İçeriğe geç

HLT-101 · Modül 7 · L1 Başlangıç

Boyun, omuz ve sırt

2.273 kelime · 17 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Boyun, omuzlar ve sırt başı, kolları ve çalgıyı yerinde tutuyor; işleri sessiz ve sürekli olduğu için fark edilmeden birikiyor.

Baş öne uzandıkça boynun onu tutmak için yaptığı iş büyüyor. Uzakta ya da alçakta duran bir nota, okunması zor bir yazı, yetersiz ışık ya da uygun olmayan bir gözlük başı öne çekebiliyor.

Omuzlar dikkat ve kaygıyla farkında olmadan kalkıyor ve çalmak bittiğinde de kasılı kalabiliyor. Kolları havada tutmak omuz kuşağına iş bindiriyor; uzun oturuşlar gövdeyi çökertiyor; askı ve taşıma, çalmanın dışında kalan ama aynı bölgeyi yükleyen işler.

Aralarda bilinçli olarak inen omuzlar, kasılmanın saatlerce kesintisiz sürmesine izin vermiyor. Kola yayılan ağrı, uyuşma ya da karıncalanma ise kendi başına yönetilecek belirtiler değil.

Açılış sahnesi

Bir viyola çalan, üç saatlik bir orkestra provasından sonra eve dönüyor. Ensesinde, kafatasının hemen altında bir gerginlik var; akşama doğru bu gerginlik başının arkasına yayılıyor. Omuzlarının üstü, sanki bütün gün bir yük taşımış gibi sert.

Ertesi gün orkestranın bir üyesi, provada çekilmiş birkaç fotoğrafı paylaşıyor. Viyolacı kendini görünce şaşırıyor. Fotoğrafların çoğunda omuzları kulaklarına doğru kalkmış, başı öne ve biraz aşağı uzanmış, gözleri notanın üstünden şefe kalkmak için yukarı çevrilmiş. Kendini böyle hissetmemişti; provada sadece çaldığını düşünüyordu.

Fotoğraflardan birinde orkestra dinlenirken çekilmiş. O fotoğrafta bile omuzları aşağı inmemiş. Viyola kucağında duruyor, ama omuzları hâlâ çalar gibi yukarıda.

Viyolacı o akşam eve dönerken bir şeyi fark ediyor: çalmak bitmiş, ama bedeni çalmayı bırakmamış.

Bu derste ne olacak

Önce başın ağırlığına ve başın öne uzandıkça boynun taşıdığı işin nasıl büyüdüğüne bakacağız. Sonra omuzlara geçeceğiz: farkında olmadan yükselen omuzları, kolları havada tutmanın omuz kuşağına yüklediği işi ve öne yuvarlanan omuzları konuşacağız. Ardından sırtı ve uzun oturuşları, ayakta çalanların askıyla taşıdığı yükü ele alacağız. Çalgıyı taşımanın, çalmanın dışında kalan ama aynı bölgeye yük bindiren bir iş olduğunu göreceğiz. En sonda da çalmanın aralarında omuzları ve boynu serbest bırakmanın yollarına ve bir uzmana ne zaman danışılacağına bakacağız.

Sıfır noktası

Parmaklar tuşa ya da tele inerken, kolları, çalgıyı ve başı havada tutan iş başka bir yerde yapılıyor: boyunda, omuzlarda ve sırtta. İşi çoğu zaman sessiz ve sürekli; bu yüzden fark edilmeden birikiyor.

Üçüncü dersteki duruş ve ergonomi fikirleri bu bölgede en belirgin hâlini alıyor. Yükün adresi, tutma işi ve eklemin orta bölgesi, boyun ve omuzlarda bir müzisyenin en sık karşılaştığı sorunların temelinde duruyor.

Bu derste anlatılanlar bir tanı değil. Boyunda, omuzda ya da sırtta süren, kollara yayılan ya da uyuşmayla gelen bir belirtiyi kendi başına çözmeye çalışma; onu bir sağlık uzmanına götür.

Bu dersin sınavı şu: bir provanın ya da uzun bir çalışmanın ortasında kendi başının, omuzlarının ve sırtının nerede durduğunu fark edebiliyor ve çalmanın aralarında onları serbest bırakabiliyor musun?

Mekanizma

Başın ağırlığı

İnsan başı ağır bir yük ve boyun onu sürekli taşıyor. Baş omuzların üstünde dengede durduğunda, bu yük boyun ve sırt boyunca görece dengeli dağılıyor. Baş öne uzandıkça, ağırlığı omuzların önüne kayıyor ve boynun arkasındaki kasların onu geri tutmak için çok daha fazla çalışması gerekiyor.

Açılıştaki viyolacının fotoğraflarında baş öne ve aşağı uzanmıştı. Üç saat boyunca ensesindeki kaslar başı bu konumda tutmak için çalışmıştı. Akşam başının arkasına yayılan gerginlik, bu uzun işin bir izi olabilir.

Başı öne çeken çok sayıda neden var. Çok uzakta ya da çok alçakta duran bir nota. Okunması zor, küçük yazılmış bir nota ya da yetersiz ışık. Çalgıya ya da klavyeye bakma alışkanlığı. Gözlüğü olmayan ya da uygun olmayan gözlükle okuyan bir müzisyen. Bir de çalgının kendisi: kemanda ve viyolada çene çalgıya uzanırken baş hem öne hem yana eğilebiliyor.

Başın öne uzanmasıyla birlikte gözler de değişik bir iş yapmaya başlıyor. Öne eğilmiş bir baştan şefe ya da birlikte çalınan müzisyenlere bakmak için gözler yukarı çevriliyor, baş ise arkaya doğru hafifçe bükülüyor. Açılıştaki viyolacının fotoğraflarındaki "notanın üstünden bakış" tam olarak buydu.

Sessizce yükselen omuzlar

Omuzlar, bedenin en kolay ve en fark edilmeden kasılan bölgelerinden biri. Çetin bir geçitte, jüri karşısında, bir hatanın hemen ardından ya da yalnızca yoğun bir dikkat anında omuzlar kulaklara doğru kalkabiliyor.

Bu kalkış çoğu zaman içeriden hissedilmiyor. Açılıştaki viyolacı, fotoğrafları görene kadar omuzlarının kalktığını bilmiyordu. Omuzların üst kısmındaki kaslar bu konumda uzun süre kasıldığında, orada ve boynun yanlarında bir sertlik ve gerginlik birikiyor.

Omuzların kalkışının bir kısmı kaygıyla ve dikkatle ilgili. Beden, zorlu ya da tehdit edici algılanan bir durumda omuzları yükselterek kendini toparlıyor. Sahne kaygısı, zor bir şef, önemli bir prova bu tepkiyi güçlendirebiliyor. Bu yüzden omuzları gevşetmek bazen yalnızca bir duruş düzeltmesi değil, dikkatin ve kaygının da farkına varılmasıyla ilgili.

Açılıştaki son fotoğraf, bir şey daha gösteriyor: çalmak bittiğinde bile omuzlar inmeyebiliyor. Kasılma, işi bittiği hâlde sürebiliyor. Bu, omuzları serbest bırakmanın bilinçli bir adım olarak yapılması gerektiğini gösteriyor.

Kolları taşıyan kuşak

Kollar, omuz kuşağı denen bir yapıya bağlı: kürek kemikleri, köprücük kemikleri ve onları gövdeye bağlayan kaslar. Kollar havada tutulduğunda, bu tutma işinin büyük kısmını omuz kuşağı ve üst sırt yapıyor.

Birçok çalgı kolları uzun süre havada tutmayı gerektiriyor. Keman ve viyola çalanların iki kolu da gövdenin önünde ve yukarıda. Flütçüler kollarını yanlara ve yukarı kaldırıyor. Gitarcılar ve basçılar bir kolu sapa doğru uzatıyor. Davulcular kollarını setin üzerinde sürekli hareket ettiriyor. Bu durumlarda üçüncü derste konuştuğumuz tutma işi, omuz kuşağına biniyor.

Uzun oturuşlarda ve öne eğilmiş bir gövdede omuzlar öne doğru yuvarlanabiliyor. Öne yuvarlanan omuzlar kolların taşıyıcısını da öne çekiyor ve kolları tutmak için daha çok iş gerekiyor. Göğsün kapanması nefesi de kısıtlayabiliyor; bu konuya bir sonraki derste döneceğiz.

Kolları taşıma işini hafifletmenin bir yolu, üçüncü dersteki gibi işi araca devretmek: omuz desteği, çalgı askısı, çalgı sehpası. Bir başka yolu, kolların ağırlığını küçük kaslar yerine gövdenin geniş kaslarıyla taşımayı öğrenmek. Bu, çalgıyı bilen bir öğretmenle çalışılabilecek bir beceri.

Sırt ve uzun oturuş

Oturarak çalan müzisyenler, bir provada ya da bir çalışmada saatlerce aynı sandalyede kalabiliyor. Sırt, bu sürenin tamamında gövdeyi dik tutmak için çalışıyor.

Uzun oturuşun en yaygın sonucu, gövdenin zamanla çökmesi. Çalışmanın başında dik oturan bir müzisyen, zaman geçtikçe sandalyeye gömülüyor, beli arkaya doğru yuvarlanıyor, baş ve omuzlar öne düşüyor. Bu çöküş, sırtın alt kısmına ve boyna yük bindiriyor.

Çöküşü önlemenin yolu, dik bir konumu zorla korumak değil. Sırt kasları da yoruluyor ve saatlerce dik durmaya zorlanmak başka bir yük yaratıyor. Asıl çare, konumu değiştirmek: beşinci dersteki molalarda kalkmak, çalmanın aralarında gövdeyi hareket ettirmek, sandalyenin yüksekliğini ve eğimini gövdeyi destekleyecek biçimde ayarlamak.

Ayakta çalan müzisyenlerin sırtı ise başka bir iş yapıyor. Gitar ya da bas askıyla tek omuza asıldığında, çalgının ağırlığı bedenin bir tarafına biniyor ve sırt bunu dengelemek için sürekli çalışıyor. Geniş ve dolgulu bir askı, ağırlığı omuzda daha geniş bir alana yayıyor; daha hafif bir çalgı ya da arada oturmak da yükü azaltıyor.

Çalgıyı taşımak

Çalgıyı çalmak kadar, onu bir yerden bir yere taşımak da aynı bölgeye yük bindiriyor. Tuba, çello, kontrbas, bir davul seti ya da ağır bir amfi, prova ve konser günlerinde uzun yollarda taşınıyor.

Taşımanın biçimi yükü değiştiriyor. Ağır bir çalgıyı hep tek omuzda ya da tek elde taşımak, üçüncü derste gördüğümüz asimetriyi büyütüyor. İki askılı sırt çantası biçiminde taşınan bir kutu, ağırlığı iki omuza dağıtıyor. Tekerlekli bir kutu ya da taşıma arabası, ağırlığı bedenden tamamen alabiliyor.

Taşımanın bir de zamanlaması var. Uzun ve ağır bir taşımanın hemen ardından çalmaya başlamak, yorulmuş omuz ve sırt kaslarına bir de çalmanın yükünü bindiriyor. Taşıma ile çalma arasına kısa bir dinlenme ve dördüncü dersteki gibi bir ısınma koymak, bu iki yükün üst üste binmesini hafifletiyor.

Aralarda serbest bırakmak

Açılıştaki viyolacının dinlenme fotoğrafı, bu dersin belki de en önemli fikrini gösteriyor: çalmanın arası kendiliğinden bir dinlenme değil. Omuzlar ve boyun, çalmak bittiğinde de kasılı kalabiliyor.

Bu yüzden çalmanın aralarını bilinçli olarak kullanmak işe yarıyor. Bir provada şefin konuştuğu anlarda, bir çalışmada iki pasaj arasında, bir konserde eserler arasında dikkati omuzlara ve boyna götürüp onları serbest bırakmak. Omuzları önce hafifçe yukarı kaldırıp sonra bırakmak, başı yavaşça iki yana çevirmek, kolları yanlara sarkıtmak, bu aralarda yapılabilecek küçük hareketler.

Bu küçük kontroller, beşinci dersteki mikro molaların omuz ve boyun için olan hâli. Bir provanın içinde birkaç kez tekrarlandığında, kasılmanın saatlerce kesintisiz sürmesini önlüyor.

Kontrolün sınırı da var. Boyundan kollara ya da ellere yayılan bir ağrı, kollarda ya da ellerde uyuşma ve karıncalanma, başı çevirdikçe keskinleşen bir belirti, gevşemeyle geçiştirilecek şeyler değil. Bunlar muayene gerektiriyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Gözler de bir ergonomi konusu. Birçok müzisyen, notayı okumakta zorlandığını fark etmeden başını öne uzatıyor. Düzenli göz muayenesi ve gerektiğinde nota mesafesine uygun bir gözlük, boynun yükünü doğrudan azaltabiliyor. Bazı müzisyenler, gündelik gözlüklerinden farklı olarak nota sehpasının uzaklığına göre ayarlanmış bir gözlük kullanıyor.

Nefes ve omuzlar birbirine bağlı. Omuzlar kalktığında nefes de çoğu zaman göğsün üst kısmına sıkışıyor. Omuzları serbest bırakmak ve nefesin daha rahat akmasına izin vermek, birbirini destekleyen iki adım. Nefesin çalmadaki işi bir sonraki dersin konusu.

Omuz ve boyun için bir işaret kurmak. Deneyimli müzisyenler, parçalarının belirli yerlerine küçük işaretler koyuyor: bir durak, bir bölüm sonu, uzun bir sus. Bu işaretler, o anda omuzları ve boynu kontrol etmenin hatırlatıcısı oluyor. Nota üzerindeki küçük bir işaret, bir provada omuzları birkaç kez indirmeye yetebiliyor.

Gövdenin geri kalanı da taşıyor. Boyun ve omuzların yükü çoğu zaman gövdenin geri kalanıyla birlikte değişiyor. Genel beden gücü ve dayanıklılığı, çalmanın boyun ve omuzlara bindirdiği yükü taşımayı kolaylaştırabiliyor. Düzenli beden etkinliği, müzisyenin çalışma düzeninin bir parçası olarak düşünülebilir; hangi etkinliğin uygun olduğu, gerektiğinde bir uzmanla konuşulabilir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Omuzlarım gerginse mutlaka hissederim. Omuzlar çoğu zaman farkında olmadan kalkıyor ve orada kalıyor. Bir fotoğraf ya da video, içeriden hissedilmeyen bu konumu açıkça gösterebiliyor.

Yaygın yanlış: Çalmak bitince omuzlar kendiliğinden gevşer. Kasılma, işi bittikten sonra da sürebiliyor. Çalmanın aralarında omuzları ve boynu bilinçli olarak serbest bırakmak gerekiyor.

Yaygın yanlış: Dik oturmak için sırtımı zorla dik tutmalıyım. Saatlerce zorla korunan bir diklik de sırt kaslarını yoruyor. Konumu arada bir değiştirmek ve sandalyeyi gövdeyi destekleyecek biçimde ayarlamak daha çok işe yarıyor.

Yaygın yanlış: Çalgıyı taşımak çalmakla ilgili değil. Taşıma, çalmayla aynı omuzlara ve aynı sırta yük bindiriyor. Taşımanın biçimi ve taşıma ile çalma arasındaki dinlenme, toplam yükü değiştiriyor.

Yaygın yanlış: Boyun ağrısı her zaman duruşla ilgilidir ve gevşeyince geçer. Kola inen bir ağrı ya da parmaklarda uyuşma, boyun kaynaklı olsa bile duruş düzeltmesiyle beklenecek bir şey değil; muayene gerektiriyor.

Uygulama

Bir sonraki provanda ya da uzun çalışmanda, sana yakın birinden birkaç fotoğraf çekmesini iste; ya da telefonunu bir kenara koyup zaman zaman kendi fotoğrafını çek. Fotoğrafların bir kısmı çalarken, bir kısmı aralarda olsun.

Fotoğraflara bakarken üç şeye dikkat et. Başın omuzlarının üstünde mi, yoksa öne uzanmış mı? Omuzların aşağıda mı, yoksa kulaklarına doğru kalkmış mı? Aralardaki fotoğraflarda omuzların iniyor mu? Gördüklerini çalışma günlüğüne yaz.

Ardından başını öne çeken nedenleri ara. Nota sehpan ne kadar uzakta ve ne kadar yüksekte? Nota yeterince büyük ve ışık yeterli mi? Gözlerini son ne zaman muayene ettirdin? Değiştirebileceğin bir şeyi değiştir.

Sonra parçalarında omuz ve boyun kontrolü için iki üç işaret belirle: bir durak, bir sus, bir bölüm sonu. Önümüzdeki çalışmalarında bu işaretlerde omuzlarını kaldırıp bırak ve başını yavaşça iki yana çevir.

Çalgını taşıyorsan, nasıl taşıdığını da gözden geçir. Hep aynı omuzda ya da aynı elde mi taşıyorsun? Taşımanın hemen ardından mı çalmaya başlıyorsun? Bu hafta taşıma biçimini ya da taşıma ile çalma arasındaki düzeni değiştirmeyi dene ve farkı günlüğüne yaz.

Kilit özet

Boyun, omuzlar ve sırt başı, kolları ve çalgıyı yerinde tutuyor; işleri sessiz ve sürekli olduğu için fark edilmeden birikiyor.

Baş öne uzandıkça boynun onu tutmak için yaptığı iş büyüyor. Uzakta ya da alçakta duran bir nota, okunması zor bir yazı, yetersiz ışık ya da uygun olmayan bir gözlük başı öne çekebiliyor.

Omuzlar dikkat ve kaygıyla farkında olmadan kalkıyor ve çalmak bittiğinde de kasılı kalabiliyor. Kolları havada tutmak omuz kuşağına iş bindiriyor; uzun oturuşlar gövdeyi çökertiyor; askı ve taşıma, çalmanın dışında kalan ama aynı bölgeyi yükleyen işler.

Aralarda bilinçli olarak inen omuzlar, kasılmanın saatlerce kesintisiz sürmesine izin vermiyor. Kola yayılan ağrı, uyuşma ya da karıncalanma ise kendi başına yönetilecek belirtiler değil.

Sonraki derse köprü

Omuzlar kalktığında ve göğüs kapandığında nefes de sıkışıyor. Şarkıcılar ve üflemeli çalgı çalanlar için bu sıkışma, doğrudan sesin kendisine yansıyor.

Ses ve nefes yükü, şarkı söyleyenlerin ve üfleyenlerin kendine özgü yükü. Ses telleri ve dudaklar nasıl yorulur, hangi alışkanlıklar bu yükü büyütür, ve bir şarkıcının ya da üflemeli çalgıcının hangi belirtileri bir uzmana götürmesi gerekir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılıştaki fotoğraflar, sade çizgi çizimlerle gösterilmeli: omuzları kulaklarına doğru kalkmış, başı öne uzanmış bir viyolacı, ardından aynı viyolacının dinlenirken hâlâ yukarıda duran omuzları. Gerçek kişilerin fotoğrafları kullanılmamalı.

Başın ağırlığı, bir terazi benzetmesiyle anlatılabilir: baş omuzların üstündeyken terazi dengede, öne kaydıkça boynun arkasındaki bir çizginin gerildiği görülüyor. Kesin sayılar ya da ağırlık değerleri verilmemeli.

Omuz kuşağı, kolları gövdeye bağlayan sade bir çerçeve olarak çizilebilir. Kollar havaya kalktıkça çerçevenin üst kısmında bir renk yoğunlaşmalı.

Aralarda serbest bırakma bölümü, bir prova sahnesinde şef konuşurken müzisyenlerin omuzlarını kaldırıp bırakmasıyla gösterilmeli. Anlatıcı bu küçük hareketleri sakin ve davet eden bir tonla seslendirmeli.

Bu ders hangi kursun parçası

HLT-101 — Müzisyen Sağlığı kursunun 10 modülünden 7. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.