Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Piyano notası iki ayrı porte değil, ortadaki çizgisi silinmiş on bir çizgilik tek bir sistemdir; silinen çizgi orta do'dur ve iki anahtar onun etrafında birbirinin aynasıdır.
Okumak nota adlarını çözmek değil mesafe okumaktır; nota nota çözmek hesap sayısını nota sayısına eşitler ve hız asla artmaz.
Piyanoda mesafe okuma alışılmadık derecede güçlü çalışır çünkü sayfadaki mesafe klavyedeki mesafeye bire bir karşılık gelir; sayfa, klavyenin ölçekli bir haritasıdır.
Üç çıpa sana notanın kendisi tarafından veriliyor: sol anahtarının kıvrımı, fa anahtarının iki noktası ve orta do. Bunlar ezberlenmez, okunur.
Ellere bakma alışkanlığı okumanın önündeki en büyük fiziksel engeldir ve çözümü siyah tuşların ikili-üçlü öbekleridir; klavye dokunuşla okunabilir bir yüzeydir, el nerede olduğunu bakmadan bilebilir.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci nota sehpasındaki sayfaya bakıyor.
Bir notayı çözüyor. Ellerine bakıyor. Tuşu buluyor. Basıyor.
Gözünü sayfaya kaldırıyor.
Ve kaldığı yeri bulamıyor.
İki saniye arıyor. Buluyor. Bir sonraki notayı çözüyor. Ellerine bakıyor.
İki ölçü sonra dağılıyor.
Öğrenci kendine şu teşhisi koyuyor: "Ben yavaş okuyorum."
Yanlış teşhis. O öğrenci notaları gayet iyi çözüyor — istediğin kadar zaman versen hepsini doğru okur.
Sorun okuma hızında değil. Sorun şu: gözü sayfayla eller arasında sürekli gidip geliyor ve her gidişte yerini kaybediyor.
Yani sorun okumada değil, gözün nereye baktığında.
Bu ders bu döngüyü kırıyor. İki şeyle: sayfayı farklı okumakla ve ellere bakmayı gereksiz kılmakla.
Bu derste ne olacak
Önce iki portenin tek bir sistem olduğunu ve o sistemin merkezinde ne olduğunu göreceğiz; bu, ezberlemen gereken şeyin yarısını ortadan kaldırıyor. Sonra okumanın nota değil mesafe okumak olduğunu kuracağız ve bunun piyanoda neden özellikle güçlü çalıştığını göreceğiz. Ardından çıpaları yerleştireceğiz. Sonra elin ellerine bakmadan nasıl gezebileceğini çalışacağız. En sonda ileriye okumayı ele alacağız. Ders bittiğinde gözünü sayfadan kaldırmadan basit bir satırı çalabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Piyano notası, iki ayrı porte gibi görünür. Değildir.
Tek bir sistemdir ve o sistemin bir merkezi vardır.
Şuraya dikkat: sol anahtarı portesinde beş çizgi var, fa anahtarı portesinde beş çizgi var. Toplam on. Ama bu iki porteyi bir arada düşündüğünde aralarında görünmeyen bir çizgi daha vardır ve o çizgi on birincisidir.
O görünmeyen çizgi, orta do'dur.
Orta do sol anahtarı portesinin altında bir ek çizgi üstünde yazılır. Aynı orta do fa anahtarı portesinin üstünde bir ek çizgi üstünde yazılır. İki farklı çizim, tek bir tuş.
Yani piyano notası, ortadaki çizgisi silinmiş on bir çizgilik tek bir portedir ve silinen çizgi tam merkezdedir.
Bunun sonucu çok pratik: iki anahtar birbirinin aynası gibidir. Merkezden yukarı ve merkezden aşağı simetriktir. Bir tarafı öğrendiğinde diğer tarafı ayrıca ezberlemen gerekmez; yansımasını kurarsın.
Öğrencilerin "iki anahtarı ayrı ayrı ezberlemem lazım" sanması, bu simetriyi görmemekten gelir. İki kat iş yapmayacaksın.
Mekanizma
Nota değil, mesafe okunur
Şimdi bu dersin merkezindeki değişimi yapalım.
Yeni başlayan biri notaya baktığında şunu yapar: "Bu do. Bu mi. Bu sol."
Bu okuma değildir. Bu, arama yapmaktır.
Her nota için sıfırdan bir hesap yaparsın ve o hesap zaman alır. On nota, on hesap. Hız asla artmaz çünkü hesapların sayısı nota sayısına eşittir.
Okuyan bir müzisyen bunu yapmaz. Okuyan bir müzisyen mesafe okur.
Şuna bakar: "Buradan bir derece yukarı. Sonra aynı. Sonra üç derece aşağı."
Ve piyanoda bu, alışılmadık derecede güçlü çalışır. Sebebi şu: sayfadaki mesafe, klavyedeki mesafeye doğrudan karşılık gelir.
Portede bir üçlü atlayış, elinin altında da bir üçlü atlayıştır. Çizgiden çizgiye çıkmak, bir tuş atlamaktır. Sayfada yukarı gitmek, klavyede sağa gitmektir.
Bu bire bir eşleşme her çalgıda yoktur. Nefesli bir çalgıda sayfadaki bir üçlü, parmaklarda bambaşka bir kombinasyon üretebilir. Piyanoda sayfa, klavyenin ölçekli bir haritasıdır.
Bunu kullandığında bir cümle bir liste olmaktan çıkar ve bir şekil hâline gelir. Şekiller listelerden çok daha hızlı okunur.
Çıpalar: sayfanın sana verdiği üç nokta
Mesafe okumak için bir başlangıç noktasına ihtiyacın var. Buna çıpa diyeceğiz.
İyi haber şu: üç çıpa sana zaten notanın kendisi tarafından veriliyor, ezberlemene gerek yok.
Birincisi: sol anahtarının sol'ü. Sol anahtarı işareti, kıvrımını sol notasının çizgisi etrafında yapar. Anahtarın adı da oradan geliyor. Yani o çizgiyi işaretleyen şey, anahtarın kendi şekli.
İkincisi: fa anahtarının fa'sı. Fa anahtarının iki noktası, fa notasının çizgisini üstten ve alttan kuşatır. Yine anahtarın kendisi söylüyor.
Üçüncüsü: orta do. Sistemin merkezi. İki portenin arasında, ek çizgisiyle.
Bu üç çıpayla iki porteyi de kaplarsın. Geri kalan her nota, bir çıpaya olan mesafesiyle okunur.
Zamanla çıpa sayın artar; sık gördüğün notalar kendiliğinden tanınır hâle gelir ve onlar da çıpaya dönüşür. Ama başlangıçta üç yeter ve bu üçünü ezberlemene gerek yok çünkü sayfa onları sana çiziyor.
Her seferinde en alt çizgiden sayarak yukarı çıkmak, çıpasız okumaktır. İşe yarar ama ölçeklenmez; on beşinci ölçüde tükenirsin.
El kör gezebilir
Şimdi açılış sahnesindeki asıl soruna geliyoruz: gözün ellerine gitmesi.
Bunun çözümü daha çok konsantre olmak değil. Çözüm, elin ellerine bakmadan yerini bulabilmesi.
Ve piyanoda bunun için hazır bir sistem var: siyah tuşlar.
Siyah tuşlar eşit aralıklarla dağılmamıştır. İkili ve üçlü öbekler hâlinde gruplanmışlardır ve bu düzen klavye boyunca tekrar eder.
Bunun sonucu şu: klavye dokunuşla okunabilir bir yüzeydir.
İkili öbeğin solundaki beyaz tuş do'dur. İkili öbeğin tam ortasındaki re'dir. Üçlü öbeğin solundaki fa'dır. Parmakların siyah tuşlara değdiğinde nerede olduğunu bilirsin — bakmana gerek yok.
Bunu bir çalışmaya çevirelim.
Gözlerini kapat. Elini klavyeye koy. Parmaklarını siyah tuşların üstünde gezdir ve bir ikili öbek bul. Solundaki beyaz tuşa bas. Do çalmış olacaksın.
Sonra gözlerini açıp doğrula.
Bunu birkaç gün yaptığında, elinin nerede olduğunu bilmek için bakmayı bırakırsın. Ve o an okuma hızın kendiliğinden artar — çünkü artık gözün sayfadan hiç ayrılmıyor.
Dikkat: burada öğrendiğin şey nota okumak değil. Ama nota okumanın önündeki en büyük fiziksel engeli kaldırıyor.
İleriye okumak
Son katman.
İyi bir okuyucunun gözü elinden öndedir. Çaldığı yeri okumaz; çalacağı yeri okur.
Bu piyanoda özellikle önemli çünkü aynı anda iki portede birden bilgi var; hazırlıksız yakalandığında toparlanacak zaman yok.
Bunu kurmanın bir yöntemi var ve şaşırtıcı derecede basit.
Fotoğraf çalışması. Bir ölçüye bak. Sonra gözünü kapat ya da sayfadan ayır. Ve o ölçüyü hafızadan çal.
Yapamıyorsan ölçü çok büyüktür; yarım ölçüye in.
Bu çalışma iki şey yapıyor. Birincisi, gözünü bir kerede daha büyük bir parça almaya zorluyor. İkincisi, çalarken sayfaya bakma alışkanlığını kırıyor — çünkü zaten bakamıyorsun.
Ve burada okuma hızıyla ilgili gerçek şu: okuma hızı gözün hızı değildir, aldığın parçanın büyüklüğüdür.
Harf harf okuyan biri "daha hızlı harf okuyarak" hızlanmaz; kelimeyi bir bütün olarak görmeye başlayınca hızlanır. Notada da aynı. Nota nota okuyan biri hızlanmaz. Bir ölçüyü bir şekil olarak gören biri hızlanır.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: iki porte okumak uzun vadede bir avantajdır. Başlangıçta ek yük gibi görünür ama piyanistlerin genel olarak güçlü deşifreci olmasının sebeplerinden biri budur. Göz, dikey bir alanı taramaya alışır ve bu alışkanlık akor okumaya doğrudan aktarılır.
İkincisi: akorlar isim listesi olarak okunmaz, şekil olarak okunur. Üst üste üç nota gördüğünde onları teker teker adlandırmazsın; aralarındaki boşluk desenine bakarsın. Sıkışık mı, aralıklı mı, biri kaymış mı. Bu, altıncı modülde akorlara geçtiğimizde işini çok kolaylaştıracak ve şimdi mesafe okumaya yatırım yapmanın karşılığı orada gelecek.
Üçüncüsü: okuma hacimle gelişir, derinlikle değil. Bir parçayı mükemmel çalmak müzikaliteyi geliştirir; okuma becerisini geliştirmez. Okuma, çok sayıda yeni ve kolay malzemeyi bir kez geçmekle gelişir. Bu iki çalışma birbirinin yerine geçmez ve ikisi de gereklidir.
Dördüncüsü: bu modül on birinci modülün ön koşuludur. Günlük deşifre çalışması, burada kurulan üç şeyi varsayacak: çıpalarla okuma, ellere bakmama ve ileriye bakma. Bunlar orada öğretilmeyecek, kullanılacak.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Bütün notaları ezberlemem gerekiyor. Gerekmiyor. Üç çıpa ve mesafe okuma, bütün porteyi kaplar. Ezber yaklaşımı hem uzun sürer hem de hızlanmayı sağlamaz, çünkü ezberlenen bilgi yine tek tek çağrılır.
Yaygın yanlış: İki anahtarı ayrı ayrı öğrenmek gerekir. İki anahtar orta do etrafında simetriktir ve biri diğerinin yansımasıdır. Ayrı sistemler gibi çalışmak, işi gereksiz yere iki katına çıkarır.
Yaygın yanlış: Ellerime bakmadan çalamam. Bakabilirsin, ama bakmak zorunda değilsin. Siyah tuşların ikili ve üçlü öbekleri klavyeyi dokunuşla okunur kılar. Bu alışkanlık kurulmadığı sürece okuma hızı yükselmez, çünkü darboğaz okumada değil göz hareketindedir.
Yaygın yanlış: Yavaş okuyorum, hızlanmam lazım. Okuma hızı gözün hızı değil, aldığın parçanın büyüklüğüdür. Nota nota okuyan biri daha hızlı nota okuyarak hızlanmaz; ölçüyü bir şekil olarak görmeye başlayınca hızlanır. "Daha hızlı bak" tavsiyesi bu yüzden işe yaramaz.
Yaygın yanlış: Zorlanınca daha zor parça çalışmalıyım. Okuma için tam tersi. Okuma, seni zorlamayan çok sayıda malzemeyle gelişir. Zor bir parçayı defalarca geçmek onu ezberletir; okumayı geliştirmez çünkü ikinci geçişten sonra artık okumuyorsundur.
Uygulama
Dört parçalı çalışma, toplam yirmi dakika.
Birinci parça: çıpa yerleştirme. Bir sayfa nota al ve üzerinde yalnız üç noktayı işaretle: sol anahtarının sol'ü, fa anahtarının fa'sı ve gördüğün her orta do. Çalma, yalnız işaretle. Üç dakika.
İkinci parça: kör klavye. Gözler kapalı, elini klavyeye koy ve sırayla do, re ve fa bul; her birinden sonra gözünü açıp doğrula. Her tuş için beş tekrar, iki elde. Beş dakika.
Üçüncü parça: mesafe okuma. Basit bir satır al ve çalmadan önce sesli olarak yalnız mesafeleri söyle: "aynı, bir yukarı, iki yukarı, bir aşağı." Nota adı kullanma. Sonra aynı satırı çal.
Nota adı kullanmamak başta rahatsız edici gelecek. Amacı tam da bu: seni arama yapmaktan okumaya geçmeye zorluyor.
Dördüncü parça: fotoğraf. Bir ölçüye üç saniye bak, gözünü ayır ve hafızadan çal. Yapamıyorsan yarım ölçüye in. On tekrar.
Bu dördüncü parçada kaç notayı bir bakışta alabildiğini not et. Bu sayı senin okuma birimin ve kursun ilerleyen haftalarında büyüyecek.
Kilit özet
Piyano notası iki ayrı porte değil, ortadaki çizgisi silinmiş on bir çizgilik tek bir sistemdir; silinen çizgi orta do'dur ve iki anahtar onun etrafında birbirinin aynasıdır.
Okumak nota adlarını çözmek değil mesafe okumaktır; nota nota çözmek hesap sayısını nota sayısına eşitler ve hız asla artmaz.
Piyanoda mesafe okuma alışılmadık derecede güçlü çalışır çünkü sayfadaki mesafe klavyedeki mesafeye bire bir karşılık gelir; sayfa, klavyenin ölçekli bir haritasıdır.
Üç çıpa sana notanın kendisi tarafından veriliyor: sol anahtarının kıvrımı, fa anahtarının iki noktası ve orta do. Bunlar ezberlenmez, okunur.
Ellere bakma alışkanlığı okumanın önündeki en büyük fiziksel engeldir ve çözümü siyah tuşların ikili-üçlü öbekleridir; klavye dokunuşla okunabilir bir yüzeydir, el nerede olduğunu bakmadan bilebilir.
Sonraki derse köprü
Bedeni kurduk, zamanı kurduk, sayfayı kurduk. Sırada ilk gerçek repertuvar var.
Bir sonraki modülde eller ayrı repertuvar çalışacağız. İki eli aynı anda çalmak beşinci modülün konusu; dördüncü modül bilinçli olarak elleri ayırıyor ve bunun bir gecikme değil bir yöntem olduğunu göreceğiz.
Bu modülün kazanımları orada doğrudan kullanılacak. Eller ayrı çalışırken okuma yükü yarıya iner ve bu, yeni kurduğun okuma alışkanlıklarını pekiştirmek için en uygun ortamı sağlar.
Bir uyarı: kör klavye çalışmasını bırakma. Beş dakikalık bu çalışma, ilerideki bütün modüllerin hızını belirleyecek ve karşılığı hemen değil birkaç hafta içinde gelecek.