İçeriğe geç

MIX-101 · Modül 4 · L1 Başlangıç

EQ: düzeltici ve tonal

2.394 kelime · 20 örnek · yaklaşık 11 dakika okuma · seslendirme 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Eşitleyici tek araç, iki iş. Düzeltmenin sınanabilir bir cevabı var; biçimlendirmenin yok, orası tercih alanı.

İkisi ayrı işlemlerde tutuluyor ve düzeltme önce yapılıyor. Rahatsız eden bir şey dururken karakter değerlendirilemiyor.

Kesmek yer açıyor ve az fark ediliyor, ama olmayan bir şeyi ekleyemiyor. Sorunu ortadan kaldırmak için kes, karakter eklemek için yükselt.

Dar yükseltmeler sırıtıyor çünkü doğada dar tepeler nadir, dar çukurlar yaygın. Bant genişliği yaptığın işin adını söylüyor.

Seviye eşitlemeden yapılan karşılaştırma ton karşılaştırması değil. Bu tek adım, eşitleyici çalışmasının kalitesini en çok değiştiren şey.

Çözülemeyen bir sorun genellikle ton sorunu değil. Dinamik, düzenleme ve kayıt kaynaklı sorunlar eşitleyiciyle kapatılmıyor.

Açılış sahnesi

Biri kırk dakikadır bir vokal üstünde çalışıyor.

Eşitleyiciyi açmış. Bir bölgeyi biraz yükseltiyor, dinliyor, daha iyi geliyor. Başka bir bölgeyi yükseltiyor, o da daha iyi geliyor. Üçüncüsünde de aynı şey.

Her adımda ilerlediğini hissediyor, çünkü her karşılaştırmada yeni ayar öncekinden iyi duyuluyor.

Kırk dakika sonra memnun. Vokal artık parlak, dolu ve önde.

Son bir kontrol yapıyor ve eşitleyiciyi tamamen baypas ediyor.

Baypas edilmiş hâli daha iyi.

Bu, yeni başlayanların neredeyse hepsinin yaşadığı bir an ve çoğu bunu bir kulak sorunu sanıyor.

Kulak sorunu değil.

Yaptığı her yükseltme, kanalın toplam seviyesini de artırdı. Ve iki ses arasında seçim yaparken kulak, yüksek olanı neredeyse kural gibi tercih ediyor.

Yani kırk dakika boyunca ton kararı verdiğini sanırken, aslında seviye farkı dinledi.

Kırk dakikalık işin tamamı, karşılaştırılamaz bir karşılaştırmaya dayanıyordu.

Bu dersin yarısı eşitleyicinin nasıl kullanıldığıyla ilgili. Diğer yarısı, yaptığın şeyin işe yarayıp yaramadığını nasıl anlayacağınla.

İkincisi olmadan birincisi işe yaramıyor.

Bu derste ne olacak

Önce eşitleyicinin iki ayrı kullanımını tanıyacağız ve neden tek bir işleme sığmadıklarını göreceğiz. Sonra "her zaman kes, asla yükseltme" öğüdünün ne kadarının doğru olduğunu ele alacağız. Ardından bant genişliğinin neden yaptığın işin adını söylediğini konuşacağız. Sonra açılış sahnesindeki sorunu çözeceğiz: seviye eşitlemeden karşılaştırma yapılamaz. Çınlama avını ve sınırını göreceğiz. En sonda eşitleyicinin yanlış araç olduğu yerleri sayacağız.

Sıfır noktası

Eşitleyici, bir sesin belirli frekans bölgelerinin seviyesini ayrı ayrı değiştiren araç.

Filtre bir ucu kesiyordu. Eşitleyici ise spektrumun herhangi bir yerine dokunabiliyor ve hem azaltabiliyor hem artırabiliyor.

Üç ayarı var ve üçü birlikte çalışıyor.

Frekans, hangi bölgeye dokunacağın.

Kazanç, o bölgeyi ne kadar artırıp azaltacağın.

Genişlik, dokunuşun ne kadar dar ya da geniş bir alanı kapsayacağı.

Şimdi bu dersin bel kemiğine geliyoruz.

Aynı araçla iki bambaşka iş yapılıyor.

Birincisi düzeltme. Ortada rahatsız eden bir şey var ve onu ortadan kaldırıyorsun.

İkincisi biçimlendirme. Ortada bir sorun yok; sesi istediğin karaktere getiriyorsun.

Birincisinin sınanabilir bir cevabı var: sorun gitti mi?

İkincisinde öyle bir cevap yok. Orası tercih alanı ve ölçütü şarkıya uyup uymadığı.

İki işi tek işleme yığdığında, sonucun iyi olup olmadığını değerlendiremiyorsun; çünkü neyin başarı sayılacağını bilmiyorsun.

Mekanizma

Aynı düğme, iki ayrı iş

İki kullanımın belirtileri farklı ve tanınabiliyor.

Düzeltici kullanım genellikle dar, genellikle kesiyor ve genellikle bir soruya cevap veriyor: bu ses neden rahatsız ediyor?

Biçimlendirici kullanım genellikle geniş, genellikle yükseltebiliyor ve başka bir soruya cevap veriyor: bu ses bu şarkıya ait mi?

Şimdi pratik bir öneri: bu iki işi ayrı işlemlere koy.

Kanalda iki eşitleyici bulundur. Birincisinde yalnız düzeltmeler dursun, ikincisinde yalnız biçimlendirme.

Bunun somut faydası var. Biçimlendirmeden memnun kalmadığında ikinciyi baypas edip yeniden başlayabiliyorsun ve düzeltmelerin yerinde kalıyor. Tek bir işlemde çalıştığında ikisini birbirinden ayıramıyorsun ve her denemede sıfırdan başlıyorsun.

Bir de sıra meselesi var. Düzeltme önce geliyor.

Sebebi yalın: rahatsız eden bir şey dururken karakteri değerlendiremiyorsun. Çınlayan bir vokali parlatmaya çalışan biri, parlaklığı artırdıkça çınlamayı da artırıyor ve sonuçtan neden memnun olmadığını bulamıyor.

Önce temizle, sonra biçimlendir.

Kesmek ile yükseltmek

Ses üzerine verilen en eski öğütlerden biri şu: her zaman kes, asla yükseltme.

Bu öğüt kısmen doğru ve olduğu gibi alındığında yanlış.

Kesmenin gerçek avantajları var.

Toplam enerjiyi düşürüyor, yani mikste yer açıyor. Maskelemeyi ortadan kaldırmak, çoğu zaman maskelenen şeyi yükseltmekten daha iyi sonuç veriyor. Ve kesme, kulakta yükseltmeden daha az fark ediliyor.

Ama kesmenin yapamadığı bir şey var: olmayan bir şeyi ekleyemiyor.

Bir kayıtta hiç hava yoksa, çevresini keserek hava elde edemezsin. Yalnız daha az şeye sahip olursun.

Yani gerçek ayrım şurada duruyor: bir sorunu ortadan kaldırmak için kes, bir karakter eklemek için yükselt.

Bir de dar yükseltmelerin neden daha çok sırıttığına dair fiziksel bir sebep var ve bilinmesi öğüdü ezber olmaktan çıkarıyor.

Doğada dar ve keskin tepeler nadir. Bir enstrüman genellikle geniş bölgelerde enerji taşıyor.

Buna karşılık dar çukurlar yaygın: odalar, mikrofon yerleşimleri ve yansımalar spektrumda dar çentikler açıyor.

Yani kulak, dar bir çukuru doğal karşılıyor; dar bir tepeyi ise yapay buluyor.

Bu yüzden dar yükseltme dikkat çekiyor, dar kesme çekmiyor. Yasak değil, bedeli olan bir hareket.

Genişlik yaptığın işin adını söylüyor

Bant genişliği bir ayar gibi görünüyor. Aslında bir bildirim.

Çok dar bir hareket yaptığında, ortada belirli bir noktada bir sorun olduğunu söylemiş oluyorsun. Bir çınlama, bir tiz sızıntı, tek bir rahatsız nota.

Çok geniş bir hareket yaptığında, sesin genel dengesinden söz ediyorsun. Kalınlık, parlaklık, incelik.

Aradaki ilişkiyi tersinden okumak işe yarıyor.

Yaptığın hareketin doğru olup olmadığını anlamak istiyorsan, genişliğine bak ve yaptığın işle uyuşuyor mu diye sor.

Bir sesi genel olarak parlatmak istiyorsan ve elin dar bir bant kuruyorsa, ya yanlış aracı kullanıyorsun ya da aslında bir sorunu düzeltiyorsun ve bunu fark etmiyorsun.

Bir çınlamayı temizlemek istiyorsan ve geniş bir bantla kesiyorsan, çınlamayla birlikte sesin gövdesini de alıyorsun.

Pratik bir alışkanlık şöyle kuruluyor: hareketi yapmadan önce ne yaptığını tek cümleyle söyle. Cümle "şurada bir çınlama var" ise dar git. Cümle "bu ses fazla kalın" ise geniş git.

Seviye eşitlemeden karşılaştırma yapılmıyor

Şimdi açılış sahnesindeki soruna geliyoruz ve bu, dersin en önemli kısmı.

Kulak iki ses arasında seçim yaparken yüksek olanı tercih ediyor. Bu bir zayıflık değil, bir işleyiş; küçük bir seviye farkı bile "daha iyi" olarak okunuyor.

Eşitleyicide yaptığın her yükseltme, kanalın toplam seviyesini de artırıyor.

Yani baypas ile karşılaştırdığında iki şeyi birden değiştirmiş oluyorsun: tonu ve seviyeyi.

Ve seviye, tonu bastırıyor.

Çözüm basit ve atlanıyor: karşılaştırmadan önce seviyeleri eşitle.

Eşitleyicinin çıkış kazancını, açık ve kapalı hâlin aynı yükseklikte duyulacağı kadar geri al. Sonra karşılaştır.

Bu tek adım, eşitleyici çalışmasının kalitesini en çok değiştiren şey.

Yapıldığında ilk fark edilen şey genellikle şu: daha önce iyi sandığın birçok hareket, seviye eşitlendiğinde hiçbir şey yapmıyor ya da zarar veriyor.

Bir de dinleme süresiyle ilgili bir kural: karar ilk saniyelerde veriliyor. Uzun dinleme kulağı yeni tona alıştırıyor ve karşılaştırma kayboluyor. Aç, kapa, aç, kapa; ve hızlı karar ver.

Çınlama avı ve sınırı

Çınlama, bir sesin belirli bir frekansta olması gerekenden çok daha fazla enerji taşıması.

Kaynağı genellikle fiziksel: davulun gövdesi, gitarın kutusu, kayıt odasının bir boyutu.

Bulunması bir önceki dersin tarama yöntemiyle yapılıyor: dar bant, yükselt, gezdir, en çok bağıran yeri bul. Sonra o yeri kıs ve sorunun gerçekten gittiğini doğrula.

Kesme genellikle dar ve derin oluyor.

Şimdi sınırı, çünkü burada aşırıya kaçmak yaygın.

Bir kaynakta yedi ayrı çınlama bulup yedisini birden kesen kişi, sonunda elinde çok temiz ve çok cansız bir ses buluyor. Kesmeler tek tek doğru, toplamları yanlış.

İkinci sınır daha önemli: bir çınlama her zaman sorun değil.

Bir enstrümanın karakteri, tam da o eşitsizliklerden geliyor. Hepsini düzleştirdiğinde enstrüman tanınmaz hâle geliyor.

Ayıran soru şu: bu tepe rahatsız mı ediyor, yoksa yalnız ölçümde mi göze çarpıyor?

Ölçüm penceresi rahatsız etmiyor. Kulak rahatsız oluyorsa müdahale et; göz rahatsız oluyorsa dokunma.

Eşitleyicinin yanlış araç olduğu yerler

Bir sorunu eşitleyiciyle çözmeye çalışıp çözemiyorsan, sebep genellikle sorunun ton sorunu olmaması.

Üç durum var.

Birinci durum dinamik sorunu. Bir ses yalnız yüksek anlarda rahatsız ediyorsa, o bir ton sorunu değil. Sabit bir kesme, sorunun olmadığı anlarda da kesiyor ve sesi zayıflatıyor. Bunun aracı bir sonraki derste.

İkinci durum düzenleme sorunu. İki kaynak aynı aralıkta aynı işi yapıyorsa, eşitleyici bir yama. Gerçek çözüm birinin oktavını değiştirmek, birinin çalmadığı bir bölüm bulmak ya da birini tamamen çıkarmak. Eşitleyici düzenlemenin yerine geçmiyor.

Üçüncü durum kayıt sorunu. Yanlış yerleştirilmiş bir mikrofon, yanlış bir oda ya da yanlış bir enstrüman seçimi mikste tam olarak düzeltilmiyor. Eşitleyici burada bir ilk yardım; iyileştiriyor, geri getirmiyor.

Bu üçünü tanımak, kaybedilen saatlerin büyük kısmını geri veriyor. Bir eşitleyicinin başında yarım saat geçirip ilerleme kaydedemiyorsan, ilk sorulacak soru "hangi bölge" değil; "bu gerçekten bir ton sorunu mu" olmalı.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birincisi: bir kanalda yapılan eşitleme kararı, o kanalın değil miksin kararı. Aynı vokal başka bir düzenlemede bambaşka bir eşitleme istiyor. Kalabalık bir düzenlemede vokalin alt gövdesini almak zorunda kalırken, seyrek bir düzenlemede aynı gövde vokali taşıyan şey oluyor. Bu yüzden bir kanalın eşitleme ayarını bir hazır ayar hâline getirmek, aynı ayarın başka bir şarkıda çalışmasını sağlamıyor. Taşınabilir olan şey ayar değil, karar yöntemi.

İkincisi: karşılıklı eşitleme, tek taraflı eşitlemeden daha az müdahaleyle çözüyor. İki kanal çakışıyorsa, birinde belirli bir bölgeyi kısıp aynı bölgeyi diğerinde hafifçe açmak, tek bir kanalda büyük bir hareket yapmaktan daha doğal duruyor. İki küçük hareket, bir büyük hareketten az fark ediliyor. Tek koşulu, bunun bir alışkanlığa dönüşmemesi; her çakışmada iki kanala birden dokunmak, mikste izlenemez bir ayar ağı üretiyor.

Üçüncüsü: eşitleyicinin faz üzerindeki etkisi çoğu durumda önemsiz, birkaç durumda belirleyici. Yaygın eşitleyiciler bir bölgeyi değiştirirken o bölgenin çevresindeki zaman ilişkilerini de değiştiriyor ve bu tek bir kanalda genellikle duyulmuyor. Duyulduğu yer, aynı kaynağı yakalayan birden fazla mikrofon. Bir davul setinde alt ve üst mikrofonlardan yalnız birine belirgin bir eşitleme uyguladığında, ikisinin toplamı beklenmedik biçimde değişebiliyor. Bu durumlarda kararı tek kanalda değil, iki mikrofonun toplamında dinleyerek vermek gerekiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: "Yükseltmek her zaman kötüdür." Kesmek yer açıyor ama olmayan bir şeyi ekleyemiyor. Ayrım şurada: sorunu ortadan kaldırmak için kes, karakter eklemek için yükselt.

Yaygın yanlış: "Eşitleyiciyi açıp kapatarak karşılaştırırım." Seviyeler eşitlenmediğinde bu karşılaştırma ton değil yükseklik karşılaştırması oluyor ve kulak neredeyse her zaman yüksek olanı seçiyor.

Yaygın yanlış: "Ölçümde görünen her tepe düzeltilir." Göz rahatsız oluyorsa dokunulmuyor. Bir enstrümanı tanınır kılan şey tam da o düzensizlikler ve hepsi düzleştirildiğinde karakter gidiyor.

Yaygın yanlış: "Bir hazır ayar başka şarkıda da çalışır." Eşitleme kararı kanalın değil miksin kararı. Aynı kaynak farklı düzenlemelerde farklı eşitleme istiyor; taşınabilir olan yöntem, ayar değil.

Yaygın yanlış: "Çözülemeyen ton sorunu daha çok eşitleme ister." Genellikle sorun ton sorunu değildir. Dinamik, düzenleme ya da kayıt kaynaklı sorunlar eşitleyiciyle kapatılmıyor.

Uygulama

Bir kanal seç ve üzerinde iki eşitleyici aç. Birincisine yalnız düzeltme yapacaksın, ikincisine yalnız biçimlendirme. Bu ayrımı fiziksel olarak kurmak, kararların karışmasını kendiliğinden engelliyor ve bir süre sonra alışkanlığa dönüşüyor.

Birinci işlemde yalnız sorun ara. Tarama yap, aday bölgeyi bul, kıs ve sorunun gittiğini doğrula. Her kesme için tek cümlelik bir gerekçe yaz ve gerekçesini yazamadığın kesmeyi geri al. Bu turda hiçbir yükseltme yapma; kendini yükseltme yaparken bulursan, aslında ikinci işleme geçmişsin demektir.

İkinci işlemde biçimlendirme yap ve her hareketten sonra çıkış kazancını geri alarak seviyeleri eşitle. Sonra baypas ile karşılaştır ve kararı ilk saniyelerde ver. Bu turda muhtemelen yaptığın hareketlerin bir kısmını geri alacaksın; geri alınan hareket sayısı, yöntemin çalıştığının işareti.

Son olarak bir yanlış araç turu yap. Mikste seni en çok uğraştıran sorunu seç ve eşitleyiciye hiç dokunmadan üç soruyu sor: bu sorun yalnız yüksek anlarda mı çıkıyor, iki kaynak aynı aralıkta aynı işi mi yapıyor, kayıtta mı oluşmuş. Üçünden birine evet diyorsan o sorunu eşitleyiciyle çözme listesinden çıkar ve nereye ait olduğunu not et. Bu liste, kalan derslerin sana ne zaman lazım olacağını da söylüyor.

Kilit özet

Eşitleyici tek araç, iki iş. Düzeltmenin sınanabilir bir cevabı var; biçimlendirmenin yok, orası tercih alanı.

İkisi ayrı işlemlerde tutuluyor ve düzeltme önce yapılıyor. Rahatsız eden bir şey dururken karakter değerlendirilemiyor.

Kesmek yer açıyor ve az fark ediliyor, ama olmayan bir şeyi ekleyemiyor. Sorunu ortadan kaldırmak için kes, karakter eklemek için yükselt.

Dar yükseltmeler sırıtıyor çünkü doğada dar tepeler nadir, dar çukurlar yaygın. Bant genişliği yaptığın işin adını söylüyor.

Seviye eşitlemeden yapılan karşılaştırma ton karşılaştırması değil. Bu tek adım, eşitleyici çalışmasının kalitesini en çok değiştiren şey.

Çözülemeyen bir sorun genellikle ton sorunu değil. Dinamik, düzenleme ve kayıt kaynaklı sorunlar eşitleyiciyle kapatılmıyor.

Sonraki derse köprü

Bu dersin sonunda eşitleyicinin çözemediği ilk durumu adlandırdık: yalnız belirli anlarda ortaya çıkan sorunlar.

Bir vokal düşünelim. Kıtada rahat duruyor, nakaratta bağırıyor. Aynı ses, aynı ton, farklı yoğunluk.

Buraya sabit bir kesme koyduğunda kıtayı da kesmiş oluyorsun ve orada bir sorun yoktu.

Gereken şey, yalnız gerektiğinde devreye giren bir müdahale.

Bunun aracı kompresör ve mikste en çok yanlış anlaşılan araç da bu. Çoğu kişi onu bir yükseltici sanıyor, oysa yaptığı iş kısmak; sesin yüksek duyulması bunun bir yan sonucu.

Sonraki derste dinamiği ele alacağız: bir kompresörün gerçekte ne yaptığını, ayarlarının hangi soruya cevap verdiğini ve bir sesin vuruş anını korumakla ezmek arasındaki farkı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi tamamen sesle anlatılsın ve görsel geride kalsın. İzleyici kırk dakikalık süreci hızlandırılmış olarak duysun: her yükseltmeden sonra ses biraz daha yükselsin ve biraz daha iyi gelsin. Sonda baypas edildiğinde ilk hâl çalsın ve seviyesi diğerine eşitlenmiş olsun. İzleyicinin kendi kulağıyla şaşırması, anlatının söylemesinden etkili.

Genişlik bölümünde eşitleyici eğrisi ekranda dursun ve iki hareket yan yana gösterilsin: iğne gibi dar bir çentik ve geniş bir tepe. Altlarına iş adları yazılsın ama sesler de çalınsın; dar hareketin bir onarım, geniş hareketin bir renk gibi duyulduğu doğrudan işitilsin.

Seviye eşitleme bölümü bu dersin görsel merkezi olsun. İki ölçek yan yana dursun. Önce eşitleyici açılsın ve ölçeklerden biri yükselsin; iki ses arka arkaya çalınsın ve yüksek olan iyi duyulsun. Sonra çıkış kazancı geri alınsın, ölçekler eşitlensin ve aynı iki ses yeniden çalınsın. İkinci dinlemede fark neredeyse kaybolsun.

Seslendirmede çınlama sınırı bölümü uyarı tonuna kaymasın; yedi kesmenin toplamı anlatılırken ses değişmesin, çünkü söylenen şey bir yasak değil bir ölçü. Kapanışta kompresöre yapılan geçiş vurgulanmasın; bir sonraki dersin konusu merak uyandırmak için değil, sıralamayı göstermek için söyleniyor.

Bu ders hangi kursun parçası

MIX-101 — Temel Miks kursunun 10 modülünden 4. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.