Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Hi-hat, bir el ile bir ayağın birlikte çaldığı setteki tek parça. El vuruyor, ayak iki zilin ne kadar kapalı olduğunu ve dolayısıyla sesin rengini belirliyor.
Ziller sıkıca kapalıyken ses kısa ve kuru, hafifçe ayrıldığında yarı açık ve cızırtılı, tamamen ayrıldığında açık ve parlak. Bu renkler arasında keskin sınırlar yok; ayak basıncıyla sürekli değişiyor.
Sabit basınç öğrenilen bir iş; kendiliğinden gelmiyor. Dengenin oturmada kurulması, sol ayağın pedala sabit basınç verebilmesini sağlıyor.
Açık bir hi-hat'i kapatmak bir ritim olayı: kapatışın zamanlaması açık sesin ne kadar süreceğini belirliyor ve kesilişin kendisi bir vurgu oluyor. Pedal tek başına da çalıyor ve eli hi-hat'ten özgürleştirebiliyor.
İki ayak başlangıçta birbirine bağlı hareket ediyor. Bu bağın adım adım çözülmesi, ayakların iki ayrı çalgıcı gibi çalışabilmesinin ve dört uzuvlu koordinasyonun temeli.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci sağ eliyle hi-hat'e düzenli, eşit vuruşlar çalıyor. Sol ayağı pedalda, hi-hat'in iki zilini birbirine kapalı tutuyor. Her vuruş kısa ve net bir "tık" veriyor; akış temiz.
Sonra sağ ayağıyla bas davula basmaya başlıyor. Dikkati bas davula kayıyor ve fark etmeden sol ayağındaki basınç gevşiyor. Hi-hat'in zilleri birbirinden biraz ayrılıyor. Elin aynı vuruşları artık "tık" değil, uzayan bir "şşş" veriyor; ses birbirine karışıyor ve akış bulanıklaşıyor.
Öğrenci elinin bir şeyi yanlış yaptığını düşünüyor ve vuruşlarını değiştirmeye çalışıyor. Ama eli aynı şeyi yapıyordu. Değişen şey, hiç düşünmediği sol ayağıydı.
Hocası pedalın üstüne bakıp tek bir şey söylüyor: "Hi-hat'i iki uzvunla çalıyorsun. Biri vuruyor, öteki sesin ne olacağına karar veriyor."
Bu derste ne olacak
Önce hi-hat'i setin öteki parçalarından ayıran şeyi göreceğiz: aynı çalgının bir el ve bir ayak tarafından birlikte çalınması. Sonra sol ayağın basıncının elin çıkardığı sesin rengini nasıl belirlediğini, kapalı, yarı açık ve açık hi-hat'in nasıl ayrıldığını konuşacağız. Ardından açık bir hi-hat'i kapatmanın kendisinin bir ritim olayı olduğunu ele alacağız. Pedalın tek başına da bir ses çıkardığını, hi-hat'in yalnızca ayakla çalınabildiğini göreceğiz. En sonda sol ayağın, öteki ayak bas davulla meşgulken bile kendi işini koruması gereğine ve bu iki ayağın birbirinden nasıl ayrıldığına bakacağız.
Sıfır noktası
Hi-hat, bir ayağın üzerine üst üste yerleştirilmiş iki zilden oluşuyor. Alttaki zil sabit duruyor; üstteki zil bir çubuğa bağlı ve pedala basıldığında aşağı inip alttaki zile kapanıyor, pedal bırakıldığında yukarı kalkıp ondan ayrılıyor.
Hi-hat'e iki biçimde ses çıkarılıyor. Birinde el bagetle üstteki zile vuruyor. Ötekinde ayak pedala basarak iki zili birbirine çarptırıyor. Çoğu ritimde ikisi aynı anda iş görüyor: el vuruyor, ayak zillerin ne kadar kapalı olduğunu ayarlıyor.
Setin geri kalanında her parça tek bir uzuvla çalınıyor. Trampet elle, bas davul ayakla. Hi-hat ise bir el ile bir ayağın birlikte çaldığı tek parça. Koordinasyonun setteki ilk ve en sık karşılaşılan biçimi bu.
Bu dersin sınavı şu: sağ ayağın bas davula basarken, sol ayağın hi-hat pedalındaki basıncı sabit kalıyor mu, yoksa dikkatin kaydıkça gevşeyip hi-hat'in sesini değiştiriyor mu?
Mekanizma
Ayak sesin rengine karar verir
Açılıştaki öğrencinin elinin aynı vuruşu yaptığı hâlde sesin değişmesi, hi-hat'in temel özelliğini gösteriyor: elin çıkardığı sesin rengi, iki zilin ne kadar kapalı olduğuna bağlı ve bunu ayak belirliyor.
Ziller sıkıca kapalıyken el kısa, kuru ve net bir ses çıkarıyor. İki zil birbirine yapışık olduğu için titreşim hemen sönüyor. Hızlı ve düzenli ritimlerde çoğu zaman bu ses kullanılıyor, çünkü her vuruş ayrı ayrı duyuluyor.
Ziller hafifçe ayrıldığında, yarı açık bir hi-hat oluşuyor. El vurduğunda iki zil birbirine hafifçe çarpıp sürtünüyor ve daha uzun, cızırtılı bir ses çıkıyor. Bu ses daha dolgun ve daha hareketli; ama vuruşlar birbirine karışmaya başlıyor.
Ziller tamamen ayrıldığında hi-hat açık. El vurduğunda üstteki zil serbestçe çınlıyor ve uzun, parlak bir ses veriyor; neredeyse ayrı bir zil gibi.
Bu üç renk arasında keskin sınırlar yok; ayak basıncı azaldıkça ses kapalıdan açığa doğru sürekli değişiyor. Açılıştaki öğrencinin sorunu, bu değişimin bilinçli değil, dikkatsizlikle olmasıydı.
Sabit basınç bir beceridir
Kapalı bir hi-hat'i kapalı tutmak kolay görünüyor ama bir beceri. Sol ayak pedala sürekli ve eşit bir basınç uygulamak zorunda; bu basınç ne gevşemeli ne de gereğinden fazla artmalı.
Dikkat başka bir yere göçtüğünde ilk elden kaçan şey bu basınç oluyor. Sağ ayak pedala inerken, eller zor bir yeri çalarken, ya da yalnızca yorgunlukla, sol ayak fark edilmeden gevşiyor. Açılıştaki öğrencinin yaşadığı buydu.
Sabit basıncı korumanın yolu, onu bir arka plan görevi olarak kurmak. Başlangıçta sol ayağın basıncına bilinçli olarak dikkat vermek, onu ellerle ve sağ ayakla çalışırken tek tek sınamak gerekiyor. Zamanla bu basınç dikkat istemeden sürdürülebiliyor, ama ancak bilinçli bir çalışmanın ardından.
Bu becerinin bir önceki derslerle bağı var. Ergonomi dersinde dengenin oturmada kurulduğunu görmüştük; sol ayak dengeyi taşımakla meşgul olmadığında pedala sabit bir basınç verebiliyor. Denge ayaklara yaslanıyorsa, sağ ayak bas davula bastığında sol ayak dengeyi korumak için kıpırdıyor ve hi-hat'in basıncı bozuluyor.
Kapatmak bir ritim olayıdır
Açık bir hi-hat sesi, ancak kapatıldığı ana kadar sürüyor. Ayak pedala basıp zilleri kapattığında çınlama bir anda kesiliyor. Bu kesilişin ne zaman olduğu, açık sesin ne kadar uzun duyulacağını belirliyor.
Bu yüzden açık hi-hat çalmak yalnızca eli bir kez vurdurmak değil; ayağın da tam doğru anda kapatması gerekiyor. Yaygın bir kullanımda el zillere açıkken, iki vuruş arasındaki bir noktada vuruyor ve ayak bir sonraki vuruşta zilleri kapatıyor. Açık ses tam o vuruşta kesiliyor ve kesiliş kendi başına bir vurgu gibi duyuluyor.
Ayak geç kapatırsa çınlama komşu vuruşun üstüne biniyor ve ritim bulanıklaşıyor. Erken kapatırsa açık ses kısalıyor ve beklenen parlaklık kayboluyor. Kapatmanın zamanlaması, bir vuruşun zamanlaması kadar ritmin bir parçası.
Bu, ayağı yalnızca bir basınç kaynağı olmaktan çıkarıyor. Açık hi-hat çalınırken ayak da ritmi çalıyor: her kapatış bir vuruş, her açış bir hazırlık.
Pedal tek başına da çalar
Hi-hat'in pedalına tek başına basıldığında, iki zil birbirine çarpıyor ve kısa, kuru bir ses çıkıyor. Bu ses, el hi-hat'e hiç vurmadığında bile bir zaman işareti olarak kullanılabiliyor.
Birçok müzikte ayak, el başka bir yerde çalarken, hi-hat pedalıyla belirli vuruşları işaretliyor. El ritim zilinde ya da tomlarda çalışırken ayak hi-hat'le düzenli bir akış tutuyor ve ritmin iskeletini koruyor. Bu, eli hi-hat'ten özgürleştiriyor ve setin başka parçalarına dağılmasına izin veriyor.
Pedalın bu kullanımı, sol ayağı setin ayrı bir sesi hâline getiriyor. Bas davulun sağ ayakla, hi-hat pedalının sol ayakla çalındığı bir ritimde iki ayak birbirinden bağımsız iki ses üretiyor.
İki ayak birbirinden ayrılmalı
Açılıştaki öğrencinin karşılaştığı sorunun bir kökü de, iki ayağın birbirinden ayrılmamış olması. Sağ ayak her indiğinde sol ayak da istemeden kıpırdıyor; bir ayağın hareketi ötekine sızıyor.
Başlangıçta ayaklar birbirine bağlı hareket etmeye eğilimli. Birine bir iş verildiğinde öteki de onu taklit etmeye ya da ona tepki vermeye çalışıyor. İki ayağın birbirinden bağımsız çalışabilmesi, bu bağın bilinçli olarak çözülmesini gerektiriyor.
Bu çözülme adım adım kuruluyor. Önce sol ayak zilleri sabit basınçla birbirine bastırırken sağ ayak yavaşça bas davula basıyor ve sol ayağın kıpırdamadığına bakılıyor. Sonra sağ ayak farklı yerlerde basıyor. Ardından sol ayak da kendi işini, açıp kapatmayı ya da pedalla vurmayı, sağ ayaktan bağımsız olarak yapıyor.
İki ayak birbirinden ayrıldığında, ayaklar setin iki ayrı çalgıcısı gibi çalışabiliyor. Bu, ellerle birlikte dört uzvun her birinin kendi işini yapabildiği bir koordinasyonun temeli.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Açık el çalımı. Çoğu davulcu hi-hat'e sağ eliyle, sol elin üzerinden çaprazlanarak vuruyor. Bazı davulcular ise hi-hat'e sol eliyle, çaprazlanmadan vuruyor. Bu çalım, ellerin çaprazlanmadığı için sağ eli trampete ve tomlara serbestçe bırakıyor. Hangi çalımın seçileceği davulcunun alışkanlığına ve çaldığı müziğe bağlı; ikisi de yerleşik yollar.
Bagetin neresiyle vurulduğu da rengi değiştirir. Hi-hat'e bagetin ucuyla, üstten vurmak ince ve keskin bir ses veriyor. Bagetin gövdesiyle, zilin kenarına vurmak ise daha kalın ve daha güçlü bir ses çıkarıyor. Ayağın açıklığıyla birlikte bu seçim, hi-hat'in ses yelpazesini genişletiyor.
Ayak topuğu ya da parmak ucu. Sol ayak hi-hat pedalında topuğu yerde, ayak ucuyla basarak ya da topuğunu kaldırıp ayak ucunda yükselerek çalışabiliyor. Topuk yerdeyken basınç daha sabit ve dinlenik; topuk kalktığında ayak daha hareketli ve açıp kapatmaya daha hazır. Bir ritmin sabit kapalı mı, yoksa açılıp kapanan bir hi-hat mı istediği, ayağın konumunu belirliyor.
Hi-hat'in yüksekliği ve açıklığı ayarlanabilir. İki zil arasındaki mesafe ve üst zilin yüksekliği hi-hat ayağından ayarlanabiliyor. Ziller arasındaki açıklık, açık sesin ne kadar parlak olacağını ve ayağın zilleri kapatmak için ne kadar yol gideceğini belirliyor. Kurulum dersinde yerleştirilen hi-hat'in bu ayarı, ayağın rahatça çalışabilmesine göre yapılıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Hi-hat'in sesini yalnızca el belirler. El vuruyor, ama sesin rengini ayak belirliyor. Aynı vuruş, ayağın basıncına göre kuru bir "tık"tan uzayan bir "şşş"e kadar değişiyor.
Yaygın yanlış: Kapalı hi-hat'i kapalı tutmak kendiliğinden olur. Sabit basınç bir beceri ve dikkatin dağıldığı her an tehlikede. Başlangıçta bilinçli olarak çalışılması gerekiyor.
Yaygın yanlış: Açık hi-hat yalnızca bir vuruştur. Açık hi-hat'te ayağın zilleri kapattığı an da bir vuruş. Kapatmanın zamanlaması, açık sesin ne kadar süreceğini ve ritmin netliğini belirliyor.
Yaygın yanlış: Hi-hat yalnızca elle çalınır. Pedala tek başına basmak kısa ve kuru bir ses çıkarıyor. Ayak, el başka bir yerdeyken hi-hat pedalıyla bir zaman akışı tutabiliyor.
Yaygın yanlış: İki ayak zaten birbirinden bağımsızdır. Başlangıçta ayaklar birbirini taklit etmeye eğilimli; sağ ayak basarken sol ayak da kıpırdıyor. Bağımsızlık, bu bağın adım adım çözülmesiyle kuruluyor.
Uygulama
Setine ya da bir hi-hat ile bas davul pedalının bulunduğu bir düzene otur. İlk adımda sol ayağınla zilleri birbirine bastır ve sağ elinle düzenli vuruşlar çal. Ardından sol ayağının basıncını yavaşça azalt ve sesin kapalıdan yarı açığa, oradan açığa nasıl değiştiğini dinle. Her renkte birkaç vuruş çal ve üç sesi birbirinden ayırt et.
İkinci adımda sabit basıncı sına. Hi-hat'i kapalı tutarken ve sağ elinle düzenli vuruşlar çalarken, sağ ayağınla bas davula yavaşça basmaya başla. Her bas davul vuruşunda hi-hat'in sesinin değişip değişmediğine dikkat et. Değişiyorsa sol ayağının basıncına bilinçli olarak dikkat ver ve yeniden dene.
Üçüncü adımda kapatmayı çalış. Hi-hat'i açık bırak, iki vuruş arasındaki bir noktada sağ elinle vur ve sol ayağınla tam bir sonraki vuruşta kapat. Kapatışın tam zamanında olup olmadığını dinle: çınlama komşu vuruşa sarkıyor mu, erken mi kesiliyor? Bunu yavaşça, birkaç kez tekrarla.
Dördüncü adımda pedalı tek başına çal. Ellerini kullanmadan, sol ayağınla hi-hat pedalına düzenli aralıklarla bas ve iki zilin çarpışmasından çıkan kısa sesi dinle. Ardından sağ ayağınla bas davula farklı bir düzende basarak iki ayağın birbirinden bağımsız iki ses üretmesini dene.
Son olarak hepsini bir araya getir. Sağ el zillerde eşit aralıklı vuruşlar, sol ayak pedalı aşağıda tutuyor, sağ ayak bas davulda. Yavaş bir tempoda başla ve sol ayağının basıncının sabit kaldığından emin ol. Çalışmanın sonunda hangi an sol ayağının kıpırdadığını bir cümleyle not et.
Kilit özet
Hi-hat, bir el ile bir ayağın birlikte çaldığı setteki tek parça. El vuruyor, ayak iki zilin ne kadar kapalı olduğunu ve dolayısıyla sesin rengini belirliyor.
Ziller sıkıca kapalıyken ses kısa ve kuru, hafifçe ayrıldığında yarı açık ve cızırtılı, tamamen ayrıldığında açık ve parlak. Bu renkler arasında keskin sınırlar yok; ayak basıncıyla sürekli değişiyor.
Sabit basınç öğrenilen bir iş; kendiliğinden gelmiyor. Dengenin oturmada kurulması, sol ayağın pedala sabit basınç verebilmesini sağlıyor.
Açık bir hi-hat'i kapatmak bir ritim olayı: kapatışın zamanlaması açık sesin ne kadar süreceğini belirliyor ve kesilişin kendisi bir vurgu oluyor. Pedal tek başına da çalıyor ve eli hi-hat'ten özgürleştirebiliyor.
İki ayak başlangıçta birbirine bağlı hareket ediyor. Bu bağın adım adım çözülmesi, ayakların iki ayrı çalgıcı gibi çalışabilmesinin ve dört uzuvlu koordinasyonun temeli.
Sonraki derse köprü
Hi-hat, bas davul ve trampet artık aynı anda çalınabilecek bir üçlü. Bu üç parça, popüler müzikteki ritimlerin büyük bölümünün temeli.
İlk rock groove, bu üçlüyü ilk kez bir bütün olarak birleştiriyor. Hi-hat'in düzenli akışı, bas davulun ve trampetin yerleştiği vuruşlar hangi düzende buluşur, bir groove'u yalnızca doğru vuruşlardan fazlası yapan şey nedir, ve bu üçlü dinleyicide nasıl bir hareket isteği uyandırır?