Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bu modülde iki ayrı iş var ve takvimleri farklı: üç yeni akor birkaç günde oturur, fa haftalar alır. İkisini aynı takvimde beklemek, gitarda en yaygın bırakma sebeplerinden biridir.
Do majörde yenilik akorda değil elin açıklığındadır ve açıklık parmaklardan değil, bileğin ve dirseğin konumundan gelir.
Sol majörün parmaklandırması bir tercih değil bir karardır: uygun seçimde yüzük ve orta parmak birlikte, aynı perdede, bir tel ince tarafa kayarak do majöre geçer. Bu, dördüncü modüldeki mi majör-la minör kaymasının aynısıdır.
Majör ile minör arasındaki fark gitarda neredeyse her zaman tek bir parmağın bir perde kaymasıdır; re majör ile re minör arasında da öyledir.
Fa'da bir parmak birden çok tele basar ve zorluk kuvvette değil yüzeydedir: parmağın ön yüzündeki çukur bir teli yeterince bastırmaz. Çözüm parmağı sert ve düz olan yan kenarına yuvarlamaktır.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci iyi gidiyor.
Beş akoru öğrendi. Aralarında geçiş yapabiliyor. İlk şarkısını çalabiliyor. Üç haftada gitar çalmaya başladı ve keyif alıyor.
Sonra fa akoruna geliyor.
Basıyor. Ses çıkmıyor.
Ertesi gün deniyor. Ses çıkmıyor.
Bir hafta sonra hâlâ çıkmıyor. Üç hafta sonra kısmen çıkıyor ama akor değişimi sırasında hep bozuluyor.
Ve öğrenci şunu düşünüyor: "Ben bu işi beceremiyorum."
Şimdi net konuşalım.
Fa akoru, önceki beş akorun daha zor bir hâli değil. Farklı türde bir iş.
Diğerlerinde her parmak bir tele basıyordu. Fa'da tek bir parmak birden fazla tele birden basıyor. Bu, elin daha önce hiç yapmadığı bir şey ve haftalar alıyor.
Ve şu istatistiğe dikkat: gitar bırakanların yoğunlaştığı ikinci nokta burası. Birincisi ilk üç hafta, ikincisi fa akoru.
Bu ders üç kolay akoru veriyor ve sonra fa'yı, ne olduğunu doğru anlatarak kuruyor. Çünkü fa'da asıl sorun teknik değil: öğrencilerin çoğu, ne kadar sürmesi gerektiğini bilmediği için vazgeçiyor.
Bu derste ne olacak
Önce do majör, sol majör ve re minörü kuracağız. Sol majörde parmaklandırma seçiminin bir sonraki akora göre yapıldığını göreceksin ve bu, profesyonel bir düşünce biçiminin başlangıcı. Sonra fa'ya geleceğiz: neden farklı bir iş olduğunu, mekaniğini ve ne kadar süreceğini konuşacağız. Ders bittiğinde dört akor daha elinde olacak ve fa üzerinde doğru yöntemle çalışıyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bu modülde iki ayrı iş var ve karıştırılmamaları gerekiyor.
Birinci iş: üç yeni akor. Do majör, sol majör ve re minör. Bunlar dördüncü modüldeki mantığın devamı — el şekilleri, taşınabilir biçimler, tanıdık geometriler. Birkaç günde oturuyorlar.
İkinci iş: fa. Bu yeni bir teknik ve haftalar alıyor.
Bunları aynı takvimde tutmak, öğrencileri gereksiz yere umutsuzlandırıyor. Üç akoru üç günde öğrenip fa'yı da üç günde bekleyen bir öğrenci, dördüncü günde kendini yetersiz sanıyor.
Doğru beklenti şu: üç akoru bu hafta bitir, fa'yı bu haftadan itibaren çalışmaya başla ve haftalarca sürmesini bekle.
Mekanizma
Do majör: uzayan el
Do majör üç parmak istiyor: işaret parmağı ikinci telde birinci perdede, orta parmak dördüncü telde ikinci perdede, yüzük parmağı beşinci telde üçüncü perdede.
En kalın tel çalınmıyor; sağ el beşinci telden başlıyor.
Buradaki yenilik akorun kendisi değil, elin açıklığı. Önceki akorların hepsi iki perde aralığına sığıyordu. Do majörde üç perde var ve el gerilmek zorunda.
Yeni başlayanların burada yaptığı hata, geriliminin tamamını parmaklara yüklemek. Parmaklar birbirinden uzaklaşmaya çalışıyor ve avuç sıkışıyor.
Çözüm parmaklarda değil: bileği hafifçe öne çıkar ve dirseği gövdeden biraz uzaklaştır. Elin klavyeye geliş açısı değiştiğinde açıklık kendiliğinden geliyor.
Ve bir uyarı: do majörde en sık ölü kalan tel birinci tel oluyor. Sebebi yüzük parmağının yatık gelip ona değmesi. Dördüncü modüldeki teşhis kuralı burada birebir geçerli — ölü telin bir üstündeki parmağa bak.
Sol majör: hangi parmaklandırma
Sol majör için birden fazla parmaklandırma var ve bu, gitarda önemli bir düşünce biçiminin ilk örneği.
En yaygın hâli şöyle: orta parmak altıncı telde üçüncü perde, işaret parmağı beşinci telde ikinci perde, yüzük parmağı birinci telde üçüncü perde.
Bir başka hâli şöyle: yüzük parmağı altıncı telde üçüncü perde, orta parmak beşinci telde ikinci perde, serçe parmağı birinci telde üçüncü perde.
İkisi de aynı akoru veriyor. İkisi de doğru.
O zaman hangisini seçeceksin?
Cevap: bir sonraki akora göre.
Ve şimdi bunun neden bu kadar işe yaradığını göreceksin.
Sol majörden do majöre: tanıdık kayma
İkinci parmaklandırmayı kullandığını düşün. Yüzük altıncı telde üçüncü perdede, orta beşinci telde ikinci perdede.
Şimdi do majöre geç.
Do majörde yüzük parmağı beşinci telde üçüncü perdede, orta parmak dördüncü telde ikinci perdede.
Karşılaştır.
Yüzük parmağın altıncı telden beşinci tele geçiyor — aynı perdede, bir tel ince tarafa.
Orta parmağın beşinci telden dördüncü tele geçiyor — aynı perdede, bir tel ince tarafa.
İki parmak birlikte, tek bir hareketle, bir tel kayıyor. Geriye yalnız işaret parmağının ikinci tele inmesi kalıyor.
Şimdi bu hareket sana tanıdık gelmeli. Dördüncü modülde mi majörden la minöre geçerken de aynısını yapmıştın: bütün el bir tel ince tarafa kayıyordu.
Gitarda bu, tekrar tekrar karşına çıkan bir yapı. Bir kez fark ettiğinde, yeni bir akor öğrenirken soracağın soru değişiyor: "notaları neler" değil, "elimdeki şekilden buraya nasıl giderim".
Birinci parmaklandırmayı kullandığında bu kayma yok; üç parmak da bambaşka yerlere gidiyor. Yani sol majörü nasıl bastığın, do majöre ne kadar hızlı geçeceğini belirliyor.
Bu, gitarda parmaklandırmanın neden bir tercih değil bir karar olduğunun ilk örneği.
Re minör: re majörden bir parmak
Re minör bir üçgen ve dördüncü modüldeki re majörün akrabası.
Parmaklar şöyle: işaret parmağı birinci telde birinci perdede, orta parmak üçüncü telde ikinci perdede, yüzük parmağı ikinci telde üçüncü perdede.
En kalın iki tel çalınmıyor; sağ el dördüncü telden başlıyor.
Şimdi re majörle karşılaştır. Re majörde işaret üçüncü telde ikinci perdede, orta birinci telde ikinci perdede, yüzük ikinci telde üçüncü perdede.
Ortak nokta: yüzük parmağı ikisinde de aynı yerde — ikinci telde üçüncü perdede.
Ve fark: birinci telde çalınan nota bir perde geriye iniyor.
Yani majörden minöre yine tek bir parmak farkı var. Bu, mi majör ile mi minör arasında gördüğün şeyin aynısı.
Gitarda bu bir kural hâline geliyor: majör ile minör arasındaki fark neredeyse her zaman tek bir parmağın bir perde kayması. Ve bu, kulakta duyduğun renk farkının en somut fiziksel karşılığı.
Fa: neden farklı bir iş
Şimdi eşiğe geldik. Ve önce ne olduğunu doğru tanımlayalım.
Şu ana kadar öğrendiğin bütün akorlarda kural aynıydı: bir parmak, bir tel.
Fa'da bu bozuluyor. İşaret parmağın iki tele birden basıyor.
Bu neden zor? Çünkü parmak bunun için tasarlanmamış.
Parmağının ön yüzü, yani normalde bastırdığın yastık kısmı, yumuşak ve eklemin olduğu yerde bir çukuru var. Bu yüzeyi iki telin üstüne düz koyduğunda, tellerden biri o çukura denk geliyor ve yeterince bastırılmıyor.
Sonuç: bir tel çıkıyor, diğeri ölü.
Ve öğrenci daha çok bastırıyor. İşe yaramıyor, çünkü sorun kuvvette değil yüzeyde.
Fa'nın mekaniği
Çözüm şu: parmağını yan kenarına doğru yuvarla.
İşaret parmağının başparmaktan uzak olan yan kenarı, ön yüzünden daha sert ve daha düz. Orada çukur yok.
Yani parmağını tellerin üstüne düz koymak yerine, hafifçe dışa doğru çevirip o sert kenarı kullanırsın.
Bu tek düzeltme, fa akorunun en büyük engelini kaldırıyor ve öğrencilerin çoğu bunu hiç duymuyor. Yıllarca "daha çok bastır" diye çalışıyorlar.
Bu modülde tam bariyer istemiyoruz — yani altı tele birden basmak henüz gerekmiyor. Dört telli bir fa yeterli ve şöyle kuruluyor.
İşaret parmağın birinci ve ikinci tellere birinci perdede birlikte basıyor. Orta parmak üçüncü telde ikinci perdede. Yüzük parmağı dördüncü telde üçüncü perdede.
Sağ el dördüncü telden başlıyor; en kalın iki tel çalınmıyor.
Bu hâl, tam bariyerden belirgin biçimde kolay ve müzikal olarak aynı işi görüyor. Tam bariyeri ilerideki kurslarda kuracaksın.
Fa için başparmak ve bilek
İki ek düzeltme ve ikisi de fa'yı kolaylaştırıyor.
Başparmak aşağı iner. Diğer akorlarda başparmağın sapın üst kenarına doğru çıkabiliyordu. Fa'da bu çalışmıyor; başparmak sapın arka yüzüne, ortaya yakın bir yere iniyor.
Sebebi kaldıraç: işaret parmağının uygulaması gereken karşı kuvvet ancak başparmak arkada olduğunda verimli çalışıyor.
Bilek biraz öne çıkıyor. Bu, işaret parmağının tellere daha dik gelmesini sağlıyor.
Ama dikkat: birinci modüldeki uyarı hâlâ geçerli. Bileği aşırı bükmek zorlanma üretiyor. "Biraz öne" derken küçük bir ayarlamadan bahsediyoruz, bir kıvrımdan değil.
Ve şu: fa çalışırken el ağrıyorsa dur. Kısa ve sık çalış — günde birkaç kez, birer dakika. Uzun tek oturumlar fa'da işe yaramıyor.
Fa ne kadar sürer
Şimdi bu dersin belki de en önemli cümlesi.
Fa akoru haftalar alır. Bazı öğrencilerde bir ay, bazılarında daha uzun.
Bu normal.
Ve bunu bilmemek, gitarda en yaygın bırakma sebeplerinden biri. Öğrenci diğer akorları günlerde öğrendiği için fa'yı da günlerde bekliyor. Olmayınca kendini yetersiz sanıyor.
Oysa fa'da öğrenilen şey bir şekil değil, elin daha önce hiç yapmadığı bir hareket. Yeni bir kas kullanım biçimi kuruluyor ve bu, takvimle değil tekrarla ölçülüyor.
Pratik bir yaklaşım: fa'yı bir hedef değil bir arka plan işi olarak gör. Her çalışma seansının başında bir dakika fa dene, sonra bildiğin şeylerle devam et.
Bir gün ses çıkacak. Sonra bir gün akor değişiminde de çıkacak. Bu ikisi arasında da haftalar var ve o da normal.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: fa öğrenilen ilk bariyer akordur ve arkasında bütün klavye var. Bir parmakla birden çok tele basmayı öğrendiğinde, mi ve la şekillerini alıp klavye boyunca taşıyabiliyorsun. Yani fa bir engel değil, bir kapı. Bugün öğrendiğin dört telli hâl o kapının ilk aralığı.
İkincisi: parmaklandırma kararları bağlama göre değişir ve bu ömür boyu böyle sürer. Sol majörde yaptığın seçim, ileride çalacağın her parçada tekrarlanacak bir düşünce. Deneyimli gitaristler bir pasajı çalmadan önce parmaklandırmayı planlar; bu, notaları öğrenmek kadar temel bir iş.
Üçüncüsü: akorların hangi tonlarda kullanıldığını bilmek repertuvarı hızlandırıyor. Bugünkü akorlarla dördüncü modüldekiler birleştiğinde, popüler müziğin çok geniş bir bölümünü kapsıyorsun. Hangi akorların birbirini takip ettiğini fark etmeye başladığında, yeni bir şarkının akorlarını tahmin edebiliyorsun. Onuncu modülde bunu doğrudan kullanacağız.
Dördüncüsü: gitarın fiziksel kurulumu fa'yı belirgin biçimde etkiliyor. Tellerin klavyeye olan yüksekliği ayarlanabilir bir şeydir ve yüksek ayarlanmış bir gitarda fa gereğinden zordur. Fa'da aylardır tıkanan bir öğrencinin sorunu bazen tekniğinde değil çalgısında oluyor. Bir uzmana kontrol ettirmek, haftalarca uğraşmaktan ucuz.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Fa çıkmıyorsa daha çok bastırmalıyım. Sorun kuvvet değil yüzeydir; parmağın ön yüzündeki çukur tellerden birini yeterince bastırmaz. Çözüm parmağı yan kenarına yuvarlamaktır ve bu, ek kuvvet gerektirmez.
Yaygın yanlış: Fa'yı birkaç günde öğrenmeliyim. Haftalar alır ve bu normaldir. Diğer akorlar bir şekil öğretiyordu; fa elin daha önce hiç yapmadığı bir hareketi öğretiyor. Beklentiyi doğru kurmak, bırakma riskini doğrudan azaltır.
Yaygın yanlış: Parmaklandırma bir tercihtir. Bir karardır ve ölçütü bir sonraki akordur. Sol majörün nasıl basıldığı, do majöre ne kadar hızlı geçileceğini doğrudan belirler.
Yaygın yanlış: Do majörde parmaklarım yetmiyor. Açıklık parmaklardan değil, elin klavyeye geliş açısından gelir. Bileği hafifçe öne çıkarmak ve dirseği gövdeden uzaklaştırmak, parmakları zorlamadan gereken açıklığı sağlar.
Yaygın yanlış: Fa için tam bariyer şart. Bu seviyede değil. Dört telli fa müzikal olarak aynı işi görür ve tam bariyer ileride, el hazır olduğunda kurulur. Erken zorlamak hem sonucu geciktirir hem eli yorar.
Uygulama
Dört parçalı çalışma, toplam yirmi dakika. Fa için ayrı bir düzen var.
Birinci parça: üç akor. Do majör, sol majör ve re minörü sırayla bas ve her birinde telleri tek tek çal. Ölü tel bulduğunda bir üstündeki parmağa bak.
Beşer tekrar. Dördüncü modülün teşhis alışkanlığı burada sürüyor.
İkinci parça: kayma. Sol majörü ikinci parmaklandırmayla bas: yüzük altıncı telde, orta beşinci telde.
Şimdi iki parmağı birlikte bir tel ince tarafa kaydır ve işaret parmağını ekle. Do majör oldu.
İleri geri, on kez. Bu tek çalışma, sol-do geçişini bir hafta içinde oturtuyor.
Üçüncü parça: majör-minör. Re majörü bas, sonra yalnız birinci teldeki parmağı bir perde geriye al. Re minör oldu. On kez, dinleyerek.
Dördüncü parça: fa, ayrı düzen. Fa'yı bu çalışmanın içinde değil, gün içine yayarak çalış.
Günde üç kez, birer dakika. Her seferinde tek bir şeye dikkat et: işaret parmağın yan kenarında mı, ön yüzünde mi.
Ses çıkmasa bile devam et. Bugün ölçtüğün şey ses değil, parmağın açısı.
Ve el ağrırsa bırak. Yarın yine bir dakikan var.
Kilit özet
Bu modülde iki ayrı iş var ve takvimleri farklı: üç yeni akor birkaç günde oturur, fa haftalar alır. İkisini aynı takvimde beklemek, gitarda en yaygın bırakma sebeplerinden biridir.
Do majörde yenilik akorda değil elin açıklığındadır ve açıklık parmaklardan değil, bileğin ve dirseğin konumundan gelir.
Sol majörün parmaklandırması bir tercih değil bir karardır: uygun seçimde yüzük ve orta parmak birlikte, aynı perdede, bir tel ince tarafa kayarak do majöre geçer. Bu, dördüncü modüldeki mi majör-la minör kaymasının aynısıdır.
Majör ile minör arasındaki fark gitarda neredeyse her zaman tek bir parmağın bir perde kaymasıdır; re majör ile re minör arasında da öyledir.
Fa'da bir parmak birden çok tele basar ve zorluk kuvvette değil yüzeydedir: parmağın ön yüzündeki çukur bir teli yeterince bastırmaz. Çözüm parmağı sert ve düz olan yan kenarına yuvarlamaktır.
Sonraki derse köprü
Dokuz akorun oldu. Sırada onları müziğe çeviren şey var.
Bir sonraki modülde aşağı-yukarı vuruş ve vurgu çalışacağız. Akorları bilmek şarkı çalmak değil; aradaki fark sağ elde.
Üçüncü modülde kurduğun sürekli hareket eden sağ el, orada bütün vuruş kalıplarını taşıyacak. Ve göreceğiz ki bir vuruş kalıbı ezberlenecek bir dizi değil, sürekli sallanan bir elin hangi anlarda tele değdiği.
Bir uyarı: fa çalışmasını bir sonraki modülde de sürdür. Fa'nın oturması altıncı ve yedinci modüllere yayılacak ve bu tamamen normal. Şarkı çalmaya başlamak için fa'nın bitmesini bekleme; fa'sız çalınabilecek çok şey var ve fa arka planda olgunlaşıyor.