Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gam, belirli bir aralık desenine göre sıralanmış ses kümesidir ve bir parçanın söz varlığını kurar; içindeki seslerden biri tonik rolündedir ve melodi ona vardığında dinlenmiş duyulur.
Majör gamın deseni tam, tam, yarım, tam, tam, tam, yarımdır ve piyanonun beyaz tuşları do majörün ta kendisidir; formül herhangi bir sesten başlatılabilir ve bu, donanımların kaynağıdır.
Doğal minör aynı desenin altıncı dereceden başlatılmış hâlidir; do majör ile la minör aynı sesleri paylaşır, yalnız tonikleri farklıdır ve bu yüzden birbirine ilgili denir.
Minörün üç biçimi ayrı gamlar değil, doğal minördeki zayıf kapanışı düzeltmek için geliştirilmiş üç çözümdür; armonik minör yedinciyi, melodik minör çıkışta altıncı ve yediciyi yükseltir.
Yedi sesli gam evrensel değildir; beş sesli diziler dünyanın pek çok yerinde yaygındır ve makam bir gam değil, seyri ve durakları da tanımlayan bir yol haritasıdır.
Açılış sahnesi
Bir piyanonun beyaz tuşlarına bas. Sadece beyazlara, hiç siyah kullanma.
Rastgele bas. Hızlı bas, yavaş bas, karıştır.
Şimdi dikkat et: kulağını rahatsız eden bir şey oldu mu?
Muhtemelen hayır. Ne çalarsan çal, bir şekilde uyumlu duyuluyor.
Bu tesadüf değil. Çocuk oyuncağı ksilofonlar da çoğu zaman bu yedi sesle sınırlıdır ve bunun sebebi tasarımcının cömertliği değil; o yedi sesin birbiriyle özel bir ilişkisi var.
Şimdi ikinci deneyi yap. Aynı beyaz tuşlarda bir melodi uydur ve do sesinde bitir. Sonra aynı melodiyi la sesinde bitir.
Aynı yedi ses. Aynı tuşlar. Ama birincisi açık ve kararlı, ikincisi kapalı ve hüzünlü duyuldu.
Hiçbir nota değişmedi. Değişen tek şey nerede durduğun.
Bu dersin konusu o durma noktası.
Bu derste ne olacak
Önce gamın ne olduğunu ve neden bir alıştırma değil bir söz varlığı olduğunu konuşacağız. Sonra majör gamın formülünü kuracağız ve bunun beşinci modülde ezberlediğin diziden başka bir şey olmadığını göreceksin. Ardından minöre geçeceğiz ve minörün neden tek değil üç biçimi olduğunu anlayacağız. Sonra ilgili majör ve minör ilişkisini kuracağız. En sonda da yedi sesli sistemin dünyanın tek seçeneği olmadığını göreceğiz. Ders bittiğinde herhangi bir sesten majör ve doğal minör gam kurabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir gam, belirli bir aralık desenine göre sıralanmış ses kümesidir.
Ama bu tanım tek başına soğuk kalır, o yüzden daha faydalı bir benzetme yapayım.
Gam bir sözlüktür.
Bir cümle kurarken her kelimeyi kullanmazsın; belirli bir dilin belirli kelimelerini kullanırsın. Bir melodi kurarken de on iki sesin hepsini kullanmazsın; genellikle yedisini seçer ve onların etrafında dolaşırsın.
O seçilmiş yedi ses, parçanın söz varlığıdır. Kalan beş ses yasak değildir ama misafirdir; geldiklerinde fark edilirler.
Şimdi ikinci ve daha önemli fikir. Bir gamda bütün sesler eşit değildir.
İçlerinden biri ev sahibidir. Melodi ona vardığında dinlenmiş duyulur, ondan uzaklaştığında gerilir. Ona tonik diyoruz.
Tonik bir ses değil bir roldür. Az önceki deneyde beyaz tuşlarda do'da durduğunda do tonikti; la'da durduğunda la tonik oldu. Sesler aynı kaldı, rol değişti.
Bir gamı tanımlayan iki şey vardır: hangi sesleri içerdiği ve hangisinin tonik olduğu. İkincisi olmadan birincisi bir yığındır.
Mekanizma
Majör gamın formülü
Beşinci modülde bir dizi ezberlemiştin. Şimdi onu geri getiriyorum.
Tam, tam, yarım, tam, tam, tam, yarım.
Bu, do'dan başlayıp beyaz tuşlarla bir üstteki do'ya çıktığında karşılaştığın mesafeler dizisiydi.
Ve bu dizinin adı majör gamdır.
Yani do majör gamı öğrenmek için yapman gereken hiçbir şey yok; piyanonun beyaz tuşları zaten o.
Ama asıl güç şurada. Bu formülü herhangi bir sesten başlatabilirsin.
Sol sesinden başla ve formülü uygula. Sol'den la'ya tam, la'dan si'ye tam, si'den do'ya yarım, do'dan re'ye tam, re'den mi'ye tam. Şimdi mi'den bir tam ses çıkman gerekiyor ve fa değil, fa diyez çıkıyor. Oradan sol'e yarım.
Sol majör gamı bir diyez taşır ve o diyez fa'dır.
Formül aynı, başlangıç noktası farklı, sonuç bir siyah tuş. İşte donanımın kaynağı budur; bir sonraki modülde bu düzeni bütün tonlar için kuracağız.
Derece adları
Gamdaki her sesin sırasına göre bir numarası vardır ve müzisyenler bunları roma rakamıyla ya da adla anar.
Birinci derece toniktir; evdir. Beşinci derece ona en güçlü çeken sestir. Yedinci derece, tonike yarım ses uzaklıktadır ve neredeyse fiziksel olarak yukarı çekilir; bu yüzden ona yeden denir.
Şimdi bir deney yap. Bir gamı do, re, mi, fa, sol, la, si diye çık ve son do'yu çalma. Dur.
Rahatsız oldun, değil mi? Beynin o son sesi bekliyor ve gelmediğinde asılı kalıyor.
Bu, müzikteki en temel beklenti mekanizmasıdır ve bütün armoninin motorudur. Yedinci derecenin toniğe yarım ses uzaklıkta olması bir tesadüf değil; formülün sonundaki o yarım ses tam olarak bu işi yapıyor.
Minör: aynı sesler, başka merkez
Şimdi minöre geliyoruz ve en kısa yoldan gidelim.
Beyaz tuşlarda la sesinden başla ve bir üstteki la'ya çık. Hiç siyah tuş kullanma.
Karşılaştığın mesafeler şunlar: tam, yarım, tam, tam, yarım, tam, tam.
Bu, doğal minör gamın formülüdür.
Dikkat et: majör gamla tamamen aynı sesleri kullandın. Sadece başka bir yerden başlayıp başka bir yerde durdun.
İşte bu yüzden do majör ile la minöre ilgili deriz. Aynı ses havuzunu paylaşırlar, aynı donanımı taşırlar, ama tonikleri farklıdır ve bu yüzden bambaşka duyulurlar.
İlgili minörü bulmanın kısa yolu: majör gamın altıncı derecesinden başla. Ya da toniğinden üç yarım ses aşağı in.
Minörün neden üç biçimi var
Şimdi öğrencilerin en çok kafasının karıştığı yere geliyoruz ve sebebi aslında çok basit.
Doğal minörde bir eksik var. Yedinci derece, tonike yarım ses değil tam ses uzaklıkta. Yani az önce konuştuğumuz o güçlü çekme yok.
Melodi la minörde sol'den la'ya çıktığında hiçbir şey seni yukarı itmiyor. Kapanış zayıf duyuluyor.
Besteciler yüzyıllar önce bu sorunu şöyle çözdü: yedinci dereceyi yarım ses yukarı kaldırdılar.
Bu, armonik minör gamdır. Artık yedinci derece tonike yarım ses uzaklıkta ve çekme geri geldi.
Ama bir yan etki doğdu. Altıncı ve yedinci derece arasındaki mesafe bir buçuk tam ses oldu; alışılmadık genişlikte bir aralık. Bu, armonik minöre kendine özgü o keskin, doğuya ait diye anılan rengini verir.
Melodide bu geniş adım bazı bağlamlarda zor söylenir. Bunun için üçüncü bir çözüm daha geliştirildi: çıkarken hem altıncı hem yedinci derece yükseltilir, inerken ikisi de doğal hâline döner.
Buna melodik minör denir ve adı işini anlatır: melodi için yapılmış bir düzeltmedir.
Yani minörün üç biçimi olması bir karmaşa değil, tek bir sorunun üç ayrı çözümüdür. Üçü de aynı toniğe aittir ve bir parça içinde birlikte kullanılabilir.
Yedi ses evrensel değildir
Son bir not, ve bu dersin sınırını çiziyor.
Yedi sesli gam batı müziğinin tercihi. Dünyanın pek çok geleneği başka sayılarla çalışır.
Beş sesli diziler, yani pentatonik yapılar, Anadolu'dan Çin'e, İskoçya'dan Batı Afrika'ya kadar yaygındır ve piyanonun yalnız siyah tuşlarına basarsan bir pentatonik duyarsın.
Türk müziği ise gam değil makam düşünür. Makam yalnız hangi seslerin kullanılacağını değil, o seslerin hangi sırayla, hangi yönde ve hangi duraklarla gezileceğini de belirler. Bir gam bir havuzdur; bir makam bir yol haritasıdır. İkisini aynı şey saymak, bu akademideki en yaygın kavram hatasıdır.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Buraya kadarki kısım gamları doğru kurdu. Şimdi ince tarafa geçelim.
Birincisi: tonik bir ses değil, kurulmuş bir beklentidir. Aynı yedi sesle çalarken hangi sesin ev olduğunu belirleyen şey o sesin kendisi değil, müziğin ona ne kadar sık ve ne kadar güçlü döndüğüdür. Besteci bir parçanın ortasında bu merkezi kaydırabilir ve dinleyici birkaç saniye içinde yeni evi kabul eder. Merkez sabit bir özellik değil, sürekli yeniden kurulan bir durumdur.
İkincisi: minörün üç biçimi ayrı gamlar değildir. Yeni başlayan öğrenci bunları üç ayrı liste olarak ezberler ve hangisini kullanacağını bilemez. Oysa uygulamada besteci tek bir minör tonda çalışır ve altıncı ile yedinci derecenin yükseltilip yükseltilmeyeceğine cümle cümle karar verir. Üç ad, üç kutu değil, tek bir esnekliğin öğretim amaçlı üç fotoğrafıdır.
Üçüncüsü: majör ile mutluluk arasındaki bağ öğrenilmiştir. Aynı majör gam bir cenaze marşında da kullanılabilir ve o zaman ağır ve tören havası taşır. Renk gamdan değil, gam ile tempo, doku, gürlük ve ritmin birleşiminden doğar. Tek bir değişkeni duyguyla eşitlemek, yeni başlayanın en pahalı basitleştirmesidir.
Dördüncüsü: gam bilgisi doğaçlamada bir kısıt olarak kullanılırsa işe yaramaz. İyi doğaçlamacılar gamı bir sınır olarak değil, bir çekim alanı olarak kullanır; dışına çıkarlar ve geri dönerler. Gam bilmeden yapılan doğaçlama dağılır, yalnız gamla yapılan doğaçlama ise yavan kalır. Beceri, ne zaman dışarı çıkılacağını bilmektir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Majör mutlu, minör üzgündür. Bu bir eğilimdir, kural değildir ve büyük ölçüde kültürel olarak öğrenilmiştir. Pek çok kültürde minör dizilerde hızlı ve neşeli oyun havaları vardır; batı müziğinde de ağır ve ağırbaşlı majör parçalar. Bu eşleştirmeyi kural sayan öğrenci, bir parçanın karakterini yanlış okur ve aranjmanda yanlış karar verir.
Yaygın yanlış: Minör gamın üç türü üç ayrı gamdır. Değildir; aynı toniğe ait tek bir minör tonun üç farklı yedinci ve altıncı derece kullanımıdır. Bir parça içinde üçü birden geçebilir ve bu bir tutarsızlık değildir. Üçünü ayrı listeler gibi ezberlemek, uygulamada hangisinin kullanılacağını asla açıklamaz.
Yaygın yanlış: Gam bir teknik alıştırmadır. Parmak alıştırması gamların yan ürünüdür, amacı değil. Gam çalışmanın asıl işi, o tonun ses havuzunu kulakta ve elde hazır tutmaktır; bir parçayı öğrenirken ne kadar az düşüneceğini o belirler. Yalnız parmak için çalışılan gam, çalışma süresinin yarısını boşa harcar.
Yaygın yanlış: Makam, doğu müziğinin gamıdır. Değildir. Gam bir ses havuzudur; makam ise havuzla birlikte seyri, durakları ve yönü de tanımlar. Aynı sesleri paylaşan iki makam bambaşka duyulabilir. İkisini eş saymak, makam müziğinin taşıdığı bilginin büyük kısmını görünmez kılar.
Uygulama
Bir klavye aç ve fa sesinden başlayarak majör gam kur.
Formülü elinde tut: tam, tam, yarım, tam, tam, tam, yarım. Her adımda kaç tuş atladığını say; tam ses iki tuş, yarım ses bir tuş.
Bir yerde bir siyah tuşa basmak zorunda kalacaksın. Hangisi olduğunu not et.
Sonra aynı şeyi re sesinden yap. Sonra si bemolden.
Üçünü de doğru kurabildiğinde majör gam formülünü gerçekten öğrenmişsin demektir; ezberlemiş değil. Ve not ettiğin siyah tuşlar, bir sonraki modülün bütün konusu olacak.
Kilit özet
Gam, belirli bir aralık desenine göre sıralanmış ses kümesidir ve bir parçanın söz varlığını kurar; içindeki seslerden biri tonik rolündedir ve melodi ona vardığında dinlenmiş duyulur.
Majör gamın deseni tam, tam, yarım, tam, tam, tam, yarımdır ve piyanonun beyaz tuşları do majörün ta kendisidir; formül herhangi bir sesten başlatılabilir ve bu, donanımların kaynağıdır.
Doğal minör aynı desenin altıncı dereceden başlatılmış hâlidir; do majör ile la minör aynı sesleri paylaşır, yalnız tonikleri farklıdır ve bu yüzden birbirine ilgili denir.
Minörün üç biçimi ayrı gamlar değil, doğal minördeki zayıf kapanışı düzeltmek için geliştirilmiş üç çözümdür; armonik minör yedinciyi, melodik minör çıkışta altıncı ve yediciyi yükseltir.
Yedi sesli gam evrensel değildir; beş sesli diziler dünyanın pek çok yerinde yaygındır ve makam bir gam değil, seyri ve durakları da tanımlayan bir yol haritasıdır.
Sonraki derse köprü
Şimdi elinde bir formül var ve onu istediğin sesten başlatabiliyorsun. Ama bir soru asılı kaldı.
Fa majörde bir bemol çıktı, sol majörde bir diyez. Peki bu düzenli mi? Hangi tonda kaç değiştirici işaret var ve bunları ezberlemek zorunda mıyız?
Bir sonraki modülde tonaliteyi ve beşliler çemberini kuracağız. Ve göreceksin ki ezberlemene gerek yok; ortada çok düzenli bir desen var.