Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Metronomdaki sayı, bir dakikadaki vuruş sayısını, yani her vuruşun ne kadar sürdüğünü gösteriyor. Sekiz hücrelik groove haritası metronomun tıkları arasına yerleşiyor ve başlangıç temposu hiçbir hücrenin sıkışmadığı tempo.
Bateri yüksek sesli bir çalgı; metronomu kulaklıkla dinlemek hem tıkırtıyı duyulur tutuyor hem kulağı koruyor. Tıkırtının setin hiçbir parçasına benzememesi kaymayı duymayı kolaylaştırıyor.
Tıkı gömmek, metronomu bir geri bildirim aracına çeviriyor: duyulmayan tık zamanında çalındığını, hi-hat'in önünde ya da ardında duyulan tık kaymanın yönünü gösteriyor. Geçişler bu kaymanın en kolay ortaya çıktığı yer; dönüş anında tıkın gömülmesi geçişin sınavı.
Sayarak giriş, davulcunun tempoyu ilk vuruştan önce grubuna verdiği an ve sayışın hızı şarkının hızı oluyor. Final çalışması üç parçanın metronomla kaydını ve kursun sorularıyla yapılan bir öz değerlendirmeyi kapsıyor.
Açılış sahnesi
Groove'unu artık ezbere çalan bir öğrenci, onu metronomla sınamak için telefonunu setin yanına koyuyor. Metronomu açıyor, bagetleri alıyor ve başlıyor. İlk ölçüde tıkırtıyı duyuyor. İkincide de. Üçüncüde trampetin ve hi-hat'in sesi odayı dolduruyor ve metronom bir anda yok oluyor.
Öğrenci durup ses düğmesini sonuna kadar açıyor. Yeniden başladığında tıkırtıyı biraz daha uzun duyuyor, ama bas davul girdiğinde yine kayboluyor. Sonunda telefonu kulağına yakın bir yere, zillerin arasına sıkıştırıyor.
Bu kez tıkırtıyı duyuyor ve bir şey fark ediyor: bazı ölçülerde tık, hi-hat'in hemen önünde ayrı bir ses olarak çıkıyor; bazı ölçülerde ise hiç duyulmuyor. Önce metronomun sesinin gidip geldiğini düşünüyor.
Hocası dinleyip gülümsüyor: "Metronom hiç gidip gelmiyor. Tıkı duymadığın ölçüler, tam üstüne bastığın ölçüler. Duyduğun her tık, senin kaydığın bir an."
Bu derste ne olacak
Önce tempo sayısının ne anlattığını, metronomdaki sayının groove'un hücrelerine nasıl dönüştüğünü göreceğiz. Sonra bir davulcunun karşılaştığı özel soruna, yüksek sesli bir çalgının arasında metronomun nasıl duyulur tutulacağına bakacağız. Ardından açılıştaki öğrencinin keşfine, tıkırtının kaybolmasının neden iyi bir işaret olduğuna geçeceğiz. Geçişlerin metronom karşısında en çok zorlanan yer olduğunu ve sayarak girişin, yani davulcunun grubun temposunu ilk vuruştan önce vermesinin nasıl yapıldığını konuşacağız. En sonda kursun final çalışmasına, üç parçalık kayıtlı performansa ve onu nasıl dinleyeceğine bakacağız.
Sıfır noktası
Metronom, belirli bir hızda eşit aralıklarla ses veren bir araç. Hızı bir sayıyla ayarlanıyor: bu sayı, bir dakika içinde kaç vuruş olduğunu gösteriyor. Sayı büyüdükçe vuruşlar sıklaşıyor ve tempo hızlanıyor.
Bir grupta davulcu çoğu zaman grubun zamanını taşıyan kişi. Öteki müzisyenler temponun sabit olup olmadığını büyük ölçüde davuldan duyuyor. Bu yüzden davulcunun zamanı, yalnızca kendi çalışının değil, bütün grubun çalışının zemini oluyor.
Metronom bu zemini dışarıdan denetlemenin aracı. Önceki derslerde iki taahhüt verdik: groove ölçüler boyunca aynı kalacak, geçiş eşit bölünmeyi bozmayacak. Metronom bu iki kuralın gerçekten tutulup tutulmadığını, kulağın tek başına kaçırabileceği incelikte ölçüyor.
Bu dersin sınavı şu: metronomla çalınan bir groove'da tıkırtı, hi-hat ve trampetin altında kaybolacak kadar tam üstüne düşüyor mu, ve bir geçişin ardından yeni bölümün ilk vuruşu tıkırtıyla çakışıyor mu?
Mekanizma
Sayı hücreye dönüşür
Metronomdaki sayı soyut görünüyor, ama davulcu için somut bir şey söylüyor: ölçünün her vuruşunun ne kadar sürdüğünü. Metronom ölçünün dört vuruşunun her birinde bir kez tıklıyorsa, iki tık arasındaki süre bir vuruşun uzunluğu.
İlk rock groove'unda hi-hat her vuruşu ikiye bölüyordu. Bu yüzden metronomun her tıkı, hi-hat'in iki vuruşundan birine denk geliyor: tık ile birlikte bir hi-hat vuruşu, iki tık arasında bir hi-hat vuruşu daha. Sekiz hücrelik harita, metronomun dört tıkının arasına yerleşiyor.
Bu ilişki, yeni bir tempo seçerken işe yarıyor. Metronomu yavaşlatmak hücreleri genişletiyor; eller her vuruş arasında daha çok zaman buluyor. Başlangıçta seçilecek tempo, groove'un hiçbir hücresinin sıkışmadığı, her vuruşun rahatça yerine oturduğu tempo.
Tempo sayısı bir şarkının kimliğinin de parçası. Aynı groove yavaş bir tempoda ağır ve geniş, hızlı bir tempoda koşar adım duyuluyor. Bir şarkıyı çalarken doğru tempoyu bilmek, doğru vuruşları bilmek kadar önemli.
Metronomu duyulur tutmak
Açılıştaki öğrencinin ilk sorunu, bir davulcunun metronomla çalışırken hemen karşılaştığı bir sorun: bateri, metronomun tıkırtısını kolayca bastıran yüksek sesli bir çalgı. Telefonun hoparlöründen gelen tıkırtı, trampetin ve zillerin arasında kayboluyor.
Bu sorunun en yaygın çözümü, metronomu kulaklıkla dinlemek. Kulaklık tıkırtıyı doğrudan kulağa taşıyor ve setin sesi ne kadar yüksek olursa olsun duyulur tutuyor. Dışarıdaki sesi azaltan kapalı kulaklıklar, hem tıkırtıyı daha açık duyurmayı hem de kulağı setin yüksek sesinden korumayı birlikte sağlıyor.
Kulağın korunması ayrı bir önem taşıyor. Bateri, yakın mesafede uzun süre dinlendiğinde kulağı yorabilecek kadar yüksek bir çalgı. Kulaklığın ya da kulak tıkacının davul çalışmasının kalıcı bir parçası olması, yıllara yayılan bir alışkanlığın başlangıcı.
Tıkırtının sesi de seçilebiliyor. Birçok metronom farklı tınılar sunuyor; davulcu için en iyisi, setin hiçbir parçasına benzemeyen, keskin ve kısa bir ses. Hi-hat'e benzeyen bir tıkırtı, hi-hat'in içinde kolayca kayboluyor ve kaymayı duymayı zorlaştırıyor.
Tıkı gömmek
Açılıştaki öğrencinin keşfi, metronomla çalışmanın en işe yarar ipucu. Davulcu tıkırtıyla tam aynı anda vurduğunda, tıkırtı davulun sesinin içine giriyor ve ayrı bir ses olarak duyulmuyor. Buna davulcular arasında tıkı gömmek deniyor.
Bu, metronomu bir ölçüm aracından bir geri bildirim aracına çeviriyor. Tık duyulmuyorsa davulcu tam yerinde. Tık hi-hat'in hemen önünde ayrı bir ses olarak çıkıyorsa, davulcu geride kalmış. Tık hi-hat'in hemen ardından çıkıyorsa, davulcu önden gitmiş.
Kulak bu küçük farkları zamanla ayırmayı öğreniyor. Başlangıçta tık yalnızca "duyuluyor" ya da "duyulmuyor". Çalıştıkça tıkın hangi tarafta çıktığı da duyulmaya başlıyor ve davulcu kaymanın yönünü, düzeltmek için hangi yöne gitmesi gerektiğini anlıyor.
Tıkı gömmek bir hedef olarak da iş görüyor. Davulcu tıkırtıyı duymaya çalışmak yerine onu yok etmeye çalışıyor. Bir ölçü boyunca hiç tık duyulmuyorsa, o ölçü zamanında çalınmış demek.
Geçiş metronomun en sert sınavı
Groove döne döne çalınırken metronomla uyumlu kalmak görece kolay; eller alışkın bir yolu izliyor. Geçişe gelindiğinde ise durum değişiyor. Geçiş bir önceki derste gördüğümüz gibi hızlanmaya ve yavaşlamaya en açık yer, ve metronom bu kaymayı hiç affetmiyor.
Geçiş boyunca hızlanan bir davulcu, yeni bölümün ilk vuruşuna tıkırtıdan önce varıyor. Yavaşlayan bir davulcu ise ilk vuruşa tıkırtıdan sonra ulaşıyor. İki durumda da dönüşteki zil ile bas davul tıkla çakışmıyor ve tık dönüş anında açıkça duyuluyor.
Bu, geçişleri metronomla çalışmanın en değerli yanı. Metronomsuz çalışırken davulcu, geçişte hızlandığını çoğu zaman fark etmiyor; çünkü dönüşten sonra groove yeni, biraz daha hızlı bir tempoda sürüyor ve kulak ona çabucak uyum sağlıyor. Metronom ise dönüş anında tempoyu eski yerinde tutuyor ve farkı ortaya çıkarıyor.
Geçişleri metronomla çalışmanın bir yolu, dönüş anına özel dikkat vermek. Davulcu geçişin kendisine değil, yeni bölümün ilk vuruşunda tıkın gömülüp gömülmediğine odaklanıyor. Tık dönüşte duyuluyorsa, geçişin nerede kaydığı yavaşlatılarak aranıyor.
Sayarak giriş
Bir grupta şarkıyı çoğu zaman davulcu başlatıyor. Ama ilk vuruştan önce bütün müzisyenlerin aynı tempoyu bilmesi gerekiyor. Bunun için davulcu, şarkı başlamadan önce tempoyu sayarak veriyor: bagetleri birbirine vurarak ya da hi-hat'i ayakla kapatarak bir ölçülük sayış yapıyor.
Sayarak giriş, davulcunun tempoyu ilk vuruştan önce belirlediği an. Sayışın hızı şarkının hızı oluyor. Sayış aceleyle, heyecanla yapılırsa şarkı da o hızda başlıyor ve geri dönmek zorlaşıyor.
Bu yüzden deneyimli davulcular sayışı yapmadan önce tempoyu kafalarında kuruyor. Çoğu zaman bunun için metronomu birkaç saniye dinliyor ya da şarkının bir parçasını içlerinden söylüyor. Sayış, kafada kurulmuş bu tempoyu dışarıya aktarıyor.
Metronomla çalışmak bu becerinin de temelini atıyor. Belirli bir tempo sayısını tekrar tekrar duymak, kulağa o tempoyu tanımayı öğretiyor. Zamanla davulcu, metronom olmadan da bir tempoyu yeterince yakın biçimde sayabiliyor.
Final çalışması: kayıtlı performans
Kursun final çalışması, üç kısa parçanın metronomla kaydedilmesi ve kaydın öz değerlendirmesi. Bu dersin becerileri burada kursun bütün becerileriyle buluşuyor.
Üç parça farklı işlere odaklanabiliyor: biri yalnızca groove'u uzun süre değişmeden tutmayı, biri bölüm sınırlarında geçişleri ve dönüşleri, biri ise sayarak girişten başlayıp bir parçanın başından sonuna kadar gitmeyi gösteriyor. Her parça, tempo sayısı önceden belirlenmiş olarak ve metronomla kaydediliyor.
Kaydı dinlerken sorulacak sorular, kursun derslerinden geliyor. Tık nerede duyuluyor, nerede gömülüyor? Birlikte inmesi gereken uzuvlar tek bir ses gibi mi çıkıyor, yoksa flam mı var? Arka vuruş öne çıkıyor, sekizlik zil geride kalıyor mu? Geçişlerin ardından tık, yeni bölümün ilk vuruşunda gömülüyor mu? Hi-hat'in rengi baştan sona tutarlı mı?
Öz değerlendirmenin amacı, bir not vermek değil, bir sonraki çalışmanın başlangıç noktasını bulmak. Kaydın en zayıf anı, davulcunun bir sonraki haftada neye odaklanacağını gösteriyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Tıkın önünde ve arkasında çalmak. Deneyimli davulcular tıkı her zaman tam ortasından gömmüyor. Bazı müziklerde bilerek biraz önden, ileri iten bir hisle; bazılarında biraz arkadan, ağır ve rahat bir hisle çalıyorlar. Ama bu tercih ancak tam üstünde çalmayı güvenle yapabilen biri için anlamlı. Önce tıkı gömmek, sonra ondan bilerek ayrılmak.
Metronomu seyrekleştirmek. Metronomla rahat çalışan davulcular zamanla tıkırtıyı daha seyrek kullanmaya başlıyor: her vuruş yerine yalnızca belirli vuruşlarda tık duyuyor ve aradaki zamanı kendi taşıyor. Bu, metronoma yaslanmak yerine onunla karşılaştırmayı öğretiyor. Ritim Temelleri kursu bu çalışmayı basamak basamak açıyor.
Kayıtta metronom. Stüdyoda davulcular çoğu zaman kulaklıktan metronomla çalıyor ve grup bu davul kaydının üstüne kuruluyor. Burada tıkı gömmek yalnızca bir çalışma yöntemi değil, işin kendisi. Kayıtta her ölçünün zamanında olması, öteki müzisyenlerin kendi bölümlerini üstüne güvenle kurabilmesini sağlıyor.
Metronomsuz çalmak da bir beceri. Metronom bir öğretmen, bir sahne arkadaşı değil. Canlı çalan birçok grup metronomsuz çalıyor ve zamanı davulcu taşıyor. Metronomla çalışmanın amacı, metronom kapandığında da zamanın sabit kalması.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Hoparlörü sonuna kadar açmak metronomu duyulur kılar. Hoparlörden gelen yüksek bir tıkırtı yine de setin arasında kaybolabiliyor ve kulağı yoruyor. Kulaklık, tıkırtıyı duyurmanın ve kulağı korumanın daha iyi yolu.
Yaygın yanlış: Tıkı her zaman duyuyor olmalısın. Tık tam üstüne basıldığında davulun sesinin içine giriyor. Duyulmayan tık, çoğu zaman zamanında çalındığının işareti.
Yaygın yanlış: Groove'u metronomla tutabiliyorsan geçişler de tutar. Geçiş, hızlanma ve yavaşlamanın en kolay ortaya çıktığı yer. Geçişleri ayrıca metronomla çalışmak, dönüş anındaki kaymayı ortaya çıkarıyor.
Yaygın yanlış: Sayış yalnızca başlangıç işaretidir. Sayış bir işaret değil, bir tempo bildirimi. Aceleyle yapılan bir sayış, bütün şarkıyı yanlış tempoda başlatıyor.
Yaygın yanlış: Metronomla çalışmanın amacı metronomla çalmaktır. Amaç, metronom kapandığında da zamanın sabit kalması. Metronom bir öğretmen; hedef onun kurduğu zamanı kendi başına taşımak.
Uygulama
Metronomu kulaklıkla dinleyebileceğin biçimde hazırla ve setin hiçbir parçasına benzemeyen keskin bir tıkırtı sesi seç. İlk adımda rahat, yavaş bir tempo seç ve metronomun her vuruşta bir kez tıklamasını ayarla. Tıkırtıyı birkaç ölçü dinle, sonra bagetleri birbirine vurarak bir ölçülük sayış yap ve groove'a gir.
İkinci adımda tıkı gömmeye çalış. Groove'u çalarken tıkırtıyı duyduğun anlara dikkat et. Tık hi-hat'ten önce mi, sonra mı çıkıyor? Bir ölçü boyunca hiç tık duymayana kadar tempoyu değiştirmeden sürdür.
Üçüncü adımda geçişleri ekle. Dört ölçülük gruplar çal ve her grubun sonunda bir önceki derste çalıştığın geçişi yap. Dönüş anında tıkın gömülüp gömülmediğine odaklan. Dönüşte tık duyuluyorsa, geçişi daha yavaş bir tempoda yeniden çalış.
Dördüncü adımda metronomu kapat ve aynı tempoda sayarak groove'a gir. Birkaç grup çaldıktan sonra metronomu yeniden aç ve tempoyu ne kadar koruduğunu karşılaştır.
Son olarak final çalışmanın provasını yap. Üç kısa parça seç ve her birini metronomla kaydet. Kayıtları dinlerken derste sıraladığımız soruları sırayla sor ve her kaydın en zayıf anını bir satırla yaz.
Kilit özet
Metronomdaki sayı, bir dakikadaki vuruş sayısını, yani her vuruşun ne kadar sürdüğünü gösteriyor. Sekiz hücrelik groove haritası metronomun tıkları arasına yerleşiyor ve başlangıç temposu hiçbir hücrenin sıkışmadığı tempo.
Bateri yüksek sesli bir çalgı; metronomu kulaklıkla dinlemek hem tıkırtıyı duyulur tutuyor hem kulağı koruyor. Tıkırtının setin hiçbir parçasına benzememesi kaymayı duymayı kolaylaştırıyor.
Tıkı gömmek, metronomu bir geri bildirim aracına çeviriyor: duyulmayan tık zamanında çalındığını, hi-hat'in önünde ya da ardında duyulan tık kaymanın yönünü gösteriyor. Geçişler bu kaymanın en kolay ortaya çıktığı yer; dönüş anında tıkın gömülmesi geçişin sınavı.
Sayarak giriş, davulcunun tempoyu ilk vuruştan önce grubuna verdiği an ve sayışın hızı şarkının hızı oluyor. Final çalışması üç parçanın metronomla kaydını ve kursun sorularıyla yapılan bir öz değerlendirmeyi kapsıyor.
Sonraki derse köprü
Sıfırdan Bateri'nin son dersi bu.
İlk derste setin parçaları odada dağınık duruyordu ve ilk soru, taburenin nereye konacağıydı. O günden bu yana set bir bedene göre kuruldu, denge ayaklardan oturuşa taşındı, baget bir tutma noktasından serbestçe sekmeye başladı. Eller aynı yükseklikten eşit vuruşlar çıkarmayı, sol ayak zillerin rengine karar vermeyi öğrendi. Üç ses bir groove'da buluştu, groove bir geçişle bölüm değiştirdi, ikisi de kâğıda yazıldı. Bu son ders hepsini dışarıdan bir saate karşı sınadı.
Bu kurs bilinçli olarak dar bir alanda kaldı. Onaltılık groove'lar, hayalet notalar, rudimentlerin sistemli çalışması, shuffle ve farklı ölçü türleri, dört uzvun birbirinden tam bağımsız çalışması burada açılmadı.
Doğrudan devam eden kurs Rudiment ve Groove. Tek, çift ve paradiddle gibi rudimentler, vurgulu ve hafif vuruşların sistemli çalışması, flam ve drag, onaltılık groove, hayalet notalar, hi-hat kontrolü, geçişlerin tomlara yayılması, shuffle, funk ve dört uzuv bağımsızlığı orada ele alınıyor. Onun ardından Stil ve İleri Koordinasyon geliyor; rock ve metalden funk, caz ve Latin müziğe uzanan stiller, poliritim, aksak ölçüler ve setin akordu orada çalışılıyor.
Zaman duygusunu davulun dışında da güçlendirmek isteyen için Ritim Temelleri, sayfayı daha rahat okumak isteyen için Müziğin Temelleri, çalışmanın kendisini düzenlemek isteyen için Etkili Müzik Çalışma Sistemi ayrı yollar açıyor.
Bu kursun on dersinden geriye tek bir cümle kalacaksa o şu olsun: davulcunun ilk işi süslemek değil, zamanı öyle taşımak ki geri kalan herkes ona yaslanabilsin.