Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Çoğu ezber tekrarın yan ürünü olarak kendiliğinden oluşuyor ve büyük ölçüde elin zincirine dayanıyor. Zincir akarken kusursuz görünen bu ezber, koptuğunda çalgıcıya başka bir tutamak bırakmıyor.
Sağlam ezber, birbirinin yedeği olan birkaç yoldan kuruluyor: el, kulak, göz ve parçanın yapısını anlama. Bilinçli ezberin işi, elin dışındaki yolları da ayrı ayrı güçlendirmek.
Ezber en çok neredeyse aynı bölümlerin ayrıldığı yerlerde kopuyor, çünkü el iki yolu tek başına ayırt edemiyor. Ayrım noktalarını bilinçli olarak işaretlemek ve yapıyı bilmek bu kopmayı önlüyor.
Parçanın haritasını çıkarmak, çalgıdan uzakta zihinde çalmak ve haritayı ezberden yazmak, ezberin elden bağımsız yollarını kuruyor.
Ezber sayfaya bakarak değil hatırlamayı zorlayarak güçleniyor. Birkaç gün arayla yapılan hatırlama sınamaları, ezberin gerçek durumunu gösteriyor.
Açılış sahnesi
Bir çellist küçük bir dinletide, notasız, aylardır çaldığı bir parçayı çalıyor. Parçanın açılış bölümü sonda neredeyse aynen geri dönüyor; yalnızca son birkaç ölçüsü farklı, çünkü bu kez parça orada bitiyor.
Dönüş başlıyor, her şey yolunda. Son ölçülere gelindiğinde çellistin eli, ilk seferde gittiği yola sapıyor: parçanın ortasına geri götüren geçişi çalıyor. Çellist ne olduğunu fark ediyor, ama artık yeniden orta bölümün içinde. Eli bildiği yolu izliyor ve birkaç dakika sonra yine aynı dönüşe, yine aynı yol ayrımına varıyor.
İkinci seferde el yine yanlış yola sapmak üzereyken çellist durmak zorunda kalıyor. Kısa bir sessizlik. Sonra son birkaç ölçüyü hatırlıyor ve parçayı bitiriyor.
Çellist parçayı aylarca çalışmıştı. Ama parçanın iki neredeyse aynı yerinin tam olarak nerede ayrıldığını hiç ayrıca çalışmamıştı. Eli iki yolu tek bir yol gibi biliyordu.
Bu derste ne olacak
Önce çoğu çalgıcının parçaları nasıl ezberlediğine bakacağız: bilinçli bir yöntemle değil, tekrarın yan ürünü olarak. Sonra bu kendiliğinden ezberin neden kırılgan olduğunu ve sağlam bir ezberin neden birbirine yaslanan birkaç ayrı yoldan kurulduğunu göreceğiz. Ardından ezberin en sık koptuğu yeri, birbirine benzeyen bölümlerin ayrıldığı noktaları konuşacağız. Dersin ikinci yarısında yöntemlere geçeceğiz: parçanın yapısını çıkarmak, çalgıdan uzakta çalışmak ve ezberi sayfaya bakarak değil kendini sınayarak güçlendirmek.
Sıfır noktası
Ezber, bir parçayı sayfaya bakmadan çalabilmek. Ama bu tanım, ezberin nasıl oluştuğu hakkında hiçbir şey söylemiyor ve iki çok farklı süreç aynı adı taşıyor.
Yaygın olanı kendiliğinden ezber. Bir parça yeterince tekrar edildiğinde bir gün sayfaya bakmadan da çalınabildiği fark ediliyor. Kimse ezberlemeye çalışmamış, ezber tekrarın içinden kendiliğinden çıkmış.
Daha seyrek görüleni bilinçli ezber. Parçanın hafızaya hangi yollardan yerleşeceği önceden düşünülüyor ve her yol ayrıca kuruluyor.
Sonuç her durumda sayfasız çalınabilen bir parça. Aradaki fark sıradan bir günde görünmüyor; baskı altında, bir yerde bir şey kaydığında ortaya çıkıyor.
Bu dersin sınavı şu: notasız çaldığın bir parçanın ortasında durman gerekse, nereden ve nasıl yeniden gireceğini bilecek misin, yoksa elin seni başa mı götürecek?
Mekanizma
Kendiliğinden ezberin dayanağı
Tekrarla kendiliğinden oluşan ezber büyük ölçüde elin hafızasına dayanıyor. Kursun ilk dersinden bildiğimiz gibi el bir diziyi bir zincir olarak saklıyor; her hareket bir sonrakini çağırıyor. Sayfaya bakmadan çalabilmek, bu zincirin sayfanın yardımı olmadan da akabilmesi demek.
Zincir akarken bu ezber kusursuz görünüyor. Ama zincir bir yerde koptuğunda, eline başka bir tutamak vermeyen bir hafıza bu. Çalgıcı neyin geldiğini bilmiyor, yalnızca elin bir sonraki hareketi hatırlamasını bekliyor. El hatırlamazsa, beklemek dışında yapacak bir şey kalmıyor.
Kendiliğinden ezberin bir başka zayıflığı da ne zaman oluştuğunun belli olmaması. Çalgıcı parçayı ezberlediğini bir gün fark ediyor, ama hangi kısmın ne kadar sağlam olduğunu bilmiyor. Ezberin gücü, hiçbir zaman sınanmadığı için bilinmiyor.
Sağlam ezber birbirine yaslanan yollardan kurulur
Bir parça hafızada tek bir yoldan değil, birkaç yoldan tutulabiliyor. El hareketlerin sırasını tutuyor. Kulak melodinin ve armoninin nasıl duyulduğunu tutuyor. Göz sayfanın görüntüsünü ya da sap ve klavye üzerindeki şekilleri tutuyor. Anlama ise parçanın yapısını tutuyor: hangi bölümün nerede tekrar ettiği, hangi akorun nereye gittiği, bir cümlenin neden orada bittiği.
Bu yollar birbirinin yedeği. El kaydığında kulak bir sonraki sesi duyurabiliyor. Kulak tereddüt ettiğinde yapı bilgisi neyin geleceğini söyleyebiliyor. Hiçbir yol tek başına kusursuz değil, ama aynı anda hepsinin birden kopması çok daha az olası.
Kendiliğinden ezberde bu yollardan yalnızca biri güçlü. Bilinçli ezberin işi, öteki yolları da ayrı ayrı çalıştırıp güçlendirmek; böylece el kaydığında çalgıcının elinde başka tutamaklar kalıyor.
Ezber en çok benzerlikte kopar
Açılıştaki çellistin hatası rastlantı değildi. Parçanın iki yeri neredeyse aynıydı ve yalnızca bir noktada ayrılıyordu. Elin zinciri o noktaya kadar iki yerde de aynı hareketleri yaptığı için, ayrım noktasında hangi yola gideceğini zincirin kendisinden çıkaramıyordu. Daha sık çalınan ya da daha önce öğrenilen yol öne geçiyordu.
Bu durum birçok parçada var. Bir nakarat son seferinde farklı bitiyor, bir bölüm ikinci gelişinde bir notası değişmiş olarak dönüyor, iki cümle aynı başlayıp farklı devam ediyor. Bu yerler ezberin en kırılgan noktaları, çünkü el tek başına onları birbirinden ayıramıyor.
Burada öteki yollar belirleyici oluyor. Hangi seferde olduğunu bilen yapı bilgisi, iki farklı bitişin sesini ayırt eden kulak, ya da sayfada iki yerin nasıl farklı göründüğünü hatırlayan göz, elin ayırt edemediği ayrımı yapıyor. Bu ayrım ancak önceden bilinçli olarak işaretlendiyse kullanılabiliyor.
Yapıyı çıkarmak
Bilinçli ezberin ilk adımı, parçanın haritasını çıkarmak. Parça hangi bölümlerden oluşuyor, hangileri tekrar ediyor, tekrar edenler nerede farklılaşıyor? Bu harita kâğıt üzerinde basit harflerle ya da kısa adlarla yazılabiliyor.
Haritanın en değerli kısmı benzerlikler ve farklar. İki bölüm aynıysa onları bir kez öğrenmek yetiyor ve bu ezber yükünü azaltıyor. İki bölüm neredeyse aynıysa, aralarındaki farkın tam olarak nerede başladığını ve neden olduğunu bilmek gerekiyor. Açılıştaki çellist için harita tek bir cümle söyleyecekti: açılış bölümü sonda geri dönüyor ve bu kez son birkaç ölçüsü parçayı kapatıyor.
Armoni ve melodi bilgisi haritayı derinleştiriyor. Bir bölümün hangi akorla başlayıp hangisiyle bittiğini, bir melodinin nereye doğru yükseldiğini bilmek, ele ve kulağa bir de anlam tutamağı ekliyor. Bir notanın neden orada olduğunu bilen biri, onu unuttuğunda yerine neyin geleceğini çoğu zaman çıkarabiliyor.
Çalgıdan uzakta ezber
Ezberin öteki yolları çalgı olmadan da çalışılabiliyor ve bu, onları elden ayrı güçlendirmenin en temiz yolu. Çalgı elde olduğunda el her zaman öne geçiyor; çalgı yokken kulak, göz ve anlama kendi başlarına çalışmak zorunda kalıyor.
Parçayı zihinde, baştan sona, sesini duyarak ve elin hareketlerini hayal ederek çalmak bu çalışmanın temel biçimi. Parçanın takıldığı yerler zihinde de takılıyor ve çoğu zaman çalgıdakinden daha açık görünüyor, çünkü elin otomatik akışı orada yardım etmiyor.
Melodiyi mırıldanmak, notaların adlarını sırayla söylemek ya da haritayı ezberden kâğıda yazmak da aynı işe yarıyor. Her biri, ezberin elden bağımsız olan bir yolunu sınıyor.
Bakarak değil, hatırlayarak güçlendirmek
Ezber çalışmasında sık yapılan bir şey, sayfaya bakarak defalarca çalmak ve bir gün bakmadan çalabilmeyi ummak. Bu yöntem yavaş, çünkü sayfa açıkken hafızanın bir şeyi hatırlaması hiç gerekmiyor; göz her şeyi sağlıyor.
Daha etkili olan, hatırlamayı zorlamak: sayfayı kapatıp bir bölümü çalmayı denemek, takıldığı yerde sayfaya bakmak, sayfayı yeniden kapatıp o yeri hatırlamayı yeniden denemek. Hafızadan bir şeyi çağırma çabası, o şeyi hafızada güçlendiriyor. Sayfaya yeniden bakmak ise çoğu zaman yalnızca tanıma duygusunu, "evet, bunu biliyorum" hissini güçlendiriyor.
Bu sınamanın bir iyi yanı da ezberin gerçek durumunu göstermesi. Hangi yerlerin sayfasız çalınabildiği, hangilerinin henüz sayfaya muhtaç olduğu tahminle değil denemeyle belli oluyor. Kendiliğinden ezberin bilinmeyen gücü, burada ölçülebilir bir şeye dönüşüyor.
Hatırlama sınamaları günlere yayıldığında daha kalıcı bir ezber kuruyor. Aynı gün içinde art arda yapılan sınamalar kolay geçiyor, çünkü parça zaten tazeyken sınanıyor; birkaç gün arayla yapılan bir sınama ise hafızanın gerçekten neyi tuttuğunu ortaya koyuyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Ezberi baştan kurmak, sonradan kurmaktan kolay. Kendiliğinden oluşmuş bir ezberi sonradan sağlamlaştırmak, elin zaten kurduğu zincirin üstüne öteki yolları eklemeyi gerektiriyor ve el her seferinde öne geçmeye çalışıyor. Notasız çalınması planlanan bir parçada harita, zihinde çalma ve hatırlama sınamaları parçayı öğrenmeye başlarken devreye girdiğinde yollar birlikte büyüyor.
Yeniden giriş noktaları ezberin sigortası. Bir parçanın birkaç iyi seçilmiş noktasından, önceki kısmı çalmadan başlayabilmek, zincir koptuğunda gidilecek yerleri hazır tutuyor. Bu noktalar haritadaki bölüm başlarıyla örtüştüğünde, yapı bilgisi ile elin hafızası aynı yerde birleşiyor.
Çok benzer yerleri yan yana çalışmak farkı keskinleştirir. İki neredeyse aynı bölümü art arda, yalnızca ayrım noktasına odaklanarak çalmak, elin ve kulağın farkı bir karar olarak öğrenmesini sağlıyor. Farkı sözle de söylemek, örneğin "ikinci seferde yukarı gidiyor" gibi kısa bir cümleyle, ayrıma bir anlam tutamağı daha ekliyor.
Görsel hafıza çalgıya göre değişiyor. Klavyede tuşların, telli çalgılarda sap üzerindeki şekillerin görüntüsü güçlü bir yol olabiliyor; nefesli çalgılarda ve seste bu yol daha zayıf, kulak ve yapı daha fazla yük taşıyor. Hangi yolun kendi çalgında güçlü olduğunu bilmek, ezber çalışmasının ağırlığını nereye koyacağını gösteriyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: Yeterince çalarsam ezber kendiliğinden gelir. Tekrar gerçekten bir ezber üretiyor, ama bu ezber büyük ölçüde elin zincirine dayanıyor ve zincir koptuğunda başka tutamak bırakmıyor. Sağlam ezber, öteki yolların da ayrıca kurulmasını istiyor.
Yaygın yanlış: Ezberlemek için sayfaya bakarak çok çalmak gerekir. Sayfa açıkken hafızanın bir şey hatırlaması gerekmiyor. Sayfayı kapatıp hatırlamayı zorlamak, bakarak yapılan tekrardan daha hızlı ve daha kalıcı bir ezber kuruyor.
Yaygın yanlış: Tekrar eden bölümler ezberi kolaylaştırır. Tıpatıp aynı olan bölümler kolaylaştırıyor; neredeyse aynı olanlar ise ezberin en sık koptuğu yerler. Ayrım noktaları bilinçli olarak işaretlenmedikçe el iki yolu karıştırıyor.
Yaygın yanlış: Ezber yalnızca bellek gücüyle ilgilidir. Ezberin sağlamlığı daha çok nasıl kurulduğuyla ilgili. Yapıyı bilmek, sesi duymak ve hatırlamayı sınamak, doğuştan bir bellek gücüne gerek bırakmadan ezberi güçlendiriyor.
Yaygın yanlış: Bugün ezberden çalabiliyorsam parça ezberdedir. Aynı gün içinde yapılan sınama parçanın tazeliğini ölçüyor. Birkaç gün sonra yapılan bir sınama, ezberin gerçekten ne kadarını tuttuğunu gösteriyor.
Uygulama
Notasız çalmak istediğin bir parça seç; şu an kısmen ezberden çalabildiğin bir parça bu çalışma için en iyisi. Sayfası önünde açıkken parçanın bölümlerini kâğıda harflerle yaz. Tekrar eden bölümleri aynı harfle, neredeyse aynı olanları aynı harfin yanına küçük bir işaretle göster.
Sonra neredeyse aynı olan bölümlere odaklan. Her biri için farkın tam olarak hangi notada başladığını bul ve sayfada işaretle. Farkı kısa bir cümleyle haritanın yanına yaz. Ardından bu iki bölümün yalnızca ayrım noktalarını, art arda, birkaç kez çal ve her seferinde hangi yolda olduğunu önceden kendine söyle.
Üçüncü adımda çalgıyı bırak. Parçayı zihninde baştan sona çal: sesini duy, elinin hareketlerini hayal et. Takıldığın ya da bulanıklaşan yerleri haritada işaretle. Sonra haritayı kapat ve bölüm düzenini ezberden yeniden yaz; ilk haritayla karşılaştır.
Dördüncü adımda çalgıya dön ve hatırlama sınamasını uygula. Sayfayı kapat, bir bölümü ezberden çal, takıldığın yerde sayfaya bak, sayfayı yeniden kapat ve o yeri bir kez daha hatırlamayı dene. Her bölüm için bunu yap ve sayfaya en çok ihtiyaç duyduğun yerleri not et.
Birkaç gün sonra, ısınmadan, telefonu kayda alıp parçayı notasız baştan sona geç. Kayıtta takılmaların haritadaki ayrım noktalarına mı düştüğünü ve takıldığında nereden yeniden girebildiğini ara. Notlarını ve haritayı sakla; bir sonraki sınamada aynı yerlere yeniden bakacaksın.
Kilit özet
Çoğu ezber tekrarın yan ürünü olarak kendiliğinden oluşuyor ve büyük ölçüde elin zincirine dayanıyor. Zincir akarken kusursuz görünen bu ezber, koptuğunda çalgıcıya başka bir tutamak bırakmıyor.
Sağlam ezber, birbirinin yedeği olan birkaç yoldan kuruluyor: el, kulak, göz ve parçanın yapısını anlama. Bilinçli ezberin işi, elin dışındaki yolları da ayrı ayrı güçlendirmek.
Ezber en çok neredeyse aynı bölümlerin ayrıldığı yerlerde kopuyor, çünkü el iki yolu tek başına ayırt edemiyor. Ayrım noktalarını bilinçli olarak işaretlemek ve yapıyı bilmek bu kopmayı önlüyor.
Parçanın haritasını çıkarmak, çalgıdan uzakta zihinde çalmak ve haritayı ezberden yazmak, ezberin elden bağımsız yollarını kuruyor.
Ezber sayfaya bakarak değil hatırlamayı zorlayarak güçleniyor. Birkaç gün arayla yapılan hatırlama sınamaları, ezberin gerçek durumunu gösteriyor.
Sonraki derse köprü
Buraya kadarki derslerin her biri bir yöntem kurdu: hedef, denge, bölme, merdiven, teşhis, ezber. Hepsi, çalgıcının çalışmaya oturduğunu varsayıyordu.
Ama bazı günler oturmak zor. Motivasyon ve minimum çalışma günü, çalışma isteğinin düştüğü, zamanın ve enerjinin yetmediği günlerde ne yapılacağını soruyor. İstek gelmeden başlamak mümkün mü, ve en kötü günde bile yapılabilecek en küçük çalışma neye benziyor?