Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kayıt seviyesinde iki yönde de hata yapılabiliyor ama hatalar eşit değil: kısık kayıt yükseltilebiliyor, tavana çarpmış kayıtta kesilen tepeler geri gelmiyor. Bu asimetri kararın tamamını belirliyor — şüphedeysen aşağıda kal.
Kayıt zinciri altı halkadan oluşuyor ve ilk üçü — kaynak, oda, mikrofon — kalan üçünden belirgin biçimde daha belirleyici. Zincirin ilerisinde yapılabilen tek şey elindekini işlemek.
Kazanç ile kanal sürgüsü aynı şey değil. Kazanç kayıttan önce devreye giriyor ve diske yazılanı belirliyor; sürgü kayıttan sonra devreye giriyor ve yalnız duyulanı değiştiriyor. Kısık kaydı sürgüyle kurtarmaya çalışmak, gürültüyü sesle birlikte yükseltiyor.
"Mümkün olduğunca yüksek kaydet" tavsiyesi on altı bit döneminden kalma. Yirmi dört bitte gürültü tabanı çok aşağıda; tepelerin tavanın altı ilâ on iki birim aşağısında kalması yeterli ve bırakılan pay insanın öngörülemezliği için.
Bir bölümü otuz kez denemek hem icrayı yoruyor hem karşılaştırma yeteneğini bitiriyor. Üç deneme yapıp durmak, dinlemek ve neyi değiştireceğine karar vermek daha iyi sonuç veriyor — ve beğenilen bir deneme asla üzerine kaydedilmiyor.
Açılış sahnesi
İki öğrenci aynı gün ilk kaydını yapıyor.
Birincisi çok kısık kaydediyor. Dalga biçimi ekranda ince bir çizgi gibi duruyor. Sesi yükseltince altından bir uğultu çıkıyor.
İkincisi çok yüksek kaydediyor. Dalga biçimi tavana yapışmış, tepeleri düz kesilmiş. Dinlediğinde sesin içinde bir çatırtı var.
İkisi de aynı sonuca varıyor: mikrofonum kötü.
İkisi de yanılıyor. Ama hataları aynı ağırlıkta değil ve bu dersin ekseni tam olarak burası.
Birincinin sorunu düzeltilebilir. Sesi yükseltirsin, uğultu da yükselir ama kayıt oradadır.
İkincinin sorunu düzeltilemez. Tavana çarpan tepeler kesilmiş, yani kaydedilmemiş. Yükseltmek de kısmak da onları geri getirmiyor.
Yani kayıt seviyesinde iki yönde de hata yapabilirsin, ama biri geri dönülebilir öbürü değil.
Bu asimetri, kayıt yaparken vereceğin kararın tamamını belirliyor.
Bu derste ne olacak
Önce kayıt zincirini kuracağız ve içindeki en belirleyici halkanın hangisi olduğunu göreceğiz — cevap çoğu kişinin beklediği yerde değil. Sonra kazanç kavramına geçeceğiz ve onu kanal sürgüsünden ayıracağız; ikisini karıştırmak bu konudaki bir numaralı kafa karışıklığı. Ardından "ne kadar yüksek kaydetmeli" sorusunu cevaplayacağız ve internette dolaşan eski tavsiyenin neden artık geçersiz olduğunu konuşacağız. Sonra deneme yönetimine geçeceğiz: bir bölümü kaç kez çalmalı, hangisini tutmalı. En sonda mikrofonun önündeki tarafa döneceğiz, çünkü kaydın kalitesini asıl orası belirliyor.
Sıfır noktası
Bir kaydın geçtiği yol altı halkadan oluşuyor.
Kaynak — çalan çalgı ya da söyleyen kişi. Oda — sesin içinde yayıldığı mekân. Mikrofon — sesi elektriğe çeviren alet. Kazanç — o zayıf elektriği kullanılabilir güce yükselten devre. Çevirici — sayıya dönüştüren aşama, yani ses kartı. Ve disk.
Şimdi bu zincir hakkında bilinmesi gereken en önemli şey: halkaların etkisi eşit değil.
Zincirin ilk üçü, kalan üçünden çok daha belirleyici.
Sebebi basit: zincirin ilerisinde yapabildiğin tek şey elindekini işlemek. Kötü bir oda kaydedildikten sonra odadan çıkarılamıyor. Yanlış yerleştirilmiş bir mikrofonun kaçırdığı ses geri gelmiyor.
Bu yüzden yeni başlayanlara verilebilecek en yüksek getirili tavsiye ekipman değiştirmek değil, kaynağa ve odaya bakmak. İkisi de bedava.
Mekanizma
Kazanç ile sürgü aynı şey değil
Bu ayrım kurulmadan hiçbir şey yerine oturmuyor.
Kazanç, kayıt SIRASINDA sinyalin gücünü belirliyor. Mikrofondan gelen elektrik çok zayıf; kazanç devresi onu kullanılabilir seviyeye yükseltiyor. Ve bu, sayıya çevrilmeden ÖNCE oluyor.
Kanal sürgüsü ise kayıt yapıldıktan SONRA devreye giriyor. Diskteki dosyayı ne kadar yüksek duyacağını ayarlıyor.
Sonuç şu: kazancı yanlış ayarlarsan dosyanın kendisi yanlış kaydediliyor. Sürgüyü yanlış ayarlarsan yalnız o an duyduğun ses yanlış oluyor.
Bunu ayırt etmenin pratik yolu şu soruyu sormak: bu ayar diske yazılanı değiştiriyor mu?
Kazanç değiştiriyor. Sürgü değiştirmiyor.
Yeni başlayanların çok yaygın bir hatası, kayıt sesi kısık geldiğinde kanal sürgüsünü yükseltmek. O an ses yükseliyor ve sorun çözülmüş gibi görünüyor. Ama diskteki dosya hâlâ kısık ve gürültü tabanına yakın; yalnız duyulan ses büyütülmüş oluyor, gürültüsüyle birlikte.
Doğru hareket kaydı silip kazancı düzelterek yeniden kaydetmek.
Ne kadar yüksek kaydetmeli
Şimdi asıl soru.
İnternette çokça rastlayacağın bir tavsiye var: mümkün olduğunca yüksek kaydet, tavana yaklaş.
Bu tavsiye bir zamanlar doğruydu ve artık değil.
Doğru olduğu dönem, on altı bit derinliğinin standart olduğu dönemdi. O günlerde gürültü tabanı bugünkünden belirgin biçimde yukarıdaydı, dolayısıyla sesi tabandan uzaklaştırmak için tavana yanaşmak gerekiyordu.
Yirmi dört bitle kaydettiğinde gürültü tabanı çok aşağıda. Yani tavana yanaşmana gerek yok; aşağıda kalmak sana hiçbir şey kaybettirmiyor.
Pratik hedef şu: sesin en yüksek tepeleri, tavanın belirgin biçimde altında dursun. Yaygın kabul gören aralık, tepelerin dijital tavanın altı ilâ on iki birim aşağısında kalması.
Tavanın adı sıfır ve o bir sınır, bir hedef değil. Ona çarpan her şey kesiliyor.
Neden bu kadar pay bırakıyoruz? Çünkü canlı bir icra tahmin edilemez. Şarkıcı prova sırasında bir seviyede söylüyor, kayıt başladığında daha yüksek söylüyor. Gitarist ilk denemede sakin çalıyor, üçüncü denemede sertleşiyor.
O pay, insanın öngörülemezliği için bırakılıyor.
Ve şunu unutma: kısık kaydedilmiş bir sesi sonradan yükseltmek yirmi dört bitte neredeyse bedelsiz. Tavana çarpmış bir sesi kurtarmak ise imkânsız.
Asimetri bunu söylüyor: şüphedeysen aşağıda kal.
Kaç kez denemeli
Teknik kısım bitti; şimdi kayıt gününün asıl sorunu.
Bir bölümü çalıyorsun, beğenmiyorsun, yeniden çalıyorsun. Sonra bir daha. Sonra bir daha.
Otuzuncu denemeden sonra iki şey oluyor ve ikisi de kötü.
Birincisi yoruluyorsun. Ses telleri yoruluyor, eller yoruluyor, dikkat dağılıyor. Otuzuncu deneme neredeyse her zaman beşinciden kötü.
İkincisi karşılaştırma yeteneğini kaybediyorsun. Aynı sekiz ölçüyü otuz kez dinledikten sonra hangisinin iyi olduğunu ayırt edemiyorsun; hepsi aynı geliyor.
İşe yarayan yöntem şu: üç deneme yap, dur, dinle.
Üçünü de dinledikten sonra ya birini seç ya da neyi değiştireceğine karar ver. "Bir daha" demek bir karar değil, kararı ertelemek.
Değiştireceğin şey genellikle teknik değil. Tempo fazla hızlı olabilir. Bölüm senin için fazla zor olabilir ve basitleştirilmesi gerekebilir. Kulaklıkta duyduğun karışım seni yanıltıyor olabilir.
Bunlardan biri düzeltildiğinde dördüncü deneme, otuzuncudan iyi çıkıyor.
Bir de şu var: en iyi denemeyi çalarken bilmiyorsun. Bu yüzden beğendiğin bir denemeyi ASLA üzerine kaydetme. Yeni bir denemeyi yeni bir yere al; disk ucuz, o an geri gelmiyor.
Asıl iş mikrofonun önünde
Kapanışta zincirin başına dönüyoruz, çünkü en yüksek getirili müdahaleler orada.
Kaynak. Kötü akort edilmiş bir çalgı hiçbir ekipmanla düzelmiyor. Yıpranmış bir tel, gıcırdayan bir tabure, boğazı yorgun bir şarkıcı — üçü de kayda giriyor. Kayıttan önce beş dakika ayırmak, kayıttan sonra beş saat uğraşmaktan kısa.
Oda. Çıplak duvarlı bir odada ses duvarlardan geri dönüyor ve kayda o dönüşler de giriyor. Bunu tümüyle yok edemezsin ama azaltabilirsin ve hiçbir şey satın almadan: perdeyi kapat, halı ser, dolabın önünde kaydet, odanın tam ortasında ve duvara paralel durmaktan kaçın.
Gürültü. Buzdolabı, klima, bilgisayar fanı, dışarıdaki trafik. Kaydetmeden önce otuz saniye sessiz kalıp odayı dinlemek, kayıtta ne duyacağını önceden söylüyor. Kapatabildiklerini kapat.
Mesafe. Mikrofona çok yaklaşmak sesi kalınlaştırıyor ve nefes seslerini büyütüyor; çok uzaklaşmak odayı içeri alıyor. İkisinin arasında, o kaynak için doğru bir yer var ve onu bulmanın tek yolu birkaç mesafede deneyip dinlemek.
Bu dördü hiçbir harcama gerektirmiyor ve toplam etkileri, mikrofonu değiştirmekten büyük.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Dört nokta.
Birincisi: seviye göstergesine bakmak dinlemenin yerine geçmiyor. Gösterge tepeleri gösteriyor ama sesin nasıl olduğunu söylemiyor. Doğru aralıkta duran bir kayıt yine de yanlış mesafeden, yanlış odada ya da yorgun bir icrayla yapılmış olabilir. Gösterge yalnız bir sınırı denetliyor.
İkincisi: kazanç devresinin kendi karakteri var. Çok düşük kazançla çalışmak gürültüyü yukarı çekiyor, çok yüksek kazançla çalışmak devrenin kendisini zorluyor. İkisinin arasında, o cihazın rahat çalıştığı bir bölge var ve zamanla kendi ekipmanında nerede olduğunu öğreniyorsun. Bu, kulakla öğrenilen ve kılavuzda yazmayan bir bilgi.
Üçüncüsü: kaydın başına ve sonuna birkaç saniye bırakmak neredeyse her zaman işe yarıyor. Nefes sesi, telin bırakılışı, odanın sönüşü — üçü de sonradan işine yarayabiliyor ve kaydı erken kesmek onları yok ediyor. Fazlasını silmek kolay; olmayanı geri getirmek mümkün değil.
Dördüncüsü: en iyi kayıt, en az düzeltme gerektirendir. Bu bir estetik iddia değil pratik bir gözlem: her düzeltme bir dönüşümdür ve dönüşümler birikiyor. Kayıt aşamasında kazanılan her doğru karar, ileride yapılmayacak bir müdahale demek.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Mümkün olduğunca yüksek kaydetmeli. Bu tavsiye on altı bit döneminden kalma. Yirmi dört bitte gürültü tabanı çok aşağıda ve tavana yanaşmanın bir karşılığı yok; yalnız kesilme riskini büyütüyor.
Yaygın yanlış: Kayıt kısık geldi, sürgüyü yükselteyim. Sürgü diskteki dosyaya dokunmuyor. Yükselen şey sesle birlikte gürültü oluyor. Doğru hareket kazancı düzeltip yeniden kaydetmek.
Yaygın yanlış: Tavana çarpan kaydı sonradan kısarım. Kesilen tepeler kaydedilmemiş durumda; kısmak yalnız bozulmuş sesi sessizleştiriyor. Bu, kayıtta yapılabilen geri dönüşsüz az sayıdaki hatadan biri.
Yaygın yanlış: Tekrar sayısı arttıkça sonuç iyileşir. Bir noktadan sonra hem icra yoruluyor hem karşılaştırma yeteneği kayboluyor. Üç deneme yapıp durmak, otuz deneme yapmaktan daha iyi sonuç veriyor.
Yaygın yanlış: Sesim kötü çıkıyorsa mikrofon değiştirmeliyim. Zincirin ilk üç halkası — kaynak, oda ve mikrofon yerleşimi — kalan halkalardan daha belirleyici. İlk üçünde yapılabilecekler bedava ve toplam etkileri mikrofon değiştirmekten büyük.
Uygulama
Bu çalışma yaklaşık kırk dakika sürüyor ve bir mikrofon gerektiriyor; bilgisayarın kendi mikrofonu da olur.
Önce odayı dinle. Kaydı başlatma, yalnız otuz saniye sessiz kal ve duyduğun her sesi bir yere yaz. Sonra kapatabildiklerini kapat ve tekrar dinle. Listenin kısaldığını gör.
Şimdi bir seviye denemesi yap. Bir kanal aç, mikrofonu seç ve konuşmaya ya da söylemeye başla. Kazancı, en yüksek anlarında tepeler tavanın belirgin biçimde altında kalacak biçimde ayarla. En yüksek çıkacağını düşündüğün yeri prova et; kayıt başladığında daha yüksek çıkacağını hesaba kat.
Ardından kasıtlı olarak iki hatalı kayıt yap. Birincide kazancı çok kıs ve kaydet. İkincide kazancı tavanı aşacak kadar aç ve kaydet. Sonra birinci kaydı yükseltmeyi ve ikinci kaydı kurtarmayı dene. Hangisinin kurtarıldığını, hangisinin kurtarılamadığını kendi kulağınla gör; bu dersin ana fikri o iki denemede duruyor.
Sonra mesafe çalışması yap. Aynı cümleyi üç farklı mesafeden kaydet: çok yakın, orta, uzak. Üçünü arka arkaya dinle ve hangisinin o kaynak ve o oda için doğru olduğunu seç. Seçtiğin mesafeyi bir yere yaz.
Son adım deneme yönetimi. Kısa bir bölüm seç ve tam üç kez kaydet, sonra dur. Üçünü dinle ve ya birini seç ya da neyi değiştireceğine karar ver. Karar verdiğin şeyi uygula ve dördüncüyü kaydet. Dördüncünün ilk üçten iyi olup olmadığını not et.
Kilit özet
Kayıt seviyesinde iki yönde de hata yapılabiliyor ama hatalar eşit değil: kısık kayıt yükseltilebiliyor, tavana çarpmış kayıtta kesilen tepeler geri gelmiyor. Bu asimetri kararın tamamını belirliyor — şüphedeysen aşağıda kal.
Kayıt zinciri altı halkadan oluşuyor ve ilk üçü — kaynak, oda, mikrofon — kalan üçünden belirgin biçimde daha belirleyici. Zincirin ilerisinde yapılabilen tek şey elindekini işlemek.
Kazanç ile kanal sürgüsü aynı şey değil. Kazanç kayıttan önce devreye giriyor ve diske yazılanı belirliyor; sürgü kayıttan sonra devreye giriyor ve yalnız duyulanı değiştiriyor. Kısık kaydı sürgüyle kurtarmaya çalışmak, gürültüyü sesle birlikte yükseltiyor.
"Mümkün olduğunca yüksek kaydet" tavsiyesi on altı bit döneminden kalma. Yirmi dört bitte gürültü tabanı çok aşağıda; tepelerin tavanın altı ilâ on iki birim aşağısında kalması yeterli ve bırakılan pay insanın öngörülemezliği için.
Bir bölümü otuz kez denemek hem icrayı yoruyor hem karşılaştırma yeteneğini bitiriyor. Üç deneme yapıp durmak, dinlemek ve neyi değiştireceğine karar vermek daha iyi sonuç veriyor — ve beğenilen bir deneme asla üzerine kaydedilmiyor.
Sonraki derse köprü
Audio tarafını bitirdik. Sırada zincirin hiç kullanmadığımız yarısı var.
Bir sonraki modülde MIDI kaydına geçiyoruz. İkisini birbirinden ayıran şeyi kursun başında konuşmuştuk; şimdi o ikincisini eline alacaksın.
Orada bugünkü kuralların bir kısmı geçerli olmayacak ve nedenini biliyorsun. Kazanç ayarı yok, çünkü kaydedilen şey ses değil. Tavana çarpma riski yok. Buna karşılık burada olmayan bir kolaylık var: yanlış çalınan bir notayı, performansı yeniden çalmadan düzeltmek.
Ama deneme yönetimi bölümü aynen geçerli kalacak. Otuz kez çalmanın bedeli MIDI'de de aynı; yalnız düzeltilebilirlik, insanı otuza gitmeye daha çok teşvik ediyor.
Uygulamada seçtiğin mesafeyi ve kazanç ayarını not defterinde tut. Kursun final projesinde ikisini de kullanacaksın.