Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birlikte söylenen iki ezgide temel sorun, kendi partinde kalırken öteki sesi dinlemek. Öteki ses, kendi perdenin kaynağı olarak dinlendiğinde insanı kendine çekiyor; hiç dinlenmediğinde ise iki ses kopuyor. Çözüm, kendi perdeni merkezden ve kendi derecenden almak, ötekini aradaki aralığı duymak için dinlemek.
İki sesli solfeje tutulan bir sesin üzerinde söyleyerek başlanıyor, sonra yavaş hareket eden bir partiyle, en sonunda iki eşit hareketli ezgiyle devam ediliyor. İki ses paralel, karşıt, eğik ya da benzer hareket ediyor; yakın ve paralel ilerleyen yerler kapılmanın en kolay olduğu yerler.
Uyumlu aralıklar uzun seslerde temiz çınlıyor ve perdeyi denetlemek için bir dayanak oluyor; gergin aralıklar ise çözülmeyi bekliyor. Tek başına çalışmak için bir partiyi çalgıda çalmak, kayıt üzerine söylemek ya da ötekini içinden duymak işe yarıyor.
Kursun final çalışması, ilk görüşte okumayı ve yazılı çözümlemeyi içeren bir sınav ile seçilen ezgilerin kaydını ve öz değerlendirmesini içeren bir analiz dosyası.
Açılış sahnesi
İki arkadaş, aynı solfej kitabının iki sesli bölümünü birlikte açıyor. Üstteki partiyi biri, alttaki partiyi öteki söyleyecek. İkisi de kendi partilerini ayrı ayrı rahatça okuyabiliyor.
Birlikte başladıklarında ilk birkaç ölçü iyi gidiyor. Sonra iki ses birbirine yaklaşıyor ve alttaki partiyi söyleyen arkadaş, farkında olmadan üstteki sese kayıyor. Bir an sonra ikisi aynı ezgiyi söylüyor; alt parti ortadan kaybolmuş.
Yeniden deniyorlar. Bu kez alttaki arkadaş kendini korumak için kulaklarını kapatır gibi öteki sesi duymamaya çalışıyor. Kendi partisinde kalıyor, ama bu sefer iki ses arasındaki ilişki bozuluyor: biri biraz tiz, öteki biraz pes, uyum yerine sürtüşme duyuluyor.
Üçüncü denemede başka bir şey yapıyorlar. Her ikisi de toniği içinde tutuyor, kendi derecelerini söylüyor ve ötekini dinliyor; ama öteki sesi kendi yerini bulmak için değil, iki ses arasındaki aralığı duymak için. Uzun bir seste durduklarında aralarındaki üçlü tatlı ve oturmuş bir biçimde çınlıyor. İkisi de aynı anda gülümsüyor.
Bu derste ne olacak
Önce iki sesli solfejin temel sorununu, kendi partini okurken öteki sesi nasıl dinleyeceğini göreceğiz. Sonra ilk adımı, tutulan tek bir sesin üzerinde söylemeyi ele alacağız. Ardından iki sesin birbirine göre hareket ettiği biçimleri, paralel, karşıt, eğik ve benzer hareketi konuşacağız. İki sesin kurduğu uyumlu ve gergin aralıkları ve bunların perdeyi denetlemek için nasıl bir dayanak olduğunu ele alacağız. Tek başına iki sesli solfej çalışmanın yollarına bakacağız. En sonda da kursun final çalışmasına ve kursun bütününe geçeceğiz.
Sıfır noktası
Bir ezgi, üstünde ya da altında başka bir ezgiyle eşlendiğinde iki sesli solfej başlıyor. Her söyleyen kendi ezgisini okuyor, ama ezgilerin toplamı, iki ses arasındaki ilişkilerden oluşan yeni bir bütün kuruyor.
Önceki derslerde dikkat iki şeye bölünüyordu: sayfadaki ezgiye ve içeride taşınan merkeze. İki sesli solfejde buna üçüncü bir şey ekleniyor: öteki ses. Bu ses bir dikkat dağıtıcı da olabiliyor, bir dayanak da.
İki parti aynı tonda yazıldığı için aynı merkezi paylaşıyor ve ikisi de hareketli do ile okunuyor. Minör bir tonda ise iki parti de la tabanlı hecelerle söyleniyor.
Bu dersin sınavı şu: arkadaşınla ya da bir kayıtla birlikte kısa iki sesli bir ezgide kendi partini sürdürebiliyor, öteki sesi dinleyerek iki ses arasındaki aralıkları duyabiliyor ve uzun seslerde bu aralıkları perdeni denetlemek için kullanabiliyor musun?
Mekanizma
Kendi partinde kalmak, ötekini dinlemek
Açılıştaki iki arkadaş, iki sesli solfejin iki temel hatasını art arda yaşadı. Önce öteki sese kaydılar: yakın ve güçlü duyulan ses, kendi ezgilerini bastırdı. Ardından öteki sesi duymamaya çalıştılar: kendi partilerinde kaldılar, ama aradaki ilişki bozuldu.
İki hatanın ortak kökü, öteki sesi yanlış biçimde dinlemek. Öteki ses, kendi perdeni bulmak için bir rehber olarak dinlendiğinde insanı kendine çekiyor. Hiç dinlenmediğinde ise iki ses birbirinden kopuyor.
Doğru dinleme, açılıştaki üçüncü denemedeki gibi, öteki sesi iki ses arasındaki ilişkinin bir yarısı olarak duymak. Her söyleyen kendi perdesini içinde tuttuğu merkezden ve kendi derecesinden alıyor; öteki sesi ise aradaki aralığı duymak için dinliyor.
Bu, ikinci derste kurulan derece hissinin yeni bir kullanımı. Kendi derecesini bilen bir söyleyen, öteki ses ne olursa olsun kendi yerini merkeze göre bulabiliyor. Öteki sesi dinlemek, bu yerin doğru olup olmadığını aradaki aralıkla sınamanın bir yolu oluyor.
İlk adım: tutulan bir ses
İki sesli solfeje başlamanın en kolay yolu, öteki sesin hareket etmediği bir durumla başlamak. İkinci derste kullanılan dron, bu işin ilk adımıydı: sabit bir sesin üzerinde dereceleri söylemek, iki sesli solfejin en basit biçimi.
Bir adım ileri gitmek için, arkadaşlardan biri tek bir sesi, örneğin toniği ya da beşinci dereceyi, uzun süre tutarken öteki bir ezgi söylüyor. Tutulan ses bir dayanak; hareket eden ezgi onun üzerinde uyumlu ve gergin aralıklar kuruyor.
Ardından tutulan ses de yavaş yavaş hareket etmeye başlıyor: uzun sesler, seyrek değişimler. Bu aşamada alt parti çoğu zaman bir dayanak gibi davranıyor, üst parti ise daha hareketli bir ezgi söylüyor. Kendi partisinde kalmak, ötekinin yavaş hareketi sayesinde kolaylaşıyor.
Bu sıralama, açılıştaki arkadaşların ilk denemelerindeki kaymayı önlüyor. İki hareketli ezgiyle birden başlamak yerine, önce sabit bir ses, sonra yavaş bir ses, en sonunda iki eşit hareketli ezgi.
İki sesin hareketi
İki ses birbirine göre dört biçimde hareket edebiliyor ve her biri söylerken farklı bir zorluk taşıyor.
Paralel harekette iki ses aynı yöne, aynı aralığı koruyarak ilerliyor. Üçlü ya da altılı aralıkla paralel ilerleyen iki ses, kulağa tatlı ve kaynaşmış geliyor. Bu hareket kulağa kolay gelse de söylerken bir tuzak taşıyor: iki ses birbirine o kadar benzer hareket ediyor ki alttaki ses üstteki sese kolayca kayabiliyor.
Karşıt harekette sesler zıt yönlere gidiyor: biri çıkarken öteki iniyor. Bu, iki sesin birbirinden en bağımsız olduğu hareket. Söylerken kendi ezgini korumak çoğu zaman bu harekette en kolay, çünkü öteki ses seni kendi yönüne çekmiyor.
Eğik harekette seslerden biri yerinde duruyor, öteki hareket ediyor. Bu, tutulan bir sesin üzerindeki ezgiye benziyor; bir önceki bölümdeki ilk adımın iki sesli bir ezginin içinde yeniden ortaya çıkması.
Benzer harekette iki ses aynı yöne gidiyor, ama aralarındaki aralık değişiyor. Bu hareket, paralel hareketin tuzağını hafifçe taşıyor; aynı yöne giden iki sesten biri ötekine kapılabiliyor.
Sayfaya ilk bakışta bu hareketleri ayırt etmek, zor yerleri önceden görmeyi sağlıyor. İki sesin yakın ve paralel ilerlediği yerler, kendi partinde kalmak için en çok dikkat gereken yerler.
Uyum ve gerilim
İki ses aynı anda duyulduğunda aralarında bir aralık oluşuyor. Bazı aralıklar kulağa oturmuş ve uyumlu geliyor: üçlüler, altılılar, beşliler ve sekizliler. Bazıları gergin ve çözülmek isteyen bir sürtüşme taşıyor: ikililer, yedililer ve artık dörtlü.
Bu ayrım, iki sesli solfejde bir perde denetimi aracı. İki ses uzun bir sesle bir üçlüde buluştuğunda, aralık doğru söylenmişse temiz ve kaynaşmış çınlıyor. Seslerden biri biraz kaydıysa, aralık bir dalgalanma ya da sürtüşme gibi duyuluyor. Açılıştaki arkadaşların ikinci denemesinde duyduğu sürtüşme buydu; üçüncü denemede ise üçlü oturmuş bir biçimde çınlamıştı.
Bu yüzden uzun sesler, iki sesli solfejde özellikle değerli. İki ses bir uzun seste durduğunda, söyleyenler aradaki aralığı dinleyip kendi perdelerini küçük düzeltmelerle yerine oturtabiliyor. Tek sesli okumada uzun ses yalnızca içerideki merkezle karşılaştırılabiliyordu; burada karşılaştırmanın ikinci bir tanığı var: öteki ses.
Gergin aralıklar da bir bilgi taşıyor. İki ses arasındaki bir ikili ya da yedili, çoğu zaman bir sonraki adımda uyumlu bir aralığa çözülüyor. Gerginliği duyup çözülmeyi beklemek, iki sesli ezginin yönünü anlamayı sağlıyor. İkinci derste gördüğümüz tek sesli çekimler, iki sesli müzikte iki ses arasındaki bu gerilim ve çözülmede de yaşıyor.
Tek başına iki sesli solfej
İki sesli solfej için her zaman bir arkadaş bulunmuyor. Tek başına çalışmanın birkaç yolu var.
Bir yol, bir partiyi bir çalgıda çalmak ve ötekini söylemek. Çalgı öteki sesi sabit ve doğru perdede verdiği için, söyleyen kişi kendi partisinde kalmayı ve aradaki aralıkları duymayı çalışabiliyor. Başlangıçta çalgıda alt parti, sesle üst parti; sonra tersi.
Bir başka yol, bir partiyi kaydedip kaydın üzerine ötekini söylemek. Bu yolla söyleyen kişi, kendi sesiyle bir düet kuruyor. Kaydın üzerine söylenen partinin de kaydedilmesi, sonradan iki sesin nasıl birleştiğini dinlemeyi sağlıyor.
En zor yol, iki partiyi sırayla, her birini ötekini içinden duyarak söylemek. Söyleyen kişi üst partiyi söylerken alt partiyi içinden duymaya çalışıyor, sonra tersini yapıyor. Bu, iç işitmenin ileri bir kullanımı ve ikinci dersteki sessiz işaret alıştırmasının iki sesli bir karşılığı.
Hangi yol seçilirse seçilsin, her iki partiyi de söylemek önemli. Yalnızca üst partiyi söyleyen biri, ezgiye en belirgin sesten bakmaya alışıyor; alt partiyi de söylemek, iki sesli müziğin temelini, yani alttaki dayanağı hissettiriyor.
Final çalışması: sınav ve analiz dosyası
Kursun final çalışması iki bölümden oluşuyor: yazılı ve işitsel bir sınav ile uygulamalı bir analiz dosyası.
Sınavın işitsel bölümünde daha önce görülmemiş kısa ezgiler ilk görüşte okunuyor: yalnızca bir referans ses verilerek, şef işaretiyle ve hareketli do ile. Ezgiler majör ve minör tonlarda, basit ve bileşik ölçülerde ve noktalı figürler, üçlemeler ile senkoplar barındıracak biçimde seçiliyor. Yazılı bölümde ise ezgilerin tonunu, merkezini, ölçüsünü ve vuruş birimini belirlemek ve bir ezgiye hareketli do hecelerini yazmak isteniyor.
Analiz dosyası, seçilen birkaç kısa ezginin kişisel bir çözümlemesi. Her ezgi için ton ve merkez, ölçü ve vuruş birimi, en zor sıçramalar ve bunları bulmak için kullanılan yol, ritim figürleri ve cümle yapısı yazılıyor. Dosyanın son bölümü, ezgilerden birinin kaydı ve bu kaydın dinlenerek yapılan bir öz değerlendirmesi.
Bu final, kursun derslerinin hepsini bir araya getiriyor: hece sistemi, derece hissi, adımlar ve sıçramalar, majör ve minör, ölçüler ve ritim figürleri, deşifre ve iki ses.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Üç ve dört sesli solfej. İki sesli solfejin becerileri, üç ve dört sesli koro müziğine doğrudan taşınıyor. Seslerin sayısı arttıkça kendi partinde kalmak zorlaşıyor, ama aynı ilke geçerli: kendi derecen merkezden, öteki sesler ise aradaki ilişkiyi duymak için.
Akorun içinde kendi yerin. Çok sesli müzikte her ses bir akorun bir parçası. Kendi sesinin akorun kökü mü, üçlüsü mü, beşlisi mi olduğunu bilmek, perdeyi nasıl ayarlayacağını da etkiliyor. Deneyimli koro şarkıcıları, akorun üçlüsünü söylerken ona özel bir dikkat veriyor, çünkü akorun rengi büyük ölçüde o seste.
Ses geçmesi. Bazı iki sesli ezgilerde alt parti kısa süreliğine üst partinin üstüne çıkıyor ya da tersi oluyor. Bu anlarda kapılma riski en yüksek. Bu tür yerleri sayfada önceden işaretlemek ve kendi partisinin hangi yönde gittiğini bilmek, geçişi güvenle atlatmayı sağlıyor.
Dinleyen şarkıcı. Birlikte söylemenin en ileri becerisi, kendi sesini bırakmadan bütünü duyabilmek. Bu beceri iki sesle başlıyor, bir koroda ya da bir toplulukta yıllar içinde gelişiyor. Solfej, bu dinlemenin ilk dilini veriyor: derece, aralık ve merkez.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: İki sesli solfejde öteki sesi takip etmek gerekir. Öteki sesi kendi perdenin kaynağı olarak takip etmek, ona kapılmaya yol açıyor. Kendi perdeni merkezden ve kendi derecenden alıp ötekini aralığı duymak için dinlemek gerekiyor.
Yaygın yanlış: Kendi partinde kalmak için öteki sesi duymamak gerekir. Öteki sesi bastırmak, iki ses arasındaki ilişkiyi bozuyor. Doğru dinleme, ötekini duyup ona kapılmamak.
Yaygın yanlış: Paralel hareket en kolay harekettir. Paralel hareket kulağa kaynaşmış geliyor, ama iki ses birbirine çok benzer hareket ettiği için alttaki sesin üste kaymasını kolaylaştırıyor.
Yaygın yanlış: İki sesli solfej yalnızca bir arkadaşla çalışılır. Bir partiyi çalgıda çalmak, bir partiyi kaydedip üzerine söylemek ya da ötekini içinden duyarak söylemek, tek başına çalışmanın yolları.
Yaygın yanlış: Uzun seslerde yapılacak bir şey yoktur. Uzun sesler, iki ses arasındaki aralığı dinleyip kendi perdeni küçük düzeltmelerle yerine oturtmanın en iyi fırsatı.
Uygulama
Kısa bir iki sesli ezgi bul: bir solfej kitabının iki sesli bölümünden ya da iki sesli basit bir koro parçasından. Ezgi, hazırlıklı olarak iki partisini de ayrı ayrı rahatça okuyabileceğin düzeyde olsun.
Önce iki partiyi ayrı ayrı, hareketli do ile ve şef işaretiyle oku. Ardından sayfada iki sesin hareketlerini işaretle: nerede paralel, nerede karşıt, nerede eğik ilerliyorlar? İki sesin yakın ve paralel ilerlediği yerleri özellikle işaretle.
Sonra tek başına çalış. Alt partiyi bir çalgıda çal ve üst partiyi söyle. Uzun seslerde dur ve iki ses arasındaki aralığı dinle; aralık dalgalanıyorsa perdeni küçük düzeltmelerle yerine oturt. Ardından tersini yap: üst partiyi çal, alt partiyi söyle.
Bir partiyi kaydedip üzerine ötekini söyle ve bu ikinci söyleyişi de kaydet. İki kaydı birlikte dinle ve kendi partinden kaydığın ya da aralığın bozulduğu yerleri not et.
Son olarak kursun final çalışmasına başla. Analiz dosyan için birkaç kısa ezgi seç ve her biri için tonu, merkezi, ölçüyü, vuruş birimini, en zor sıçramaları ve bunları bulma yolunu, ritim figürlerini ve cümle yapısını yaz. Ezgilerden birini kaydet ve dinleyerek öz değerlendirmeni ekle.
Kilit özet
Birlikte söylenen iki ezgide temel sorun, kendi partinde kalırken öteki sesi dinlemek. Öteki ses, kendi perdenin kaynağı olarak dinlendiğinde insanı kendine çekiyor; hiç dinlenmediğinde ise iki ses kopuyor. Çözüm, kendi perdeni merkezden ve kendi derecenden almak, ötekini aradaki aralığı duymak için dinlemek.
İki sesli solfeje tutulan bir sesin üzerinde söyleyerek başlanıyor, sonra yavaş hareket eden bir partiyle, en sonunda iki eşit hareketli ezgiyle devam ediliyor. İki ses paralel, karşıt, eğik ya da benzer hareket ediyor; yakın ve paralel ilerleyen yerler kapılmanın en kolay olduğu yerler.
Uyumlu aralıklar uzun seslerde temiz çınlıyor ve perdeyi denetlemek için bir dayanak oluyor; gergin aralıklar ise çözülmeyi bekliyor. Tek başına çalışmak için bir partiyi çalgıda çalmak, kayıt üzerine söylemek ya da ötekini içinden duymak işe yarıyor.
Kursun final çalışması, ilk görüşte okumayı ve yazılı çözümlemeyi içeren bir sınav ile seçilen ezgilerin kaydını ve öz değerlendirmesini içeren bir analiz dosyası.
Sonraki derse köprü
Sekiz dersin sonuncusundayız.
Kursun ilk sahnesinde bir yaz kampında aynı çocuk şarkısı iki ayrı hece dizisiyle söylenmişti; bir hece sayfaya, öteki tona bakıyordu. O ayrımdan bir yol çıktı: dereceler bir merkeze göre hissedildi, adımlar dar ya da geniş tutuldu, sıçramalar hedef olarak bulundu. Minör ton kendi merkezine taşındı, vuruşlar ikiye ve üçe bölündü, ritim düzeni noktalarla, üçlemelerle ve senkoplarla bozuldu. Hazırlık zamanı ortadan kalktığında ilk görüşte okumak, sonunda da iki ezgiyi birlikte taşımak çalışıldı.
Bazı alanlar kasıtlı olarak kapının dışında bırakıldı; ezgiler tonal, tek merkezli ve kısaydı. Sık ton değiştiren ezgiler, tonun dışına çıkan kromatik sesler, karmaşık ritimler ve üç ya da dört sesli okuma bu kursun kapsamına girmedi.
Solfej ve Deşifre'nin doğrudan devam eden bir üst basamağı şimdilik yok; kurduğu beceriler, akademinin öteki yollarında kullanılıyor. Temel Kulak Eğitimi, burada söyleyerek kurulan derece hissini ve aralık duyumunu dinleme yönünden derinleştiriyor. Fonksiyonel Armoni I, iki sesin kurduğu aralıklardan akorlara ve akorların birbirine bağlanmasına geçiyor; bu kurs, Temel Müzik Teorisi ve Nota Okuma kursunu ya da seviye testini ön koşul olarak istiyor. Ritim Temelleri, bu kursta okunan ritim figürlerini bedende sağlamlaştırıyor. Şarkı söyleyen için Temel Şan Tekniği, burada okunan ezgileri sağlıklı ve denetimli bir sesle söylemenin tekniğini çalışıyor.
Kursun sekiz dersinden geriye kalacak bir alışkanlık varsa, o da sayfaya bakıp sesi duymadan önce onun nerede olduğunu bilmek: merkeze göre, derecesiyle, zamanın içinde.