Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Elin durduğu üç durum vardır — sus, uzun nota ve bağ — ve üçünde de sayaç dönmeye devam eder; çalmadığın süre çaldığın süreden daha fazla dikkat ister çünkü elinin verdiği geri bildirim kesilir.
Çözüm sessiz harekettir: susta hareketi değil sesi durdurmak; bu hem ızgarayı bedende tutar hem bir sonraki girişi hazırlar ve öğrenmesi bir hafta sürer.
Hayalet vuruşlar aynı ilkenin icra tekniğine dönüşmüş hâlidir; dinleyici için ızgarayı hissedilir, icracı için sayacı canlı tutar.
Noktalı ritim zor bir yapı değil, yanlış düzeyde sayılan bir yapıdır; sekizlik düzeye inildiğinde noktalı dörtlük tam üç heceyi kaplar ve tahmin yerini adrese bırakır.
Bağın ikinci notasında ses açısından hiçbir olay yoktur ama o hece sayılır; bağ ölçü çizgisini aşıyorsa orada yeni ölçünün birinci vuruşu geçer ve saymayan icracı ölçüyü kaybeder.
Açılış sahnesi
Bir stüdyoda iki baterist aynı kalıbı çalıyor. Notalar birebir aynı.
Birinin çaldığı düz duruyor. Diğerininki nefes alıyor.
Mühendis kayıtları yan yana koyup bakıyor. Vuruşlar neredeyse aynı yerde. Gürlükler benzer.
Fark, çalmadıkları yerlerde.
Birincisi susa geldiğinde bekliyor; eli havada duruyor, dikkati düşüyor ve bir sonraki girişte minicik geç kalıyor.
İkincisi susa geldiğinde bekliyor gibi görünmüyor. Eli hareket etmeye devam ediyor, sadece tellere ya da deriye değmiyor. Bedeni ızgarayı hiç bırakmıyor.
Aynı sesler, iki farklı iç yapı.
Bu ders çalmadığın anlarla ilgili. Ve muhtemelen bu kursun en çok işine yarayacak modülü, çünkü ritim çalışmasının en çok ihmal edilen tarafı burası.
Bu derste ne olacak
Önce susun neden bir dinlenme değil bir iş olduğunu kuracağız. Sonra susu bedende tutmanın somut yöntemine geçeceğiz. Ardından noktalı ritimlere bakacağız ve onları saymanın pratik yolunu göreceğiz. Sonra bağa geleceğiz; özellikle ölçü çizgisini aşan bağlara. En sonda boşluk çalışmasının nasıl yapıldığını konuşacağız. Ders bittiğinde susların içinden geçerken kaymadan devam edebiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir önceki modülde tek bir kural koymuştuk: sayım hiç durmaz.
Bu modül tamamen o kuralın sınandığı yerlerle ilgili.
Üç durum var ve üçünde de elin durur ama sayacın durmaz.
Sus: hiçbir ses yok, süre devam ediyor.
Uzun nota: ses var ama yeni bir olay yok; sen bir kez vurdun, ses kendi kendine devam ediyor.
Bağ: iki notanın süresi birleşti; ikincisi çalınmıyor ama süresi sayılıyor.
Üçü de dışarıdan bakınca aynı görünür: el hareketsiz.
İçeriden ise üçü de aynı işi ister: saymaya devam etmek.
Ve şu gerçeği baştan söyleyelim, çünkü öğrencilerin çoğu bunu tersine sanır. Çalmadığın süre, çaldığın süreden daha fazla dikkat ister.
Sebep basit. Çalarken elin sana geri bildirim verir; her vuruş bir işarettir ve nerede olduğunu hatırlatır. Çalmadığında o işaretler kesilir ve tek referansın kendi iç sayacın kalır.
Mekanizma
Susu bedende tutmak
Şimdi somut çözüme geçelim ve bu, profesyonellerin fark ettirmeden yaptığı şeydir.
Sus geldiğinde hareketi durdurma. Sesi durdur.
Bir baterist susta bagetini havada aynı ritimde hareket ettirmeye devam eder; sadece deriye değdirmez. Bir gitarist sağ elini aynı hızda savurmaya devam eder; sadece tellere temas etmez.
Buna sessiz hareket diyelim.
İki işi birden yapar. Birincisi, ızgarayı bedende tutar ve sayacın kaymasını engeller. İkincisi, bir sonraki girişi hazırlar; el zaten doğru yerdedir ve gecikmez.
Bu yöntem öğrenildiğinde susların ardındaki gecikme büyük ölçüde ortadan kalkar. Ve öğrenmesi bir hafta sürer.
Hayalet vuruşlar
Sessiz hareketin bir adım ötesi var ve pek çok türde doğrudan bir icra tekniğidir.
Bazı vuruşlar tamamen susmak yerine çok hafif çalınır; duyulur ama öne çıkmaz.
Bunlara hayalet vuruş diyoruz. Funk ve soul davulculuğunun dokusunu büyük ölçüde bunlar kurar.
İşlevi ikilidir. Dinleyici için ızgarayı hissedilir tutar; icracı için sayacı canlı tutar.
Yani bir teknik olarak doğduğu yer, aslında bu dersin konusudur: çalmadığın yeri boş bırakmamak.
Noktalı ritmi saymak
Noktalı ritimler öğrencilerin en çok yanlış hissettiği yapılardandır ve sebebi sayım düzeyidir.
Noktalı bir dörtlük ile onu izleyen sekizliği dörtlük düzeyde sayarsan tutturamazsın; noktalı notanın nerede bittiğini tahmin edersin.
Çözüm bir düzey aşağı inmektir. Sekizlik düzeyde saydığında noktalı dörtlük tam üç heceyi kaplar ve ardından gelen sekizlik dördüncü heceye düşer. Artık tahmin yok, adres var.
Bu, bir önceki modüldeki kuralın doğrudan uygulaması: kaybolduğunda bir düzey aşağı in.
Noktalı ritmin bedendeki hissi de öğretilebilir. Uzun kısa çiftini yürüyüş gibi değil, hafif topallayan bir yürüyüş gibi düşün; ağırlık uzun notada, kısa nota ise bir sonraki adıma hazırlık.
Bu benzetme kulağa basit gelir ama çoğu öğrencide noktalı ritmi bir denemede oturtur.
Bağ: çalınmayan ama sayılan nota
Bağ, iki notanın süresini birleştirir. İkincisi çalınmaz.
Ritim çalışmasında bunun anlamı şu: bağın ikinci notasının başladığı yerde bir olay YOK ama o hece hâlâ sayılıyor.
Ve en zor hâli, bağın ölçü çizgisini aşmasıdır.
Çünkü orada iki şey aynı anda oluyor: sayacın yeni ölçüye geçiyor, yani "bir" diyorsun, ama elin hareket etmiyor.
Yeni başlayan öğrenci ya "bir" demeyi unutur ve ölçüyü kaybeder, ya da elini kaldırıp bir vuruş çalar ve bağı bozar.
Çözüm yine sessiz hareket. Elin "bir" hecesinde hareketini yapar, sadece temas etmez. Sayaç yeni ölçüye girer, ses devam eder, ikisi çakışmaz.
Bu tek beceri, senkoplu müzik çalabilmenin ön koşuludur ve bir sonraki modüllerde sürekli kullanacaksın.
Boşluk çalışması
Son olarak bir çalışma yöntemi verelim, çünkü bu konu yalnız anlatılarak öğrenilmez.
Yöntem şu: bildiğin bir kalıbı al ve içinden vuruşları teker teker çıkar.
Önce kalıbı tam çal. Sonra aynı kalıbı çal ama üçüncü vuruşu çalma; orada sessiz hareket yap. Sonra üçüncü ve dördüncüyü çalma. Sonra yalnız birinci vuruşu çal, gerisi boş.
Her aşamada tempo aynı kalmalı ve sayım hiç durmamalı.
Son aşamada neredeyse hiçbir şey çalmıyor olacaksın ama ızgara hâlâ dönüyor olacak. Orayı tutturabiliyorsan bu dersi öğrenmişsin demektir.
Bu alıştırma sıkıcıdır ve tam da bu yüzden işe yarar; ritmi taşıyan şeyin çalınan notalar değil, aradaki sürekli sayım olduğunu bedene öğretir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Buraya kadarki kısım boşlukları kurdu. Şimdi ince tarafa geçelim.
Birincisi: sessiz hareket bir hile değil, tekniğin kendisidir. Pek çok öğrenci bunu bir başlangıç aşaması sanır ve ileride bırakılacağını düşünür. Bırakılmaz; profesyoneller de yapar, sadece hareket daha küçüktür ve dışarıdan görünmez. Beceri arttıkça hareket küçülür, kaybolmaz.
İkincisi: susun uzunluğu hissedilerek değil sayılarak tutulur ve ikisi farklı sonuç verir. Kısa suslar hissedilebilir; iki ölçüden uzun boşluklarda his güvenilirliğini kaybeder ve sayım zorunlu hâle gelir. Deneyimli icracılar uzun boşluklarda gözlerini şefe ya da başka bir partiye çevirip ikinci bir referans daha kurar.
Üçüncüsü: noktalı ritim ile swing hissini ayırmak kulak işidir ve yazıdan öğrenilemez. Noktalı ritim katı bir üçe bir oranı verir; swing'deki uzun kısa çifti daha yumuşaktır ve tempoya göre de değişir. İkisini aynı çalan öğrenci ikisini de yanlış çalar ve bunu ancak yan yana dinleyerek fark eder.
Dördüncüsü: boşluk bırakmak bir aranjman kararıdır ve genellikle daha zordur. Yeni başlayan müzisyen boşluğu doldurma eğilimindedir çünkü boşluk hata gibi hissedilir. Deneyimli müzisyen boşluğu korur çünkü orada dinleyicinin işlemesi için yer vardır. Bu, teknik bir mesele değil bir olgunluk meselesidir ve icrada en geç gelişen taraflardan biridir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Sus, dinlenme yeridir. Değildir; çalmadığın süre çaldığın süreden daha fazla dikkat ister, çünkü elinin sana verdiği geri bildirim kesilir ve tek referansın iç sayacın kalır. Amatör icralarda kaçan girişlerin büyük çoğunluğu susların hemen ardındadır.
Yaygın yanlış: Susta eli durdurmak doğrudur, hareket etmek gereksiz gösteriştir. Tam tersi. Hareketi sürdürüp yalnız sesi kesmek hem ızgarayı bedende tutar hem bir sonraki girişi hazırlar. Eli tamamen durduran icracı, her boşluktan sonra sıfırdan hızlanmak zorunda kalır.
Yaygın yanlış: Noktalı ritim zor bir yapıdır. Zor değil, yanlış düzeyde sayılan bir yapıdır. Bir düzey aşağı inip sekizlik saymak sorunu neredeyse tamamen çözer. Zorluk ritimde değil, ona bakış açısındadır ve çözümü beş saniyelik bir karardır.
Yaygın yanlış: Bağın ikinci notasında hiçbir şey olmaz, o yüzden orayı saymaya gerek yok. Ses açısından doğru, sayım açısından yanlış. O hece hâlâ sayılır ve özellikle bağ ölçü çizgisini aşıyorsa orada yeni ölçünün "bir"i geçer. Saymayan icracı ölçüyü kaybeder ve bir sonraki girişte nerede olduğunu bilemez.
Uygulama
Metronomu dakikada yetmişe kur ve dört ölçülük tek bir kalıpla çalış.
Kalıp şu: her ölçüde dört dörtlük, hepsini çal.
Birinci aşama: kalıbı iki kez tam çal, sesli sayarak.
İkinci aşama: aynı kalıbı çal ama her ölçünün üçüncü vuruşunu çalma. Orada elin hareketini yap, sadece temas etme. Sayım hiç durmasın.
Üçüncü aşama: üçüncü ve dördüncü vuruşları çalma. İki vuruşluk boşluk.
Dördüncü aşama: yalnız birinci vuruşu çal. Üç vuruş boş.
Şimdi metronomu kapat ve dördüncü aşamayı otuz saniye sürdür. Sonra aç.
Hâlâ birlikte misiniz?
Değilseniz üçüncü aşamaya geri dön ve bir hafta orada kal. Bu alıştırmanın basamağı atlanmaz; her basamak bir öncekinin üstüne kurulur.
Kilit özet
Elin durduğu üç durum vardır — sus, uzun nota ve bağ — ve üçünde de sayaç dönmeye devam eder; çalmadığın süre çaldığın süreden daha fazla dikkat ister çünkü elinin verdiği geri bildirim kesilir.
Çözüm sessiz harekettir: susta hareketi değil sesi durdurmak; bu hem ızgarayı bedende tutar hem bir sonraki girişi hazırlar ve öğrenmesi bir hafta sürer.
Hayalet vuruşlar aynı ilkenin icra tekniğine dönüşmüş hâlidir; dinleyici için ızgarayı hissedilir, icracı için sayacı canlı tutar.
Noktalı ritim zor bir yapı değil, yanlış düzeyde sayılan bir yapıdır; sekizlik düzeye inildiğinde noktalı dörtlük tam üç heceyi kaplar ve tahmin yerini adrese bırakır.
Bağın ikinci notasında ses açısından hiçbir olay yoktur ama o hece sayılır; bağ ölçü çizgisini aşıyorsa orada yeni ölçünün birinci vuruşu geçer ve saymayan icracı ölçüyü kaybeder.
Sonraki derse köprü
Boşlukların içinden kaymadan geçebiliyorsun. Bu, sıradaki konunun ön koşuluydu.
Bir sonraki modülde basit ve bileşik ölçülere geçiyoruz. Yani vuruşun ikiye mi üçe mi bölündüğü sorusuna. Ve orada bu modülde kurduğun sessiz hareket alışkanlığı doğrudan işe yarayacak, çünkü bileşik ölçüde saymak daha fazla hece ve daha fazla boşluk yönetimi ister.