İçeriğe geç

DAW-000 · Modül 5 · L0 Keşif

Proje kurulumu ve dosya düzeni

2.112 kelime · 18 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir projede en az iki ayrı şey var: talimatları saklayan küçük proje dosyası ve sesleri taşıyan büyük ortam dosyaları. Proje ikincisine bir adresle bağlanıyor ve adres, hedefin ne olduğunu değil nerede olduğunu söylüyor.

Bu yüzden dosyayı taşımak, adını değiştirmek ya da geldiği klasörü temizlemek aynı sonucu üretiyor: proje açılıyor ve sessiz kalıyor. Yeni başlayanların iş kaybetme sebeplerinin başında bu geliyor ve bir program hatası değil.

Çözüm kendi kendine yeten projedir: projenin ihtiyaç duyduğu her şey tek bir klasörde durur. Sınaması basit — klasörü başka bir yere kopyaladığında proje eksiksiz çalışıyorsa kurulmuş demektir.

Adlandırma iki ayrı iş yapıyor. Dosya adı gelecekteki sana yazılmış bir mesajdır ve tarihle sıralanır; kanal adı ise şu anki sana ve aynı zamanda kaydedilen ses dosyasının adı olur. Kanal kayıttan önce adlandırılır.

Yedeklemede öncelik yerine konamayan şeydedir: kayıtlar. Programın ürettiği sesler proje bilgisinden yeniden hesaplanabiliyor. Ve aynı diskteki ikinci kopya bir yedek değildir.

Açılış sahnesi

Bir öğrenci parçasını bitiriyor. Beğeniyor. Kapatıyor.

Dört ay sonra üzerinde yeniden çalışmak için açıyor.

Kanalların yarısı boş. Ekranda birkaç uyarı beliriyor, bir dosya adı listesi görünüyor, hiçbiri tanıdık gelmiyor.

Vokal yok. Gitar yok. Geriye yalnız programın kendi içinde ürettiği sesler kalmış.

Bilgisayarda hiçbir arıza yok. Dosyalar da silinmedi; bir yerlerde duruyorlar.

Olan şu: proje o dosyaların NEREDE olduğunu biliyordu, NE olduğunu değil. Ve o "nerede" değişti.

Bu, yeni başlayanların iş kaybetme sebeplerinin başında geliyor. Ve bir program hatası değil, bir düzen eksikliği.

İyi tarafı şu: tamamı önlenebilir. Üstelik zor bir şeyle değil — proje açarken verilen tek bir kararla ve dosya adlarına ayrılan üç saniyeyle.

Bu ders o kararı ve o alışkanlıkları kuruyor. Kulağa kursun en sıkıcı bölümü gibi geliyor. Öyle. Ve en çok işe yarayanı.

Bu derste ne olacak

Önce projenin dosyaları nasıl bulduğunu göreceğiz, çünkü açılıştaki kaybın sebebi tam olarak orada. Sonra kendi kendine yeten proje kavramını kuracağız ve bunun neden tek doğru varsayılan olduğunu konuşacağız. Ardından adlandırmaya geçeceğiz: hem dosya hem kanal, ve ikisi farklı işler yapıyor. Sonra sürüm tutmayı ele alacağız — "son" kelimesinin neden hiç işe yaramadığını biliyorsun, yerine ne koyacağını göreceğiz. En sonda yedeklemeyi konuşacağız ve neyin gerçekten yedeklenmesi gerektiğini ayıracağız.

Sıfır noktası

Geçen modülün sonunda borçlu kaldığımız konu buydu. Kursun ilk dersinde projenin ses değil talimat sakladığını söylemiş, oradan ne çıktığını konuşmamıştık.

Şimdi çıkanı görüyoruz, ve faturası açılıştaki sahne.

Bir projede en az iki ayrı şey var.

Birincisi proje dosyası. Küçük bir dosya. İçinde kanallar, ayarlar, düzenlemeler ve zamanlamalar duruyor.

İkincisi ortam dosyaları. Kaydettiğin sesler, projeye sürüklediğin hazır sesler, dışarıdan aldığın her şey. Bunlar büyük dosyalar ve proje dosyasının İÇİNDE değiller.

Proje onlara bir adresle bağlanıyor. Adres şu biçimde: şu diskte, şu klasörün içinde, şu adlı dosya.

Adres bir yol tarifidir. Ve yol tarifi, hedefin ne olduğunu değil nerede olduğunu söyler.

Dosyayı başka bir klasöre taşırsan tarif boşa çıkıyor. Adını değiştirirsen aynı şey oluyor. İndirilenler klasöründen sürükleyip sonra o klasörü temizlersen dosya gerçekten siliniyor.

Üç durumda da proje açılıyor ve sessiz kalıyor.

Bunu bir kere anladığında çözüm de kendiliğinden görünüyor: dosyaların gitmeyeceği bir yer kur ve her şeyi oraya koy.

Mekanizma

Kendi kendine yeten proje

Neredeyse bütün programlar yeni proje açarken bir klasör oluşturmayı teklif ediyor. Çoğu kişi bunu bir formalite sanıp geçiyor.

O klasör, bu dersin tamamının cevabı.

Kendi kendine yeten proje şu demek: projenin ihtiyaç duyduğu her şey tek bir klasörün içinde duruyor. Proje dosyası orada, kayıtlar orada, dışarıdan gelen sesler de oraya kopyalanmış durumda.

Bu klasörü olduğu gibi başka bir diske kopyalarsan proje eksiksiz çalışıyor. Bir arkadaşına gönderirsen onda da çalışıyor. Beş yıl sonra açtığında da çalışıyor.

Karşıt durumu düşün. Proje dosyası masaüstünde, kayıtlar belgelerde, iki ses indirilenlerde, bir ses de harici bir diskte. Bu proje şu anda çalışıyor olabilir ama taşınabilir değil, yedeklenebilir değil ve dört ay sonra açılabilir olduğu şüpheli.

Programların çoğunda dışarıdan gelen dosyaları proje klasörüne kopyalayan bir ayar var. Aç ve açık bırak. Sabit diskte biraz daha yer kaplıyor; karşılığında işini kaybetmiyorsun.

Bir de toplama komutu var. Adı programdan programa değişiyor ama işi aynı: projenin kullandığı bütün dosyaları bulup tek klasörde topluyor. Dağınık bir projeyi kurtarmanın en hızlı yolu bu ve bir projeyi başkasına göndermeden önce mutlaka çalıştırılması gereken adım.

Dosya adı bir mesajdır

Şimdi adlandırma. Ve buradaki ölçüt estetik değil: adı okuyan kişi gelecekteki sen.

"son" kelimesi işe yaramıyor ve nedenini herkes deneyimliyor. Çünkü son diye kaydettiğin dosyanın üstüne bir daha çalışmayacağını varsayıyorsun ve bu varsayım hep yanlış çıkıyor. Ardından "son2" geliyor, sonra "gerçek son", sonra "gerçek son düzeltilmiş".

Sorun kelimenin kendisi değil. Sorun, sıralama bilgisi taşımaması.

İşe yarayan biçim şu: tarih ve kısa bir not.

Tarihi yıl, ay, gün sırasıyla yazdığında dosyalar kendiliğinden doğru sırada diziliyor. Ay ya da gün başa geldiğinde bu bozuluyor.

Notu kısa tut ve neyin değiştiğini yaz. Bir sürümün adı "yeni vokal" ise altı ay sonra o sürümde ne olduğunu bilirsin. "v3" ise bilmezsin.

Kanal adlandırma: üç saniyelik alışkanlık

Dosya adı gelecekteki sana yazılmış bir mesaj. Kanal adı ise şu anki sana.

Yeni bir kanal açtığında program ona sıra numarasıyla bir ad veriyor. Kaydediyorsun, bir tane daha açıyorsun, o da numara alıyor.

Sekiz kanala kadar sorun yok, çünkü hepsini hatırlıyorsun. On beş kanaldan sonra hatırlamıyorsun ve kanalları tek tek çalarak arıyorsun.

Asıl mesele şu: kanalın adı, o kanala kaydedilen ses dosyasının da adı oluyor.

Yani adsız bir kanala kaydettiğinde diskte anlamsız adlı bir dosya birikiyor. Yüz tane böyle dosyanın içinden aradığını bulmak neredeyse imkânsız ve bu, arşivden bir kayıt çıkarmak istediğinde karşına çıkıyor.

Kanalı kayıttan ÖNCE adlandır. Üç saniye sürüyor ve ilerideki saatleri kurtarıyor.

Neyi yedekliyorsun

Yedekleme konusunda yaygın bir kural var: her şeyden üç kopya bulunsun, iki farklı ortamda dursun, biri fiziksel olarak başka bir yerde olsun.

Bu iyi bir kural ama uygulanabilir olması için bir ayrım gerekiyor, çünkü her şeyi üç kere yedeklemek pratikte kimsenin yaptığı bir şey değil.

Ayrım şu: neyin yerine yenisi konabilir, neyin konamaz.

Yerine konamayan şey kayıtlardır. O gün o odada söylenen vokal bir daha aynısıyla üretilemez. Bir arkadaşının stüdyona gelip çaldığı bölüm bir daha çalınamaz.

Yerine konabilen şey programın kendi ürettiği seslerdir. Onlar proje bilgisinden yeniden hesaplanabiliyor.

Bu yüzden önceliği kayıtlara ver. Proje klasörünü düzenli kopyala, ama kayıt yaptığın bir günün sonunda o günün ses dosyalarını ayrıca ikinci bir yere kopyala.

Bir de şunu bil: aynı diskte iki kopya bir yedek değil. Disk bozulduğunda ikisi birden gidiyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Dört nokta.

Birincisi: hazır ses kütüphaneleri de dışarıda duruyor. Bir hazır ses paketinden projeye ses aldığında, o ses paketin klasöründe kalabiliyor. Kendi bilgisayarında sorun çıkmıyor çünkü paket duruyor; projeyi başkasına verdiğinde çıkıyor. Toplama komutu bu durumu çözüyor ve bu yüzden gönderim öncesinde çalıştırılması bir tercih değil, bir adım.

İkincisi: yazılım çalgısı ayarları da bir bağımlılıktır. Kendi ürettiğin bir sesi kullanıyorsan o ayar projede saklanıyor olabilir ama çalgının kendisi bilgisayarda kurulu olmalı. Başka bir bilgisayarda o çalgı yoksa kanal açılıyor ve sessiz kalıyor. Uzun ömürlü arşiv istiyorsan çalgı kanallarını ses hâline indirilmiş kopyalarıyla birlikte saklamak en güvenli yol.

Üçüncüsü: sürüm kaydetmenin maliyeti sandığından düşük. Proje dosyası küçüktür; ortam dosyaları büyüktür ama sürümler arasında paylaşılıyor. Yani on sürüm kaydetmek diskte on kat yer kaplamıyor. Bu, sık sürüm almanın önündeki en yaygın gerekçeyi ortadan kaldırıyor.

Dördüncüsü: klasör düzeni tek kişilik bir alışkanlık değil. Başkasıyla çalışmaya başladığın anda, senin düzenin ortak bir dile dönüşüyor. Kanal adlarının anlaşılır olması, sürüm notlarının neyin değiştiğini söylemesi ve klasörün kendi kendine yetmesi — üçü de o an teknik bir konu olmaktan çıkıp bir nezaket meselesine dönüşüyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Proje dosyasını kaydettim, işim güvende. Proje dosyası talimatları saklıyor, sesleri değil. Ortam dosyaları başka bir yerdeyse ve oradan taşınırsa proje açılıyor ama sessiz kalıyor.

Yaygın yanlış: Dosyaları sonra düzenlerim. Sonra düzenlemek, her dosyanın hangi projeye ait olduğunu tek tek çözmek demek ve bu iş baştan düzenli koymaktan kat kat uzun sürüyor. Üstelik o zamana kadar bir kısmı çoktan taşınmış oluyor.

Yaygın yanlış: Kanal adları önemsiz, nasılsa yerini biliyorum. Kanal adı aynı zamanda kaydedilen dosyanın adı oluyor. Bugün yerini biliyorsun; arşivden bir kayıt aradığında bilmiyorsun ve o dosyaların içinde arama yapılamıyor.

Yaygın yanlış: Yedeğim var, ikinci bir kopyasını aldım. Kopya aynı diskteyse yedek değil. Disk bozulduğunda iki kopya birlikte gidiyor; yedeğin tanımı ayrı bir ortamda durmasıdır.

Yaygın yanlış: Çok sürüm kaydedersem disk dolar. Proje dosyası küçük ve ortam dosyaları sürümler arasında paylaşılıyor. On sürüm almak diskte on kat yer kaplamıyor ve karşılığında geri dönebileceğin on nokta veriyor.

Uygulama

Bu çalışma yirmi dakika sürüyor ve sonunda elinde tekrar kullanacağın bir düzen olacak.

Önce bir yer seç. Bilgisayarında müzik projelerinin duracağı tek bir ana klasör oluştur ve adını açıkça koy. Bütün projeler bundan sonra buranın içinde açılacak.

Şimdi yeni bir proje aç ve program klasör oluşturmayı teklif ettiğinde bu kez teklifi kabul et. Projeye tarih ve kısa bir not içeren bir ad ver; tarihi yıl, ay, gün sırasıyla yaz.

Ardından ayarlara gir ve dışarıdan gelen dosyaların proje klasörüne kopyalanmasını sağlayan seçeneği bul. Açık değilse aç. Bu tek ayar, bu dersin anlattığı kayıpların büyük kısmını kapatıyor.

Sonra üç kanal oluştur ve kayıt yapmadan önce üçünü de adlandır. Adlar gerçekçi olsun. Her birine birkaç saniyelik bir şey kaydet, sonra proje klasörünü bilgisayarda aç ve içindeki ses dosyalarının adlarına bak. Verdiğin adları orada görüyorsan bağlantıyı kendi gözünle kurmuş oldun.

Son adım taşınabilirlik sınaması. Proje klasörünün tamamını bir kopyala ve başka bir yere yapıştır, sonra kopyadaki projeyi aç. Eksiksiz çalışıyorsa kendi kendine yeten bir proje kurmuşsun demektir. Çalışmıyorsa toplama komutunu bul ve çalıştır, sonra sınamayı tekrarla.

Kilit özet

Bir projede en az iki ayrı şey var: talimatları saklayan küçük proje dosyası ve sesleri taşıyan büyük ortam dosyaları. Proje ikincisine bir adresle bağlanıyor ve adres, hedefin ne olduğunu değil nerede olduğunu söylüyor.

Bu yüzden dosyayı taşımak, adını değiştirmek ya da geldiği klasörü temizlemek aynı sonucu üretiyor: proje açılıyor ve sessiz kalıyor. Yeni başlayanların iş kaybetme sebeplerinin başında bu geliyor ve bir program hatası değil.

Çözüm kendi kendine yeten projedir: projenin ihtiyaç duyduğu her şey tek bir klasörde durur. Sınaması basit — klasörü başka bir yere kopyaladığında proje eksiksiz çalışıyorsa kurulmuş demektir.

Adlandırma iki ayrı iş yapıyor. Dosya adı gelecekteki sana yazılmış bir mesajdır ve tarihle sıralanır; kanal adı ise şu anki sana ve aynı zamanda kaydedilen ses dosyasının adı olur. Kanal kayıttan önce adlandırılır.

Yedeklemede öncelik yerine konamayan şeydedir: kayıtlar. Programın ürettiği sesler proje bilgisinden yeniden hesaplanabiliyor. Ve aynı diskteki ikinci kopya bir yedek değildir.

Sonraki derse köprü

Düzen kuruldu. Şimdi o düzenin içindeki parçalara bakma sırası.

Bir sonraki modülde üç kavramı birlikte ele alacağız: track, bus ve send. Üçü de sinyalin nereden nereye gittiğiyle ilgili ve üçü de kursun açılışında adı geçip tanımı verilmemiş kelimelerdi.

Track tek bir sesin kanalı. Bus, birden çok kanalı tek bir yerde toplayan yol. Send ise bir kanalın sesinin bir kopyasını başka bir yere gönderme biçimi.

Bugün kurduğun proje klasörünü sakla; bir sonraki modülde onun içinde çalışacağız ve adlandırdığın kanallar orada işine yarayacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi gerçek bir açılışla çekilmeli: proje açılıyor, uyarı penceresi beliriyor, kanalların yarısı boş görünüyor. Uyarı metni okunacak kadar ekranda kalmalı ama program markasını ele veren bölgeler görünmemeli. Ardından dosyaların aslında diskte durduğu, yalnız başka bir klasörde olduğu gösterilmeli.

Adres kavramı bir yol tarifi çizimiyle anlatılmalı: proje dosyasından çıkan bir ok, klasörler arasından geçip bir ses dosyasına varmalı. Sonra dosya başka bir klasöre sürüklendiğinde okun boşluğa düştüğü aynı çizimde canlandırılmalı. Bu şema dersin görsel omurgası.

Kendi kendine yeten proje, kapalı bir kutu metaforuyla gösterilmeli: klasör bir kutu olarak çizilip içine proje dosyası ve bütün sesler yerleştirilmeli, sonra kutu olduğu gibi başka bir diske taşınıp açılmalı ve her şeyin yerinde olduğu görülmeli. Dağınık projenin aynı taşımada nasıl parçalandığı hemen ardından verilmeli.

Adlandırma bölümünde iki dosya listesi yan yana gösterilmeli: solda "son", "son2", "gerçek son" gibi adlar, sağda tarih ve nota dayalı adlar. İkinci listenin kendiliğinden sıralı durduğu işaretlenmeli. Kanal adının ses dosyası adına dönüştüğü an, ekranda kanal adı yazılırken klasörde dosya adının değişmesiyle eşzamanlı gösterilmeli.

Yedekleme bölümünde hiçbir marka, bulut hizmeti adı ya da ürün görüntüsü kullanılmaz; disk ve ortam genel simgelerle çizilir. Aynı diskteki iki kopyanın birlikte kaybolduğu durum kısa bir animasyonla verilmeli, çünkü bu maddeyi yalnız duymak yeterince ikna edici olmuyor.

Bu ders hangi kursun parçası

DAW-000 — Dijital Müzik Stüdyosuna Giriş kursunun 10 modülünden 5. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.