İçeriğe geç

RHY-101 · Modül 5 · L1 Başlangıç

Üçleme

2.047 kelime · 18 örnek · yaklaşık 9 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Üçleme, ikiye bölünen bir ölçünün içinde tek bir vuruşun üçe bölünmesidir; bileşik ölçüden zordur çünkü bedenin bir kısmı ikili kalırken bir kısmı üçlüye geçer.

Vuruşun uzunluğu üçlemede ne uzar ne kısalır; aynı süre üç eşit parçaya bölünür ve üç notayı hızlı çalıp arta kalan yerde beklemek en yaygın hatadır.

Üçlemeyi kurmanın yolu bir referansın yanında çalışmaktır: ayak ikili ızgarayı tutar, ses üçlü sayar ve ikisi yalnız vuruşun kendisinde buluşur.

Üç heceli bir kelime söylemek, sayı saymaktan daha hızlı sonuç verir çünkü ağız heceleri doğal olarak eşit bölüştürür.

Üçe iki gibi çakışan kalıplarda iki katmanı bağımsız düşünmeye çalışmak yavaştır; birleşik diziyi tek bir kalıp gibi ezberlemek, bağımsızlığı çok daha hızlı getirir.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci bir hafta boyunca üçleme çalışıyor ve tutturamıyor.

Öğretmen izliyor ve sorunu buluyor.

Öğrenci üçlemeye geldiğinde farkında olmadan hızlanıyor. Üç notayı sıkıştırıp bir sonraki vuruşa erken varıyor.

"Sen üçlemeyi çalmıyorsun," diyor öğretmen. "Üç notayı hızlı çalıp bekliyorsun."

Ve fark budur.

Üçleme, üç notayı hızlı çalmak değildir. Bir vuruşun tamamını üç eşit parçaya bölmektir.

İkisi kulağa aynı gelir ama bedende bambaşkadır. Birincisinde vuruşun bir kısmı boş kalır ve icracı orada bekler; ikincisinde vuruş baştan sona doludur.

Bu ders o farkı kuruyor. Ve bir de daha zor bir şeyi: ikili bir ızgaranın içinde üçlü bir bölünmeyi taşımayı.

Bu derste ne olacak

Önce üçlemenin ne olduğunu bedensel olarak kuracağız. Sonra onu ikili ızgaraya oturtmayı çalışacağız; asıl zorluk burada. Ardından hece sistemini yerleştireceğiz. Sonra üç ile iki arasında geçiş yapmayı göreceğiz. En sonda üçe iki poliritmine ilk adımı atacağız. Ders bittiğinde bir vuruşu üçe bölüp aynı ızgarada kalabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir önceki modülde bileşik ölçüyü kurmuştuk: orada her vuruş zaten üçe bölünüyordu ve bu, ölçünün varsayılanıydı.

Üçleme farklı bir şey.

Üçleme, ikiye bölünen bir ölçünün içinde tek bir vuruşun üçe bölünmesidir.

Yani etrafındaki her şey ikili sayarken, o tek vuruş üçlü sayılır.

Bu yüzden üçleme bileşik ölçüden zordur. Bileşik ölçüde bütün beden aynı bölünmeye geçer; üçlemede ise bedenin bir kısmı ikili kalır, bir kısmı üçlüye geçer.

Ve işin can alıcı noktası şu: vuruşun uzunluğu değişmez.

Üçlemeye geldiğinde vuruş ne uzar ne kısalır. Aynı süre, artık üç parçaya bölünmüştür ve her parça normal bir sekizlikten biraz kısadır.

Açılıştaki öğrencinin hatası tam olarak buydu: üç notayı normal sekizlik hızında çalıp arta kalan yerde bekledi. Vuruş doldu ama eşit bölünmedi.

Mekanizma

Üçlemeyi bedende kurmak

Üçlemeyi öğrenmenin en hızlı yolu, onu tek başına çalışmak değil bir referansın yanında çalışmaktır.

Yöntem şu: ayağın ikili ızgarayı tutmaya devam etsin, ses üçlü saysın.

Ayak her vuruşta bir kez basar. Ses o vuruş boyunca üç hece söyler.

Ayak ile sesin buluştuğu tek nokta vuruşun kendisidir; aradaki iki hece havada durur.

Bu, bedenin iki farklı bölünmeyi aynı anda taşımasıdır ve başta imkânsız gelir. Sebebi de bellidir: iki katman birbirine kilitlenmek ister.

Çözüm bir önceki modüllerdeki gibi katman katman kurmaktır. Önce yalnız ayak. Sonra ayak sabitken ses. En son el.

Hece sistemi

Üçleme için üç heceye ihtiyacın var ve seçim önemli değil, tutarlılık önemli.

En yaygın kullanılanlardan biri şu: bir da da, iki da da.

Bir başkası, üç heceli bir kelime seçmektir. Türkçede üç heceli herhangi bir sözcük iş görür ve pek çok öğretmen öğrencisine kendi seçtiği bir kelimeyi verir.

Neden kelime işe yarar? Çünkü kelimenin hece uzunlukları zaten eşittir ve ağzın onu söylerken doğal olarak bölüştürür. Sayı saymak yerine kelime söylemek, çoğu öğrencide üçlemeyi bir denemede oturtur.

Önemli olan tek şey: hece dizisini bir kez seçtikten sonra değiştirmemek.

Üç ile iki arasında geçiş

Şimdi asıl beceriye geliyoruz ve bu, bu modülün sınavı.

Bir ölçüde bazı vuruşlar ikiye, bazıları üçe bölünüyorsa, beden geçişte tökezler.

Çalışma yöntemi şu ve çok işe yarar.

Metronomu kur ve ayağınla vuruşları tut. Dört vuruş boyunca sekizlik say: bir ve iki ve üç ve dört ve. Sonra dört vuruş boyunca üçlü say: bir da da, iki da da, üç da da, dört da da. Sonra tekrar ikiliye dön.

Ayak hiç değişmeyecek. Yalnız hece sayısı değişecek.

İlk denemelerde geçiş anında ayak kayar. Bu normaldir ve tek çözümü tempoyu düşürmektir.

Geçişi kolaylaştıran bir hile var: değişimden önceki son vuruşta hangi bölünmeye geçeceğini içinden söyle. Bir vuruşluk uyarı, bedenin hazırlanması için yeterlidir.

Bu, bir önceki modüldeki ölçü değişimi hazırlığının aynısıdır; aynı beceri, daha küçük ölçekte.

Üçe iki: iki ızgaranın çakışması

Şimdi bir adım daha ileri gidelim ve poliritme ilk adımı atalım.

Bir elin bir vuruşu ikiye bölerken diğer elin aynı vuruşu üçe bölerse ne olur?

İki ızgara aynı anda çalışır ve yalnız vuruşun kendisinde çakışırlar. Aradaki bütün noktalar farklıdır.

Buna üçe iki diyoruz ve pek çok müzik geleneğinde temel bir dokudur.

Öğrenmenin en pratik yolu, iki eli ayrı ayrı değil birlikte bir kelime olarak düşünmektir. İki ızgaranın birleşimi belirli bir vuruş dizisi üretir ve o diziyi bir sözcük gibi ezberlemek, iki katmanı ayrı ayrı düşünmekten çok daha hızlı sonuç verir.

Yani paradoks şu: iki bağımsız katmanı kurmak için önce onları tek bir birleşik kalıp olarak öğrenirsin, sonra ayrışırlar.

Bu, koordinasyon çalışmalarının genel kuralıdır ve bir sonraki modüllerde el ayak koordinasyonunda tekrar karşına çıkacak.

Üçleme ile swing farkı

Son olarak sık karıştırılan bir ayrımı netleştirelim.

Üçleme eşit üç parçadır. Her parça diğeriyle aynı uzunluktadır.

Swing hissindeki uzun kısa çifti ise eşit değildir ve oranı katı bir üçleme de değildir; tempoya göre değişir, hızlı tempolarda düzleşir.

Bu yüzden swing'i üçlemeyle açıklamak yaklaşık bir tariftir, tam karşılığı değil.

Pratik sonuç: swing'i öğrenmenin yolu üçleme çalışmak değil, dinlemektir. Üçleme sana bir başlangıç noktası verir; gerisini kulak yapar.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Buraya kadarki kısım üçlemeyi kurdu. Şimdi ince tarafa geçelim.

Birincisi: üçleme çalışırken asıl ölçülmesi gereken şey vuruşun kendisidir, notaların değil. Üç notanın eşit olup olmadığını kulakla yargılamak zordur; ama bir sonraki vuruşun erken mi geç mi geldiğini yargılamak kolaydır. Bu yüzden çalışırken dikkatini üçlemenin içine değil, sonraki vuruşun yerine ver. Zor bir yargıyı kolay bir yargıya çevirmek, bu kursta defalarca kullandığımız yöntem.

İkincisi: iki katmanı ayrı tutmak, önce birleştirmekten geçer. Üçe iki gibi çakışan kalıplarda iki eli bağımsız düşünmeye çalışan öğrenci uzun süre ilerleyemez. Birleşik vuruş dizisini tek bir kalıp gibi ezberleyip otomatikleştirdikten sonra katmanlar kendiliğinden ayrışır. Bu ters gibi görünen sıra, koordinasyon öğreniminin genel kuralıdır.

Üçüncüsü: üçlemenin zorluğu tempoya göre tersine döner. Yavaş tempolarda üç notayı eşit bölmek zordur çünkü aralar uzundur ve sapma büyür. Çok hızlı tempolarda ise üçleme neredeyse kendiliğinden oturur çünkü beden onu tek bir hareket olarak yapar. Bu yüzden çalışırken orta tempolar en öğreticidir; ne çok kolay ne imkânsız.

Dördüncüsü: bir türde üçleme istisna, başka bir türde zemindir ve bu, dinleme alışkanlığını değiştirir. Yavaş blues çalan bir müzisyen için üçlü bölünme varsayılandır ve ikili bölünme yabancı durur. Hangi bölünmenin istisna sayıldığını bilmeden bir türe girmek, sürekli yanlış yerde şaşırmaya yol açar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Üçleme, üç notayı hızlı çalmaktır. Değildir; bir vuruşun tamamını üç eşit parçaya bölmektir. Üç notayı normal hızda çalıp arta kalan yerde bekleyen öğrenci vuruşu doldurur ama eşit bölmez ve sonuç her seferinde tökezler. Fark kulağa küçük gelir, ızgarada büyüktür.

Yaygın yanlış: Üçlemeye geçerken tempo biraz değişir, bu normaldir. Normal değildir ve düzeltilmesi gereken tek şeydir. Vuruşun uzunluğu üçlemeye geldiğinde ne uzar ne kısalır. Tempoyu kaydıran öğrenci, aslında üçlemeyi değil bir tempo değişimini çalıyordur.

Yaygın yanlış: Üçe iki için iki eli bağımsız düşünmek gerekir. Sonunda öyle olur ama başlangıçta değil. Birleşik kalıbı tek bir dizi gibi ezberlemek çok daha hızlı sonuç verir ve bağımsızlık ondan sonra kendiliğinden gelir. Bağımsızlıkla başlamaya çalışan öğrenci aylarca ilerleyemez.

Yaygın yanlış: Swing hissi üçleme çalışarak öğrenilir. Kısmen; üçleme bir başlangıç noktası verir ama swing'deki oran katı bir üçleme değildir ve tempoya göre değişir. Yalnız üçleme çalışarak swing öğrenmeye kalkan öğrenci, mekanik ve türe yabancı bir his üretir. Gerisini kulak yapar.

Uygulama

Metronomu dakikada altmışa kur ve dört aşamalı çalış.

Birinci aşama: ayağınla vuruşları tut, sesle ikili say. Bir ve iki ve. Otuz saniye.

İkinci aşama: ayak aynı hızda devam ederken sesle üçlü say. Bir da da, iki da da. Otuz saniye. Ayak kaydı mı? Kaydıysa tempoyu kırka düşür.

Üçüncü aşama: dört vuruş ikili, dört vuruş üçlü, dört vuruş ikili diye dönüşümlü say. Değişimden önceki son vuruşta içinden hangi bölünmeye geçeceğini söyle.

Dördüncü aşama: ayak vuruşları tutmaya devam ederken sol elinle vuruşları ikiye böl, sağ elinle üçe böl. Yalnız iki ölçü dene; daha fazlası bu aşamada gereksiz.

Dördüncü aşama ilk günde oturmaz ve oturmaması normaldir. Üç haftalık düzenli çalışmayla gelir. Erken pes eden öğrenci, aslında beklenen sürede olduğunu bilmediği için pes eder.

Kilit özet

Üçleme, ikiye bölünen bir ölçünün içinde tek bir vuruşun üçe bölünmesidir; bileşik ölçüden zordur çünkü bedenin bir kısmı ikili kalırken bir kısmı üçlüye geçer.

Vuruşun uzunluğu üçlemede ne uzar ne kısalır; aynı süre üç eşit parçaya bölünür ve üç notayı hızlı çalıp arta kalan yerde beklemek en yaygın hatadır.

Üçlemeyi kurmanın yolu bir referansın yanında çalışmaktır: ayak ikili ızgarayı tutar, ses üçlü sayar ve ikisi yalnız vuruşun kendisinde buluşur.

Üç heceli bir kelime söylemek, sayı saymaktan daha hızlı sonuç verir çünkü ağız heceleri doğal olarak eşit bölüştürür.

Üçe iki gibi çakışan kalıplarda iki katmanı bağımsız düşünmeye çalışmak yavaştır; birleşik diziyi tek bir kalıp gibi ezberlemek, bağımsızlığı çok daha hızlı getirir.

Sonraki derse köprü

Bir vuruşu üçe bölebiliyor ve ikili ızgarada kalabiliyorsun.

Bir sonraki modülde senkopa geçiyoruz. Yani vurgunun beklenen yerden kaydırılmasına. Bu modülde kurduğun "iki katmanı aynı anda taşıma" becerisi orada doğrudan işe yarayacak, çünkü senkopu çalarken ızgarayı içeriden tutmak zorundasın; müzik sana artık yardım etmiyor olacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde öğrencinin hatası ızgara üzerinde gösterilmeli: üç nota erken bitip vuruşun sonunda boşluk kalmalı, doğru üçleme ise vuruşu baştan sona doldurmalı. İki hâl üst üste bindirilerek karşılaştırılmalı.

Ayak ve ses iki ayrı şeritte izlenmeli ve buluşma noktalarının yalnız vuruşlar olduğu, aradaki hecelerin ayağa denk gelmediği net görünmeli.

Üç ile iki arasındaki geçişte ayak şeridi kesintisiz aynı aralıkla devam etmeli; yalnız hece şeridinin yoğunluğu değişmeli. Ayağın kaymadığı görsel olarak kanıtlanmalı.

Üçe iki bölümünde iki el iki ayrı şeritte çizilmeli ve çakışma noktası tek bir vurguyla işaretlenmeli; birleşik kalıp ayrıca üçüncü bir şeritte tek dizi olarak gösterilmeli. Örnek kutularında telifli kayıt kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

RHY-101 — Ritim Temelleri kursunun 10 modülünden 5. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.