İçeriğe geç

COM-101 · Modül 10 · L1 Başlangıç

Taslağı tamamlamanın yöntemleri

2.247 kelime · 17 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Taslakların çoğu ilk bölümün ardında takılıyor, çünkü ilk bölüm bir fikrin kendiliğinden uzantısı olarak gelirken ikinci bölüm bir karar istiyor. İlk bölümü mükemmelleştirmek bu kararı erteliyor ve baskıyı artırıyor.

Tıkanıklığın temel çaresi sırayı tersine çevirmek: önce kaba bir bütün, sonra ayrıntı. Kaba bütün parçanın genel şeklini gösteriyor ve her bölümün bütün içindeki yerine göre değerlendirilmesini sağlıyor.

Yazılamayan bölümler için yer tutucular kullanılıyor: A'nın tekrarı, tek bir akor, kısa bir sessizlik. Eksik bölümler kontrast eksenleriyle, motif katmanlarıyla, enerji eğrisiyle ya da arşivden malzeme çekilerek türetiliyor.

Kısıtlar tıkanıklığı çözüyor. Malzeme, süre ve zaman kısıtları seçenekleri daraltıp karar vermeyi kolaylaştırıyor.

Bir parça kusursuz olduğunda değil, bir bütün olarak ayakta durduğunda tamamlanmış: baştan sona geçici çözüm kalmadan çalınabiliyor, her bölümün işi söylenebiliyor ve eğri istenen yolculuğu çiziyor. Tamamlama ile cilalama ayrı aşamalar.

Açılış sahnesi

Bir öğrencinin arşivinde bir düzine başlangıç var. Her biri birkaç ölçülük, çoğu gerçekten güzel. Hiçbiri bitmemiş.

Öğrenci bir tanesini açıyor. Açılış bölümü yerinde; motifi belirgin, modu oturmuş, ilk cümlenin doruğu doğru yerde. Öğrenci bir süre o bölümü dinliyor, bir akoru değiştiriyor, bir notayı uzatıyor, bir süslemeyi ekleyip çıkarıyor. Bir saat sonra açılış bölümü biraz daha güzel. Ama ondan sonra ne geleceğini hâlâ bilmiyor ve dosyayı kapatıyor.

Hocası ona arşivinin tamamını açtırıyor ve her başlangıcın nerede durduğuna bakıyor. Neredeyse hepsi aynı yerde durmuş: ilk bölümün sonunda. Öğrenci her seferinde ilk bölümü mükemmelleştirmiş ve ikinciye hiç geçmemiş.

Hocası tek bir şey öneriyor: "Bu hafta bir tanesini kötü bitir. Baştan sona, ne kadar kaba olursa olsun. Sonra düzeltirsin."

Bu derste ne olacak

Önce taslakların çoğunun neden aynı yerde, ilk bölümün ardında takıldığını göreceğiz. Sonra bu tıkanıklığı aşmanın temel ilkesini kuracağız: önce kaba bir bütün, sonra ayrıntı. Ardından bütünü kurarken kullanılabilecek yollara bakacağız: boşluklara geçici çözümler koymak, önceki derslerin araçlarıyla eksik bölümü türetmek, arşivden malzeme çekmek. Kısıtların neden tıkanıklığı çözdüğünü konuşacağız. En sonda bir bestenin ne zaman tamamlanmış sayılabileceğini, yani bitirmenin ölçüsünü ele alacağız.

Sıfır noktası

Taslak, bir parçanın henüz tamamlanmamış hâli. Bu ders taslağı cilalamaktan ya da gözden geçirmekten değil, onu bir bütüne çevirmekten, yani tamamlamaktan söz ediyor.

Bu iki iş birbirine karışıyor ve karışması en yaygın tıkanıklığın kaynağı. Bir metni ya da bir şarkıyı elden geçirmek, bir süre bekleyip taze bir kulakla dinlemek ve ne zaman bırakılacağını bilmek, söz ve şarkı yazarlığı kurslarının işiydi. Onlar var olan bir bütünü iyileştiriyor. Bu ders ise henüz var olmayan bir bütünü ortaya çıkarmakla ilgili.

Bir taslak, ilk bölümü ne kadar iyi olursa olsun, bütün bir parçanın başından sonuna kadar kaba da olsa kurulmadığı sürece tamamlanmamış.

Bu dersin sınavı şu: yarım bıraktığın işlerden kaç tanesi baştan sona, kaba bir hâlde bile olsa, çalınabilecek durumda?

Mekanizma

Taslaklar neden ilk bölümde takılır

İlk bölüm çoğu zaman bir fikrin doğal uzantısı olarak geliyor. Arşivdeki bir motif, bir akor dizisi ya da bir ritim, kendi kendine bir bölüm oluşturuyor. İlk bölümü yazmak bu yüzden görece kolay ve zevkli.

İkinci bölüm ise bir karar istiyor. Nereye gidilecek, ne değişecek, ne kalacak? Bu kararlar bir fikrin kendiliğinden verdiği şeyler değil; bestecinin bir tercih yapmasını gerektiriyor. Bu tercih zorlaştıkça, zihin tanıdık ve zevkli olan işe, ilk bölümü iyileştirmeye geri dönüyor.

Açılıştaki öğrencinin yaptığı tam buydu. İlk bölümü parlatmak bir iş gibi görünüyordu ve bir şeyler yapılıyormuş hissi veriyordu. Ama her saat ilk bölüme harcandıkça o bölüm daha değerli hâle geliyor ve ardına yazılacak şeyin ona layık olması baskısı artıyordu. Mükemmelleşen ilk bölüm, ikincinin yazılmasını daha da zorlaştırıyordu.

Önce kaba bütün, sonra ayrıntı

Bu tıkanıklığın en güçlü çaresi sırayı tersine çevirmek: önce bütün parçayı baştan sona kaba bir hâlde kurmak, sonra parçaları iyileştirmek.

Kaba bir bütünün iki büyük kazancı var. Parçanın genel şekli ortaya çıkıyor: nereye gittiği, bölümlerin birbirine nasıl bağlandığı, enerji eğrisinin nerede yükselip nerede soluklandığı. Ve bir parçanın herhangi bir bölümünün ne kadar iyi olduğu, ancak bütün içindeki yerine bakılarak değerlendirilebiliyor. Tek başına güzel olan bir açılış, bütünün içinde fazla uzun, fazla dolu ya da fazla erken doruğa çıkan bir bölüm olabiliyor.

Bu yüzden kaba bütün bir hata değil, bir araç. İçindeki zayıf bölümler, bütün ortaya çıktıktan sonra neyin gerçekten düzeltilmesi gerektiğini gösteriyor. Mükemmel bir parça hiç bitmemiş bir parçaya bir şey kazandırmıyor; kaba bir bütün ise üzerinde çalışılabilecek bir şey veriyor.

Boşluklara geçici çözümler

Kaba bütünü kurarken her bölümün hazır olması gerekmiyor. Henüz yazılamayan bir yer için geçici bir çözüm konuyor ve yazma işi ilerliyor.

Geçici çözümler basit olabiliyor. B bölümünün yerine A'nın bir tekrarı, bir dönüşün yerine tek bir akorun uzun süre tutulması, bir geçişin yerine kısa bir sessizlik. Bunlar son çözümler değil, bir yer tutucu. Parçanın bütününün duyulmasını sağlıyor ve o yerde neye ihtiyaç olduğunu, çevresindeki müzik ortaya çıktıkça daha açık gösteriyor.

Bir yer tutucunun en değerli yanı, yazılamayan bir bölümün bütün işi durdurmasını engellemesi. Bir bölümde tıkanan besteci, o bölümü yer tutucuyla geçip sonraki bölümlere ilerleyebiliyor. Sonraki bölümler yazıldığında, tıkanılan bölümün ne yapması gerektiği çoğu zaman kendiliğinden belirginleşiyor, çünkü artık neyin arasında durduğu biliniyor.

Eksik bölümü türetmek

Bir bölümü yazmanın en zor yanı boş sayfanın önünde oturmak. Oysa bu kursun önceki dersleri, eksik bir bölümü mevcut malzemeden türetmenin birçok yolunu verdi.

Form dersindeki kontrast eksenleri bunlardan biri. Eksik B bölümü için, A'nın hangi eksenlerde değişeceğine ve hangisinde bağlı kalacağına karar vermek, boş bir sayfayı somut bir göreve çeviriyor. Motif dersindeki katman ayrımı başka bir yol: A'nın motifinin ritmini koruyup perdelerini değiştirmek, ya da tersi, B'nin çekirdeğini verebiliyor.

Enerji eğrisi de bir rehber. Parçanın eğrisini önceden kabaca çizmek, eksik bölümün eğrinin neresinde durduğunu ve dolayısıyla ne yapması gerektiğini söylüyor: yükselmeli mi, soluklanmalı mı, doruğa mı varmalı?

Bu yöntemler bir bölümün son hâlini vermiyor, ama ilk sürümünü veriyor. Elde türetilmiş bir ilk sürüm olduğunda, iş boş sayfaya bakmaktan ona tepki vermeye dönüşüyor.

Arşivden malzeme çekmek

Fikir arşivi burada ikinci kez işe yarıyor. Tıkanılan bir bölüm için yeni bir fikir aramak yerine arşive bakmak, başka zamanlarda yakalanmış ve belki tamamen farklı bir bağlamda doğmuş bir parçanın bu boşluğa uyup uymadığını görmeyi sağlıyor.

Arşivden gelen bir parça çoğu zaman olduğu gibi uymuyor; merkezi, temposu ya da karakteri uyarlanmak zorunda kalıyor. Ama başka bir yerden gelmesi, parçaya içeriden bulunamayacak bir taze ses katabiliyor. İlk derste gördüğümüz, ayrı zamanlarda yakalanmış iki fikrin karşılaşması, burada bir bütünün içinde gerçekleşiyor.

Kısıt tıkanıklığı çözer

Sonsuz seçenek, karar vermeyi zorlaştırıyor. Her şey mümkün olduğunda hiçbir şeyi seçmek için yeterli bir sebep bulunmuyor. Bu yüzden kendine kısıt koymak, tıkanan bir taslağı sıklıkla çözüyor.

Kısıtlar malzemeyle ilgili olabiliyor: parçanın tamamında yalnızca tek bir motif ailesini kullanmak, yalnızca birkaç akorla yetinmek, yalnızca bir çalgı için yazmak. Süreyle ilgili olabiliyor: parçanın belirli bir uzunluğu aşmaması. Zamanla ilgili olabiliyor: taslağın kaba bütününü belirli bir günün sonuna kadar bitirmek.

Kısıt bir engel gibi görünüyor ama bir yön veriyor. Seçeneklerin daraldığı bir alanda karar vermek kolaylaşıyor ve bir kararın ardından bir sonraki geliyor. Kısıt bitmiş parçada fark edilmeyebilir bile; işi, parçanın bitmesini sağlamak.

Tamamlanmışlığın ölçüsü

Bir taslak ne zaman tamamlanmış sayılıyor? Kusursuzluk ölçüsü işe yaramıyor, çünkü her parça sonsuza kadar iyileştirilebilir. Daha kullanışlı bir ölçü, parçanın bir bütün olarak ayakta durması.

Bu ölçünün birkaç somut sorusu var. Parçanın başından sonuna, yer tutucu kalmadan çalınabilen bir hâli var mı? Her bölümün parçadaki işi bir cümleyle söylenebiliyor mu: açıyor mu, uzaklaşıyor mu, yükseliyor mu, dönüyor mu? Enerji eğrisi istenen yolculuğu çiziyor mu? Bu sorulara evet diyen bir parça, küçük pürüzleri kalsa da tamamlanmış.

Tamamlanmış bir parça ile cilalanmış bir parça ayrı şeyler. Tamamlama bu dersin konusu; cilalama sonraki bir aşama. İkisini ayırmak, parçayı cilalamaya başlamadan önce tamamlamayı, açılıştaki öğrencinin tersini yapmayı sağlıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Tamamlama hızlı, cilalama yavaş yapılır. Kaba bütün bir oturumda, hatta bir saatte kurulabilecek kadar hızlı yazıldığında, zihin her ayrıntıyı tartmaya zaman bulamıyor ve bütüne odaklanıyor. Hızlı bir tamamlamanın ardından yavaş ve dikkatli bir cilalama gelmesi, iki işin kendi temposunda yapılmasını sağlıyor.

Sona önce karar vermek yol gösterir. Bir parçanın nasıl biteceği, yani son cümlenin nereye varacağı ve son enerji düzeyinin ne olacağı erken belirlendiğinde, aradaki bölümler bu sona doğru yazılabiliyor. Bilinen bir varış noktası, bilinmeyen bir yolu yürümekten daha kolay.

Aynı anda birkaç taslak değil, bir taslak. Bir tıkanıklıkla karşılaşıldığında yeni bir başlangıca geçmek cazip geliyor ve arşiv böyle dolup taşıyor. Bir taslağı tamamlayana kadar yenisini açmamak, ya da en azından bir taslağı tamamlanmış sayılacak bir hâle getirmeden başka bir taslakla uzun süre uğraşmamak, bitmiş parça sayısını artırıyor.

Bitmiş kötü parça da bir öğretmen. Kaba ve kusurlu da olsa bitirilen bir parça, bestecinin baştan sona bir yolculuk kurma becerisini çalıştırıyor. Hiç bitmemiş on güzel başlangıç bu beceriyi hiç çalıştırmıyor. Tamamlanan her parça, bir sonrakini tamamlamayı kolaylaştırıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: İlk bölüm mükemmel olmadan devam edilmemelidir. Mükemmelleşen ilk bölüm ardından gelecek bölüm için baskıyı artırıyor ve tıkanıklığı derinleştiriyor. Önce kaba bir bütün kurmak, ilk bölümün gerçekte neye ihtiyaç duyduğunu da gösteriyor.

Yaygın yanlış: Tıkanınca yeni bir fikir beklemek gerekir. Eksik bir bölüm çoğu zaman mevcut malzemeden, kontrast eksenleriyle, motif katmanlarıyla ya da arşivden türetilebiliyor. Beklemek yerine türetmek, işi ilerletiyor.

Yaygın yanlış: Yer tutucu koymak hile yapmaktır. Yer tutucu, bütünün duyulmasını sağlayan geçici bir araç. Tıkanılan bir bölümün bütün işi durdurmasını engelliyor ve o bölümün ne yapması gerektiğini sonradan belirginleştiriyor.

Yaygın yanlış: Kısıtlar yaratıcılığı sınırlar. Sonsuz seçenek karar vermeyi zorlaştırıyor. Malzeme, süre ya da zaman kısıtları seçenekleri daraltarak karar vermeyi kolaylaştırıyor ve çoğu zaman parçaya bütünlük kazandırıyor.

Yaygın yanlış: Bir parça kusursuz olduğunda biter. Kusursuzluk ölçüsü hiçbir zaman karşılanmıyor. Bir parça, başından sonuna geçici çözüm kalmadan çalınabildiğinde ve her bölümün işi söylenebildiğinde tamamlanmış; cilalama ayrı bir aşama.

Uygulama

Arşivindeki başlangıçları gözden geçir ve her birinin nerede durduğunu yaz: ilk bölümde mi, ikincinin ortasında mı, dönüşten önce mi? Hepsinin durduğu yerleri yan yana koy ve bir desen olup olmadığına bak.

Başlangıçlardan birini seç ve ona bir zaman kısıtı koy: iskeletini haftanın hangi akşamına kadar kuracağını takvime yaz. Ardından parçanın gidişini gösteren bir eğriyi kabaca çiz ve parçanın bölümlerini harflerle yaz. Her bölümün yanına eğrideki işini tek kelimeyle not et: açmak, uzaklaşmak, yükselmek, dönmek.

Ardından parçayı baştan sona kur. Mevcut ilk bölüme dokunma. Eksik bölümler için önce türetmeyi dene: kontrast eksenlerinden birkaçını seçip B'nin ilk sürümünü çıkar. Bir yerde tıkanırsan yer tutucu koy: A'nın bir tekrarı, uzun tutulan tek bir akor ya da kısa bir sessizlik. Yer tutucuları kırmızıyla işaretle ve devam et.

Kaba bütün hazır olduğunda baştan sona bir kez çal ve kaydet. Şimdi yer tutucuları tek tek ele al. Her birinde çevresindeki müziğin neye ihtiyaç duyduğunu dinle; gerekirse arşivden bir parçayı uyarlayarak bir boşluğa yerleştir. Yer tutucusu kalmayana kadar devam et.

Son olarak tamamlanmışlık sorularını uygula: parça baştan sona geçici çözüm kalmadan çalınabiliyor mu, her bölümün işi bir cümleyle söylenebiliyor mu, eğri istenen yolculuğu çiziyor mu? Hepsine evet diyebildiğinde parçayı tamamlanmış olarak arşivine kaydet. Cilalamayı bir sonraki haftaya bırak.

Kilit özet

Taslakların çoğu ilk bölümün ardında takılıyor, çünkü ilk bölüm bir fikrin kendiliğinden uzantısı olarak gelirken ikinci bölüm bir karar istiyor. İlk bölümü mükemmelleştirmek bu kararı erteliyor ve baskıyı artırıyor.

Tıkanıklığın temel çaresi sırayı tersine çevirmek: önce kaba bir bütün, sonra ayrıntı. Kaba bütün parçanın genel şeklini gösteriyor ve her bölümün bütün içindeki yerine göre değerlendirilmesini sağlıyor.

Yazılamayan bölümler için yer tutucular kullanılıyor: A'nın tekrarı, tek bir akor, kısa bir sessizlik. Eksik bölümler kontrast eksenleriyle, motif katmanlarıyla, enerji eğrisiyle ya da arşivden malzeme çekilerek türetiliyor.

Kısıtlar tıkanıklığı çözüyor. Malzeme, süre ve zaman kısıtları seçenekleri daraltıp karar vermeyi kolaylaştırıyor.

Bir parça kusursuz olduğunda değil, bir bütün olarak ayakta durduğunda tamamlanmış: baştan sona geçici çözüm kalmadan çalınabiliyor, her bölümün işi söylenebiliyor ve eğri istenen yolculuğu çiziyor. Tamamlama ile cilalama ayrı aşamalar.

Sonraki derse köprü

Bu derste tek bir taslağı tamamlamanın yollarını kurduk. Ama bestecilik becerisi tek bir parçayla değil, birçok parçayı baştan sona bitirmekle büyüyor.

Üç mini beste, bu becerinin ilk sınavı. Kısa ve farklı karakterde üç parçayı, her biri başka bir kısıtla, baştan sona tamamlamak neyi öğretiyor? Ve üç parça arasındaki farklar, bir bestecinin kendi alışkanlıkları hakkında neyi ortaya çıkarıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılıştaki arşiv, bir raf dolusu yarım kutu olarak gösterilebilir; her kutunun yalnızca ilk bölmesi dolu, geri kalanı boş. Öğrenci bir kutunun dolu bölmesini tekrar tekrar parlatırken boş bölmeler yerinde kalmalı.

Kaba bütün, bir ucundan öteki ucuna ince bir çizgiyle çizilmiş bir iskelet olarak belirmeli; yer tutucular bu çizgi üzerinde kırmızı, soluk noktalar olarak görünmeli. Yer tutucular tek tek dolduruldukça noktalar çizginin kendi rengine dönüşmeli.

Türetme anlatılırken, A bölümünün şeritlerinden bazıları B'ye aynen taşınıyor, bazıları renk değiştiriyor olarak gösterilmeli; boş sayfanın bir görev listesine dönüşmesi görsel olarak hissedilmeli.

Tamamlanma anı, iskelette son kırmızı noktanın da renk değiştirmesiyle ve parçanın baştan sona kesintisiz çalınmasıyla verilmeli; bu an bir kutlama gibi değil, sakin bir varış gibi sunulmalı.

Bu ders hangi kursun parçası

COM-101 — Sıfırdan Beste Yapmak kursunun 12 modülünden 10. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.