Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir odada bir sesi üç aşamada duyuyoruz: doğrudan ses, erken yansımalar ve kuyruk. Üçü farklı bilgi taşıyor.
Uzaklık bir oran, bir miktar değil. Geriye itmek için ıslak kısmı sabit tutup kuru sesi kısıyorsun.
Derinlik karşıtlık gerektiriyor. Her şey ıslaksa derinlik değil sis oluşuyor.
Pre-delay kaynağı mekândan ayırıyor. Doğrudan ses temiz geçtiğinde arkadaki oda büyük kalabiliyor ve sözler anlaşılır oluyor.
Kuyruk süresi tempo ve yoğunlukla belirleniyor; karar en kalabalık bölümde veriliyor.
Delay boşlukları dolduruyor, reverb her yeri dolduruyor. Kalabalık mikste delay aynı işi daha az netlik kaybıyla yapıyor.
Yankının alt ucunu kesmek çamuru alıyor, üst ucunu kesmek onu geriye itiyor; ikincisinin sebebi havanın tizleri daha çok soğurması.
Açılış sahnesi
Biri vokalin uzakta durmasını istiyor.
Aklındaki şey net: ses sanki büyük ve boş bir yerin öbür ucundan geliyormuş gibi olsun.
Bir reverb açıyor ve miktarı artırıyor. Yetmiyor gibi geliyor, biraz daha artırıyor.
Sonuç şu: vokal bulanıklaştı, sözler anlaşılmaz oldu, mikste her şey sislendi.
Ve vokal hâlâ yakın duruyor.
Daha da artırıyor. Bu kez sözler tamamen kayboluyor ve vokal hâlâ tam önünde.
Burada fiziksel bir yanlış anlama var ve mikste en pahalıya mal olanlardan biri.
Bir sesin uzak duyulmasını sağlayan şey, üstüne eklenen yankı miktarı değil.
Uzaklığı kuran şey bir oran: doğrudan gelen sesin, yansıyarak gelen sese göre ne kadar güçlü olduğu.
Yakındaki bir kaynakta doğrudan ses baskın. Uzaktaki bir kaynakta yansımalar baskın.
Bu kişi yankıyı artırdı ama doğrudan sesi hiç kısmadı.
Yani kaynağı yerinden oynatmadı; yalnız üstüne sis çekti.
Uzaklaştırmak isteseydi yapması gereken şey yankı eklemek değil, kuru sesi kısmaktı.
Bu derste ne olacak
Önce bir odada bir sesi duyduğumuzda gerçekte kaç ayrı şey duyduğumuzu kuracağız. Sonra uzaklığın neden bir oran olduğunu göreceğiz ve açılış sahnesindeki hatayı kapatacağız. Ardından erken yansımaları ve pre-delay'i ele alacağız; bu ayar yeni başlayanların en az anladığı ama en çok işine yarayacak olanı. Sonra kuyruk süresinin düzenlemeyle ilişkisini konuşacağız. Delay'in reverb'den farklı olarak neyi çözdüğünü göreceğiz. En sonda mekânı temiz tutmayı ve bu araçların hiç kullanılmadığı yerleri ele alacağız.
Sıfır noktası
Bir odada bir ses duyduğunda, aslında aynı sesi birden fazla kez duyuyorsun.
Üç aşama var ve üçü farklı zamanlarda geliyor.
Birincisi doğrudan ses. Kaynaktan kulağına en kısa yoldan gelen ses. En önce bu geliyor.
İkincisi erken yansımalar. Duvarlara, tavana ve zemine çarpıp gelen ilk sekmeler. Sayıları az, birbirinden ayırt edilebiliyorlar ve doğrudan sesten kısa bir süre sonra varıyorlar.
Üçüncüsü kuyruk. Yansımaların yansımaları, sonra onların yansımaları. Sayı hızla artıyor, birbirlerine karışıyorlar ve tek tek ayırt edilemeyen, yavaşça sönen bir bulut hâline geliyorlar.
Şimdi bu üçünün mikste ne işe yaradığına bakalım, çünkü her biri farklı bir bilgi taşıyor.
Doğrudan sesin yansımalara oranı yakınlığı söylüyor.
Erken yansımaların ne zaman geldiği mekânın boyutunu ve kaynağın duvarlara uzaklığını söylüyor.
Kuyruğun uzunluğu ve dokusu mekânın büyüklüğünü ve yüzeylerini söylüyor.
Bir reverb aracı bu üçünü taklit ediyor. Ayarları da bu üçünü kontrol ediyor.
Hangi ayarın hangi bilgiyi değiştirdiğini bildiğinde, düğmeleri deneme yanılmayla çevirmeyi bırakıyorsun.
Mekanizma
Uzaklık bir oran
Açılış sahnesinin cevabı burada ve tek cümlede söylenebiliyor.
Bir kaynağı geri itmek istiyorsan yankıyı artırman yetmiyor; kuru sesi kısman gerekiyor.
Bunu somutlaştıralım.
Aynı odada bir metre önünde duran biriyle on metre ötede duran biri düşün. Uzaktaki kişi daha sessiz geliyor, doğru. Ama esas fark bu değil.
Esas fark şu: yakındaki kişinin sesinde doğrudan gelen kısım çok baskın, yansımalar zayıf kalıyor. Uzaktaki kişide yansımalar doğrudan sesle neredeyse eşitleniyor.
Yani mesafe, iki bileşenin birbirine oranından okunuyor.
Mikste bunun karşılığı şu: bir kanalı geriye itmek için ıslak kısmı sabit tutup kuru fader'ı indiriyorsun.
Bir de en sık yapılan hatanın ikinci yarısı var.
Her kanala reverb açmak hiçbir şeyi uzaklaştırmıyor.
Her şey aynı ölçüde ıslaksa ortada derinlik oluşmuyor; yalnız her yere eşit dağılmış bir sis oluyor.
Derinlik karşıtlıktan geliyor. Bazı şeyler kuru duracak ki ıslak olanlar geride duyulsun.
Yani bir mikste öne çıkarmak istediğin kaynaklar mümkün olduğunca kuru kalıyor ve geriye itmek istediklerin ıslanıyor.
Bu, ikinci derste kurduğumuz hiyerarşinin derinlik düzlemindeki karşılığı.
Erken yansımalar ve pre-delay
Şimdi az anlaşılan ama çok iş gören ayara geliyoruz.
Pre-delay, doğrudan sesle yankının başlangıcı arasındaki gecikme.
Sıfır olduğunda yankı sesle aynı anda başlıyor ve ses mekâna yapışıyor. Kaynakla oda ayırt edilemiyor.
Gecikme bir miktar açıldığında ise doğrudan ses temiz olarak geçiyor, yankı ondan sonra geliyor.
Kulakta olan şey şu: kaynak öne, mekân arkaya ayrılıyor.
Bunun pratik sonucu çok değerli. Vokalin önde ve anlaşılır kalmasını isterken aynı zamanda büyük bir mekân duyulmasını istiyorsan, çare reverb'ü kısmak değil; başlangıcını geciktirmek.
Pre-delay bu yüzden vokallerde bu kadar çok kullanılıyor. Sözlerin anlaşılırlığı ilk anda kuruluyor ve o an temiz kaldığı sürece arkadaki oda ne kadar büyük olursa olsun sözler anlaşılıyor.
Erken yansımaların zamanlaması ise mekânın boyutunu söylüyor. Çabuk gelen yansımalar küçük bir oda, geç gelenler büyük bir alan anlamına geliyor.
Küçük bir oda taklidi bir kaynağı yakınlaştırıyor ve ona bir yerde olma hissi veriyor. Büyük bir alan taklidi ise uzaklaştırıyor.
Yani "hangi reverb" sorusundan önce "hangi mekân" sorusu geliyor.
Kuyruk süresi ve düzenleme yoğunluğu
Kuyruk süresi, yankının sönmesi için geçen zaman.
Uzun kuyruk büyük bir alan hissi veriyor ve mikste yer kaplıyor.
Burada belirleyici olan şey estetik tercih değil, aritmetik.
Kuyruk hâlâ duyulurken bir sonraki olay geliyorsa, ikisi üst üste biniyor. Yeterince tekrarlandığında miks bulanıklaşıyor ve neyin ne zaman olduğu belirsizleşiyor.
Buradan iki bağ çıkıyor.
Birincisi tempoyla bağ. Hızlı bir parçada olaylar sık geliyor, yani kuyruğa daha az zaman kalıyor.
İkincisi yoğunlukla bağ. Kalabalık bir düzenlemede zaten çok şey çalıyor; uzun kuyruk oraya eklendiğinde ilk kaybolan şey netlik oluyor. Seyrek bir düzenlemede ise uzun kuyruk boşluğu dolduruyor ve rahatsız etmiyor.
Sınamanın yolu bir sayı değil, bir dinleme: parçanın en kalabalık bölümünü çal ve kuyruğun bir sonraki vuruş gelmeden yeterince inip inmediğine bak.
İnmiyorsa süreyi kısalt. Kalabalık bölümde çalışan bir kuyruk, seyrek bölümde de çalışıyor; tersi doğru değil.
Delay: boşlukları dolduran araç
Delay, sesi belirli bir süre sonra tekrar duyuran araç. Reverb'den farkı, tekrarların ayrı ayrı duyulması; ortada karışmış bir bulut yok.
Bu fark mikste çok işe yarayan bir sonuç doğuruyor.
Reverb sürekli duyuluyor. Kaynak çaldığı sürece yankı da var, yani miksin her anına bir katman ekliyor.
Delay ise aralarda duyuluyor. Bir cümle bittiğinde tekrar geliyor, cümle sürerken arkada kalıyor.
Yani delay boşlukları dolduruyor, reverb her yeri dolduruyor.
Kalabalık bir mikste mekân hissi istiyorsan, delay aynı işi netlikten çok daha az ödün vererek yapıyor.
Delay'in iki temel ayarı var.
Süre, tekrarın ne kadar sonra geleceği. Parçanın temposuyla ilişkilendirildiğinde tekrarlar ritmin içine yerleşiyor ve ayrı bir olay olarak fark edilmiyor. Tempoyla ilişkisiz bırakıldığında ise tekrar duyulur bir olay hâline geliyor; bu bazen tam olarak istenen şey oluyor.
Geri besleme, kaç tekrar duyulacağı. Az sayıda tekrar bir genişlik veriyor, çok sayıda tekrar mikste kalıcı bir kalabalık üretiyor.
Bir de çok kısa delay'ler var. Tek bir tekrar, çok kısa bir gecikmeyle geldiğinde ayrı bir olay olarak duyulmuyor; sesin kalınlaşması ve genişlemesi olarak duyuluyor. Bu, kaynağı kalabalıklaştırmadan büyütmenin yollarından biri.
Mekânı temiz tutmak
Reverb ve delay mikste en çok çamur üreten araçlar ve bunun büyük kısmı önlenebiliyor.
Birinci alışkanlık filtreleme. Yankının kendisini de filtreleyebiliyorsun ve bu neredeyse her durumda kazanç sağlıyor.
Alt ucunu kestiğinde çamurun en büyük kaynaklarından biri ortadan kalkıyor; alçak frekanslar yankıda hiçbir bilgi taşımıyor, yalnız enerji taşıyor.
Üst ucunu kestiğinde ise ilginç bir şey oluyor: yankı geriye gidiyor.
Bunun fiziksel bir sebebi var. Hava, yüksek frekansları alçaklardan daha çok soğuruyor. Uzaktaki bir ses kulağa daha az tiz taşıyarak geliyor.
Yani bir yankının tizini kestiğinde kulak onu daha uzak sanıyor ve bunu öğrenmesi gerekmiyor; zaten öyle biliyor.
İkinci alışkanlık gönderme kullanmak. Reverb'ü her kanalın üstüne ayrı ayrı koymak yerine tek bir yerde kurup kanalları oraya göndermek.
Bunun iki faydası var. Birincisi kaynakların aynı mekânda duruyor gibi olması; gerçek bir odada da herkes aynı odadadır. İkincisi yankıyı ayrıca işleyebilmen; filtreyi ve diğer ayarları tek yerde yapıyorsun.
Üçüncü alışkanlık sırayla ilgili. Kompresörden sonra gönderme yaptığında yankı, kısılmış ve dengelenmiş bir sinyalden besleniyor ve daha öngörülebilir davranıyor. Öncesinde beslediğinde yankı miktarı performansın dinamiğine göre dalgalanıyor. İkisi de kullanılıyor; bilerek seçilmesi gereken bir tercih.
Ne zaman hiç kullanılmaz
Bu araçların kullanılmadığı yerler var ve bunları bilmek fazla kullanmayı engelliyor.
Birinci durum: kaynak zaten kendi mekânını taşıyor. Bir odada oda mikrofonuyla alınmış bir davul kaydında mekân zaten var. Üstüne ikinci bir mekân eklemek iki odayı üst üste bindiriyor ve kulak bunu tuhaf buluyor.
İkinci durum: türün dili kuru. Bazı müzik türlerinde yakınlık ve kuruluk temel karakter. Orada mekân eklemek kaynağı değil, türü değiştiriyor.
Üçüncü durum ve en önemlisi: düzenleme boş.
Bir mikste bir şey eksik geliyorsa ve o eksik şey bir enstrümansa, reverb onun yerine geçmiyor. Boşluk bulanıklıkla dolduruluyor ve ortaya boş ve sisli bir miks çıkıyor.
Reverb bir mekân aracı. Bir düzenleme aracı değil.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi: bir mikste birden fazla mekân bulunması normal ve genellikle gerekli. Yeni başlayanlar tek bir reverb kurup her şeyi oraya gönderiyor. Oysa gerçek kayıtlarda da kaynaklar farklı mesafelerde duruyor. Yaygın bir düzen şöyle işliyor: kısa ve küçük bir mekân, öne yakın durması gereken kaynaklar için; uzun ve büyük bir mekân, geriye itilecekler için. İkisini aynı anda kullanmak derinlik katmanları kuruyor. Dikkat edilecek nokta sayının çoğalmaması; üç ayrı mekân çoğu miks için üst sınır ve daha fazlası mekân hissini değil kararsızlık hissini üretiyor.
İkincisi: yankının kendisi kısılabiliyor ve bu, kalabalık mikslerde çok işe yarıyor. Reverb'ün döndüğü kanala bir kompresör koyup onu ana kaynağın kendisiyle tetiklediğinde, kaynak çalarken yankı geri çekiliyor, kaynak sustuğunda yankı açılıyor. Sonuçta mekân duyuluyor ama sözlerin ya da vuruşun üstüne binmiyor. Bu teknik özellikle yoğun düzenlemelerde, mekândan vazgeçmeden netlik korumanın en etkili yollarından biri.
Üçüncüsü: bir mekân kararı çoğu zaman miksin en sonunda değil en başında verilmeli. Reverb genellikle son aşamada eklenen bir süs gibi görülüyor ve bu, sonradan sorun üretiyor: eşitleme ve kompresyon kararları kuru sese göre verilmiş oluyor, mekân eklendiğinde denge kayıyor. Mekânı erken kurup ondan sonra ton ve dinamik kararlarını yankıyla birlikte vermek, sonda yapılan büyük düzeltmeleri ortadan kaldırıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: "Bir sesi uzaklaştırmak için üstüne daha çok reverb eklenir." Uzaklık bir oran. Yankıyı artırırken kuru sesi kısmazsan kaynak yerinde kalıyor, yalnız çevresi bulanıklaşıyor.
Yaygın yanlış: "Derinlik için her kanala reverb açılır." Her şey aynı ölçüde ıslaksa derinlik oluşmuyor. Derinlik karşıtlık gerektiriyor; bazı kaynaklar kuru kalmalı.
Yaygın yanlış: "Vokal anlaşılmıyorsa reverb kısılır." Çoğu zaman gereken şey reverb'ü kısmak değil, başlangıcını geciktirmek. Doğrudan ses temiz geçtiğinde arkadaki mekân büyük kalabiliyor.
Yaygın yanlış: "Uzun kuyruk daha profesyonel duyulur." Kuyruk süresi tempo ve düzenleme yoğunluğuyla belirleniyor. Bir sonraki olay gelmeden inmeyen kuyruk, miksi bulanıklaştırıyor.
Yaygın yanlış: "Reverb miksin sonunda eklenir." Sonda eklenen mekân, kuru sese göre verilmiş bütün ton ve dinamik kararlarını bozuyor. Mekânı erken kurmak sonda yapılacak büyük düzeltmeleri ortadan kaldırıyor.
Uygulama
Bir kaynak seç ve üzerinde tek bir deney yap. Bir gönderme kurup reverb'ü oraya yerleştir. Şimdi ıslak miktarı sabit tut ve yalnız kuru fader'ı kademe kademe indir. Kaynağın nasıl geriye gittiğini dinle. Sonra kuru fader'ı geri getir ve bu kez ıslak miktarı artır. İkinci durumda kaynağın geriye gitmediğini, yalnız bulanıklaştığını duyacaksın. Bu iki denemenin farkı dersin tamamı.
İkinci turda pre-delay çalış. Aynı kaynakta pre-delay'i sıfıra al ve dinle: kaynak mekâna yapışıyor. Sonra kademe kademe aç ve doğrudan sesin nasıl öne çıktığını, mekânın nasıl arkaya ayrıldığını duy. Sözlerin anlaşılırlığının hangi noktada geri geldiğini işaretle; o nokta o kaynak için senin başlangıç ayarın.
Üçüncü turda kuyruk süresini düzenlemeye göre ayarla. Parçanın en yoğun bölümünü döngüye al ve süreyi uzun bir yerden başlatıp kısaltarak in. Bulanıklığın kalktığı noktayı bul. Sonra aynı ayarla en seyrek bölümü dinle; orada muhtemelen kısa gelecek ve bu normaldir, çünkü karar kalabalık bölümde veriliyor.
Son olarak delay ile reverb'ü aynı iş için yan yana dene. Bir vokale önce yalnız reverb'le mekân ver, sonra reverb'ü kapatıp yalnız tempoyla ilişkilendirilmiş bir delay ile aynı hissi kurmayı dene. Sözlerin anlaşılırlığını iki durumda karşılaştır. Kalabalık bir düzenlemede ikincisinin ne kadar az şey kaybettirdiğini görmek, bu iki aracın nerede kullanılacağını kalıcı olarak öğretiyor.
Kilit özet
Bir odada bir sesi üç aşamada duyuyoruz: doğrudan ses, erken yansımalar ve kuyruk. Üçü farklı bilgi taşıyor.
Uzaklık bir oran, bir miktar değil. Geriye itmek için ıslak kısmı sabit tutup kuru sesi kısıyorsun.
Derinlik karşıtlık gerektiriyor. Her şey ıslaksa derinlik değil sis oluşuyor.
Pre-delay kaynağı mekândan ayırıyor. Doğrudan ses temiz geçtiğinde arkadaki oda büyük kalabiliyor ve sözler anlaşılır oluyor.
Kuyruk süresi tempo ve yoğunlukla belirleniyor; karar en kalabalık bölümde veriliyor.
Delay boşlukları dolduruyor, reverb her yeri dolduruyor. Kalabalık mikste delay aynı işi daha az netlik kaybıyla yapıyor.
Yankının alt ucunu kesmek çamuru alıyor, üst ucunu kesmek onu geriye itiyor; ikincisinin sebebi havanın tizleri daha çok soğurması.
Sonraki derse köprü
Şimdiye kadar her araç tek bir kanala uygulandı. Ton, dinamik ve mesafe kararlarının hepsi tek tek kaynaklar üzerinde verildi.
Ama bir mikste sık duyulan bir cümle var: bu davul bir arada durmuyor.
Beş ayrı davul kanalının hepsi tek tek düzgün olabiliyor ve toplamları hâlâ beş ayrı şey gibi duyulabiliyor.
Peki bir grup kaynağı tek bir şeymiş gibi duyurmak, tek tek her birini düzeltmekten farklı bir iş mi?
Ve bir sese "karakter" dendiğinde kastedilen şey nedir; ölçülebilen bir şey mi, yoksa yalnız bir sıfat mı?
Sonraki derste bu iki soruyu birlikte ele alacağız.