Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir kütüphane, sahip olunan müziğin toplamı değil o müziğin bulunabilir hâli. Diskte durup aranınca bulunamayan parça pratikte yok sayılıyor.
Dosya biçimi tartışmasında belirleyici olan biçimin adı değil, dosyanın hangi ayarla üretildiği. Düşük ayarlı bir dosya evde idare edip büyük bir ses sisteminde dağılabiliyor.
Etiketlemede en değerli alan, hiçbir programın üretemeyeceği olan: kendi notların. Gecenin hangi saatinde işe yaradığı, hangi parçadan sonra iyi gittiği ve hangi kalabalıkta çalıştığı — sekiz ay sonraki aramayı çözen bilgi bu.
Sahnede zaman az, dikkat bölünmüş ve ışık kötü. Bu koşullarda çalışan tek yöntem hazır havuzlar: açılış, yükseltme, yoğun an ve indirme için ayrı ayrı hazırlanmış küçük kümeler.
Bir parçayı ilk kez hazırladığında yaptığın iş ona yapışıp kaydediliyor; bu yüzden hazırlanmamış hiçbir parça sahneye çıkmıyor. Ve son olarak: müzik dosyalarını yedeklemek kütüphaneyi yedeklemek değil — giriş noktaları, notlar ve düzen ayrı bir yerde duruyor.
Açılış sahnesi
Gece iyi gidiyor. Oda dolu, enerji yükseliyor ve DJ tam olarak ne çalması gerektiğini biliyor.
Aklında bir parça var. Sekiz ay önce bulduğu, tam bu ana uygun bir parça.
Aramaya başlıyor.
Adını tam hatırlamıyor. Sanatçı adını da. Aklında yalnız sesi var.
Listeleri açıyor, kaydırıyor, bakıyor. Bulamıyor.
Çalan parçanın bitmesine bir dakika kalıyor.
Sonunda vazgeçiyor ve elinin altındaki, güvenli ama sıradan bir parçaya geçiyor.
O gece için doğru olan parça çalınmadı. Elinde vardı. Bulamadı.
Bu, DJ'lerin en sık yaşadığı ve en az konuştuğu kayıp. Ve teknik bir sorun değil, bir düzen sorunu.
Bu ders, o parçanın on saniyede bulunmasını sağlayan şeyle ilgili.
Bu derste ne olacak
Önce dosya biçimini konuşacağız ve bu konudaki tartışmayı gerçek boyutuna indireceğiz. Sonra kütüphanenin ne olduğunu ve neden bir klasör yığını olmadığını göreceğiz. Ardından bir parçanın nasıl etiketlendiğini ele alacağız; asıl iş orada. Sonra sahnede nasıl arama yapıldığını konuşacağız — çünkü sakin kafayla aramakla gece ortasında aramak farklı şeyler. En sonda yedekleme ve taşımaya bakacağız.
Sıfır noktası
Bir DJ'nin kütüphanesi, çaldığı müziğin toplamı değil.
Kütüphane, o müziğin BULUNABİLİR hâli.
Aradaki fark açılış sahnesinde duruyor. O parça diskte vardı; kütüphanede değildi.
Bir kütüphanenin üç işi var.
Birincisi tutmak. Parçalar bir yerde ve güvende duruyor.
İkincisi tanımlamak. Her parça hakkında, sonradan aramaya yarayacak bilgi kayıtlı.
Üçüncüsü hazır tutmak. Bir önceki modülde konuştuğumuz giriş noktaları ve gain ayarları, o parçaya yapışmış durumda. Bir kez hazırladığın parçayı ikinci kez hazırlamıyorsun.
Üçüncüsü genellikle atlanıyor ve en çok zaman kazandıran o.
Mekanizma
Dosya biçimi: tartışmayı boyutuna indirmek
Bu konu çok tartışılıyor ve gerçek boyutundan büyük anlatılıyor.
Ayrım şu: sıkıştırılmamış biçimler sesi olduğu gibi saklıyor; sıkıştırılmış biçimler dosyayı küçültmek için bilginin bir kısmını atıyor.
Şimdi DJ tarafındaki gerçek.
İyi ayarlanmış bir sıkıştırılmış dosya ile sıkıştırılmamış bir dosya arasındaki fark, bir kulüp ortamında çok az kişinin ayırt edebileceği kadar küçük.
Ama düşük ayarda sıkıştırılmış bir dosya farklı bir şey. Orada duyulan bir bozulma var ve büyük bir ses sisteminde bu bozulma büyüyor. Evde kulaklıkla idare eden bir dosya, salonda dağılabiliyor.
Buradan çıkan pratik kural şu: biçim türünden çok, o dosyanın hangi ayarla üretildiği önemli.
Ve ikinci kural: elde edebiliyorsan yüksek kaliteli sürümü al. Depolama maliyeti bugün önemsiz; salonda duyulan bozulma önemli.
Bir de şu var ve daha çok karşına çıkacak: aynı parçanın elinde birden çok sürümü olabiliyor. Hangisinin daha iyi olduğunu bilmiyorsan ikisini de tutuyorsun ve sahnede hangisini çalacağını bilemiyorsun. Kütüphane düzeninin ilk işi, bu tür ikilikleri temizlemek.
Etiketleme: asıl iş
Bir parçayı bulmanı sağlayan şey dosya adı değil, ona eklediğin bilgi.
Bu bilgiye etiket deniyor ve dosyanın içinde duruyor.
Hangi bilgiler gerekli?
Sanatçı ve parça adı. En temel olanı ve çoğu zaman zaten dolu geliyor — ama tutarlı olmayabiliyor. Aynı sanatçı üç farklı yazımla kayıtlıysa, aradığında üçünü de bulamıyorsun.
Tür. Kendi kullandığın adlandırma yeterli; kimseye uyman gerekmiyor. Önemli olan tutarlı olması.
Tempo. Genellikle program tarafından hesaplanıp yazılıyor.
Ton. Harmonik miks için gerekiyor ve dokuzuncu modülün konusu.
Ve en değerlisi: kendi notların.
İşte burası çoğu kişinin atladığı yer. Bir parçayı bulduğunda aklından geçen şeyi yazmıyorsan, sekiz ay sonra o parçayı hangi kelimeyle arayacaksın?
Kendi notların şu tür şeyler olabiliyor: gecenin hangi saatinde işe yarıyor, hangi parçadan sonra iyi gidiyor, hangi tür bir kalabalıkta çalıştı, girişi uzun mu kısa mı.
Bunlar hiçbir programın senin için üretemeyeceği bilgiler ve tam olarak açılış sahnesindeki aramayı çözen şey onlar.
Sahnede arama, evde aramadan farklı
Evde aradığında zamanın var, kafan sakin ve deneme yapabiliyorsun.
Sahnede üç şey birden değişiyor.
Zamanın az. Çalan parçanın bitmesine kalan süre kadar vaktin var.
Dikkatin bölünmüş. Aynı anda salonu izliyor, kulaklıkta bir şey dinliyor ve arama yapıyorsun.
Ve ışık kötü. Ekranı okumak evdekinden zor.
Bu üçü, sahnede kullanılabilecek arama yönteminin nasıl olması gerektiğini belirliyor: HAZIR LİSTELER.
Yani gece başlamadan önce, o geceye uygun parçaları bir araya getirilmiş hâlde bulundurmak. Sıralı değil — sıra o an kurulacak — ama bir arada.
Deneyimli bir DJ'nin gece için hazırladığı şey bir set listesi değil, birkaç HAVUZ oluyor: açılış için uygun olanlar, yükseltmek için olanlar, en yoğun an için olanlar, indirmek için olanlar.
Geceye göre hangisi gerekiyorsa o havuz açılıyor ve otuz parçanın içinden seçiliyor. Beş bin parçanın içinden değil.
Açılış sahnesindeki DJ'nin eksiği tam olarak buydu.
Bir kez hazırla, kalıcı olsun
Bir önceki modülde giriş noktalarından söz etmiştik. Şimdi neden kütüphane konusunun parçası olduklarını görüyoruz.
Bir parçayı ilk kez hazırlarken yaptıkların — nereden başlayacağını işaretlemek, giriş seviyesini oturtmak — o parçaya yapışıyor ve kaydediliyor.
Yani ikinci kez o parçayı açtığında hazır geliyor.
Bunun sonucu şu: bir parçayı sahneye ilk kez çıkarmadan önce evde hazırlamış olman gerekiyor.
Hiç açmadığın bir parçayı sahnede ilk kez hazırlamak, kendine gereksiz bir iş çıkarmak. Ve o iş, dikkatinin en kıt olduğu anda geliyor.
Pratik alışkanlık şu: yeni bulduğun parçaları bir bekleme havuzuna at. Sahne öncesinde o havuzu boşalt — her parçayı bir kez dinle, hazırla, etiketle ve asıl kütüphaneye geçir.
Hazırlanmamış hiçbir parça sahneye çıkmıyor.
Yedekleme ve taşıma
Kısa ama atlanmaması gereken bir bölüm.
Kütüphanen iki şeyden oluşuyor: ses dosyaları ve onlar hakkındaki bilgi.
İkincisi çoğu zaman programın kendi kayıt düzeninde duruyor. Yani müzik dosyalarını yedeklemek, kütüphaneni yedeklemek anlamına gelmiyor.
Bir bilgisayar kaybettiğinde ya da değiştirdiğinde, dosyaları geri getirebiliyorsun ama giriş noktaların, notların ve düzenin gitmiş olabiliyor.
Bu, aylarca birikmiş bir işin kaybı ve fark edildiğinde çok geç oluyor.
Alınacak önlem basit: programının kütüphane verisini nereye yazdığını öğren ve onu da yedekle. Bunu bugün bir kez yapmak, ileride bir günü kurtarıyor.
Ve taşıma konusunda: bir mekânda kendi bilgisayarınla çalmıyorsan, kütüphaneni yanında taşıman gerekiyor. Bunun nasıl yapıldığı kullandığın düzene göre değişiyor; öğrenilecek ilk şeylerden biri bu ve gece başlamadan öğrenilmesi gerekiyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: kütüphane büyüdükçe değeri artmıyor, düzeni arttıkça artıyor. On bin parçalık dağınık bir kütüphane, beş yüz parçalık düzenli bir kütüphaneden daha az kullanılıyor. Yeni parça eklemek kolay ve tatmin edici; eklenmiş parçayı bulunabilir kılmak sıkıcı ve asıl işi o yapıyor.
İkincisi: bir parçayı elemek de bir kütüphane işi. Zamanla artık çalmadığın parçalar birikiyor ve her aramada karşına çıkıyorlar. Düzenli olarak ayıklamak — silmek değil, ayrı bir yere almak — arama süresini doğrudan kısaltıyor.
Üçüncüsü: bir parçayı çaldıktan sonra not düşmek, çalmadan önce not düşmekten değerli. Salonda nasıl karşılandığını ancak çaldıktan sonra biliyorsun ve o bilgi bir daha aynı biçimde eline geçmiyor. Gece bittikten sonra beş dakika ayırıp birkaç parçanın yanına not düşmek, zamanla en güvendiğin bilgi kaynağına dönüşüyor.
Dördüncüsü: hazır listeler zamanla eskiyor. Altı ay önce kurduğun bir havuz bugünkü seni temsil etmiyor olabilir. Havuzları yenilemek, yeni parça bulmak kadar düzenli yapılması gereken bir iş; yenilenmeyen bir havuz, kendini tekrar eden bir gece üretiyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Kütüphane, sahip olduğum müziktir. Kütüphane, o müziğin bulunabilir hâli. Diskte durup aranınca bulunamayan bir parça pratikte elinde yok sayılıyor.
Yaygın yanlış: Dosya biçimi tek başına belirleyici. Belirleyici olan, o dosyanın hangi ayarla üretildiği. Düşük ayarda sıkıştırılmış bir dosya evde idare edip büyük bir sistemde dağılabiliyor.
Yaygın yanlış: Etiketler zaten dolu geliyor, yeterli. Dolu gelen bilgiler tutarsız olabiliyor ve en değerli alan zaten boş: kendi notların. Bir parçayı sekiz ay sonra hangi kelimeyle arayacağını ancak sen yazabiliyorsun.
Yaygın yanlış: Sahnede beş bin parçanın içinden seçerim. Sahnede zaman az, dikkat bölünmüş ve ışık kötü. Küçük havuzlar hazırlamak, o koşullarda çalışan tek yöntem.
Yaygın yanlış: Müzik dosyalarımı yedekledim, kütüphanem güvende. Giriş noktaları, notlar ve düzen ayrı bir yerde duruyor. Dosyalar geri gelse de aylarca birikmiş hazırlık gitmiş olabiliyor.
Uygulama
Çalışmayı ikiye böl ve aralarında bir gece geçsin.
Birinci oturumda mevcut durumu gör. Kütüphaneni aç ve rastgele beş parça seç. Her biri için sor: bu parçayı adını hatırlamadan bulabilir miydim? Cevap hayırsa, onu bulabilmek için hangi bilginin gerekeceğini yaz.
Şimdi bir etiket standardı belirle. Kendi tür adlandırmanı yaz — beş ya da altı başlık yeterli. Bu adlandırma kimseye uymuyor olabilir ve sorun değil; senin kullanacağın şey.
Ardından not alanını dene. On parça seç ve her birine tek cümlelik bir not yaz: gecenin hangi anında işe yarar. Bu on notu yazmak yirmi dakika sürüyor ve etkisini ilk sahnede görüyorsun.
İkinci oturumda havuzları kur. Dört havuz oluştur: açılış, yükseltme, yoğun an, indirme. Her birine kütüphanenden parçalar ekle. Havuz başına on beş ile otuz arası parça hedefle; daha fazlası sahnede yine arama yaptırıyor.
Sonra bir yedekleme kontrolü yap. Programının kütüphane verisini nereye yazdığını araştır ve o konumu bir yere not et. Bugün bir kopyasını al.
Son olarak bekleme havuzunu kur. Bundan sonra bulduğun her yeni parça oraya gidecek ve sahne öncesinde boşaltılacak. Hazırlanmamış hiçbir parçanın sahneye çıkmaması, bu kursta edineceğin en kullanışlı alışkanlıklardan biri.
Kilit özet
Bir kütüphane, sahip olunan müziğin toplamı değil o müziğin bulunabilir hâli. Diskte durup aranınca bulunamayan parça pratikte yok sayılıyor.
Dosya biçimi tartışmasında belirleyici olan biçimin adı değil, dosyanın hangi ayarla üretildiği. Düşük ayarlı bir dosya evde idare edip büyük bir ses sisteminde dağılabiliyor.
Etiketlemede en değerli alan, hiçbir programın üretemeyeceği olan: kendi notların. Gecenin hangi saatinde işe yaradığı, hangi parçadan sonra iyi gittiği ve hangi kalabalıkta çalıştığı — sekiz ay sonraki aramayı çözen bilgi bu.
Sahnede zaman az, dikkat bölünmüş ve ışık kötü. Bu koşullarda çalışan tek yöntem hazır havuzlar: açılış, yükseltme, yoğun an ve indirme için ayrı ayrı hazırlanmış küçük kümeler.
Bir parçayı ilk kez hazırladığında yaptığın iş ona yapışıp kaydediliyor; bu yüzden hazırlanmamış hiçbir parça sahneye çıkmıyor. Ve son olarak: müzik dosyalarını yedeklemek kütüphaneyi yedeklemek değil — giriş noktaları, notlar ve düzen ayrı bir yerde duruyor.
Sonraki derse köprü
Kütüphane hazır. Şimdi parçaların birbirine nasıl bağlanacağına geçiyoruz.
Bir sonraki modülde tempo ve grid konusunu ele alacağız. Her parçanın bir hızı var ve iki parçanın birlikte durabilmesi için o hızların uyuşması gerekiyor.
Orada bir de ızgara kavramı gelecek: programın bir parçanın vuruşlarını nerede gördüğü. Izgara yanlış oturmuşsa, teknik olarak doğru yaptığın her şey yanlış sonuç veriyor — ve bu, yeni başlayanların açıklayamadığı sorunların büyük kısmının sebebi.
Bugün kurduğun havuzlardan birini seç ve içindeki parçaların temposuna bak. Bir sonraki modülde o listeyle çalışacağız.