İçeriğe geç

EAR-101 · Modül 5 · L1 Başlangıç

Majör, minör, eksik ve artık üçlüler

2.112 kelime · 18 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Üç ses birlikte çalındığında kulak tek tek mesafeleri ölçmez, ortaya çıkan rengi bir bütün olarak tanır; bu yüzden pek çok öğrenci akorları aralıklardan daha kolay tanır.

Eleme iki soruyla yapılır: akor duruyor mu gitmek mi istiyor, sonra hangi ikisi; bu, aralıklardaki üç soruluk elemeden daha basittir.

Majör ile minör arasındaki tek fark ortadaki sestir ve karakterin tamamı o tek yarım sese bağlıdır; ortadaki sesi mırıldanarak bulmak bir doğrulama aracıdır ama çoğu zaman gerekmez.

Eksik akor bir yere çekilir, artık akor asılı kalır; ikisinin ayrımı ancak yan yana dinlendiğinde ortaya çıkar ve zorlukları akorun kendisinden değil günlük müzikte seyrek geçmelerinden gelir.

Çevrim akorun kimliğini değiştirmez ama kulaktaki karakterini kaydırır; bu yüzden çalışmaya kök konumla başlanır ve çevrimler ayrı bir aşama olarak eklenir.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci aylardır aralık çalışıyor ve hâlâ zorlanıyor.

Öğretmen bir gün bir akor çalıyor. Üç ses, aynı anda.

"Bu majör mü minör mü?"

Öğrenci hiç düşünmeden cevap veriyor. "Minör."

Doğru.

Bir daha. Doğru. Bir daha. Doğru.

Öğretmen duruyor. "İki sesi ölçmekte zorlanıyorsun ama üç sesi anında tanıyorsun. Farkında mısın?"

Öğrenci farkında değil. Ve bu, kulak eğitiminin en şaşırtıcı gözlemlerinden biri.

Üç ses birlikte çalındığında kulak onları tek tek ölçmez; ortaya çıkan RENGİ bir bütün olarak tanır.

Ve renk tanıma, mesafe ölçmekten çok daha hızlı bir beceridir.

Bu ders o rengi kullanıyor.

Bu derste ne olacak

Önce akor tanımanın neden aralık tanımadan farklı çalıştığını göreceğiz. Sonra dört üçlü akorun karakterlerini kuracağız. Ardından majör ile minör arasındaki farkın nerede olduğunu bulacağız; tek bir sesin nasıl her şeyi değiştirdiğini. Sonra eksik ve artık akorların neden ayrı bir zorluk taşıdığına bakacağız. En sonda çevrimlerin duyumu değiştirip değiştirmediğini konuşacağız. Ders bittiğinde dört akor türünü duyduğun anda ayırt edebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir önceki modülde aralıkları eleyerek bulmayı kurduk. Şimdi üç sese geçiyoruz ve yöntem değişiyor.

Sebep akustik.

İki ses aynı anda çalındığında doğuşkanları karışır ve ortaya bir renk çıkar. Üç ses çalındığında bu karışım daha da zenginleşir ve kulak artık tek tek mesafeleri ayırt etmeye çalışmaz; toplamı bir kimlik olarak alır.

Bu, işi kolaylaştırır. Çünkü renk tanıma insan algısının çok güçlü olduğu bir alandır; aynı beceri bir insanın sesini yarım saniyede tanımanı sağlayan şeydir.

Pratik sonuç şaşırtıcıdır ve öğrencileri rahatlatır: pek çok kişi akorları aralıklardan daha kolay tanır.

Bu yüzden bazı öğretmenler kulak eğitimine akorlarla başlar. Bu kursta aralıklar önce geldi çünkü ölçü birimi kurmak gerekiyordu; ama sıranın tek doğrusu yok.

Şimdi dört rengi kuralım.

Mekanizma

Dört renk

Dört üçlü akor var ve her birinin çok belirgin bir karakteri var.

Majör akor açık ve kararlı duyulur. Yerine oturmuş, dinlenmiş, sorunsuz.

Minör akor kapalı ve içe dönük duyulur. Aynı kararlılık var ama rengi koyu.

Eksik akor huzursuzdur. Durmuyor, bir yere gitmek istiyor. İçindeki tritonus bunu yapıyor.

Artık akor yönsüzdür. Ne gergin ne rahat; asılı ve tuhaf. Sekizliyi üç eşit parçaya böldüğü için kulak kökü bulamıyor.

Bu dört tarif okurken soyut gelir. Ama akorları arka arkaya dinlediğinde çok belirgin hâle gelirler ve öğrencilerin büyük çoğunluğu birkaç denemede ayırt eder.

Zorluk dört türü ayırt etmekte değil; ikisi arasında karar vermekte.

İkiye ayır, sonra ikiye ayır

Bir önceki modüldeki eleme yöntemi burada da çalışır ve daha da kolay.

Birinci soru: bu akor duruyor mu, gitmek istiyor mu?

Duruyorsa majör ya da minördür. Gitmek istiyorsa ya da tuhafsa eksik ya da artıktır.

Bu ayrım çok güvenilirdir çünkü iki grup arasındaki fark büyük.

İkinci soru: hangi ikisi?

Duran grupta: açık mı koyu mu? Majör mü minör mü?

Gitmek isteyen grupta: bir yere çekiliyor mu, yoksa asılı mı kalıyor? Eksik mi artık mı?

İki soru, dört seçenek. Aralıklardaki üç soruluk elemeye göre daha basit ve bu, akor tanımanın neden daha erken oturduğunun bir başka sebebi.

Majör ile minör: tek ses

Şimdi en çok kullanılan ayrıma bakalım.

MUS-101 kursunda öğrenmiştin: majör ile minör akor arasındaki tek fark ortadaki sestir. Kök ve beşli aynı kalır.

Yani karakterin tamamı tek bir yarım sese bağlı.

Kulak açısından bu şu anlama gelir: dinlerken dikkatini ortadaki sese vermelisin.

Ama bir sorun var. Üç ses birlikte çalındığında ortadaki sesi ayırt etmek zordur; kulak toplamı duyar.

Çözüm şu ve çok işe yarar: akoru duy, sonra üstteki sesi mırıldanmaya çalış. Sonra ortadakini.

Ortadaki sesi bulabildiğinde, onun kökten ne kadar uzakta olduğunu zaten biliyorsun; bir önceki modülde üçlüleri çalıştın.

Bu, akor tanımayı aralık tanımaya bağlayan köprüdür ve iki modülün neden bu sırayla geldiğini gösterir.

Ama dürüst olalım: çoğu öğrenci bu köprüyü kullanmadan da majör ile minörü ayırt eder. Renk yeterince belirgindir. Köprü, emin olamadığın anlar için bir doğrulama aracıdır.

Eksik ve artık: neden daha zor

Bu ikisi öğrencilerde daha uzun sürede oturur ve sebep basit.

Günlük dinlediğin müzikte majör ve minör akorlar her yerdedir; eksik ve artık akorlar ise seyrek geçer ve genellikle geçiş anlarında kısa süre duyulur.

Yani sorun akorun kendisinde değil, maruz kalma miktarında. Bu, bir önceki modülde tritonus için söylediğimizin aynısı.

Çözüm de aynı: bilinçli maruz kalma. Bu iki akoru kendi başına, bol bol dinlemek.

İkisini birbirinden ayırmanın en güvenilir yolu şu.

Eksik akor bir yere çekiliyormuş gibi duyulur; içinde bir yön var. Gerilim bir hedefe doğru.

Artık akor hiçbir yere çekilmez; asılı kalır. Yönsüzlüğü, sekizliyi üç eşit parçaya bölmesinden gelir ve simetri her zaman belirsizlik üretir.

Bu ayrımı bir kez duyduğunda unutmazsın. Ama duymak için ikisini yan yana dinlemek gerekir; ayrı ayrı dinlendiğinde ikisi de sadece "tuhaf" gelir.

Çevrim duyumu değiştirir mi

Son soru ve cevabı ilginç.

MUS-101'de çevrimlerin akorun kimliğini değiştirmediğini öğrenmiştin. Aynı akor, farklı sıra.

Kulakta ise durum tam olarak öyle değil.

Kök konumda çalınan bir majör akor en sağlam ve en tanınabilir hâlidir. Çevrimlerde ise renk biraz değişir; ikinci çevrim özellikle asılı ve geçici duyulur.

Yani akorun türü aynıdır ama karakteri kaymıştır.

Pratik sonuç: akor tanıma çalışmasına kök konumla başla. Çevrimleri ayrı bir aşama olarak sonra ekle.

İkisini baştan karıştıran öğrenci, aynı akoru iki farklı şey sanır ve güvenini kaybeder.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Buraya kadarki kısım dört rengi kurdu. Şimdi ince tarafa geçelim.

Birincisi: renk tanıma hızlı oturur ama yanıltıcı bir güven de üretir. Majör ile minörü rahatça ayırt eden öğrenci, aynı akorun bir melodinin içinde geçtiğinde tanıyamayabilir; çünkü izole akor ile bağlam içindeki akor farklı koşullardır. Bu yüzden izole çalışma ile parça içinde tanıma ayrı ayrı yürütülür.

İkincisi: akor türü ile akor işlevi ayrı şeylerdir ve karıştırılmamalıdır. Bir minör akoru tanımak, o akorun tondaki rolünü bilmek anlamına gelmez; aynı minör akor bir tonda ikinci derece, başka bir tonda altıncı derece olabilir. Bu kursun dokuzuncu modülü işlevle ilgilenecek; bu modül yalnız türle ilgileniyor ve ayrım bilinçli.

Üçüncüsü: tını akor tanımayı belirgin biçimde etkiler. Piyanoda net duyulan bir eksik akor, distorsiyonlu gitarda ya da kalın bir org kaydında bulanıklaşır. Bu yüzden çalışmaya temiz ve nötr bir tınıyla başlanır; zengin tınılar ileri aşamadır. Alıştırma tasarımında ses kaynağı bir değişkendir.

Dördüncüsü: dört tür arasında en geç oturan artık akordur ve bu normaldir. Yönsüz olduğu için karşılaştıracak bir referansı yoktur; diğer üçü bir yöne işaret ederken o hiçbir yere işaret etmez. Öğrenciler bunu kendi kulaklarının eksikliği sanır. Değildir; akorun kendi özelliğidir ve tam da o özelliği besteciler kullanır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Akor tanımak aralık tanımaktan zordur, çünkü daha çok ses var. Genellikle tam tersidir. Üç ses birlikte bir renk üretir ve renk tanıma insan algısının çok güçlü olduğu bir alandır; pek çok öğrenci akorları aralıklardan daha kolay tanır. Ses sayısı zorlukla doğru orantılı değildir.

Yaygın yanlış: Majör ile minörü ayırt etmek için ortadaki sesi duymak zorunludur. Zorunlu değildir; öğrencilerin çoğu doğrudan renkten ayırt eder. Ortadaki sesi bulmak, ancak tereddüt ettiğin anlarda kullanılan bir doğrulama aracıdır. Yöntemi zorunlu sanmak, işi gereksiz yere zorlaştırır.

Yaygın yanlış: Eksik ve artık akorları duyamıyorsam kulağım zayıftır. Bu iki akor günlük müzikte seyrek geçer ve hafızanda az örnek vardır; sorun algıda değil maruz kalmada. Bilinçli olarak bol bol dinlemek, birkaç hafta içinde ayrımı kurar. Aynı teşhis tritonus için de geçerliydi.

Yaygın yanlış: Çevrim akorun duyumunu değiştirmez. Kuramsal olarak akor aynıdır ama kulakta karakter kayar; ikinci çevrim özellikle asılı ve geçici duyulur. Bu yüzden çalışmaya kök konumla başlanır ve çevrimler ayrı bir aşama olarak eklenir. İkisini baştan karıştıran öğrenci güvenini kaybeder.

Uygulama

Bir klavye aç ve do sesinden dört akoru kur.

Birinci aşama: majör ve minör akoru arka arkaya çal. Yalnız ortadaki sesi değiştiriyorsun. On kez gidip gel ve rengin nasıl döndüğünü dinle.

İkinci aşama: ikisini rastgele sırayla çal ve her seferinde hangisi olduğunu yüksek sesle söyle. Yirmi deneme. Doğru sayını yaz.

Çoğu öğrenci burada yüksek bir oran tutturur ve bu, dersin ilk müjdesidir.

Üçüncü aşama: şimdi eksik ve artık akorları kur ve ikisini yan yana çal. Ayrı ayrı değil, üst üste gelecek şekilde. Aralarındaki farkı bulmadan devam etme.

Dördüncü aşama: dördünü rastgele çal. Önce "duruyor mu gidiyor mu" diye sor, sonra ikiye indir.

Doğru sayını yaz ve hangi ikisini karıştırdığını not et. Bir önceki modülde başladığın hata kaydına ekle.

Beşinci aşama: iki hafta sonra kök konumda rahat olduğunda çevrimleri ekle. Önce değil.

Kilit özet

Üç ses birlikte çalındığında kulak tek tek mesafeleri ölçmez, ortaya çıkan rengi bir bütün olarak tanır; bu yüzden pek çok öğrenci akorları aralıklardan daha kolay tanır.

Eleme iki soruyla yapılır: akor duruyor mu gitmek mi istiyor, sonra hangi ikisi; bu, aralıklardaki üç soruluk elemeden daha basittir.

Majör ile minör arasındaki tek fark ortadaki sestir ve karakterin tamamı o tek yarım sese bağlıdır; ortadaki sesi mırıldanarak bulmak bir doğrulama aracıdır ama çoğu zaman gerekmez.

Eksik akor bir yere çekilir, artık akor asılı kalır; ikisinin ayrımı ancak yan yana dinlendiğinde ortaya çıkar ve zorlukları akorun kendisinden değil günlük müzikte seyrek geçmelerinden gelir.

Çevrim akorun kimliğini değiştirmez ama kulaktaki karakterini kaydırır; bu yüzden çalışmaya kök konumla başlanır ve çevrimler ayrı bir aşama olarak eklenir.

Sonraki derse köprü

Dört rengi tanıyabiliyorsun. Şimdi renkten diziye geçiyoruz.

Bir sonraki modülde majör ve minör gam duyumuna bakacağız. Yani tek tek sesler ya da akorlar değil, bütün bir dizinin karakterini tanımaya. Ve orada üçüncü modülde kurduğun yarım ses duyumu doğrudan iş görecek: bir gamı ayırt eden şey, yarım seslerin nereye düştüğüdür.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde iki test yan yana gösterilmeli: aralık testinde öğrencinin duraksadığı, akor testinde anında cevap verdiği izlenmeli. İki becerinin farkı yalnız tepki süresiyle anlatılmalı.

Dört akor aynı kökten kurulup arka arkaya çalınmalı ve her birinde yalnız değişen ses vurgulanmalı; kökün ve beşlinin çoğunda sabit kaldığı görünür olmalı.

Artık akorun sekizliyi üç eşit parçaya bölmesi adım şeridinde gerçek oranla gösterilmeli ve dört çevriminin aynı görüntüyü verdiği üst üste bindirilerek kanıtlanmalı.

Eksik ve artık karşılaştırmasında iki akor ardışık değil, kısa aralıklarla dönüşümlü çalınmalı; ayrımın ancak karşılaştırmayla çıktığı ses tasarımıyla vurgulanmalı. Örnek kutularında telifli kayıt kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

EAR-101 — Temel Kulak Eğitimi kursunun 10 modülünden 5. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.