İçeriğe geç

LYR-101 · Modül 9 · L1 Başlangıç

Klişeyi tanımak ve dönüştürmek

2.223 kelime · 20 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Klişe, çok kullanıldığı için algılanmaz hâle gelmiş ifade, görüntü ya da durum. Kötü olduğu için değil, çok iyi çalıştığı için oraya geldi.

Dört tür var: söz, sahne, duygu ve yapı. Yeni yazanlar yalnız birincisini fark ediyor ve onu temizlemek tek başına neredeyse hiçbir şey değiştirmiyor.

Tahmin testi keskin: birine cümlenin ilk yarısını ver, tamamlayabiliyorsa klişe. Aynı test sahne ve yapı için de çalışıyor.

Dönüştürmenin beş yolu var: bir adım ileri götürmek, tersine çevirmek, ölçeği küçültmek, bağlamı değiştirmek, adıyla anıp reddetmek.

Nakaratta bir miktar tanıdıklık gereklilik. Korunacak ayrım şu: tanıdık söylenebilir demek, ölü hiçbir şey göstermiyor demek.

Ve en zoru: yeterince yazan herkes kendi klişesini üretiyor. Bunu fark etmek sezgiyle değil, kendi şarkılarını yan yana okuyarak oluyor.

Açılış sahnesi

Biri şarkısını temizliyor.

Klişe kullanmaması gerektiğini öğrenmiş ve ciddiye almış. Metni satır satır tarıyor.

"Kalbim kırıldı" gidiyor, yerine daha az duyulmuş bir ifade geliyor.

"Gözlerin deniz gibi" gidiyor.

"Sensiz nefes alamıyorum" gidiyor.

Metin temizlenmiş hâlde önünde duruyor ve gerçekten daha iyi.

Ama şarkı hâlâ tanıdık geliyor ve nedenini bulamıyor.

Sebep şu: sahneye hiç bakmadı.

Şarkı yağmurda geçiyor. Bir tren istasyonu var. Elinde bir bavul olan biri var. Giden kişi bir kez arkasına bakıyor.

Kelimeleri değiştirdi, kartpostalı bıraktı.

Klişe yalnız cümlelerde durmuyor. Sahnede duruyor, olayda duruyor, hatta şarkının nasıl kurulduğunda duruyor.

Ve bu dersin asıl konusu şu: klişeyi bulmak silmekten daha önemli.

Çünkü bulduğun klişe, çoğu zaman atılacak bir şey değil. Çevrilecek bir şey.

Bu derste ne olacak

Önce klişenin neden var olduğunu göreceğiz ve bu bakış, ona ne yapacağını değiştirecek. Sonra dört klişe türünü ayıracağız, çünkü yeni yazanlar yalnız birini fark ediyor. Ardından tek soruluk bir test kuracağız. Sonra dönüştürmenin beş yolunu tek tek çalışacağız. Nakaratta tanıdıklığın neden bir işlevi olduğunu ele alacağız. En sonda kimsenin konuşmadığı bir şeye bakacağız: kendi klişelerine.

Sıfır noktası

Klişe, çok kullanıldığı için algılanmaz hâle gelmiş ifade, görüntü ya da durum.

Şimdi bu tanımın içinde saklı olan şeyi açalım, çünkü çoğu zaman atlanıyor.

Hiçbir ifade kötü olduğu için klişeleşmiyor.

Tam tersi oluyor. Bir ifade o kadar iyi çalıştı ki herkes kullandı, ve herkes kullandığı için çalışmayı bıraktı.

Yani her klişe, bir zamanlar çok iyi bir buluştu.

Bunun pratik sonucu şu: klişenin içinde hâlâ işleyen bir çekirdek var. Ölmüş olan kabuğu.

"Kalbim kırıldı" ifadesinin altında gerçek bir gözlem duruyor: bir insanın içinde bir şeyin bir anda ve geri dönüşsüz biçimde bozulması. O gözlem hâlâ doğru.

Bozulmuş olan, onu taşıyan cümle.

Bu yüzden klişeye verilecek doğru tepki silmek değil, açmak.

İçindeki çekirdeği çıkarıp yeni bir kabuk vermek.

Dersin geri kalanı bunun nasıl yapıldığı.

Mekanizma

Dört tür klişe

Yeni yazanların neredeyse tamamı yalnız birinci türü fark ediyor.

Birinci tür söz klişesi. Hazır ifadeler, kalıplaşmış benzetmeler, ezberden gelen cümleler. Bunlar kolay görülüyor çünkü kelime düzeyinde duruyorlar.

İkinci tür sahne klişesi. Şarkının içinde geçtiği durum. Yağmur, tren istasyonu, bavul, telefonun çalmaması, boş bir bar. Bu sahneler o kadar çok kullanıldı ki artık bir şey anlatmıyorlar; yalnız bir tür işareti veriyorlar.

Üçüncü tür duygu klişesi. Şarkının söylediği duygusal iddia. Kimse beni anlamıyor. Sensiz yaşayamam. Her şey eskiden daha güzeldi. Bunlar gerçek duygular ve şarkıda o kadar sık dile getirildiler ki dinleyici hemen tanıyıp kenara koyuyor.

Dördüncü tür yapı klişesi. Şarkının kurgusu. Birinci kıta güzel günler, ikinci kıta bozulma, nakarat pişmanlık. Dinleyici üçüncü satırda nereye gideceğini biliyor.

Şimdi neden bunları saydığımıza gelelim.

Birinci türü temizlemek kolay ve tek başına neredeyse hiçbir şey değiştirmiyor. Açılış sahnesindeki kişi tam olarak bunu yaptı.

Asıl fark ikinci ve dördüncü türde yapılıyor ve oralara bakmak için metne değil, metnin dışına bakmak gerekiyor.

Tahmin testi

Klişeyi bulmanın tek soruluk bir yolu var ve keskin çalışıyor.

Birine cümlenin ilk yarısını söyle ve devamını tamamlamasını iste.

Tamamlayabiliyorsa o cümle klişe.

Bu test ürkütücü derecede net sonuç veriyor. "Gözlerin bir..." dediğinde karşındaki kişi büyük olasılıkla aynı kelimeyi söylüyor.

Aynı testin sahne için de bir hâli var. Şarkının ilk iki satırını oku ve ne olacağını sor. Bilebiliyorsa sahne tanıdık.

Ve yapı için de var. Nakarat çaldıktan sonra ikinci kıtada ne anlatılacağını sor.

Yazarken kendi başına uygulamanın yolu ise şöyle: bir kelime hiç çaba harcamadan geldiyse dikkat et.

Zahmetsiz gelen kelime, genellikle en çok duyulmuş olan kelime.

Bu, zahmetsiz gelen her şeyi at demek değil. Yalnız bir kez daha bak demek.

Dönüştürmenin beş yolu

Klişe bulundu. Şimdi asıl iş.

Birinci yol, bir adım ileri götürmek. Bir önceki derste öğrendiğimiz diriltme. Klişeyi gerçekmiş gibi devam ettirdiğinde tekrar görünür oluyor.

İkinci yol, tersine çevirmek. Klişe bir beklenti taşıyor; o beklentiyi kır. Ayrılıklar yağmurda oluyorsa, seninki güneşli bir günde olsun. Ve bu tuhaflığı sahiplen: hava güzelken ayrılmak, yağmurda ayrılmaktan daha rahatsız edici, çünkü hiçbir şey sana eşlik etmiyor.

Üçüncü yol, ölçeği küçültmek. Büyük klişeyi tek bir ayrıntıya indir. "Her şeyimi kaybettim" yerine, kaybedilen şeylerden yalnız birini adıyla söyle. Küçük olan somut, büyük olan boş.

Dördüncü yol, yerini değiştirmek. Aynı klişeyi hiç beklenmeyen bir bağlama koy. Aşk şarkısına ait bir ifadeyi bir arkadaşlık şarkısında kullanmak, ifadeyi bir anda yeniden duyulur hâle getiriyor.

Beşinci yol, adıyla anıp reddetmek. Klişeyi açıkça söyle ve yanına gerçekte ne olduğunu koy.

"Filmlerde yağmur yağardı. O gün hava çok güzeldi."

Bu hamle iki şey birden yapıyor: klişeyi kullanıyor ve kullanmadığını gösteriyor. Dinleyici hem tanıdık zemini buluyor hem de senin oradan çıktığını görüyor.

Beşi de masada uygulanabilen işler. Hiçbiri ilham gerektirmiyor.

Nakaratta tanıdıklığın işi

Şimdi dengeleyici bir şey söyleyelim, çünkü bu ders tek yönlü okunursa zarar veriyor.

Tanıdıklık her yerde kötü değil.

Dördüncü derste nakaratın iki işini konuşmuştuk. İkincisi, dinleyicinin döndüğü sabit nokta olmaktı.

Sabit nokta olabilmesi için nakaratın kolay tutulması gerekiyor. Tamamen alışılmadık bir nakarat, ilk dinleyişte kimse tarafından takip edilemiyor ve kimse söyleyemiyor.

Yani nakaratta bir miktar tanıdıklık bir kusur değil, bir gereklilik.

Ama şu ayrım korunmalı.

Tanıdık, anlaşılır ve söylenebilir demek.

Ölü, hiçbir şey göstermiyor demek.

Bir nakarat basit bir cümleyle kurulabilir ve hâlâ kimsenin o biçimde söylemediği bir cümle olabilir.

Pratik düzen şöyle işliyor: kıtalar taze malzeme taşıyor, nakarat sade ve tutulabilir kalıyor. Kıtaların tazeliği nakaratın sadeliğini taşıyor.

Beşinci derste konuştuğumuz sürtünme burada işe yarıyor. Sade ama içinde küçük bir çelişki olan nakarat, hem tanıdık hem yeni oluyor.

Kendi klişen

Son bir konu ve neredeyse hiç konuşulmuyor.

Yeterince yazan herkes kendi klişelerini üretiyor.

Yirmi şarkı yazdıktan sonra elinde bir alışkanlık listesi oluşuyor: dönüp duran birkaç görüntü, sevdiğin bir cümle biçimi, hep aynı yerde kullandığın bir kelime.

Bunların hiçbiri başkasının klişesi değil. Senin.

İlk başta kimse fark etmiyor. Sonra fark ediliyor ve dinleyicide şu his oluşuyor: bunu bu kişiden daha önce duydum.

Bunun bir çözümü var ve mekanik.

Yazdığın şarkıları bir arada tut ve arada bir hepsini yan yana oku. Yalnız bir şeye bak: hangi kelimeler birden fazla şarkıda geçiyor?

Bulduklarını bir listeye yaz. Bu liste bir yasak listesi değil, bir uyarı listesi. O kelimelerden biri yeni bir şarkıda belirdiğinde, oraya gerçekten mi ait olduğuna bakarsın.

Bu alışkanlık, uzun vadede söz yazarlığında en çok fark yaratan alışkanlıklardan biri. Çünkü başkasının klişesini fark etmek kolay, kendininkini fark etmek için sistem gerekiyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Birincisi: bir klişeyi bilerek kullanmak, kaçınmaktan daha güçlü olabiliyor. Koşulu şu: dinleyicinin senin bunun farkında olduğunu anlaması. Bunu sağlamanın yolu genellikle çevresi. Tanıdık bir cümlenin öncesinde ya da sonrasında hiç tanıdık olmayan bir şey durduğunda, tanıdık olan bir seçim gibi duruyor. Yalnız başına bırakıldığında ise bir eksiklik gibi duruyor. Aynı cümle, iki farklı komşulukla iki farklı şey oluyor.

İkincisi: klişeden kaçmak da kendi tuzağını kuruyor. Alışılmadık olmak için zorlanan bir metin, garip olmayı taze olmakla karıştırıyor. Bu tuzağın belirtisi şudur: satır ilk okuyuşta anlaşılmıyor ve ikinci okuyuşta da özel bir şey söylemiyor. Tazelik, anlaşılırlığın karşıtı değil. Aradığın şey daha önce görülmemiş bir görüntü, daha önce kurulmamış bir cümle değil. Anlaşılır bir cümlenin içinde beklenmedik bir ayrıntı, garip bir cümlenin içinde tanıdık bir fikirden her zaman daha iyi.

Üçüncüsü: bir kültürde klişe olan, başka bir kültürde olmayabiliyor ve bu Türkçe yazan biri için doğrudan bir fırsat. Başka dillerde bin kez kullanılmış bir görüntü Türkçe şarkıda hiç kullanılmamış olabilir; ya da tam tersi, Türkçede aşınmış bir kalıp başka bir yerde hâlâ taze olabilir. Bu yüzden klişe listesi ödünç alınmıyor. Kendi dilinde ve kendi dinlediğin müzikte neyin çok kullanıldığını bilmek, dışarıdan gelen bir yasak listesinden daha değerli.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: "Klişe kelimeleri temizlersem şarkı özgün olur." Söz klişesi dört türden yalnız biri. Sahne, duygu ve yapı klişeleri metnin dışında duruyor ve cümleleri değiştirmek onlara dokunmuyor.

Yaygın yanlış: "Klişe kötü olduğu için klişeleşmiştir." Tersi. Çok iyi çalıştığı için herkes kullandı. İçindeki gözlem hâlâ geçerli olabilir ve dönüştürüldüğünde yeniden iş yapabiliyor.

Yaygın yanlış: "Nakarat da tamamen özgün olmalı." Nakaratın işi tanınmak ve ilk dinleyişte tutulmak. Bir miktar tanıdıklık orada bir gereklilik; korunması gereken şey tanıdık ile ölü arasındaki ayrım.

Yaygın yanlış: "Alışılmadık olan tazedir." Garip olmak taze olmak değil. Anlaşılmayan bir satır, ikinci okuyuşta özel bir şey söylemiyorsa yalnızca anlaşılmıyor demektir.

Yaygın yanlış: "Klişe listeleri hazır bulunabilir." Hangi ifadenin aşındığı dile ve dinlenen müziğe göre değişiyor. Kendi dilinde neyin çok kullanıldığını bilmek, dışarıdan alınan bir listeden daha işe yarıyor.

Uygulama

Bitmiş bir şarkını al ve bu kez metne hiç bakmadan başla. Bir kâğıda şarkının sahnesini yaz: nerede geçiyor, ne zaman geçiyor, hangi nesneler var, ne oluyor. Yalnız bunları yaz, tek bir satır alıntılama. Sonra o kâğıda bak ve kendine sor: bu sahneyi daha önce kaç kez duydun? Cevap yüksekse sorunun kelimelerde olmadığını bulmuş olursun.

İkinci turda tahmin testini uygula ve bunu başkasıyla yap. Şarkının kıtalarından üç satırın ilk yarısını birine oku ve tamamlamasını iste. Tamamladıklarını işaretle. Sonra aynı kişiye şarkının ilk iki satırını oku ve devamında ne olacağını sor. Bu ikinci soru genellikle daha çok şey söylüyor ve genellikle daha rahatsız edici.

Üçüncü turda beş dönüştürme yolunu tek bir klişe üzerinde dene. Aynı ifadeyi beş kez yeniden yaz: bir adım ileri götürerek, tersine çevirerek, ölçeği küçülterek, bağlamını değiştirerek ve adıyla anıp reddederek. Beş sonucun hepsi iyi olmayacak; amaç iyi sonuç değil, elinin bu beş hareketi tanıması. Bir sonraki şarkıda bunlardan biri kendiliğinden gelecek.

Son olarak kendi klişe listeni kur. Yazdığın bütün şarkıları aynı dosyaya koy ve baştan sona oku. Birden fazla şarkıda geçen her kelimeyi ve her görüntüyü not et. İlk seferde liste kısa çıkabilir ve bu normal; asıl değeri altı ay sonra tekrar yaptığında ortaya çıkıyor. Bu listeyi tutmak, kimsenin senin adına yapamayacağı tek editörlük işi.

Kilit özet

Klişe, çok kullanıldığı için algılanmaz hâle gelmiş ifade, görüntü ya da durum. Kötü olduğu için değil, çok iyi çalıştığı için oraya geldi.

Dört tür var: söz, sahne, duygu ve yapı. Yeni yazanlar yalnız birincisini fark ediyor ve onu temizlemek tek başına neredeyse hiçbir şey değiştirmiyor.

Tahmin testi keskin: birine cümlenin ilk yarısını ver, tamamlayabiliyorsa klişe. Aynı test sahne ve yapı için de çalışıyor.

Dönüştürmenin beş yolu var: bir adım ileri götürmek, tersine çevirmek, ölçeği küçültmek, bağlamı değiştirmek, adıyla anıp reddetmek.

Nakaratta bir miktar tanıdıklık gereklilik. Korunacak ayrım şu: tanıdık söylenebilir demek, ölü hiçbir şey göstermiyor demek.

Ve en zoru: yeterince yazan herkes kendi klişesini üretiyor. Bunu fark etmek sezgiyle değil, kendi şarkılarını yan yana okuyarak oluyor.

Sonraki derse köprü

Bu dersin son bölümünde bir alışkanlıktan söz ettik: kendi yazdıklarına dışarıdan bakmak.

O bakış aslında bir işin adı ve şimdiye kadar hep kenarından geçtik.

Bir şarkıyı yazmak bir iş, yazılmış bir şarkıyı bitirmek başka bir iş. İkisi farklı zihinsel duruşlar gerektiriyor ve aynı anda yapılmaya çalışıldığında ikisi de bozuluyor.

Kursun son dersinde bu ikinci işi ele alacağız. Bir taslağı nasıl elden geçireceğini, hangi sırayla bakacağını ve neyi ne zaman kesmen gerektiğini kuracağız.

Bir de tek başına çalışmayan bir durumu konuşacağız: bir şarkıyı başka biriyle birlikte yazmak. Bunun kendine ait kuralları, alışkanlıkları ve baştan konuşulması gereken meseleleri var.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi iki katmanlı gösterilsin. Üst katmanda metin dursun ve klişe cümleler tek tek silinip yerlerine yenileri yazılsın. Alt katmanda ise sahnenin görseli dursun ve hiç değişmesin: yağmur yağmaya devam etsin, bavul aynı yerde kalsın. İzleyici üstte iş yapıldığını, altta hiçbir şeyin olmadığını aynı anda görsün.

Dört tür bölümünde ekran dört katmana ayrılsın ve katmanlar derinlik hissi versin: söz en önde, sahne arkasında, duygu daha arkada, yapı en dipte. Anlatım ilerledikçe kamera geriye doğru gitsin ve her katman ortaya çıksın. Yazarın yalnız en öndekine baktığı, kameranın hareketi olmadan anlaşılmasın.

Beş dönüştürme yolu ayrı ayrı gösterilirken aynı klişe cümle ekranda sabit kalsın ve her seferinde farklı biçimde değişsin; cümle silinip yenisi yazılmasın, dönüşerek yeni hâlini alsın. Seslendirmede tahmin testi bölümü bir soru tonuyla okunsun ve okunan yarım cümlelerden sonra gerçekten iki saniye beklensin; izleyici o boşlukta kendi cevabını verecek ve testin sonucunu kendi üzerinde görecek.

Bu ders hangi kursun parçası

LYR-101 — Şarkı Sözü Yazarlığı kursunun 10 modülünden 9. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.