Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gerilim, dinleyicinin karşılanmamış bir beklentisi; çözülme, bu beklentinin karşılanması. Gerilim her zaman bir öncekine göre ölçülüyor; olağan olan kurulmadan ondan sapmak da duyulmuyor.
Gerilimin birçok kaynağı var: merkezden uzaklık, yükseklik, ritim yoğunluğu, doku ve gürlük. Her biri kendi eğrisini çiziyor ve parçanın genel enerjisi bunların birleşiminden oluşuyor.
Katmanları sırayla yükseltmek uzun ve hissedilir bir yokuş kuruyor; hepsinin birlikte doruğa çıktığı an parçanın büyük anı ve genellikle bir kez geliyor. Katmanlar birbirine karşı yürüdüğünde ise sessizleşen ama çözülmeyen anlar gibi güçlü karşıt etkiler doğuyor.
Çözülmenin dereceleri var: tam, kısmi ve ertelenmiş. Tam çözülme bir bütçe; her bölümde harcandığında parça kopuyor, sona ve büyük sınırlara saklandığında parça bir bütün olarak ilerliyor.
Enerji eğrisini çizmek bir parçanın şeklini tek bakışta gösteriyor. Düz bölgeler, eşit tepeler ve yokuşsuz doruklar eğride hemen görünüyor; yazmadan önce çizilen kaba bir eğri, istenen yolculuğun planı oluyor.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci kısa bir parçanın en güçlü anını kurmak istiyor. Melodiyi o noktada en yüksek notasına çıkarıyor. Aynı anda bütün çalgıları giriyor, ritmi yoğunlaştırıyor, gürlüğü artırıyor. An gerçekten büyük duyuluyor.
Ama parçayı baştan dinlediğinde o büyük an bir sürpriz gibi geliyor, bir varış gibi değil. Ondan önceki her şey aynı düzeyde akmış, sonra birden her şey yükselmiş. Dinleyici o ana doğru hiçbir yol yürümemiş.
Hocası bir kâğıda bir çizgi çiziyor: parçanın başından sonuna, her anın ne kadar gergin olduğunu gösteren bir eğri. Öğrencinin parçasında çizgi uzun süre düz gidiyor, sonra birden dik bir tepe yapıyor ve hemen düşüyor. "Tepeye bir yokuş lazım," diyor hocası. "Ve her şeyi aynı anda değil, birer birer yükseltirsen, yokuşun kendisi de bir şey anlatır."
Öğrenci o anın kendisini değil, ona giden yolu yeniden yazıyor. Büyük an artık aynı notalarla bir varış gibi duyuluyor.
Bu derste ne olacak
Önce gerilimi tanımlayacağız ve onun, dinleyicinin karşılanmamış bir beklentisi olduğunu göreceğiz. Sonra gerilimin tek bir kaynaktan değil, önceki derslerde tanıdığımız birkaç ayrı katmandan geldiğini kuracağız. Ardından bu katmanları birlikte yükseltmenin ve birbirine karşı yürütmenin neler yarattığını konuşacağız. Çözülmeyi, yani gerilimin bırakılmasını ve onun farklı derecelerini ele alacağız. En sonda bütün bunları bir parçanın baştan sona enerji eğrisi olarak nasıl planlayıp okuyabileceğimizi göreceğiz.
Sıfır noktası
Gerilim, dinleyicinin bir şeyin olmasını beklediği ama henüz olmadığı durum. Evden uzaklaşmış bir melodi, çözülmemiş bir akor, yoğunlaşan bir ritim, dinleyicide bir devam ya da bir varış beklentisi yaratıyor.
Çözülme, bu beklentinin karşılanması: melodinin eve dönmesi, akorun yerleşmesi, yoğunluğun gevşemesi. Gerilim ve çözülme birbirini tanımlıyor; biri olmadan öteki duyulmuyor.
Enerji eğrisi, bir parçanın başından sonuna gerilimin nasıl değiştiğini gösteren bir çizgi. Bu çizgi bir parçanın şeklini, notalardan ya da bölümlerden bağımsız olarak özetliyor: nerede yükseldiği, nerede soluklandığı, en yüksek anının nerede olduğu.
Akor dizilerinde kapanış biçimleri, yani cümlenin nasıl bittiği, armoni temellerinin konusuydu. Burada ise gerilimi tek bir cümlenin sonundan alıp bütün bir parçaya yayıyor.
Bu dersin sınavı şu: bir parçanın enerji eğrisini çizdiğinde, en yüksek anına giden bir yokuş görünüyor mu, yoksa tepe düz bir çizginin ortasında birden mi yükseliyor?
Mekanizma
Gerilim bir beklentidir
Bir müzik anını gergin kılan, o anın kendisinden çok dinleyicinin ondan sonra ne beklediği. Evden uzaklaşmış bir melodi dönüş beklentisi, yükselen bir çizgi bir tepe beklentisi, yoğunlaşan bir ritim bir patlama ya da bir rahatlama beklentisi yaratıyor.
Bu yüzden gerilim her zaman bir önceki durumla karşılaştırmalı. Aynı akor, aynı yükseklik, aynı yoğunluk, ondan önce ne duyulduğuna göre gergin ya da rahat gelebiliyor. Bir parçanın ilk anlarında dinleyici henüz neyin normal olduğunu bilmiyor; gerilim, bir normal kurulduktan sonra ondan uzaklaşarak doğuyor.
Açılıştaki öğrencinin büyük anı bu yüzden bir varış gibi duyulmadı. Önceki bölüm hiçbir beklenti kurmamıştı; dinleyici bir şeyin geleceğini hissetmeden o an geldi.
Gerilimin birçok kaynağı var
Bu kursun önceki derslerinde tanıdığımız her katman bir gerilim kaynağı olabiliyor.
Merkezden uzaklık: melodinin ve akorların eve ne kadar uzak durduğu. Evden uzaklaşan bir müzik gerilir, eve yaklaşan müzik gevşer.
Yükseklik: melodinin yükseklik alanının neresinde durduğu. Üst bölgeye tırmanan bir çizgi gerilim biriktirir, alçalan bir çizgi onu bırakır.
Ritim ve yoğunluk: bir vuruşa düşen notaların sıklığı, senkopların yoğunluğu, akorların değişme hızı. Hızlanan bir yüzey ritmi ve sıklaşan akor değişimleri gerilimi artırır.
Doku: aynı anda kaç çizginin duyulduğu ve dokunun ne kadar kalın olduğu. Katmanların eklenmesi yoğunluğu, çekilmesi hafifliği getirir.
Gürlük: sesin ne kadar güçlü çalındığı. Artan gürlük en doğrudan gerilim kaynaklarından biri, ama tek başına kullanıldığında en çabuk tükenen.
Bu kaynakların her biri kendi eğrisini çiziyor. Bir parçanın genel enerjisi, bu eğrilerin bir araya gelmesinden oluşuyor.
Katmanlar birlikte yükselince
Birkaç gerilim kaynağı aynı anda yükseldiğinde güçlü bir birikim oluşuyor. Melodi tırmanırken akorlar evden uzaklaşıyor, ritim sıklaşıyor, doku kalınlaşıyor; dinleyici bir şeyin geldiğini açıkça hissediyor.
Ama bütün katmanları her zaman birlikte yükseltmek, açılıştaki gibi, tepeyi tek bir ana sıkıştırıyor. Daha etkili bir birikim, katmanları sırayla devreye sokmak: önce yükseklik tırmanmaya başlıyor, biraz sonra ritim sıklaşıyor, ardından doku kalınlaşıyor ve en sonda akorlar evden en uzak noktaya varıyor. Her katman bir öncekinin üstüne ekleniyor ve yokuş uzun, hissedilir bir tırmanış oluyor.
Parçanın büyük anı, birden fazla katmanın aynı anda en yüksek noktasına vardığı yer. Konturu öğrenirken büyük doruğu tek bir kez harcadığımız gibi, bütün katmanların birlikte doruğa çıktığı an da parçada genellikle bir kez geliyor.
Katmanlar birbirine karşı yürüyünce
Gerilim kaynakları her zaman aynı yönde hareket etmek zorunda değil. Birbirine karşı yürüdüklerinde başka türden bir etki doğuyor.
Doku incelirken ve gürlük azalırken akorlar evden uzaklaşmaya devam edebiliyor. Dinleyici bir sakinleşme görüyor ama altta bir şeyin çözülmediğini hissediyor; bu, bir gerginlik ya da bir tedirginlik olarak duyuluyor. Tersine, akorlar eve yerleşirken ritim yoğunlaşabiliyor; kulak evde olduğunu biliyor ama bir hareket sürüyor.
Bu karşıt hareketler bir parçanın en ilginç anlarını yaratabiliyor, çünkü dinleyicinin beklentisini tek bir yönde değil, birkaç yönde birden şekillendiriyor. Sessizleşen ama çözülmeyen bir an, gürültülü bir doruktan daha güçlü bir gerilim bırakabiliyor.
Çözülmenin dereceleri
Gerilimin bırakılması da tek türlü değil. Tam bir çözülmede birikmiş gerilimin bütün kaynakları birlikte gevşiyor: melodi eve dönüyor, akor yerleşiyor, yoğunluk azalıyor. Bu, güçlü bir kapanış ve dinlenme duygusu veriyor.
Kısmi bir çözülmede kaynakların bazıları gevşerken bazıları gergin kalıyor. Doku incelip gürlük düştüğü hâlde melodi eve dönmüyor; dinleyici bir soluklanma yaşıyor ama bir şeyin sürdüğünü biliyor. Bu tür çözülmeler bir parçanın ortasında, yeni bir birikime zemin hazırlıyor.
Ertelenmiş bir çözülmede ise gerilim tam çözülmesi beklenirken başka bir yöne sapıyor ve bir süre daha açık kalıyor. Bu erteleme gerilimi uzatıyor ve çözülme sonunda geldiğinde daha güçlü duyuluyor.
Tam çözülme bu yüzden bir bütçe gibi kullanılıyor. Bir parçanın her bölümünü tam bir çözülmeyle kapatmak, parçayı birbirinden kopuk küçük parçalara bölüyor. Tam çözülmeyi parçanın sonuna, ya da büyük bölüm sınırlarına saklamak, parçanın bir bütün olarak ilerlemesini sağlıyor.
Enerji eğrisini okumak ve planlamak
Bir parçanın enerji eğrisini çizmek, onun şeklini tek bakışta görmenin en basit yolu. Parçayı dinlerken, zaman ilerledikçe gerilimin ne kadar yüksek olduğunu kâğıt üzerinde bir çizgiyle işaretlemek yetiyor. Çizgi mükemmel olmak zorunda değil; önemli olan genel şekil.
Bu çizgide bazı sorunlar hemen görünüyor. Uzun süre düz giden bir çizgi, dinleyicinin dikkatinin dağılacağı bir bölgeyi işaret ediyor. Birden fazla eşit yükseklikte tepe, konturda gördüğümüz tavan sorununun bütün parça ölçeğindeki karşılığı. Tepeden sonra hemen biten bir çizgi ise dinleyiciye inişi yaşama fırsatı vermiyor.
Eğrinin şekli bir karar. Tek bir büyük tepeye doğru yükselen bir kemer, küçük tepelerden geçerek en büyüğüne ulaşan inişli çıkışlı bir hat, ya da uzun bir sakinliğin ardından beliren geç bir doruk; her biri başka bir yolculuk anlatıyor. Bir parçayı yazmadan önce kaba bir eğri çizmek ve yazdıktan sonra gerçek eğriyi onunla karşılaştırmak, parçanın istenen yolculuğu anlatıp anlatmadığını gösteriyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Gerilim kaynakları tükenir. Aynı kaynak uzun süre ve sık kullanıldığında dinleyici ona alışıyor ve etkisi azalıyor. Gürlük ve yoğunluk en çabuk tükenenler; merkezden uzaklık ve beklenti ise daha uzun süre işliyor. Bir parçanın büyük anında daha önce az kullanılmış bir kaynağı devreye sokmak, o anı taze kılıyor.
Sessizlik de bir gerilim kaynağı. Birikmiş bir gerilimin tam doruk anında gelen kısa bir sessizlik, çözülmeyi bir an erteliyor ve dinleyicinin beklentisini en üst noktaya taşıyor. Ritim dersinde güçlü vuruşa düşen sessizliğin bir vurgu olabildiğini görmüştük; aynı etki burada bütün bir parçanın ölçeğinde çalışıyor.
Eğrinin sonu da tasarlanır. Bir parçanın son dakikası, eğrinin inişi, en az yükselişi kadar önemli. Doruktan hemen sonra biten bir parça dinleyiciyi havada bırakıyor; uzun bir inişle biten bir parça ise ona bir sindirme alanı veriyor. Bitişin nasıl olacağı, parçanın dinleyicide ne bırakacağını belirliyor.
Küçük eğriler büyük eğrinin içinde yaşar. Bir parçanın genel eğrisi, her bölümün ve her cümlenin kendi küçük gerilim ve çözülmelerinden oluşuyor. Bir cümle kendi içinde yükselip çözülürken, cümleler birlikte daha büyük bir yükselişe katılabiliyor. Bu iç içe eğriler, parçaya hem anlık canlılık hem genel bir yön veriyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Büyük bir an için her şeyi aynı anda yükseltmek yeterlidir. Ondan önce bir birikim kurulmadığında büyük an bir varış değil bir sürpriz gibi duyuluyor. Etkili bir doruk, katmanların sırayla yükseldiği bir yokuşun sonunda geliyor.
Yaygın yanlış: Gerilim yalnızca gürlükle yaratılır. Gürlük gerilimin kaynaklarından yalnızca biri ve en çabuk tükeneni. Merkezden uzaklık, yükseklik, ritim yoğunluğu ve doku da gerilim kuruyor ve birlikte kullanıldıklarında çok daha güçlü bir etki yaratıyorlar.
Yaygın yanlış: Gerilim kötü, çözülme iyidir. Gerilim, bir parçayı ilerleten ve dinleyiciyi içine çeken şey. Çözülme ancak ondan önce kurulmuş bir gerilim varsa anlam kazanıyor; sürekli çözülen bir müzik hiçbir yere gitmiyor.
Yaygın yanlış: Her bölüm kapanmalıdır. Her bölümü tam bir çözülmeyle kapatmak parçayı kopuk parçalara bölüyor. Kısmi ve ertelenmiş çözülmeler bölümleri birbirine bağlıyor; tam çözülme büyük sınırlara ve sona saklanıyor.
Yaygın yanlış: Sakinleşen bir bölüm gerilimsizdir. Doku ve gürlük azalırken armoni ya da melodi gergin kalmaya devam edebiliyor. Sessizleşen ama çözülmeyen bir an, gürültülü bir doruktan daha güçlü bir gerilim bırakabiliyor.
Uygulama
Bu kursta kurduğun en uzun parçayı, örneğin form ve doku derslerinde geliştirdiğin üçlü yapıyı al. Onu baştan sona dinle ve dinlerken bir kâğıda enerji eğrisini çiz: yatayda zaman, dikeyde gerilim. Çizgi kaba olabilir; önemli olan genel şekil.
İlk adımda eğriye bak. Uzun düz bölgeler var mı? Birden fazla eşit yükseklikte tepe var mı? En yüksek an nerede ve ona giden bir yokuş görünüyor mu? Gözlemlerini eğrinin yanına not et.
İkinci adımda eğriyi katmanlara ayır. Aynı kâğıda, farklı renklerle, parçanın birkaç gerilim kaynağı için ayrı çizgiler çiz: yükseklik, ritim yoğunluğu, doku kalınlığı ve merkezden uzaklık. Hangi katmanların birlikte yükseldiğini, hangilerinin birbirine karşı yürüdüğünü işaretle.
Üçüncü adımda büyük anına giden yokuşu yeniden kur. Katmanları sırayla devreye sokacak biçimde parçayı düzenle: önce biri, sonra ötekiler. Ardından bir yerde karşıt bir hareket dene; örneğin dokuyu inceltip armoniyi gergin bırak. Değişikliklerden sonra parçayı yeniden dinle ve yeni bir eğri çiz.
Son adımda çözülmeleri incele. Parçanda tam çözülme nerelerde var? Birini kısmi ya da ertelenmiş bir çözülmeye dönüştür ve tam çözülmeyi sona sakla. İki eğriyi, ilk ve son hâli, yan yana koy ve arşivine ekle; kursun son derslerinde bu parça bitirilecek.
Kilit özet
Gerilim, dinleyicinin karşılanmamış bir beklentisi; çözülme, bu beklentinin karşılanması. Gerilim her zaman bir öncekine göre ölçülüyor; olağan olan kurulmadan ondan sapmak da duyulmuyor.
Gerilimin birçok kaynağı var: merkezden uzaklık, yükseklik, ritim yoğunluğu, doku ve gürlük. Her biri kendi eğrisini çiziyor ve parçanın genel enerjisi bunların birleşiminden oluşuyor.
Katmanları sırayla yükseltmek uzun ve hissedilir bir yokuş kuruyor; hepsinin birlikte doruğa çıktığı an parçanın büyük anı ve genellikle bir kez geliyor. Katmanlar birbirine karşı yürüdüğünde ise sessizleşen ama çözülmeyen anlar gibi güçlü karşıt etkiler doğuyor.
Çözülmenin dereceleri var: tam, kısmi ve ertelenmiş. Tam çözülme bir bütçe; her bölümde harcandığında parça kopuyor, sona ve büyük sınırlara saklandığında parça bir bütün olarak ilerliyor.
Enerji eğrisini çizmek bir parçanın şeklini tek bakışta gösteriyor. Düz bölgeler, eşit tepeler ve yokuşsuz doruklar eğride hemen görünüyor; yazmadan önce çizilen kaba bir eğri, istenen yolculuğun planı oluyor.
Sonraki derse köprü
Bu kursun ilk dersinden bu yana birçok parça başlattık: arşivde fikirler, motif aileleri, modlu melodiler, üçlü formlar, dokulu bölümler. Ama başlatılan her parça bitmiyor; çoğu yarım bir taslak olarak kalıyor.
Taslağı tamamlamanın yöntemleri, bu yarım kalışın sebeplerine bakıyor. Bir taslak neden bir noktada takılıp kalıyor, bitmemiş bir parçayı tamamlamanın hangi yolları var, ve bir parçanın bittiğine ne zaman karar veriliyor?