İçeriğe geç

SOL-101 · Modül 1 · L1 Başlangıç

Sabit Do ve hareketli Do yaklaşımları

2.119 kelime · 17 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Solfej, ezgileri hecelerle söyleyerek okumayı ve işitmeyi öğrenme yöntemi. Heceler, sesleri adlandırmanın ve kulakta ayırt etmenin bir aracı.

Sabit do'da her hece belirli bir perdeye bağlı; heceler nota adlarıyla aynı. Porteyle doğrudan birleşiyor ve ton değiştiren ya da tonu belirsiz müziklerde rahat çalışıyor.

Hareketli do'da hece, sesin tondaki derecesini gösteriyor; majör tonun toniği her zaman "do". Aktarılan bir ezgi her tonda aynı hecelerle söyleniyor ve kulak dereceler arasındaki ilişkileri öğreniyor.

Minör tonlarda hareketli do'nun iki geleneği var; değiştirici işaretlerde sabit do sayfayı, hareketli do tonu izliyor. Bu kursta derece hissi için hareketli do, nota adları için sabit adlar kullanılıyor; her alıştırmada hangisinin kullanılacağı baştan belirtiliyor. Hareketli do heceleri, kulak eğitimindeki derece sayılarıyla birebir eşleşiyor.

Açılış sahnesi

Bir yaz kampında iki öğrenci aynı çocuk şarkısını birlikte söylüyor. Öğretmen şarkıyı piyanoda sol majörde çalıyor ve ikisinden de melodiyi hecelerle söylemelerini istiyor.

İlk öğrenci, Türkiye'de nota eğitimi almış. Duyduğu sesleri nota adlarıyla söylüyor: "sol, sol, re, re, mi, mi, re". İkinci öğrenci, başka bir ülkede, başka bir yöntemle yetişmiş. Aynı melodiyi şöyle söylüyor: "do, do, sol, sol, la, la, sol".

İkisi birbirine şaşkınlıkla bakıyor. Aynı melodiyi, aynı perdelerde söylediler; ama heceleri tamamen farklı. İlk öğrenci ötekinin yanlış söylediğini düşünüyor: ilk ses bir sol, neden "do" diyor?

Öğretmen gülümseyip şarkıyı bu kez do majörde çalıyor. İlk öğrencinin heceleri değişiyor: "do, do, sol, sol, la, la, sol". İkinci öğrencinin heceleri ise hiç değişmiyor. Öğretmen açıklıyor: "İkiniz de doğru söylüyorsunuz. Biriniz seslerin adını söylüyor, öteki seslerin tonun içindeki yerini."

Bu derste ne olacak

Önce solfejin, yani ezgileri hecelerle söylemenin neyi amaçladığını göreceğiz. Sonra iki temel yaklaşımı ayıracağız: hecenin belirli bir perdeye bağlı kaldığı sabit do ve hecenin tondaki dereceye bağlı olduğu hareketli do. Her iki yaklaşımın neyi kolaylaştırdığını ve neyi zorlaştırdığını konuşacağız. Minör tonlarda ve değiştirici işaretlerle karşılaşıldığında iki yaklaşımın nasıl davrandığına bakacağız. En sonda bu kursun iki yaklaşımı nasıl birlikte kullanacağını ve dereceleri adlandırmanın sayılarla nasıl eşleştiğini ele alacağız.

Sıfır noktası

Solfej, bir ezgiyi hecelerle söyleyerek okumayı ve işitmeyi öğrenme yöntemi. Heceler, sesleri adlandırmanın ve onları kulakta birbirinden ayırt etmenin bir aracı.

Nota adları, yedi hece üzerine kurulu: do, re, mi, fa, sol, la, si. Müziğin Temelleri kursunda bu hecelerin nota adları olarak kullanıldığını ve harfli sistemle aynı yedi sesi anlattığını gördük.

Solfej ise bu hecelere bir iş daha yüklüyor: söylenen sesi kulakta tanımlamak. Burada iki yol ayrılıyor. Bir yolda hece, sesin mutlak adını taşıyor. Öteki yolda hece, sesin içinde bulunduğu tondaki yerini, yani derecesini taşıyor.

Bu dersin sınavı şu: aynı ezgiyi iki farklı tonda duyduğunda, onu hem sabit do hem hareketli do ile söyleyebiliyor ve iki yaklaşımın hangi durumda neyi gösterdiğini açıklayabiliyor musun?

Mekanizma

Sabit do: hece sesin adıdır

Sabit do yaklaşımında her hece belirli bir perdeye bağlı. Do her zaman do sesi; re her zaman re sesi. Ezgi hangi tonda olursa olsun, heceler notaların adlarıyla aynı.

Açılıştaki ilk öğrencinin söylediği buydu. Şarkı sol majörde çalındığında ilk ses bir sol olduğu için "sol" diyordu. Şarkı do majöre aktarıldığında ilk ses do olduğu için hecesi de "do" oldu.

Sabit do, İtalya, Fransa, İspanya gibi heceli nota adlarını kullanan birçok ülkenin müzik eğitiminde yaygın. Türkiye'de de nota adları heceli olduğu için solfej derslerinde sabit hecelerle okumak yaygın bir alışkanlık.

Bu yaklaşımda solfej, doğrudan nota okumayla birleşiyor. Porteye bakan öğrenci, gördüğü notanın adını söylüyor ve sesi o adla eşleştiriyor. Hece ile porte üzerindeki yer arasında her zaman aynı bağ var.

Sabit do'nun bir güçlü yanı, tondan bağımsız çalışması. Ton değiştiren ya da belirgin bir tonu olmayan müziklerde, hecenin hep aynı sesi göstermesi okumayı kolaylaştırıyor. Değiştirici işaretlerle dolu karmaşık bir sayfada da hece doğrudan notanın adını izliyor.

Hareketli do: hece dereceyi gösterir

Hareketli do yaklaşımında hece, sesin kendisini değil, tondaki yerini gösteriyor. Majör bir tonda, tonik yani tonun merkez sesi her zaman "do" olarak söyleniyor; ikinci derece "re", üçüncü derece "mi" ve böyle sürüyor.

Açılıştaki ikinci öğrencinin söylediği buydu. Şarkı sol majörde çalındığında tonik sol olduğu için sol sesini "do" diye söylüyordu. Şarkı do majöre aktarıldığında tonik do oldu, ama melodi aynı derecelerden geçtiği için hecelerin hiçbiri değişmedi.

Hareketli do'nun köklerinden biri, on dokuzuncu yüzyılda İngiltere'de yaygınlaşan tonik sol-fa yöntemi. Macar besteci ve eğitimci Zoltán Kodály'nin adıyla anılan müzik eğitimi yaklaşımı da hareketli do'yu el işaretleriyle birlikte kullanıyor. Bugün birçok ülkede, özellikle koro eğitiminde ve okul müziğinde yaygın.

Bu yaklaşımın güçlü yanı, tonun içindeki ilişkileri doğrudan duyurması. "Sol'dan do'ya" inen bir cümle, hangi tonda olursa olsun beşinci dereceden toniğe inen bir çözülme olarak söyleniyor. Kulak, hecelerle birlikte o hareketin karakterini de öğreniyor.

Aynı ezgi, iki farklı bilgi

İki yaklaşım aynı ezgiyi söylüyor, ama farklı bir şeyi görünür kılıyor. Sabit do, sesin ne olduğunu söylüyor: bu bir sol. Hareketli do, sesin ne işe yaradığını söylüyor: bu, tonun beşinci derecesi.

Bir ezgiyi başka bir tona aktarmak iki yaklaşımda çok farklı bir deneyim. Sabit do'da aktarılan ezgi bambaşka hecelerle söyleniyor; öğrenci aynı ezgiyi her tonda yeniden öğreniyormuş gibi hissedebiliyor. Hareketli do'da aynı ezgi her tonda aynı hecelerle söyleniyor; değişen yalnızca başlangıç perdesi.

Bu fark, kulağın öğrendiği şeyi de değiştiriyor. Hareketli do, dereceler arasındaki ilişkiyi, yani göreli işitmeyi güçlendiriyor. Sabit do ise hece ile belirli bir perde arasında bir bağ kuruyor. Bu bağ, mutlak ses denen ve seslerin adını herhangi bir referans olmadan tanıyabilen kişilerde çoğu zaman doğal geliyor; mutlak sesi olmayan öğrenciler için ise hecelerin perdeyle bağı, dereceyle kurulan bağa göre daha soyut kalabiliyor.

Minör tonlar ve değiştirici işaretler

İki yaklaşımın farkı, minör tonlarda ve değiştirici işaretlerde daha da belirginleşiyor.

Sabit do'da minör bir ton yeni bir sorun yaratmıyor: heceler yine notaların adları. La minörde tonik la, re minörde tonik re olarak söyleniyor.

Hareketli do'da ise minör tonlar için iki farklı gelenek var. Birinde minör tonun toniği "la" olarak söyleniyor; böylece minör ton, aynı işaretleri paylaştığı majör tonun heceleriyle okunuyor. Ötekinde minör tonun toniği de "do" olarak söyleniyor ve minöre özgü dereceler değiştirilmiş hecelerle gösteriliyor. İki geleneğin de savunucuları var; her biri minörün farklı bir yanını öne çıkarıyor.

Değiştirici işaretlerde de iki yaklaşım ayrılıyor. Sabit do'da diyez ya da bemol almış bir nota çoğu zaman aynı heceyle söyleniyor; hece, sesin değiştiğini göstermiyor, bunu porte gösteriyor. Hareketli do'nun bazı geleneklerinde ise tonun dışına çıkan her ses için ayrı, değiştirilmiş bir hece kullanılıyor; böylece hece, sesin tonun içinde mi dışında mı olduğunu da söylüyor.

Bu ayrıntılar, iki yaklaşımın ne kadar farklı düşündüğünü gösteriyor. Sabit do sayfayı izliyor; hareketli do tonu izliyor.

Bu kursta iki yaklaşım birlikte

Bu kurs, iki yaklaşımdan birini ötekine üstün tutmuyor. İki yaklaşımın da müzisyene kazandırdığı şeyler var ve iyi bir okuyucu çoğu zaman ikisini de tanıyor.

Bu kursta dereceleri kulakta tanımak ve tonun içindeki ilişkileri hissetmek için hareketli do kullanılacak. Bir sonraki derste el işaretleriyle birlikte kurulacak derece hissi, bu yaklaşımın üzerine oturuyor. Nota adlarını söylemek ve sayfadaki perdeyi izlemek için ise sabit adlar kullanılmaya devam edecek.

Temel Kulak Eğitimi kursunda dereceler sayılarla adlandırılmıştı: tonik bir, ikinci derece iki. Hareketli do heceleri bu sayılarla birebir eşleşiyor: majör bir tonda do bire, re ikiye, sol beşe karşılık geliyor. Sayılarla çalışmış biri, hareketli do'ya geçerken yeni bir düşünce değil, aynı düşüncenin söylenmesi kolay bir biçimini öğreniyor.

İki yaklaşımı birlikte kullanmanın bir karışıklık tehlikesi var: "sol" hecesinin bir anda sol sesini, bir anda beşinci dereceyi göstermesi. Bu yüzden bu kursta her alıştırmanın başında hangi yaklaşımla söyleneceği açıkça belirtiliyor. Bir ezgi okunurken ya nota adlarıyla ya da derecelerle söyleniyor, ikisi aynı anda karıştırılmıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

İki dilli okuyucu. Deneyimli müzisyenlerin birçoğu iki yaklaşımı da kullanabiliyor ve hangisini kullanacağını müziğe göre seçiyor. Belirgin bir tonu olan bir halk ezgisini ya da bir ilahiyi derecelerle, ton değiştiren ya da tonu belirsiz bir çağdaş eseri nota adlarıyla okumak, her müziğe en uygun aracı kullanmak demek.

Heceler bir araç, amaç değil. Solfejin amacı hecelerin kendisi değil, onların kulakta kurduğu bağ. Hangi yaklaşım kullanılırsa kullanılsın, amaç sayfadaki bir notayı görünce onun sesini içinde duyabilmek ve duyduğun bir sesi sayfaya yerleştirebilmek.

Makam müziği başka bir çerçeve ister. Türk makam müziğinde perdeler, batı müziğinin on iki eşit yarım sesinden farklı bir düzen izliyor ve yedi hecenin iki yaklaşımı da bu perdeleri tam olarak göstermiyor. Makam müziği kendi perde adları ve öğretim gelenekleriyle çalışılıyor; bu kursun solfeji batı tonal müziği üzerine kurulu.

Tartışma sürüyor. Hangi yaklaşımın daha iyi olduğu, müzik eğitimcileri arasında uzun süredir tartışılıyor ve farklı ülkelerde farklı gelenekler yerleşmiş. Bu tartışmanın varlığı, iki yaklaşımın da gerçek bir işe yaradığını gösteriyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Hareketli do ile söyleyen biri yanlış notaları söylüyor. Hareketli do'da heceler nota adlarını değil, tondaki dereceleri gösteriyor. Sol majörde tonik sol sesini "do" diye söylemek, bu yaklaşımda doğru.

Yaygın yanlış: Solfejde tek bir doğru yöntem vardır. Sabit do ve hareketli do, farklı şeyleri öne çıkaran iki yerleşik yaklaşım. Birçok müzisyen ikisini de tanıyor ve müziğe göre seçiyor.

Yaygın yanlış: Hareketli do yalnızca başlangıç düzeyi içindir. Hareketli do, tonun içindeki ilişkileri duymanın güçlü bir aracı ve birçok ileri düzey eğitimde de kullanılıyor.

Yaygın yanlış: Sabit do ile tonun içindeki ilişkiler duyulamaz. Sabit do ile okuyan biri de dereceleri duyabiliyor; ama heceler bu ilişkiyi doğrudan göstermediği için onu ayrıca düşünmek gerekiyor.

Yaygın yanlış: İki yaklaşımı aynı alıştırmada karıştırmak sorun değildir. Aynı hecenin iki anlamda kullanılması karışıklık yaratıyor. Her alıştırmada hangi yaklaşımın kullanılacağını baştan belirlemek gerekiyor.

Uygulama

Tanıdığın, basit ve kısa bir ezgi seç: bir çocuk şarkısı, bir halk ezgisi ya da bir ninni. Onu bir çalgıda, bir uygulamada ya da sesinle önce do majörde bul.

Ezgiyi do majörde nota adlarıyla söyle. Bu tonda sabit do ile hareketli do aynı heceleri veriyor; bu yüzden bu adım iki yaklaşımın ortak başlangıç noktası.

Ardından aynı ezgiyi sol majöre aktar ve bu kez iki kez söyle. Önce sabit do ile, notaların adlarıyla: ilk ses artık bir sol. Sonra hareketli do ile, dereceleriyle: tonik yine "do". Hecelerin nasıl değiştiğini ve hangisinin değişmediğini gözlemle.

Sonra aynı ezgiyi seçtiğin üçüncü bir tona aktar ve iki yaklaşımla yeniden söyle. Hangi yaklaşımda ezgiyi yeniden öğreniyormuş gibi hissettin, hangisinde tanıdık kaldı? Bunu bir cümleyle yaz.

Son olarak ezginin her hecesinin altına derece sayısını yaz ve hareketli do heceleriyle eşleştir. Sayılar ile heceler arasındaki eşleşmeyi bir sonraki derse hazır olarak sakla.

Kilit özet

Solfej, ezgileri hecelerle söyleyerek okumayı ve işitmeyi öğrenme yöntemi. Heceler, sesleri adlandırmanın ve kulakta ayırt etmenin bir aracı.

Sabit do'da her hece belirli bir perdeye bağlı; heceler nota adlarıyla aynı. Porteyle doğrudan birleşiyor ve ton değiştiren ya da tonu belirsiz müziklerde rahat çalışıyor.

Hareketli do'da hece, sesin tondaki derecesini gösteriyor; majör tonun toniği her zaman "do". Aktarılan bir ezgi her tonda aynı hecelerle söyleniyor ve kulak dereceler arasındaki ilişkileri öğreniyor.

Minör tonlarda hareketli do'nun iki geleneği var; değiştirici işaretlerde sabit do sayfayı, hareketli do tonu izliyor. Bu kursta derece hissi için hareketli do, nota adları için sabit adlar kullanılıyor; her alıştırmada hangisinin kullanılacağı baştan belirtiliyor. Hareketli do heceleri, kulak eğitimindeki derece sayılarıyla birebir eşleşiyor.

Sonraki derse köprü

Hareketli do'da "do" artık bir ses değil, bir yer: tonun merkezi. Öteki heceler de o merkeze göre bir konuma sahip.

Derece hissi, her derecenin tonun içinde kendine özgü bir çekim ve karakter taşıdığını duymak demek. Yedinci derece neden toniğe doğru çekiliyor gibi gelir, hangi dereceler durak, hangileri geçiş gibi duyulur, ve el işaretleri bu görünmez çekimleri bedende nasıl görünür kılar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılıştaki iki öğrenci, aynı ezginin notalarının üzerinde iki satır heceyle gösterilmeli: üst satırda nota adları, alt satırda hareketli do heceleri. Ezgi başka bir tona aktarıldığında üst satır tamamen değişmeli, alt satır ise yerinde kalmalı.

Sabit do, porte üzerinde sabit duran etiketlerle anlatılabilir: her çizgi ve aralığın yanında kendi hecesi. Hareketli do ise porte üzerinde kayan bir cetvelle gösterilmeli: cetvelin "do" ucu toniğe yerleşiyor, öteki heceler ona göre diziliyor.

Minör tonların iki geleneği, aynı minör ezginin altında iki farklı hece satırıyla gösterilmeli: birinde tonik "la", ötekinde "do". Anlatıcı iki geleneği karşılaştırırken birini ötekinden üstün göstermemeli.

Kulak eğitimindeki sayılarla eşleşme, hecelerin altında belirip onlara çizgiyle bağlanan sayılarla gösterilebilir. Ezgi seslendirilirken her hecenin ve sayının vurgulanması, iki adlandırmanın aynı dereceyi gösterdiğini duyulur kılmalı.

Bu ders hangi kursun parçası

SOL-101 — Solfej ve Deşifre kursunun 8 modülünden 1. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.