Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Duruş, bedenin çalarken aldığı konum; ergonomi ise bu konumu belirleyen çevrenin ve araçların bedene uyacak biçimde düzenlenmesi. Duruşun asıl sorusu biçim değil, yükün bedenin neresine gittiği. Geniş bölgelere yayılan yük, küçük bir bölgeye yığılan yükten daha rahat taşınıyor.
Çalgıyı ya da kolları havada tutmanın kendi bedeli var. Hareket etmeyen bu kasılma sessizce birikiyor ve araçlarla hafifletilebiliyor.
Eklemler aralıklarının orta bölgesinde daha rahat çalışıyor. Sorun uca gitmek değil, uçta uzun süre hareketsiz kalmak. Birçok çalgı bedeni iki yana farklı yüklüyor; bu asimetri kaldırılamıyor ama etkisi sınırlanabiliyor.
Ergonominin temel fikri, çevreyi ve çalgıyı bedene uydurmak. Sandalye, nota sehpası, ışık, askı ve çalgının boyu, yükün dağılımını doğrudan değiştiren ayarlar.
Açılış sahnesi
Bir gitarcı yeni bir oda orkestrasının provasına katılıyor. Kendi odasında yıllardır rahatça çaldığı parçaları burada da çalıyor, ama provanın ikinci saatinde boynunun sağ tarafında ve sağ omzunda bir sertlik başlıyor.
Eve dönünce sebebini düşünüyor. Teknik değişmedi, parçalar değişmedi. Sonra provadaki düzeni hatırlıyor. Kendi odasında nota sehpası tam karşısında, göz hizasındaydı. Provada ise ortak bir sehpayı yanındaki çalgıcıyla paylaşıyordu; sehpa alçaktı ve sol tarafında duruyordu. İki saat boyunca başını hafifçe sola ve aşağı çevirip notaya bakmış, bu sırada gitarı dengede tutmak için sağ omzunu yukarıda tutmuştu.
Ertesi provada sehpayı yükseltip kendi önüne çekmesi için izin istiyor. Boynundaki sertlik o akşam ortaya çıkmıyor.
Değişen tek şey çalışının kendisi değildi. Değişen, çevresindeki düzenin bedenini hangi konuma zorladığıydı.
Bu derste ne olacak
Önce duruş sorusunu yeniden kuracağız: tek ve doğru bir biçim aramak yerine, bir konumun yükü bedenin neresine gönderdiğine bakacağız. Sonra çalgıyı tutmanın, onu çalmaktan ayrı bir yük olduğunu göreceğiz. Ardından eklemlerin hareket aralıklarının ortasında neden daha rahat çalıştığını ve uçlarda nelerin biriktiğini konuşacağız. Birçok çalgının bedeni kaçınılmaz olarak iki yana farklı yüklediğini ele alacağız. En sonda da ergonominin asıl alanına, bedeni çalgıya değil çevreyi ve çalgıyı bedene uydurmaya geçeceğiz.
Sıfır noktası
Duruş, bedenin çalarken ya da söylerken aldığı konum. Ergonomi ise bu konumu belirleyen çevrenin ve araçların bedene uyacak biçimde düzenlenmesi: sandalye, nota sehpası, askı, çalgının boyu ve ayarları, ışık.
Önceki derslerde yükü ve belirtileri konuştuk. Bu derste o yükün hangi bölgeye düştüğüne bakıyoruz. Aynı çalışma, bir düzende omuzlara ve sırta yayılırken başka bir düzende boyunda ya da bilekte küçük bir bölgeye yığılabiliyor.
Bu ders her çalgı için ayrıntılı bir kurulum vermiyor; çalgı kurslarının ilk dersleri o işi yapıyor. Burada bütün çalgılara ortak olan soruları konuşuyoruz.
Bu dersin sınavı şu: olağan çalışma düzenine bakıp bedeninin hangi bölgesinin çalmanın dışında bir tutma işi yaptığını, hangi eklemin hareket aralığının ucunda durduğunu ve bunu çevrede hangi ayarın değiştirebileceğini söyleyebiliyor musun?
Mekanizma
Soru biçim değil, yükün adresi
Duruş denince akla çoğu zaman bir resim geliyor: dik bir sırt, geriye çekilmiş omuzlar, belli bir açıda duran kollar. Bu resim bir başlangıç olabiliyor, ama duruşun asıl sorusu bedenin nasıl göründüğü değil, yükün nereye gittiği.
Açılıştaki gitarcı kendi odasında da provada da benzer görünüyordu; oturuyor, gitarı tutuyor, çalıyordu. Fark, provadaki düzenin başını sürekli bir yöne döndürmesi ve omzunu yukarıda tutmasıydı. Yük, geniş sırt ve omuz kaslarına yayılmak yerine boynun bir tarafına toplanıyordu.
Bu bakış, duruşu değerlendirmenin daha kullanışlı bir yolunu veriyor. Bir konuma bakarken sorulacak soru "bu doğru mu?" değil, "bu konum bedenin hangi bölgesine sürekli iş veriyor?" oluyor. Geniş ve güçlü bölgelere dağılan bir yük, küçük bir bölgeye yığılan bir yükten çok daha rahat taşınıyor.
Aynı nedenle, bir konumun ne kadar süre korunduğu da önemli. Kısa bir süre için rahatsız bir konum çoğu zaman sorun yaratmıyor. Aynı konumun saatlerce, hiç değişmeden sürdürülmesi ise küçük bir yükü büyük bir yüke çeviriyor.
Tutmak da bir iştir
Bir çalgıyı çalmak, belirli kasların hareket etmesini gerektiriyor. Ama birçok çalgıda o hareketin yanında sessiz bir iş daha var: çalgıyı ya da bedenin bir bölümünü belirli bir konumda tutmak.
Keman ve viyola çalan biri çalgıyı çenesi ile omzu arasında ve sol eliyle havada tutuyor. Flüt çalan biri iki kolunu yanlara ve yukarı doğru kaldırıyor ve orada tutuyor. Ayakta gitar ya da bas çalan biri, çalgının ağırlığını askıyla omzunda taşıyor. Piyanist bile kollarının ağırlığını klavyenin üstünde tutuyor.
Bu tutma işi hareket etmeyen, sürekli bir kasılma istiyor. Kaslar bu tür durağan işte, hareket ettikleri işe göre daha çabuk yorulabiliyor, çünkü kasılma sürdükçe kasın kendini yenileme fırsatı azalıyor. Tutma işi çoğu zaman fark edilmiyor, çünkü müzisyenin dikkati çalınan müzikte, tutulan çalgıda değil.
Bu yüzden ergonomik düzenlemelerin önemli bir kısmı tutma işini azaltmaya yönelik. Çene ve omuz desteğinin boyuna uygun seçilmesi, askının çalgıyı doğru yükseklikte taşıması, ağır bir çalgı için bir destek ya da sehpa kullanılması, tutma işinin bir kısmını bedenden alıp araca veriyor.
Eklemin orta bölgesi
Her eklemin bir hareket aralığı var: bilek aşağı ve yukarı, sağa ve sola bükülebiliyor; boyun dönebiliyor, eğilebiliyor. Eklemler bu aralığın orta bölgesinde, uçlarına göre genellikle daha rahat çalışıyor.
Bir eklem uzun süre aralığının ucunda tutulduğunda, çevresindeki yapılar daha çok zorlanabiliyor. Sürekli yukarı bükülmüş bir bilek, sürekli bir yana çevrilmiş bir boyun, sürekli kulaklara doğru kalkmış bir omuz, yükün küçük bir alana toplandığı konumlar.
Açılıştaki gitarcının boynu, iki saat boyunca aralığının bir ucuna yakın duruyordu: sola dönük ve aşağı eğik. Sehpa önüne ve yukarı alındığında boyun orta bölgeye döndü.
Bu, eklemlerin hiç aralıklarının uçlarına gitmemesi gerektiği anlamına gelmiyor. Çalgı çalmak zaman zaman geniş hareketler istiyor. Sorun, bir uç konumun uzun süre, hareketsiz biçimde korunması. Uca gidip geri dönen bir eklem ile uçta kalan bir eklem, bedene çok farklı yükler bindiriyor.
İki yan eşit değil
Birçok çalgı bedeni iki yana farklı yüklüyor. Keman çalan birinin sol kolu ve boynu, sağ kolundan farklı bir iş yapıyor. Flüt, başı hafifçe bir yana çevirmeyi gerektiriyor. Gitar ve bas, bir kolu önde uzanmış, ötekini gövdenin üstünde tutuyor.
Bu asimetri çalgının doğasından geliyor ve tamamen ortadan kaldırılamıyor. Ama etkisi azaltılabiliyor. Çalışmalar arasında bedenin öteki yönüne doğru hafif hareketler yapmak, uzun oturumları aralarla bölmek, çalgı dışındaki gündelik işlerde aynı tarafa ek yük bindirmemek, iki yan arasındaki farkın birikmesini sınırlıyor.
Asimetrinin bir de gözden kaçan yüzü var: çalgıyla ilgisi olmayan alışkanlıklar. Ağır çantayı hep aynı omuzda taşımak, hep aynı tarafa dönerek oturmak, telefonu hep aynı elle tutmak, çalgının zaten yüklediği tarafı daha da yükleyebiliyor.
Çevreyi bedene uydurmak
Ergonominin temel fikri, bedeni araca uydurmak yerine aracı bedene uydurmak. Açılıştaki gitarcı bedenini alçak ve yandaki bir sehpaya uydurmuştu; sehpa onun bedenine uydurulunca sorun ortadan kalktı.
Oturarak çalanlar için sandalyenin yüksekliği temel bir ayar. Ayaklar yere rahatça basabilmeli ve kalçalar dizlerle yaklaşık aynı düzeyde ya da biraz üstünde durabilmeli. Çok alçak bir sandalye beli, çok yüksek bir sandalye bacakları ve sırtı zorlayabiliyor. Sandalyenin önüne doğru oturmak, birçok çalgıda gövdenin daha serbest hareket etmesine yardım ediyor.
Nota sehpası, en sık ihmal edilen araçlardan biri. Notanın göz hizasına yakın ve karşıda durması, boynun ve başın orta bölgede kalmasını sağlıyor. Nota çok alçakta ya da yandaysa, baş saatlerce eğik ya da dönük kalıyor. Işığın yetersiz olması da müzisyeni notayı okumak için öne eğilmeye itiyor.
Çalgının kendisi de bir ayar. Bir çalgının boyu ve ölçüleri çalanın bedenine uymadığında, beden bu uyumsuzluğu sürekli telafi etmek zorunda kalıyor. Küçük elli bir müzisyen için sapı daha ince bir çalgı, kısa kollu biri için daha küçük ölçülü bir çalgı, ağır bir çalgı için daha geniş bir askı, bedenin taşıması gereken işi azaltıyor.
Çevreyi değiştirmek her zaman mümkün olmuyor. Ortak bir provada, bir sahnede ya da başka birinin çalgısıyla çalarken koşullar hazır bulunuyor. Böyle durumlarda küçük düzeltmeler bile işe yarıyor: sehpayı birkaç dakika ayarlamak için izin istemek, oturma konumunu değiştirmek, uzun bölümlerin arasında konum değiştirmek.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Hareket de bir ergonomi aracı. Tek bir konumu ne kadar iyi ayarlarsan ayarla, saatlerce hareketsiz sürdürülen her konum yük biriktiriyor. Deneyimli müzisyenler uzun çalışmalarda konumlarını küçük ölçülerde değiştiriyor, parçaların doğal duraklarında gövdelerini ve omuzlarını serbest bırakıyor. Hareket, en iyi ayarlanmış konumun bile tamamlayıcısı.
Oturmak ile ayakta durmak arasında geçiş. Bazı çalgılar hem oturarak hem ayakta çalınabiliyor. Bu iki konum yükü bedende farklı yerlere dağıtıyor. Uzun çalışmalarda ikisi arasında geçiş yapmak, yükün tek bir düzende birikmesini azaltabiliyor. Geçişte çalgının yüksekliğinin iki konumda da benzer kalması, ellerin aynı işi aynı biçimde yapmasını sağlıyor.
Kendini dışarıdan görmek. Müzisyenler kendi duruşlarını içeriden, hisleriyle değerlendiriyor ve bu his çoğu zaman yanıltıcı. Çalarken yandan ve önden çekilmiş kısa bir video, kalkan omuzları, dönük bir başı ya da bükük bir bileği hissin hiç göstermediği biçimde ortaya çıkarıyor.
Uzmanla birlikte ayarlamak. Bir belirti sürüyorsa ya da bir düzeni kendi başına rahatlatamıyorsan, çalgıyı bilen bir öğretmen, fizyoterapist ya da müzisyen sağlığıyla ilgilenen bir uzmanla birlikte ayar yapmak, kendi başına deneme yanılmadan çok daha hızlı sonuç verebiliyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Duruş, doğru bir biçimi bulup korumaktır. Duruşun asıl sorusu yükün bedenin neresine gittiği. En iyi biçim bile saatlerce hareketsiz korunduğunda yük biriktiriyor.
Yaygın yanlış: Sorun çalmakta, tutmakta değil. Çalgıyı ya da kolları belirli bir konumda tutmak, çalmaktan ayrı ve sürekli bir yük. Bu yük çoğu zaman fark edilmeden birikiyor.
Yaygın yanlış: Asimetrik bir çalgıda iki yanı eşitlemek mümkündür. Birçok çalgının asimetrisi doğasından geliyor. Hedef onu ortadan kaldırmak değil, aralarla, karşı hareketlerle ve çalgı dışındaki alışkanlıklarla etkisini sınırlamak.
Yaygın yanlış: Beden çevreye alışır. Beden alçak bir sehpaya, uygunsuz bir sandalyeye ya da boyuna uymayan bir çalgıya uyum sağlamaya çalışıyor, ama bunun bedeli sürekli bir telafi yükü. Çevreyi bedene uydurmak bu yükü ortadan kaldırıyor.
Yaygın yanlış: Ortak bir provada düzen benim elimde değil. Koşullar hazır bulunsa da küçük düzeltmeler çoğu zaman mümkün: sehpayı ayarlamak için izin istemek, oturma konumunu değiştirmek, uzun bölümler arasında konum değiştirmek.
Uygulama
Olağan çalışma düzeninde, çalarken kendini yandan ve önden birkaç dakika kaydet. Kaydı izlerken yalnızca bedenine bak, sesi kapatabilirsin.
İlk olarak tutma işini bul. Bedeninin hangi bölgesi çalmanın dışında bir şeyi tutuyor: çalgıyı, kollarını, başını? Bu bölgeyi çalışma günlüğüne yaz.
Ardından eklemlerine bak. Bileklerin, boynun ve omuzların aralıklarının ortasında mı, yoksa uçlarına yakın mı duruyor? Uca yakın duran ve orada kalan bir eklem varsa, onu not et.
Sonra çevreni gözden geçir. Sandalye yüksekliği ayaklarının rahatça basmasına izin veriyor mu? Nota sehpası göz hizasına yakın ve karşında mı? Işık yeterli mi? Çalgının boyu ve ayarları bedenine uyuyor mu? Değiştirebileceğin bir ayar bul ve değiştir.
Son olarak bir hafta boyunca bu değişiklikle çalış ve günlüğündeki belirti sütununu izle. Hafta sonunda yeni bir kayıt alıp ilkiyle karşılaştır ve farkı bir paragrafla yaz.
Kilit özet
Duruş, bedenin çalarken aldığı konum; ergonomi ise bu konumu belirleyen çevrenin ve araçların bedene uyacak biçimde düzenlenmesi. Duruşun asıl sorusu biçim değil, yükün bedenin neresine gittiği. Geniş bölgelere yayılan yük, küçük bir bölgeye yığılan yükten daha rahat taşınıyor.
Çalgıyı ya da kolları havada tutmanın kendi bedeli var. Hareket etmeyen bu kasılma sessizce birikiyor ve araçlarla hafifletilebiliyor.
Eklemler aralıklarının orta bölgesinde daha rahat çalışıyor. Sorun uca gitmek değil, uçta uzun süre hareketsiz kalmak. Birçok çalgı bedeni iki yana farklı yüklüyor; bu asimetri kaldırılamıyor ama etkisi sınırlanabiliyor.
Ergonominin temel fikri, çevreyi ve çalgıyı bedene uydurmak. Sandalye, nota sehpası, ışık, askı ve çalgının boyu, yükün dağılımını doğrudan değiştiren ayarlar.
Sonraki derse köprü
Doğru ayarlanmış bir düzen, çalışmanın yükünü dağıtıyor. Ama çalışmanın ilk dakikalarında beden, bu yükü taşımaya henüz hazır olmayabiliyor.
Isınma bu hazırlığın adı. Isınma bedende neyi değiştirir, teknik çalışmadan nasıl ayrılır, ne kadar sürmeli ve çalgıya göre neden farklı biçimler alır?