Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Ölçü, eşit uzunluktaki vuruşların bir grubudur ve var olma sebebi sayma kolaylığıdır; ama gruplamanın ilk vuruşu kendiliğinden ağırlaştığı için ölçü aynı zamanda müziğin karakterini kurar.
Ölçü rakamının üstteki sayısı vuruş adedini, alttaki sayısı hangi nota değerinin bir vuruş sayılacağını söyler; alttaki rakam bir hız değil bir birim seçimidir.
Basit ölçüde her vuruş ikiye, bileşik ölçüde üçe bölünür; altı sekizlik altıya değil ikiye sayılır ve her vuruşu noktalı bir dörtlüktür.
Üç dörtlük ile altı sekizlik aynı toplamı taşır ama farklı gruplandığı için iki ayrı karakter üretir; biri sallanır, diğeri yürür.
Tempo kabın ne kadar hızlı dolduğunu söyler ve bir sayıyla ya da bir kelimeyle verilir; kelime yalnız hızı değil karakteri de taşır, hız onun sonucudur.
Açılış sahnesi
Bir merdivenden iniyorsun ve basamakları sayıyorsun.
Bir, iki, üç, dört, bir, iki, üç, dört.
Şimdi dur ve şuna dikkat et. Kimse sana dörde kadar saymanı söylemedi. Beşe, yediye ya da üçe de sayabilirdin. Ama saymaya başladığın anda bir yerde geri döndün.
İnsan uzun bir dizi sayamaz. Yetmiş dördüncü vuruşta olduğunu bilmek hiçbir işe yaramaz. Bu yüzden vuruşları küçük gruplara böleriz ve her grubun başında sıfırlarız.
O gruba ölçü diyoruz.
Ama işin ilginç tarafı şu: ölçü bir sayma kolaylığı olarak başlar, sonra müziğin karakteri hâline gelir. Aynı melodi üçerli sayıldığında vals olur, dörderli sayıldığında marş olur. Notaların hiçbiri değişmemiştir; sadece nerede geri döndüğün değişmiştir.
Bu dersin konusu o geri dönüş noktası.
Bu derste ne olacak
Önce ölçünün ne olduğuna ve neden var olduğuna bakacağız. Sonra ölçü rakamını okuyacağız; başa konan o iki sayının gerçekte ne söylediğine. Ardından basit ve bileşik ölçüleri ayıracağız ve burada çoğu öğrencinin takıldığı yere geleceğiz: altı sekizlik neden altıya değil ikiye sayılır. Sonra tempoya geçeceğiz ve tempo işaretinin bir hız kadar bir karakter de taşıdığını göreceğiz. Ders bittiğinde bir partisyonun başına bakıp nasıl sayılacağını söyleyebiliyor ve dinlediğin bir parçanın ölçüsünü bulabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir önceki modülde notaların süresini yazmayı öğrendik ve her ölçünün dolması gerektiğini söyledim. Ama kabın ne kadar büyük olduğunu hiç tanımlamadım.
Şimdi tanımlıyoruz.
Ölçü, eşit uzunlukta bir vuruş grubudur ve sayfada dikey bir çizgiyle ayrılır. O çizgiye ölçü çizgisi diyoruz.
Ölçü çizgisi bir duraklama değildir. Orada hiçbir şey olmaz; müzik akmaya devam eder. Çizgi yalnız gözü yönlendirir ve "burada saymaya baştan başla" der.
Şimdi asıl soruya gelelim. Ölçü kaç vuruş taşıyacak ve o vuruş hangi nota değeri olacak?
İkisini de partisyonun başındaki iki rakam söyler. Üst üste yazılırlar ve kesir değildirler; iki ayrı bilgidirler.
Üstteki rakam ölçüdeki vuruş sayısını verir. Alttaki rakam ise hangi nota değerinin bir vuruş sayılacağını.
Dört dörtlük ölçüde her ölçüde dört vuruş vardır ve her vuruş bir dörtlük notadır. Üç dörtlükte üç vuruş vardır. İki ikilikte iki vuruş vardır ve her vuruş bir ikiliktir.
Bir kez daha söyleyeyim, çünkü burası kritik: alttaki rakam bir hız değil, bir birim seçimidir. Vuruşun ne kadar süreceğini o söylemez; onu tempo söyler.
Mekanizma
Ölçü karakteri kurar
Vuruşları gruplamak yalnız saymayı kolaylaştırmaz. Grubun ilk vuruşu kendiliğinden ağırlaşır.
Bu vurgu yazılmaz, sayfada bir işareti yoktur. Ama hem icracı hem dinleyici onu üretir. Ölçünün ilk vuruşuna güçlü vuruş diyoruz.
Dört vuruşluk bir ölçüde en güçlü birinci, ikinci güçlü üçüncüdür; ikinci ve dördüncü daha hafiftir. Üç vuruşluk ölçüde birinci güçlü, diğer ikisi hafiftir ve bu, valsin sallanmasını doğrudan üretir.
Yani ölçü seçmek bir muhasebe kararı değil, müziğin nasıl duyulacağını belirleyen bir karardır.
Basit ve bileşik ölçüler
Şimdi çoğu öğrencinin takıldığı yere geliyoruz. Dikkatini topla, çünkü bu ayrımı anladığında ritim okuma bambaşka bir yere gider.
Basit ölçüde her vuruş ikiye bölünür. İki dörtlük, üç dörtlük ve dört dörtlük böyledir; her dörtlük iki sekizliğe ayrılır.
Bileşik ölçüde ise her vuruş üçe bölünür.
Altı sekizlik ölçüyü ele alalım. Rakamlara bakarsan "altı vuruş, her biri sekizlik" dersin ve teknik olarak yanlış olmazsın. Ama hiçbir müzisyen bu ölçüyü altıya saymaz.
Çünkü kulak o altı sekizliği üçerli iki gruba ayırır. Duyulan şey iki vuruştur ve her vuruş üç sekizlik kadar sürer. Yani her vuruş noktalı bir dörtlüktür.
Bunun için ayrı bir ölçü rakamı yazılmaz. Bileşik ölçülerin rakamları hep alt bölünmeyi sayar, vuruşu değil; bu, sistemin tarihsel bir tuhaflığıdır ve ezberlenmesi gerekir.
Kural şu: üstteki rakam üçe tam bölünüyorsa ve üçten büyükse, o ölçü bileşiktir. Altı sekizlik iki vuruşludur, dokuz sekizlik üç, on iki sekizlik dört.
Üç dörtlük ile altı sekizlik aynı değildir
İkisi de altı sekizlik nota taşır. Toplam aynıdır. Ama gruplama farklıdır ve bu her şeyi değiştirir.
Üç dörtlükte üç grup vardır ve her grupta iki sekizlik. Altı sekizlikte iki grup vardır ve her grupta üç sekizlik.
Sonuç: üç dörtlük sallanır, altı sekizlik yürür ya da koşar. Aynı notaları iki farklı ölçüye yazmak, iki farklı parça üretir.
Eksik ölçü: vuruş öncesi başlamak
Pek çok melodi ölçünün başında değil, ondan hemen önce başlar.
Bir şarkının ilk hecesi çoğu zaman güçlü vuruşun bir adım öncesindedir ve asıl vurgulu hece güçlü vuruşa denk gelir. Buna eksik ölçü ya da anakruz diyoruz.
Sayfada bunu gördüğünde ilk ölçü eksik yazılmıştır ve eksik kalan süre parçanın en son ölçüsünden alınır; ikisi toplandığında tam bir ölçü eder.
Bu bir yazım inceliği gibi görünür ama işlevi büyüktür: melodinin nereye yaslandığını, hangi hecenin ağırlık taşıdığını belirler.
Tempo: kabın ne kadar hızlı dolduğu
Ölçü kabı tanımlar. Tempo o kabın ne kadar hızlı dolduğunu söyler.
İki yolla yazılır. Birincisi bir sayıdır: dakikada kaç vuruş. Bu kesindir ve metronomla doğrudan kurulur.
İkincisi bir kelimedir. Ağır, yürüyüş hızında, canlı, çok hızlı. Geleneksel olarak İtalyanca yazılır ve burada önemli bir ayrıntı var: bu kelimeler yalnız hız değil karakter de taşır. Bir tempo kelimesi "şu hızda çal" demez, "şu ruh hâlinde çal" der ve hız onun sonucudur.
Tempo sabit kalmak zorunda da değildir. Yavaşlama ve hızlanma işaretleri parçanın içinde tempoyu bilinçli olarak değiştirir. Bunun ötesinde, ölçülmeyen ama duyulan küçük esnemeler de vardır; icracının bir cümleyi bitirirken azıcık gevşemesi yazılmaz ama beklenir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Buraya kadar olan kısım ölçüyü doğru kurdu. Şimdi işin daha ince tarafına geçelim.
Birincisi: ölçü rakamı bir gerçeği değil bir yorumu yazar. Aynı müzik birden fazla ölçüyle yazılabilir ve besteci hangi gruplamayı istiyorsa onu seçer. Dört dörtlük mü iki ikilik mi sorusunun tek doğru cevabı yoktur; icracıya nasıl saymasını istediğine göre karar verilir. Yazı burada tarafsız bir kayıt değil, bir yönlendirmedir.
İkincisi: güçlü vuruş her zaman en gürültülü yer değildir. Ölçünün ilk vuruşu yapısal olarak ağırdır ama besteci onu bilerek boş bırakabilir ya da vurguyu başka yere kaydırabilir. Senkopun tanımı zaten budur ve etkisi, dinleyicinin güçlü vuruşu beklemesinden gelir. Kural olmasaydı ihlalin bir anlamı olmazdı.
Üçüncüsü: tempo tek bir sayı değildir. İyi icralarda tempo mikroskobik olarak dalgalanır; cümle sonlarında hafifçe gevşer, yoğunluk artınca öne kaçar. Bu dalgalanma rastgele değil, cümle yapısına bağlıdır ve dinleyici onu ölçemez ama hisseder. Tamamen sabit bir tempoyla çalınan müzik teknik olarak kusursuz, müzikal olarak yavan duyulur.
Dördüncüsü: bileşik ölçüyü altıya saymak yeni başlayanın en pahalı alışkanlığıdır. Altı sekizlik ölçüde altıya sayan öğrenci teknik olarak yanlış yapmaz ama müziği yanlış hisseder; parça yürümez, tökezler. Vuruşu noktalı dörtlük olarak duymaya geçmek, çoğu öğrencide bir anda olur ve o andan sonra geri dönülmez.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Alttaki rakam tempoyu belirler. Belirlemez. Alttaki rakam yalnız hangi nota değerinin bir vuruş sayılacağını söyler; o vuruşun ne kadar süreceği tamamen tempoya bağlıdır. İki ikilik bir parça dört dörtlük bir parçadan daha hızlı değildir; sadece farklı sayılır.
Yaygın yanlış: Üç dörtlük ile altı sekizlik aynı şeydir. İkisi de altı sekizlik değerinde süre taşır ama gruplaması farklıdır: biri üç grup ikişerli, diğeri iki grup üçerli. Sonuç iki farklı karakterdir. Toplamın eşit olması, müziğin aynı olduğu anlamına gelmez.
Yaygın yanlış: Ölçü çizgisinde küçük bir duraklama vardır. Yoktur. Ölçü çizgisi sesin akışında hiçbir şey yapmaz; yalnız gözü yönlendirir ve saymayı sıfırlar. Yeni başlayan öğrenciler her ölçü çizgisinde farkında olmadan nefes alır ve müzik kesik kesik duyulur; bunu düzeltmek genellikle sadece farkına varmakla olur.
Yaygın yanlış: Ölçü rakamı parçanın başında bir kez konur ve değişmez. Değişebilir ve pek çok müzikte değişir. Sabit ölçü bir varsayım değil, belirli türlerin tercihidir. Ölçünün her ölçüde yeniden okunması gereken bir bilgi olduğunu kabul etmek, deşifre hatalarının önemli bir kısmını ortadan kaldırır.
Uygulama
Metronomu dakikada seksen vuruşa kur.
Önce dörtlük vuruşlarla say ve her dördüncü vuruşta ellerini birbirine vur. Otuz saniye böyle devam et; dört dörtlüğü hissediyorsun.
Şimdi hiçbir şeyi değiştirmeden her üçüncü vuruşta alkışla. Aynı metronom, aynı hız, ama şimdi üç dörtlüktesin. Aradaki karakter farkını duyuyor musun?
Son adım: metronomu her vuruşta bir noktalı dörtlük sayacak biçimde düşün ve her vuruşu üçe böl. Bir da da, iki da da. Artık altı sekizliktesin ve bunu altıya değil ikiye sayıyorsun.
Üç sayımı arka arkaya yapabildiğinde bu dersin hedefine ulaştın demektir.
Kilit özet
Ölçü, eşit uzunluktaki vuruşların bir grubudur ve var olma sebebi sayma kolaylığıdır; ama gruplamanın ilk vuruşu kendiliğinden ağırlaştığı için ölçü aynı zamanda müziğin karakterini kurar.
Ölçü rakamının üstteki sayısı vuruş adedini, alttaki sayısı hangi nota değerinin bir vuruş sayılacağını söyler; alttaki rakam bir hız değil bir birim seçimidir.
Basit ölçüde her vuruş ikiye, bileşik ölçüde üçe bölünür; altı sekizlik altıya değil ikiye sayılır ve her vuruşu noktalı bir dörtlüktür.
Üç dörtlük ile altı sekizlik aynı toplamı taşır ama farklı gruplandığı için iki ayrı karakter üretir; biri sallanır, diğeri yürür.
Tempo kabın ne kadar hızlı dolduğunu söyler ve bir sayıyla ya da bir kelimeyle verilir; kelime yalnız hızı değil karakteri de taşır, hız onun sonucudur.
Sonraki derse köprü
Artık zamanı yazabiliyor ve sayabiliyorsun. Ritim tarafı büyük ölçüde kuruldu.
Şimdi perde tarafına geri dönüyoruz ve orada bizi bekleyen bir eksik var. Şu ana kadar yedi nota adı kullandık: do, re, mi, fa, sol, la, si. Ama bir piyanoya baktığında siyah tuşlar da görüyorsun ve onların adı yok.
Bir sonraki modülde tam ses, yarım ses ve değiştirici işaretleri kuracağız. Yani yedi adla on iki sesin nasıl anlatıldığını.