Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bus, birden fazla kanalın toplandığı ara durak. İki işi var: kontrol ve ortak işleme.
Bus'taki bir işleyici toplamı dinliyor ve müdahalesini hepsine birden uyguluyor. Yapıştırma denen şey bu: ortak hareket, kulakta aynı yerde olma bilgisi üretiyor.
Bus kompresyonunun amacı dinamik daraltmak değil. Az ama sürekli bir salınım aranıyor.
Bir müdahale bus'a konmadan önce tek soru sorulur: bu grubun tamamı için mi geçerli? Cevap hayırsa yeri kanal.
Karakter ölçülebilir bir şey: girişte bulunmayan harmonik içerik. Saturasyon onu üreten işlem ve eşitleyicinin yapamadığı şeyi yapıyor.
Saturasyon seviyeye bağlı ve birikiyor. Nerede yaşayacağına baştan karar veriliyor.
Paralel yol, orijinale dokunmadan ağır işlem eklemenin yolu; transient korunuyor, gövde ekleniyor.
Açılış sahnesi
Bir davul seti beş kanaldan oluşuyor.
Her kanal ayrı ayrı çalışılmış. Kick temizlenmiş, trampet dengelenmiş, tepe mikrofonları filtrelenmiş. Hepsi tek başına dinlendiğinde iyi duruyor.
Beşi birden çalınca ortaya beş ayrı kayıt çıkıyor.
Bir arada durmuyorlar. Aynı odada aynı anda çalan bir davulcu gibi değil, yan yana yapıştırılmış beş parça gibi duyuluyorlar.
Kişi kanallara geri dönüyor. Kick'i biraz daha düzeltiyor, trampeti biraz daha oturtuyor.
Her dönüşte biraz daha kötüleşiyor.
Sebebi şu: hiçbir şey bir arada işlenmedi.
Bütün kararlar tek tek kanallar hakkında verildi. Hiçbir müdahale beşine birden bakmadı.
Ve bir dinleyicinin "bunlar aynı yerde" diye algılaması için ortak bir şeyin olması gerekiyor.
O ortak şey ton değil, seviye değil, mekân bile değil.
Ortak hareket.
Bu ders iki soruya cevap veriyor. Birincisi: bir grubu tek bir bütün hâlinde duyurmak, her birini ayrı ayrı düzeltmekten neden farklı bir iş?
İkincisi: bir sese karakter dendiğinde ölçülebilen bir şeyden mi söz ediliyor, yoksa yalnız bir sıfattan mı?
İkisinin de cevabı var ve ikisi birbirine bağlı.
Bu derste ne olacak
Önce bus'ın ne olduğunu ve iki ayrı işini kuracağız. Sonra yapıştırma denen şeyin gerçekte ne olduğunu göreceğiz; burada mistik bir taraf yok, ölçülebilir bir mekanizma var. Ardından bir grup üzerinde nelerin yapılıp nelerin yapılmayacağını ayıracağız. Sonra saturasyonun ne olduğunu ve karakterin neden ölçülebilir bir şey olduğunu açacağız. Ne kadar saturasyonun doğru olduğunu ve birikme sorununu konuşacağız. En sonda paralel yolu göreceğiz; beşinci dersteki transient ile gövde ikilemini çözen şey o.
Sıfır noktası
Bus, birden fazla kanalın toplandığı ara durak.
Kanallar doğrudan ana çıkışa gitmek yerine önce buraya geliyor, buradan devam ediyor.
İki işi var.
Birinci işi kontrol. Beş davul kanalını tek bir fader'dan yönetmek, beş fader'ı birlikte hareket ettirmeye çalışmaktan hem kolay hem güvenilir. Grubun iç dengesi bozulmadan bütünü kısılıp açılabiliyor.
İkinci işi ortak işleme. Gruba tek bir müdahale yapıyorsun ve o müdahale hepsine birden uygulanıyor.
Bu ikincisi bu dersin konusu ve ilk bakışta göründüğünden farklı bir şey.
Şöyle düşünülüyor: bus'a kompresör koymak, her kanala ayrı kompresör koymanın toplu hâli.
Değil.
Bus'taki bir işleyici, kanalların toplamına bakıyor. Kararını beşine birden bakarak veriyor ve müdahalesini beşine birden uyguluyor.
Yani bir kanalda olan bir olay, diğer dört kanalın da hareket etmesine yol açıyor.
Bu, tek tek işlemeyle üretilemeyen bir şey. Ne kadar iyi çalışırsan çalış, beş ayrı kompresör beş ayrı karar veriyor.
Ortak karar, ortak hareket üretiyor. Ve ortak hareket kulakta "aynı yerde" anlamına geliyor.
Mekanizma
Ortak hareket: yapıştırma gerçekte nedir
Yapıştırma sözcüğü mikste çok kullanılıyor ve genellikle açıklanmadan bırakılıyor. Açıklaması yalın.
Davul bus'ına bir kompresör koyduğunu düşün.
Kick vurduğunda toplam seviye yükseliyor ve kompresör devreye giriyor. Ama kompresör yalnız kick'i kısmıyor; o an bus'tan geçen her şeyi kısıyor.
Yani kick vurduğunda trampet de, tepe mikrofonları da bir an için hafifçe iniyor. Sonra hepsi birlikte geri çıkıyor.
Beş kanal aynı anda, aynı miktarda, aynı yönde hareket ediyor.
Kulak bu ortak hareketi bir bilgi olarak okuyor: bunlar birbirine bağlı, bunlar aynı olayın parçaları.
Gerçek bir odada da bu böyle oluyor. Bir davulcu vurduğunda odanın havası bütün mikrofonlarda aynı anda hareket ediyor.
Buradan iki sonuç çıkıyor.
Birincisi, bus kompresyonunun amacı dinamik daraltmak değil. Amacı ortak bir hareket üretmek.
İkincisi, o hareketin az olması yeterli. Çok kısmak gerekmiyor; sürekli ve tutarlı olması gerekiyor.
Beşinci derste kompresör göstergesi için iki soru kurmuştuk: hareket ediyor mu, geri çıkabiliyor mu. Bus'ta bu sorular aynen geçerli, ama hedef farklı: burada aranan şey küçük ve düzenli bir salınım.
Gösterge derin iniyorsa grubun iç dengesi bozuluyor. Hiç kımıldamıyorsa ortak hareket kurulmuyor.
Grupta ne yapılır, ne yapılmaz
Bir bus'a yapılan her müdahale, o grubun bütün üyelerine yapılıyor. Ayırt edici soru bu.
Grupta yapılabilecek işler şunlar.
Hafif kompresyon, ortak hareket için. Geniş tonal eşitleme, grubun genel dengesini kaydırmak için. Saturasyon, birazdan geleceğiz. Ve ortak mekân gönderimi; bir gruptaki her şeyin aynı odada duyulması genellikle istenen şey.
Grupta yapılmaması gereken işler ise şunlar.
Düzeltici eşitleme. Bir çınlama tek bir kanala ait ve bus'ta kesildiğinde o bölge diğer dördünden de siliniyor. Sorun bir kanaldaysa çözüm o kanalda.
Sert kompresyon. Grup üzerinde derin kısma, kanalların iç dengesini sürekli değiştiriyor; en yüksek kanal diğerlerini bastırıyor ve denge her vuruşta kayıyor.
Ve tek bir üyenin sorununu grup üzerinden çözmeye çalışmak. Trampet fazla parlaksa davul bus'ının tizini kesmek trampeti düzeltiyor, diğer dördünü bozuyor.
Yani bir müdahaleyi bus'a koymadan önce sorulacak şey şu: bu, grubun tamamı için mi geçerli?
Cevap hayırsa yeri orası değil.
Saturasyon: karakterin ölçülebilir tarafı
Şimdi açılışta sorduğumuz ikinci soruya geliyoruz.
Bir sese karakter dendiğinde ölçülebilir bir şeyden söz ediliyor mu?
Ediliyor. Ve adı harmonik içerik.
Şöyle işliyor.
İdeal bir devre girişindeki sinyali olduğu gibi, yalnız büyütülmüş hâlde çıkışa veriyor. Çıkış girişin ölçekli bir kopyası.
Gerçek devreler ise tam olarak böyle davranmıyor. Seviye yükseldikçe ideal davranıştan sapıyorlar; çıkış girişin birebir kopyası olmaktan çıkıyor.
Bu sapmanın adı doğrusal olmama.
Ve doğrusal olmayan bir devre, girişte hiç bulunmayan yeni frekanslar üretiyor. Bu yeni frekanslar rastgele değil; orijinal sesin frekanslarının katları oluyor.
İşte bunlara harmonik deniyor. Saturasyon da bu harmonikleri üretme işi.
Şimdi bunun neden önemli olduğunu söyleyelim.
Eşitleyici, zaten var olanı azaltıp çoğaltıyor. Olmayan bir şeyi ekleyemiyor; dördüncü derste bunu konuşmuştuk.
Saturasyon ise olmayanı ekliyor.
Bu yüzden bir ses saturasyonla parlaklaşabiliyor, hiçbir bölge yükseltilmeden. Yeni üst harmonikler ortaya çıkıyor ve kulak bunu parlaklık olarak okuyor.
İkinci bir etkisi daha var. Doğrusal olmama, en yüksek anları yuvarlıyor. Yani saturasyon aynı zamanda yumuşak bir dinamik kontrol; kompresörden farklı olarak eşiksiz ve çok hızlı çalışıyor.
Bir ayrım daha var ve kabaca da olsa bilinmesi işe yarıyor. Üretilen harmoniklerin çift ya da tek katlarda yoğunlaşması farklı duyuluyor. Çift katlar genellikle dolgunluk ve sıcaklık olarak algılanıyor, tek katlar ise sertlik ve keskinlik olarak. Bu bir eğilim, bir kural değil; ama bir aracın neden "yumuşak" ya da "agresif" duyulduğunu açıklıyor.
Yani karakter bir sıfat değil. Girişte olmayan içeriğin adı.
Ne kadar saturasyon: birikme sorunu
Saturasyonda iki tuzak var ve ikisi de sinsi.
Birinci tuzak seviyeye bağlılık.
Saturasyon ne kadar sürüldüğüne göre değişiyor. Aynı ayarla daha yüksek beslediğinde daha fazla harmonik üretiyor.
Birinci derste doğrusal olmayan işleyicilerin girişe duyarlı olduğunu söylemiştik ve gain staging'in hâlâ geçerli sebeplerinden biri buydu. Saturasyon, o cümlenin en somut karşılığı.
Pratik sonucu şu: saturasyonu ayarladıktan sonra kanalın giriş seviyesini değiştirirsen saturasyonu da değiştirmiş oluyorsun.
İkinci tuzak birikme.
Tek bir kanalda az miktarda saturasyon neredeyse duyulmuyor. Otuz kanalda az miktarda saturasyon, artı her grupta biraz, artı ana çıkışta biraz; toplandığında belirgin bir değişim üretiyor.
Ve hiçbir aşamada fazla gelmediği için kimse fark etmiyor. Sonuçta miks yorucu ve kalabalık duyuluyor, sebebi bulunamıyor.
Buna karşı işleyen alışkanlık şu: saturasyonun nerede yaşadığına baştan karar ver.
Ya kanallarda kullan ve gruplarda kullanma, ya gruplarda kullan ve kanallarda kullanma. İkisini birden yapıyorsan miktarları buna göre azalt.
Karşılaştırma kuralı burada da geçerli ve burada daha da önemli: saturasyon hemen her zaman sesi yükseltiyor. Dördüncü dersteki seviye eşitlemesi yapılmadan verilen her saturasyon kararı, aslında bir yükseklik kararı oluyor.
Bir de terim meselesi. Saturasyon ile bozulma arasında keskin bir sınır yok; ikisi aynı olgunun farklı dereceleri. Az miktarda olduğunda karakter, çok olduğunda etki, aşırı olduğunda hasar diyoruz. Aradaki fark niyet ve miktar.
Paralel yol: hem transient hem gövde
Beşinci derste bir ikilem bırakmıştık.
Bir davula ağır kompresyon uygulamak gövdeyi getiriyor ve vuruşu alıyor. Hafif uygulamak vuruşu koruyor ve gövdeyi getirmiyor.
İkisini birden isteyemez misin?
İsteyebilirsin ve yolu paralel işleme.
Şöyle çalışıyor. Kaynağın kendisine dokunmuyorsun. Bir kopyasını bir gönderme üzerinden ayrı bir yola veriyorsun ve o yolda ağır işlem yapıyorsun; sert kompresyon, saturasyon ya da ikisi.
Sonra o yolu, orijinalin altına karıştırıyorsun.
Ne oluyor? Orijinal transient'ini koruyor, çünkü ona hiç dokunulmadı. Ezilmiş kopya gövde ve yoğunluk ekliyor. İkisinin toplamı hem vurucu hem dolu oluyor.
Bu, mikste en çok kullanılan ileri tekniklerden biri ve mantığı çok basit: sesi değiştirmek yerine, değiştirilmiş bir kopyasını yanına ekliyorsun.
Aynı mantık başka yerlerde de çalışıyor. Paralel bir yolda ağır bir eşitleme yapıp yalnız istediğin bölgeyi getirmek, ya da paralel bir yolu tamamen doyurup yalnız harmonikleri karıştırmak yaygın kullanımlar.
Dikkat edilecek tek nokta zamanlama. Paralel yol, ana yolla aynı anda gelmiyorsa iki kopya birbirine karışıyor ve ses inceliyor. Bu, işleyicilerin ürettiği gecikmeden kaynaklanıyor ve çoğu ortamda otomatik olarak telafi ediliyor; telafi edilmediğinde ilk belirti, karıştırıldığında sesin zayıflaması oluyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi: bus yapısını miksin başında kurmak, sonradan kurmaktan çok daha ucuz. Kanallar gruplandıktan sonra grup üzerinde verilen her karar bütün üyeleri etkiliyor; yapı geç kurulursa kanallarda tek tek verilmiş kararların bir kısmı gereksiz hâle geliyor ve geri alınması gerekiyor. Birinci derste oturum düzenini kurarken yaptığın gruplama, aslında burada kullanılacak haritaydı. Düzenin teknik bir mesele olmasının bir sebebi de bu.
İkincisi: bus kompresyonunun bırakma ayarı, tek kanaldakinden daha kritik. Tek bir kanalda hızlı bırakma yalnız o kanalı etkiliyor. Bus'ta ise bırakma, bütün grubun geri çıkış hızını belirliyor ve o hareket doğrudan duyuluyor. Toparlanma parçanın nabzıyla uyumluysa grup canlı duruyor; uyumsuzsa grup sürekli soluklanıyormuş gibi oluyor ve dinleyici bunu bir tedirginlik olarak algılıyor. Bu yüzden bus'ta bırakma ayarı, kısma miktarından daha çok dinlenerek ayarlanıyor.
Üçüncüsü: paralel yol yalnız bir yoğunluk aracı değil, aynı zamanda bir geri dönüş sigortası. Ana kaynağa hiç dokunmadığın için, paralel yolun seviyesini kısarak işlemin tamamını kademeli olarak geri alabiliyorsun. Doğrudan kanala uygulanan ağır bir işlemde ise böyle bir kademe yok; ya açık ya kapalı. Bir kararın ne kadarını istediğini bilmediğin durumlarda paralel yol, kararı sonraya bırakmanın yolu oluyor ve mikste erteleyebildiğin her karar, daha çok bilgiyle verilen bir karar hâline geliyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: "Bus kompresyonu, her kanalı ayrı ayrı sıkıştırmanın kısa yolu." Değil. Bus'taki araç toplamı dinliyor ve müdahalesini hepsine birden uyguluyor; ortaya çıkan ortak hareket, ayrı ayrı işlemeyle üretilemiyor.
Yaygın yanlış: "Yapıştırma ne kadar güçlü olursa grup o kadar bir arada durur." Derin kısma grubun iç dengesini her vuruşta değiştiriyor. Aranan şey miktar değil, küçük ve düzenli bir salınım.
Yaygın yanlış: "Karakter ölçülemez, kulak meselesidir." Ölçülebilir bir karşılığı var: girişte bulunmayan harmonik içerik. Saturasyon o içeriği üreten işlemin adı.
Yaygın yanlış: "Saturasyon bir eşitleyici gibidir." Eşitleyici var olanı azaltıp çoğaltıyor, saturasyon olmayanı ekliyor. Bir ses saturasyonla hiçbir bölge yükseltilmeden parlaklaşabiliyor.
Yaygın yanlış: "Az saturasyon zarar vermez, her yere koyulabilir." Tek başına duyulmayan miktarlar otuz kanalda ve birkaç grupta toplandığında belirgin bir değişim üretiyor. Saturasyonun nerede yaşayacağı baştan kararlaştırılıyor.
Uygulama
Davul kanallarını bir bus'a topla ve önce hiçbir işlem yapmadan dinle. Sonra bus'a bir kompresör koy, oranı yumuşak tut ve eşiği göstergede küçük ama sürekli bir salınım belirene kadar indir. Grubun nasıl bir araya geldiğini dinle. Ardından eşiği indirmeye devam et ve gösterge derin inmeye başladığında ne olduğunu duy: trampet kick'in her vuruşunda geri çekilecek. İki durumun arasındaki nokta senin çalışma bölgen.
İkinci turda bırakma ayarını çalış. Kısma miktarını sabit tut ve yalnız bırakmayı gezdir. En hızlı uçta grubun soluklandığını, en yavaş uçta hiç toparlanamadığını duyacaksın. Parçayı çalarken bırakmayı nabza oturt ve fark ettiğin noktayı not et; bu ayarı bir sonraki mikste de arayacaksın.
Üçüncü turda saturasyon çalış ama tek bir kural koy: her denemede seviyeleri eşitle. Bir kanala saturasyon ekle, çıkışı geri alarak açık ve kapalı hâli aynı yükseklikte duyur, sonra karşılaştır. Yükseklik eşitlendiğinde neyin gerçekten değiştiğini duyacaksın ve bu ilk seferde şaşırtıcı geliyor.
Son olarak paralel yol kur. Davul bus'ından bir gönderme aç ve o yola sert bir kompresör koy; göstergesi derin insin, orada abartmaktan çekinme. Sonra o yolun fader'ını en alttan başlatarak yavaşça yukarı getir. Vuruş kaybolmadan gövdenin nasıl geldiğini duyacaksın. Beşinci derste bırakılan ikilem tam olarak burada kapanıyor.
Kilit özet
Bus, birden fazla kanalın toplandığı ara durak. İki işi var: kontrol ve ortak işleme.
Bus'taki bir işleyici toplamı dinliyor ve müdahalesini hepsine birden uyguluyor. Yapıştırma denen şey bu: ortak hareket, kulakta aynı yerde olma bilgisi üretiyor.
Bus kompresyonunun amacı dinamik daraltmak değil. Az ama sürekli bir salınım aranıyor.
Bir müdahale bus'a konmadan önce tek soru sorulur: bu grubun tamamı için mi geçerli? Cevap hayırsa yeri kanal.
Karakter ölçülebilir bir şey: girişte bulunmayan harmonik içerik. Saturasyon onu üreten işlem ve eşitleyicinin yapamadığı şeyi yapıyor.
Saturasyon seviyeye bağlı ve birikiyor. Nerede yaşayacağına baştan karar veriliyor.
Paralel yol, orijinale dokunmadan ağır işlem eklemenin yolu; transient korunuyor, gövde ekleniyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste gruplar üzerinde çalıştık ve bir grubu bir arada tutmayı konuştuk.
Şimdi mikste en dar ve en çekişmeli yere iniyoruz.
Bir miksin alt bölgesinde iki kaynak var: davulun en alçak vuruşu ve bas.
İkisi de aynı yerde yaşıyor. İkisi de o bölgede baskın olmak istiyor. Ve o bölge, ne pan ile ne mekân ile paylaştırılabiliyor; düşük frekanslar yön bilgisi taşımıyor ve yankı orada yalnız çamur üretiyor.
Peki iki kaynak aynı dar alanda nasıl bir arada durur?
Cevap seviyede mi, zamanlamada mı, yoksa ikisinin birbirine bakmasında mı?
Sonraki derste bunu ele alacağız.