Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir aksesuar, pratik yapmamak için elde duran bir sebebi ortadan kaldırıyorsa yerini hak ediyor; kaldırmıyorsa bekleyebilir.
Pena, telden sonra sesle en çok temas eden parça; onu değiştirmek sesin başlangıcını doğrudan değiştiriyor.
Pena kalınlığı bir denge: ince taraf esneklik ve affedicilik veriyor, kalın taraf kesinlik ve güç veriyor, ikisi de bağlama göre doğru.
Pena sorusu evrensel değil; bir ailede ses doğrudan parmak ve tırnakla üretiliyor, pena hiç devreye girmiyor.
Pena sürekli kaybolan bir nesne; birkaç tane bulundurmak bu kaybı bir soruna dönüşmekten çıkarıyor.
İlk haftanın gerçek listesi dört kalemden oluşuyor: güvenli bir bırakma yeri, taşıma ve koruma, yedek bir tel, sesi doğrulayan bir alet.
Askının gerekliliği duruşa bağlı; yalnız ayakta çalınacaksa gerçek bir ihtiyaç.
Eksik parçayı tamamlamak çalışmanın kendisi değil; asıl ilerleme yalnızca tel tele değdiğinde başlıyor.
Açılış sahnesi
Genç, gitarı kucağına almış, teli geçen oturumda kendi elleriyle değiştirmiş, şimdi gitar hazır duruyor. Tek isteği var: çalmak. Eli tellerin üstünde duruyor, parmak ucunu birinci tele değdiriyor, sonra çekiyor.
Ses zayıf çıkıyor, beklediği gibi değil. Cebine bakıyor, çekmeceyi açıyor, masanın üstünü karıştırıyor. Bir zamanlar orada duran küçük, üçgen biçimli parça artık yok; belki bir önceki oturumdan sonra kanepenin altına kaymış, belki çekmecenin dibinde bir yerlere karışmış.
On dakika boyunca gitar kucağında sessiz duruyor, genç evi tek tek arıyor. Sonunda pes edip kanepenin minderlerini kaldırdığında küçük parçayı buluyor, tozlu, kenarı biraz aşınmış. Eline alıp tekrar tele değdiriyor; ses şimdi net çıkıyor.
Genç bir an duruyor. Elindeki gitar aynı gitar, teller aynı teller, ama sesi belirleyen son adım, avucunun içindeki bu küçük, neredeyse önemsiz görünen parçaymış.
Konu, işte tam bu küçük parçadan ve onun yanında duran öteki küçük şeylerden açılıyor.
Bu derste ne olacak
Önce pena denen bu küçük parçanın neden önemsiz bir ayrıntı sanıldığını ve gerçekte sesin başlangıcını nasıl belirlediğini göreceğiz. Sonra pena kalınlığının, tellerde olduğu gibi burada da bir denge meselesi olduğunu kuracağız: ince pena bir şey kazandırırken kalın pena başka bir şey kazandırıyor. Ardından herkesin pena kullanmadığını, bir ailenin sesi doğrudan parmakla ürettiğini hatırlayacağız, çünkü bu soru evrensel değil, aileye bağlı. Sonra penanın neden sürekli kaybolan bir nesne olduğuna ve bu kaybın nasıl basitçe çözülebildiğine bakacağız. Devamında ilk hafta gerçekten gerekli olan birkaç küçük parçayı, sonra gelebilecek olanlardan ayıracağız. Askı denen parçanın neden herkes için zorunlu olmadığını göreceğiz. En sonda bir tuzağa değineceğiz: eksik parçayı tamamlamanın kendisi, çalışmanın yerine geçebiliyor. Ders bittiğinde elindeki her küçük parçaya artık "gerekli mi, sonra mı" diye bakabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir enstrümanın ne kadar eline alınacağı, geçmiş derste kurulan ölçüttü. O ölçüt burada yeni bir biçime giriyor: bir aksesuar, pratik yapmamak için elinde duran bir sebebi ortadan kaldırıyorsa, yerini hak ediyor. Kaldırmıyorsa, o aksesuar bekleyebilir.
Bu ölçüt basit ama güçlü, çünkü "alınacaklar listesi" mantığından tamamen farklı bir yere bakıyor. Bir liste her şeyi eşit önemde gösterir; bu ölçüt ise her kalemi tek tek sorguluyor: bu şey olmadan çalışman gerçekten aksıyor mu, yoksa yalnızca daha rahat mı oluyor?
Pena, bu ölçütün en net göründüğü yer. Ama pena tek başına konu değil; gitarın yanında duran öteki küçük parçaların hepsi aynı soruyu bekliyor.
Bu soruyu sormadan önce yapılan bir liste genellikle iki türe ayrılmıyor, tek bir yığın oluyor: hepsi aynı önemde, hepsi aynı anda gerekli görünüyor. Ölçüt devreye girdiğinde yığın kendiliğinden ikiye bölünüyor. Bir tarafta pratik yapmayı gerçekten aksatan, hemen edinilmesi gereken birkaç kalem duruyor; öbür tarafta yalnızca daha rahat ya da daha keyifli hale getiren, beklemesi hiçbir şeyi bozmayan kalemler duruyor. Bu ayrımı yapmak, gitarı yeni edinen birinin kafasındaki en büyük belirsizliği kaldırıyor.
Mekanizma
Pena: telden sonra sesle temas eden ikinci şey
Ses, parmağın ya da penanın tele dokunduğu anda başlıyor. Tel titreşiyor, ama titreşimin nasıl başladığını belirleyen şey, ona dokunan yüzey. Sert bir yüzey teli hızlı ve keskin bırakıyor, yumuşak bir yüzey teli daha yavaş, daha yuvarlak bırakıyor. Pena, işte bu ilk temas noktasını değiştiren tek parça.
Yeni başlayan biri genellikle penayı gitarın kendisinden ayrı, önemsiz bir sarf malzemesi gibi görüyor. Oysa telden sonra sesle en çok temas eden değişken pena; onu değiştirmek, sesin nasıl başladığını doğrudan değiştiriyor.
Kalınlık: esneklik mi, kesinlik mi
İnce bir pena tele değdiğinde hafifçe eğiliyor, bükülüyor; bu esneklik vuruşta bir tür affedicilik sağlıyor, sert bir darbe bile yumuşayarak tele ulaşıyor. Ama tek bir notaya bastığında, o esneklik kontrolü de biraz elinden alıyor; ucun tam olarak nereye değeceğini kestirmek zorlaşıyor.
Kalın bir pena bunun tam tersini veriyor. Eğilmiyor, bükülmüyor, tele dokunduğu an neredeyse olduğu gibi aktarıyor; atak daha kesin, daha güçlü çıkıyor. Ama bu kesinlik hata affetmiyor; elin biraz sert bastığı an, o sertlik doğrudan sese yansıyor.
Burada da tellerdeki gibi bir kazanan yok; ince ile kalın arasında değişen şey bir denge. Paketin üzerinde bu farkı gösteren bir değer yazıyor, ama şimdi o değeri ezberlemek gerekmiyor; yalnızca ince ile kalın ucun arasında nereye düştüğünü bilmek yeterli.
Pena her ailenin aracı değil
Üç aile arasındaki fark daha önce kurulmuştu: kaynağı, sesin nereden çıktığıydı. Pena sorusu da bu ayrıma bağlı, evrensel değil. Bir ailede ses doğrudan parmak ucuyla ve tırnakla üretiliyor; o elde pena hiç yer almıyor, parmağın kendisi hem esnekliği hem kesinliği ayarlıyor.
Bu yüzden "pena almalı mıyım" sorusunun cevabı, hangi ailenin gitarına bakıldığına göre değişiyor. Yanlış aileye göre alınmış bir pena, elde hiç kullanılmayan bir parçaya dönüşüyor.
Kaybolan küçük nesne meselesi
Pena, gitarın öteki hiçbir parçasına benzemiyor: küçük, hafif, cebe kolayca giren, masanın üstünde kolayca kaybolan bir nesne. Bir tanesiyle yaşamak, er ya da geç o tek nüshanın kaybolduğu bir günle karşılaşmak demek; o gün de çalışma, gitar elde beklerken, aranan bir nesneyle geçiyor.
Bu, ölçütün en açık çalıştığı örnek. Birkaç tane bulundurmak, bu kaybı bir soruna dönüştürmüyor; çekmecede, gitar kılıfında, hatta cepte birer tane durması, tek bir kaybın çalışmayı durdurmasını engelliyor. Ölçüte vurduğunda cevap açık: birkaç pena, pratik yapmamak için elde duran bir sebebi tam olarak ortadan kaldırıyor.
Bu çözümün maliyeti de neredeyse yok denecek kadar küçük; birkaç tane bulundurmak, tek bir tane taşımaktan çok daha ağır bir yük getirmiyor. Buna rağmen çoğu yeni başlayan tek bir tane ile idare etmeyi tercih ediyor, çünkü kaybın ne kadar sık olacağını henüz görmemiş oluyor. İlk kayıp genellikle bu alışkanlığı değiştiren an oluyor.
İlk haftanın gerçek listesi
Gitarın yanında durabilecek pek çok küçük parça var, ama hepsi aynı anda gerekmiyor. Ölçüt burada da işini görüyor: şimdi gerekenle sonra gelebilecek arasındaki çizgiyi bu soru çiziyor.
Gitarı güvenle bırakabileceğin bir yer, bu çizginin bir tarafında duruyor; yere bırakılan bir gitara yanlışlıkla basılması, tek bir anda tamiri zor bir soruna dönüşebiliyor. Taşımaya ve dış etkenlerden korumaya yarayan bir şey de aynı tarafta; evden çıkıp bir yere gitmek gerektiğinde bu olmadan gitar kırılgan kalıyor. Yedek bir tel de burada duruyor; kopma anının neden bir arıza olmadığı önceki derste kuruldu, burada yalnızca bu yedeğin aksesuar listesindeki yerine değiniyoruz. Son olarak, sesi kulakla değil bir araçla doğrulayabilmeni sağlayan küçük bir alet; o aletin nasıl kullanılacağı ayrı bir derste, burada yalnızca böyle bir araç var olduğunu ve elinin altında durmasının işini kolaylaştırdığını söylemek yeterli.
Geri kalan pek çok küçük parça bekleyebilir. Şimdi gerekmeyen bir şeyi şimdi edinmek, ölçütü ihlal etmiyor ama gerekli de kılmıyor.
Askı ve aksesuar enflasyonu
Omzuna asıp ayakta çalmak isteyen biri için askı gerçek bir ihtiyaç; oturarak çalan biri için aynı parça neredeyse hiç iş görmüyor. İhtiyaç, duruşuna bağlı; duruşun kendisi ayrı bir dersin konusu, burada yalnızca bu bağı kurmak yeterli.
Son bir uyarı: eksik olan bir parçayı tamamlamak bazen çalışmanın kendisi gibi hissettiriyor. Bir liste çıkarıp eksikleri sırayla tamamlamak, elde tutulan gitardan çok daha kolay bir uğraş; bu kolaylık, asıl işi, yani çalmayı, sessizce erteletebiliyor. Alışverişin kendisi bir ilerleme değil; ilerleme yalnızca tel tele değdiğinde başlıyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: pena kalınlığı da parmak geliştikçe değişebilen bir tercih, kalıcı bir karar değil. İlk günlerde ince bir pena rahat gelirken, el geliştikçe kalın tarafa kaymak yaygın bir seyir; bugünkü tercih yarını bağlamıyor.
İkincisi: birden fazla pena taşımak yalnız kayba karşı değil, denemeye karşı da bir avantaj. Cepte iki farklı kalınlık taşımak, hangisinin o anki çalışmaya daha uygun olduğunu satın almadan, yalnızca deneyerek görmeyi sağlıyor.
Üçüncüsü: bir aksesuarın gerekliliği enstrümana değil, kullanım biçimine bağlı. Aynı gitar bazen oturarak, bazen ayakta çalınıyorsa askı da bazen gerekiyor bazen gerekmiyor; ölçüt sabit bir liste değil, o günkü koşulun kendisi.
Dördüncüsü: ölçüt yalnızca almaya değil, bırakmaya da uygulanabiliyor. Elinde duran ama hiç kullanmadığın bir aksesuar varsa, aynı soru tersinden de işliyor: bu şeyin yokluğu şu an bir şeyi gerçekten aksatıyor mu? Cevap hayırsa, o kalemi elde tutmak da bir gerekçeye dayanmıyor, yalnızca bir alışkanlığa dayanıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: penayı gitarın kendisinden ayrı, önemsiz bir ayrıntı saymak. Telden sonra sesle en çok temas eden değişken pena; onu değiştirmek sesin başlangıcını doğrudan değiştiriyor.
Yaygın yanlış: kalın penayı her zaman "daha iyi", inceyi "daha zayıf" görmek. İkisi arasında üstünlük kuran bir cetvel yok; biri esnekliğiyle affediyor, öbürü kesinliğiyle güç veriyor ve elin o anki alışkanlığı hangisinin doğru olduğunu belirliyor.
Yaygın yanlış: herkesin pena kullanması gerektiğini düşünmek. Bir ailede ses doğrudan parmak ve tırnakla üretiliyor; pena sorusu evrensel değil, ailesine bağlı bir soru.
Yaygın yanlış: askıyı ilk haftanın zorunlu bir parçası saymak. Askının gerekliliği duruşa bağlı; yalnız ayakta çalınacaksa gerçek bir ihtiyaca dönüşüyor.
Yaygın yanlış: eksik aksesuarı tamamlamayı çalışmanın kendisi sanmak. Liste çıkarıp alışveriş yapmak elde tutulan gitardan daha kolay bir uğraş; bu kolaylık asıl işi sessizce erteletebiliyor.
Uygulama
Birinci adım, gitarın olup olmamasından bağımsız, evindeki küçük nesneleri gözden geçirmekle başlıyor. Bir kutu, bir çekmece ya da bir cep bul ve içine birden fazla küçük parça konabilecek bir yer olarak ayır; bu yer boş bile olsa, ileride bir pena ya da benzer bir aksesuar edindiğinde onu hemen oraya koyma alışkanlığı, kaybı baştan azaltıyor. Gitarı olan biri bu adımı doğrudan uygulayabilir, olmayan biri ise bu alışkanlığı şimdiden kurup ileride kullanılacak bir düzen hazırlayabilir.
İkinci adım bir liste çıkarmak, ama alışveriş listesi değil bir ölçüt listesi. Elinin altındaki bir deftere ya da telefonun not uygulamasına, aklına gelen her aksesuarı yaz: pena, taşıma çantası, güvenli bir bırakma yeri, yedek tel, sesi doğrulayan alet, askı. Her birinin yanına tek bir soru sor: bu şey olmadan çalışman gerçekten aksıyor mu, yoksa yalnızca daha rahat mı oluyor? Bu soruya dürüst cevap verdiğinde liste kendiliğinden iki gruba ayrılıyor.
Üçüncü adım, kendi duruşunu ve alışkanlığını düşünmek. Çoğunlukla oturarak mı çalışacaksın, yoksa ayakta durup dolaşmak mı istiyorsun? Evde mi kalacaksın, yoksa gitarı sık sık bir yerden bir yere mi taşıyacaksın? Bu sorular askı ve taşıma çantası gibi kalemlerin senin için hangi grupta durduğunu netleştiriyor; aynı kalem başka biri için tam tersi bir grupta durabilir.
Dördüncü adım, elindeki ya da hayalindeki gitarı düşünürken kendine dürüst bir soru sormak: yakın zamanda çalışmanı geciktiren bir eksiklik oldu mu, yoksa geciktiren şey her zaman zamandı ya da alışkanlıktı? Bu soru, ölçütün gerçek hayatındaki karşılığını görmeni sağlıyor; bazen cevap gerçekten eksik bir parça, bazen de aksesuarla hiç ilgisi olmayan başka bir şey. İkisini birbirinden ayırt etmek, bu dersin en önemli kazanımı.
Bu dört adımı tamamladığında elinde iki ayrı grup oluşuyor: şimdi edinilmesi gereken birkaç kalem, bir de sonraya ertelenebilecek olan uzun kuyruk. Bu ayrımı bir kez yaptıktan sonra tekrar tekrar düşünmene gerek kalmıyor; yeni bir aksesuar aklına geldiğinde aynı soruyu sormak, onu hangi gruba koyacağını hemen gösteriyor.
Kilit özet
Bir aksesuar, pratik yapmamak için elde duran bir sebebi ortadan kaldırıyorsa yerini hak ediyor; kaldırmıyorsa bekleyebilir.
Pena, telden sonra sesle en çok temas eden parça; onu değiştirmek sesin başlangıcını doğrudan değiştiriyor.
Pena kalınlığı bir denge: ince taraf esneklik ve affedicilik veriyor, kalın taraf kesinlik ve güç veriyor, ikisi de bağlama göre doğru.
Pena sorusu evrensel değil; bir ailede ses doğrudan parmak ve tırnakla üretiliyor, pena hiç devreye girmiyor.
Pena sürekli kaybolan bir nesne; birkaç tane bulundurmak bu kaybı bir soruna dönüşmekten çıkarıyor.
İlk haftanın gerçek listesi dört kalemden oluşuyor: güvenli bir bırakma yeri, taşıma ve koruma, yedek bir tel, sesi doğrulayan bir alet.
Askının gerekliliği duruşa bağlı; yalnız ayakta çalınacaksa gerçek bir ihtiyaç.
Eksik parçayı tamamlamak çalışmanın kendisi değil; asıl ilerleme yalnızca tel tele değdiğinde başlıyor.
Sonraki derse köprü
Artık elinin altında gitar, teller, pena ve gerekli birkaç küçük parça var; kurulum tamamlandı.
Ama kurulum bitmiş olması çalmaya başlanabileceği anlamına gelmiyor. Enstrüman elinde olsa bile, tellere dokunmadan önce yapılması gereken tek bir zorunlu adım kalıyor. Sonraki modül "Akort: çalmadan önceki tek zorunlu adım" başlığı altında tam bu adımı ele alacak.