlemek. Temiz ve dalgalanmasız bir ses, iki telin eşit bastırıldığını gösteriyor. Vızıltı ya da dalgalanma, parmağın yerinin ya da açısının düzeltilmesi gerektiğini gösteriyor.
Açık tel bir referans
Açılıştaki öğretmenin gösterdiği yol, perdesiz sapta doğru yeri bulmanın en güvenilir araçlarından biri: açık tellerle karşılaştırmak.
Akort dersinde tellerin çoğunun birbirinden bir dörtlü uzaklıkta akort edildiğini gördük. Bu, her çiftte belli bir noktanın bir üstteki açık çiftin sesini vermesi demek. Aşiran çiftinde bir dörtlü yukarı basılan ses, açık dügâh çiftinin sesiyle aynı; dügâh çiftinde bir dörtlü yukarı basılan ses, açık nevayla aynı.
Bu eşitlik, parmağın doğru yerini doğrudan gösteriyor. Parmağın verdiği ses ile komşu açık çift yan yana konduğunda, iki ses aynıysa kaynaşıyor; farklıysa aralarında akort dersindeki dalgalanmaya benzer bir titreme duyuluyor. Parmak, titreme kaybolana kadar kaydırılıyor.
Açık tellerle karşılaştırma yalnızca dörtlüyle sınırlı değil. Aynı sesin bir oktav yukarısı ya da aşağısı da açık tellerle karşılaştırılabiliyor. Açık tellerin makam perdelerine akort edilmiş olması, sapın farklı bölgelerinde bu perdeleri bulmak için güvenilir dayanaklar sağlıyor.
Bu yöntem, kulağın kendi başına doğru yeri bulmayı öğrenmesine de yardım ediyor. Açık tellerle tekrar tekrar karşılaştırılan bir perde, zamanla parmağın ve kulağın belleğine yerleşiyor ve açık tele bakmadan da bulunabiliyor.
Sapın yukarısında daralan aralıklar
Perdesiz sapta bir başka incelik, aralıkların sap boyunca aynı uzunlukta olmaması. Sapın kafaya yakın bölgesinde iki ses arasındaki mesafe daha geniş, köprüye doğru yükseldikçe ise daha dar.
Bu, bütün telli çalgılarda geçerli bir kural: titreşen bölüm yarıya indiğinde ses bir oktav, dörtte bire indiğinde iki oktav yükseliyor; bu yüzden aralıklar yükseldikçe sıkışıyor. Perdeli çalgılarda perdeler bu daralmayı zaten gösteriyor; perdesiz udda ise elin bu daralmayı kendisi öğrenmesi gerekiyor.
Bu yüzden sapın aşağı bölgesinde parmaklar arasında görece geniş bir açıklık gerekirken, yukarı bölgelerde parmaklar birbirine daha yakın yerleşiyor. Aynı aralığı sapın farklı yerlerinde aynı açıklıkla çalmak, yukarı bölgelerde sesleri tiz, aşağı bölgelerde pes çıkarıyor.
Başlangıç çalışması, sapın kafaya yakın ilk bölgesinde yapılıyor. Bu bölgede açık tellerle karşılaştırma kolay ve aralıklar görece geniş olduğu için parmağın yerini bulmak daha kolay. Sapın yukarı bölgeleri, ilerleyen çalışmalarda ele alınıyor.
Kulak ve parmak döngüsü
Perdesiz sapta entonasyon, bir kez öğrenilip bitmiş bir şey değil; her seste yeniden kurulan bir döngü. Parmak bir yere iniyor, kulak sesi duyuyor, sesin doğru olup olmadığına karar veriyor ve gerekiyorsa parmak küçük bir düzeltme yapıyor.
Başlangıçta bu döngü yavaş ve bilinçli. Parmak iniyor, ses dinleniyor, düzeltme yapılıyor. Zamanla döngü hızlanıyor ve neredeyse fark edilmeden işliyor: parmak doğru yere daha sık iniyor, düzeltmeler daha küçük ve daha hızlı oluyor.
Düzeltme, parmağı kaldırıp yeniden koymak yerine çoğu zaman parmağı tel üzerinde çok az kaydırarak yapılıyor. Bu küçük kayma, sesi kesmeden perdeyi yerine oturtuyor. Açılıştaki öğrencinin son denemesinde yaptığı buydu.
Bu döngünün temeli, kulağın doğru sesi önceden bilmesi. Şan kursunun entonasyon dersinde sesin önce zihinde kurulması gerektiği anlatılıyor; udda da parmak inmeden önce kulağın hedef sesi içeride duyması, döngüyü çok hızlandırıyor.
Makam perdelerinin inceliği
Açık tellerle karşılaştırma, dörtlüler ve oktavlar gibi temiz aralıklar için güvenilir bir yol. Ama makam müziğinin bazı perdeleri, batı müziğindeki karşılıklarından biraz farklı yerlerde duruyor ve koma denen küçük farklarla ifade ediliyor.
Bir piyanonun tuşlarıyla karşılaştırıldığında bu perdelerin bir kısmı biraz aşağıda, bir kısmı biraz yukarıda kalıyor. Perdesiz sap, bu perdelerin tam yerini bulmayı mümkün kılıyor; ama bu yerleri öğrenmek, makamın kendisini duymayı gerektiriyor.
Rast, Uşşak, Hüseyni ve Hicaz derslerinde bu perdeler tek tek aranacak. Şu an akılda tutulacak olan, perdesiz sapta her perdenin tek ve değişmez bir noktası olmadığı; bazı perdelerin yeri, içinde bulunduğu makama ve ezginin yönüne göre çok az değişebiliyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Titreşim (vibrato). Deneyimli ud çalıcıları, basılı bir sesi parmağı tel üzerinde çok küçük bir hareketle ileri geri sallayarak titreştiriyor. Bu titreşim sese canlılık ve ifade katıyor. Titreşim, entonasyonun sağlam olduğu bir ses üzerinde yapıldığında güzel duyuluyor; yanlış yerde başlayan bir sesi titreştirmek yanlışlığı gizlemiyor.
Kayarak geçiş. Perdesiz sapta bir sesten ötekine parmağı kaydırarak geçmek, ud çalışının önemli ifade araçlarından biri. Bu kaymanın hızı ve ne zaman yapılacağı, bir müzikal karar. Başlangıçta kaymalar bilinçli olarak yapılıyor; kontrolsüz bir kayma ise sesin bulanıklaşmasına yol açıyor.
Pozisyon değiştirmek. Sapın farklı bölgelerine elin tümüyle kayması, pozisyon değişimi. Bu değişimler sırasında elin yeni bölgedeki aralıklara uyum sağlaması gerekiyor. Pozisyon değişimleri, temel pozisyonda entonasyon oturduktan sonra çalışılıyor.
Kayıtla kendini dinlemek. Çalarken kulak, sesin yalnızca bir bölümüne dikkat edebiliyor. Kısa bir kaydı dinlemek, entonasyon kaymalarını çalarken fark edilemeyen biçimde ortaya çıkarıyor. Kayıtta bir açık telle karşılaştırılan seslerin ne kadar kaynaştığı özellikle belirgin duyuluyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Udda parmak, gitardaki gibi telin gerisine basar. Perdesiz sapta sesi parmak ucunun tele değdiği nokta belirliyor. Parmak ucunun tam yeri, sesin perdesi.
Yaygın yanlış: Hafifçe basmak yeterlidir. Tel sapa sağlamca bastırılmadığında ses boğuk ve vızıltılı çıkıyor. Ama gereğinden fazla güç de eli yoruyor ve kaymayı zorlaştırıyor.
Yaygın yanlış: Çift telin bir telini bastırmak yeterlidir. Parmak iki teli birlikte, eşit basınçla bastırmalı. Aksi hâlde ses vızıldıyor ya da iki tel arasında dalgalanma oluşuyor.
Yaygın yanlış: Aralıklar sapın her yerinde aynı genişliktedir. Aralıklar sapın yukarısına çıktıkça daralıyor. Aynı açıklıkla çalınan aynı aralık, farklı bölgelerde farklı sesler veriyor.
Yaygın yanlış: Doğru yer bir kez bulunduğunda hep aynı kalır. Entonasyon her seste yeniden kurulan bir döngü. Her iniş bir soruyla bitiyor: doğru mu, değilse ne kadar kaydırmalı?
Uygulama
Udunu akort et ve oturuşunu kontrol et. Sol elini sapa yerleştir: başparmak sapın arkasında hafifçe, parmaklar kavisli ve uçları tellerin üzerinde. Sapı kavramadığından emin ol.
Önce çift teli bastırmayı çalış. Dügâh çiftinin üzerinde, sapın kafaya yakın bölgesinde birinci parmağını iki telin arasına yerleştir ve iki teli birlikte bastır. Mızrapla çal ve sesi dinle. Vızıltı ya da dalgalanma varsa parmağın yerini ve açısını ayarla. Ardından basıncı yavaşça azaltıp sesin bozulduğu noktayı bul ve onun biraz üstünde bir basınçla çal.
Ardından açık tel referansını kullan. Aşiran çiftinde, bir dörtlü yukarıda açık dügâh çiftinin sesini verecek yeri ara. Basılı sesi ve açık dügâhı art arda çal, titremeyi dinle ve parmağını çok az kaydırarak iki sesi kaynaştır. Aynı alıştırmayı dügâh çiftinde açık nevayla, neva çiftinde açık gerdaniyeyle yap.
Sonra düzeltme döngüsünü çalış. Parmağını bilerek doğru yerin biraz altına ya da üstüne koy, sesi çal, kaymayı duy ve parmağı kaldırmadan kaydırarak yerine oturt. Bu alıştırmayı her çiftte birkaç kez tekrarla.
Son olarak bu alıştırmaların kısa bir kaydını al ve dinle. Basılı seslerin açık tellerle ne kadar kaynaştığını, çift tellerin temiz çıkıp çıkmadığını not et. Bir hafta boyunca her çalışmada açık tel karşılaştırmasını tekrarla ve doğru yeri ilk denemede bulma sıklığının nasıl arttığını izle.
Kilit özet
Sol el sapı taşımıyor; başparmak sapın arkasında hafif bir dayanak, parmaklar kavisli ve uçlarıyla tellere iniyor. Bilek düz ve rahat.
Perdesiz sapta sesi, telin parmak ucuna değdiği nokta belirliyor. Parmak ucunun kıl payı kayması sesi tizleştirip pesleştiriyor. Tel temiz bir ses verecek kadar sağlam, ama gereğinden fazla güç kullanmadan bastırılıyor.
Çift teller, parmak ucunun iki telin arasına oturmasıyla birlikte ve eşit basınçla bastırılıyor. Tek telin bastırılması vızıltıya, eşit olmayan basınç dalgalanmaya yol açıyor.
Tellerin çoğunun aralarında dörtlü bulunduğu için her çiftte, komşu açık çiftin sesini veren bir nokta var; bu nokta, sapta en güvenilir işaret. Aralıklar sapın yukarısına çıktıkça daralıyor. Entonasyon, parmağın inip kulağın karar verdiği ve parmağın kaydırarak düzelttiği bir döngü; makam perdelerinin koma incelikleri ise makam derslerinde ele alınacak.
Sonraki derse köprü
Sol el perdesiz sapta ilk sesleri buldu ve kulak onları açık tellerle denetlemeyi öğrendi. Bir ezgiyi çalmak için ise bu seslerin sayfada nasıl yazıldığını okumak gerekiyor.
Udun notası nasıl okunur? Makam müziğinin perdeleri porteye nasıl yazılır, koma farkları hangi işaretlerle gösterilir, ve ud için yazılmış bir notada perde adları ile sapın üzerindeki yerler nasıl eşleştirilir?