İçeriğe geç

GTR-101 · Modül 1 · L1 Başlangıç

Tutuş, sağ ve sol el

2.499 kelime · 18 örnek · yaklaşık 11 dakika okuma · seslendirme 17 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Gitarda iki el iki ayrı iş yapar: sol el perdeyi seçer, sağ el sesi üretir. İkisi doğru sırayla buluşmazsa ya vızıltı çıkar ya hiç ses çıkmaz.

Klavyeli çalgılardan farklı olarak gitarda tele doğrudan sen dokunursun; sesin karakteri temasın karakteridir ve nereye, neyle, hangi açıyla vurduğun tınıyı doğrudan değiştirir.

Vızıltının nedeni kuvvet değil yerdir. Parmak, perde aralığının ortasına değil gideceğin perde telinin hemen arkasına konur ve tele dik gelir; bunun için eklemlerin kıvrık olması gerekir.

En az basınç sınaması ilk günden kurulur: basınç azaltılır, vızıltının başladığı nokta bulunur ve onun biraz üstünde çalışılır. Fazla kuvvetin bedeli yorulma, yavaşlama ve tel gerildiği için perde kaymasıdır.

Parmak ucu hassasiyeti normaldir ve birkaç haftada geçer; eklem, bilek ya da önkol ağrısı normal değildir ve tekniğin bir yerinde hata olduğunu söyler. Bilek açısını belirleyen şey sapın yüksekliğidir.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci hayatında ilk kez gitar tutuyor.

Sol elinin bir parmağını bir tele bastırıyor. Sağ eliyle o tele vuruyor.

Ve çıkan ses bir ses değil. Boğuk bir vızıltı.

Öğrenci teşhisini koyuyor: yeterince bastırmıyorum.

Daha çok bastırıyor. Vızıltı sürüyor.

Daha da çok bastırıyor. Parmak ucu beyazlıyor, avuç içi kasılıyor, önkol sertleşiyor.

Yirmi dakika sonra eli ağrıyor ve öğrenci şunu söylüyor: "Parmaklarım çok zayıf."

Şimdi bakalım.

O vızıltının kuvvetle hiçbir ilgisi yoktu. Parmak yanlış yerdeydi ve telin üstüne yanlış açıyla geliyordu.

Yani öğrenci doğru sorunun yanlış çözümünü buldu ve o çözüm işi kötüleştirdi. Bastırdıkça hem ses düzelmedi hem eli yoruldu.

Ve şu var: gitarı bırakan insanların büyük kısmı ilk üç haftada bırakıyor. Sebeplerin başında da bu geliyor — ses çıkmıyor ve el ağrıyor.

Bu dersin tamamı o üç haftayı geçirmek üzerine.

Bu derste ne olacak

Önce gitarda iki elin neden birbirinden tamamen farklı iki iş yaptığını göreceğiz; bu ayrım her şeyin başlangıcı. Sonra sol elde nereye bastığının ne kadar bastığından önemli olduğunu kuracağız ve en az basınç sınamasını yapacağız. Ardından başparmağın ve bilek açısının işini konuşacağız. Sonra sağ ele geçeceğiz ve gitarın klavyeli çalgılardan ayrıldığı yeri göreceğiz. En sonda ağrının iki türünü ayıracağız. Ders bittiğinde tek bir temiz ses üretebiliyor ve elini ağrıtmadan çalışabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Gitarda iki elin iki ayrı iş yapar.

Bu cümle basit görünüyor ama gitarın bütün zorluğunu ve bütün mantığını içeriyor.

Sol elin perdeyi seçer. Bir teli klavyeye bastırdığında telin titreşen kısmını kısaltırsın ve ses tizleşir. Sol el hangi sesin çıkacağına karar verir ama tek başına neredeyse hiç ses üretmez.

Sağ elin sesi üretir. Tele vurur, çeker ya da tırmalar. Sesin var olup olmaması, ne kadar yüksek olduğu ve ne zaman başladığı sağ elde belirlenir.

Şimdi buradan çıkan sonuca dikkat: iki el aynı anda ve doğru sırayla çalışmak zorunda.

Sol el hazır değilken sağ el vurursa vızıltı çıkar. Sol el hazırken sağ el vurmazsa hiç ses çıkmaz.

Klavyeli çalgılarda böyle bir ayrım yoktur; orada tek bir hareket hem perdeyi seçer hem sesi üretir. Gitarda bu iki karar ayrılmıştır ve birleştirilmesi gerekir.

Bu, gitarı başlangıçta zorlaştıran şeydir. Ama aynı ayrım, ileride gitarın ifade zenginliğini de üretiyor — çünkü sesi ürettiğin an üzerinde ayrı bir kontrolün var.

Ve bir şey daha, bu belirleyici: gitarda tele sen dokunuyorsun.

Piyanoda parmağınla tel arasında bir mekanik vardır; sen mekaniği hareket ettirirsin, tele o çarpar. Gitarda araya bir şey girmiyor. Parmağın ya da penan doğrudan telle temas ediyor.

Yani sesin karakteri, temasın karakteridir. Nereye vurduğun, neyle vurduğun, hangi açıyla vurduğun doğrudan tınıyı değiştirir.

Bu, gitarın en büyük ifade imkânı ve aynı zamanda başlangıçta en çok ihmal edilen taraf.

Mekanizma

Sol el: nerede bastığın, ne kadar bastığından önemlidir

Açılış sahnesindeki vızıltıya dönelim. İki sebebi olabilir ve ikisi de yerle ilgili.

Birinci sebep: parmak perde telinden uzakta.

Klavyedeki metal çubuklara perde teli denir. Bir sesi bastırdığında telin titreşen kısmı, senin parmağında değil, o metal çubukta biter.

Yani parmağın işi teli çubuğa yaslamak.

Bunun sonucu şu: parmağını perde aralığının ortasına değil, gideceğin perde telinin hemen arkasına koyarsın.

Ortaya bastığında tel çubuğa tam oturmaz ve titreşirken ona çarpar. Duyduğun vızıltı budur.

Bu tek düzeltme, yeni başlayanların ses sorunlarının büyük bölümünü çözüyor. Ve hiç ek kuvvet gerektirmiyor.

İkinci sebep: parmak yatık geliyor.

Parmağın tele dik gelmeli ve teli parmak ucuyla bastırmalısın. Yatık gelen bir parmak, yan taraftaki tele de değer ve onu susturur.

Bu, tek notada bir sorun gibi görünmüyor. Akorlara geçtiğinde asıl sorun oluyor: akorun bir sesi çıkmıyor ve öğrenci hangi parmağın suçlu olduğunu bulamıyor.

Parmağın dik gelebilmesi için de eklemlerin kıvrık olması gerekiyor. Düz uzatılmış bir parmak dik gelemez.

En az basınç sınaması

Şimdi çok pratik bir sınama ve bunu ilk günden yapmanı istiyorum.

Bir tele bas ve çal. Ses temiz çıksın.

Şimdi basıncı yavaş yavaş azalt. Bir noktada vızıltı başlayacak.

Tam o noktanın biraz üstü, senin çalışman gereken basınçtır.

Öğrencilerin neredeyse tamamı bu noktanın çok üstünde çalıyor. Çoğu, gerekenin birkaç katı kuvvet uyguluyor.

Fazla kuvvetin üç bedeli var.

Birincisi: yorulma. Gereğinden fazla kasılan bir el on dakikada tükeniyor.

İkincisi: yavaşlama. Sıkıca bastırılmış bir parmak kaldırılmak için de zaman istiyor. Akor geçişlerinde kaybedilen sürenin bir kısmı buradan geliyor.

Üçüncüsü: perde kayması. Aşırı bastırılan bir tel hafifçe gerilir ve sesi tizleşir. Yani çok bastırmak, akort dışına çıkmaya yol açabiliyor.

Bu sınamayı her yeni akorda tekrarla. Alışkanlık kurulana kadar birkaç hafta sürüyor ve sonra kendiliğinden çalışıyor.

Başparmak bir kıskaç değildir

Sol elin başparmağı klavyenin arkasında durur.

Genel bir başlangıç yerleşimi şu: başparmak, kabaca orta parmağın karşısında ve klavyenin arka yüzünün ortasına yakın.

Ama asıl mesele yeri değil, işi.

Başparmak sıkmaz. Diğer parmakların uyguladığı kuvvete karşılık veren bir dayanak noktasıdır.

Öğrencilerin yaygın hatası başparmakla diğer parmakları bir kıskaç gibi kullanmak. Bunu yaptığında avuç içi kasılıyor ve el, klavye boyunca hareket edemez hâle geliyor.

Sınama basit: çalarken başparmağını klavyeden bir an için ayırabiliyor musun? Ayırdığında ses hemen bozuluyorsa çok sıkıyorsun demektir.

Ve şu: başparmağın yeri sabit değil. Farklı akorlarda ve farklı pozisyonlarda kayar. Onu bir yere çivilemek, sonraki modüllerde işini zorlaştırıyor.

Bilek açısı ve oturuş

Kısa ama önemli bir bölüm, çünkü burada bir sakatlanma riski var.

Sol bileğin ne kadar bükülürse, bilek içindeki yapılar o kadar sıkışıyor. Aşırı bükülmüş bir bilekle uzun süre çalışmak, gitarda en sık görülen zorlanma sebeplerinden.

Ve bilek açısını belirleyen şey bilek değil, gitarın duruşu.

Gitarın sapı çok aşağıdaysa sol bileğin bükülmek zorunda kalır. Sapı biraz yukarı kaldırdığında bilek kendiliğinden düzleşir.

Oturarak çalışıyorsan iki yerleşim var. Gitarı sağ bacağına koymak alışılmış ve rahat olandır. Sol bacağa koymak — genellikle bir ayak taburesiyle — sapı yükseltir ve bileği rahatlatır; klasik gitarda standart olan budur.

Hangi yerleşimi seçersen seç ölçüt aynı: sol bileğin belirgin biçimde bükülmüyor olmalı.

Ayakta çalışıyorsan askının boyu aynı işi yapıyor. Gitar çok aşağıdaysa görüntü ne olursa olsun bilek bedelini ödüyor.

Sağ omzun da yukarı kalkmamalı. Kalkıyorsa ya gitar çok yüksek ya sen ona uzanıyorsun.

Sağ el: temas neredeyse tınıdır

Şimdi gitarın klavyeli çalgılardan ayrıldığı yere geliyoruz.

Tele sen dokunduğun için, dokunuşun her ayrıntısı sese geçiyor. Üç değişken var ve üçü de ilk günden farkedilebilir.

Birincisi: telin neresine vurduğun. Eşiğe yakın vurduğunda ses daha parlak ve keskin çıkar. Ses deliğine ya da sapa doğru kaydıkça yumuşar ve yuvarlaklaşır.

Bunu şimdi dene. Aynı teli iki farklı noktada çal ve farkı duy. Hiçbir teknik gerektirmiyor ve gitarın ifade aralığını ilk günden gösteriyor.

İkincisi: neyle vurduğun. Pena sert ve net bir başlangıç verir. Parmak eti daha yumuşak bir başlangıç verir. Tırnak ikisinin arasındadır.

Üçüncüsü: hangi açıyla vurduğun. Pena tele tam dik gelirse ses sert çıkar ve bir tıkırtı duyulur. Hafif açılı geldiğinde pena telin üstünden kayar ve ses daha pürüzsüz olur.

Pena tutuşu için iki kural yeterli.

Bir: gevşek tut. Sıkı tutulan bir pena tele takılır ve kolu yorar. Elinden düşmeyecek kadar, ama bir o kadar.

İki: ucu az çıksın. Penanın parmaklarından dışarı çıkan kısmı küçük olsun. Çok çıkan bir pena esner, kontrolü kaybettirir ve tele takılır.

Ve hareketin kendisi: pena telin içinden geçer, teli itmez. İtmeye çalışırsan tel gerilir ve ses hem sert hem falso çıkar.

Ağrının iki türü

Bu bölüm gitara özgü ve dürüst olmak zorundayız.

İlk haftalarda parmak uçların ağrıyacak. Bu normal.

Sebebi basit: parmak ucundaki deri ince bir tele bastırılıyor ve buna alışkın değil. Birkaç hafta içinde deri kalınlaşıyor ve rahatsızlık geçiyor.

Ama şunu net ayıralım.

Parmak ucu hassasiyeti normaldir. Yüzeysel, deriyle ilgili ve geçicidir. Günde kısa ve sık çalışmak, uzun tek oturumdan daha iyi geçirtiyor.

Eklem, bilek ya da önkol ağrısı normal değildir. Bu, tekniğin bir yerinde hata olduğunun bilgisidir. Genellikle üç sebepten biri: gereğinden fazla bastırmak, bükülmüş bilek ya da omuzda gerginlik.

Bu ikinci tür ağrı ortaya çıkıyorsa dur ve sebebi ara. "Alışırım" diye devam etmek, gitarda uzun süreli sorunların en yaygın başlangıcı.

Ve pratik bir kural: ilk haftalarda günde on beş dakika, haftada iki kez bir saatten hem daha iyi öğretiyor hem parmak uçlarını daha hızlı alıştırıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Dört nokta.

Birincisi: sağ el, gitarda kimliği belirleyen eldir. Başlangıçta bütün dikkat sol ele gider çünkü zorlanan orasıdır. Ama iki gitaristi birbirinden ayıran şey neredeyse her zaman sağ eldir — zamanlama, vuruş karakteri, dinamik aralık. Sol el neyi çaldığını, sağ el nasıl çaldığını belirler.

İkincisi: en az basınçla çalmak bir hız tekniğidir. Yalnız yorulmamak için değil. Parmakların hafif bastığında hem inmesi hem kalkması hızlanır ve akor geçişleri kısalır. On birinci modüldeki tempo çalışmasının fiziksel zemini burada kuruluyor.

Üçüncüsü: gitar bedene göre ayarlanır, beden gitara göre değil. Askı boyu, oturuş, ayak taburesi, hatta gitarın boyutu değişkendir. Rahatsız bir kurulumla yıllarca çalışan gitaristler, düzeltilebilir bir sorunu kader sanıyor.

Dördüncüsü: bu modülün alışkanlıkları şimdi ucuz, sonra pahalı. Aşırı bastırma alışkanlığı üç haftada düzelir, üç yılda aylar sürer — çünkü artık düzeltilecek şey bir hareket değil, o hareketin üstüne kurulmuş bütün repertuvardır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Ses çıkmıyorsa daha çok bastırmalıyım. Vızıltının nedeni neredeyse her zaman yerdir: parmak perde telinden uzaktır ya da tele yatık geliyordur. Daha çok bastırmak sesi düzeltmez, yalnız eli yorar ve öğrenciyi bıraktırır.

Yaygın yanlış: Parmaklarım güçlenmeli. Gitar çalmak için gereken kuvvet düşüktür; sorun kuvvet değil, kuvvetin yönü ve yeridir. "Güçlendirme" adına yapılan zorlamalı çalışmalar en sık sakatlanma sebeplerindendir.

Yaygın yanlış: Başparmak sıkı tutmalı. Başparmak bir dayanak noktasıdır, bir kıskaç değil. Sıkı tutulduğunda avuç kasılır, el hareket edemez ve pozisyon değişimleri imkânsızlaşır.

Yaygın yanlış: Gitarın nasıl durduğu bir görüntü meselesidir. Sapın yüksekliği doğrudan sol bilek açısını belirler ve aşırı bükülmüş bir bilek gitardaki en yaygın zorlanma sebeplerindendir. Duruş bir tercih değil, bir teknik karardır.

Yaygın yanlış: Ağrı işin bir parçasıdır, alışırım. Parmak ucu hassasiyeti geçicidir ve normaldir; eklem, bilek ya da önkol ağrısı değildir. İkincisi ortaya çıktığında durup sebebi aramak gerekir.

Uygulama

Dört parçalı çalışma, toplam on beş dakika. Bu modülde süre kısa tutuluyor ve sebebi parmak uçların.

Birinci parça: kurulum. Otur ve gitarı yerleştir. Üç şeyi kontrol et: sol bileğin belirgin biçimde bükülmüyor, sağ omzun kalkmıyor, gitar kaymadan duruyor. Üçü tamamsa kurulmuş sayılırsın.

İkinci parça: yer çalışması. Bir teli ikinci perdede bas ve çal. Önce perde aralığının ortasına bas, sonra perde telinin hemen arkasına. İki sesi karşılaştır. Beş kez tekrarla.

Bu karşılaştırma, kuvvet yerine yerin ne kadar iş yaptığını sana bir kez ve kalıcı olarak gösteriyor.

Üçüncü parça: en az basınç. Aynı notada basıncı yavaşça azalt ve vızıltının başladığı noktayı bul. Sonra o noktanın hemen üstünde çal. Her parmakla birer kez, toplam dört tekrar.

Dördüncü parça: temas noktası. Boş bir teli üç farklı yerde çal: eşiğe yakın, ortada ve sapa yakın. Üç sesi dinle.

Hiçbir şey öğrenmen gerekmiyor; yalnız duy. Bugün duyduğun bu fark, ileride ifade dediğimiz şeyin ham hâli.

Ve bugün on beş dakikayı aşma. Parmak uçların yarın da çalışmak zorunda.

Kilit özet

Gitarda iki el iki ayrı iş yapar: sol el perdeyi seçer, sağ el sesi üretir. İkisi doğru sırayla buluşmazsa ya vızıltı çıkar ya hiç ses çıkmaz.

Klavyeli çalgılardan farklı olarak gitarda tele doğrudan sen dokunursun; sesin karakteri temasın karakteridir ve nereye, neyle, hangi açıyla vurduğun tınıyı doğrudan değiştirir.

Vızıltının nedeni kuvvet değil yerdir. Parmak, perde aralığının ortasına değil gideceğin perde telinin hemen arkasına konur ve tele dik gelir; bunun için eklemlerin kıvrık olması gerekir.

En az basınç sınaması ilk günden kurulur: basınç azaltılır, vızıltının başladığı nokta bulunur ve onun biraz üstünde çalışılır. Fazla kuvvetin bedeli yorulma, yavaşlama ve tel gerildiği için perde kaymasıdır.

Parmak ucu hassasiyeti normaldir ve birkaç haftada geçer; eklem, bilek ya da önkol ağrısı normal değildir ve tekniğin bir yerinde hata olduğunu söyler. Bilek açısını belirleyen şey sapın yüksekliğidir.

Sonraki derse köprü

Bedeni ve tutuşu kurduk. Sırada tek bir sesi güvenilir biçimde üretmek var.

Bir sonraki modülde tek tel üzerinde temiz ses çalışacağız. Bugün bulduğun yeri ve basıncı, artık her seferinde ve bakmadan bulabilmen gerekiyor.

Orada iki elin buluşma anını da ele alacağız: sol elin ne kadar önce hazır olması gerektiği ve sağ elin tam olarak ne zaman vurduğu. Bugün ayrı tanıdığımız iki el, orada senkronize olacak.

Bir uyarı: ikinci ve üçüncü uygulama parçalarını her gün tekrarla ama süreyi uzatma. Bu modülde ilerleme, uzun çalışmayla değil sık çalışmayla geliyor — parmak uçların gün aşırı değil her gün, ama kısa temaslarla alışıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi kesilmeden çekilmeli: vızıltı, artan basınç, beyazlayan parmak ucu ve kasılan önkol aynı planda görünmeli. Sesin düzelmediği duyulmalı; kurgu bunu çözmemeli.

Perde teli bölümünde klavye yandan ve yakın çekilmeli. Telin perde teline oturuşu yavaşlatılmış olarak gösterilmeli; ortaya basıldığında telin çubuğa çarptığı görünür ve duyulur olmalı.

Yatık parmak bölümünde üstten çekim gerekli: yatık gelen parmağın yan teli susturduğu, akor çalınırken hangi sesin eksildiğiyle birlikte gösterilmeli.

En az basınç sınaması gerçek zamanlı ve tek çekimde verilmeli; vızıltının başladığı an bir işaretle durdurulup çalışılacak aralık ekranda gösterilmeli.

Temas noktası bölümünde aynı boş tel üç farklı noktada çalınmalı ve ses dalgası altta yan yana durmalı. Üç ses arasındaki fark kurguyla vurgulanmamalı; ham hâliyle duyulmalı. Örnek kutularında marka adı, model adı ya da telifli malzeme kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

GTR-101 — Sıfırdan Gitar I kursunun 12 modülünden 1. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.