İçeriğe geç

MUS-101 · Modül 6 · L1 Başlangıç

Aralıklar

2.269 kelime · 18 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Melodiyi taşıyan şey seslerin kendisi değil aralarındaki mesafelerdir; bu yüzden bir şarkı başka bir yükseklikten söylendiğinde hâlâ aynı şarkıdır.

Aralık harf adlarıyla sayılır ve iki ucu da sayıma dahildir; do'dan re'ye ikili, bir notadan kendisine teklidir.

Sayı tek başına yetmez, aralığın bir de niteliği vardır: ikili, üçlü, altılı ve yedililer majör ya da minör, tekli, dörtlü, beşli ve sekizliler ise tamdır; hepsi artık ya da eksik hâle getirilebilir.

Aynı yarım ses sayısı farklı adlarla yazılabilir ve ad bir ölçü değil bir niyet bildirimidir; sesin nereye gideceğini söyler.

Bir aralığın çevriminde sayılar toplamı dokuz eder, majör minöre, artık eksiğe döner, tam olan tam kalır.

Açılış sahnesi

Bir arkadaşın sana bir şarkı mırıldanıyor ve sen onu tanıyorsun.

Şimdi durup düşün. Nasıl tanıdın?

O şarkının hangi notalardan yapıldığını bilmiyorsun. Arkadaşın muhtemelen orijinalinden bambaşka bir yükseklikten söyledi. Hatta her mırıldandığında farklı bir yerden başlıyor olabilir.

Yine de her seferinde aynı şarkı.

Demek ki tanıdığın şey seslerin kendisi değil. Sesler arasındaki mesafeler.

Bir melodi, bir mesafeler dizisidir. İlk sesten ikinciye ne kadar çıktı, oradan üçüncüye ne kadar indi. Bu desen korunduğu sürece melodi korunur; bütün sesleri topluca yukarı taşısan bile.

O mesafenin adı aralık. Ve bu ders, bütün müzik kuramının temel birimini kuruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bir aralığın nasıl sayıldığına bakacağız ve burada herkesin ilk seferde yanıldığı bir tuzak var. Sonra sayının tek başına yetmediğini göreceğiz; aralığın bir de niteliği olduğunu. Ardından beş nitelik adını kuracağız: majör, minör, tam, artık ve eksik. Sonra aralıkları duymaya geçeceğiz, çünkü sayabilmek yetmez. En sonda çevrim fikrine bakacağız. Ders bittiğinde iki nota arasındaki aralığı hem sayabiliyor hem adlandırabiliyor, ve tanıdık şarkılardan çıpa kurarak bazılarını duyabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

İki nota al ve aralarındaki mesafeyi bulmaya çalış.

İlk akla gelen yöntem yarım sesleri saymak. Bu doğru bir bilgi verir ama müzisyenlerin kullandığı ad değildir.

Müzikte aralık, harf adlarıyla sayılır. Do'dan mi'ye kaç adım var? Do, re, mi. Üç.

Şimdi tuzağa dikkat et. Üç dedik ama aslında iki adım attık. Aralık sayarken başlangıç notası da sayılır.

Bu, günlük mantığa aykırıdır ve herkes ilk seferde yanılır. Do'dan re'ye "bir" değil "iki"dir; ikili aralıktır. Bir notadan kendisine ise "sıfır" değil "bir"dir; tekli aralık denir.

Sebebi tarihseldir ve bugün değiştirilemez, çünkü bütün terimler bu sayıma göre kurulmuştur. Ezberlenmesi gereken tek şey şudur: iki ucu da say.

Şimdi asıl fikri söyleyelim. Bu sayım bize aralığın BÜYÜKLÜĞÜNÜ verir ama TÜRÜNÜ vermez. Ve iki farklı aralık aynı sayıyı taşıyabilir.

Do'dan mi'ye üçlüdür. Re'den fa'ya da üçlüdür. Ama ikisi kulakta bambaşka duyulur; birincisi açık ve parlak, ikincisi kapalı ve hüzünlü.

Sayı aynı, mesafe farklı. Çünkü aradan geçen yarım ses sayısı farklı.

İşte bu yüzden her aralığın iki parçalı bir adı var: bir sayı ve bir nitelik.

Mekanizma

Nitelik: aynı sayının iki hâli

Bir aralığı adlandırmak için önce harf adlarıyla sayarsın, sonra yarım sesleri sayıp niteliği belirlersin.

Nitelik adları beş tanedir ve iki aileye ayrılır.

Birinci aile: majör ve minör. İkili, üçlü, altılı ve yedili aralıklar bu ailededir. Majör olan, minör olandan tam bir yarım ses geniştir.

İkinci aile: tam. Tekli, dörtlü, beşli ve sekizli aralıklar bu ailededir ve majör minör ayrımı taşımazlar. Bunlar akustik olarak en yalın oranları veren aralıklardır; bu yüzden ayrı bir adları vardır.

Her iki aile de daha da genişletilebilir ya da daraltılabilir. Bir aralık olması gerekenden yarım ses genişse artık, dar ise eksik olur.

Sayılarla kuralım

Şimdi somut olalım. Do sesinden başlayarak yukarı sayalım ve yarım ses sayılarını verelim.

Do'dan do'ya tekli, sıfır yarım ses. Do'dan re bemole minör ikili, bir yarım ses. Do'dan re'ye majör ikili, iki. Do'dan mi bemole minör üçlü, üç. Do'dan mi'ye majör üçlü, dört. Do'dan fa'ya tam dörtlü, beş. Do'dan fa diyeze artık dörtlü, altı. Do'dan sol'e tam beşli, yedi. Do'dan la bemole minör altılı, sekiz. Do'dan la'ya majör altılı, dokuz. Do'dan si bemole minör yedili, on. Do'dan si'ye majör yedili, on bir. Do'dan bir üstteki do'ya tam sekizli, on iki.

Bu listeyi ezberlemene gerek yok ama bir kez yavaş yavaş okuyup piyanoda takip edersen, geri kalan her şey yerine oturur.

Bir gözlem: altı yarım seslik aralığın hem artık dörtlü hem eksik beşli olarak yazılabildiğini fark ettin mi? Sekizliyi tam ortadan bölen tek aralıktır ve müzikteki en gergin aralık odur.

Neden yalnız yarım ses saymak yetmez

Şimdi kritik noktaya geldik.

Do'dan mi bemole üç yarım ses vardır ve buna minör üçlü deriz. Do'dan re diyeze de üç yarım ses vardır. Aynı sesler, aynı tuşlar.

Ama ikincisi minör üçlü değildir; artık ikilidir. Çünkü harf adlarıyla saydığında do, re diye iki adım çıkarsın.

Piyanoda aynı sesi verirler. Kâğıtta iki farklı şeydirler. Ve fark önemlidir: bir sonraki modüllerde göreceksin ki aralığın adı, o sesin nereye gitmek istediğini söyler. Bir minör üçlü durur, bir artık ikili yukarı çekilir.

Yani aralık adı sadece bir ölçü değil, bir niyet bildirimidir.

Aralıkları duymak: çıpa şarkılar

Aralıkları saymayı öğrenmek bir haftalık iştir. Duymayı öğrenmek daha uzun sürer ama tek bir yöntemi vardır.

Her aralığa çok iyi bildiğin bir şarkının açılışını bağla.

Bir şarkı düşün ve ilk iki notası arasındaki sıçramayı hafızana kazı. Sonra bir aralık duyduğunda o şarkıyı içinden söyle ve eşleşip eşleşmediğine bak.

Bu, kulak eğitimi modülünde konuştuğumuz karşılaştırma kütüphanesinin ta kendisidir. Duyun değişmez; elindeki örnek sayısı büyür.

Çıpaları kendin seçmelisin. Sana ait olmayan bir şarkı çıpa olmaz; hafızanda hazır beklemeyen bir örnek işe yaramaz.

Çevrim: aralığı baş aşağı çevirmek

Bir aralığın alt sesini bir sekizli yukarı taşırsan yeni bir aralık elde edersin. Buna çevrim diyoruz.

Ve burada güzel bir düzen var. Bir aralık ile çevriminin sayıları toplandığında her zaman dokuz eder. Üçlünün çevrimi altılı, dörtlününki beşli, ikilininki yedili.

Nitelik de değişir ve kuralı basittir: majör minör olur, minör majör olur, artık eksik olur, eksik artık olur. Tam olan tam kalır.

Bu, akorların çevrimlerini anlamanın ve armoni okumanın anahtarıdır; iki modül sonra oraya geleceğiz.

Uyumlu ve gergin

Bazı aralıklar birlikte çalındığında dinlenmiş, kapanmış duyulur. Bazıları gergin ve devam etmek isteyen bir his verir.

Birincilere uyumlu, ikincilere gergin diyelim.

Tam aralıklar ve üçlüler genellikle uyumlu, ikili ve yedililer gergin duyulur.

Ama şu cümleyi lütfen aklında tut: gergin, kötü demek değildir. Gerginlik müziğin motorudur. Hiç gerginlik olmayan müzik hareketsizdir. Bir bestecinin işi gerginlikten kaçmak değil, onu ne zaman kurup ne zaman çözeceğini bilmektir.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Buraya kadar aralıkları saymayı ve adlandırmayı kurduk. Şimdi işin ince tarafına geçelim.

Birincisi: aralığın adı bağlamdan gelir, tuştan değil. Aynı iki tuş, parçanın hangi tonda olduğuna göre farklı adlarla yazılır ve iyi bir okuyucu bu adı gördüğünde sesin nereye gideceğini tahmin eder. Enharmonik olarak eşit iki aralık, işlev olarak farklıdır. Bunu bilmeden yapılan yazım, doğru çaldırır ama okuyucuyu yanlış yöne bakmaya iter.

İkincisi: uyum duygusu tarihseldir. Bugün en tatlı bulduğumuz majör üçlü, Avrupa müziğinde yüzyıllarca uyumsuz sayıldı ve dokuların dışında tutuldu. Bugün gergin bulduğumuz bazı aralıklar başka geleneklerde temel dinlenme noktasıdır. "Uyumlu" ve "gergin" fizikten değil, alışkanlıktan gelir; fizik yalnız hangi oranların daha yalın olduğunu söyler.

Üçüncüsü: aralık yönü de bir bilgidir. Yukarı çıkan bir minör altılı ile aşağı inen bir minör altılı aynı mesafedir ama kulakta bambaşka duyulur ve çıpa şarkıların çoğu tek yönde çalışır. Kulak eğitiminde iki yönü ayrı ayrı çalışmak, çalışma süresini iki katına çıkarır ama gerçek beceriyi ancak böyle kurar.

Dördüncüsü: melodideki aralık ile armonideki aralık ayrı işlerdir. Arka arkaya çalınan iki ses ile aynı anda çalınan iki ses, aynı aralık olsa bile farklı algılanır; birlikte çalındığında doğuşkanlar birbirine karışır ve yeni bir renk doğar. Bu yüzden bir aralığı melodik olarak tanıyabilen biri, aynı aralığı armonik olarak tanımakta zorlanabilir. İkisi ayrı ayrı çalışılır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Aralık, aradaki adım sayısıdır. Değildir; iki ucu da sayarız. Do'dan re'ye bir adım vardır ama aralık ikilidir. Bunu bilmeyen öğrenci her hesabında bir eksik bulur ve hatayı sürekli tekrarlar. Kural tuhaftır ama tarihseldir ve bütün terminoloji ona göre kurulmuştur.

Yaygın yanlış: Aralığı yarım ses sayısı belirler. Yarım ses sayısı büyüklüğü verir ama adı vermez. Üç yarım ses hem minör üçlü hem artık ikili olabilir ve ikisi kâğıtta farklı şeylerdir. Doğru ad için önce harf adlarıyla saymak, sonra yarım seslerle niteliği belirlemek gerekir; sıra bu.

Yaygın yanlış: Gergin aralıklar kötüdür, kaçınılmalıdır. Kaçınılırsa müzik hareketsiz kalır. Gerginlik, dinleyicide devam etme beklentisi kurar ve o beklentinin karşılanması dinlenme duygusunu üretir. Gerginlik olmadan çözülme de olmaz; ikisi tek bir mekanizmanın iki yarısıdır.

Yaygın yanlış: Aralıkları ezberlemek, kulak eğitiminin yerine geçer. Geçmez. Bir aralığı kâğıtta hesaplayabilen öğrenci onu duyduğunda tanıyamayabilir; bunlar iki ayrı beceridir ve ayrı ayrı çalışılır. Hesaplama bir hafta, tanıma birkaç ay sürer ve ikisi birlikte yürütüldüğünde en hızlı sonuç verir.

Uygulama

Bir klavye aç ve do tuşuna bas. Parmağını orada tut.

Şimdi diğer elinle sırayla yukarı doğru tek tek bütün tuşlara bas ve her seferinde iki sesi birlikte duy. Do ile do diyez, do ile re, do ile re diyez ve böyle devam et; bir üstteki do'ya kadar.

Her aralıkta bir saniye dur ve tek bir soru sor: bu ses dinlenmiş mi duyuluyor, gergin mi?

Hiçbir şey adlandırma. Sadece iki kategoriye ayır.

Sonra listeyi kontrol et: gergin bulduklarının hangileri olduğuna bak. Çoğu kişi ikili, yedili ve tritonusu gergin bulur. Kendi listen bunlardan farklıysa bu bir hata değil; kendi kulağın hakkında bilgi.

Kilit özet

Melodiyi taşıyan şey seslerin kendisi değil aralarındaki mesafelerdir; bu yüzden bir şarkı başka bir yükseklikten söylendiğinde hâlâ aynı şarkıdır.

Aralık harf adlarıyla sayılır ve iki ucu da sayıma dahildir; do'dan re'ye ikili, bir notadan kendisine teklidir.

Sayı tek başına yetmez, aralığın bir de niteliği vardır: ikili, üçlü, altılı ve yedililer majör ya da minör, tekli, dörtlü, beşli ve sekizliler ise tamdır; hepsi artık ya da eksik hâle getirilebilir.

Aynı yarım ses sayısı farklı adlarla yazılabilir ve ad bir ölçü değil bir niyet bildirimidir; sesin nereye gideceğini söyler.

Bir aralığın çevriminde sayılar toplamı dokuz eder, majör minöre, artık eksiğe döner, tam olan tam kalır.

Sonraki derse köprü

Artık iki ses arasındaki her mesafeyi adlandırabiliyorsun. Elinde müziğin temel birimi var.

Şimdi bu birimlerden yapı kurmaya başlıyoruz. Bir sonraki modülde gamları kuracağız: belirli bir aralık desenine göre dizilmiş yedi ses. Ve göreceksin ki majör gamın deseni, üçüncü modülde ezberlediğin o tek satırdan başkası değil.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde aynı melodi iki farklı yükseklikte çizilmeli ve üst üste bindirildiğinde aralıkların birebir aynı kaldığı görünür olmalı; sesler değişiyor, desen değişmiyor.

Sayım tuzağı anlatılırken parmaklar klavyede sayılırken hem harf adları hem yarım sesler iki ayrı şeritte eş zamanlı ilerlemeli; ikisinin farklı hızda arttığı tek karede görünmeli.

Aralık listesi verilirken her aralık hem klavyede hem portede aynı anda gösterilmeli ve ekranda kalıcı bir tablo birikmeli; ders sonunda tablo tamamlanmış olarak durmalı.

Çevrim bölümünde alt ses gerçekten bir sekizli yukarı kaydırılarak canlandırılmalı ve iki sayının toplamının dokuz ettiği kısa bir hesapla gösterilmeli. Örnek kutularında telifli kayıt kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

MUS-101 — Müziğin Temelleri kursunun 12 modülünden 6. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.