Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Basit ölçüde vuruş ikiye, bileşik ölçüde üçe bölünür ve bu ayrım kâğıda bakmadan, yalnız ayakla verilebilecek bir karardır.
Altı sekizlik ölçüde ayak altı değil iki kez basar; rakam alt bölünmeyi sayar, vuruşu değil ve bu, sistemin ezberlenmesi gereken tarihsel bir tuhaflığıdır.
Ayırt etmenin en hızlı yolu ayağı sabit tutup araya önce iki sonra üç hece koymayı denemektir; ayağı hızlandırmak en yaygın hatadır ve tempoyu iki katına çıkarır.
Bileşik hissin bedendeki karşılığı sallanmadır: ağırlık iki nokta arasında keskin değil yuvarlak bir yol izler ve arada asılı kalır.
Aksak ölçülerde vuruşların kendisi eşit uzunlukta değildir ve bu bir düzensizlik değil farklı bir düzendir; uzun vuruşu kısaltıp eşitlemeye çalışmak, dışarıdan gelen icracının en yaygın hatasıdır.
Açılış sahnesi
Bir düğünde iki oyun havası arka arkaya çalıyor.
Birincisinde herkes düzgün, keskin adımlarla oynuyor. Ayaklar yere net iniyor, hareket köşeli.
İkincisi başlıyor ve aynı insanlar birden başka türlü hareket ediyor. Adımlar yuvarlaklaştı, gövde sallanmaya başladı, ağırlık aktarımı yumuşadı.
Kimse "şimdi başka türlü oynayın" demedi. Tempo da neredeyse aynı.
Değişen tek şey vuruşun kaça bölündüğü.
Birincisinde her adımın arası ikiye bölünüyordu; ikincisinde üçe.
Ve o tek fark, bir odadaki elli kişinin bedenini aynı anda değiştirdi.
Bu ders o farkı anlatıyor. Kâğıt üstünde değil, bedende.
Bu derste ne olacak
Önce bileşik ölçünün neden altıya değil ikiye sayıldığını bedensel olarak kuracağız. Sonra iki ölçü türünü ayırt etmenin en hızlı yolunu göreceğiz. Ardından bileşik ölçüde sayma hecelerini yerleştireceğiz. Sonra aksak ölçülere bakacağız; yani eşit olmayan gruplamalara. En sonda ölçü değişimlerinde bedeni nasıl yöneteceğini konuşacağız. Ders bittiğinde bir parçayı dinleyip basit mi bileşik mi olduğunu birkaç saniyede söyleyebiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir önceki kursta bu ayrımı kavram olarak görmüştün. Şimdi bedene bağlıyoruz ve tek bir soruyla başlıyoruz.
Bir müzik çalarken ayağınla vuruyorsun. O vuruşların arası kaça bölünüyor?
İkiye bölünüyorsa basit ölçüdesin. Üçe bölünüyorsa bileşik ölçüde.
Hepsi bu. Kâğıda hiç bakmadan, yalnız bedeninle verebileceğin bir karar.
Şimdi asıl noktaya gelelim ve bu, öğrencilerin en çok takıldığı yer.
Altı sekizlik ölçüde ayağın kaç kez yere basar?
İki kez. Altı değil.
Rakamlara bakınca altı vuruş varmış gibi görünür ama beden altı kez basmaz; iki kez basar ve her basış arasında üç küçük darbe hisseder.
Yani rakam alt bölünmeyi sayıyor, vuruşu değil. Bu sistemin tarihsel bir tuhaflığıdır ve ezberlenmesi gerekir; ama bedende hiç tuhaflık yoktur.
Beden her zaman doğru sayar. Kâğıt bazen yanıltır.
Mekanizma
Ayırt etmenin en hızlı yolu
Bir parça çalıyor ve basit mi bileşik mi bilmiyorsun. En hızlı test şu.
Ayağınla rahat bir vuruş tut. Zorlamadan, müziğin sana verdiği hızda.
Şimdi her vuruşun arasına hece koymayı dene. Önce "bir ve iki ve" diye ikiye böl.
Oturuyorsa basit ölçüdesin.
Oturmuyorsa, aynı vuruşları koruyup "bir da da, iki da da" diye üçe böl.
Oturuyorsa bileşik ölçüdesin.
Bu test on saniye sürer ve neredeyse hiç yanıltmaz. Önemli olan ayağı değiştirmemektir; ayak aynı hızda kalmalı, yalnız araya koyduğun hece sayısı değişmeli.
Yeni başlayanların hatası şudur: bileşik ölçüde ayağı hızlandırıp altı kez basmaya çalışırlar. O anda tempo iki katına çıkar ve müzikle bağ kopar.
Bileşik ölçüde sayma
Şimdi heceleri yerleştirelim.
Altı sekizlik ölçüde iki vuruş vardır ve her vuruş üç heceye bölünür.
Sayım şöyle: bir da da, iki da da.
Dokuz sekizlikte üç vuruş vardır: bir da da, iki da da, üç da da.
On iki sekizlikte dört vuruş: bir da da, iki da da, üç da da, dört da da.
Hece seçimi önemli değil; istersen başka heceler kullan. Önemli olan her vuruşa üç hece düşmesi ve bunu asla değiştirmemen.
Bir önceki modüldeki kural burada da geçerli: heceler bir adres sistemidir ve adresler sabit olmazsa işe yaramaz.
Bedende bileşik his
Bileşik ölçünün bedendeki karşılığı çok belirgindir ve bir kez hissedildiğinde unutulmaz.
Basit ölçü yürüyüştür. Sol, sağ, sol, sağ. Ağırlık iki nokta arasında keskin biçimde gidip gelir.
Bileşik ölçü ise sallanmadır. Ağırlık bir noktadan diğerine giderken yuvarlak bir yol izler ve arada asılı kalır.
Bunu denemenin en kolay yolu şu: ayakta dur ve ağırlığını bir ayaktan diğerine aktar. Önce keskin ve düz aktar; basit ölçü. Sonra aynı hızda ama yuvarlak, sallanarak aktar; bileşik ölçü.
Aynı tempo, aynı iki nokta, bambaşka his.
Açılış sahnesindeki oyun havası farkı tam olarak buydu ve bedenin bunu düşünmeden yapması, sistemin bedende zaten var olduğunu gösterir.
Aksak ölçüler
Şimdi Türkiye ve Balkan müziğinin merkezindeki yapıya geliyoruz.
Şu ana kadar iki seçenek vardı: vuruş ikiye ya da üçe bölünür.
Aksak ölçülerde ise vuruşların kendisi eşit uzunlukta değildir. Bazı vuruşlar iki birim, bazıları üç birim sürer.
Yedi zamanlı bir yapıda vuruşlar iki iki üç ya da üç iki iki biçiminde gruplanabilir. Dokuz zamanlıda iki iki iki üç yaygındır.
Bedende bu, aksayan bir yürüyüş gibi hissedilir; adımların bir kısmı uzun, bir kısmı kısa.
Ve şu çok önemli: bu bir düzensizlik değil, farklı bir düzendir. Kalıp her ölçüde aynen tekrar eder ve o kalıbı bilen dansçı hiç şaşırmaz.
Aksak ölçüleri saymanın en pratik yolu, uzun ve kısa vuruşlara ayrı heceler vermektir. Kısa vuruşa iki hece, uzun vuruşa üç hece. Böylece toplam zaman doğru sayılır ve gruplama görünür kalır.
Batı notasyonu bunu yazabilir ama akışı kolay göstermez. Bu yüzden aksak usuller geleneksel olarak sözlü kalıplarla öğretilir ve öğrenilmesi kâğıttan değil tekrardan gelir.
Ölçü değiştiğinde
Son olarak zor bir duruma bakalım.
Bazı parçalarda ölçü parça içinde değişir; bir bölüm basit, sonraki bileşik olabilir.
Buradaki tehlike, geçişte ayağın kaymasıdır. Beden bir bölünmeye alıştıktan sonra diğerine geçmek bir hazırlık ister.
Çözüm şu: geçişten önceki son vuruşta hangi bölünmeye geçeceğini içinden söyle. Bir vuruşluk uyarı, bedenin hazırlanması için yeterlidir.
Profesyoneller bunu farkında olmadan yapar ve geçişleri pürüzsüz görünür. Yeni başlayanlar hazırlıksız girer ve bir vuruş kaybeder.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Buraya kadarki kısım iki ölçü türünü bedene bağladı. Şimdi ince tarafa geçelim.
Birincisi: bir parçanın basit mi bileşik mi olduğu her zaman kesin değildir. Bazı müziklerde iki bölünme aynı anda duyulabilir; bir parti ikiye, diğeri üçe bölerken kulak hangisini nabız sayacağına kendisi karar verir. Bu belirsizlik bir kusur değil, pek çok gelenekte kasıtlı bir zenginliktir ve iki dinleyici aynı parçayı farklı sayabilir.
İkincisi: bileşik ölçüde tempo arttıkça vuruş yukarı taşınır. Yavaş bir on iki sekizlikte dört vuruş rahatça hissedilir; aynı ölçü çok hızlandığında beden dördü değil ikiyi ya da biri hisseder. Yani ölçü rakamı sabit kalırken hissedilen nabız değişir. Bu yüzden "kaç vuruş var" sorusunun cevabı tempoya bağlıdır.
Üçüncüsü: aksak ölçülerde eşit olmayan vuruşları eşitlemeye çalışmak en yaygın yabancı hatasıdır. Dışarıdan gelen icracı uzun vuruşu kısaltıp yapıyı düzeltmeye çalışır ve müzik anında yanlış duyulur. Uzun vuruş bir sapma değil, kalıbın kendisidir. Bunu düzeltmenin tek yolu, kalıbı sözlü olarak ezberleyip bedene yerleştirmektir.
Dördüncüsü: bölünme hissi tınıyla desteklenir ve bu bir aranjman aracıdır. Bileşik bir ölçüde alt bölünmeyi çalan bir çalgı varsa his kolayca kurulur; hiçbir parti üçlemeyi seslendirmiyorsa dinleyici ölçüyü basit sanabilir. Yani ölçü yalnız yazılmaz, duyurulur da.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Altı sekizlik ölçüde altı vuruş vardır. Yoktur; iki vuruş vardır ve her biri üç sekizlik sürer. Rakam alt bölünmeyi sayar, vuruşu değil. Altıya sayan öğrenci teknik olarak yanlış yapmaz ama müziği yanlış hisseder; parça yürümez, tökezler.
Yaygın yanlış: Bileşik ölçüye geçmek için tempoyu değiştirmek gerekir. Gerekmez ve değiştirmek hatanın kendisidir. Ayak aynı hızda kalır, yalnız araya konan hece sayısı değişir. Ayağı hızlandıran öğrenci tempoyu iki katına çıkarır ve müzikle bağını koparır.
Yaygın yanlış: Aksak ölçüler düzensizdir. Değildir; farklı bir düzendir ve kalıp her ölçüde aynen tekrar eder. O kalıbı bilen dansçı hiç şaşırmaz ve doğaçlama yapabilir. Düzensiz sanmak, yalnız batı müziğinin iki ve üçle sınırlı gruplama alışkanlığını evrensel varsaymaktan gelir.
Yaygın yanlış: Ölçü türü kâğıttan öğrenilir. Kâğıttan okunur ama bedende öğrenilir. Bir parçayı dinleyip ayağınla test etmek, ölçü rakamına bakmaktan daha hızlı ve çoğu zaman daha güvenilirdir; özellikle rakamın yanıltıcı olduğu bileşik ölçülerde.
Uygulama
Metronomu dakikada altmışa kur. Bu senin vuruşun olacak ve ders boyunca değişmeyecek.
Birinci aşama: her vuruşta ayağınla bas ve araya "ve" hecesini koy. Bir ve iki ve. Otuz saniye. Bu basit ölçü.
İkinci aşama: ayağı hiç değiştirmeden araya iki hece koy. Bir da da, iki da da. Otuz saniye. Bu bileşik ölçü.
Ayak aynı hızda kaldı mı? Kalmadıysa baştan başla; asıl alıştırma bu.
Üçüncü aşama: ayakta dur ve ağırlığını iki ayak arasında aktar. Önce birinci aşamanın hissiyle, keskin. Sonra ikinci aşamanın hissiyle, yuvarlak. Aradaki farkı bedeninde bul.
Dördüncü aşama: her sekiz vuruşta bir türü değiştir. Dört vuruş basit, dört vuruş bileşik, tekrar basit. Geçişten önceki son vuruşta içinden hangi bölünmeye geçeceğini söyle.
Dördüncü aşamayı kaymadan yapabiliyorsan ölçü değişimi konusunu da öğrenmişsin demektir.
Kilit özet
Basit ölçüde vuruş ikiye, bileşik ölçüde üçe bölünür ve bu ayrım kâğıda bakmadan, yalnız ayakla verilebilecek bir karardır.
Altı sekizlik ölçüde ayak altı değil iki kez basar; rakam alt bölünmeyi sayar, vuruşu değil ve bu, sistemin ezberlenmesi gereken tarihsel bir tuhaflığıdır.
Ayırt etmenin en hızlı yolu ayağı sabit tutup araya önce iki sonra üç hece koymayı denemektir; ayağı hızlandırmak en yaygın hatadır ve tempoyu iki katına çıkarır.
Bileşik hissin bedendeki karşılığı sallanmadır: ağırlık iki nokta arasında keskin değil yuvarlak bir yol izler ve arada asılı kalır.
Aksak ölçülerde vuruşların kendisi eşit uzunlukta değildir ve bu bir düzensizlik değil farklı bir düzendir; uzun vuruşu kısaltıp eşitlemeye çalışmak, dışarıdan gelen icracının en yaygın hatasıdır.
Sonraki derse köprü
İki bölünme türünü bedeninde ayırabiliyorsun.
Bir sonraki modülde üçlemeye geçiyoruz. Yani basit bir ölçünün içine üçlü bir bölünme sokmaya. Bu, bu modülde kurduğun iki hissi aynı anda taşımayı gerektirecek: ölçü ikiye bölünmeye devam ederken tek bir vuruşun üçe bölünmesi. Beden bunu ancak iki hissi de ayrı ayrı bildiğinde yapabilir; bu yüzden bu modül önce geldi.