Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir notanın yanlış duyulması her zaman parmağın hatası değil; tel doğru sesi taşımıyorsa parmak doğru yere bassa bile sonuç yanlış çıkıyor.
Kafadaki burgu telin gerginliğini değiştiriyor, gerginlik değiştikçe ses de değişiyor: sıkmak inceltiyor, gevşetmek kalınlaştırıyor.
Altı tel kalından inceye doğru sırayla mi, la, re, sol, si ve mi sesine oturuyor; bu dizilim her gitarda aynı.
Yeni başlayan bir kulak henüz kendi başına doğru yüksekliği üretemiyor, bu yüzden sesi ölçen bir araç ya da uygulama dışarıdan sabit bir referans sağlıyor.
Hedefe her zaman aşağıdan yaklaşmak gerekiyor; yukarıdan gevşeyerek inmek burguda görünmeyen bir gevşeklik bırakıyor ve akort kısa sürede kayıyor.
Yeni takılan bir tel akordunu hemen tutmuyor, bu bir arıza değil, sarımın henüz oturmamış olmasının doğal sonucu.
Akort tek seferlik bir iş değil; sıcaklık, nem ve çalmanın kendisi akordu sürekli değiştirdiği için her eline alışta yeniden kontrol ediliyor.
Acemiyi en çok yoran üç hata, yanlış burguyu çevirmek, bakmadan hızlı çevirip teli koparmak ve zaten bozuk bir teli referans alıp bütün gitarı ona uydurmak.
Açılış sahnesi
Genç kucağına gitarı almış, öğrendiği tek diziyi baştan sona çalıyor. Parmaklar doğru perdelere basıyor, sıra doğru, tempo bile fena değil. Ama kulağına gelen şey rahatsız edici; her nota bir öncekiyle uyuşmuyor, sanki birbirine yabancı sesler art arda diziliyor.
Diziyi baştan başlatıyor. Aynı parmaklar, aynı sıra, aynı sonuç. Elini kaldırıp bir süre gitara bakıyor, sonra kendi kulağını sorguluyor; belki müziğe yatkın değil, belki bu iş ona göre değil. Bu düşünce içine bir an için yerleşiyor ve orada kalmaya başlıyor.
Odaya giren biri sesi duyuyor, gitarı elinden hafifçe alıyor, kafadaki küçük parçalardan birine dokunup çeviriyor. Sonra geri veriyor. Genç aynı diziyi bir kez daha çalıyor; bu sefer notalar birbirine oturuyor, kulağa doğru geliyor. Parmaklar hiçbir şey değiştirmedi, dizi aynı dizi, tempo aynı tempo.
Genç bir an duruyor, biraz da şaşkın. Yanlış olan kendisi değilmiş.
Bu derste ne olacak
Önce bu sahnenin neden bu kadar yaygın olduğuna, yani doğru çalınan bir şeyin yanlış duyulabildiği o tuhaf duruma bakacağız ve bunun neden acemiyi kendinden şüphelendirdiğini göreceğiz. Sonra kafadaki o küçük parçanın tam olarak neyi değiştirdiğini, gerginlik ile yükseklik arasındaki ilişkiyi kuracağız. Ardından altı telin sırayla hangi sesi taşıması gerektiğini öğreneceğiz. Sonra neden kulağın tek başına bu işi göremediğine ve dışarıdan bir referansın neden şart olduğuna bakacağız. Devamında hedefe her zaman aynı yönden yaklaşmanın, yani aşağıdan yukarı çıkmanın neden işe yaradığını göreceğiz. Yeni telin neden hemen akordunu tutmadığını hatırlayacağız ve akordun neden tek seferlik değil, her elde alışta tekrarlanan bir kontrol olduğunu kuracağız. En sonda acemiyi en çok zorlayan üç hataya değineceğiz. Ders bittiğinde eline aldığın her gitarı kendi başına, dışarıdan yardım beklemeden akort edip edemediğini kontrol edebiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir notanın "doğru" ya da "yanlış" olması, çalan parmağın becerisinden önce başka bir şeye bağlı: o notanın hedeflediği sesin, olması gereken sesle örtüşüp örtüşmediğine. Parmak tam yerine bassa bile, tel o notanın karşılığı olan sesi taşımıyorsa, çıkan şey yanlış duyuluyor; hatanın kaynağı parmak değil, tel.
Bu ayrım küçük görünüyor ama sonucu büyük. Yeni başlayan biri bu ayrımı henüz bilmediği için, yanlış duyduğu her sesi kendi hatası sanıyor. Oysa aynı anda iki ayrı şey doğru olabilir: parmak doğru yere basmış olabilir ve çıkan ses yine de yanlış olabilir. Yeni başlayanın öğrenmesi gereken şey tam olarak bu ikisini birbirinden ayırabilmek.
Ayırmanın yolu, çalmadan önce telin zaten doğru sesi taşıyıp taşımadığını kontrol etmekten geçiyor. Bu kontrolün adı akort ve bu ders o kontrolün nasıl yapıldığını baştan sona anlatıyor.
Mekanizma
Burgu neyi değiştiriyor: gerginlik ve yükseklik
Kafadaki küçük mekanizmalar, yani burgular, telin iki ucundan birini tutuyor ve o telin ne kadar gergin durduğunu ayarlıyor. Burguyu bir yöne çevirdiğinde tel daha çok geriliyor, öbür yöne çevirdiğinde gerginlik azalıyor. Mekanizma bundan ibaret; küçük bir hareket, telin ne kadar sıkı durduğunu değiştiriyor.
Gerginlik değiştiğinde telin verdiği ses de değişiyor. Daha gergin bir tel daha hızlı titreşiyor, bu hız kulakta daha ince, daha tiz bir ses olarak duyuluyor. Daha gevşek bir tel daha yavaş titreşiyor, bu yavaşlık daha kalın, daha pes bir ses veriyor. Sıkmak inceltiyor, gevşetmek kalınlaştırıyor; akort denen işlemin fiziksel özeti bu iki cümleden ibaret.
Burada karıştırılmaması gereken bir nokta var: burgu telin kütlesini ya da titreşen boyunu değiştirmiyor, yalnızca gerginliği değiştiriyor. Kalın ya da ince bir tel seçmek başka bir konuydu; burgu, elindeki hangi tel olursa olsun, o telin gerginliğini ayarlayan tek araç.
Altı telin sırası: kalından inceye doğru sesler
Bir gitarın altı teli, kalından inceye doğru dizildiğinde belli bir sese oturuyor ve bu dizilim standart, yani her gitarda aynı sırayla tekrar ediyor. En kalın telden başlayarak sırayla mi, la, re, sol, si ve en ince telde yine mi sesi bekleniyor. Bu altı ses, akort edilmiş bir gitarın temel hâli; her tel kendi sırasındaki bu sese ulaştığında gitar akortlu sayılıyor.
Bu dizilimi ezberlemek, akort etmenin ilk şartı. Hangi telin hangi sesi taşıması gerektiğini bilmeden, o telin şu an doğru mu yanlış mı olduğunu söylemek mümkün değil. Sıra kafada net durduğunda, elindeki gitara bakıp hangi telin hangi burguya bağlı olduğunu izlemek de kolaylaşıyor; kafadaki burgular genellikle tellerin geldiği sırayla diziliyor.
Altı sesin aynı aralıkla değil, kendine özgü bir örüntüyle art arda geldiğini şimdilik bilmen yeterli; bu örüntünün neden böyle kurulduğu, çalma tekniğine geçildiğinde ayrı bir konu olarak karşına çıkacak. Burada tutman gereken tek bilgi, altı telin sabit ve tekrar eden bir hedefi olduğu.
Neden kulağın kendi başına yetmiyor
Yeni başlayan bir kulak, bir sesi duyduğunda onun ne kadar yüksek ya da alçak olduğunu kendi başına, hiçbir referans olmadan söyleyemiyor. Bu bir eksiklik değil, henüz gelişmemiş bir beceri; sürekli müzikle uğraşan bir kulak zamanla bu farkı daha iyi ayırt etmeye başlıyor, ama başlangıçta bu yeteneğe güvenmek riskli.
Referans olmadan yapılan bir akort, "kulağa hoş gelen" bir sonuca ulaşabiliyor ama bu sonuç tutarlı olmuyor; aynı kulak farklı günlerde farklı bir yeri "doğru" sayabiliyor. Oysa akordun işe yaraması için her seferinde aynı hedefe ulaşması gerekiyor, yoksa dün doğru çalınan bir şey bugün yanlış duyulmaya başlıyor.
Bu yüzden başlangıçta dışarıdan sabit bir kaynak kullanılıyor: sesi ölçüp doğru yüksekliği gösteren küçük bir araç, ya da telefona kurulan ve aynı işi yapan bir uygulama. Bu araç, kulağın henüz üretemediği o sabit referansı dışarıdan sağlıyor. Zamanla kulak kendi başına da bir şeyleri ayırt etmeye başlıyor, ama bu gelişme aracı bir kenara atmayı değil, ona daha az ihtiyaç duymayı getiriyor.
Hedefe aşağıdan yaklaşmak
Bir teli hedef sese getirirken izlenecek yön önemli. En kullanışlı kural şu: hedefi geçip sonra geri gelmek yerine, her zaman hedefin altından başlayıp yukarı doğru çıkmak. Yani tel önce gerekenden biraz daha gevşekken, burgu yavaşça sıkılarak hedefe ulaşılıyor.
Bunun tersi, yani hedefi yukarıdan geçip sonra gevşeterek geri inmek, kulağa aynı sesi verse bile burguda ve tel sarımında görünmeyen bir gevşeklik bırakıyor. Bu gevşeklik hemen belli olmuyor, ama tel çalınmaya başladığında kendini gösteriyor: az önce doğru olan ses birkaç vuruş içinde kayıyor, sanki akort hiç yapılmamış gibi bir izlenim oluşuyor.
Aşağıdan yaklaşmanın sağladığı şey, burgunun ve üzerine sarılı telin aynı yönde, sıkışmış bir gerginlikte kalması. Bu küçük alışkanlık, akort turunun sonunda "neden hâlâ kayıyor" sorusunu büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Yeni telin akordu tutmaması
Yeni takılmış bir tel, ilk elde alışta akordunu tutmuyor; birkaç kez akort edilip çalındıktan sonra bile kısa sürede kayabiliyor. Bu, telin bir kusuru değil, telin daha önce hiç gerilmemiş olmasının doğal sonucu; burguya yeni sarılmış bir tel, tam oturana kadar kendi içinde küçük bir gevşeme payı taşıyor.
Bu durumda yapılacak şey basit: telin akordunu birkaç kez art arda kontrol edip düzeltmek, sabırla kayması bitene kadar beklemek. Bir süre sonra aynı tel artık öteki teller kadar sağlam kalıyor. Bu geçiş dönemini bir arıza sanıp teli değiştirmeye kalkmak, olmayan bir soruna çözüm aramak demek.
Akort tek seferlik bir iş değil
Bir gitar bir kez akort edildikten sonra o hâlde kalmıyor. Sıcaklık değiştiğinde tel malzemesi genişleyip büzülüyor, nem değiştiğinde gövde ve sap küçük ölçüde tepki veriyor, çalmanın kendisi bile telin gerginliğini yavaş yavaş etkiliyor. Bütün bu küçük etkiler bir araya geldiğinde, dün akortlu bırakılan bir gitar bugün hafifçe kaymış olabiliyor.
Bu yüzden akort, bir kere yapılıp unutulan bir görev değil, gitarı her eline aldığında tekrar bakılan bir kontrol. Bu kontrol uzun sürmüyor; birkaç teli hızlıca dinleyip gerekirse ince bir düzeltme yapmak, oturma alışkanlığının doğal bir uzantısı oluyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: akort süresi kısaldıkça güven artar, ama hız güvenden önce gelmez. İlk turlarda her teli uzun uzun dinlemek gerekiyor; bu yavaşlık bir beceri eksikliği değil, henüz kurulmamış bir alışkanlığın doğal hâli. Zamanla aynı iş çok daha kısa sürede bitiyor, çünkü kulak da referans araca destek olmaya başlıyor.
İkincisi: bir telin akordu öbür tellerin akordunu da hafifçe etkileyebiliyor. Bir teli sıkmak sapa ve gövdeye küçük bir yük bindiriyor, bu yük öteki tellerin gerginliğini de az miktarda kaydırabiliyor. Bu yüzden akort turunun sonunda baştaki telleri bir kez daha kontrol etmek, tek seferde bitmiş sanılan işi gerçekten bitiriyor.
Üçüncüsü: aşağıdan yaklaşma kuralı yalnızca ilk akort için değil, her düzeltme için geçerli. Çalma sırasında bir telin hafifçe kaydığını fark ettiğinde de aynı yönü izlemek, o küçük düzeltmenin de kalıcı olmasını sağlıyor.
Dördüncüsü: aracı kullanmak bir zayıflık değil. Deneyim arttıkça bazı çalanlar sesi kabaca kulakla da tanıyabiliyor, ama bu, aracı bir kenara bırakmayı zorunlu kılmıyor; kesinlik gerektiğinde sabit referansa dönmek her seviyede makul bir tercih.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: hangi telin hangi burguya bağlı olduğunu bilmeden bir burguyu çevirmek. Bu, yanlış teli çekip asıl sorunlu teli hiç değiştirmeden bırakıyor; önce hangi burgunun hangi tele karşılık geldiğini gözle takip etmek gerekiyor.
Yaygın yanlış: sesi dinlemeden, yalnızca hissederek burguyu hızlı ve büyük hareketlerle çevirmek. Bu davranış telin taşıyabileceği gerginliği fark etmeden aşıp kopmaya kadar götürebiliyor; küçük ve yavaş hareketler aynı sonucu çok daha güvenli verir.
Yaygın yanlış: zaten yanlış duran bir teli referans alıp bütün gitarı ona göre ayarlamak. Bu, tek bir hatayı altı tele birden yayıyor ve sonunda hiçbir tel gerçek hedef sesi taşımıyor; her tel kendi başına, dışarıdan gelen sabit bir kaynağa göre kontrol edilmeli.
Yaygın yanlış: akordu yalnızca ilk gün yapılan, sonra hiç bakılmayan bir iş sanmak. Sıcaklık, nem ve çalmanın kendisi akordu sürekli değiştiriyor; gitar her eline alındığında yeniden kontrol edilmesi gereken bir düzen bu.
Yaygın yanlış: hedefi yukarıdan geçip gevşeterek geri inmek. Kulağa o an doğru gelse bile bu yöntem burguda görünmeyen bir gevşeklik bırakıyor ve tel çok kısa süre içinde tekrar kayıyor.
Yaygın yanlış: yeni takılan bir telin akordunu tutmamasını arıza sanıp teli hemen değiştirmeye kalkmak. Bu kayma sarımın henüz oturmamış olmasından kaynaklanıyor; birkaç kez sabırla düzeltmek sorunu kendiliğinden ortadan kaldırıyor.
Uygulama
Gitarı olan biri için akort turu şöyle işliyor. Önce sesi ölçen aracı çalıştır ve gitarı sessiz bir odada tut, çünkü çevredeki gürültü aracın ölçümünü de kulağını da zorlaştırıyor. En kalın telden başla; o teli çal, aracın gösterdiği yükseklik ile hedef ses arasındaki farka bak. Eğer tel hedefin üzerindeyse, yani gereğinden gergin duruyorsa, burguyu yavaşça gevşetip önce hedefin biraz altına in; sonra küçük hareketlerle sıkarak yukarı doğru çık ve tam hedefe oturduğunda dur. Aynı sırayı öbür beş tel için de tekrarla, her defasında aynı aşağıdan yaklaşma kuralına uyarak.
Bu turu bir kez tamamladıktan sonra hemen bırakma; en kalın telden başlayıp hepsini bir kez daha hızlıca kontrol et, çünkü bir telin gerginliği öbürlerini hafifçe etkilemiş olabilir. İkinci turda genellikle çok küçük düzeltmeler yeterli oluyor, bazen hiçbir düzeltme gerekmiyor. Bu ikinci kontrolü atlamak, ilk turdaki emeği yarım bırakmak gibi bir şey; birkaç saniyelik bu ek adım, akordun gerçekten oturup oturmadığını gösteriyor.
Gitarı henüz olmayan biri de bu dersin özünü kaybetmeden çalışabilir. Bir telefon uygulaması ya da bir sesli örnek üzerinden art arda çalınan iki farklı yükseklik dinle ve hangisinin daha ince, hangisinin daha kalın olduğunu, hiçbir görsel yardım almadan yalnızca kulakla ayırt etmeye çalış. Bu alıştırmayı birkaç kez tekrarladığında, bir sesin öbüründen ince mi kalın mı olduğunu söylemek gitgide daha kolay hâle geliyor; bu da ileride gerçek bir gitarla karşılaştığında kulağının tamamen boş olmayacağı anlamına geliyor.
Son olarak, gitarı olsun ya da olmasın, şu soruyu kendine sorman faydalı: bugüne kadar bir sesi "kulağa hoş geldi" diye onayladığın bir an oldu mu, yoksa hep dışarıdan bir kaynağa mı baktın? Bu soru, henüz fark etmediğin bir alışkanlığı ortaya çıkarabiliyor. Dışarıdan bir kaynağa bakma alışkanlığı henüz yoksa, bu dersten sonraki ilk denemende onu kurmak, ileride kulağının yanlış bir sese alışmasını önleyen en az çaba isteyen önlem oluyor.
Kilit özet
Bir notanın yanlış duyulması her zaman parmağın hatası değil; tel doğru sesi taşımıyorsa parmak doğru yere bassa bile sonuç yanlış çıkıyor.
Kafadaki burgu telin gerginliğini değiştiriyor, gerginlik değiştikçe ses de değişiyor: sıkmak inceltiyor, gevşetmek kalınlaştırıyor.
Altı tel kalından inceye doğru sırayla mi, la, re, sol, si ve mi sesine oturuyor; bu dizilim her gitarda aynı.
Yeni başlayan bir kulak henüz kendi başına doğru yüksekliği üretemiyor, bu yüzden sesi ölçen bir araç ya da uygulama dışarıdan sabit bir referans sağlıyor.
Hedefe her zaman aşağıdan yaklaşmak gerekiyor; yukarıdan gevşeyerek inmek burguda görünmeyen bir gevşeklik bırakıyor ve akort kısa sürede kayıyor.
Yeni takılan bir tel akordunu hemen tutmuyor, bu bir arıza değil, sarımın henüz oturmamış olmasının doğal sonucu.
Akort tek seferlik bir iş değil; sıcaklık, nem ve çalmanın kendisi akordu sürekli değiştirdiği için her eline alışta yeniden kontrol ediliyor.
Acemiyi en çok yoran üç hata, yanlış burguyu çevirmek, bakmadan hızlı çevirip teli koparmak ve zaten bozuk bir teli referans alıp bütün gitarı ona uydurmak.
Sonraki derse köprü
Gitar artık akortlu; altı tel de kendine ait sesi taşıyor ve çalınmaya hazır durumda bekliyor.
Sıradaki iş sesle değil, bedenle ilgili: bu akortlu gitarı vücuduna nasıl yerleştireceğin. Sonraki modül "Oturarak ve ayakta duruş" başlığı altında tam bu konuyu ele alacak.