İçeriğe geç

CAL-101 · Modül 8 · L1 Başlangıç

Motivasyon ve minimum çalışma günü

2.275 kelime · 17 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Motivasyon çalışmanın güvenilir bir başlatıcısı değil. İlk haftaların isteği azalıyor ve çalışmayı isteğe bağlayan biri isteğin iniş çıkışlarını çalışmasına taşıyor.

İstek çoğu zaman oturduktan sonra geliyor. Oturmadan önce çalışmanın tamamı ağır görünüyor; oturulduktan sonra yük bir sonraki notaya iniyor.

Başlamanın önünde küçük engellerden oluşan bir eşik var. Eşik alçaldıkça daha az istek gerekiyor; çalgıyı görünür tutmak, sayfayı açık bırakmak ve yarının ilk işini bugünden yazmak eşiği alçaltıyor.

Minimum çalışma günü, yapılamayacağına inanılamayacak kadar küçük ve önceden tanımlanmış bir çalışma. İşi ilerleme üretmek değil, düzeni sürdürmek ve yarının başlangıcını kolay tutmak.

Kaçırılan bir gün düzenin olağan bir parçası; asıl belirleyici olan ertesi gün. Telafi değil minimum gün düzeni yeniden başlatıyor. Uzun süren isteksizlik ise çalışmanın içeriği hakkında bir bilgi olabiliyor.

Açılış sahnesi

Bir ud öğrencisi üç hafta boyunca her akşam çalıyor. İçinde bir istek var, udu eline almak için bir sebep aramıyor; akşam olunca kendiliğinden oturuyor.

Dördüncü hafta işte yoğun bir gün geliyor. Eve geç ve yorgun dönüyor, udun kutusuna bakıyor ve "bugün olmaz" diyor. Ertesi akşam yorgunluk geçmiş, ama içinde bir şey değişmiş: "Dün zaten bozuldu" diye düşünüyor. O akşam da oturmuyor. Bir sonraki akşam oturmamak artık bir karar bile değil.

İki hafta sonra udu kutusundan çıkardığında parmakları yabancı, sesi kırık geliyor. Üç haftanın kazancının bir kısmı gitmiş gibi. Daha da ağır olan, yeniden başlamanın ne kadar zor geldiği: kutuyu açmak, akort etmek, nereden devam edeceğini bulmak, hepsi birer engel.

Öğrenci bir akşamı kaçırmıştı. Kaybettiği şey o akşam değildi. O akşamın ardından çalışma düzeninin tamamı çöktü.

Bu derste ne olacak

Önce motivasyonun çalışmanın neden güvenilmez bir başlatıcısı olduğunu ve çoğu zaman çalışmanın sebebi değil sonucu olduğunu göreceğiz. Sonra çalışmaya başlamanın önündeki eşiği, yani oturmadan önce aşılması gereken küçük engelleri konuşacağız. Ardından minimum çalışma gününü kuracağız: işi ilerleme üretmek değil, eşiği alçak tutmak ve bir kaçırılan günün düzeni çökertmesini önlemek olan en küçük çalışma. Kaçırılan günden sonra ne yapılacağını ele alacağız. En sonda motivasyonun uzun vadede neyle beslendiğine ve uzun süren isteksizliğin ne söylediğine bakacağız.

Sıfır noktası

Motivasyon, bir işi yapmak için duyulan istek. Çalışmanın ilk haftalarında bu istek çoğu zaman güçlü; yeni bir şey öğrenmenin heyecanı, ilk ilerlemelerin kolay görünmesi, oturmayı kendiliğinden sağlıyor.

Minimum çalışma günü ise yorgunluğun, isteksizliğin ve zaman darlığının üst üste geldiği akşama bile sığacak kadar küçük, önceden belirlenmiş bir çalışma. Uzunluğu değil, varlığı önemli: o gün çalgıya dokunulduğunu ve düzenin sürdüğünü gösteriyor.

Bu iki kavram sık sık birbirinin karşıtı gibi düşünülüyor: istek varken çalışılır, yokken minimum güne sığınılır. Bu ders ilişkinin başka türlü olduğunu gösteriyor. Minimum gün isteğin yerine geçen bir yedek değil; isteği yeniden doğuran şeylerden biri.

Bu dersin sınavı şu: hiç çalmak istemediğin bir akşamda yapacağın çalışma şu an, önceden, adıyla belli mi, yoksa o gün geldiğinde ne yapacağına o gün mü karar vereceksin?

Mekanizma

Motivasyon güvenilir bir başlatıcı değil

İlk haftaların isteği gerçek, ama kalıcı değil. Yeni bir şeyin heyecanı alıştıkça azalıyor; ilerlemenin hızı ilk haftalardaki gibi göze batmıyor; iş, okul, yorgunluk ve günlük hayat isteğin önüne geçiyor. Bunlar kişisel bir zayıflığın değil, herkesin yaşadığı bir sürecin parçası.

Çalışmayı isteğe bağlayan biri, isteğin iniş çıkışlarını çalışmasına aynen taşıyor. İstek yüksekken çok, düşükken hiç çalışıyor. Bu dalgalanma, önceki derslerde kurulan her şeyi zayıflatıyor: on iki haftalık ölçüt günlük işlerle beslenemiyor, merdivenin her yeni günü daha aşağıdan başlıyor, ezberin hatırlama sınamaları arada unutuluyor.

Bu yüzden istek, çalışmanın varlığını belirleyen şey olmamalı. İsteğin iyi bir işi var, ama o iş başlatmak değil.

İstek çoğu zaman oturduktan sonra gelir

Çalışma üzerine en şaşırtıcı gözlemlerden biri, isteğin çoğu zaman çalışmadan önce değil sonra geldiği. Oturmadan önce hiç istek duymayan biri, birkaç dakika çaldıktan sonra kendini parçanın içinde buluyor ve kalkmak istemiyor.

Bunun sebebi, isteğin büyük ölçüde başlamanın zorluğuna takılması. Oturmadan önce zihin çalışmanın tamamını, bütün zorluklarıyla bir arada görüyor ve bu yük ağır geliyor. Oturulduktan sonra ise önünde yalnızca bir sonraki nota var; yük bir anda küçülüyor ve çalmanın kendi zevki devreye girebiliyor.

Bu, her gün mutlaka isteğin geleceği anlamına gelmiyor; bazı günler birkaç dakikadan sonra da gelmiyor. Ama istek beklenerek değil, başlanarak çağrılıyor. Beklemek çoğu zaman isteği değil, oturmamayı getiriyor.

Başlamanın eşiği

Çalgıya oturmadan önce aşılması gereken küçük engellerin toplamı bir eşik oluşturuyor. Çalgıyı kutusundan çıkarmak, akort etmek, notayı bulmak, nereden devam edileceğine karar vermek, uygun bir yer ve an bulmak. Bu engellerin her biri tek başına önemsiz; toplamı ise yorgun bir akşamda oturmamak için yeterli bir sebep oluşturuyor.

Eşik ne kadar yüksekse istek o kadar önemli hâle geliyor, çünkü yalnızca güçlü bir istek yüksek bir eşiği aşabiliyor. Eşik alçaldığında istek daha az gerekiyor. Bu yüzden motivasyonla uğraşmanın en etkili yollarından biri motivasyonun kendisiyle değil, eşikle uğraşmak.

Eşiği alçaltmanın yolları somut. Çalgının kutusunun dışında, görünür bir yerde durması. Notanın çalgının yanında, bir sonraki oturumda açılacak sayfada açık kalması. Bir önceki oturumun sonunda bir sonraki oturumun ilk işinin tek satırla yazılmış olması. Böylece oturmakla çalmaya başlamak arasındaki mesafe birkaç saniyeye iniyor.

Minimum gün önceden tanımlanır

Minimum çalışma gününün gücü küçüklüğünden çok önceden belirlenmiş olmasından geliyor. Kötü bir günde, yorgunken ne yapılacağına karar vermek başlı başına bir yük; o yük çoğu zaman kararın hiç verilmemesiyle sonuçlanıyor.

Minimum gün bu kararı önceden, iyi bir günde veriyor. İçeriği adıyla belli: çalgıyı eline al, akort et, repertuvarındaki bir parçayı bir kez, durmadan çalıp bitir. Ya da ısınmanı yap ve günlük hedefindeki pasajı bir kez yavaşça geç. Ne olduğu değişebilir, ama her zaman o kadar küçük olmalı ki en kötü günde bile yapılamayacağı düşünülmesin.

Minimum günün işi ilerleme üretmek değil. Bir parçayı bir kez çalmak yeni bir beceri kurmuyor. Ama çalgıya dokunulan her gün, düzenin sürdüğünü, kişinin hâlâ çalgı çalan biri olduğunu gösteriyor ve bir sonraki günün eşiğini alçak tutuyor. Açılıştaki öğrencinin iki hafta sonra karşılaştığı ağır eşik, minimum bir günle hiç oluşmayacaktı.

Minimum gün bir tavan da değil. Çalgıyı eline alan biri çoğu zaman bir parçadan sonra devam etmek istiyor, çünkü istek oturduktan sonra geliyor. Minimum gün bunu zorunlu kılmıyor, ama kapıyı açık bırakıyor.

Kaçırılan günden sonra

Açılıştaki öğrencinin asıl kaybı kaçırdığı akşam değil, o akşamdan sonraki düşünceydi: "Zaten bozuldu." Düzen bir kez kırıldığında, onu kırık saymak ve bırakmak çok kolay. Bu hep ya da hiç düşüncesi, küçük bir aksaklığı büyük bir kopuşa çeviriyor.

Kaçırılan bir gün, düzenin normal bir parçası. Her çalışma düzeninde, hastalık, yolculuk, beklenmedik bir yük yüzünden bazı günler boş geçiyor. Önemli olan kaçırılan günün kendisi değil, ardından gelen gün. O gün yapılacak şey, telafi etmek için uzun bir oturum planlamak değil; minimum günü yapmak ve düzeni yeniden başlatmak.

Uzun bir telafi planı da bir tuzak. Kaçırılan günleri yetiştirmeye çalışan biri eşiği yükseltiyor: artık oturmak için sıradan bir oturum değil, büyük bir oturum gerekiyor. Büyük oturum yorgun bir günde gelmiyor ve düzen yeniden başlamadan kalıyor.

Motivasyonu uzun vadede besleyen şey

İstek başlatıcı olarak güvenilmez, ama tamamen önemsiz de değil. Uzun vadede çalışmayı sürdürülebilir kılan isteğin kaynağı çoğu zaman görünür ilerleme. Kursun önceki derslerinde kurulan ölçümler burada ikinci bir iş görüyor: dönem başı kaydı ile şimdiki kayıt arasındaki fark, merdivenin gün gün yükselen başlangıç basamağı, art arda doğru tekrarların uzayan dizisi. Bunlar ilerlemeyi hissedilir kılıyor ve isteğe somut bir dayanak veriyor.

İlerleme her zaman görünmüyor. Bazı dönemlerde uzun süre hiçbir şey değişmiyor gibi geliyor; bu durgunluk evreleri öğrenmenin olağan bir parçası. Böyle dönemlerde kayıtlar özellikle değerli, çünkü kulağın fark etmediği küçük değişimleri gösterebiliyor.

Uzun süren bir isteksizlik ise bir bilgi olabiliyor. Haftalarca süren bir kaçınma, yalnızca yorgunluk değil, çalışmanın içeriğiyle ilgili bir şey söylüyor olabilir: yıllık yön artık istenen bir yön olmayabilir, çalışma yalnızca teknikten oluşup yaratıcı işleri tamamen dışarıda bırakmış olabilir, ya da hedefler ulaşılamayacak kadar uzağa konmuş olabilir. Böyle bir durumda sorulacak soru "neden istemiyorum" değil, "çalışmamda ne değişmeli."

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Minimum günü çalışma düzenine bağlamak eşiği daha da alçaltır. Minimum çalışmayı her gün aynı ana, örneğin bir yemekten sonraya ya da eve dönüşün hemen ardından gelen ana bağlamak, o anın kendisini bir hatırlatıcıya dönüştürüyor. Karar vermek gerekmiyor; an geldiğinde çalgıya uzanmak alışkanlığın parçası oluyor.

Minimum günün içeriği de dönüşebilir. Her gün aynı parçayı bir kez çalmak zamanla sıkıcı gelebiliyor. Minimum günün birkaç önceden tanımlı seçeneği olabilir: bir parça, bir ısınma dizisi, kısa bir doğaçlama. Hangisinin yapılacağı o gün seçilebilir, yeter ki seçenekler önceden belli ve hepsi aynı ölçüde küçük olsun.

İsteği olmayan günü kaydetmek de bir veri. Minimum günün yapıldığı günleri ayrıca işaretlemek, zamanla isteksiz günlerin ne sıklıkla geldiğini ve hangi koşullarla örtüştüğünü gösteriyor. Belli bir günün, belli bir yorgunluğun ya da belli bir çalışma türünün isteksizlikle eşleştiği görülebiliyor.

Dışarıdan bağlar isteğe destek olur. Bir öğretmenle düzenli bir ders, bir arkadaşla ortak bir çalışma saati ya da küçük bir dinletinin tarihi, isteğin düştüğü günlerde çalışmayı ayakta tutan dış dayanaklar. Bunlar iç isteğin yerine geçmiyor, ama onun iniş çıkışlarını dengeliyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Gerçekten isteyen biri her gün isteyerek çalışır. İstek herkeste iniş çıkış gösteriyor ve ilk haftaların heyecanı herkeste azalıyor. Düzenli çalışanlar isteği hep yüksek olanlar değil, isteğin düştüğü günler için bir yol kurmuş olanlar.

Yaygın yanlış: İstek gelene kadar beklemek gerekir. İstek çoğu zaman oturmadan önce değil, oturduktan birkaç dakika sonra geliyor. Beklemek isteği değil, oturmamayı getiriyor.

Yaygın yanlış: Kısa bir çalışma hiç çalışmamaktan farksızdır. Minimum gün yeni bir şey kazandırmıyor, ama düzeni sürdürüyor ve yarın oturmayı kolaylaştırıyor. Açılıştaki öğrencinin iki haftalık kopuşunu önleyecek olan şey buydu.

Yaygın yanlış: Kaçırılan günler telafi edilmelidir. Telafi planı eşiği yükseltiyor ve yeniden başlamayı zorlaştırıyor. Kaçırılan günden sonra yapılacak şey telafi değil, minimum günle düzeni yeniden başlatmak.

Yaygın yanlış: Uzun süren isteksizlik tembelliktir. Haftalarca süren bir kaçınma, çalışmanın içeriği, yönü ya da dengesi hakkında bir şey söylüyor olabilir. Kendini suçlamak yerine çalışmanın neyinin değişmesi gerektiğini sormak daha verimli.

Uygulama

Bu çalışma çalgı başında değil, bir kâğıtla yapılıyor. İlk adımda son birkaç haftanı düşün ve oturmadığın günleri hatırla. Her birinin yanına, o gün seni oturmaktan alıkoyan şeyi yaz: yorgunluk mu, zaman mı, yoksa kutu, akort, nota gibi küçük engellerin toplamı mı?

İkinci adımda eşiğini ölç. Çalgının şu an nerede durduğunu, oturduğunda çalmaya başlamadan önce yapman gereken her şeyi sırayla yaz. Bu listeden en az birini bugün ortadan kaldır: çalgıyı görünür bir yere koy, notayı açık bırak ya da bir sonraki oturumun ilk işini tek satırla yaz.

Üçüncü adımda minimum çalışma gününü tanımla. En kötü gününde bile yapabileceğine inandığın kadar küçük bir çalışma seç ve adıyla yaz: hangi parça, hangi ısınma, ne kadar. Bir test uygula: bu çalışmayı en yorgun akşamında yapmayı gözünün önüne getir. İçinden "bunu bile yapamam" diyorsan, onu daha da küçült.

Dördüncü adımda kaçırılan gün için bir cümle yaz. Bir günü kaçırdığında ertesi gün ne yapacağını önceden belirle; telafi değil, yalnızca minimum gün. Bu cümleyi minimum gün tanımının hemen altına koy.

Önümüzdeki iki haftada her günü işaretle: tam bir oturum, minimum gün ya da boş gün. Minimum gün için oturduğun günlerde birkaç dakika sonra devam etmek isteyip istemediğini de not et. İki haftanın sonunda işaretlere bak ve isteğin oturmadan önce mi sonra mı geldiğini, boş günlerin ardından ne olduğunu kendi verinle gör.

Kilit özet

Motivasyon çalışmanın güvenilir bir başlatıcısı değil. İlk haftaların isteği azalıyor ve çalışmayı isteğe bağlayan biri isteğin iniş çıkışlarını çalışmasına taşıyor.

İstek çoğu zaman oturduktan sonra geliyor. Oturmadan önce çalışmanın tamamı ağır görünüyor; oturulduktan sonra yük bir sonraki notaya iniyor.

Başlamanın önünde küçük engellerden oluşan bir eşik var. Eşik alçaldıkça daha az istek gerekiyor; çalgıyı görünür tutmak, sayfayı açık bırakmak ve yarının ilk işini bugünden yazmak eşiği alçaltıyor.

Minimum çalışma günü, yapılamayacağına inanılamayacak kadar küçük ve önceden tanımlanmış bir çalışma. İşi ilerleme üretmek değil, düzeni sürdürmek ve yarının başlangıcını kolay tutmak.

Kaçırılan bir gün düzenin olağan bir parçası; asıl belirleyici olan ertesi gün. Telafi değil minimum gün düzeni yeniden başlatıyor. Uzun süren isteksizlik ise çalışmanın içeriği hakkında bir bilgi olabiliyor.

Sonraki derse köprü

Bu kursun şimdiye kadarki her dersi evde, kimsenin dinlemediği bir odada geçti. Oysa çalışmanın varacağı yer çoğu zaman bir dinleyicinin önü: bir sınav, bir dinleti, bir kayıt.

Performans simülasyonu, o anın koşullarını çalışma odasına nasıl taşıyabileceğimizi soruyor. Tek bir şansın olduğu, durmanın mümkün olmadığı, birinin dinlediği bir çalmayı önceden, güvenli bir ortamda nasıl deneyebiliriz, ve bu denemeler evde fark edilmeyen hangi zayıflıkları ortaya çıkarır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılıştaki üç haftalık düzen, bir takvim şeridinde ardışık dolu kutular olarak gösterilebilir; kaçırılan akşam tek bir boş kutu olarak belirmeli ve ardından gelen boş kutuların birer birer eklenmesi yavaş, sessiz bir akışla verilmeli. İzleyici çöküşün tek bir günden değil, o günün ardından geldiğini kutuların dizilişinden okumalı.

Eşik, çalgı ile çalgıcı arasında duran birkaç küçük engel olarak çizilebilir: kapalı bir kutu, kapalı bir sayfa, bir soru işareti. Eşik alçaltıldığında engeller tek tek kalkmalı ve çalgıcının çalgıya uzanması doğal bir hareketle gelmeli.

İsteğin oturduktan sonra gelişi, çalgıcının yüzünde değil sesin kendisinde duyulmalı: ilk birkaç notanın isteksiz, kısa ve düz çalınışı, ardından yavaş yavaş açılan bir cümle. Bu değişim tek bir kesintisiz çalışta verilmeli.

Minimum gün ile tam oturum aynı takvim şeridinde farklı yoğunlukta işaretlerle gösterilmeli; minimum günlerin boş günlerden açıkça ayrıldığı, tam oturumlardan ise yalnızca tonla ayrıldığı görülmeli.

Bu ders hangi kursun parçası

CAL-101 — Etkili Müzik Çalışma Sistemi kursunun 10 modülünden 8. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.