İçeriğe geç

EAR-101 · Modül 3 · L1 Başlangıç

Yarım ve tam ses

2.174 kelime · 18 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu ders mesafeyi saymakla değil duymakla ilgilidir; kâğıtta aralık hesabı yapabilen öğrenci aynı aralığı duyduğunda tanıyamayabilir çünkü ikisi ayrı becerilerdir.

Yarım ses sıkışık, tam ses açık duyulur ve en güvenilir ayırt etme yöntemi tek bir soruyla çalışır: bu iki sesin arasına üçüncü bir ses sıkışır mı?

İkinci yöntem sesi kullanır: iki ses arasında mırıldanarak durmayı denemek yarım seste imkânsız, tam seste mümkündür ve bu, bir önceki modüldeki eşleme becerisini doğrudan gerektirir.

Çıkan ve inen hâller aynı mesafedir ama kulakta aynı duyulmaz; çıkan yarım ses gergin ve yukarı çekilir, inen yumuşar ve çözülür, bu yüzden iki yön ayrı çalışılır ve ayrı çıpa ister.

Yarım sesi "en küçük mesafe" saymak bir sistem kararıdır, bir işitme sınırı değil; Türk müziği ve pek çok gelenek yarım sesin içinde kullanılabilir perdeler tanır.

Açılış sahnesi

İki ses çalınıyor, arka arkaya. Birbirine çok yakınlar.

"Aralarındaki mesafe ne?" diye soruluyor.

Bilmiyorsun. İkisinin farklı olduğunu duyuyorsun, o kadar.

Şimdi başka bir şey deneyelim. Aynı iki sesi bir daha dinle ve tek bir soru sor: bu iki ses arasında bir yere daha girebilir mi?

Yani bu ikisinin arasına sıkışacak üçüncü bir ses var mı?

Bir kez böyle sorduğunda çoğu kişi cevabı bulur.

Aralarına bir şey giremiyorsa yarım ses. Girebiliyorsa tam ses.

Bu, kulak eğitiminin en küçük ve en temel ayrımı. Ve şimdi öğrendiğin şey, geri kalan bütün aralıkların ölçü birimi olacak.

Çünkü büyük aralıkları da sonunda bu birimlerle sayacaksın.

Bu derste ne olacak

Önce yarım ve tam sesin kulakta neye benzediğini kuracağız. Sonra ikisini ayırt etmenin somut yöntemlerini vereceğiz. Ardından yönün neden fark yarattığına bakacağız; çıkan ve inen hâllerinin ayrı çalışılması gerektiğine. Sonra bu ayrımın melodilerde nasıl göründüğüne geçeceğiz. En sonda çıpa kurmayı ve günlük çalışmayı konuşacağız. Ders bittiğinde iki sesin yarım mı tam ses mi uzaklıkta olduğunu güvenle söyleyebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir önceki modülde tek bir sesi bulmayı çalıştık. Şimdi iki ses var ve aralarındaki mesafeyi ölçüyoruz.

Ama en baştan bir şeyi netleştirelim: bu ders mesafeyi SAYMAKLA ilgili değil, DUYMAKLA ilgili.

MUS-101 kursunda yarım ve tam sesi kâğıt üstünde öğrenmiştin; piyanoda komşu iki tuş arasındaki adım yarım ses, iki adım tam ses.

Burada o bilgiyi kullanmıyoruz. Klavyeye bakmadan, saymadan, yalnız dinleyerek ayırt etmeyi kuruyoruz.

İkisi ayrı becerilerdir ve biri diğerini otomatik olarak getirmez. Kâğıtta aralık hesaplayabilen pek çok öğrenci, aynı aralığı duyduğunda tanıyamaz.

Şimdi iki sesin kulaktaki karakterine bakalım.

Yarım ses sıkışık duyulur. İki ses birbirine o kadar yakındır ki neredeyse sürtünür; kulak onları ayrı iki nota olarak duymakta biraz zorlanır ve bir gerginlik hisseder.

Tam ses açık duyulur. İki ses birbirinden net biçimde ayrılır ve arada bir yer olduğu hissedilir.

Bu tarifleri okumak yetmez; ancak dinlerken işe yarar. Ama bir dil kurmak gerekiyor ve sıkışık ile açık, öğrencilerin en çok tuttuğu iki kelime.

Mekanizma

Araya bir şey girer mi

En güvenilir ayırt etme yöntemi bu ve öğrencilerin çoğunda ilk denemede çalışır.

İki sesi duy. Sonra kendine şu soruyu sor: bu ikisinin arasına üçüncü bir ses sıkıştırabilir miyim?

Yarım seste sıkıştıramazsın; ortada yer yoktur.

Tam seste sıkıştırabilirsin ve hatta zihninde o ara sesi duyabilirsin.

Bu yöntem işe yarar çünkü zor bir yargıyı kolay bir yargıya çevirir. "Bu mesafe ne kadar" sorusunu cevaplamak zordur; "araya bir şey sığar mı" sorusunu cevaplamak kolaydır.

Bu, bu kursta defalarca kullandığımız yöntemin bir örneği daha.

İkinci yöntem: aradaki sesi söylemeye çalış

Birinci yöntem bazı öğrencilerde ilk başta çalışmaz. O zaman ikinci yöntem devreye girer ve sesi kullanır.

İki sesi duy. Sonra alt sesten başlayıp üst sese doğru MIRILDANARAK çık, ama tek adımda değil; arada durmayı dene.

Yarım seste duramazsın; sesin ya alttadır ya üstte, arası yoktur.

Tam seste bir ara noktada durabilirsin ve orası kulağına makul gelir.

Bu yöntem bir önceki modüldeki ses eşleme becerisini doğrudan kullanır. İşte bu yüzden o modül bundan önce geldi: sesini kullanamayan öğrenci burada tıkanır.

Yön fark yaratır

Şimdi çoğu öğrencinin şaşırdığı bir gerçeğe gelelim.

Çıkan bir yarım ses ile inen bir yarım ses aynı mesafedir ama kulakta aynı duyulmaz.

Çıkan yarım ses gergindir ve yukarı doğru çekilir. Toniğe yaklaşan yeden sesinin karakteri budur; MUS-101'de bir gamı sondan bir önceki sesle bıraktığımızda hissettiğin o asılı kalma.

İnen yarım ses ise yumuşar ve çözülür. Ağıt ve hüzün ezgilerinde çok yaygındır.

Aynı şey tam ses için de geçerli ama daha az belirgindir.

Pratik sonuç: iki yönü ayrı ayrı çalışman gerekir. Çıkan yarım sesi rahatça tanıyan bir öğrenci, inen hâlini duyduğunda tereddüt edebilir ve bunu bir gerileme sanar. Değildir; ikinci ve ayrı bir alıştırmadır.

Bu, THR-101 kursunda aralıkların yön taşıdığı gözleminin kulak tarafındaki karşılığıdır.

Melodide nasıl görünür

Şimdi bu ayrımın gerçek müzikte nerede iş gördüğüne bakalım.

Bir gamı düşün. Yedi ses ve aralarındaki mesafeler eşit değil.

MUS-101'de ezberlediğin dizi buydu: tam, tam, yarım, tam, tam, tam, yarım.

Yani bir majör gamda yalnız iki yerde yarım ses vardır ve o iki yer gamın kimliğini belirler.

Şimdi asıl bilgi: bir gamı dinlerken yarım ses geçişlerini duyabiliyorsan, o gamın hangi noktada olduğunu da bilirsin.

Üçüncü ve dördüncü derece arasındaki yarım ses ile yedinci ve sekizinci arasındaki yarım ses, kulağa iki ayrı işaret verir. Birincisi ortaya varıldığını, ikincisi kapanışın geldiğini söyler.

Yani yarım sesleri duymak, bir melodide nerede olduğunu bilmenin en erken yoludur.

Bu, altıncı modülde gam duyumuna geçtiğimizde doğrudan kullanacağın bilgi.

Çıpa kurmak

Birinci modülde çıpa şarkı yöntemini konuşmuştuk. Şimdi onu bu iki aralık için uyguluyoruz.

Yöntem şu: yarım ses ve tam ses için birer çıpa seç ve onları hep aynı tut.

Çıpa bir şarkının ilk iki notası olabilir, bir kapı zili olabilir, kendi uydurduğun kısa bir mırıltı olabilir.

Önemli olan üç şey var.

Birincisi: çıpa sana ait olmalı. Başkasının önerdiği bir şarkı hafızanda hazır beklemiyorsa işe yaramaz.

İkincisi: yön ayrı çıpa ister. Çıkan yarım ses için bir çıpa, inen için başka bir çıpa.

Üçüncüsü: değiştirme. Bir kez seçtikten sonra aylarca aynı kalmalı; çıpanın gücü tanıdıklığından gelir.

Dört çıpa yeterli: çıkan yarım, inen yarım, çıkan tam, inen tam.

Bunları kurduğunda bir sonraki modülde büyük aralıklara geçmek çok daha kolay olacak.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Buraya kadarki kısım ayrımı kurdu. Şimdi ince tarafa geçelim.

Birincisi: yarım ve tam ses ayrımı bağlamdan güçlü biçimde etkilenir. Tek başına çalınan iki ses ile bir melodinin içindeki aynı iki ses farklı zorlukta tanınır. Melodi içinde kulak bağlamı kullanır ve tanıma kolaylaşır; izole çalındığında dayanacak bir şey kalmaz. Bu yüzden izole alıştırma daha zordur ve tam da bu yüzden öğreticidir.

İkincisi: en küçük mesafe kavramı kültüreldir ve bu ders onu batı çerçevesinde kuruyor. Türk müziği ve pek çok başka gelenek yarım sesin içinde kullanılabilir perdeler tanır. Yarım sesi "en küçük" saymak bir sistem kararıdır, bir işitme sınırı değil. İnsan kulağı çok daha küçük farkları rahatça ayırt eder.

Üçüncüsü: iki sesi arka arkaya mı aynı anda mı duyduğun tanıma zorluğunu değiştirir. Arka arkaya çalındığında mesafe bir sıçrama olarak ölçülür; aynı anda çalındığında doğuşkanlar karışır ve ortaya tek bir renk çıkar. Yarım ses armonik olarak çalındığında belirgin bir sürtünme verir ve aslında daha kolay tanınır. İki yönü ayrı çalışmak gerekir.

Dördüncüsü: bu ayrım yerleşene kadar büyük aralıklara geçmek zaman kaybıdır. Beşli ya da altılı tanımaya çalışan ama yarım ile tam sesi karıştıran öğrenci, hatalarının nereden geldiğini göremez. Ölçü birimi belirsizken ölçüm yapılamaz. Bu yüzden bu modül kursun bu noktasında duruyor ve atlanması sonraki her modülü zayıflatır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Kâğıtta aralık hesaplayabiliyorsam kulakla da tanırım. Tanımazsın; ikisi ayrı becerilerdir ve biri diğerini otomatik olarak getirmez. Kuram dersinde aralık hesabı yapan pek çok öğrenci aynı aralığı duyduğunda tereddüt eder. İkisi ayrı ayrı çalışılır ve birlikte yürütüldüğünde en hızlı ilerler.

Yaygın yanlış: Çıkan ve inen aralık aynı şeydir, bir kez öğrenilir. Aynı mesafedir ama kulakta aynı duyulmaz; çıkan yarım ses gergin, inen yumuşaktır. İki yön ayrı çalışılır ve birini bilen diğerinde tereddüt edebilir. Bunu bilmeyen öğrenci normal bir aşamayı gerileme sanıp pes eder.

Yaygın yanlış: Yarım ses insan kulağının ayırt edebildiği en küçük mesafedir. Değildir; kulak çok daha küçük farkları rahatça ayırt eder ve pek çok müzik geleneği yarım sesin içinde kullanılabilir perdeler tanır. Yarım sesi en küçük saymak bir sistem kararıdır, bir işitme sınırı değil.

Yaygın yanlış: Çıpa şarkıyı öğretmen verir. Veremez. Bir çıpa ancak öğrencinin hafızasında hazır bekliyorsa işe yarar; başkasının önerdiği ama tanınmayan bir şarkı hiçbir şey yapmaz. Çıpalar kişiseldir ve öğrencinin kendi repertuvarından seçilir.

Uygulama

Bir klavye uygulaması aç ve rahat aralığında bir ses seç. Bu senin alt sesin olacak.

Birinci aşama: alt sesi çal, sonra bir üstündeki tuşa bas. Yarım ses. Beş kez dinle ve tek bir şey yap: sıkışıklığı hisset.

İkinci aşama: alt sesi çal, sonra iki üstündeki tuşa bas. Tam ses. Beş kez dinle ve açıklığı hisset.

Üçüncü aşama: ikisini rastgele sırayla çal ve her seferinde hangisi olduğunu yüksek sesle söyle. Yirmi deneme yap ve kaçını doğru bildiğini say.

Dördüncü aşama: aynı şeyi inen yönde yap. Üst sesten başla, aşağı in.

Dördüncü aşamada doğru sayının düştüğünü göreceksin. Bu beklenen bir sonuçtur ve dersin en önemli gözlemidir: yön ayrı bir beceri.

Beşinci aşama: dört duruma da birer çıpa seç ve bir kâğıda yaz. Bu kâğıdı sakla; sonraki modüllerde ona ekleme yapacaksın.

Kilit özet

Bu ders mesafeyi saymakla değil duymakla ilgilidir; kâğıtta aralık hesabı yapabilen öğrenci aynı aralığı duyduğunda tanıyamayabilir çünkü ikisi ayrı becerilerdir.

Yarım ses sıkışık, tam ses açık duyulur ve en güvenilir ayırt etme yöntemi tek bir soruyla çalışır: bu iki sesin arasına üçüncü bir ses sıkışır mı?

İkinci yöntem sesi kullanır: iki ses arasında mırıldanarak durmayı denemek yarım seste imkânsız, tam seste mümkündür ve bu, bir önceki modüldeki eşleme becerisini doğrudan gerektirir.

Çıkan ve inen hâller aynı mesafedir ama kulakta aynı duyulmaz; çıkan yarım ses gergin ve yukarı çekilir, inen yumuşar ve çözülür, bu yüzden iki yön ayrı çalışılır ve ayrı çıpa ister.

Yarım sesi "en küçük mesafe" saymak bir sistem kararıdır, bir işitme sınırı değil; Türk müziği ve pek çok gelenek yarım sesin içinde kullanılabilir perdeler tanır.

Sonraki derse köprü

En küçük ölçü birimi elinde. Artık büyük mesafeleri ölçebilirsin.

Bir sonraki modülde aralıklara geçiyoruz: üçlü, dörtlü, beşli ve ötesi. Bu derste kurduğun dört çıpa oradaki çıpa kütüphanesinin ilk dört kaydı olacak ve aynı yöntemle büyüyecek. Yön ayrımını burada kurmuş olman da orada doğrudan işe yarayacak; çünkü aralık sayısı arttıkça yön farkı daha da belirginleşiyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde iki ses çalınırken aralarındaki mesafe bir boşluk olarak çizilmeli ve "araya bir şey girer mi" sorusu görsel olarak denenmeli: üçüncü bir nokta boşluğa sokulmaya çalışılmalı, yarım seste sığmamalı.

Sıkışık ve açık ayrımı iki dalga biçiminin üst üste bindirilmesiyle gösterilmeli; yarım seste dalgaların birbirine karıştığı, tam seste ayrıştığı gerçek oranla görünmeli.

Yön farkı iki ok ile gösterilmeli ve çıkan yarım sesin okunun ucu yukarı çekilirken bir gerilim işaretiyle, inen okun ucu bir gevşeme işaretiyle bitmeli.

Majör gam bölümünde yedi ses bir şerit üzerinde ölçekli çizilmeli ve iki yarım ses konumu ayrıca vurgulanmalı; dizinin eşit olmadığı görsel olarak kanıtlanmalı. Örnek kutularında telifli kayıt kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

EAR-101 — Temel Kulak Eğitimi kursunun 10 modülünden 3. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.