Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sağ pedal sesi uzatmaz; bütün susturucuları aynı anda kaldırır ve sesin uzaması bunun sonucudur. Pedal basılıyken tuşu bırakmak hiçbir şeyi değiştirmez, yani parmağın kontrolü geçici olarak devre dışıdır.
Serbest kalan teller sempatik titreşimle çalınan seslere eşlik eder; bu yüzden pedallı ses yalnız daha uzun değil daha büyüktür. Aynı sebep bulanıklığı da üretir ve öğrenci bulanıklığı çoğunlukla kusur değil renk sanır.
Gecikmeli pedal temel tekniktir: önce yeni akor çalınır, sonra pedal iner. Birlikte basıldığında önceki akor da yakalanır ve iki armoni üst üste biner.
Pedal mekanik bir kurala göre değil kulağa göre zamanlanır; armoni değiştiğinde değişir ve ölçüt, aynı anda iki armoninin duyulmamasıdır.
Piyanoda ifade denge ve zamandır — hangi sesin daha yüksek çaldığı ve notaların birbirine göre ne zaman geldiği. Bu, birinci modüldeki "çekiç koptuktan sonra kontrol nerede" sorusunun cevabıdır.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci dört ölçülük bir bölümü pedallı çalıyor.
Dolgun duyuluyor. Öğrenci memnun: "Pedalla çok daha iyi oluyor."
Öğretmen tek bir şey istiyor: "Aynı yeri pedalsız çal."
Öğrenci çalıyor.
Ve ortaya çıkan şey delik deşik. Notalar arasında boşluklar var, bağlantı yok, her nota tek başına duruyor.
Şimdi bakalım ne oldu.
Pedal o bölüme güzellik eklemiyordu. Boşlukları örtüyordu.
Ve asıl kötü olan şey şu: öğrenci o boşlukları aylardır duymuyordu. Duymadığı için düzeltmedi. Düzeltmediği için parmakları hiç bağlanmayı öğrenmedi.
Yani pedal bir kusuru gizlemekle kalmadı, o kusurun büyümesine izin verdi.
Bu ders pedalı öğretiyor. Ama önce şunu netleştirerek: pedal bir yapıştırıcı değildir.
Bu derste ne olacak
Önce pedala bastığında piyanonun içinde tam olarak ne olduğunu göreceğiz; buradaki tek bir fiziksel ayrıntı pedalın bütün davranışını açıklıyor. Sonra sesin neden yalnız uzamayıp büyüdüğünü konuşacağız. Ardından bu modülün ana tekniğini kuracağız: gecikmeli pedal. Sonra pedalın elle değil kulakla zamanlandığını göreceğiz ve ayak tekniğine bakacağız. En sonda temel ifadeyi ele alacağız ve birinci modülde açtığımız bir soruyu kapatacağız. Ders bittiğinde basit bir akor dizisini temiz pedalla çalabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Sağ pedala genellikle sustain pedalı denir ve bu ad yanıltıcıdır, çünkü pedalın yaptığı iş sesi uzatmak değildir.
Pedalın yaptığı iş, susturucuları kaldırmaktır.
Şöyle: piyanoda her telin üstünde bir susturucu (damper) durur. Tuşa bastığında o telin susturucusu kalkar, tel serbest kalır ve titreşir. Tuşu bıraktığında susturucu geri iner ve sesi keser.
Yani bir sesin ne kadar süreceğini belirleyen şey, o susturucunun ne zaman indiğidir.
Sağ pedal ise şunu yapar: bütün susturucuları aynı anda kaldırır.
Hepsini. Yalnız bastığın notaların değil, piyanodaki her telin.
Bu tek cümle, pedalın bütün davranışını açıklıyor ve bu derste anlatılacak her şey buradan çıkıyor.
Öncelikle şu: pedal basılıyken tuşu bırakman hiçbir şeyi değiştirmez. Susturucu zaten yukarıdadır. Yani parmağın kontrolü geçici olarak devre dışıdır.
İkinci modülde piyanoda ritim hatalarının bırakmakta olduğunu konuşmuştuk. Pedal, tam olarak bırakmayı etkisiz kılan araçtır. Yani bir ritim hatasını duyulmaz hâle getirebilir.
Açılış sahnesindeki öğrencinin başına gelen şey buydu.
Mekanizma
Ses neden yalnız uzamıyor, büyüyor da
Bir ayrıntı daha ve bu, pedallı sesin neden bu kadar farklı olduğunu açıklıyor.
Pedal bütün susturucuları kaldırdığında, çalmadığın teller de serbest kalır.
Ve serbest bir tel, yakınındaki bir sesin titreşimiyle kendiliğinden titremeye başlayabilir. Buna sempatik titreşim denir.
Yani pedala bastığında yalnız çaldığın notalar uzamaz; piyanonun geri kalanı da onlara eşlik etmeye başlar.
Bunun sonucu şu: pedallı ses yalnız daha uzun değil, daha büyük ve daha zengindir.
Ve öğrencilerin pedalı sevmesinin gerçek sebebi de bu. Pedal, aynı notaları çok daha etkileyici duyurur.
Ama aynı sebep, pedalın en büyük riskini de üretiyor: pedal basılı kaldığında birbiriyle uyuşmayan sesler aynı anda çınlar ve ortaya bulanık bir ses bulutu çıkar.
Öğrenci genellikle bunu bir kusur olarak değil, bir renk olarak duyar. İşte bu yüzden pedal piyanoda en çok yanlış kullanılan araçtır: kötü kullanıldığında hoş duyulur.
Gecikmeli pedal
Şimdi bu modülün ana tekniğine geliyoruz ve bu teknik sezgiye aykırıdır.
Öğrencilerin doğal yaptığı şey şu: yeni akora basarken aynı anda pedala da basmak.
Bunu yaptığında ne olur? Pedala bastığın anda önceki akor hâlâ çınlamaktadır. Pedal onu da yakalar. Sonuç: iki akor üst üste.
Doğru sıra şudur ve üç adımdır.
Bir: yeni akoru çal. Pedal hâlâ yukarıda — yani bir an için pedalsızsın.
İki: şimdi pedala bas. Yeni akor yakalanır, eski akor ise susturucular indiği için çoktan kesilmiştir.
Üç: bir sonraki akora kadar pedal basılı kalır.
Yani pedal notadan SONRA iner. Notayla birlikte değil.
Buna gecikmeli pedal ya da senkoplu pedal denir ve piyanodaki temel pedal tekniğidir.
Hareketi ayak açısından şöyle düşün: ayak yukarı çıkar ve hemen aşağı iner. Yukarı-aşağı, tek bir akıcı hareket. Ve bu hareket, elin yeni akora bastığı andan hemen sonra olur.
Öğrenciler bunu ilk denediklerinde tuhaf hisseder çünkü el ile ayak zıt yönlerde hareket ediyor gibi gelir. Birkaç günde oturuyor ve oturduğunda pedallı ses ilk kez temiz çıkıyor.
Pedal elle değil kulakla zamanlanır
Gecikmeli pedal bir mekanik verir ama ne zaman değiştireceğini vermez.
Cevap kulakta.
Kural şu: armoni değiştiğinde pedal değişir.
Ve ölçütü de basit: aynı anda iki farklı armoni duyuluyorsa pedal geç kalmıştır.
Bunu çalışırken kendine tek bir soru sorarsın: şu an duyduğum ses temiz mi, bulanık mı?
Bulanıksa pedali değiştir.
Bu, mekanik bir kurala göre pedal basmaktan çok daha güvenilir. "Her ölçüde bir kez pedal değiştir" gibi bir kural bazı yerlerde doğru sonuç verir, bazı yerlerde vermez — çünkü armoni her ölçüde bir değişmez.
Kulakla zamanlamanın bir yan faydası daha var: pedali dinleyerek kullanan bir öğrenci, armoni değişimlerini fark etmeye başlar. Yani pedal çalışması dolaylı olarak armoni duyusunu geliştirir.
Ayak yerini terk etmez
Kısa ama önemli bir teknik bölüm.
Topuk yerde kalır. Ayağın ön kısmı pedalın üstünde durur ve pedalla teması hiç kesilmez.
Ayağı pedaldan tamamen kaldırmak iki sorun üretir. Birincisi, pedal geri gelirken bir mekanik ses çıkarır ve bu ses kayıtta duyulur. İkincisi, ayağın havada bir yolculuğu olur ve bir sonraki basış geç kalır.
Yani ayak pedala yapışık kalır ve yalnız yükselip alçalır.
Ve şu: hareket sessiz olmalı. Ayak sesi piyano sesinin bir parçası değildir. Kendi kaydını dinlerken ayak sesi duyuyorsan hareketi yumuşat.
Temel ifade: birinci modülün cevabı
Şimdi bu kursun başında açtığımız bir soruyu kapatalım.
Birinci modülde şunu kurmuştuk: tek bir ses için telin gördüğü tek bilgi çekicin hızıdır. Çekiç mekanikten koptuktan sonra parmağın hiçbir şey yapamaz.
O zaman şu soru kalmıştı: piyanoda ifade nerede?
Cevap iki yerde ve ikisi de ölçülebilir.
Birincisi: denge. Aynı anda çalan sesler arasında hangisinin daha yüksek olduğu. Bir akor çalarken üstteki sesi diğerlerinden biraz yüksek verirsen melodi öne çıkar. Bu, kolun ağırlığını parmaklar arasında eşit olmayan biçimde dağıtmakla yapılır — yani birinci modülde kurduğun ağırlık aktarma becerisinin ileri uygulaması.
İkincisi: zaman. Notaların birbirine göre ne zaman geldiği. Bir cümlenin sonunda hafifçe genişlemek, bir hedef notaya varmadan önce minik bir bekleme koymak — bunlar zamanla yapılan ifadedir.
Ve bir cümlenin şekli hakkında en kullanışlı tek fikir şu: her cümlenin bir varış noktası vardır.
Bir müzikal cümleyi çalarken kendine sor: bu cümle nereye gidiyor? Hangi nota en önemli?
O notayı bulduğunda cümle kendiliğinden şekillenir. Ona doğru büyürsün, ondan sonra gevşersin.
Bu, ezberlenecek bir kural değil bir sorudur ve her cümlede yeniden sorulur.
Pedal legato yerine geçmez
Son ve en sert kural. Açılış sahnesindeki hatayı kapatıyor.
Pedal, parmaklarının yapamadığı bağlamayı yapmaz. Daha doğrusu yapar ama sonucu pahalıdır.
Kural şu: bir pasajı önce pedalsız bağla. Parmakların bir notadan diğerine boşluk bırakmadan geçebiliyor olsun. Ancak ondan sonra pedal ekle.
Bunun sebebi sadece disiplin değil. Pedal her yerde kullanılamaz — hızlı ve nota yoğunluğu fazla yerlerde pedal her şeyi bulandırır. O yerlerde bağlantıyı yalnız parmakların sağlayabilir.
Yani pedala güvenerek geliştirilmeyen parmak legatosu, ileride pedalın kullanılamadığı her yerde açıkta kalır.
Pratik kural: yeni bir parçayı her zaman pedalsız çalış. Pedal en son eklenir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: pedal ikili bir anahtar değildir. Tam basılı ile tam serbest arasında ara konumlar vardır ve deneyimli icracılar susturucuları tellere kısmen değdirerek sesi tamamen kesmeden azaltır. Bu kursun kapsamı dışında ama ayağın "açık ya da kapalı" değil, sürekli bir kontrol olduğunu şimdiden bilmek, ayak alışkanlığını doğru kuruyor.
İkincisi: pedal piyanodan piyanoya değişir. Aynı pedal hareketi farklı bir çalgıda farklı sonuç verir; salonun akustiği de belirleyicidir. Yankısı yüksek bir mekânda daha az pedal gerekir. Bu yüzden pedal kararları notaya yazılmış olsa bile kulağa göre ayarlanır.
Üçüncüsü: ifade abartıldığında ters çalışır. Denge ve zaman araçları küçük dozlarda etkilidir. Her notada bir vurgu, her cümlede belirgin bir yavaşlama koyan bir icra, ifade değil gürültü üretir. Bir cümlede tek bir varış noktası olması ilkesi, dozu da kendiliğinden sınırlıyor.
Dördüncüsü: bu modül dokuzuncu modülün son katmanı. Altı başlangıç parçasına girdiğinde pedal en son eklenecek. Parçayı önce pedalsız kurmak, bu kursun geri kalanında değişmeyecek bir sıra.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Pedal sesi uzatır. Pedal susturucuları kaldırır; sesin uzaması bunun sonucudur. Bu ayrım önemsiz görünür ama pedalın neden bütün piyanoyu birden etkilediğini ve neden bulanıklık ürettiğini yalnız doğru tanım açıklar.
Yaygın yanlış: Pedal akorla birlikte basılır. Birlikte basıldığında önceki akor da yakalanır ve iki armoni üst üste biner. Doğru sıra gecikmelidir: önce nota, sonra pedal.
Yaygın yanlış: Pedal bağlantıyı sağlar. Sağlar ama pahalıya. Pedalın kullanılamadığı hızlı ve yoğun pasajlarda bağlantıyı yalnız parmaklar sağlayabilir ve pedala güvenerek geliştirilmeyen legato orada açıkta kalır. Parça önce pedalsız bağlanır.
Yaygın yanlış: Pedal ölçü başlarında değiştirilir. Pedal armoni değiştiğinde değişir ve armoni her ölçüde bir değişmez. Mekanik kurallar bazı yerlerde doğru sonuç verir, bazılarında bulanıklık üretir; güvenilir ölçüt kulaktır.
Yaygın yanlış: Pedallı çalmak daha güzel olduğu için pedalla çalışılır. Pedal kötü kullanıldığında da hoş duyulur ve bu, öğrencinin hatalarını fark etmesini engeller. Yeni bir parça her zaman pedalsız çalışılır; pedal en son eklenir.
Uygulama
Dört parçalı çalışma, toplam yirmi dakika.
Birinci parça: sessiz ayak. Piyano çalmadan, yalnız ayağınla pedalı on kez indirip kaldır. Topuk yerde, ayak pedalda. Tek hedef: hiçbir mekanik ses çıkmasın.
İkinci parça: gecikmeli pedal. Altıncı modüldeki dört akoru kullan. Her akoru çal, sonra pedala bas, sonraki akorda ayağı kaldır ve tekrar bas.
Yavaş yap. Sırayı sesli söyleyerek yap: "çal, bas, çal, bas."
Beş dakika. Sonunda kaydet ve dinle — iki akorun üst üste bindiği bir yer var mı?
Üçüncü parça: temiz mi, bulanık mı. Aynı akor dizisini çal ama bu sefer pedali bilerek geç değiştir. Bulanıklığı duy. Sonra doğru zamanda değiştir ve farkı duy.
Bu karşılaştırma önemli: kulağına neyin yanlış olduğunu tanıtıyor. Bir hatayı duyamayan onu düzeltemez.
Dördüncü parça: pedalsız bağlama. Çalıştığın bir bölümü pedalsız çal ve tek soruya cevap ver: notalar arasında boşluk var mı?
Varsa o boşlukları parmaklarınla kapat. Bir notayı, bir sonrakine basana kadar bırakma.
Ancak boşluklar kapandıktan sonra pedali ekle.
Kilit özet
Sağ pedal sesi uzatmaz; bütün susturucuları aynı anda kaldırır ve sesin uzaması bunun sonucudur. Pedal basılıyken tuşu bırakmak hiçbir şeyi değiştirmez, yani parmağın kontrolü geçici olarak devre dışıdır.
Serbest kalan teller sempatik titreşimle çalınan seslere eşlik eder; bu yüzden pedallı ses yalnız daha uzun değil daha büyüktür. Aynı sebep bulanıklığı da üretir ve öğrenci bulanıklığı çoğunlukla kusur değil renk sanır.
Gecikmeli pedal temel tekniktir: önce yeni akor çalınır, sonra pedal iner. Birlikte basıldığında önceki akor da yakalanır ve iki armoni üst üste biner.
Pedal mekanik bir kurala göre değil kulağa göre zamanlanır; armoni değiştiğinde değişir ve ölçüt, aynı anda iki armoninin duyulmamasıdır.
Piyanoda ifade denge ve zamandır — hangi sesin daha yüksek çaldığı ve notaların birbirine göre ne zaman geldiği. Bu, birinci modüldeki "çekiç koptuktan sonra kontrol nerede" sorusunun cevabıdır.
Sonraki derse köprü
Sekiz modülde bir çalgıyı çalmak için gereken bütün temel parçaları kurduk: beden, zaman, sayfa, eller, koordinasyon, akorlar, gam ve pedal.
Sırada bunların hepsinin aynı anda kullanıldığı yer var.
Bir sonraki modülde altı başlangıç parçası çalışacağız. Bu modül yeni bir teknik getirmiyor; kurduğun her şeyi gerçek müzik üzerinde birleştiriyor. Parçalar zorluk sırasına göre dizilmiş ve her biri belirli bir beceriyi öne çıkarıyor.
Bir uyarı ve bu, bundan sonraki her parça için geçerli: pedalsız başla. Parçayı pedalsız kurmadan pedal ekleme. Bu sıra bozulduğunda öğrenci parçayı öğrenmiş olmuyor, pedalla örtmeyi öğrenmiş oluyor.