İçeriğe geç

THR-101 · Modül 3 · L1 Başlangıç

Değiştirici işaretler ve enharmoni

2.071 kelime · 18 örnek · yaklaşık 9 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş değiştirici işaret vardır: diyez, bemol, natürel, çift diyez ve çift bemol; çift olanlar bir süs değil, gamda her harfin bir kez geçmesi kuralının zorunlu sonucudur.

Aynı mesafenin iki yazımı vardır: aynı harfle yazılan kromatik yarım ses bir renklenmedir, farklı harfle yazılan diyatonik yarım ses ise bir adımdır; piyanoda aynı, müzikte farklıdırlar.

Enharmonik yazım keyfi değildir; yukarı çözülecek sesler diyezle, aşağı çözülecek sesler bemolle yazılır ve bu, okuyucuya verilen bir yön bilgisidir.

Değiştirici işaret belirli bir yükseklik için ve yalnız o ölçü boyunca geçerlidir; bağ bu sınırı aşar, donanım ise her ölçüde yeniden yürürlüğe girer.

Uyarı işaretleri kural gereği gerekli değildir ama okuyucunun tereddüdünü kaldırır; profesyonel yazımda tercih neredeyse her zaman okunabilirlikten yanadır.

Açılış sahnesi

Bir partisyona bakıyorsun ve bir notanın önünde daha önce görmediğin bir işaret var. Küçük bir çarpı.

Yanındaki arkadaşına soruyorsun. "Çift diyez," diyor. "İki yarım ses yükselt."

Kâğıda bakıyorsun. Nota fa. Fa çift diyez.

Ama fa'yı iki yarım ses yükseltirsen sol elde edersin. Piyanoda düpedüz beyaz bir tuş.

O hâlde neden besteci "sol" yazmadı?

İşte bu soru, bu dersin tamamı. Ve cevabı, nota yazısı hakkında şu ana kadar duyduğun en önemli şey olabilir.

Nota yazısı hangi TUŞA basılacağını söylemez. O sesin ne İŞ yaptığını söyler.

Bu derste ne olacak

Önce beş değiştirici işaretin tamamını kuracağız; çift diyez ve çift bemol dahil. Sonra iki farklı yarım ses türünü ayıracağız ve bu ayrımın neden isim meselesi olmadığını göreceğiz. Ardından enharmonik yazımın neden keyfi olmadığına, hangi kurallara bağlı olduğuna bakacağız. Sonra değiştirici işaretlerin geçerlilik kurallarındaki ince noktalara ve uyarı işaretlerine geleceğiz. Ders bittiğinde bir notanın neden o adla yazıldığını açıklayabiliyor ve doğru enharmonik seçimi yapabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir önceki kursta üç işaret öğrenmiştin: diyez, bemol, natürel.

Şimdi listeyi tamamlıyoruz.

Çift diyez notayı iki yarım ses yükseltir. Küçük bir çarpı işaretiyle yazılır.

Çift bemol notayı iki yarım ses alçaltır. İki bemol yan yana yazılır.

İlk tepkin muhtemelen şu olacak: bunlar gereksiz. Fa çift diyez zaten sol. Neden karmaşıklaştıralım?

Cevap için bir örneğe bakalım.

Sol diyez minör tonunda çalıştığını düşün. Bu tonun yedinci derecesi, yani toniğe yarım ses uzaklıktaki çekici ses, fa diyezdir. Ama önceki kursta öğrendik: minör tonlarda yedinci derece kapanış için yükseltilir.

Fa diyezi yarım ses yükseltirsen ne olur? Fa çift diyez.

"Sol" yazamazsın, çünkü o tonda zaten bir sol var; tonik. Aynı harfi iki farklı işlevde kullanmak, gamı okunmaz hâle getirir.

Yani çift diyez bir süs değil, sistemin tutarlılığını koruyan bir zorunluluk.

Mekanizma

İki tür yarım ses

Şimdi çok az konuşulan ama her şeyi açıklayan bir ayrım yapalım.

Piyanoda birbirine komşu iki tuş arasındaki mesafeye yarım ses diyoruz. Ama bu mesafenin iki farklı YAZILIŞI var ve ikisi farklı şeyler anlatıyor.

Diyatonik yarım ses: iki nota farklı harf adları taşır. Do'dan re bemole gitmek gibi. Harf değişti, gam içinde bir adım atıldı.

Kromatik yarım ses: iki nota aynı harf adını taşır. Do'dan do diyeze gitmek gibi. Harf değişmedi, aynı ses renklendi.

Piyanoda ikisi de aynı mesafedir. Kâğıtta ve müzikte ise apayrı şeylerdir.

Diyatonik yarım ses bir adımdır; melodi ilerlemiştir. Kromatik yarım ses ise bir renklenmedir; melodi aynı basamakta durup gerilmiştir.

Bir melodide do, do diyez, re dizisini gördüğünde okuyucu şunu anlar: do bir yerde duruyor, gerilerek yükseliyor ve re'ye varıyor. Aynı sesleri do, re bemol, re diye yazsaydın anlam bozulurdu; ortada iki farklı basamak varmış gibi görünürdü.

Enharmonik yazım keyfi değildir

Şimdi kuralı verelim.

Bir sesin hangi adla yazılacağını iki şey belirler: içinde bulunduğu ton ve o sesin nereye gideceği.

Genel eğilim şudur: yukarı çözülecek sesler diyezle, aşağı çözülecek sesler bemolle yazılır.

Bir ses yükselip bir üstteki notaya varacaksa, onu o notanın altındaki diyezli hâliyle yazarsın. Bir ses alçalıp bir alttaki notaya inecekse, bemolle yazarsın.

Bu bir gelenek değil, okuyucuya verilen bir bilgidir. Okuyucu diyez gördüğünde gözü yukarı, bemol gördüğünde aşağı hazırlanır. Yanlış yazım, doğru sesi çaldırsa bile okuyucuyu yanlış yöne baktırır ve deşifre hızını düşürür.

İkinci kural: aynı harf gam içinde iki kez kullanılmaz. Bir gamda her harf tam bir kez geçmelidir. Bu yüzden bazı tonlarda çift diyez ya da çift bemol zorunlu hâle gelir.

Geçerlilik kuralındaki ince noktalar

Bir önceki kursta öğrendik: bir değiştirici işaret o ölçü boyunca geçerlidir.

Şimdi üç ince noktayı ekleyelim; deşifre hatalarının önemli bir kısmı buradan çıkar.

Birinci nokta: işaret belirli bir yükseklik için geçerlidir. Bir ölçüde alttaki fa'ya diyez konmuşsa, aynı ölçüdeki bir üst sekizlideki fa teknik olarak bundan etkilenmez. Uygulamada besteciler karışıklığı önlemek için ikincisini de yazar ama kural budur.

İkinci nokta: bağ ölçü çizgisini aşar. Bir nota bağla sonraki ölçüye taşıyorsa değiştirme onunla gider. Ama bağın bittiği yerden sonra yeni bir nota gelirse, o artık yeni ölçünün kurallarına tabidir.

Üçüncü nokta: donanım her ölçüde yeniden geçerlidir. Ölçü içinde bir natürelle iptal ettiğin donanım sesi, sonraki ölçüde kendiliğinden geri döner. Bunu unutan öğrenci bir sonraki ölçüde yanlış çalar.

Uyarı işaretleri

İyi yazılmış partisyonlarda bazen gereksiz görünen işaretler görürsün: parantez içinde bir natürel, ya da zaten donanımda olan bir diyezin tekrar yazılması.

Bunlara uyarı işareti diyoruz ve amaçları okuyucunun tereddüt etmesini önlemektir.

Kural gereği gerekli değildirler. Ama bir önceki ölçüde bir değiştirme olmuşsa, okuyucunun aklında bir soru kalır ve o soru okuma hızını düşürür.

Bu, notasyonun teknik doğruluk ile pratik okunabilirlik arasında sürekli bir denge kurduğunu gösterir. Profesyonel yazımda tercih neredeyse her zaman okunabilirlikten yanadır.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Buraya kadarki kısım yazım kurallarını verdi. Şimdi ince tarafa geçelim.

Birincisi: enharmonik yazım bir yön bildirimi olduğu için, yazımı okumak müziği önceden görmektir. Deneyimli bir okuyucu bir diyez gördüğünde yalnız perdeyi değil, o sesin muhtemelen yukarı gideceğini de okur ve elini ona göre hazırlar. Bu, okuma hızındaki farkın önemli bir kaynağıdır ve tamamen yazımın taşıdığı bilgiden gelir.

İkincisi: eşit bölme, enharmonik farkı piyanoda yok eder ama her yerde etmez. Perdesiz çalgılarda ve seslerde icracı bağlama göre küçük ayarlar yapar ve iyi topluluklar bunu bilinçli kullanır. Yani enharmonik ayrım yalnız kâğıt üstünde kalan bir incelik değildir; bazı çalgılarda ölçülebilir bir ses farkına dönüşür.

Üçüncüsü: yazım kolaylığı ile kuramsal doğruluk çatıştığında karar bağlama göre değişir. Bir orkestra partisinde kuramsal doğruluk öncelikli olur, çünkü icracı işlevden yön okur. Bir amatör şarkı kitabında ise okunabilirlik öncelikli olur ve enharmonik kolaylık seçilir. İkisi de doğrudur; hangi okuyucu için yazdığın soruyu belirler.

Dördüncüsü: çift değiştirici işaretler nadirdir ve nadir olması gerekir. Bir yazımda sık sık çift diyez çıkıyorsa, bu genellikle yanlış tonda yazıldığının işaretidir. Deneyimli yazarlar bunu bir uyarı sinyali sayar ve enharmonik tonu yeniden değerlendirir. İşaretin kendisi değil, sıklığı bilgi taşır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Çift diyez ve çift bemol gereksiz karmaşadır. Değildir; gamda her harfin bir kez geçmesi kuralının doğrudan sonucudur. Fa çift diyez yerine sol yazmak, o tonda aynı harfi iki farklı işlevde kullanmak olur ve gam okunmaz hâle gelir. Karmaşık görünen işaret, aslında karmaşayı önleyen şeydir.

Yaygın yanlış: Enharmonik yazım tercihe kalmıştır. Kalmamıştır. Sesin nereye çözüleceği ve içinde bulunduğu ton, hangi adın yazılacağını neredeyse tamamen belirler. Yukarı çözülecek ses diyezle, aşağı çözülecek ses bemolle yazılır ve bu, okuyucuya verilen bir yön bilgisidir.

Yaygın yanlış: Kromatik ve diyatonik yarım ses aynı şeydir. Piyanoda aynı tuşlara basılır ama müzikal olarak farklıdırlar: biri aynı basamakta gerilme, diğeri bir adım ilerlemedir. Bu ayrımı görmeyen öğrenci, kendi yazdığı melodilerde sürekli yanlış ad seçer ve okuyanı şaşırtır.

Yaygın yanlış: Uyarı işaretleri yazım hatasıdır. Değildir; bilinçli bir okunabilirlik kararıdır. Kural gereği gerekli olmasalar da okuyucunun tereddüdünü kaldırırlar ve prova süresini kısaltırlar. Onları temizlemeye çalışan bir kopyacı, partisyonu teknik olarak doğru ama pratik olarak daha zor hâle getirir.

Uygulama

Bir kâğıda do sesinden başlayarak iki dizi yaz.

Birinci dizi: do, do diyez, re. Yani kromatik yarım sesle çıkış.

İkinci dizi: do, re bemol, re. Yani diyatonik yarım sesle çıkış.

Şimdi ikisini piyanoda çal. Aynı tuşlara bastığını göreceksin.

Sonra kâğıda tekrar bak ve şu soruyu sor: ikisinden hangisi bana ortadaki sesin nereye gittiğini daha net söylüyor?

Son adım: sol diyez minör gamını armonik hâliyle yaz. Yedinci dereceyi yükseltmen gerektiğinde çift diyeze varacaksın. Oraya "sol" yazmayı dene ve gamda kaç tane sol olduğunu say. Sorunu kendin göreceksin.

Kilit özet

Beş değiştirici işaret vardır: diyez, bemol, natürel, çift diyez ve çift bemol; çift olanlar bir süs değil, gamda her harfin bir kez geçmesi kuralının zorunlu sonucudur.

Aynı mesafenin iki yazımı vardır: aynı harfle yazılan kromatik yarım ses bir renklenmedir, farklı harfle yazılan diyatonik yarım ses ise bir adımdır; piyanoda aynı, müzikte farklıdırlar.

Enharmonik yazım keyfi değildir; yukarı çözülecek sesler diyezle, aşağı çözülecek sesler bemolle yazılır ve bu, okuyucuya verilen bir yön bilgisidir.

Değiştirici işaret belirli bir yükseklik için ve yalnız o ölçü boyunca geçerlidir; bağ bu sınırı aşar, donanım ise her ölçüde yeniden yürürlüğe girer.

Uyarı işaretleri kural gereği gerekli değildir ama okuyucunun tereddüdünü kaldırır; profesyonel yazımda tercih neredeyse her zaman okunabilirlikten yanadır.

Sonraki derse köprü

Artık bir notanın neden o adla yazıldığını biliyorsun ve yazımın bir yön bilgisi taşıdığını görüyorsun.

Bir sonraki modülde aralıklara geri dönüyoruz, ama bu sefer daha ileri bir düzeyde: sekizliyi aşan bileşik aralıklara ve artık ile eksik aralıkların çözülme davranışlarına. Bu derste öğrendiğin yazım mantığı orada doğrudan işe yarayacak, çünkü bir aralığın adı da tam olarak aynı şeyi yapar: nereye gideceğini söyler.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde çift diyez işareti yakın planda gösterilmeli ve hemen ardından sol diyez minör gamı yazılırken o işaretin neden zorunlu olduğu adım adım çıkarılmalı; "sol yazsak ne olurdu" denemesi ekranda gerçekten yapılıp gamda iki sol belirmeli.

Kromatik ve diyatonik yarım ses karşılaştırması iki ayrı satırda, aynı tuşlara inen oklarla gösterilmeli; tuşların aynı, yazımın farklı olduğu tek karede durmalı.

Çözülme yönü anlatılırken diyezli nota yukarı, bemolli nota aşağı bir okla eşleştirilmeli ve ok yalnız yazım göründüğü anda belirmeli; okuyucunun gözünün nasıl hazırlandığı böyle canlandırılmalı.

Geçerlilik kuralının sekizli sınırı, aynı ölçüde iki farklı sekizlideki aynı adlı nota yan yana çizilerek gösterilmeli. Örnek kutularında telifli partisyon görüntüsü kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

THR-101 — Temel Müzik Teorisi ve Nota Okuma kursunun 10 modülünden 3. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.